Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1458 E. 2022/3817 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
trafik kazası↗ kusur oranı↗ hakkaniyet↗ içtihadı birleştirme kararı↗ limited şirket↗ yasal faiz↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, taraflar arasındaki trafik kazası nedeniyle Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılamanın yapıldığı ve netice olarak davalı ...'in asli kusurlu olması nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, ceza dosyasındaki Ankara Adli Tıp raporuna göre davalı ...'in asli kusurlu olduğu, davacıların oğlu/abisi ... ...'in ise tali kusurlu olduğu, davalı Taş Otomotiv Ltd.Şti' nin aracın kayden maliki olarak bulunduğu, davalı ...'in ise aracın şoförü olduğu, tarafların kusur oranı, sosyal ve ekonomik durumları, meydana gelen trafik kazası nedeniyle tarafların duyduğu üzüntü değerlendirilerek davacı olan anne ve babaya 7.000,00 TL, diğer kardeşler için ise 5.000,00 TL olmak üzere toplam 44.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 7.000,00 TL, davacı ... için 7.000,00 TL, davacı ... ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20/11/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Taş Otomotiv Turizm Taşımacılık Gıda ve İnşaat Sanayi Limited Şirketi ile davalı ... Yıldırım yönünden müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Davacılar kardeşi/oğlu olan kişinin trafik kazasında vefatında sorumluluğu bulunan davalılardan manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkemece davacı anne baba yönünden 7.000 TL, kardeşler yönünden 5.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Genel kabul gören görüşe göre manevi tazminat; ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. Hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermeli ve bu takdir hakkını TMK'nın 4. maddesine göre hukuka ve hakkaniyete uygun olarak kullanması gerekmektedir.
Somut olaya gelirsek, ceza dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre davalı araç sürücüsü Bekir’in asli, mütevaffa ... ...’in tali kusurlu ve kaza tarihinde 40 yaşında olduğu değerlendirilerek hakkaniyet ilkesi de dikkate alınıp daha makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, olay tarihi itibariyle taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun düşmeyecek şekilde az miktarda manevi tazminatın takdiri doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3541 E. 2024/1354 K.
Ortak:trafik kazası · kusur oranı · hakkaniyet · içtihadı birleştirme kararı · yasal faiz · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, taraflar arasındaki «trafik kazası» nedeniyle Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılamanın yapıldığı ve netice olarak davalı ...'in asli kusurlu olması nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, ceza dosyasındaki Ankara Adli Tıp raporuna göre davalı ...'in asli kusurlu olduğu, davacıların oğlu/abisi ... ...'in ise tali kusurlu olduğu, davalı Taş Otomotiv Ltd.Şti' nin aracın kayden maliki olarak bulunduğu, davalı ...'in ise aracın şoförü olduğu, tarafların «kusur oranı», sosyal ve ekonomik durumları, meydana gelen trafik kazası nedeniyle tarafların duyduğu üzüntü değerlendirilerek davacı olan anne ve babaya 7.000,00 TL, diğer kardeşler için ise 5.000,00 TL olmak üzere toplam 44.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 7.000,00 TL, davacı ... için 7.000,00 TL, davacı ... ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20/11/2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılar Taş Otomotiv Turizm Taşımacılık Gıda ve İnşaat Sanayi Limited Şirketi ile davalı ...
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermeli ve bu takdir hakkını TMK'nın 4. maddesine göre hukuka ve «hakkaniyete» uygun olarak kullanması gerekmektedir.
… nda alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre davalı araç sürücüsü Bekir’in asli, mütevaffa ... ...’in tali kusurlu ve kaza tarihinde 40 yaşında olduğu değerlendirilerek «hakkaniyet» ilkesi de dikkate alınıp daha makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, olay tarihi itibariyle taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun düşmeyecek …
Benzer bu karardaMahkemece 17.01.2020 tarih, 2018/94 E. ve 2020/10 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki «trafik kazası» nedeniyle Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılamanın yapıldığı ve netice olarak davalı ...'in asli kusurlu olması nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, ceza dosyasındaki Ankara Adli Tıp raporuna göre davalı ...'in asli kusurlu olduğu, davacıların oğlu/abisi ...'in ise tali kusurlu olduğu, davalı Taş Otomotiv Ltd.Şti' nin aracın kayden maliki olarak bulunduğu, davalı ...'in ise aracın şoförü olduğu, tarafların «kusur oranı», sosyal ve ekonomik durumları, meydana gelen trafik kazası nedeniyle tarafların duyduğu üzüntü değerlendirilerek davacı olan anne ve babaya 7.000,00 TL, diğer kard …
… n) 4 üncü maddesi hükümleri dikkate alınarak meydana gelen bu manevi zarardan ötürü tarafların sıfatı, sosyo-ekonomik/durumları, ayrıca olayın oluş şekli tarafların «kusur» oranları ile hak ve nesafet kuralları gözetilerek ve manevi tazminatın takdirinde gözününde tutulacak özel hal ve şartlar ile objektif ölçülere ilişkin 22.06.1976 gün ve 7/7 E.K. sayılı Yargıtay «içtihatı birleştirme» kararı muvacehesinde; açılan davada, zarara uğrayandan manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek ancak davacılar nezdinde de zenginleşmeye sebep olmayacak bir miktarda manevi tazminatın ödenmesi gerektiği, kaza tarihi sonrası geçen zaman, enflasyon, paranın alım gücü, tarafların müteveffaya yakınlık dereceleri, ölüm ile sonuçlanan olaydan doğan manevi ağırlığı ile davacılar yararına uygun miktarda manevi tazminat takdir edildiği, bu itibarla davacıların talep ettiği 280.000,00 TL tazminat miktarı izah edilen bu ilkeler karşısında fazla olup davacıların taleplerinin kısmen kabulü ile davacı olan anne ve babaya(vefat etmeleri nedeniyle «mirasçıları» ..., ... (...), ..., ..., ..., ..., ..., ...' e payları oranında verilmek üzere) ayrı ayrı 30.000,00 TL diğer kardeşler için ise ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 180.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş ve manevi tazminatın olay tarihi olan 20.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «kusur oranına» ilişkin tespiti kabul etmediklerini, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı benimsenmiş ise de bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde artık üzerinde fiilen hakimiyetin kalmadığı durumda ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumda «işleten sıfatı» ile sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davanın tarafları yönünden «pasif husumet yokluğundan» reddi gerektiğini, müteveffanın kazadan önce böbrek hastası olması ve bundan dolayı gelişen komplikasyonlar neticesi ölümün meydana geldiğinden ölümle kaza arasındaki nedensellik ilişkisinin ortadan kalktığını, davacıların talep etmiş olduğu manevi tazminatın miktarının çok yüksek ve abartılı olduğu, davacıların tazminatı bir zenginleşme aracı olarak talep ettiklerini, manevi tazminat tutarlarının pek fahiş olduğu ve davalı şirket açısından bir cezalandırma niteliğine ulaştığını, ayrıca hukuka ve «hakkaniyete» uygun olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:işleten sıfatı · pasif husumet yokluğu · tazminat davası · mirasçılık · pasif husumet · husumet yokluğu · husumet
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «kusur oranına» ilişkin tespiti kabul etmediklerini, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı benimsenmiş ise de bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde artık üzerinde fiilen hakimiyetin kalmadığı durumda ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumda «işleten sıfatı» ile sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davanın tarafları yönünden «pasif husumet yokluğundan» reddi gerektiğini, müteveffanın kazadan önce böbrek hastası olması ve bundan dolayı gelişen komplikasyonlar neticesi ölümün meydana geldiğinden ölümle kaza arasındaki nedensellik ilişkisinin ortadan kalktığını, davacıların talep etmiş olduğu manevi tazminatın miktarının çok yüksek ve abartılı olduğu, davacıların tazminatı bir zenginleşme aracı olarak talep ettiklerini, manevi tazminat tutarlarının pek fahiş olduğu ve davalı şirket açısından bir cezalandırma niteliğine ulaştığını, ayrıca hukuka ve «hakkaniyete» uygun olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Şti'den tahsiline yönelik «tazminat davası» açıldığı, taraflar arasındaki «trafik kazası» nedeniyle Kayseri 1.
… n) 4 üncü maddesi hükümleri dikkate alınarak meydana gelen bu manevi zarardan ötürü tarafların sıfatı, sosyo-ekonomik/durumları, ayrıca olayın oluş şekli tarafların «kusur» oranları ile hak ve nesafet kuralları gözetilerek ve manevi tazminatın takdirinde gözününde tutulacak özel hal ve şartlar ile objektif ölçülere ilişkin 22.06.1976 gün ve 7/7 E.K. sayılı Yargıtay «içtihatı birleştirme» kararı muvacehesinde; açılan davada, zarara uğrayandan manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek ancak davacılar nezdinde de zenginleşmeye sebep olmayacak bir miktarda manevi tazminatın ödenmesi gerektiği, kaza tarihi sonrası geçen zaman, enflasyon, paranın alım gücü, tarafların müteveffaya yakınlık dereceleri, ölüm ile sonuçlanan olaydan doğan manevi ağırlığı ile davacılar yararına uygun miktarda manevi tazminat takdir edildiği, bu itibarla davacıların talep ettiği 280.000,00 TL tazminat miktarı izah edilen bu ilkeler karşısında fazla olup davacıların taleplerinin kısmen kabulü ile davacı olan anne ve babaya(vefat etmeleri nedeniyle «mirasçıları» ..., ... (...), ..., ..., ..., ..., ..., ...' e payları oranında verilmek üzere) ayrı ayrı 30.000,00 TL diğer kardeşler için ise ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 180.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş ve manevi tazminatın olay tarihi olan 20.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2265 E. 2022/2054 K.
Ortak:hakkaniyet · yasal faiz
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, taraflar arasındaki «trafik kazası» nedeniyle Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılamanın yapıldığı ve netice olarak davalı ...'in asli kusurlu olması nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, ceza dosyasındaki Ankara Adli Tıp raporuna göre davalı ...'in asli kusurlu olduğu, davacıların oğlu/abisi ... ...'in ise tali kusurlu olduğu, davalı Taş Otomotiv Ltd.Şti' nin aracın kayden maliki olarak bulunduğu, davalı ...'in ise aracın şoförü olduğu, tarafların «kusur oranı», sosyal ve ekonomik durumları, meydana gelen trafik kazası nedeniyle tarafların duyduğu üzüntü değerlendirilerek davacı olan anne ve babaya 7.000,00 TL, diğer kardeşler için ise 5.000,00 TL olmak üzere toplam 44.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 7.000,00 TL, davacı ... için 7.000,00 TL, davacı ... ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20/11/2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılar Taş Otomotiv Turizm Taşımacılık Gıda ve İnşaat Sanayi Limited Şirketi ile davalı ...
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermeli ve bu takdir hakkını TMK'nın 4. maddesine göre hukuka ve «hakkaniyete» uygun olarak kullanması gerekmektedir.
… nda alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre davalı araç sürücüsü Bekir’in asli, mütevaffa ... ...’in tali kusurlu ve kaza tarihinde 40 yaşında olduğu değerlendirilerek «hakkaniyet» ilkesi de dikkate alınıp daha makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, olay tarihi itibariyle taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun düşmeyecek …
Benzer bu karardaŞti. aleyhine açılan manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile 15.000.- TL manevi tazminatın 16/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermeli ve bu takdir hakkını TMK'nın 4. maddesine göre hukuka ve «hakkaniyete» uygun olarak kullanması gerekmektedir.
… n işlevinin yitirilmesine neden olduğu, hafif aort yetmezliği ve dalak splenektomisi tanılarıyla yüzde on dokuz oranında çalışma gücünü kaybettiği sabit olup; gerek «maluliyet oranının» yüksekliği, gerek davacının bozulan vücut bütünlüğünün kaza sonrası ve hayatı boyunca davacı üzerindeki «olumsuz» etkileri gibi somut olaya has özellikler ve diğer etkenlerin tümü birlikte değerlendirilerek «hakkaniyet» ilkesi de dikkate alınıp daha makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, olay tarihi itibariyle taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun düşmeyecek …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maluliyet oranı · dosyanın işlemden kaldırılması · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · olumsuz oy · yargılama gideri · maddi tazminat
Benzer bu kararda3) Davacı taraf, 08/06/2015 tarihli dilekçesi ile davalı ... yönünden davayı takip etmediklerini ve «dosyanın işlemden kaldırılmasını» talep etmiş olup, anılan davalı vekili 13/10/2016 tarihli dilekçesinde bu beyan karşısında davacıdan «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» talepleri olmadığını beyan etmiş olmasına rağmen, bu husus gözden kaçırılarak davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bu sebeple d …
Mahkemece, davalı ... aleyhine açılan «davanın açılmamış sayılmasına», davalı AGİÇ Oto Ulaştırma Hizmetleri San. ve Tic.
… n işlevinin yitirilmesine neden olduğu, hafif aort yetmezliği ve dalak splenektomisi tanılarıyla yüzde on dokuz oranında çalışma gücünü kaybettiği sabit olup; gerek «maluliyet oranının» yüksekliği, gerek davacının bozulan vücut bütünlüğünün kaza sonrası ve hayatı boyunca davacı üzerindeki «olumsuz» etkileri gibi somut olaya has özellikler ve diğer etkenlerin tümü birlikte değerlendirilerek «hakkaniyet» ilkesi de dikkate alınıp daha makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, olay tarihi itibariyle taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun düşmeyecek …
Şti. aleyhine açılan «maddi tazminata» ilişkin istemin konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davalı AGİÇ Oto Ulaştırma Hizmetleri San. ve Tic.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9530 E. 2015/12869 K.
Ortak:kusur oranı · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, taraflar arasındaki «trafik kazası» nedeniyle Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılamanın yapıldığı ve netice olarak davalı ...'in asli kusurlu olması nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, ceza dosyasındaki Ankara Adli Tıp raporuna göre davalı ...'in asli kusurlu olduğu, davacıların oğlu/abisi ... ...'in ise tali kusurlu olduğu, davalı Taş Otomotiv Ltd.Şti' nin aracın kayden maliki olarak bulunduğu, davalı ...'in ise aracın şoförü olduğu, tarafların «kusur oranı», sosyal ve ekonomik durumları, meydana gelen trafik kazası nedeniyle tarafların duyduğu üzüntü değerlendirilerek davacı olan anne ve babaya 7.000,00 TL, diğer kardeşler için ise 5.000,00 TL olmak üzere toplam 44.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 7.000,00 TL, davacı ... için 7.000,00 TL, davacı ... ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20/11/2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılar Taş Otomotiv Turizm Taşımacılık Gıda ve İnşaat Sanayi Limited Şirketi ile davalı ...
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi'nde «kusur oranının» belirlenmesi için alınan 21.06.2010 tarihli, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda, davalı sürücü Veli'nin sevk ve idaresindeki minibüsle seyri sırasınd …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ariyet · zorunlu mali sorumluluk sigortası · mali sorumluluk sigortası · kusursuz sorumluluk · sigorta teminatı · sorumluluk sigortası · tanıma · müteselsil sorumluluk
Benzer bu karardaAncak, bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat «geçersiz» hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu «sigorta teminatlarının» üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için; sırasıyla «zorunlu mali sorumluluk sigortasına» ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur.
Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu meydana gelen zarar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari «mali sorumluluk sigortacısı» bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir.
… adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olurlar. '' hükmü uyarınca meydana gelen trafik kazasında «haksız fiil» faili olan şoför ile birlikte işletenin de «kusursuz sorumluluğu» söz konusudur.
Anılan Yasa'nın 3. maddesinde de işletenin «tanımı» yapılmış olup, ''Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, «ariyet» veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya «rehin» alan kişidir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16055 E. 2015/1258 K.
Ortak:hakkaniyet · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, taraflar arasındaki «trafik kazası» nedeniyle Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılamanın yapıldığı ve netice olarak davalı ...'in asli kusurlu olması nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, ceza dosyasındaki Ankara Adli Tıp raporuna göre davalı ...'in asli kusurlu olduğu, davacıların oğlu/abisi ... ...'in ise tali kusurlu olduğu, davalı Taş Otomotiv Ltd.Şti' nin aracın kayden maliki olarak bulunduğu, davalı ...'in ise aracın şoförü olduğu, tarafların «kusur oranı», sosyal ve ekonomik durumları, meydana gelen trafik kazası nedeniyle tarafların duyduğu üzüntü değerlendirilerek davacı olan anne ve babaya 7.000,00 TL, diğer kardeşler için ise 5.000,00 TL olmak üzere toplam 44.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 7.000,00 TL, davacı ... için 7.000,00 TL, davacı ... ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20/11/2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılar Taş Otomotiv Turizm Taşımacılık Gıda ve İnşaat Sanayi Limited Şirketi ile davalı ...
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermeli ve bu takdir hakkını TMK'nın 4. maddesine göre hukuka ve «hakkaniyete» uygun olarak kullanması gerekmektedir.
… nda alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre davalı araç sürücüsü Bekir’in asli, mütevaffa ... ...’in tali kusurlu ve kaza tarihinde 40 yaşında olduğu değerlendirilerek «hakkaniyet» ilkesi de dikkate alınıp daha makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, olay tarihi itibariyle taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun düşmeyecek …
Benzer bu kararda… diz üstünden, sol ayağının ise bilekten kopması neticesinde manevi ızdırap, elem ve keder yaşayan, davacıların ekonomik ve sosyal durumları, tren kazasının oluşunda «kusurun» %75'inin kazazedeye, %25'inin davalıya ait olduğuna dair ATK raporu, olayı çevreleyen hal ve şartlar ile kazazede hakkında daha önce verilmiş olan kısmen kabul kararı ile yapılan ödemeler, «hakkaniyet» kuralları, manevi tazminatın yaşanan elem ve ızdırabı tamamıyla dindirmese de davacılar nezdinde doğuracağı iç huzuru ve davalı kurum nezdinde cezai bir müeyyide o …
Ancak, bu miktar olayın oluş şekli, davacıların oğlu olan kazazede ile davalının olayın oluşumundaki «kusur» oranları, meydana gelen zarar, olay tarihi, tarafların konumu ile benzer olaylar nedeniyle oluşan daha ağır nitelikteki maluliyetler ve ölümler sonucu hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları da dikkate alındığında yüksek bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14331 E. 2014/17125 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:destekten yoksun kalma tazminatı · tazminat davası · maddi tazminat · avans faizi · ibraz
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/11 Esas, 2010/118 Karar sayılı dosyasında tarafların aynı olduğu, davacıların aynı kaza sebebiyle ...'nin vefatından dolayı «destekten yoksun kalma tazminatı davası» açtıkları, yapılan yargılama da kazada ...'nin %85, TCDD İşletmesi'nin %15 oranında kusurlu olduğuna dair rapor alındığı, yargılama sonunda eş ..., baba ..., anne ... için «maddi tazminat» davasının kısmen kabulüne karar verildiği, müteveffa ...'nin kardeşlerine eylemli ve düzenli olarak yardım ettiği kanıtlamadığından bu davacıların taleplerinin kabul edilmediği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihi, kazanın oluş şekli ve sonucu göz önüne alınarak ...'nin ölümü sebebiyle eşi, anne-babası ve kardeşleri olan davacıların duydukları elem ve üzüntünün, uğradıkları manevi zararın bir miktar giderilmesi için 6098 sayılı BK'nın 56/2 maddesi gereğince davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 10.000 TL, davacı ... için 8.000 TL, davacı... için 8.000 TL, davacılar ......,...ve ... için 2.000 TL manevi tazminatın 12/07/2008 olay tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ibraz» edilen nüfus kayıtlarında... ve ...'nin ölen ...'nin anne ve babası oldukları, .. ....,... ve ...'nin kardeşleri olduğu, ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/1458 E. , 2022/3817 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bünyan Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.01.2020 tarih ve 2018/94 E. - 2020/10 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili; davalı ... idaresindeki otomobil ile müvekkillerinin çocuğu veya kardeşi olan müteveffa ... ...'in aracına arkadan çarparak ölümüne neden olduğunu, davalının Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığını ve bu hususun kanıtlandığını ileri sürerek davalılardan toplam 280.000,00 TL manevi tazminatın tahsini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, kazanın ardından yeterli inceleme ve tespit yapılmayarak trafik kazası tespit tutanağının hazırlandığını, davacılar murisinin trafiğin seyrettiği yolda aracını aniden durdurduğunu ve kazanın bu nedenle olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, trafik kazasında müvekkilinin asli kusurlu olmadığını, kazanın davacılar murisinin aniden aracını durdurması nedeni ile olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, taraflar arasındaki trafik kazası nedeniyle Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılamanın yapıldığı ve netice olarak davalı ...'in asli kusurlu olması nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, ceza dosyasındaki Ankara Adli Tıp raporuna göre davalı ...'in asli kusurlu olduğu, davacıların oğlu/abisi ... ...'in ise tali kusurlu olduğu, davalı Taş Otomotiv Ltd.Şti' nin aracın kayden maliki olarak bulunduğu, davalı ...'in ise aracın şoförü olduğu, tarafların kusur oranı, sosyal ve ekonomik durumları, meydana gelen trafik kazası nedeniyle tarafların duyduğu üzüntü değerlendirilerek davacı olan anne ve babaya 7.000,00 TL, diğer kardeşler için ise 5.000,00 TL olmak üzere toplam 44.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ...
için 7.000,00 TL, davacı ... için 7.000,00 TL, davacı ... ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20/11/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Taş Otomotiv Turizm Taşımacılık Gıda ve İnşaat Sanayi Limited Şirketi ile davalı ... Yıldırım yönünden müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Davacılar kardeşi/oğlu olan kişinin trafik kazasında vefatında sorumluluğu bulunan davalılardan manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkemece davacı anne baba yönünden 7.000 TL, kardeşler yönünden 5.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Genel kabul gören görüşe göre manevi tazminat; ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. Hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
22/06/1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermeli ve bu takdir hakkını TMK'nın 4. maddesine göre hukuka ve hakkaniyete uygun olarak kullanması gerekmektedir.
Somut olaya gelirsek, ceza dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre davalı araç sürücüsü Bekir’in asli, mütevaffa ... ...’in tali kusurlu ve kaza tarihinde 40 yaşında olduğu değerlendirilerek hakkaniyet ilkesi de dikkate alınıp daha makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, olay tarihi itibariyle taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun düşmeyecek şekilde az miktarda manevi tazminatın takdiri doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 12/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/790120600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz