Şirket müdürünün sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1286 E. 2018/6774 K. ·
OnandıKesinlik belirsiz
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket müdürünün sorumluluğu↗ feragat nedeniyle davanın reddi↗ muvazaa↗ davadan feragat↗ tazminat davası↗ mirasçılık↗ feragat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davalı ...'ya yönelik olarak şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemi ile muvazaaya dayalı ... mirasçılarına yönelik olarak talep edilen bedelin ...’nın 340. maddesi yollamasıyla ...’nın 309. maddesi gereğince açılan sorumluluk ve tazminat davası niteliğinde olduğu, bu maddeye göre tazminatın ancak şirkete ödenmesinin istenebileceği, davacı ortağının dava konusu tazminatın kendisine ödenmesini talep ettiği gerekçesiyle davalı ... ve ... mirasçıları yönünden davanın reddine, diğer davalı ... yönünden davadan feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4672 E. 2010/6578 K.
Ortak:muvazaa
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davalı ...'ya yönelik olarak «şirket müdürünün sorumluluğundan» kaynaklanan tazminat istemi ile «muvazaaya» dayalı ... «mirasçılarına» yönelik olarak talep edilen bedelin ...’nın 340. maddesi yollamasıyla ...’nın 309. maddesi gereğince açılan sorumluluk ve «tazminat davası» niteliğinde olduğu, bu maddeye göre tazminatın ancak şirkete ödenmesinin istenebileceği, davacı ortağının dava konusu tazminatın kendisine ödenmesini talep ettiği gerekçesiyle davalı ... ve ... mirasçıları yönünden davanın reddine, diğer davalı ... yönünden «davadan feragat nedeniyle davanın reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2-Davalılardan yönetici ...'a TTK'nun 309,336,340 ncı madde hükümlerine uyan sorumluluğunun doğduğu ve ayrıca bu davalının babası diğer davalının üzerine «muvazaa» ile geçirilen taşınmazların şirketin taşınmazları olup, davalıların birlikte hareket ederek şirketin içini boşalttıkları iddia edilmiştir.
Farklı:tüzel kişilik · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, dava dışı şirketin «tüzel kişiliği» haiz olduğu ve «husumetin» şirkete yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın husumet nedeni ile reddine dair verilen karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine gerekçe eklenerek onanmıştır.
Mahkemece, «husumetin» şirket «tüzel kişiliğine» yöneltilmesi gerekirken, husumetin gerçek kişilere yöneltildiği gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine dair verilen karar, Dairemizce bu gerekçe doğru bulunmak ve TTK'nun 309 ncu maddesi uyarınca tazminatın şirkete verilmesinin istenmemiş olmasına da işaret edilmek suretiyle gerekçe eklenerek onanmıştır.
Oysa, bu durumda doğru bulunan mahkeme gerekçesi ile Dairemizce eklenen gerekçe birbiriyle çekişmekte olup, davalılara «husumet» yöneltilmesi doğru olduğundan, mahkemenin gerekçesi kaldırılıp, sonucu itibarıyla doğru olan kararın sadece anılan değişik gerekçe ile onaması gerekirken, onama il …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7656 E. 2014/19282 K.
Farklı:doğrudan zarar · şirket zararı · yönetim kurulu kararı · zamanaşımı
Benzer bu kararda… dia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 20.07.2007 tarihine kadar yapılan eylem ve işlemler bakımından TTK’nun 309. maddesindeki 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğundan davalı «yönetim kurulu» üyelerinin bu tarihten sonraki eylem ve işlemleri bakımından değerlendirilmesi gerektiği, davacının yönetim kurulu üyeleri olan davalıların şirket yönetimindeki ku …
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının iddia ettiği zararların «şirketin zararı» olması nedeniyle ancak şirkete verilmesini isteyebilmesine ve davacının «doğrudan zararını» da ispatlayamamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1286 E. , 2018/6774 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23/11/2016 tarih ve 2016/1279-2016/1249 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin şirket müdürü davalı ... ile birlikte ... Mad. Teks. Ltd'nin % 40 paya sahip ortağı olduğunu, şirketin sanayi sitesinde kooperatif arsa hissesi bulunduğunu, 03.11.2008 tarihinde davalı şirket müdürü ...'nın babası olan davalı Sebahattin Obalı'ya davacının bilgisi dışında devrettiğini, taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin zedelenmesi nedeniyle şirketin bir yıldır faaliyeti olmadığını, 2012 yılında vergi dairesince başlatılan icra takibi sırasında yaptığı araştırmada taşınmazın devredildiğini öğrendiğini ileri sürerek, taraflar arasında mal kaçırma amaçlı olarak yapılan satış işlemin iptalini, dava konusu kooperatif arsa hissesinin şirket adına tescilini, aksi halde davanın tazminat olarak kabul edilerek bedelinin tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan davalı ...
yönünden davadan feragat edilmiştir.
Davalı ... ve ... vekili, mahkemenin görevli olmadığı, dava dışı şirketin 2005 yılında kurulduğunu, ...'nın 5 yıl süre ile şirketi temsile müdür olarak tayin edildiğini, davalı Sebahattin Obalı'nın şirketin eski ortağı olduğunu, deri sanayicilerinin başka yere taşınacağını öğrenmesinden sonra ... Sanayi Kooperatifi'ne üye olduğunu, 2300 m2 arsa tahsis edildiğini, bu işlemin şirket kuruluşundan önceki tarihe rastladığını, şirket kurulduğunda davalı ... ...'nın herhangi bir bedel almaksızın kooperatif üyeliğini şirkete devrettiğini, arsa üzerine fabrika yapılması için yüklenici ile anlaşıldığını, 395.300 TL bedel belirlendiğini, yüklenicinin 2000 m2 kapalı fabrika binası inşa ettiğini, 40.000 TL'yi şirketin, 355.300 TL'yi ise davalı
... 'nın ödediğini, şirket Tabakhanede çalışırken bir kısım borçlarının davalı ... tarafından ödendiğini, davacı ve davalı ...'nın serbest iradeleri ile kooperatif üyeliği, arsayı ve üzerindeki fabrika binasını davalı ... 'ya devrettiklerini, davalı ... 'nın de yeri 600.000 TL bedelle davalı ...'ya verdiğini, alınan paralarla şirket borçlarını ödendiğini, mal kaçırma durumunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davalı ...'ya yönelik olarak şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemi ile muvazaaya dayalı ... mirasçılarına yönelik olarak talep edilen bedelin ...’nın 340. maddesi yollamasıyla ...’nın 309. maddesi gereğince açılan sorumluluk ve tazminat davası niteliğinde olduğu, bu maddeye göre tazminatın ancak şirkete ödenmesinin istenebileceği, davacı ortağının dava konusu tazminatın kendisine ödenmesini talep ettiği gerekçesiyle davalı ... ve ... mirasçıları yönünden davanın reddine, diğer davalı ... yönünden davadan feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/461344400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz