Borç üstlenimi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/2979 E. 2015/1203 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- ['6102/336', '818/41']
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borç üstlenimi↗ açık muvafakat↗ borcun üstlenilmesi↗ muvafakat↗ vade↗ fer'i müdahil↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın off shoreye yatırılan bedelden sorumlu olduğu, ... vekili tarafından borç üstlenilerek, kendi adlarına hüküm kurulmasının talep edildiği, sonradan borcu üstlenmekten vazgeçilmiş ise de, davalı bankanın açık muvafakati olmadığı, bu nedenle paranın davalı banka ve ...'dan tahsiline karar verildiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 5.001 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulüne, 17.801,98 EURO'nun faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalıdan borcu üstlenen ... ve birleşen davada fer'i müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalının sorumluluğunun 818 sayılı BK'nın 41., 55. ve 6762 sayılı TTK'nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, zamanaşımı süresinin davacının parasını off-shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren başlayacak olmasına göre, davalıdan borcu üstlenen ... ve birleşen davada fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacı tarafından banka hesabına yatırılan paranın off-shore hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Zaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. Bu şekilde talepte bulunan alacaklının artık bu tercihinden dönerek borcun yabancı para olarak aynen ifasını istemesi mümkün değildir. Somut olayda, davacı taraf açmış olduğu ilk davada tercih hakkını kullanarak borcun Türk Lirası üzerinden ödenmesini istemiştir. O halde, mahkemece davacının alacağın Türk Lirası üzerinden ödenmesi yönündeki tercihinden dönüp birleşen davada yabancı para üzerinden tahsil isteyemeyeceği gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6773 E. 2016/3329 K.
Ortak:vade
İncelediğiniz karardaZaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu karardaZaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · mevduat hesabı · ihbar · hukuki yarar · temsil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaO halde, «ihbar olunan».... vekilinin kararı temyiz etmede «hukuki yararı» bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ile fer'i müdahil ... ve «ihbar olunan».... vekilleri temyiz etmiştir.
Temyiz isteminde bulunan ... talebe konu davada «ihbar olunan» konumundadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl dava ve birleşen ek davanın ayrı ayrı kabulüne, 51.150,00 Euro nun hesabın açıldığı tarih olan 29/11/1999 tarihinden itibaren, 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet bankalarının Euro ile açılmış 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranında döviz faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13721 E. 2017/2338 K.
Ortak:vade · zamanaşımı · zamanaşımı ['6102/336', '818/41']
İncelediğiniz kararda… delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalının sorumluluğunun 818 sayılı BK'nın 41., 55. ve 6762 sayılı TTK'nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, «zamanaşımı» süresinin davacının parasını off-shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren başlayacak olmasına göre, davalıdan «borcu üstlenen» ... ve birleşen davada fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Zaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu kararda… öre; davacı gerçek kişi davalı banka aleyhine sözleşmeye dayalı olarak tazminat isteminde bulunduğundan olaya 818 sayılı Borçlar Kanunun 125. maddesindeki 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin uygulanması gerektiği, davacı tarafından bakiye kısmın tahsili için dava açılmasına engel bulunmadığı, davacının davalı banka nezdindeki Euro hesabının boşaltılması şeklindeki eylem nedeniyle, hesaptan çekilen ve harcanan paranın tamamından, davalı bankanın «kusursuz sorumluluğu» olduğuna ilişkin kesinleşen mahkeme kararının HMK’nın 303. maddesi anlamında «kesin» hüküm teşkil ettiği ve tarafları bağlayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Zaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuz sorumluluk · kesin hüküm
Benzer bu kararda… öre; davacı gerçek kişi davalı banka aleyhine sözleşmeye dayalı olarak tazminat isteminde bulunduğundan olaya 818 sayılı Borçlar Kanunun 125. maddesindeki 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin uygulanması gerektiği, davacı tarafından bakiye kısmın tahsili için dava açılmasına engel bulunmadığı, davacının davalı banka nezdindeki Euro hesabının boşaltılması şeklindeki eylem nedeniyle, hesaptan çekilen ve harcanan paranın tamamından, davalı bankanın «kusursuz sorumluluğu» olduğuna ilişkin kesinleşen mahkeme kararının HMK’nın 303. maddesi anlamında «kesin» hüküm teşkil ettiği ve tarafları bağlayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13271 E. 2015/2300 K.
Ortak:borcun üstlenilmesi · vade
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın off shoreye yatırılan bedelden sorumlu olduğu, ... vekili tarafından «borç üstlenilerek», kendi adlarına hüküm kurulmasının talep edildiği, sonradan «borcu üstlenmekten» vazgeçilmiş ise de, davalı bankanın «açık muvafakati» olmadığı, bu nedenle paranın davalı banka ve ...'dan tahsiline karar verildiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 5.001 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline …
Kararı, davalıdan «borcu üstlenen» ... ve birleşen davada fer'i müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
… delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalının sorumluluğunun 818 sayılı BK'nın 41., 55. ve 6762 sayılı TTK'nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, «zamanaşımı» süresinin davacının parasını off-shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren başlayacak olmasına göre, davalıdan «borcu üstlenen» ... ve birleşen davada fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen kararın davalı ile «borcu üstlenen» vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/15263 E,2014/6373 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Zaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15112 E. 2016/7431 K.
Ortak:vade
İncelediğiniz karardaZaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu karardaZaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mükerrer tahsilat · 3095 sayılı kanun · ihbar olunan · mükerrerlik · ihbar · hukuki yarar · cy/cy kaydı · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, «mükerrer tahsile» yol açmamak «kaydı» ile 150.000 DM'nin 03/11/1999 tarihinden 14/04/2000 tarihine kadar «3095 sayılı kanun» gereğince DM cinsinden uygulanan faizi ile birlikte, bu tarihten itibaren ise 150.000 DM karşılığı olan 76.693,78 Euronun ilgili kanun hükmünce uygulanacak faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
O halde, «ihbar olunan» ... vekilinin kararı temyiz etmede «hukuki yararı» bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı ... vekili ile fer'i müdahil ... ve «ihbar olunan» ... vekilleri temyiz etmiştir.
Temyiz isteminde bulunan ... talebe konu davada «ihbar olunan» konumundadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7411 E. 2014/14166 K.
Ortak:vade
İncelediğiniz karardaZaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu kararda… hesaba ödendiğine dair bir belgenin bulunmadığı, bunun Off Shore hesabına alacak kaydedildiği ve banka bünyesinden çıkmadığı, yine bankada bir hesaba geçirildiği ve «geçersiz» «havale» talimatı ile Off Shore hesabına alacak kaydedildiği, davalı bankada kalan bu mevduattan bankanın yaptığı işlemlerden dolayı davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile, 1.000 USD nin «vade» sonuna kadar %25 oranında, vade sonundan 06/06/2011 e kadar kamu bankalarının vadesiz USD hesabına uyguladıkları faiz ve dava tarihinden ödeninceye kadar kamu bankalarının 1 yıl vadeli USD «mevduat hesabına» uyguladığı en yüksek faizin uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın kısmen kabulü ile, 22.200 USD nin vade sonuna kadar %25 …
1- Dava, davacıya ait mevduatın off shore hesabına aktarılarak tüketildiği iddiasından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, zaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mevduat hesabı · havale · geçersizlik
Benzer bu kararda… hesaba ödendiğine dair bir belgenin bulunmadığı, bunun Off Shore hesabına alacak kaydedildiği ve banka bünyesinden çıkmadığı, yine bankada bir hesaba geçirildiği ve «geçersiz» «havale» talimatı ile Off Shore hesabına alacak kaydedildiği, davalı bankada kalan bu mevduattan bankanın yaptığı işlemlerden dolayı davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile, 1.000 USD nin «vade» sonuna kadar %25 oranında, vade sonundan 06/06/2011 e kadar kamu bankalarının vadesiz USD hesabına uyguladıkları faiz ve dava tarihinden ödeninceye kadar kamu bankalarının 1 yıl vadeli USD «mevduat hesabına» uyguladığı en yüksek faizin uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın kısmen kabulü ile, 22.200 USD nin vade sonuna kadar %25 …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacıdan yazılı olarak aldığı «havale» talimatına dayalı olarak E.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9382 E. 2014/2113 K.
Ortak:borcun üstlenilmesi · vade · zamanaşımı · zamanaşımı ['6102/336', '818/41']
İncelediğiniz kararda… delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalının sorumluluğunun 818 sayılı BK'nın 41., 55. ve 6762 sayılı TTK'nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, «zamanaşımı» süresinin davacının parasını off-shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren başlayacak olmasına göre, davalıdan «borcu üstlenen» ... ve birleşen davada fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın off shoreye yatırılan bedelden sorumlu olduğu, ... vekili tarafından «borç üstlenilerek», kendi adlarına hüküm kurulmasının talep edildiği, sonradan «borcu üstlenmekten» vazgeçilmiş ise de, davalı bankanın «açık muvafakati» olmadığı, bu nedenle paranın davalı banka ve ...'dan tahsiline karar verildiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 5.001 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline …
Kararı, davalıdan «borcu üstlenen» ... ve birleşen davada fer'i müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu kararda… addelerinden kaynaklanmasına ve davacının zararının, parasını off-shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle «zamanaşımı» süresinin bu tarihten itibaren başlayacak olmasına göre davalı ve «borcu üstlenen» TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
… an bir hesaba aktarıldığı, banka yetkililerince davacının daha fazla getiri sağlayacağı ve mevduatın devlet güvencesi altında olduğu yönünde telkinde bulunulmasının «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğu, davalı bankanın davacının zararından sorumlu bulunduğu, gerek «ceza zamanaşımı» süresi gerekse mevduat zamanaşımı süresi gözetildiğinde davalının «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kabulü ile 2.000 TL'nin 26.11.1999 tarihinden itibaren altı ay süresinde % 26 oranındaki «akdi faizi», bu tarihten itibaren ise 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesi uyarınca işleyecek «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen dava yönünden 298.000 DM karşılığı 152.820,46 EURO'nun 26.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi u …
Kararı, davalı ve «borcu üstlenen» TMSF vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:akdi faiz oranı · iyiniyet kuralı · akdi faiz · zamanaşımı defi · ceza zamanaşımı · iyiniyet · temerrüt faizi · avans faizi
Benzer bu kararda… an bir hesaba aktarıldığı, banka yetkililerince davacının daha fazla getiri sağlayacağı ve mevduatın devlet güvencesi altında olduğu yönünde telkinde bulunulmasının «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğu, davalı bankanın davacının zararından sorumlu bulunduğu, gerek «ceza zamanaşımı» süresi gerekse mevduat zamanaşımı süresi gözetildiğinde davalının «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kabulü ile 2.000 TL'nin 26.11.1999 tarihinden itibaren altı ay süresinde % 26 oranındaki «akdi faizi», bu tarihten itibaren ise 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesi uyarınca işleyecek «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen dava yönünden 298.000 DM karşılığı 152.820,46 EURO'nun 26.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi u …
Ayrıca, kabule göre de taraflar arasında akdi ilişki olmadığından mahkemece hüküm altına alınan miktarın, off-shore bank hesabına yatırıldığı andan itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, «vade» sonuna kadar off shore hesap cüzdanında belirtilen «akdi faiz oranının» uygulanmasına karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18358 E. 2014/6671 K.
Ortak:borcun üstlenilmesi · vade · zamanaşımı · zamanaşımı ['6102/336', '818/41']
İncelediğiniz kararda… delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalının sorumluluğunun 818 sayılı BK'nın 41., 55. ve 6762 sayılı TTK'nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, «zamanaşımı» süresinin davacının parasını off-shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren başlayacak olmasına göre, davalıdan «borcu üstlenen» ... ve birleşen davada fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın off shoreye yatırılan bedelden sorumlu olduğu, ... vekili tarafından «borç üstlenilerek», kendi adlarına hüküm kurulmasının talep edildiği, sonradan «borcu üstlenmekten» vazgeçilmiş ise de, davalı bankanın «açık muvafakati» olmadığı, bu nedenle paranın davalı banka ve ...'dan tahsiline karar verildiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 5.001 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline …
Kararı, davalıdan «borcu üstlenen» ... ve birleşen davada fer'i müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaŞirketine yönlendirdiği, «uyuşmazlık konusu» olayın «havale» görünümlü mevduat toplama niteliği arz ettiği, alacağın off-shore bankasından tahsil edilmesinin mümkün olmadığı, «uzamış ceza zamanaşımı» süresi ile mevduat zamanaşımı süresi gözetildiğinde davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile 15.471,19 USD'nin, 23.11.1999 tarihinden itibaren 3095 SK'nın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte «borcu üstlenen» T..
… ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının, parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle «zamanaşımı» süresinin bu tarihten başlayacak olmasına, karar başlığında davalı İng Bank'ın yazılmamasının mahallinde her zaman giderilebilecek «maddi hata» niteliğinde bulunmasına göre «borcu üstlenen» T..
Kararı, «borcu üstlenen» sıfatıyla T..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:inançlı işlem · uzamış ceza zamanaşımı · güven kurumu · ceza zamanaşımı · feri müdahil · maddi hata · uyuşmazlık konusu · havale
Benzer bu karardaŞirketine yönlendirdiği, «uyuşmazlık konusu» olayın «havale» görünümlü mevduat toplama niteliği arz ettiği, alacağın off-shore bankasından tahsil edilmesinin mümkün olmadığı, «uzamış ceza zamanaşımı» süresi ile mevduat zamanaşımı süresi gözetildiğinde davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile 15.471,19 USD'nin, 23.11.1999 tarihinden itibaren 3095 SK'nın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte «borcu üstlenen» T..
A.Ş'nin «inançlı işlem» nedeniyle görünüşte «havale» yaptıran mevduat sahibine karşı sanki mevduatı kabul etmiş gibi sorumlu tutulması gerektiği, zira bir «güven kurumu» olan bankanın davacıyı E.
… ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının, parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle «zamanaşımı» süresinin bu tarihten başlayacak olmasına, karar başlığında davalı İng Bank'ın yazılmamasının mahallinde her zaman giderilebilecek «maddi hata» niteliğinde bulunmasına göre «borcu üstlenen» T..
T.. vekili ile «feri müdahil» vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5432 E. 2015/3279 K.
Ortak:borcun üstlenilmesi · vade
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın off shoreye yatırılan bedelden sorumlu olduğu, ... vekili tarafından «borç üstlenilerek», kendi adlarına hüküm kurulmasının talep edildiği, sonradan «borcu üstlenmekten» vazgeçilmiş ise de, davalı bankanın «açık muvafakati» olmadığı, bu nedenle paranın davalı banka ve ...'dan tahsiline karar verildiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 5.001 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline …
Kararı, davalıdan «borcu üstlenen» ... ve birleşen davada fer'i müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
… delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalının sorumluluğunun 818 sayılı BK'nın 41., 55. ve 6762 sayılı TTK'nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, «zamanaşımı» süresinin davacının parasını off-shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren başlayacak olmasına göre, davalıdan «borcu üstlenen» ... ve birleşen davada fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar davalı banka ve «borcu üstlenen» ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak asıl davanın tam, birleşen davanın ise kısmen kabulü ile 6.000,00 TL ve 32.«265» USD’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Banka vekili ile «borcu üstlenen» ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Banka vekili ile «borcu üstlenen» ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 265 · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar davalı banka ve «borcu üstlenen» ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak asıl davanın tam, birleşen davanın ise kısmen kabulü ile 6.000,00 TL ve 32.«265» USD’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/2979 E. , 2015/1203 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada (Kapatılan) Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/12/2013 tarih ve 2013/207-2013/300 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalıdan borcu üstlenen ... ve birleşen davada fer'i müdahil ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.02.2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ...., davalı .... vekili Av. ... ve ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davada, müvekkilinin davalı bankaya devrinden önce ...’nin .... Şubesi'ne 41.000 DEM parasını 04.08.1999 tarihinde 93 gün vadeli olarak yatırdığını, müvekkili parasının banka yetkililerince boş olarak imzalatılan belgelerin havale talimatı olarak doldurulması suretiyle KKTC’de kurdurulmuş olan ... Off-Shore Ltd. adlı banka adına ...’nin Kadıköy ve merkez şubesinde bulunan bir hesaba havale edildiğini, daha sonra ... grubuna usulsüz kredi verilmek suretiyle bu paraların tüketildiğini, müvekkili tarafından davalı banka ve off shore bankası aleyhine açılan davanın davalı banka hakkında davanın erken açıldığından bahisle reddedildiğini, alacağın off-shore’dan alınamadığını, paranın davalı bankaca tüketilmiş olması nedeniyle bankanın sebepsiz zenginleştiğini, Bankalar Kanunu'na aykırı davrandığını ve yapılanın kanuna karşı hile teşkil ettiğini, müvekkilinin iradesinin gerçeği yansıtmadığını, davalının vekâlet görevini kötüye kullandığı gibi banka yöneticilerinin yargılandıkları ceza mahkemesinde mahkum olduklarını ve bu nedenle haksız fiil hükümlerine göre de davalı bankanın sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek, asıl davada şimdilik 5.001 TL'nin, birleşen davada ise 41.000 DM miktarın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının daha önce açmış olduğu davanın esastan reddedildiğini ve ortada kesin hüküm bulunduğunu,alacağın zamanaşımına uğradığını,usulüne uygun olarak off-shore bankası hakkında aciz vesikası alınmamış olduğunu savunarak esastan da davanın reddini istemiştir.
Borcu üstlenen ..., fer'i müdahil vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın off shoreye yatırılan bedelden sorumlu olduğu, ... vekili tarafından borç üstlenilerek, kendi adlarına hüküm kurulmasının talep edildiği, sonradan borcu üstlenmekten vazgeçilmiş ise de, davalı bankanın açık muvafakati olmadığı, bu nedenle paranın davalı banka ve ...'dan tahsiline karar verildiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 5.001 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulüne, 17.801,98 EURO'nun faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalıdan borcu üstlenen ... ve birleşen davada fer'i müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalının sorumluluğunun 818 sayılı BK'nın 41., 55. ve 6762 sayılı TTK'nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, zamanaşımı süresinin davacının parasını off-shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren başlayacak olmasına göre, davalıdan borcu üstlenen ... ve birleşen davada fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacı tarafından banka hesabına yatırılan paranın off-shore hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Zaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. Bu şekilde talepte bulunan alacaklının artık bu tercihinden dönerek borcun yabancı para olarak aynen ifasını istemesi mümkün değildir. Somut olayda, davacı taraf açmış olduğu ilk davada tercih hakkını kullanarak borcun Türk Lirası üzerinden ödenmesini istemiştir. O halde, mahkemece davacının alacağın Türk Lirası üzerinden ödenmesi yönündeki tercihinden dönüp birleşen davada yabancı para üzerinden tahsil isteyemeyeceği gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıdan borcu üstlenen ... ve birleşen davada fer'i müdahil ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıdan borcu üstlenen ... ve birleşen davada fer'i müdahil ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın anılan taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ve borcu üstlenen ...'ye verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden fer'i müdahil ....'ye iadesine, 03.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/166868300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz