Inançlı işlem
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/18358 E. 2014/6671 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
inançlı işlem↗ uzamış ceza zamanaşımı↗ güven kurumu↗ ceza zamanaşımı↗ borcun üstlenilmesi↗ feri müdahil↗ maddi hata↗ uyuşmazlık konusu↗ vade↗ fer'i müdahil↗ havale↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından S.A.Ş. Kartal Şubesi'ne yatırılan paranın E.B. O. S. Ltd'e transfer edilmesi için talimat verildiği, davacının talimatına istinaden 22.11.1999 tarihinde 15.471,19 USD'nin o.s. hesabına aktarıldığı, bu hesaba gönderilen paranın aslında fiilen Kıbrıs'a gönderilmediği, davalı S. A.Ş'nin hakim ortakları tarafından kullanıldığı, paranın yatırıldığı S. A.Ş'nin inançlı işlem nedeniyle görünüşte havale yaptıran mevduat sahibine karşı sanki mevduatı kabul etmiş gibi sorumlu tutulması gerektiği, zira bir güven kurumu olan bankanın davacıyı E. B. O. S. Ltd. Şirketine yönlendirdiği, uyuşmazlık konusu olayın havale görünümlü mevduat toplama niteliği arz ettiği, alacağın off-shore bankasından tahsil edilmesinin mümkün olmadığı, uzamış ceza zamanaşımı süresi ile mevduat zamanaşımı süresi gözetildiğinde davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile 15.471,19 USD'nin, 23.11.1999 tarihinden itibaren 3095 SK'nın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte borcu üstlenen T.. T..'den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, borcu üstlenen sıfatıyla T.. T.. vekili ile fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının, parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle zamanaşımı süresinin bu tarihten başlayacak olmasına, karar başlığında davalı İng Bank'ın yazılmamasının mahallinde her zaman giderilebilecek maddi hata niteliğinde bulunmasına göre borcu üstlenen T.. T.. vekili ile feri müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava, davacı tarafından banka hesabına yatırılan paranın off-shore hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Zaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. Bu şekilde talepte bulunan alacaklının artık bu tercihinden dönerek borcun yabancı para olarak aynen ifasını istemesi mümkün değildir. Somut olayda da, davacı dava dilekçesinde tercih hakkını kullanmış ve borcun Türk Lirası üzerinden ödenmesini istemiştir. O halde, mahkemece davacının alacağın Türk Lirası üzerinden ödenmesi yönündeki tercihinden dönüp yabancı para üzerinden tahsil isteyemeyeceği gözetilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6773 E. 2016/3329 K.
Ortak:vade
İncelediğiniz karardaZaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu karardaZaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · mevduat hesabı · ihbar · hukuki yarar · temsil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaO halde, «ihbar olunan».... vekilinin kararı temyiz etmede «hukuki yararı» bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ile fer'i müdahil ... ve «ihbar olunan».... vekilleri temyiz etmiştir.
Temyiz isteminde bulunan ... talebe konu davada «ihbar olunan» konumundadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl dava ve birleşen ek davanın ayrı ayrı kabulüne, 51.150,00 Euro nun hesabın açıldığı tarih olan 29/11/1999 tarihinden itibaren, 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet bankalarının Euro ile açılmış 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranında döviz faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13721 E. 2017/2338 K.
Ortak:vade · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaŞirketine yönlendirdiği, «uyuşmazlık konusu» olayın «havale» görünümlü mevduat toplama niteliği arz ettiği, alacağın off-shore bankasından tahsil edilmesinin mümkün olmadığı, «uzamış ceza zamanaşımı» süresi ile mevduat zamanaşımı süresi gözetildiğinde davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile 15.471,19 USD'nin, 23.11.1999 tarihinden itibaren 3095 SK'nın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte «borcu üstlenen» T..
… ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının, parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle «zamanaşımı» süresinin bu tarihten başlayacak olmasına, karar başlığında davalı İng Bank'ın yazılmamasının mahallinde her zaman giderilebilecek «maddi hata» niteliğinde bulunmasına göre «borcu üstlenen» T..
Zaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu kararda… öre; davacı gerçek kişi davalı banka aleyhine sözleşmeye dayalı olarak tazminat isteminde bulunduğundan olaya 818 sayılı Borçlar Kanunun 125. maddesindeki 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin uygulanması gerektiği, davacı tarafından bakiye kısmın tahsili için dava açılmasına engel bulunmadığı, davacının davalı banka nezdindeki Euro hesabının boşaltılması şeklindeki eylem nedeniyle, hesaptan çekilen ve harcanan paranın tamamından, davalı bankanın «kusursuz sorumluluğu» olduğuna ilişkin kesinleşen mahkeme kararının HMK’nın 303. maddesi anlamında «kesin» hüküm teşkil ettiği ve tarafları bağlayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Zaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuz sorumluluk · kesin hüküm
Benzer bu kararda… öre; davacı gerçek kişi davalı banka aleyhine sözleşmeye dayalı olarak tazminat isteminde bulunduğundan olaya 818 sayılı Borçlar Kanunun 125. maddesindeki 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin uygulanması gerektiği, davacı tarafından bakiye kısmın tahsili için dava açılmasına engel bulunmadığı, davacının davalı banka nezdindeki Euro hesabının boşaltılması şeklindeki eylem nedeniyle, hesaptan çekilen ve harcanan paranın tamamından, davalı bankanın «kusursuz sorumluluğu» olduğuna ilişkin kesinleşen mahkeme kararının HMK’nın 303. maddesi anlamında «kesin» hüküm teşkil ettiği ve tarafları bağlayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2979 E. 2015/1203 K.
Ortak:borcun üstlenilmesi · vade · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaŞirketine yönlendirdiği, «uyuşmazlık konusu» olayın «havale» görünümlü mevduat toplama niteliği arz ettiği, alacağın off-shore bankasından tahsil edilmesinin mümkün olmadığı, «uzamış ceza zamanaşımı» süresi ile mevduat zamanaşımı süresi gözetildiğinde davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile 15.471,19 USD'nin, 23.11.1999 tarihinden itibaren 3095 SK'nın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte «borcu üstlenen» T..
… ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının, parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle «zamanaşımı» süresinin bu tarihten başlayacak olmasına, karar başlığında davalı İng Bank'ın yazılmamasının mahallinde her zaman giderilebilecek «maddi hata» niteliğinde bulunmasına göre «borcu üstlenen» T..
Kararı, «borcu üstlenen» sıfatıyla T..
Benzer bu kararda… delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalının sorumluluğunun 818 sayılı BK'nın 41., 55. ve 6762 sayılı TTK'nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, «zamanaşımı» süresinin davacının parasını off-shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren başlayacak olmasına göre, davalıdan «borcu üstlenen» ... ve birleşen davada fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın off shoreye yatırılan bedelden sorumlu olduğu, ... vekili tarafından «borç üstlenilerek», kendi adlarına hüküm kurulmasının talep edildiği, sonradan «borcu üstlenmekten» vazgeçilmiş ise de, davalı bankanın «açık muvafakati» olmadığı, bu nedenle paranın davalı banka ve ...'dan tahsiline karar verildiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 5.001 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline …
Kararı, davalıdan «borcu üstlenen» ... ve birleşen davada fer'i müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borç üstlenimi · açık muvafakat · muvafakat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın off shoreye yatırılan bedelden sorumlu olduğu, ... vekili tarafından «borç üstlenilerek», kendi adlarına hüküm kurulmasının talep edildiği, sonradan «borcu üstlenmekten» vazgeçilmiş ise de, davalı bankanın «açık muvafakati» olmadığı, bu nedenle paranın davalı banka ve ...'dan tahsiline karar verildiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 5.001 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline …
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9309 E. 2016/6929 K.
Ortak:inançlı işlem · vade · havale
İncelediğiniz karardaA.Ş'nin «inançlı işlem» nedeniyle görünüşte «havale» yaptıran mevduat sahibine karşı sanki mevduatı kabul etmiş gibi sorumlu tutulması gerektiği, zira bir «güven kurumu» olan bankanın davacıyı E.
Şirketine yönlendirdiği, «uyuşmazlık konusu» olayın «havale» görünümlü mevduat toplama niteliği arz ettiği, alacağın off-shore bankasından tahsil edilmesinin mümkün olmadığı, «uzamış ceza zamanaşımı» süresi ile mevduat zamanaşımı süresi gözetildiğinde davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile 15.471,19 USD'nin, 23.11.1999 tarihinden itibaren 3095 SK'nın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte «borcu üstlenen» T..
Zaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu kararda… pılan yargılama sonunda; benimsenen bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; ... yöneticilerinin eylemlerinin banka aracı kılınmak suretiyle «dolandırıcılık» olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin nitelikli «zimmet» suçundan ceza aldıkları, mevduat sahiplerinin sözkonusu uygulamada ... ile «havale» ve «inançlı işlem» ilişkisi içersine girdikleri, bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi sorumlu olduğu, BK'nın 390. maddesine göre vekil konumundaki bankanın görevini özenle yapmak ve müvekkilinin menfaatlerini korumak zorunda olduğu, öte yandan ... çalışanlarının davacıya ait paranın offshore hesabına nakline sebep olmaları nedeniyle bankanın davacıya karşı BK'nın 41. ve 55. maddeleri ile TTK'nın 336. maddesi uyarıncada sorumlu oldukları, ...'ı (....) satın alan İng Bank' ın sorumlu tutulabileceği gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile, 1.000,00 TL nin 26/11/1999 tarihinden itibaren %26 akti faiz oranı aşılmamak koşulu ile değişen oranlardaki «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın ise kısmen kabulü ile, 35.380,43 EURO 'nun 02/07/2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a.maddesine göre …
Zaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:zimmet · dolandırıcılık · avans faizi
Benzer bu kararda… pılan yargılama sonunda; benimsenen bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; ... yöneticilerinin eylemlerinin banka aracı kılınmak suretiyle «dolandırıcılık» olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin nitelikli «zimmet» suçundan ceza aldıkları, mevduat sahiplerinin sözkonusu uygulamada ... ile «havale» ve «inançlı işlem» ilişkisi içersine girdikleri, bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi sorumlu olduğu, BK'nın 390. maddesine göre vekil konumundaki bankanın görevini özenle yapmak ve müvekkilinin menfaatlerini korumak zorunda olduğu, öte yandan ... çalışanlarının davacıya ait paranın offshore hesabına nakline sebep olmaları nedeniyle bankanın davacıya karşı BK'nın 41. ve 55. maddeleri ile TTK'nın 336. maddesi uyarıncada sorumlu oldukları, ...'ı (....) satın alan İng Bank' ın sorumlu tutulabileceği gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile, 1.000,00 TL nin 26/11/1999 tarihinden itibaren %26 akti faiz oranı aşılmamak koşulu ile değişen oranlardaki «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın ise kısmen kabulü ile, 35.380,43 EURO 'nun 02/07/2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a.maddesine göre …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13271 E. 2015/2300 K.
Ortak:borcun üstlenilmesi · vade
İncelediğiniz karardaŞirketine yönlendirdiği, «uyuşmazlık konusu» olayın «havale» görünümlü mevduat toplama niteliği arz ettiği, alacağın off-shore bankasından tahsil edilmesinin mümkün olmadığı, «uzamış ceza zamanaşımı» süresi ile mevduat zamanaşımı süresi gözetildiğinde davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile 15.471,19 USD'nin, 23.11.1999 tarihinden itibaren 3095 SK'nın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte «borcu üstlenen» T..
Kararı, «borcu üstlenen» sıfatıyla T..
… ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının, parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle «zamanaşımı» süresinin bu tarihten başlayacak olmasına, karar başlığında davalı İng Bank'ın yazılmamasının mahallinde her zaman giderilebilecek «maddi hata» niteliğinde bulunmasına göre «borcu üstlenen» T..
Benzer bu karardaMahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen kararın davalı ile «borcu üstlenen» vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/15263 E,2014/6373 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Zaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15112 E. 2016/7431 K.
Ortak:vade
İncelediğiniz karardaZaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu karardaZaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mükerrer tahsilat · 3095 sayılı kanun · ihbar olunan · mükerrerlik · ihbar · hukuki yarar · cy/cy kaydı · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, «mükerrer tahsile» yol açmamak «kaydı» ile 150.000 DM'nin 03/11/1999 tarihinden 14/04/2000 tarihine kadar «3095 sayılı kanun» gereğince DM cinsinden uygulanan faizi ile birlikte, bu tarihten itibaren ise 150.000 DM karşılığı olan 76.693,78 Euronun ilgili kanun hükmünce uygulanacak faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
O halde, «ihbar olunan» ... vekilinin kararı temyiz etmede «hukuki yararı» bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı ... vekili ile fer'i müdahil ... ve «ihbar olunan» ... vekilleri temyiz etmiştir.
Temyiz isteminde bulunan ... talebe konu davada «ihbar olunan» konumundadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9382 E. 2014/2113 K.
Ortak:ceza zamanaşımı · borcun üstlenilmesi · vade · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaŞirketine yönlendirdiği, «uyuşmazlık konusu» olayın «havale» görünümlü mevduat toplama niteliği arz ettiği, alacağın off-shore bankasından tahsil edilmesinin mümkün olmadığı, «uzamış ceza zamanaşımı» süresi ile mevduat zamanaşımı süresi gözetildiğinde davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile 15.471,19 USD'nin, 23.11.1999 tarihinden itibaren 3095 SK'nın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte «borcu üstlenen» T..
… ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının, parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle «zamanaşımı» süresinin bu tarihten başlayacak olmasına, karar başlığında davalı İng Bank'ın yazılmamasının mahallinde her zaman giderilebilecek «maddi hata» niteliğinde bulunmasına göre «borcu üstlenen» T..
Kararı, «borcu üstlenen» sıfatıyla T..
Benzer bu kararda… an bir hesaba aktarıldığı, banka yetkililerince davacının daha fazla getiri sağlayacağı ve mevduatın devlet güvencesi altında olduğu yönünde telkinde bulunulmasının «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğu, davalı bankanın davacının zararından sorumlu bulunduğu, gerek «ceza zamanaşımı» süresi gerekse mevduat zamanaşımı süresi gözetildiğinde davalının «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kabulü ile 2.000 TL'nin 26.11.1999 tarihinden itibaren altı ay süresinde % 26 oranındaki «akdi faizi», bu tarihten itibaren ise 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesi uyarınca işleyecek «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen dava yönünden 298.000 DM karşılığı 152.820,46 EURO'nun 26.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi u …
… addelerinden kaynaklanmasına ve davacının zararının, parasını off-shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle «zamanaşımı» süresinin bu tarihten itibaren başlayacak olmasına göre davalı ve «borcu üstlenen» TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ve «borcu üstlenen» TMSF vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:akdi faiz oranı · iyiniyet kuralı · akdi faiz · zamanaşımı defi · iyiniyet · temerrüt faizi · avans faizi · temerrüt
Benzer bu kararda… an bir hesaba aktarıldığı, banka yetkililerince davacının daha fazla getiri sağlayacağı ve mevduatın devlet güvencesi altında olduğu yönünde telkinde bulunulmasının «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğu, davalı bankanın davacının zararından sorumlu bulunduğu, gerek «ceza zamanaşımı» süresi gerekse mevduat zamanaşımı süresi gözetildiğinde davalının «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kabulü ile 2.000 TL'nin 26.11.1999 tarihinden itibaren altı ay süresinde % 26 oranındaki «akdi faizi», bu tarihten itibaren ise 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesi uyarınca işleyecek «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen dava yönünden 298.000 DM karşılığı 152.820,46 EURO'nun 26.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi u …
Ayrıca, kabule göre de taraflar arasında akdi ilişki olmadığından mahkemece hüküm altına alınan miktarın, off-shore bank hesabına yatırıldığı andan itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, «vade» sonuna kadar off shore hesap cüzdanında belirtilen «akdi faiz oranının» uygulanmasına karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12951 E. 2014/1005 K.
Ortak:güven kurumu · borcun üstlenilmesi · vade
İncelediğiniz karardaA.Ş'nin «inançlı işlem» nedeniyle görünüşte «havale» yaptıran mevduat sahibine karşı sanki mevduatı kabul etmiş gibi sorumlu tutulması gerektiği, zira bir «güven kurumu» olan bankanın davacıyı E.
Şirketine yönlendirdiği, «uyuşmazlık konusu» olayın «havale» görünümlü mevduat toplama niteliği arz ettiği, alacağın off-shore bankasından tahsil edilmesinin mümkün olmadığı, «uzamış ceza zamanaşımı» süresi ile mevduat zamanaşımı süresi gözetildiğinde davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile 15.471,19 USD'nin, 23.11.1999 tarihinden itibaren 3095 SK'nın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte «borcu üstlenen» T..
Kararı, «borcu üstlenen» sıfatıyla T..
Benzer bu karardaŞti.'ne I. tarafından gönderilen paraların fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, bir kısım şirketlere kredi verilmek üzere kullandırıldığı, bu durumda bir «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren bankanın müşterisi olan davacıyı bilerek Off-Shore'a yönlendirdiği anlaşılmakla dava konusu bedelin tahsil edilememesinden dolayı davalı bankanın sorumlu olacağı, asıl davadaki talep 6.000 TL, birleşen davadaki talep 45.000 USD olup davacı vekilinin «son» celse ilk davadaki taleplerinin kısmı dava, birleşen davadaki 45.000 USD şeklindeki taleplerinin toplam talepleri olduğunu belirtmesi karşısında davanın kabulü ile asıl ve birleşen dosyada 45.000 USD’nin 17.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı üstlenen T..
Bank A.Ş. ve «borcu üstlenen» T..
Somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harç · yasal faiz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaŞti.'ne I. tarafından gönderilen paraların fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, bir kısım şirketlere kredi verilmek üzere kullandırıldığı, bu durumda bir «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren bankanın müşterisi olan davacıyı bilerek Off-Shore'a yönlendirdiği anlaşılmakla dava konusu bedelin tahsil edilememesinden dolayı davalı bankanın sorumlu olacağı, asıl davadaki talep 6.000 TL, birleşen davadaki talep 45.000 USD olup davacı vekilinin «son» celse ilk davadaki taleplerinin kısmı dava, birleşen davadaki 45.000 USD şeklindeki taleplerinin toplam talepleri olduğunu belirtmesi karşısında davanın kabulü ile asıl ve birleşen dosyada 45.000 USD’nin 17.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı üstlenen T..
… verilen kararın Dairemizce temyiz incelemesi aşamasında açtığı birleşen davada ise 45.000 USD’nin tahsilini talep etmiş, dava açılırken 7.500 TL üzerinden yatırılan «harç» yargılama sırasında tamamlanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/18358 E. , 2014/6671 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/06/2012
NUMARASI 2011/371-2012/142
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.06.2012 tarih ve 2011/371-2012/142 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi borcu üstlenen T.. T.. vekili ile fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04.04.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. M. Ç., borcu üstlenen T.. T.. vekili Av. C.K. ve İng Bank A.Ş. vekili Av. E. I. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 23.11.1999 tarihinde S. A.Ş’nin Kartal Şubesi’ne vadeli olarak 15.471 USD yatırdığını, 21.12.1999 tarihinde ise söz konusu bankanın yönetimine BDDK tarafından el konulduğunu, daha sonra bu bankanın davalı Oyakbank A.Ş. ile birleştirildiğini, yapılan araştırmada müvekkilinin bankaya yatırdığı mevduatın, banka yönetimi tarafından KKTC'de kurulan E. O.S. Ltd. adlı bankaya aktarıldığının, müvekkilinin bankaya olan güveninin kötüye kullanılarak ve iradesi sakatlanarak havale talimatı imzalatıldığının, bu şekilde toplanan paranın S. A.Ş. yönetimi tarafından grup şirketlere ve hayali şirketlere kredi verilmek suretiyle tüketildiğinin tespit edildiğini, banka yönetimine el konulmasından sonra müvekkilinin hesabındaki paranın kendisine ödenmediğini, davalının müvekkilinin zararından sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, 5.000 USD karşılığı 8.949 TL'nin davalıdan tahsiline, USD cinsinden alacağa vade sonuna kadar akdi faiz, vade sonundan fiili ödeme tarihine kadar ise 3095 sayılı Kanun'un 2/son maddesi uyarınca akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 13.06.2012 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek 15.471,19 USD'nin, vade sonuna kadar akdi faizi, vade sonundan fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı Kanun'un 2/son maddesi uyarınca akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir..
Davalı banka ve ihbar olunan T.. T.. vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili bankanın off shore bankasından ayrı bir tüzel kişiliği olduğundan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili banka tarafından yalnızca havale işleminin yapıldığını, davacının daha fazla faiz elde etmek için kendi iradesiyle off shore bankasında hesap açtığını, o.-s. bankasının aciz halinin ortadan kalktığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Feri müdahil İ.İ.Tekstil San. A.Ş. vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından S.A.Ş. Kartal Şubesi'ne yatırılan paranın E.B. O. S. Ltd'e transfer edilmesi için talimat verildiği, davacının talimatına istinaden 22.11.1999 tarihinde 15.471,19 USD'nin o.s. hesabına aktarıldığı, bu hesaba gönderilen paranın aslında fiilen Kıbrıs'a gönderilmediği, davalı S. A.Ş'nin hakim ortakları tarafından kullanıldığı, paranın yatırıldığı S. A.Ş'nin inançlı işlem nedeniyle görünüşte havale yaptıran mevduat sahibine karşı sanki mevduatı kabul etmiş gibi sorumlu tutulması gerektiği, zira bir güven kurumu olan bankanın davacıyı E. B. O. S. Ltd. Şirketine yönlendirdiği, uyuşmazlık konusu olayın havale görünümlü mevduat toplama niteliği arz ettiği, alacağın off-shore bankasından tahsil edilmesinin mümkün olmadığı, uzamış ceza zamanaşımı süresi ile mevduat zamanaşımı süresi gözetildiğinde davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile 15.471,19 USD'nin, 23.11.1999 tarihinden itibaren 3095 SK'nın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte borcu üstlenen T..
T..'den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, borcu üstlenen sıfatıyla T.. T.. vekili ile fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının, parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle zamanaşımı süresinin bu tarihten başlayacak olmasına, karar başlığında davalı İng Bank'ın yazılmamasının mahallinde her zaman giderilebilecek maddi hata niteliğinde bulunmasına göre borcu üstlenen T.. T.. vekili ile feri müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava, davacı tarafından banka hesabına yatırılan paranın off-shore hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Zaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. Bu şekilde talepte bulunan alacaklının artık bu tercihinden dönerek borcun yabancı para olarak aynen ifasını istemesi mümkün değildir. Somut olayda da, davacı dava dilekçesinde tercih hakkını kullanmış ve borcun Türk Lirası üzerinden ödenmesini istemiştir. O halde, mahkemece davacının alacağın Türk Lirası üzerinden ödenmesi yönündeki tercihinden dönüp yabancı para üzerinden tahsil isteyemeyeceği gözetilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle feri müdahil vekili ile davalı-borcu üstlenen T.. T.. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı-borcu üstlenen T.. T.. yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak borcu üstlenen T.. T..'ye verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden fer'i müdahilden alınmasına, 04.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101690400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz