6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sigorta tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/6473 E. 2013/22016 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık muvafakat dain-i mürtehin rehin hakkı icazet sigorta tazminatı aktif husumet ehliyeti sigorta ettiren muvazaa aktif husumet rehin husumet ehliyeti muvafakat taraf ehliyeti sigorta poliçesi husumet

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 1269

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı-sigortalının muvazaalı işlem yaptığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, gelir güvencesi sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davaya dayanak yapılan poliçede, dava dışı Fortis Bank A.Ş. dain ve mürtehin olarak gösterilmiştir. 6762 sayılı TTK’nın 1269. maddesi hükmü uyarınca, malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı Yasa’nın 1270. maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan rehin hakkı sahibi olduğuna göre, sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona aittir. Bu durumda, sigorta ettiren ancak malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta ettirilenin açık muvafakatını almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat isteme hakkına sahip olur.

Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, poliçe dain ve mürtehin lehine düzenlenmiş olsa dahi sigorta ettirenin tek başına doğrudan sigortaya karşı dava açma hakkı bulunmakla birlikte yargılama sırasında dava dışı dain ve mürtehinin, tazminatın davacıya ödenmesine muvafakatı olup olmadığının araştırılması, muvafakatı sağlandığı taktirde yargılamaya devam edilerek, davanın sonuçlandırılması, aksi taktirde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir.

Bu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, mahkemece, açılan iş bu davada, dain ve mürtehin sıfatı bulunan dava dışı bankadan açılan davaya muvafakat veya icazetleri olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmek ve bu usuli işlem tamamlandığı takdirde işin esasına girilmek gerekirken, davacının aktif taraf sıfatına (husumete) ilişkin olan ve re’sen göz önünde bulundurulması gereken bu eksiklik giderilmeden, doğrudan işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta tazminatı 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1583 E. 2013/4910 K.

    Ortak: · dava şartı · Sigorta tazminatı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1930 E. 2013/4217 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2933 E. 2013/19862 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Dain-i mürtehin

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14372 E. 2016/175 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10392 E. 2016/4924 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/6473 E.  ,  2013/22016 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Uşak 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.01.2013 tarih ve 2011/44-2013/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, taraflar arasında gelir güvencesi sigortası poliçesinin düzenlendiğini, iş bu poliçe ile davalı tarafından müvekkilinin istemi haricinde işsiz kalması halinde işsiz kaldığı süre içerisinde 6 ay boyunca müvekkiline aylık 1.000,00 TL ödeneceğinin taahhüt edildiğini, davacının 04/08/2010 tarihinde sigortacıya başvurarak 12/07/2010 tarihinde işten çıkarıldığından bahisle tarafına sigorta bedelinin ödenmesini talep ettiğini, ancak müvekkilinin çalıştığı bahane edilerek talebinin reddedildiğini ileri sürerek, sigorta poliçesindeki teminatın temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının muvazaalı olarak kendisini işten çıkarılmış gibi gösterdiğinin tespit edildiğini, yapılan bu tespite istinaden davacının gelir güvencesi sigortasından yararlanma başvurusunun davalı tarafından kabul edilmediğini, 12/07/2010 tarihli bir fesih bildiriminin söz konusu olmadığını, davacının işten çıkarıldığına dair yazısının 04/08/2010 tarihli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı-sigortalının muvazaalı işlem yaptığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, gelir güvencesi sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davaya dayanak yapılan poliçede, dava dışı Fortis Bank A.Ş. dain ve mürtehin olarak gösterilmiştir. 6762 sayılı TTK’nın 1269. maddesi hükmü uyarınca, malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı Yasa’nın 1270. maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan rehin hakkı sahibi olduğuna göre, sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona aittir. Bu durumda, sigorta ettiren ancak malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta ettirilenin açık muvafakatını almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat isteme hakkına sahip olur.

Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, poliçe dain ve mürtehin lehine düzenlenmiş olsa dahi sigorta ettirenin tek başına doğrudan sigortaya karşı dava açma hakkı bulunmakla birlikte yargılama sırasında dava dışı dain ve mürtehinin, tazminatın davacıya ödenmesine muvafakatı olup olmadığının araştırılması, muvafakatı sağlandığı taktirde yargılamaya devam edilerek, davanın sonuçlandırılması, aksi taktirde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir.

Bu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, mahkemece, açılan iş bu davada, dain ve mürtehin sıfatı bulunan dava dışı bankadan açılan davaya muvafakat veya icazetleri olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmek ve bu usuli işlem tamamlandığı takdirde işin esasına girilmek gerekirken, davacının aktif taraf sıfatına (husumete) ilişkin olan ve re’sen göz önünde bulundurulması gereken bu eksiklik giderilmeden, doğrudan işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlere, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/568924200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.