Rücû tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2005/3071 E. 2006/2913 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cif satış↗ taşıyanın sorumluluğu↗ sigorta ettiren↗ aktif dava ehliyeti↗ cmr↗ satış sözleşmesi↗ riziko↗ rücuen tazminat↗ satım sözleşmesi↗ uyuşmazlık konusu↗ taraf ehliyeti↗ hukuki yarar↗ taşıyan↗ sigorta poliçesi↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taşınan emtianın gönderici tarafından CİF satış kurallarına göre satıldığı, eksik teslim edilen emtialar nedeniyle alıcı tarafından eksik ödeme yapıldığının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda dava dışı E...Teks. Ltd. Şti'nin Türkiye'den İtalya'ya ihraç ettiği tekstil emtiasının taşınmasının davalı tarafından gerçekleştirildiği, gönderici satıcının bu emtiaları taşıma rizikolarına karşı davacı sigorta şirketine sigorta ettirdiği, satış faturasında CİF kaydının bulunduğu, davalı tarafından malların Italya'daki alıcısına teslim edildiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki çekişme, taşınan emtianın alıcısına eksik teslim edilip edilmediği, taşıyanın sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve davacının bu uyuşmazlıkta aktif dava ehliyetinin olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
CİF satış, TTK'nun 1139 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup bu tür satış sözleşmesinde malların nakliye aracına usulüne uygun şekilde yükletildikten ve taşıma sırasında meydana gelebilecek hasarlar için emtia alıcı adına sigorta ettirilip, ücreti ödendikten sonra aynı Yasa'nın 1143. maddesi hükmü uyarınca satılan mallar üzerinde artık bir menfaati bulunmayacağından, anılan malların satıcı lehine sigorta yapılması ve taşıma rizikolarından dolayı sigortacının satıcıya ödemede bulunmasının geçerli olmadığı ve bu nedenle sigortacının halefîyet hakkının doğmadığının kabulü, ilke olarak doğrudur. Ancak, uyuşmazlık konusu olayda dava dışı sigorta ettiren satıcı ile alıcı arasında düzenlenmiş yazılı satım sözleşmesine rastlanmamıştır. Aksine, satıcının başlangıçta satım bedelini tahsil etmediği ve satış faturasının açık olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, hukuki ilişkinin bütün olarak CİF satışın tüm özelliklerini içerdiğinin kabulü doğru değildir. Dolayısıyla, sigorta poliçesinin satıcının menfaatine düzenlenmiş olmasında hukuki yararı mevcuttur. Kaldı ki, davacı sigortacı vekili, eksik teslim edilen mallar dolayısıyla dava dışı alıcının, selefi satıcıya eksik ödemede bulunduğunu açıklamıştır. Bu yönüyle de dava dışı sigorta ettiren satıcı ve dolayısıyla halefîyet gereği davacı ile emtia arasında menfaat ilişkisinin varlığı benimsenmelidir. O halde, davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğunun kabulü ile taraf kanıtlarının değerlendirilmesi ve uyuşmazlığın CMR hükümlerine tabi olduğu da dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5934 E. 2014/12735 K.
Ortak:riziko · rücuen tazminat · taraf ehliyeti · hasar
İncelediğiniz karardaCİF satış, TTK'nun 1139 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup bu tür «satış sözleşmesinde» malların nakliye aracına usulüne uygun şekilde yükletildikten ve taşıma sırasında meydana gelebilecek «hasarlar» için emtia alıcı adına sigorta ettirilip, ücreti ödendikten sonra aynı Yasa'nın 1143. maddesi hükmü uyarınca satılan mallar üzerinde artık bir menfaati bulunmayacağından, anılan malların satıcı lehine sigorta yapılması ve taşıma «rizikolarından» dolayı sigortacının satıcıya ödemede bulunmasının geçerli olmadığı ve bu nedenle sigortacının halefîyet hakkının doğmadığının kabulü, ilke olarak doğrudur.
Dava, taşıma «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Şti'nin Türkiye'den İtalya'ya ihraç ettiği tekstil emtiasının taşınmasının davalı tarafından gerçekleştirildiği, gönderici satıcının bu emtiaları taşıma «rizikolarına» karşı davacı sigorta şirketine sigorta ettirdiği, satış faturasında CİF «kaydının» bulunduğu, davalı tarafından malların Italya'daki alıcısına «teslim» edildiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Benzer bu karardaTTK'nın 1139, 1143 ve 1147. maddeleri uyarınca, CİF satışta «hasarın» alıcıya geçmesi ve satıcının sigorta bedelini de tahsil etmiş olması nedeniyle, satıcının alıcı adına malları sigorta ettirmesi, sigorta bedelini ödemesi, «rizikodan» sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunulması gerekmekte olup, bu koşullar altında «sigortacının halefiyet» hakkı doğacaktır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu yükün mülkiyetinin ve yüke ilişkin yarar ve «hasarın» dava dışı alıcıya geçtiği, bu husus göz önüne alındığında davacının sigortalısı olan satıcının zarara uğramış sayılamayacağı, dava dışı satıcının dava konusu yük üzerinde «sigortalanabilir menfaati» bulunduğu hususunun da ispatlanamadığı, bu nedenle kanun uyarınca veya hukuki işlem yolu ile davacı sigortacı lehine «halefiyetin» gerçekleşmediği, yine dava dışı satıcının davalıya karşı BK'nın 162. maddesi hükmü uyarınca davacı sigortacıya «temlik» edebileceği bir alacağı da bulunmadığı,dolayısıyla davacının «kanuni halefiyete» ya da «alacağın temliki» hükümlerine dayanarak davalıdan talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, uluslararası deniz taşımacılığından kaynaklanan «rücuen tazminat davası» olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta halefiyeti · kanuni halefiyet · sigortalanabilir menfaat · akreditif · halefiyet · alacağın temliki · tazminat davası · temlik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu yükün mülkiyetinin ve yüke ilişkin yarar ve «hasarın» dava dışı alıcıya geçtiği, bu husus göz önüne alındığında davacının sigortalısı olan satıcının zarara uğramış sayılamayacağı, dava dışı satıcının dava konusu yük üzerinde «sigortalanabilir menfaati» bulunduğu hususunun da ispatlanamadığı, bu nedenle kanun uyarınca veya hukuki işlem yolu ile davacı sigortacı lehine «halefiyetin» gerçekleşmediği, yine dava dışı satıcının davalıya karşı BK'nın 162. maddesi hükmü uyarınca davacı sigortacıya «temlik» edebileceği bir alacağı da bulunmadığı,dolayısıyla davacının «kanuni halefiyete» ya da «alacağın temliki» hükümlerine dayanarak davalıdan talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TTK'nın 1139, 1143 ve 1147. maddeleri uyarınca, CİF satışta «hasarın» alıcıya geçmesi ve satıcının sigorta bedelini de tahsil etmiş olması nedeniyle, satıcının alıcı adına malları sigorta ettirmesi, sigorta bedelini ödemesi, «rizikodan» sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunulması gerekmekte olup, bu koşullar altında «sigortacının halefiyet» hakkı doğacaktır.
Dava, uluslararası deniz taşımacılığından kaynaklanan «rücuen tazminat davası» olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak somut olayda, satıcının CİF satış nedeniyle malın bedelini tamamen alıcısından tahsil ettiği belli olmadığından, mahkemece bu husus üzerinde durulup; şayet hasarlı malın bedelini alıcının, satıcıya ödememiş olduğu belirlenirse, bu durumda davacı sigorta şirketinin satıcıya yaptığı ödemeye geçerlik tanıyarak, sigortacı davacının «halefiyet» hakkının doğduğunun kabul edilmesi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18638 E. 2014/7694 K.
Ortak:satış sözleşmesi · taraf ehliyeti · sigorta poliçesi · hasar · teslim · dava şartı
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki çekişme, taşınan emtianın alıcısına eksik «teslim» edilip edilmediği, «taşıyanın sorumluluğunun» bulunup bulunmadığı ve davacının bu uyuşmazlıkta aktif dava «ehliyetinin» olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
CİF satış, TTK'nun 1139 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup bu tür «satış sözleşmesinde» malların nakliye aracına usulüne uygun şekilde yükletildikten ve taşıma sırasında meydana gelebilecek «hasarlar» için emtia alıcı adına sigorta ettirilip, ücreti ödendikten sonra aynı Yasa'nın 1143. maddesi hükmü uyarınca satılan mallar üzerinde artık bir menfaati bulunmayacağından, anılan malların satıcı lehine sigorta yapılması ve taşıma «rizikolarından» dolayı sigortacının satıcıya ödemede bulunmasının geçerli olmadığı ve bu nedenle sigortacının halefîyet hakkının doğmadığının kabulü, ilke olarak doğrudur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taşınan emtianın gönderici tarafından CİF satış kurallarına göre satıldığı, eksik «teslim» edilen emtialar nedeniyle alıcı tarafından eksik ödeme yapıldığının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, malın CİF «teslim» şeklinde satıldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık olmadığı, CİF satışta satılan malların geminin küpeştesine geçtiği andan itibaren nef'i ve «hasarın» alıcıya geçeceği, zararla ilgili dava açma hakkının alıcıya ait olduğu, alacaklının henüz parasını tahsil edememesinin diğer bir deyişle teslimde ödeme halinin bu kuralın istisnasını oluşturduğu, bu taktirde mal teslim edilinceye kadar satıcının, satış bedelini tahsil edemeyeceğinden ve hasar gördüğü taktirde de hasar gören kısmın bedelini alıcıdan alamayacağından sigorta ettirme ve hasar gören kısım için sigorta şirketinden tazminat isteme hakkının olacağı, CİF satışta, malın bedelinin alacaklı tarafından ödenmediğini «ispat yükünün» davacıya ait olduğu, davacı vekilinin «ticari defterlerinden» başka delil sunmalarının mümkün olmadığını bildirdiği, oysa mal bedelini tahsil etmelerine rağmen defterlerine bu durumu yazmamış olmaları yada henüz yazmamış olmalarının mümkün olduğu, bu durumun mal bedelinin tahsil edilmediğini ispata yeterli olmayacağından defterlerinin incelenmesine gerek görülmediği, bedelin henüz ödenmediğine dair hiçbir delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın aktif dava «ehliyeti» yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı sigorta şirketine «nakliyat sigorta poliçesi» ile sigortalanan emtianın, diğer davalı tarafından Türkiye'den Almanya'ya taşınması sırasında meydana geldiği iddia olunan «hasar» bedelinin tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın aktif dava «ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Somut olaya uygulanması gerekli mülga 6762 sayılı TTK'nın 1139 vd. maddelerinde düzenlenen CIF «satış sözleşmesinde», mallar nakliye aracına uygun şekilde yükletildikten ve taşımada oluşabilecek «hasarlar» için emtia alıcı adına sigorta ettirilip ücreti ödendikten sonra aynı Yasa'nın 1143. maddesi uyarınca satış konusu mallar üzerinde satıcının artık bir menfaati kal …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müracaat hakkı · gümrük beyannamesi · nakliyat sigortası · delillerin toplanmaması · ba beyannamesi · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının tüm «delilleri toplanarak» dava konusu taşımanın tamamen CİF satış koşullarında yapılıp yapılmadığının, mal bedelinin satıcı tarafından alınıp alınmadığının tespiti ile sonucuna göre davacının «aktif husumet ehliyetinin» değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ancak, somut olayda davacı taraf, malların CIF satış yöntemi ile «teslimi» hususunda karşı tarafla anlaşıldığını, ödeme noktasında ise tarafların genel kuraldan ayrıldıklarını ve ödemenin mal mukabilinde yapılmasının kararlaştırıldığını ileri sürmüş olup gerçekten de dosyaya sunulan «gümrük beyannamesinde» ödemenin mal mukabili olduğu belirtilmiş ve bu belgede yazılı banka şubesinin ismi davaya konu taşınan malların faturasına da yazılmıştır.
Dava, davalı sigorta şirketine «nakliyat sigorta poliçesi» ile sigortalanan emtianın, diğer davalı tarafından Türkiye'den Almanya'ya taşınması sırasında meydana geldiği iddia olunan «hasar» bedelinin tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın aktif dava «ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Bu tür bir satışta, satıcının eşya üzerindeki menfaati «teslime» kadar devam edeceğinden taşıma sırasında «hasar» meydana gelmesi halinde de sorumlulara «müracaat hakkı» bulunmaktadır.
-
Rücuen tazminat | Meblağların ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11545 E. 2012/17337 K.
Ortak:satış sözleşmesi · riziko · rücuen tazminat · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaCİF satış, TTK'nun 1139 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup bu tür «satış sözleşmesinde» malların nakliye aracına usulüne uygun şekilde yükletildikten ve taşıma sırasında meydana gelebilecek «hasarlar» için emtia alıcı adına sigorta ettirilip, ücreti ödendikten sonra aynı Yasa'nın 1143. maddesi hükmü uyarınca satılan mallar üzerinde artık bir menfaati bulunmayacağından, anılan malların satıcı lehine sigorta yapılması ve taşıma «rizikolarından» dolayı sigortacının satıcıya ödemede bulunmasının geçerli olmadığı ve bu nedenle sigortacının halefîyet hakkının doğmadığının kabulü, ilke olarak doğrudur.
Dava, taşıma «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Şti'nin Türkiye'den İtalya'ya ihraç ettiği tekstil emtiasının taşınmasının davalı tarafından gerçekleştirildiği, gönderici satıcının bu emtiaları taşıma «rizikolarına» karşı davacı sigorta şirketine sigorta ettirdiği, satış faturasında CİF «kaydının» bulunduğu, davalı tarafından malların Italya'daki alıcısına «teslim» edildiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «satış sözleşmesinin» "CIF" esasıyla yapıldığı, buna göre yüke ilişkin «hasarın» en geç vagonların gemiye yüklendiği anda Kazakistan'daki gönderilene geçtiği, poliçe emre yahut kimin olacaksa onun hesabına düzenlenmedikçe ya da menfaati sigorta edilen sigortalı olarak gösterilmedikçe hasarın alıcıya geçtiği andan itibaren «sigorta sözleşmesinin» batıl olacağı, davacının geçerli bir sigorta sözleşmesi uyarınca ödeme yapmasının gerektiği, satıcının malları alıcı adına sigorta ettirmediği gerekçesiyle, davanı …
Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» talebine ilişkindir.
TTK'nun 1143, 1147 ve 1139. maddeleri hükümleri karşısında, CİF satışta «hasarın» alıcıya geçmesi ve satıcının sigorta bedelini de tahsil etmiş olması nedeniyle, satıcının alıcı adına malları sigorta ettirmesi, sigorta bedelini ödemesi, «rizikodan» sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunması gerekmekte olup, bu koşullar altında «sigortacının halefiyet» hakkı doğacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta halefiyeti · cari hesap ekstresi · nakliyat sigortası · halefiyet · cari hesap · sigorta sözleşmesi
Benzer bu karardaTTK'nun 1143, 1147 ve 1139. maddeleri hükümleri karşısında, CİF satışta «hasarın» alıcıya geçmesi ve satıcının sigorta bedelini de tahsil etmiş olması nedeniyle, satıcının alıcı adına malları sigorta ettirmesi, sigorta bedelini ödemesi, «rizikodan» sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunması gerekmekte olup, bu koşullar altında «sigortacının halefiyet» hakkı doğacaktır.
Somut olayda, davacı tarafça «hasara» uğrayan 18 soğutucudan 12 adedinin bedelinin tahsil edilmediği iddia edilmiş olup, bu doğrultuda dosyaya «cari hesap ekstresi» delil olarak sunulmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «satış sözleşmesinin» "CIF" esasıyla yapıldığı, buna göre yüke ilişkin «hasarın» en geç vagonların gemiye yüklendiği anda Kazakistan'daki gönderilene geçtiği, poliçe emre yahut kimin olacaksa onun hesabına düzenlenmedikçe ya da menfaati sigorta edilen sigortalı olarak gösterilmedikçe hasarın alıcıya geçtiği andan itibaren «sigorta sözleşmesinin» batıl olacağı, davacının geçerli bir sigorta sözleşmesi uyarınca ödeme yapmasının gerektiği, satıcının malları alıcı adına sigorta ettirmediği gerekçesiyle, davanı …
Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» talebine ilişkindir.
3 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1671 E. 2016/652 K.
Ortak:satış sözleşmesi · taraf ehliyeti · hukuki yarar · taşıyan · cy/cy kaydı · hasar · teslim · dava şartı
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki çekişme, taşınan emtianın alıcısına eksik «teslim» edilip edilmediği, «taşıyanın sorumluluğunun» bulunup bulunmadığı ve davacının bu uyuşmazlıkta aktif dava «ehliyetinin» olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Şti'nin Türkiye'den İtalya'ya ihraç ettiği tekstil emtiasının taşınmasının davalı tarafından gerçekleştirildiği, gönderici satıcının bu emtiaları taşıma «rizikolarına» karşı davacı sigorta şirketine sigorta ettirdiği, satış faturasında CİF «kaydının» bulunduğu, davalı tarafından malların Italya'daki alıcısına «teslim» edildiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
CİF satış, TTK'nun 1139 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup bu tür «satış sözleşmesinde» malların nakliye aracına usulüne uygun şekilde yükletildikten ve taşıma sırasında meydana gelebilecek «hasarlar» için emtia alıcı adına sigorta ettirilip, ücreti ödendikten sonra aynı Yasa'nın 1143. maddesi hükmü uyarınca satılan mallar üzerinde artık bir menfaati bulunmayacağından, anılan malların satıcı lehine sigorta yapılması ve taşıma «rizikolarından» dolayı sigortacının satıcıya ödemede bulunmasının geçerli olmadığı ve bu nedenle sigortacının halefîyet hakkının doğmadığının kabulü, ilke olarak doğrudur.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, birleşen 2010/313 Esas sayılı davaya ilişkin olarak dosyaya sunulan 19/05/2009 tarihli «konşimentoda» «taşıyanın» ...., yükletenin ...., gönderilenin ...., geminin ise ....olduğunun belli olduğu, düzenlenen raporla yükün büyük kısmının kaybolduğu, kalanın da yağlı suyla kirlendiği, ipliğin tamamının «zayi» olduğunun kabulü gerektiği, sigortalanan malın faturasında malın CIF satıldığının kayıtlı olduğu, TTK'nın 1139. maddesinde bu satış mal değeri, sigorta ücreti ve navlundan oluşan bedel karşılığında yapılan satışın olarak tanımlandığı, aynı kanunun 1143. maddesinde CIF satışta yarar ve «hasarın» malın geminin küpeştesini aştığı andan itibaren alıcıya aidiyetinin hükme bağlandığı, «sigortalanabilir menfaatin» de alıcının olduğu, dava konusu polyester iplik bedelinin malın «teslim» alınması koşuluyla ödeneceği, sigortalının mal bedelini tahsil edemediğine dair bilgi içeren bir belgenin bulunmadığı, dava dışı sigortalının sigorta konusu mala ilişkin sigortalanabilir bir menfaate sahip olmaması nedeniyle «sigorta sözleşmesinin» «geçersiz» kabul edilmesi gerektiği, satıcının zarar sorumlusuna karşı tazminat talep hakkına sahip olmadığı, birleşen 2010/313 Esas sayılı davada davacının bu nedenle aktif dava «ehliyeti» bulunmadığı, yüke zarar veren çatmanın meydana geliş şekli ile .... gemisi «gemi adamlarının» tek taraflı ya da müşterek kusuruyla meydana gelip gelmediğinin tam ve tartışmadan uzak olarak tespit olunamadığı gerekçesiyle asıl dava ispatlanamadığından, birleşen 2010/313 Esas sayılı dava ise «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TTK'nın 1139 vd. maddelerde düzenlenen CIF «satış sözleşmesinde», malları nakliye aracına uygun şekilde yükletildikten ve taşımada oluşabilecek «hasarlar» için emtiayı alıcı adına sigorta ettirip, ücreti ödedikten sonra, aynı yasanın 1143 ncü maddesi uyarınca satış konusu mallar üzerinde satıcının artık bir menfaati kalmayacağından, bu malların satıcı lehine sigorta yapılması ve taşımada oluşacak hasarlardan dolayı sigortacının satıcıya ödeme yapmasının geçerli olmadığı ve bu nedenle «sigortacının halefiyet» hakkının gerçekleşmeyeceğinin kabulü ilke olarak doğrudur.
Ancak, davacı ... şirketi, dava konusu taşımada CİF «kaydı» ile satış söz konusu olsa da müvekkili şirket sigortalısının satmış olduğu malın bedelini alamadığını, taşınan malların çatmaya bağlı olarak «konişmento» tarihinden 5 gün sonra «zayi» olduğunu, dolayısıyla «sigortalısının menfaatinin» zarar gördüğünü iddia etmiş ve bu konuda ilgili Banka Şubesine yazı yazılmasını da istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta halefiyeti · sigortalanabilir menfaat · gemi adamı · nakliyat sigortası · konişmento · aktif husumet yokluğu · konşimento · halefiyet
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, birleşen 2010/313 Esas sayılı davaya ilişkin olarak dosyaya sunulan 19/05/2009 tarihli «konşimentoda» «taşıyanın» ...., yükletenin ...., gönderilenin ...., geminin ise ....olduğunun belli olduğu, düzenlenen raporla yükün büyük kısmının kaybolduğu, kalanın da yağlı suyla kirlendiği, ipliğin tamamının «zayi» olduğunun kabulü gerektiği, sigortalanan malın faturasında malın CIF satıldığının kayıtlı olduğu, TTK'nın 1139. maddesinde bu satış mal değeri, sigorta ücreti ve navlundan oluşan bedel karşılığında yapılan satışın olarak tanımlandığı, aynı kanunun 1143. maddesinde CIF satışta yarar ve «hasarın» malın geminin küpeştesini aştığı andan itibaren alıcıya aidiyetinin hükme bağlandığı, «sigortalanabilir menfaatin» de alıcının olduğu, dava konusu polyester iplik bedelinin malın «teslim» alınması koşuluyla ödeneceği, sigortalının mal bedelini tahsil edemediğine dair bilgi içeren bir belgenin bulunmadığı, dava dışı sigortalının sigorta konusu mala ilişkin sigortalanabilir bir menfaate sahip olmaması nedeniyle «sigorta sözleşmesinin» «geçersiz» kabul edilmesi gerektiği, satıcının zarar sorumlusuna karşı tazminat talep hakkına sahip olmadığı, birleşen 2010/313 Esas sayılı davada davacının bu nedenle aktif dava «ehliyeti» bulunmadığı, yüke zarar veren çatmanın meydana geliş şekli ile .... gemisi «gemi adamlarının» tek taraflı ya da müşterek kusuruyla meydana gelip gelmediğinin tam ve tartışmadan uzak olarak tespit olunamadığı gerekçesiyle asıl dava ispatlanamadığından, birleşen 2010/313 Esas sayılı dava ise «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava konusu taşımanın başında CİF satış koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, satıcının malları «sigortalatmakta menfaati» bulunup bulunmadığı, satıcı-sigortalı ile alıcı arasındaki hukuki ilişkinin CİF satışın tüm özelliklerini «taşıyıp» taşımadığı, dolayısıyla davacı «sigortacının halefiyet» hakkının doğup doğmadığı konusunda davacı tarafa ispat olanağı tanınmak, davacının iddiaları değerlendirilerek mal bedelinin satıcı tarafından tam olarak alınıp alınmadığı belirlenmek, satıcının mal bedelini almış olduğunun tereddütsüz anlaşılması durumunda satıcının böyle bir davada «hukuki yararının» bulunmaması nedeniyle sigorta şirketinin de bu davayı açamayacağının kabulü, aksi durumda satıcının mal bedelini almamış olması halinde, mal üzerinde menfaatinin devam etmesi nedeniyle «sigorta tazminatını» almasının ve davacı ... şirketinin de halefiyete dayalı olarak bu davayı açmasının mümkün bulunduğunun kabulü gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Birleşen (2010/313 E.) davaya yönelik davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; birleşen dava deniz taşımasına bağlı olarak «nakliyat sigortasına» dayalı sigortalıya ödenen tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda yazılı gerekçelerle birleşen davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçelerle, davacı ... şirketinin «halefiyet» hakkının doğmadığı sonucuna varılarak davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddi cihetine gidilmiştir.
-
Rücuen tazminat | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1030 E. 2013/1153 K.
Ortak:riziko · rücuen tazminat · satım sözleşmesi · taşıyan · sigorta poliçesi · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaDava, taşıma «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Şti'nin Türkiye'den İtalya'ya ihraç ettiği tekstil emtiasının taşınmasının davalı tarafından gerçekleştirildiği, gönderici satıcının bu emtiaları taşıma «rizikolarına» karşı davacı sigorta şirketine sigorta ettirdiği, satış faturasında CİF «kaydının» bulunduğu, davalı tarafından malların Italya'daki alıcısına «teslim» edildiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Taraflar arasındaki çekişme, taşınan emtianın alıcısına eksik «teslim» edilip edilmediği, «taşıyanın sorumluluğunun» bulunup bulunmadığı ve davacının bu uyuşmazlıkta aktif dava «ehliyetinin» olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Benzer bu kararda… ru ve tüm dosya kapsamına göre, hasarlanan emtianın satışının CIF olarak yapıldığı, CIF uyarınca satıcının, yükü, yükleme limanında geminin küpeştesini geçtiği anda «teslim» etmiş sayıldığı, söz konusu emtiada meydana gelen «hasar» nedeniyle poliçede sigortalı olarak gösterilen ...na ödeme yapıldığı, davacı her ne kadar «sigorta sözleşmesi» uyarınca ödeme alması gereken kişiye ödeme yapmamış olması nedeniyle halef sıfatını kazanamamış olsa bile, Yargıtay içtihatları gereğince, satıcının yük hasarı sonucunda satış parasını alıcıdan tahsil edememesi halinde menfaat sahibi sayıldığından, satıcının dava hakkının bulunduğu, dava dışı sigortalı tarafından Unipam S.R.L firması ile «satım sözleşmesi» yapıldığı, ...'in emtianın taşınması işinde davalı ile «navlun sözleşmesi» yaptığı, dava konusu olayda asıl «taşıyan» - «alt taşıyan» hususunun olduğu, taşıma «taahhüdünün» yerine getirilebilmesi için ... ile sözleşme kurulduğu, asıl taşıyanın, alt taşıyan ve «gemi adamlarının» fiillerinden sorumlu olacağı, dava konusu hasarın elverişsiz konteyner sebebiyle meydana geldiği ve bir kısım emtianın hasarlandığı ve davacının sigortalısına hasar bedeli karşılığı 3.506,11 TL ödeme yaptığı anlaşılmakla, davanın kabulü ile davalının «asıl alacak» tutarı olan 3.506,11 TL'na olan itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» talebine ilişkindir.
6762 Sayılı TTK'nun 1143, 1147 ve 1139. maddeleri hükümleri karşısında, CİF satışta «hasarın» alıcıya geçmesi ve satıcının sigorta bedelini de tahsil etmiş olması nedeniyle, satıcının alıcı adına malları sigorta ettirmesi, sigorta bedelini ödemesi, «rizikodan» sonra sigortacının, sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunması gerekmekte olup, bu koşullar altında «sigortacının halefiyet» hakkı doğar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta halefiyeti · alt taşıyan · gemi adamı · navlun sözleşmesi · nakliyat sigortası · halefiyet · navlun · sigorta sözleşmesi
Benzer bu kararda… ru ve tüm dosya kapsamına göre, hasarlanan emtianın satışının CIF olarak yapıldığı, CIF uyarınca satıcının, yükü, yükleme limanında geminin küpeştesini geçtiği anda «teslim» etmiş sayıldığı, söz konusu emtiada meydana gelen «hasar» nedeniyle poliçede sigortalı olarak gösterilen ...na ödeme yapıldığı, davacı her ne kadar «sigorta sözleşmesi» uyarınca ödeme alması gereken kişiye ödeme yapmamış olması nedeniyle halef sıfatını kazanamamış olsa bile, Yargıtay içtihatları gereğince, satıcının yük hasarı sonucunda satış parasını alıcıdan tahsil edememesi halinde menfaat sahibi sayıldığından, satıcının dava hakkının bulunduğu, dava dışı sigortalı tarafından Unipam S.R.L firması ile «satım sözleşmesi» yapıldığı, ...'in emtianın taşınması işinde davalı ile «navlun sözleşmesi» yaptığı, dava konusu olayda asıl «taşıyan» - «alt taşıyan» hususunun olduğu, taşıma «taahhüdünün» yerine getirilebilmesi için ... ile sözleşme kurulduğu, asıl taşıyanın, alt taşıyan ve «gemi adamlarının» fiillerinden sorumlu olacağı, dava konusu hasarın elverişsiz konteyner sebebiyle meydana geldiği ve bir kısım emtianın hasarlandığı ve davacının sigortalısına hasar bedeli karşılığı 3.506,11 TL ödeme yaptığı anlaşılmakla, davanın kabulü ile davalının «asıl alacak» tutarı olan 3.506,11 TL'na olan itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmiştir.
6762 Sayılı TTK'nun 1143, 1147 ve 1139. maddeleri hükümleri karşısında, CİF satışta «hasarın» alıcıya geçmesi ve satıcının sigorta bedelini de tahsil etmiş olması nedeniyle, satıcının alıcı adına malları sigorta ettirmesi, sigorta bedelini ödemesi, «rizikodan» sonra sigortacının, sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunması gerekmekte olup, bu koşullar altında «sigortacının halefiyet» hakkı doğar.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki çekişme öncelikle «halefiyet» hakkının doğup doğmadığı noktasında toplanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13324 E. 2013/13199 K.
Ortak:taşıyan · cy/cy kaydı · teslim
İncelediğiniz karardaŞti'nin Türkiye'den İtalya'ya ihraç ettiği tekstil emtiasının taşınmasının davalı tarafından gerçekleştirildiği, gönderici satıcının bu emtiaları taşıma «rizikolarına» karşı davacı sigorta şirketine sigorta ettirdiği, satış faturasında CİF «kaydının» bulunduğu, davalı tarafından malların Italya'daki alıcısına «teslim» edildiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Taraflar arasındaki çekişme, taşınan emtianın alıcısına eksik «teslim» edilip edilmediği, «taşıyanın sorumluluğunun» bulunup bulunmadığı ve davacının bu uyuşmazlıkta aktif dava «ehliyetinin» olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taşınan emtianın gönderici tarafından CİF satış kurallarına göre satıldığı, eksik «teslim» edilen emtialar nedeniyle alıcı tarafından eksik ödeme yapıldığının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, gümrük belgesinden 28.03.2010 tarihli «taşıma senedine» dayalı olarak dava dışı ... tarafından davalıya gönderilen iş makinasının Ankara Tır Gümrüğü’ne vardığı, taşıma senedinin incelenmesinde de taşımayı talep edenin ... «taşıyanın» Hacıoğlu Ltd.
Şti. olduğu ve bedelinin CİF «kaydı» olarak düzenlediği, CİF (Cost, Insurance, Freight) satışın mal bedeli, sigorta ve «navlun bedeli» ödenmiş olarak taşıma kuralı olduğu, CİF teriminin CFR’yi de kapsayacağı, yani satıcının belirlenen varış limanına malı gönderebilmek için gerekli tüm giderleri ve navlunu ödemek zorunda olduğu, bu anlamda taşımanın, Lübnan’dan Türkiye’ye yapıldığı gözetildiğinde anılan kayda göre taşıma ücretinin sorumlusunun «taşıtan» ... olduğu, davacının taşıma ücreti talebini ...’a yöneltmesi gerektiği, davacının, davalının sözlü veya yazılı talimatı ile taşımayı gerçekleştirdiğini ve taşıma …
Mahkemece, taşımaya konu makinanın CİF «kaydı» ile davalıya gönderildiği, CİF satış kurallarına göre «navlun bedelinin» gönderene ait olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma senedi · navlun alacağı · navlun bedeli · taşıtan · navlun
Benzer bu karardaŞti. olduğu ve bedelinin CİF «kaydı» olarak düzenlediği, CİF (Cost, Insurance, Freight) satışın mal bedeli, sigorta ve «navlun bedeli» ödenmiş olarak taşıma kuralı olduğu, CİF teriminin CFR’yi de kapsayacağı, yani satıcının belirlenen varış limanına malı gönderebilmek için gerekli tüm giderleri ve navlunu ödemek zorunda olduğu, bu anlamda taşımanın, Lübnan’dan Türkiye’ye yapıldığı gözetildiğinde anılan kayda göre taşıma ücretinin sorumlusunun «taşıtan» ... olduğu, davacının taşıma ücreti talebini ...’a yöneltmesi gerektiği, davacının, davalının sözlü veya yazılı talimatı ile taşımayı gerçekleştirdiğini ve taşıma …
Dava, «navlun bedelinin» tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, taşımaya konu makinanın CİF «kaydı» ile davalıya gönderildiği, CİF satış kurallarına göre «navlun bedelinin» gönderene ait olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar taşıma, CMR hükümlerine tabi bir taşıma ise de, CMR Konvansiyonu'nda «navlun alacağına» ilişkin bir düzenleme bulunmadığından iç hukuk kuralları gözetilmelidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2005/3071 E., 2006/2913 K.
11. Hukuk Dairesi 2005/3071 E., 2006/2913 K.
CİF SATIŞ
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 1139 ]
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 1143 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada (İzmir Asliye Beşinci Ticaret Mahke-mesi)nce verilen 09.09.2004 tarih ve 2002/935-2004/557 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde taşıma sigorta poliçesiyle sigortalı emtianın Türkiye'den İtalya'ya taşınması işinin davalı tarafından üstlenildiğini, malın alıcıya teslimi sırasında 17 adet kolinin eksik olduğunun anlaşıldığını, sigorta tazminatının ödendiğini, rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 1.367.000.000.-TL tazminat ile survey incelemesi masrafı 505,82 Euro'nun tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, malın ihtirazi kayıtsız olarak alıcısına teslim edildiğini, CMR 30. maddesi uyarınca hasar tespiti ve ihbarının yapılmadığını, rücu koşullarının bulunmadığını, satışın CİF satış olduğunu, meydana gelen hasardan satıcının sorumluluğunun bulunmadığını, poliçede de başkası yararına sigorta yapıldığına dair kaydın bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taşınan emtianın gönderici tarafından CİF satış kurallarına göre satıldığı, eksik teslim edilen emtialar nedeniyle alıcı tarafından eksik ödeme yapıldığının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda dava dışı E...Teks. Ltd. Şti'nin Türkiye'den İtalya'ya ihraç ettiği tekstil emtiasının taşınmasının davalı tarafından gerçekleştirildiği, gönderici satıcının bu emtiaları taşıma rizikolarına karşı davacı sigorta şirketine sigorta ettirdiği, satış faturasında CİF kaydının bulunduğu, davalı tarafından malların Italya'daki alıcısına teslim edildiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki çekişme, taşınan emtianın alıcısına eksik teslim edilip edilmediği, taşıyanın sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve davacının bu uyuşmazlıkta aktif dava ehliyetinin olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
CİF satış, TTK'nun 1139 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup bu tür satış sözleşmesinde malların nakliye aracına usulüne uygun şekilde yükletildikten ve taşıma sırasında meydana gelebilecek hasarlar için emtia alıcı adına sigorta ettirilip, ücreti ödendikten sonra aynı Yasa'nın 1143. maddesi hükmü uyarınca satılan mallar üzerinde artık bir menfaati bulunmayacağından, anılan malların satıcı lehine sigorta yapılması ve taşıma rizikolarından dolayı sigortacının satıcıya ödemede bulunmasının geçerli olmadığı ve bu nedenle sigortacının halefîyet hakkının doğmadığının kabulü, ilke olarak doğrudur. Ancak, uyuşmazlık konusu olayda dava dışı sigorta ettiren satıcı ile alıcı arasında düzenlenmiş yazılı satım sözleşmesine rastlanmamıştır.
Aksine, satıcının başlangıçta satım bedelini tahsil etmediği ve satış faturasının açık olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, hukuki ilişkinin bütün olarak CİF satışın tüm özelliklerini içerdiğinin kabulü doğru değildir. Dolayısıyla, sigorta poliçesinin satıcının menfaatine düzenlenmiş olmasında hukuki yararı mevcuttur. Kaldı ki, davacı sigortacı vekili, eksik teslim edilen mallar dolayısıyla dava dışı alıcının, selefi satıcıya eksik ödemede bulunduğunu açıklamıştır. Bu yönüyle de dava dışı sigorta ettiren satıcı ve dolayısıyla halefîyet gereği davacı ile emtia arasında menfaat ilişkisinin varlığı benimsenmelidir. O halde, davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğunun kabulü ile taraf kanıtlarının değerlendirilmesi ve uyuşmazlığın CMR hükümlerine tabi olduğu da dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.03.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/16499300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz