Rücuen tazminat | Meblağların ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/11545 E. 2012/17337 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cif satış↗ sigorta halefiyeti↗ cari hesap ekstresi↗ nakliyat sigortası↗ halefiyet↗ cari hesap↗ satış sözleşmesi↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ rücuen tazminat↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, satış sözleşmesinin "CIF" esasıyla yapıldığı, buna göre yüke ilişkin hasarın en geç vagonların gemiye yüklendiği anda Kazakistan'daki gönderilene geçtiği, poliçe emre yahut kimin olacaksa onun hesabına düzenlenmedikçe ya da menfaati sigorta edilen sigortalı olarak gösterilmedikçe hasarın alıcıya geçtiği andan itibaren sigorta sözleşmesinin batıl olacağı, davacının geçerli bir sigorta sözleşmesi uyarınca ödeme yapmasının gerektiği, satıcının malları alıcı adına sigorta ettirmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki çekişme, öncelikle halefiyet hakkının doğup doğmadığı noktasında toplanmıştır.
Davacının dayandığı poliçeye göre, davaya konu soğutucuların taşıma rizikolarına karşı satıcı adına sigorta ettirildiği ve satışın CİF satış şeklinde olduğu çekişmesizdir.
TTK'nun 1143, 1147 ve 1139. maddeleri hükümleri karşısında, CİF satışta hasarın alıcıya geçmesi ve satıcının sigorta bedelini de tahsil etmiş olması nedeniyle, satıcının alıcı adına malları sigorta ettirmesi, sigorta bedelini ödemesi, rizikodan sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunması gerekmekte olup, bu koşullar altında sigortacının halefiyet hakkı doğacaktır.
Somut olayda, davacı tarafça hasara uğrayan 18 soğutucudan 12 adedinin bedelinin tahsil edilmediği iddia edilmiş olup, bu doğrultuda dosyaya cari hesap ekstresi delil olarak sunulmuştur. Bu durumda, mahkemece, hasarlı soğutucuların bedelinin alıcı tarafından satıcıya ödenip ödenmediğinin belirlenmesi ve davacının halefiyet hakkının doğup doğmadığının hasıl olacak sonuca göre değerlendirilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan yazılı gerekçeyle hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tazminat | Meblağların ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15161 E. 2017/2587 K.
Ortak:cif satış · cari hesap ekstresi · nakliyat sigortası · halefiyet · cari hesap · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaSomut olayda, davacı tarafça «hasara» uğrayan 18 soğutucudan 12 adedinin bedelinin tahsil edilmediği iddia edilmiş olup, bu doğrultuda dosyaya «cari hesap ekstresi» delil olarak sunulmuştur.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» talebine ilişkindir.
TTK'nun 1143, 1147 ve 1139. maddeleri hükümleri karşısında, CİF satışta «hasarın» alıcıya geçmesi ve satıcının sigorta bedelini de tahsil etmiş olması nedeniyle, satıcının alıcı adına malları sigorta ettirmesi, sigorta bedelini ödemesi, «rizikodan» sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunması gerekmekte olup, bu koşullar altında «sigortacının halefiyet» hakkı doğacaktır.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, " davacı tarafça «hasara» uğrayan 18 soğutucudan 12 adedinin bedelinin tahsil edilmediği iddia edilmiş olup, bu doğrultuda dosyaya «cari hesap ekstresi» delil olarak sunulmuştur.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Böylece somut olayda satıcının «cif satış» nedeniyle malın bedelini tamamen alıcısından tahsil ettiği belli olmadığından mahkemece bu husus üzerinde durulup, davacının sigortalısının yazısı değerlendirilerek, şayet hasarlı 12 adet soğutucunun bedelini satıcıya ödememiş olduğu belirlenir ise, bu durumda davacı ... şirketinin satıcıya yaptığı ödemeye geçerlilik tanıyarak, sigortacı davacının «halefiyet» hakkının doğduğunun kabulü gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:açık hesap · rücuan tazminat · aktif husumet yokluğu · aktif husumet ehliyeti · ticari defter kayıtları · aktif husumet · husumet ehliyeti · husumet yokluğu
Benzer bu karardaŞti'nin alıcı tarafa düzenlediği «fatura» bedelini alıcıdan tahsil ettiği ve dava konusu edilebilecek bir zarara uğramadığı, davacının kanuni halef sıfatını haiz olmadığı, dolayısıyla davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle «aktif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bozmaya uyulduktan sonra mahkemece davada davacının kanuni halef sıfatını haiz olmadığı ve dolayısıyla davacının «aktif husumet ehliyeti» yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Şti isimli satıcı şirketin 2006 ve 2007 hesap dönemleri kayıtlarının incelenmesinde tarafların «açık hesap» şeklinde çalıştığı, dava dışı satıcı ...
Şti. tarafından alıcıya düzenlenen ve inceleme konusu 21/07/2006 tarih, 734010 sıra numaralı faturanın «ticari defterlerde kayıtlı» olduğu, alıcı tarafın ödemelerinin «fatura» bazında olmadığı, muhtelif tarihlerde ve muhtelif tutarlarda ödemelerden oluştuğu, söz konusu fatura tarihinden sonra alıcı tarafa mal satışı yapılarak fatura düze …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5934 E. 2014/12735 K.
Ortak:sigorta halefiyeti · halefiyet · riziko · rücuen tazminat · hasar
İncelediğiniz karardaTTK'nun 1143, 1147 ve 1139. maddeleri hükümleri karşısında, CİF satışta «hasarın» alıcıya geçmesi ve satıcının sigorta bedelini de tahsil etmiş olması nedeniyle, satıcının alıcı adına malları sigorta ettirmesi, sigorta bedelini ödemesi, «rizikodan» sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunması gerekmekte olup, bu koşullar altında «sigortacının halefiyet» hakkı doğacaktır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «satış sözleşmesinin» "CIF" esasıyla yapıldığı, buna göre yüke ilişkin «hasarın» en geç vagonların gemiye yüklendiği anda Kazakistan'daki gönderilene geçtiği, poliçe emre yahut kimin olacaksa onun hesabına düzenlenmedikçe ya da menfaati sigorta edilen sigortalı olarak gösterilmedikçe hasarın alıcıya geçtiği andan itibaren «sigorta sözleşmesinin» batıl olacağı, davacının geçerli bir sigorta sözleşmesi uyarınca ödeme yapmasının gerektiği, satıcının malları alıcı adına sigorta ettirmediği gerekçesiyle, davanı …
Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» talebine ilişkindir.
Benzer bu karardaTTK'nın 1139, 1143 ve 1147. maddeleri uyarınca, CİF satışta «hasarın» alıcıya geçmesi ve satıcının sigorta bedelini de tahsil etmiş olması nedeniyle, satıcının alıcı adına malları sigorta ettirmesi, sigorta bedelini ödemesi, «rizikodan» sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunulması gerekmekte olup, bu koşullar altında «sigortacının halefiyet» hakkı doğacaktır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu yükün mülkiyetinin ve yüke ilişkin yarar ve «hasarın» dava dışı alıcıya geçtiği, bu husus göz önüne alındığında davacının sigortalısı olan satıcının zarara uğramış sayılamayacağı, dava dışı satıcının dava konusu yük üzerinde «sigortalanabilir menfaati» bulunduğu hususunun da ispatlanamadığı, bu nedenle kanun uyarınca veya hukuki işlem yolu ile davacı sigortacı lehine «halefiyetin» gerçekleşmediği, yine dava dışı satıcının davalıya karşı BK'nın 162. maddesi hükmü uyarınca davacı sigortacıya «temlik» edebileceği bir alacağı da bulunmadığı,dolayısıyla davacının «kanuni halefiyete» ya da «alacağın temliki» hükümlerine dayanarak davalıdan talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, uluslararası deniz taşımacılığından kaynaklanan «rücuen tazminat davası» olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kanuni halefiyet · sigortalanabilir menfaat · akreditif · alacağın temliki · tazminat davası · temlik · taraf ehliyeti · ticari defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu yükün mülkiyetinin ve yüke ilişkin yarar ve «hasarın» dava dışı alıcıya geçtiği, bu husus göz önüne alındığında davacının sigortalısı olan satıcının zarara uğramış sayılamayacağı, dava dışı satıcının dava konusu yük üzerinde «sigortalanabilir menfaati» bulunduğu hususunun da ispatlanamadığı, bu nedenle kanun uyarınca veya hukuki işlem yolu ile davacı sigortacı lehine «halefiyetin» gerçekleşmediği, yine dava dışı satıcının davalıya karşı BK'nın 162. maddesi hükmü uyarınca davacı sigortacıya «temlik» edebileceği bir alacağı da bulunmadığı,dolayısıyla davacının «kanuni halefiyete» ya da «alacağın temliki» hükümlerine dayanarak davalıdan talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla; ihracat nedeniyle hangi bankada «akreditif» açıldığı davacıdan sorulmak suretiyle tespit edilerek, mal bedelinin satıcıya ödenip ödenmediği, ödendi ise ne miktarda ödendiği araştırılıp ve gerektiği takdirde davacının selefinin «ticari defter» ve kayıtları üzerinde de inceleme yaptırılarak davacının aktif dava «ehliyetinin» olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek …
Dava, uluslararası deniz taşımacılığından kaynaklanan «rücuen tazminat davası» olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1671 E. 2016/652 K.
Ortak:sigorta halefiyeti · nakliyat sigortası · halefiyet · satış sözleşmesi · sigorta sözleşmesi · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «satış sözleşmesinin» "CIF" esasıyla yapıldığı, buna göre yüke ilişkin «hasarın» en geç vagonların gemiye yüklendiği anda Kazakistan'daki gönderilene geçtiği, poliçe emre yahut kimin olacaksa onun hesabına düzenlenmedikçe ya da menfaati sigorta edilen sigortalı olarak gösterilmedikçe hasarın alıcıya geçtiği andan itibaren «sigorta sözleşmesinin» batıl olacağı, davacının geçerli bir sigorta sözleşmesi uyarınca ödeme yapmasının gerektiği, satıcının malları alıcı adına sigorta ettirmediği gerekçesiyle, davanı …
TTK'nun 1143, 1147 ve 1139. maddeleri hükümleri karşısında, CİF satışta «hasarın» alıcıya geçmesi ve satıcının sigorta bedelini de tahsil etmiş olması nedeniyle, satıcının alıcı adına malları sigorta ettirmesi, sigorta bedelini ödemesi, «rizikodan» sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunması gerekmekte olup, bu koşullar altında «sigortacının halefiyet» hakkı doğacaktır.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» talebine ilişkindir.
Benzer bu karardaTTK'nın 1139 vd. maddelerde düzenlenen CIF «satış sözleşmesinde», malları nakliye aracına uygun şekilde yükletildikten ve taşımada oluşabilecek «hasarlar» için emtiayı alıcı adına sigorta ettirip, ücreti ödedikten sonra, aynı yasanın 1143 ncü maddesi uyarınca satış konusu mallar üzerinde satıcının artık bir menfaati kalmayacağından, bu malların satıcı lehine sigorta yapılması ve taşımada oluşacak hasarlardan dolayı sigortacının satıcıya ödeme yapmasının geçerli olmadığı ve bu nedenle «sigortacının halefiyet» hakkının gerçekleşmeyeceğinin kabulü ilke olarak doğrudur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, birleşen 2010/313 Esas sayılı davaya ilişkin olarak dosyaya sunulan 19/05/2009 tarihli «konşimentoda» «taşıyanın» ...., yükletenin ...., gönderilenin ...., geminin ise ....olduğunun belli olduğu, düzenlenen raporla yükün büyük kısmının kaybolduğu, kalanın da yağlı suyla kirlendiği, ipliğin tamamının «zayi» olduğunun kabulü gerektiği, sigortalanan malın faturasında malın CIF satıldığının kayıtlı olduğu, TTK'nın 1139. maddesinde bu satış mal değeri, sigorta ücreti ve navlundan oluşan bedel karşılığında yapılan satışın olarak tanımlandığı, aynı kanunun 1143. maddesinde CIF satışta yarar ve «hasarın» malın geminin küpeştesini aştığı andan itibaren alıcıya aidiyetinin hükme bağlandığı, «sigortalanabilir menfaatin» de alıcının olduğu, dava konusu polyester iplik bedelinin malın «teslim» alınması koşuluyla ödeneceği, sigortalının mal bedelini tahsil edemediğine dair bilgi içeren bir belgenin bulunmadığı, dava dışı sigortalının sigorta konusu mala ilişkin sigortalanabilir bir menfaate sahip olmaması nedeniyle «sigorta sözleşmesinin» «geçersiz» kabul edilmesi gerektiği, satıcının zarar sorumlusuna karşı tazminat talep hakkına sahip olmadığı, birleşen 2010/313 Esas sayılı davada davacının bu nedenle aktif dava «ehliyeti» bulunmadığı, yüke zarar veren çatmanın meydana geliş şekli ile .... gemisi «gemi adamlarının» tek taraflı ya da müşterek kusuruyla meydana gelip gelmediğinin tam ve tartışmadan uzak olarak tespit olunamadığı gerekçesiyle asıl dava ispatlanamadığından, birleşen 2010/313 Esas sayılı dava ise «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava konusu taşımanın başında CİF satış koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, satıcının malları «sigortalatmakta menfaati» bulunup bulunmadığı, satıcı-sigortalı ile alıcı arasındaki hukuki ilişkinin CİF satışın tüm özelliklerini «taşıyıp» taşımadığı, dolayısıyla davacı «sigortacının halefiyet» hakkının doğup doğmadığı konusunda davacı tarafa ispat olanağı tanınmak, davacının iddiaları değerlendirilerek mal bedelinin satıcı tarafından tam olarak alınıp alınmadığı belirlenmek, satıcının mal bedelini almış olduğunun tereddütsüz anlaşılması durumunda satıcının böyle bir davada «hukuki yararının» bulunmaması nedeniyle sigorta şirketinin de bu davayı açamayacağının kabulü, aksi durumda satıcının mal bedelini almamış olması halinde, mal üzerinde menfaatinin devam etmesi nedeniyle «sigorta tazminatını» almasının ve davacı ... şirketinin de halefiyete dayalı olarak bu davayı açmasının mümkün bulunduğunun kabulü gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigortalanabilir menfaat · gemi adamı · konişmento · aktif husumet yokluğu · konşimento · sigorta tazminatı · rücuen tahsil · aktif husumet
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, birleşen 2010/313 Esas sayılı davaya ilişkin olarak dosyaya sunulan 19/05/2009 tarihli «konşimentoda» «taşıyanın» ...., yükletenin ...., gönderilenin ...., geminin ise ....olduğunun belli olduğu, düzenlenen raporla yükün büyük kısmının kaybolduğu, kalanın da yağlı suyla kirlendiği, ipliğin tamamının «zayi» olduğunun kabulü gerektiği, sigortalanan malın faturasında malın CIF satıldığının kayıtlı olduğu, TTK'nın 1139. maddesinde bu satış mal değeri, sigorta ücreti ve navlundan oluşan bedel karşılığında yapılan satışın olarak tanımlandığı, aynı kanunun 1143. maddesinde CIF satışta yarar ve «hasarın» malın geminin küpeştesini aştığı andan itibaren alıcıya aidiyetinin hükme bağlandığı, «sigortalanabilir menfaatin» de alıcının olduğu, dava konusu polyester iplik bedelinin malın «teslim» alınması koşuluyla ödeneceği, sigortalının mal bedelini tahsil edemediğine dair bilgi içeren bir belgenin bulunmadığı, dava dışı sigortalının sigorta konusu mala ilişkin sigortalanabilir bir menfaate sahip olmaması nedeniyle «sigorta sözleşmesinin» «geçersiz» kabul edilmesi gerektiği, satıcının zarar sorumlusuna karşı tazminat talep hakkına sahip olmadığı, birleşen 2010/313 Esas sayılı davada davacının bu nedenle aktif dava «ehliyeti» bulunmadığı, yüke zarar veren çatmanın meydana geliş şekli ile .... gemisi «gemi adamlarının» tek taraflı ya da müşterek kusuruyla meydana gelip gelmediğinin tam ve tartışmadan uzak olarak tespit olunamadığı gerekçesiyle asıl dava ispatlanamadığından, birleşen 2010/313 Esas sayılı dava ise «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
2-Birleşen (2010/313 E.) davaya yönelik davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; birleşen dava deniz taşımasına bağlı olarak «nakliyat sigortasına» dayalı sigortalıya ödenen tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda yazılı gerekçelerle birleşen davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçelerle, davacı ... şirketinin «halefiyet» hakkının doğmadığı sonucuna varılarak davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddi cihetine gidilmiştir.
Ancak, davacı ... şirketi, dava konusu taşımada CİF «kaydı» ile satış söz konusu olsa da müvekkili şirket sigortalısının satmış olduğu malın bedelini alamadığını, taşınan malların çatmaya bağlı olarak «konişmento» tarihinden 5 gün sonra «zayi» olduğunu, dolayısıyla «sigortalısının menfaatinin» zarar gördüğünü iddia etmiş ve bu konuda ilgili Banka Şubesine yazı yazılmasını da istemiştir.
3 benzer karar daha
-
Rücuen tazminat | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1030 E. 2013/1153 K.
Ortak:sigorta halefiyeti · nakliyat sigortası · halefiyet · sigorta sözleşmesi · riziko · rücuen tazminat · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaTTK'nun 1143, 1147 ve 1139. maddeleri hükümleri karşısında, CİF satışta «hasarın» alıcıya geçmesi ve satıcının sigorta bedelini de tahsil etmiş olması nedeniyle, satıcının alıcı adına malları sigorta ettirmesi, sigorta bedelini ödemesi, «rizikodan» sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunması gerekmekte olup, bu koşullar altında «sigortacının halefiyet» hakkı doğacaktır.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» talebine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «satış sözleşmesinin» "CIF" esasıyla yapıldığı, buna göre yüke ilişkin «hasarın» en geç vagonların gemiye yüklendiği anda Kazakistan'daki gönderilene geçtiği, poliçe emre yahut kimin olacaksa onun hesabına düzenlenmedikçe ya da menfaati sigorta edilen sigortalı olarak gösterilmedikçe hasarın alıcıya geçtiği andan itibaren «sigorta sözleşmesinin» batıl olacağı, davacının geçerli bir sigorta sözleşmesi uyarınca ödeme yapmasının gerektiği, satıcının malları alıcı adına sigorta ettirmediği gerekçesiyle, davanı …
Benzer bu kararda6762 Sayılı TTK'nun 1143, 1147 ve 1139. maddeleri hükümleri karşısında, CİF satışta «hasarın» alıcıya geçmesi ve satıcının sigorta bedelini de tahsil etmiş olması nedeniyle, satıcının alıcı adına malları sigorta ettirmesi, sigorta bedelini ödemesi, «rizikodan» sonra sigortacının, sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunması gerekmekte olup, bu koşullar altında «sigortacının halefiyet» hakkı doğar.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» talebine ilişkindir.
… ru ve tüm dosya kapsamına göre, hasarlanan emtianın satışının CIF olarak yapıldığı, CIF uyarınca satıcının, yükü, yükleme limanında geminin küpeştesini geçtiği anda «teslim» etmiş sayıldığı, söz konusu emtiada meydana gelen «hasar» nedeniyle poliçede sigortalı olarak gösterilen ...na ödeme yapıldığı, davacı her ne kadar «sigorta sözleşmesi» uyarınca ödeme alması gereken kişiye ödeme yapmamış olması nedeniyle halef sıfatını kazanamamış olsa bile, Yargıtay içtihatları gereğince, satıcının yük hasarı sonucunda satış parasını alıcıdan tahsil edememesi halinde menfaat sahibi sayıldığından, satıcının dava hakkının bulunduğu, dava dışı sigortalı tarafından Unipam S.R.L firması ile «satım sözleşmesi» yapıldığı, ...'in emtianın taşınması işinde davalı ile «navlun sözleşmesi» yaptığı, dava konusu olayda asıl «taşıyan» - «alt taşıyan» hususunun olduğu, taşıma «taahhüdünün» yerine getirilebilmesi için ... ile sözleşme kurulduğu, asıl taşıyanın, alt taşıyan ve «gemi adamlarının» fiillerinden sorumlu olacağı, dava konusu hasarın elverişsiz konteyner sebebiyle meydana geldiği ve bir kısım emtianın hasarlandığı ve davacının sigortalısına hasar bedeli karşılığı 3.506,11 TL ödeme yaptığı anlaşılmakla, davanın kabulü ile davalının «asıl alacak» tutarı olan 3.506,11 TL'na olan itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alt taşıyan · gemi adamı · navlun sözleşmesi · navlun · satım sözleşmesi · taahhütname · asıl alacak · taşıyan
Benzer bu kararda… ru ve tüm dosya kapsamına göre, hasarlanan emtianın satışının CIF olarak yapıldığı, CIF uyarınca satıcının, yükü, yükleme limanında geminin küpeştesini geçtiği anda «teslim» etmiş sayıldığı, söz konusu emtiada meydana gelen «hasar» nedeniyle poliçede sigortalı olarak gösterilen ...na ödeme yapıldığı, davacı her ne kadar «sigorta sözleşmesi» uyarınca ödeme alması gereken kişiye ödeme yapmamış olması nedeniyle halef sıfatını kazanamamış olsa bile, Yargıtay içtihatları gereğince, satıcının yük hasarı sonucunda satış parasını alıcıdan tahsil edememesi halinde menfaat sahibi sayıldığından, satıcının dava hakkının bulunduğu, dava dışı sigortalı tarafından Unipam S.R.L firması ile «satım sözleşmesi» yapıldığı, ...'in emtianın taşınması işinde davalı ile «navlun sözleşmesi» yaptığı, dava konusu olayda asıl «taşıyan» - «alt taşıyan» hususunun olduğu, taşıma «taahhüdünün» yerine getirilebilmesi için ... ile sözleşme kurulduğu, asıl taşıyanın, alt taşıyan ve «gemi adamlarının» fiillerinden sorumlu olacağı, dava konusu hasarın elverişsiz konteyner sebebiyle meydana geldiği ve bir kısım emtianın hasarlandığı ve davacının sigortalısına hasar bedeli karşılığı 3.506,11 TL ödeme yaptığı anlaşılmakla, davanın kabulü ile davalının «asıl alacak» tutarı olan 3.506,11 TL'na olan itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2005/3071 E. 2006/2913 K.
Ortak:satış sözleşmesi · riziko · rücuen tazminat · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «satış sözleşmesinin» "CIF" esasıyla yapıldığı, buna göre yüke ilişkin «hasarın» en geç vagonların gemiye yüklendiği anda Kazakistan'daki gönderilene geçtiği, poliçe emre yahut kimin olacaksa onun hesabına düzenlenmedikçe ya da menfaati sigorta edilen sigortalı olarak gösterilmedikçe hasarın alıcıya geçtiği andan itibaren «sigorta sözleşmesinin» batıl olacağı, davacının geçerli bir sigorta sözleşmesi uyarınca ödeme yapmasının gerektiği, satıcının malları alıcı adına sigorta ettirmediği gerekçesiyle, davanı …
Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» talebine ilişkindir.
TTK'nun 1143, 1147 ve 1139. maddeleri hükümleri karşısında, CİF satışta «hasarın» alıcıya geçmesi ve satıcının sigorta bedelini de tahsil etmiş olması nedeniyle, satıcının alıcı adına malları sigorta ettirmesi, sigorta bedelini ödemesi, «rizikodan» sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunması gerekmekte olup, bu koşullar altında «sigortacının halefiyet» hakkı doğacaktır.
Benzer bu karardaCİF satış, TTK'nun 1139 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup bu tür «satış sözleşmesinde» malların nakliye aracına usulüne uygun şekilde yükletildikten ve taşıma sırasında meydana gelebilecek «hasarlar» için emtia alıcı adına sigorta ettirilip, ücreti ödendikten sonra aynı Yasa'nın 1143. maddesi hükmü uyarınca satılan mallar üzerinde artık bir menfaati bulunmayacağından, anılan malların satıcı lehine sigorta yapılması ve taşıma «rizikolarından» dolayı sigortacının satıcıya ödemede bulunmasının geçerli olmadığı ve bu nedenle sigortacının halefîyet hakkının doğmadığının kabulü, ilke olarak doğrudur.
Dava, taşıma «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Şti'nin Türkiye'den İtalya'ya ihraç ettiği tekstil emtiasının taşınmasının davalı tarafından gerçekleştirildiği, gönderici satıcının bu emtiaları taşıma «rizikolarına» karşı davacı sigorta şirketine sigorta ettirdiği, satış faturasında CİF «kaydının» bulunduğu, davalı tarafından malların Italya'daki alıcısına «teslim» edildiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyanın sorumluluğu · sigorta ettiren · satım sözleşmesi · uyuşmazlık konusu · taraf ehliyeti · hukuki yarar · taşıyan · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki çekişme, taşınan emtianın alıcısına eksik «teslim» edilip edilmediği, «taşıyanın sorumluluğunun» bulunup bulunmadığı ve davacının bu uyuşmazlıkta aktif dava «ehliyetinin» olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Ancak, «uyuşmazlık konusu» olayda dava dışı «sigorta ettiren» satıcı ile alıcı arasında düzenlenmiş yazılı «satım sözleşmesine» rastlanmamıştır.
Şti'nin Türkiye'den İtalya'ya ihraç ettiği tekstil emtiasının taşınmasının davalı tarafından gerçekleştirildiği, gönderici satıcının bu emtiaları taşıma «rizikolarına» karşı davacı sigorta şirketine sigorta ettirdiği, satış faturasında CİF «kaydının» bulunduğu, davalı tarafından malların Italya'daki alıcısına «teslim» edildiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Dolayısıyla, «sigorta poliçesinin» satıcının menfaatine düzenlenmiş olmasında «hukuki yararı» mevcuttur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18638 E. 2014/7694 K.
Ortak:nakliyat sigortası · satış sözleşmesi · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «satış sözleşmesinin» "CIF" esasıyla yapıldığı, buna göre yüke ilişkin «hasarın» en geç vagonların gemiye yüklendiği anda Kazakistan'daki gönderilene geçtiği, poliçe emre yahut kimin olacaksa onun hesabına düzenlenmedikçe ya da menfaati sigorta edilen sigortalı olarak gösterilmedikçe hasarın alıcıya geçtiği andan itibaren «sigorta sözleşmesinin» batıl olacağı, davacının geçerli bir sigorta sözleşmesi uyarınca ödeme yapmasının gerektiği, satıcının malları alıcı adına sigorta ettirmediği gerekçesiyle, davanı …
Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» talebine ilişkindir.
TTK'nun 1143, 1147 ve 1139. maddeleri hükümleri karşısında, CİF satışta «hasarın» alıcıya geçmesi ve satıcının sigorta bedelini de tahsil etmiş olması nedeniyle, satıcının alıcı adına malları sigorta ettirmesi, sigorta bedelini ödemesi, «rizikodan» sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunması gerekmekte olup, bu koşullar altında «sigortacının halefiyet» hakkı doğacaktır.
Benzer bu karardaDava, davalı sigorta şirketine «nakliyat sigorta poliçesi» ile sigortalanan emtianın, diğer davalı tarafından Türkiye'den Almanya'ya taşınması sırasında meydana geldiği iddia olunan «hasar» bedelinin tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın aktif dava «ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Somut olaya uygulanması gerekli mülga 6762 sayılı TTK'nın 1139 vd. maddelerinde düzenlenen CIF «satış sözleşmesinde», mallar nakliye aracına uygun şekilde yükletildikten ve taşımada oluşabilecek «hasarlar» için emtia alıcı adına sigorta ettirilip ücreti ödendikten sonra aynı Yasa'nın 1143. maddesi uyarınca satış konusu mallar üzerinde satıcının artık bir menfaati kal …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, malın CİF «teslim» şeklinde satıldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık olmadığı, CİF satışta satılan malların geminin küpeştesine geçtiği andan itibaren nef'i ve «hasarın» alıcıya geçeceği, zararla ilgili dava açma hakkının alıcıya ait olduğu, alacaklının henüz parasını tahsil edememesinin diğer bir deyişle teslimde ödeme halinin bu kuralın istisnasını oluşturduğu, bu taktirde mal teslim edilinceye kadar satıcının, satış bedelini tahsil edemeyeceğinden ve hasar gördüğü taktirde de hasar gören kısmın bedelini alıcıdan alamayacağından sigorta ettirme ve hasar gören kısım için sigorta şirketinden tazminat isteme hakkının olacağı, CİF satışta, malın bedelinin alacaklı tarafından ödenmediğini «ispat yükünün» davacıya ait olduğu, davacı vekilinin «ticari defterlerinden» başka delil sunmalarının mümkün olmadığını bildirdiği, oysa mal bedelini tahsil etmelerine rağmen defterlerine bu durumu yazmamış olmaları yada henüz yazmamış olmalarının mümkün olduğu, bu durumun mal bedelinin tahsil edilmediğini ispata yeterli olmayacağından defterlerinin incelenmesine gerek görülmediği, bedelin henüz ödenmediğine dair hiçbir delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın aktif dava «ehliyeti» yönünden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müracaat hakkı · gümrük beyannamesi · delillerin toplanmaması · ba beyannamesi · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · ispat yükü
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının tüm «delilleri toplanarak» dava konusu taşımanın tamamen CİF satış koşullarında yapılıp yapılmadığının, mal bedelinin satıcı tarafından alınıp alınmadığının tespiti ile sonucuna göre davacının «aktif husumet ehliyetinin» değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ancak, somut olayda davacı taraf, malların CIF satış yöntemi ile «teslimi» hususunda karşı tarafla anlaşıldığını, ödeme noktasında ise tarafların genel kuraldan ayrıldıklarını ve ödemenin mal mukabilinde yapılmasının kararlaştırıldığını ileri sürmüş olup gerçekten de dosyaya sunulan «gümrük beyannamesinde» ödemenin mal mukabili olduğu belirtilmiş ve bu belgede yazılı banka şubesinin ismi davaya konu taşınan malların faturasına da yazılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, malın CİF «teslim» şeklinde satıldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık olmadığı, CİF satışta satılan malların geminin küpeştesine geçtiği andan itibaren nef'i ve «hasarın» alıcıya geçeceği, zararla ilgili dava açma hakkının alıcıya ait olduğu, alacaklının henüz parasını tahsil edememesinin diğer bir deyişle teslimde ödeme halinin bu kuralın istisnasını oluşturduğu, bu taktirde mal teslim edilinceye kadar satıcının, satış bedelini tahsil edemeyeceğinden ve hasar gördüğü taktirde de hasar gören kısmın bedelini alıcıdan alamayacağından sigorta ettirme ve hasar gören kısım için sigorta şirketinden tazminat isteme hakkının olacağı, CİF satışta, malın bedelinin alacaklı tarafından ödenmediğini «ispat yükünün» davacıya ait olduğu, davacı vekilinin «ticari defterlerinden» başka delil sunmalarının mümkün olmadığını bildirdiği, oysa mal bedelini tahsil etmelerine rağmen defterlerine bu durumu yazmamış olmaları yada henüz yazmamış olmalarının mümkün olduğu, bu durumun mal bedelinin tahsil edilmediğini ispata yeterli olmayacağından defterlerinin incelenmesine gerek görülmediği, bedelin henüz ödenmediğine dair hiçbir delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın aktif dava «ehliyeti» yönünden reddine karar verilmiştir.
Bu tür bir satışta, satıcının eşya üzerindeki menfaati «teslime» kadar devam edeceğinden taşıma sırasında «hasar» meydana gelmesi halinde de sorumlulara «müracaat hakkı» bulunmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/11545 E. , 2012/17337 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.11.2010 tarih ve 2007/194-2010/417 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı sigortalı tarafından Kazakistan'da yerleşik bir firmaya satılan soğutucu emtiasının müvekkili nezdinde nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalandığını, emtianın Derince-Almaty arasındaki nakliyesinin davalı tarafından üstlenildiğini, emtianın Ukrayna'da gemiden tahliye edilerek sefere demiryolu ile devam edildiğini, varış yerinde yapılan kontrolde 18 adet soğutucunun eksik olduğunun tespit edildiğini, davalının yeterli seviyede güvenlik önlemi almaması nedeniyle sefer sırasında bir kısım emtianın çalındığını, 10.212 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmişir.
Davalı vekili, davanın diğer taşıyanlara da yönlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin kendisinden sonraki taşıyıcıya emtiayı hasarsız ve eksiksiz olarak teslim ettiğini, davacının kusurlu şekilde ödeme yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, satış sözleşmesinin "CIF" esasıyla yapıldığı, buna göre yüke ilişkin hasarın en geç vagonların gemiye yüklendiği anda Kazakistan'daki gönderilene geçtiği, poliçe emre yahut kimin olacaksa onun hesabına düzenlenmedikçe ya da menfaati sigorta edilen sigortalı olarak gösterilmedikçe hasarın alıcıya geçtiği andan itibaren sigorta sözleşmesinin batıl olacağı, davacının geçerli bir sigorta sözleşmesi uyarınca ödeme yapmasının gerektiği, satıcının malları alıcı adına sigorta ettirmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki çekişme, öncelikle halefiyet hakkının doğup doğmadığı noktasında toplanmıştır.
Davacının dayandığı poliçeye göre, davaya konu soğutucuların taşıma rizikolarına karşı satıcı adına sigorta ettirildiği ve satışın CİF satış şeklinde olduğu çekişmesizdir.
TTK'nun 1143, 1147 ve 1139. maddeleri hükümleri karşısında, CİF satışta hasarın alıcıya geçmesi ve satıcının sigorta bedelini de tahsil etmiş olması nedeniyle, satıcının alıcı adına malları sigorta ettirmesi, sigorta bedelini ödemesi, rizikodan sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunması gerekmekte olup, bu koşullar altında sigortacının halefiyet hakkı doğacaktır.
Somut olayda, davacı tarafça hasara uğrayan 18 soğutucudan 12 adedinin bedelinin tahsil edilmediği iddia edilmiş olup, bu doğrultuda dosyaya cari hesap ekstresi delil olarak sunulmuştur. Bu durumda, mahkemece, hasarlı soğutucuların bedelinin alıcı tarafından satıcıya ödenip ödenmediğinin belirlenmesi ve davacının halefiyet hakkının doğup doğmadığının hasıl olacak sonuca göre değerlendirilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan yazılı gerekçeyle hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064988000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz