Cif satış
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/5934 E. 2014/12735 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cif satış↗ sigorta halefiyeti↗ kanuni halefiyet↗ sigortalanabilir menfaat↗ akreditif↗ halefiyet↗ alacağın temliki↗ aktif dava ehliyeti↗ ticari defter kayıtları↗ riziko↗ rücuen tazminat↗ tazminat davası↗ temlik↗ taraf ehliyeti↗ ticari defter↗ hasar↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu yükün mülkiyetinin ve yüke ilişkin yarar ve hasarın dava dışı alıcıya geçtiği, bu husus göz önüne alındığında davacının sigortalısı olan satıcının zarara uğramış sayılamayacağı, dava dışı satıcının dava konusu yük üzerinde sigortalanabilir menfaati bulunduğu hususunun da ispatlanamadığı, bu nedenle kanun uyarınca veya hukuki işlem yolu ile davacı sigortacı lehine halefiyetin gerçekleşmediği, yine dava dışı satıcının davalıya karşı BK'nın 162. maddesi hükmü uyarınca davacı sigortacıya temlik edebileceği bir alacağı da bulunmadığı,dolayısıyla davacının kanuni halefiyete ya da alacağın temliki hükümlerine dayanarak davalıdan talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, uluslararası deniz taşımacılığından kaynaklanan rücuen tazminat davası olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. TTK'nın 1139, 1143 ve 1147. maddeleri uyarınca, CİF satışta hasarın alıcıya geçmesi ve satıcının sigorta bedelini de tahsil etmiş olması nedeniyle, satıcının alıcı adına malları sigorta ettirmesi, sigorta bedelini ödemesi, rizikodan sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunulması gerekmekte olup, bu koşullar altında sigortacının halefiyet hakkı doğacaktır. Ancak somut olayda, satıcının CİF satış nedeniyle malın bedelini tamamen alıcısından tahsil ettiği belli olmadığından, mahkemece bu husus üzerinde durulup; şayet hasarlı malın bedelini alıcının, satıcıya ödememiş olduğu belirlenirse, bu durumda davacı sigorta şirketinin satıcıya yaptığı ödemeye geçerlik tanıyarak, sigortacı davacının halefiyet hakkının doğduğunun kabul edilmesi gerekir. Bu itibarla; ihracat nedeniyle hangi bankada akreditif açıldığı davacıdan sorulmak suretiyle tespit edilerek, mal bedelinin satıcıya ödenip ödenmediği, ödendi ise ne miktarda ödendiği araştırılıp ve gerektiği takdirde davacının selefinin ticari defter ve kayıtları üzerinde de inceleme yaptırılarak davacının aktif dava ehliyetinin olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Rücuen tazminat | Meblağların ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11545 E. 2012/17337 K.
Ortak:sigorta halefiyeti · halefiyet · riziko · rücuen tazminat · hasar
İncelediğiniz karardaTTK'nın 1139, 1143 ve 1147. maddeleri uyarınca, CİF satışta «hasarın» alıcıya geçmesi ve satıcının sigorta bedelini de tahsil etmiş olması nedeniyle, satıcının alıcı adına malları sigorta ettirmesi, sigorta bedelini ödemesi, «rizikodan» sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunulması gerekmekte olup, bu koşullar altında «sigortacının halefiyet» hakkı doğacaktır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu yükün mülkiyetinin ve yüke ilişkin yarar ve «hasarın» dava dışı alıcıya geçtiği, bu husus göz önüne alındığında davacının sigortalısı olan satıcının zarara uğramış sayılamayacağı, dava dışı satıcının dava konusu yük üzerinde «sigortalanabilir menfaati» bulunduğu hususunun da ispatlanamadığı, bu nedenle kanun uyarınca veya hukuki işlem yolu ile davacı sigortacı lehine «halefiyetin» gerçekleşmediği, yine dava dışı satıcının davalıya karşı BK'nın 162. maddesi hükmü uyarınca davacı sigortacıya «temlik» edebileceği bir alacağı da bulunmadığı,dolayısıyla davacının «kanuni halefiyete» ya da «alacağın temliki» hükümlerine dayanarak davalıdan talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, uluslararası deniz taşımacılığından kaynaklanan «rücuen tazminat davası» olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTTK'nun 1143, 1147 ve 1139. maddeleri hükümleri karşısında, CİF satışta «hasarın» alıcıya geçmesi ve satıcının sigorta bedelini de tahsil etmiş olması nedeniyle, satıcının alıcı adına malları sigorta ettirmesi, sigorta bedelini ödemesi, «rizikodan» sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunması gerekmekte olup, bu koşullar altında «sigortacının halefiyet» hakkı doğacaktır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «satış sözleşmesinin» "CIF" esasıyla yapıldığı, buna göre yüke ilişkin «hasarın» en geç vagonların gemiye yüklendiği anda Kazakistan'daki gönderilene geçtiği, poliçe emre yahut kimin olacaksa onun hesabına düzenlenmedikçe ya da menfaati sigorta edilen sigortalı olarak gösterilmedikçe hasarın alıcıya geçtiği andan itibaren «sigorta sözleşmesinin» batıl olacağı, davacının geçerli bir sigorta sözleşmesi uyarınca ödeme yapmasının gerektiği, satıcının malları alıcı adına sigorta ettirmediği gerekçesiyle, davanı …
Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» talebine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap ekstresi · nakliyat sigortası · cari hesap · satış sözleşmesi · sigorta sözleşmesi · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «satış sözleşmesinin» "CIF" esasıyla yapıldığı, buna göre yüke ilişkin «hasarın» en geç vagonların gemiye yüklendiği anda Kazakistan'daki gönderilene geçtiği, poliçe emre yahut kimin olacaksa onun hesabına düzenlenmedikçe ya da menfaati sigorta edilen sigortalı olarak gösterilmedikçe hasarın alıcıya geçtiği andan itibaren «sigorta sözleşmesinin» batıl olacağı, davacının geçerli bir sigorta sözleşmesi uyarınca ödeme yapmasının gerektiği, satıcının malları alıcı adına sigorta ettirmediği gerekçesiyle, davanı …
Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» talebine ilişkindir.
Somut olayda, davacı tarafça «hasara» uğrayan 18 soğutucudan 12 adedinin bedelinin tahsil edilmediği iddia edilmiş olup, bu doğrultuda dosyaya «cari hesap ekstresi» delil olarak sunulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2005/3071 E. 2006/2913 K.
Ortak:riziko · rücuen tazminat · taraf ehliyeti · hasar
İncelediğiniz karardaTTK'nın 1139, 1143 ve 1147. maddeleri uyarınca, CİF satışta «hasarın» alıcıya geçmesi ve satıcının sigorta bedelini de tahsil etmiş olması nedeniyle, satıcının alıcı adına malları sigorta ettirmesi, sigorta bedelini ödemesi, «rizikodan» sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunulması gerekmekte olup, bu koşullar altında «sigortacının halefiyet» hakkı doğacaktır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu yükün mülkiyetinin ve yüke ilişkin yarar ve «hasarın» dava dışı alıcıya geçtiği, bu husus göz önüne alındığında davacının sigortalısı olan satıcının zarara uğramış sayılamayacağı, dava dışı satıcının dava konusu yük üzerinde «sigortalanabilir menfaati» bulunduğu hususunun da ispatlanamadığı, bu nedenle kanun uyarınca veya hukuki işlem yolu ile davacı sigortacı lehine «halefiyetin» gerçekleşmediği, yine dava dışı satıcının davalıya karşı BK'nın 162. maddesi hükmü uyarınca davacı sigortacıya «temlik» edebileceği bir alacağı da bulunmadığı,dolayısıyla davacının «kanuni halefiyete» ya da «alacağın temliki» hükümlerine dayanarak davalıdan talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, uluslararası deniz taşımacılığından kaynaklanan «rücuen tazminat davası» olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaCİF satış, TTK'nun 1139 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup bu tür «satış sözleşmesinde» malların nakliye aracına usulüne uygun şekilde yükletildikten ve taşıma sırasında meydana gelebilecek «hasarlar» için emtia alıcı adına sigorta ettirilip, ücreti ödendikten sonra aynı Yasa'nın 1143. maddesi hükmü uyarınca satılan mallar üzerinde artık bir menfaati bulunmayacağından, anılan malların satıcı lehine sigorta yapılması ve taşıma «rizikolarından» dolayı sigortacının satıcıya ödemede bulunmasının geçerli olmadığı ve bu nedenle sigortacının halefîyet hakkının doğmadığının kabulü, ilke olarak doğrudur.
Dava, taşıma «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Şti'nin Türkiye'den İtalya'ya ihraç ettiği tekstil emtiasının taşınmasının davalı tarafından gerçekleştirildiği, gönderici satıcının bu emtiaları taşıma «rizikolarına» karşı davacı sigorta şirketine sigorta ettirdiği, satış faturasında CİF «kaydının» bulunduğu, davalı tarafından malların Italya'daki alıcısına «teslim» edildiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyanın sorumluluğu · sigorta ettiren · satış sözleşmesi · satım sözleşmesi · uyuşmazlık konusu · hukuki yarar · taşıyan · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaAncak, «uyuşmazlık konusu» olayda dava dışı «sigorta ettiren» satıcı ile alıcı arasında düzenlenmiş yazılı «satım sözleşmesine» rastlanmamıştır.
Taraflar arasındaki çekişme, taşınan emtianın alıcısına eksik «teslim» edilip edilmediği, «taşıyanın sorumluluğunun» bulunup bulunmadığı ve davacının bu uyuşmazlıkta aktif dava «ehliyetinin» olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Dolayısıyla, «sigorta poliçesinin» satıcının menfaatine düzenlenmiş olmasında «hukuki yararı» mevcuttur.
Dava, taşıma «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
-
Tazminat | Meblağların ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15161 E. 2017/2587 K.
Ortak:cif satış · halefiyet · ticari defter kayıtları · taraf ehliyeti · ticari defter · hasar · e-defter
İncelediğiniz karardaBu itibarla; ihracat nedeniyle hangi bankada «akreditif» açıldığı davacıdan sorulmak suretiyle tespit edilerek, mal bedelinin satıcıya ödenip ödenmediği, ödendi ise ne miktarda ödendiği araştırılıp ve gerektiği takdirde davacının selefinin «ticari defter» ve kayıtları üzerinde de inceleme yaptırılarak davacının aktif dava «ehliyetinin» olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu yükün mülkiyetinin ve yüke ilişkin yarar ve «hasarın» dava dışı alıcıya geçtiği, bu husus göz önüne alındığında davacının sigortalısı olan satıcının zarara uğramış sayılamayacağı, dava dışı satıcının dava konusu yük üzerinde «sigortalanabilir menfaati» bulunduğu hususunun da ispatlanamadığı, bu nedenle kanun uyarınca veya hukuki işlem yolu ile davacı sigortacı lehine «halefiyetin» gerçekleşmediği, yine dava dışı satıcının davalıya karşı BK'nın 162. maddesi hükmü uyarınca davacı sigortacıya «temlik» edebileceği bir alacağı da bulunmadığı,dolayısıyla davacının «kanuni halefiyete» ya da «alacağın temliki» hükümlerine dayanarak davalıdan talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TTK'nın 1139, 1143 ve 1147. maddeleri uyarınca, CİF satışta «hasarın» alıcıya geçmesi ve satıcının sigorta bedelini de tahsil etmiş olması nedeniyle, satıcının alıcı adına malları sigorta ettirmesi, sigorta bedelini ödemesi, «rizikodan» sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunulması gerekmekte olup, bu koşullar altında «sigortacının halefiyet» hakkı doğacaktır.
Benzer bu karardaŞti. tarafından alıcıya düzenlenen ve inceleme konusu 21/07/2006 tarih, 734010 sıra numaralı faturanın «ticari defterlerde kayıtlı» olduğu, alıcı tarafın ödemelerinin «fatura» bazında olmadığı, muhtelif tarihlerde ve muhtelif tutarlarda ödemelerden oluştuğu, söz konusu fatura tarihinden sonra alıcı tarafa mal satışı yapılarak fatura düze …
Böylece somut olayda satıcının «cif satış» nedeniyle malın bedelini tamamen alıcısından tahsil ettiği belli olmadığından mahkemece bu husus üzerinde durulup, davacının sigortalısının yazısı değerlendirilerek, şayet hasarlı 12 adet soğutucunun bedelini satıcıya ödememiş olduğu belirlenir ise, bu durumda davacı ... şirketinin satıcıya yaptığı ödemeye geçerlilik tanıyarak, sigortacı davacının «halefiyet» hakkının doğduğunun kabulü gerekir.
Şti'nin alıcı tarafa düzenlediği «fatura» bedelini alıcıdan tahsil ettiği ve dava konusu edilebilecek bir zarara uğramadığı, davacının kanuni halef sıfatını haiz olmadığı, dolayısıyla davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle «aktif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:açık hesap · cari hesap ekstresi · nakliyat sigortası · rücuan tazminat · aktif husumet yokluğu · aktif husumet ehliyeti · cari hesap · aktif husumet
Benzer bu karardaŞti'nin alıcı tarafa düzenlediği «fatura» bedelini alıcıdan tahsil ettiği ve dava konusu edilebilecek bir zarara uğramadığı, davacının kanuni halef sıfatını haiz olmadığı, dolayısıyla davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle «aktif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, " davacı tarafça «hasara» uğrayan 18 soğutucudan 12 adedinin bedelinin tahsil edilmediği iddia edilmiş olup, bu doğrultuda dosyaya «cari hesap ekstresi» delil olarak sunulmuştur.
Bozmaya uyulduktan sonra mahkemece davada davacının kanuni halef sıfatını haiz olmadığı ve dolayısıyla davacının «aktif husumet ehliyeti» yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Rücuen tazminat | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1030 E. 2013/1153 K.
Ortak:sigorta halefiyeti · halefiyet · riziko · rücuen tazminat · hasar
İncelediğiniz karardaTTK'nın 1139, 1143 ve 1147. maddeleri uyarınca, CİF satışta «hasarın» alıcıya geçmesi ve satıcının sigorta bedelini de tahsil etmiş olması nedeniyle, satıcının alıcı adına malları sigorta ettirmesi, sigorta bedelini ödemesi, «rizikodan» sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunulması gerekmekte olup, bu koşullar altında «sigortacının halefiyet» hakkı doğacaktır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu yükün mülkiyetinin ve yüke ilişkin yarar ve «hasarın» dava dışı alıcıya geçtiği, bu husus göz önüne alındığında davacının sigortalısı olan satıcının zarara uğramış sayılamayacağı, dava dışı satıcının dava konusu yük üzerinde «sigortalanabilir menfaati» bulunduğu hususunun da ispatlanamadığı, bu nedenle kanun uyarınca veya hukuki işlem yolu ile davacı sigortacı lehine «halefiyetin» gerçekleşmediği, yine dava dışı satıcının davalıya karşı BK'nın 162. maddesi hükmü uyarınca davacı sigortacıya «temlik» edebileceği bir alacağı da bulunmadığı,dolayısıyla davacının «kanuni halefiyete» ya da «alacağın temliki» hükümlerine dayanarak davalıdan talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, uluslararası deniz taşımacılığından kaynaklanan «rücuen tazminat davası» olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda6762 Sayılı TTK'nun 1143, 1147 ve 1139. maddeleri hükümleri karşısında, CİF satışta «hasarın» alıcıya geçmesi ve satıcının sigorta bedelini de tahsil etmiş olması nedeniyle, satıcının alıcı adına malları sigorta ettirmesi, sigorta bedelini ödemesi, «rizikodan» sonra sigortacının, sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunması gerekmekte olup, bu koşullar altında «sigortacının halefiyet» hakkı doğar.
… ru ve tüm dosya kapsamına göre, hasarlanan emtianın satışının CIF olarak yapıldığı, CIF uyarınca satıcının, yükü, yükleme limanında geminin küpeştesini geçtiği anda «teslim» etmiş sayıldığı, söz konusu emtiada meydana gelen «hasar» nedeniyle poliçede sigortalı olarak gösterilen ...na ödeme yapıldığı, davacı her ne kadar «sigorta sözleşmesi» uyarınca ödeme alması gereken kişiye ödeme yapmamış olması nedeniyle halef sıfatını kazanamamış olsa bile, Yargıtay içtihatları gereğince, satıcının yük hasarı sonucunda satış parasını alıcıdan tahsil edememesi halinde menfaat sahibi sayıldığından, satıcının dava hakkının bulunduğu, dava dışı sigortalı tarafından Unipam S.R.L firması ile «satım sözleşmesi» yapıldığı, ...'in emtianın taşınması işinde davalı ile «navlun sözleşmesi» yaptığı, dava konusu olayda asıl «taşıyan» - «alt taşıyan» hususunun olduğu, taşıma «taahhüdünün» yerine getirilebilmesi için ... ile sözleşme kurulduğu, asıl taşıyanın, alt taşıyan ve «gemi adamlarının» fiillerinden sorumlu olacağı, dava konusu hasarın elverişsiz konteyner sebebiyle meydana geldiği ve bir kısım emtianın hasarlandığı ve davacının sigortalısına hasar bedeli karşılığı 3.506,11 TL ödeme yaptığı anlaşılmakla, davanın kabulü ile davalının «asıl alacak» tutarı olan 3.506,11 TL'na olan itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» talebine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alt taşıyan · gemi adamı · navlun sözleşmesi · nakliyat sigortası · navlun · sigorta sözleşmesi · satım sözleşmesi · taahhütname
Benzer bu kararda… ru ve tüm dosya kapsamına göre, hasarlanan emtianın satışının CIF olarak yapıldığı, CIF uyarınca satıcının, yükü, yükleme limanında geminin küpeştesini geçtiği anda «teslim» etmiş sayıldığı, söz konusu emtiada meydana gelen «hasar» nedeniyle poliçede sigortalı olarak gösterilen ...na ödeme yapıldığı, davacı her ne kadar «sigorta sözleşmesi» uyarınca ödeme alması gereken kişiye ödeme yapmamış olması nedeniyle halef sıfatını kazanamamış olsa bile, Yargıtay içtihatları gereğince, satıcının yük hasarı sonucunda satış parasını alıcıdan tahsil edememesi halinde menfaat sahibi sayıldığından, satıcının dava hakkının bulunduğu, dava dışı sigortalı tarafından Unipam S.R.L firması ile «satım sözleşmesi» yapıldığı, ...'in emtianın taşınması işinde davalı ile «navlun sözleşmesi» yaptığı, dava konusu olayda asıl «taşıyan» - «alt taşıyan» hususunun olduğu, taşıma «taahhüdünün» yerine getirilebilmesi için ... ile sözleşme kurulduğu, asıl taşıyanın, alt taşıyan ve «gemi adamlarının» fiillerinden sorumlu olacağı, dava konusu hasarın elverişsiz konteyner sebebiyle meydana geldiği ve bir kısım emtianın hasarlandığı ve davacının sigortalısına hasar bedeli karşılığı 3.506,11 TL ödeme yaptığı anlaşılmakla, davanın kabulü ile davalının «asıl alacak» tutarı olan 3.506,11 TL'na olan itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» talebine ilişkindir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1671 E. 2016/652 K.
Ortak:sigorta halefiyeti · sigortalanabilir menfaat · halefiyet · taraf ehliyeti · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu yükün mülkiyetinin ve yüke ilişkin yarar ve «hasarın» dava dışı alıcıya geçtiği, bu husus göz önüne alındığında davacının sigortalısı olan satıcının zarara uğramış sayılamayacağı, dava dışı satıcının dava konusu yük üzerinde «sigortalanabilir menfaati» bulunduğu hususunun da ispatlanamadığı, bu nedenle kanun uyarınca veya hukuki işlem yolu ile davacı sigortacı lehine «halefiyetin» gerçekleşmediği, yine dava dışı satıcının davalıya karşı BK'nın 162. maddesi hükmü uyarınca davacı sigortacıya «temlik» edebileceği bir alacağı da bulunmadığı,dolayısıyla davacının «kanuni halefiyete» ya da «alacağın temliki» hükümlerine dayanarak davalıdan talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TTK'nın 1139, 1143 ve 1147. maddeleri uyarınca, CİF satışta «hasarın» alıcıya geçmesi ve satıcının sigorta bedelini de tahsil etmiş olması nedeniyle, satıcının alıcı adına malları sigorta ettirmesi, sigorta bedelini ödemesi, «rizikodan» sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunulması gerekmekte olup, bu koşullar altında «sigortacının halefiyet» hakkı doğacaktır.
Ancak somut olayda, satıcının CİF satış nedeniyle malın bedelini tamamen alıcısından tahsil ettiği belli olmadığından, mahkemece bu husus üzerinde durulup; şayet hasarlı malın bedelini alıcının, satıcıya ödememiş olduğu belirlenirse, bu durumda davacı sigorta şirketinin satıcıya yaptığı ödemeye geçerlik tanıyarak, sigortacı davacının «halefiyet» hakkının doğduğunun kabul edilmesi gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, birleşen 2010/313 Esas sayılı davaya ilişkin olarak dosyaya sunulan 19/05/2009 tarihli «konşimentoda» «taşıyanın» ...., yükletenin ...., gönderilenin ...., geminin ise ....olduğunun belli olduğu, düzenlenen raporla yükün büyük kısmının kaybolduğu, kalanın da yağlı suyla kirlendiği, ipliğin tamamının «zayi» olduğunun kabulü gerektiği, sigortalanan malın faturasında malın CIF satıldığının kayıtlı olduğu, TTK'nın 1139. maddesinde bu satış mal değeri, sigorta ücreti ve navlundan oluşan bedel karşılığında yapılan satışın olarak tanımlandığı, aynı kanunun 1143. maddesinde CIF satışta yarar ve «hasarın» malın geminin küpeştesini aştığı andan itibaren alıcıya aidiyetinin hükme bağlandığı, «sigortalanabilir menfaatin» de alıcının olduğu, dava konusu polyester iplik bedelinin malın «teslim» alınması koşuluyla ödeneceği, sigortalının mal bedelini tahsil edemediğine dair bilgi içeren bir belgenin bulunmadığı, dava dışı sigortalının sigorta konusu mala ilişkin sigortalanabilir bir menfaate sahip olmaması nedeniyle «sigorta sözleşmesinin» «geçersiz» kabul edilmesi gerektiği, satıcının zarar sorumlusuna karşı tazminat talep hakkına sahip olmadığı, birleşen 2010/313 Esas sayılı davada davacının bu nedenle aktif dava «ehliyeti» bulunmadığı, yüke zarar veren çatmanın meydana geliş şekli ile .... gemisi «gemi adamlarının» tek taraflı ya da müşterek kusuruyla meydana gelip gelmediğinin tam ve tartışmadan uzak olarak tespit olunamadığı gerekçesiyle asıl dava ispatlanamadığından, birleşen 2010/313 Esas sayılı dava ise «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TTK'nın 1139 vd. maddelerde düzenlenen CIF «satış sözleşmesinde», malları nakliye aracına uygun şekilde yükletildikten ve taşımada oluşabilecek «hasarlar» için emtiayı alıcı adına sigorta ettirip, ücreti ödedikten sonra, aynı yasanın 1143 ncü maddesi uyarınca satış konusu mallar üzerinde satıcının artık bir menfaati kalmayacağından, bu malların satıcı lehine sigorta yapılması ve taşımada oluşacak hasarlardan dolayı sigortacının satıcıya ödeme yapmasının geçerli olmadığı ve bu nedenle «sigortacının halefiyet» hakkının gerçekleşmeyeceğinin kabulü ilke olarak doğrudur.
… durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava konusu taşımanın başında CİF satış koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, satıcının malları «sigortalatmakta menfaati» bulunup bulunmadığı, satıcı-sigortalı ile alıcı arasındaki hukuki ilişkinin CİF satışın tüm özelliklerini «taşıyıp» taşımadığı, dolayısıyla davacı «sigortacının halefiyet» hakkının doğup doğmadığı konusunda davacı tarafa ispat olanağı tanınmak, davacının iddiaları değerlendirilerek mal bedelinin satıcı tarafından tam olarak alınıp alınmadığı belirlenmek, satıcının mal bedelini almış olduğunun tereddütsüz anlaşılması durumunda satıcının böyle bir davada «hukuki yararının» bulunmaması nedeniyle sigorta şirketinin de bu davayı açamayacağının kabulü, aksi durumda satıcının mal bedelini almamış olması halinde, mal üzerinde menfaatinin devam etmesi nedeniyle «sigorta tazminatını» almasının ve davacı ... şirketinin de halefiyete dayalı olarak bu davayı açmasının mümkün bulunduğunun kabulü gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:gemi adamı · nakliyat sigortası · konişmento · aktif husumet yokluğu · konşimento · sigorta tazminatı · rücuen tahsil · satış sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, birleşen 2010/313 Esas sayılı davaya ilişkin olarak dosyaya sunulan 19/05/2009 tarihli «konşimentoda» «taşıyanın» ...., yükletenin ...., gönderilenin ...., geminin ise ....olduğunun belli olduğu, düzenlenen raporla yükün büyük kısmının kaybolduğu, kalanın da yağlı suyla kirlendiği, ipliğin tamamının «zayi» olduğunun kabulü gerektiği, sigortalanan malın faturasında malın CIF satıldığının kayıtlı olduğu, TTK'nın 1139. maddesinde bu satış mal değeri, sigorta ücreti ve navlundan oluşan bedel karşılığında yapılan satışın olarak tanımlandığı, aynı kanunun 1143. maddesinde CIF satışta yarar ve «hasarın» malın geminin küpeştesini aştığı andan itibaren alıcıya aidiyetinin hükme bağlandığı, «sigortalanabilir menfaatin» de alıcının olduğu, dava konusu polyester iplik bedelinin malın «teslim» alınması koşuluyla ödeneceği, sigortalının mal bedelini tahsil edemediğine dair bilgi içeren bir belgenin bulunmadığı, dava dışı sigortalının sigorta konusu mala ilişkin sigortalanabilir bir menfaate sahip olmaması nedeniyle «sigorta sözleşmesinin» «geçersiz» kabul edilmesi gerektiği, satıcının zarar sorumlusuna karşı tazminat talep hakkına sahip olmadığı, birleşen 2010/313 Esas sayılı davada davacının bu nedenle aktif dava «ehliyeti» bulunmadığı, yüke zarar veren çatmanın meydana geliş şekli ile .... gemisi «gemi adamlarının» tek taraflı ya da müşterek kusuruyla meydana gelip gelmediğinin tam ve tartışmadan uzak olarak tespit olunamadığı gerekçesiyle asıl dava ispatlanamadığından, birleşen 2010/313 Esas sayılı dava ise «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
2-Birleşen (2010/313 E.) davaya yönelik davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; birleşen dava deniz taşımasına bağlı olarak «nakliyat sigortasına» dayalı sigortalıya ödenen tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda yazılı gerekçelerle birleşen davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçelerle, davacı ... şirketinin «halefiyet» hakkının doğmadığı sonucuna varılarak davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddi cihetine gidilmiştir.
TTK'nın 1139 vd. maddelerde düzenlenen CIF «satış sözleşmesinde», malları nakliye aracına uygun şekilde yükletildikten ve taşımada oluşabilecek «hasarlar» için emtiayı alıcı adına sigorta ettirip, ücreti ödedikten sonra, aynı yasanın 1143 ncü maddesi uyarınca satış konusu mallar üzerinde satıcının artık bir menfaati kalmayacağından, bu malların satıcı lehine sigorta yapılması ve taşımada oluşacak hasarlardan dolayı sigortacının satıcıya ödeme yapmasının geçerli olmadığı ve bu nedenle «sigortacının halefiyet» hakkının gerçekleşmeyeceğinin kabulü ilke olarak doğrudur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/5934 E. , 2014/12735 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ MERSİN 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 08/10/2013
NUMARASI 2012/91-2013/151
Taraflar arasında görülen davada Mersin 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.10.2013 tarih ve 2012/91-2013/151 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ... Taah. İnş. ve Tic. A.Ş'ye ait 360 ton (180 kap/bağ) demirin, davalı taşıyıcı tarafından M/V A... isimli gemi ile İskenderun'dan Yemen Hodeidah Limanı'na taşınması sırasında meydana gelebilecek risklere karşı müvekkili sigorta şirketi tarafından 45446300 numaralı nakliyat sigorta poliçesi ile sigorta güvencesine alındığını, varış gümrüğünde yapılan sayımda q16MM nervürlü demirden 6 bağın eksik olduğunun saptanması üzerine bu miktar emtianın taşınma sırasında kaybolduğunun anlaşıldığını, vaki hasar nedeni ile müvekkili sigorta şirketi tarafından sigorta ettirene 30.11.2010 tarihinde 10.258,00 TL tazminat ödendiğini, böylece halef olan müvekkilinin ödediği tazminatı davalı taşıyıcıdan talep hakkına eriştiğini ileri sürerek, ödenen tazminatın ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin bu taşıma işini gerçekleştirmediğini, sadece taşımaya aracılık ettiğini, taşıma işini gerçekleştirenin M/V A... gemisi olduğunu, yapılan taşımadan dolayı dava açılması gereken kişinin M/V A... gemisi olduğunu ve husumet itirazında bulunduklarını, davanın deniz taşımasından kaynaklanan bir dava olduğunu ve davaya bakmaya Mersin Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin görevli olduğunu, gönderen tarafından gemiye teslim edilen malın taşıma işi bittikten sonra eksiksiz olarak konişmento ile alıcıya teslim edildiğini, eksiksiz teslim edilen malın Yemen Liman sahasında çalınma veya kaybolma nedeni ile eksildiğini, taşıyıcının sorumluluğunun malı liman sahasında teslim etmekle sona erdiğini, bu nedenle bir eksiklik varsa bile müvekkiline herhangi bir kusur atıf edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu yükün mülkiyetinin ve yüke ilişkin yarar ve hasarın dava dışı alıcıya geçtiği, bu husus göz önüne alındığında davacının sigortalısı olan satıcının zarara uğramış sayılamayacağı, dava dışı satıcının dava konusu yük üzerinde sigortalanabilir menfaati bulunduğu hususunun da ispatlanamadığı, bu nedenle kanun uyarınca veya hukuki işlem yolu ile davacı sigortacı lehine halefiyetin gerçekleşmediği, yine dava dışı satıcının davalıya karşı BK'nın 162. maddesi hükmü uyarınca davacı sigortacıya temlik edebileceği bir alacağı da bulunmadığı,dolayısıyla davacının kanuni halefiyete ya da alacağın temliki hükümlerine dayanarak davalıdan talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, uluslararası deniz taşımacılığından kaynaklanan rücuen tazminat davası olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. TTK'nın 1139, 1143 ve 1147. maddeleri uyarınca, CİF satışta hasarın alıcıya geçmesi ve satıcının sigorta bedelini de tahsil etmiş olması nedeniyle, satıcının alıcı adına malları sigorta ettirmesi, sigorta bedelini ödemesi, rizikodan sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunulması gerekmekte olup, bu koşullar altında sigortacının halefiyet hakkı doğacaktır. Ancak somut olayda, satıcının CİF satış nedeniyle malın bedelini tamamen alıcısından tahsil ettiği belli olmadığından, mahkemece bu husus üzerinde durulup; şayet hasarlı malın bedelini alıcının, satıcıya ödememiş olduğu belirlenirse, bu durumda davacı sigorta şirketinin satıcıya yaptığı ödemeye geçerlik tanıyarak, sigortacı davacının halefiyet hakkının doğduğunun kabul edilmesi gerekir.
Bu itibarla; ihracat nedeniyle hangi bankada akreditif açıldığı davacıdan sorulmak suretiyle tespit edilerek, mal bedelinin satıcıya ödenip ödenmediği, ödendi ise ne miktarda ödendiği araştırılıp ve gerektiği takdirde davacının selefinin ticari defter ve kayıtları üzerinde de inceleme yaptırılarak davacının aktif dava ehliyetinin olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101886100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz