Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/14803 E. 2015/49 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari kredi↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ müteselsil kefil↗ kefil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıların asıl borçlu ve müşterek borçlu-müteselsil kefil olarak gözüktükleri sözleşmedeki kredinin bu davalılarca alınıp kullanılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava; 20.10.1998 tarihli "Kredili Mevduat Hesap Sözleşmesi" uyarınca kullandırıldığı iddia edilen krediden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenmekte olup göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir (HMK md. 1) Dava tarihinde yürürlükte bulunan 4077 sayılı Yasa'nın 3/1-e bendinde tüketici; bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder denilmektedir. Aynı Yasa'nın 23. maddesinde ise bu Kanun'un uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılacağı belirtilmiştir. Somut olayda; davalılara kullandırıldığı iddia edilen kredinin niteliği itibariyle ticari kredi sayılacağı, davalıların da bu sözleşme uyarınca tüketici konumunda bulunmadıkları anlaşılmakta olup, bu nedenle uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde ve genel mahkemelerce çözümlenmesi gerektiği gözetilmeksizin işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10406 E. 2014/17739 K.
Ortak:ticari kredi · Alacak
İncelediğiniz karardaSomut olayda; davalılara kullandırıldığı iddia edilen kredinin niteliği itibariyle «ticari kredi» sayılacağı, davalıların da bu sözleşme uyarınca tüketici konumunda bulunmadıkları anlaşılmakta olup, bu nedenle uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde ve genel mahkemelerce çözümlenmesi gerektiği gözetilmeksizin işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda; davalılara kullandırıldığı iddia edilen kredinin niteliği itibariyle «ticari kredi» sayılacağı, davalıların da bu sözleşme uyarınca tüketici konumunda bulunmadıkları anlaşılmakta olup, bu nedenle uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde ve genel mahkemelerce çözümlenmesi gerektiği gözetilmeksizin işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16550 E. 2015/2364 K.
Ortak:ticari kredi · Alacak
İncelediğiniz karardaSomut olayda; davalılara kullandırıldığı iddia edilen kredinin niteliği itibariyle «ticari kredi» sayılacağı, davalıların da bu sözleşme uyarınca tüketici konumunda bulunmadıkları anlaşılmakta olup, bu nedenle uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde ve genel mahkemelerce çözümlenmesi gerektiği gözetilmeksizin işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda; davacıya kullandırılan kredi niteliği itibariyle «ticari kredi» sayıldığı, davacının bu sözleşme uyarınca tüketici konumunda bulunmadığı anlaşılmakta olup, bu nedenle uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde ve genel mahkemelerce çözümlenmesi gerektiği gözetilmeksizin işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosya masrafı · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalı bankanın kredi tahsisi sırasında yapılması zorunlu «masrafları» isteyebileceği, bunun dışında «sebebini» ve dayanağını belirtmeksizin müşterisinden para talep edemeyeceği gerekçesiyle 2.812,50 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17067 E. 2015/1687 K.
Ortak:ticari kredi · Alacak
İncelediğiniz karardaSomut olayda; davalılara kullandırıldığı iddia edilen kredinin niteliği itibariyle «ticari kredi» sayılacağı, davalıların da bu sözleşme uyarınca tüketici konumunda bulunmadıkları anlaşılmakta olup, bu nedenle uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde ve genel mahkemelerce çözümlenmesi gerektiği gözetilmeksizin işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda; davacıya kullandırılan kredinin niteliği itibariyle «ticari kredi» sayılacağı, davacının da bu sözleşme uyarınca tüketici konumunda bulunmadığı anlaşılmakta olup, bu nedenle uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde ve genel mahkemelerce çözümlenmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici sıfatı · haksız şart · tüzel kişilik · limited şirket · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · yetkisizlik kararı · yasal faiz
Benzer bu kararda… ları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı , davalı bankadan kullanmış olduğu krediler nedeniyle 2.250 TL kredi dosya «masrafının» kesildiğini, bu kesintinin «haksız şart» niteliğinde olduğunu 4822 sayılı Kanınla değişik 4077 sayılı kanunun 6. maddesinin eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse o sözleşme şartının tüketici ile müzakere edilmediği anlamına geldiğini, sözleşmenin içeriğine etki edemeyen ve hatta bazı kısımları sonradan doldurulacak biçimde hazırlanmış, alınacak masrafların sonradan yazılmış sözleşmeye dayanılarak tarafından alınan ücretlerin haksız şart olduğundan iadesinin gerektiğini belirterek tarafından alınan 2.250 TL ücretin ödeme tarihlerinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte tahsilini, ayrıca kredi masraflarını gösterir dekontun alınması talebinde kredi dekontu ücreti olarak tarafından alınan 70 TL'nin tarafına ödenmesini …
Mahkemece; iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacı ile yaptığı «kredi sözleşmesinde» davacının «tüzel kişiliği» haiz bir «limited şirket» olduğu, davacının tüketici vasfını haiz olmadığı, davacının davasının 4822 sayılı Kanunla değişik 4077 sayılı kanuna dayandırdığı bu kapsamda davacının Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna dayanarak herhangi bir hak iddia edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde davalı ile akdedilen «kredi sözleşmesine» dayanılarak kendisinden haksız olarak tahsil edilen kredi dosya «masrafı» ve bu masrafları gösterir banka dekont ücretinin tahsilini talep etmiş olduğuna göre, HMK'nın 33. maddesi uyarınca hukuki nitelendirme yapma «yetkisinin» hakime ait olduğu gözetilmeksizin davacının sırf dava dilekçesinde Tüketici Yasası hükümlerine dayanmış olduğu gerekçesiyle mahkemenin kendini «görevli» kabul ederek işin esasının incelenmesi ve yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Davalı vekili; davacının tüzel müşteri olup «tüketici sıfatına» haiz olmadığını, mahkemenin «görevli» olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/412 E. 2012/5819 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:objektif özen yükümlülüğü · re'sen gözetilme · bankacılık işlemleri · özen yükümlülüğü · mevduat hesabı · ara karar · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının olayda kusurlu olduğunun kanıtlanamadığını, davalı Bankanın «objektif özen yükümlülüğünü» yerine getirmemesinden dolayı kusurlu bulunduğunu bu nedenle davanın kabulü ile 4.500,00 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, «bankacılık işlemlerinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup somut uyuşmazlıkta davacı tarafından, davalı Banka şubesi nezdinde açılmış bir «mevduat hesabı» bulunmaktadır.
Görev hususunun yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilmesi» gerekmektedir.
Bu durum karşısında mahkemece, açıklanan gerekçeyle işbu davaya asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla bakılmasına ilişkin bir «ara» kararı verilerek, uyuşmazlığın yukarıda belirtilen yasa hükümleri çerçevesinde ele alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılarak sonuçlandırılması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8155 E. 2014/15426 K.
Ortak:müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · kefil · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıların asıl borçlu ve «müşterek borçlu-müteselsil kefil» olarak gözüktükleri sözleşmedeki kredinin bu davalılarca alınıp kullanılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaÇ.. 'ın asıl borçlu diğer davalı şahısların müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olarak gözüktükleri sözleşmedeki kredinin bu davalılarca alınıp kullanılmadığı, «kredi sözleşmesini» imzalamaya dahi bankaya gelmedikleri, bu nedenle açılan bu krediden davalıların hukuken sorumlu olmadıkları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaÇ.. 'ın asıl borçlu diğer davalı şahısların müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olarak gözüktükleri sözleşmedeki kredinin bu davalılarca alınıp kullanılmadığı, «kredi sözleşmesini» imzalamaya dahi bankaya gelmedikleri, bu nedenle açılan bu krediden davalıların hukuken sorumlu olmadıkları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… maddesinde tüketicinin "Mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi", 3. maddesinin h bendinde «tüketici işleminin» "mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi" ifade edeceği, aynı yasanın ikinci maddesinde ise bu kanunun …
Somut olayda, taraflar arasında düzenlenen sözleşme tüketici sözleşmesi olmadığından ve dava açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 4 ve 5. maddeleri gereğince dava ticari dava niteliğinde bulunduğundan mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, tüketici iş ve işlemi söz konusu olmamasına rağmen davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14801 E. 2015/33 K.
Ortak:müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · kefil · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıların asıl borçlu ve «müşterek borçlu-müteselsil kefil» olarak gözüktükleri sözleşmedeki kredinin bu davalılarca alınıp kullanılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, daval.......'ın asıl borçlu, diğer davalının müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olarak gözüktüğü sözleşmedeki kredinin bu davalılarca alınıp kullanılmadığı, bu nedenle açılan bu krediden davalı şahısların hukuken sorumlu olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici kredisi
Benzer bu kararda1-Mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın «tüketici kredisi» sözleşmesinden kaynaklandığından bahisle işin esasına girilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyada bulunan bilgi ve belgelerden davanın kredili mevduat hesap sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/14803 E. , 2015/49 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada..... Tüketici Mahkemesi’nce verilen 20/12/2013 tarih ve 2009/906-2013/2269 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka tarafından davalı......'a kullandırılan kredinin vadesinde ödenmediğini, diğer davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu ileri sürerek, dava tarihi itibariyle 67.577,46 TL'ye ulaşan alacağın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıların asıl borçlu ve müşterek borçlu-müteselsil kefil olarak gözüktükleri sözleşmedeki kredinin bu davalılarca alınıp kullanılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava;
20. 10.1998 tarihli "Kredili Mevduat Hesap Sözleşmesi" uyarınca kullandırıldığı iddia edilen krediden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenmekte olup göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir (HMK md.
1) Dava tarihinde yürürlükte bulunan 4077 sayılı Yasa'nın 3/1-e bendinde tüketici; bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder denilmektedir. Aynı Yasa'nın 23. maddesinde ise bu Kanun'un uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılacağı belirtilmiştir. Somut olayda; davalılara kullandırıldığı iddia edilen kredinin niteliği itibariyle ticari kredi sayılacağı, davalıların da bu sözleşme uyarınca tüketici konumunda bulunmadıkları anlaşılmakta olup, bu nedenle uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde ve genel mahkemelerce çözümlenmesi gerektiği gözetilmeksizin işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/164797300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz