Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/16550 E. 2015/2364 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari kredi↗ genel kredi sözleşmesi↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗ dava sebebi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalı bankanın kredi tahsisi sırasında yapılması zorunlu masrafları isteyebileceği, bunun dışında sebebini ve dayanağını belirtmeksizin müşterisinden para talep edemeyeceği gerekçesiyle 2.812,50 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava; Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca kullandırılan krediden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenmekte olup göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir (HMK md. 1). 4077 sayılı Yasa'nın 3/1-e bendinde tüketici; bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder denilmektedir. Aynı Yasa'nın 23. maddesinde ise bu Kanun'un uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılacağı belirtilmiştir. Somut olayda; davacıya kullandırılan kredi niteliği itibariyle ticari kredi sayıldığı, davacının bu sözleşme uyarınca tüketici konumunda bulunmadığı anlaşılmakta olup, bu nedenle uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde ve genel mahkemelerce çözümlenmesi gerektiği gözetilmeksizin işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14803 E. 2015/49 K.
Ortak:ticari kredi · Alacak
İncelediğiniz karardaSomut olayda; davacıya kullandırılan kredi niteliği itibariyle «ticari kredi» sayıldığı, davacının bu sözleşme uyarınca tüketici konumunda bulunmadığı anlaşılmakta olup, bu nedenle uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde ve genel mahkemelerce çözümlenmesi gerektiği gözetilmeksizin işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda; davalılara kullandırıldığı iddia edilen kredinin niteliği itibariyle «ticari kredi» sayılacağı, davalıların da bu sözleşme uyarınca tüketici konumunda bulunmadıkları anlaşılmakta olup, bu nedenle uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde ve genel mahkemelerce çözümlenmesi gerektiği gözetilmeksizin işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · kefil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıların asıl borçlu ve «müşterek borçlu-müteselsil kefil» olarak gözüktükleri sözleşmedeki kredinin bu davalılarca alınıp kullanılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10406 E. 2014/17739 K.
Ortak:ticari kredi · Alacak
İncelediğiniz karardaSomut olayda; davacıya kullandırılan kredi niteliği itibariyle «ticari kredi» sayıldığı, davacının bu sözleşme uyarınca tüketici konumunda bulunmadığı anlaşılmakta olup, bu nedenle uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde ve genel mahkemelerce çözümlenmesi gerektiği gözetilmeksizin işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda; davalılara kullandırıldığı iddia edilen kredinin niteliği itibariyle «ticari kredi» sayılacağı, davalıların da bu sözleşme uyarınca tüketici konumunda bulunmadıkları anlaşılmakta olup, bu nedenle uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde ve genel mahkemelerce çözümlenmesi gerektiği gözetilmeksizin işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17067 E. 2015/1687 K.
Ortak:ticari kredi · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalı bankanın kredi tahsisi sırasında yapılması zorunlu «masrafları» isteyebileceği, bunun dışında «sebebini» ve dayanağını belirtmeksizin müşterisinden para talep edemeyeceği gerekçesiyle 2.812,50 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda; davacıya kullandırılan kredi niteliği itibariyle «ticari kredi» sayıldığı, davacının bu sözleşme uyarınca tüketici konumunda bulunmadığı anlaşılmakta olup, bu nedenle uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde ve genel mahkemelerce çözümlenmesi gerektiği gözetilmeksizin işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDavacı, dava dilekçesinde davalı ile akdedilen «kredi sözleşmesine» dayanılarak kendisinden haksız olarak tahsil edilen kredi dosya «masrafı» ve bu masrafları gösterir banka dekont ücretinin tahsilini talep etmiş olduğuna göre, HMK'nın 33. maddesi uyarınca hukuki nitelendirme yapma «yetkisinin» hakime ait olduğu gözetilmeksizin davacının sırf dava dilekçesinde Tüketici Yasası hükümlerine dayanmış olduğu gerekçesiyle mahkemenin kendini «görevli» kabul ederek işin esasının incelenmesi ve yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… ları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı , davalı bankadan kullanmış olduğu krediler nedeniyle 2.250 TL kredi dosya «masrafının» kesildiğini, bu kesintinin «haksız şart» niteliğinde olduğunu 4822 sayılı Kanınla değişik 4077 sayılı kanunun 6. maddesinin eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse o sözleşme şartının tüketici ile müzakere edilmediği anlamına geldiğini, sözleşmenin içeriğine etki edemeyen ve hatta bazı kısımları sonradan doldurulacak biçimde hazırlanmış, alınacak masrafların sonradan yazılmış sözleşmeye dayanılarak tarafından alınan ücretlerin haksız şart olduğundan iadesinin gerektiğini belirterek tarafından alınan 2.250 TL ücretin ödeme tarihlerinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte tahsilini, ayrıca kredi masraflarını gösterir dekontun alınması talebinde kredi dekontu ücreti olarak tarafından alınan 70 TL'nin tarafına ödenmesini …
Mahkemece; iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacı ile yaptığı «kredi sözleşmesinde» davacının «tüzel kişiliği» haiz bir «limited şirket» olduğu, davacının tüketici vasfını haiz olmadığı, davacının davasının 4822 sayılı Kanunla değişik 4077 sayılı kanuna dayandırdığı bu kapsamda davacının Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna dayanarak herhangi bir hak iddia edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici sıfatı · haksız şart · tüzel kişilik · limited şirket · yetkisizlik kararı · yasal faiz · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… ları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı , davalı bankadan kullanmış olduğu krediler nedeniyle 2.250 TL kredi dosya «masrafının» kesildiğini, bu kesintinin «haksız şart» niteliğinde olduğunu 4822 sayılı Kanınla değişik 4077 sayılı kanunun 6. maddesinin eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse o sözleşme şartının tüketici ile müzakere edilmediği anlamına geldiğini, sözleşmenin içeriğine etki edemeyen ve hatta bazı kısımları sonradan doldurulacak biçimde hazırlanmış, alınacak masrafların sonradan yazılmış sözleşmeye dayanılarak tarafından alınan ücretlerin haksız şart olduğundan iadesinin gerektiğini belirterek tarafından alınan 2.250 TL ücretin ödeme tarihlerinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte tahsilini, ayrıca kredi masraflarını gösterir dekontun alınması talebinde kredi dekontu ücreti olarak tarafından alınan 70 TL'nin tarafına ödenmesini …
Davalı vekili; davacının tüzel müşteri olup «tüketici sıfatına» haiz olmadığını, mahkemenin «görevli» olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacı ile yaptığı «kredi sözleşmesinde» davacının «tüzel kişiliği» haiz bir «limited şirket» olduğu, davacının tüketici vasfını haiz olmadığı, davacının davasının 4822 sayılı Kanunla değişik 4077 sayılı kanuna dayandırdığı bu kapsamda davacının Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna dayanarak herhangi bir hak iddia edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde davalı ile akdedilen «kredi sözleşmesine» dayanılarak kendisinden haksız olarak tahsil edilen kredi dosya «masrafı» ve bu masrafları gösterir banka dekont ücretinin tahsilini talep etmiş olduğuna göre, HMK'nın 33. maddesi uyarınca hukuki nitelendirme yapma «yetkisinin» hakime ait olduğu gözetilmeksizin davacının sırf dava dilekçesinde Tüketici Yasası hükümlerine dayanmış olduğu gerekçesiyle mahkemenin kendini «görevli» kabul ederek işin esasının incelenmesi ve yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/412 E. 2012/5819 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:objektif özen yükümlülüğü · re'sen gözetilme · bankacılık işlemleri · özen yükümlülüğü · mevduat hesabı · ara karar · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının olayda kusurlu olduğunun kanıtlanamadığını, davalı Bankanın «objektif özen yükümlülüğünü» yerine getirmemesinden dolayı kusurlu bulunduğunu bu nedenle davanın kabulü ile 4.500,00 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, «bankacılık işlemlerinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup somut uyuşmazlıkta davacı tarafından, davalı Banka şubesi nezdinde açılmış bir «mevduat hesabı» bulunmaktadır.
Görev hususunun yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilmesi» gerekmektedir.
Bu durum karşısında mahkemece, açıklanan gerekçeyle işbu davaya asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla bakılmasına ilişkin bir «ara» kararı verilerek, uyuşmazlığın yukarıda belirtilen yasa hükümleri çerçevesinde ele alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılarak sonuçlandırılması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6691 E. 2011/16353 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feragat yetkisi · tüketici kredisi · re'sen gözetilme · davadan feragat · kamu düzeni · feragat · havale · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, yargılama sırasında davaya konu borcun ödendiği, davacı vekilinin «davadan feragat» ettiğini beyan etmesine rağmen «feragat yetkisi» içerir vekaletnamesini «ibraz» etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Görev kuralı «kamu düzeni» ile ilgili olup yargılamanın her aşamasında re '«sen gözetileceğinden» mahkemece davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
1-Mahkemenin gerekçeli kararı davalı vekiline 15.03.2010 günü tebliğ edilmiş ve hüküm HUMK 437/1.maddesinde yazılı süre geçirildikten sonra 02.04.2010 «havale» tarihli dilekçe ile davalı vekilince temyiz edilmiş, temyiz harcı ise yatırılmamıştır.
Dava konusu kredinin 4077 sayılı kanunun 10. maddesinde düzenlenen «tüketici kredisi» niteliğinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15746 E. 2014/17202 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici işlemi · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 4077 sayılı Yasa'nın 10. maddesi kapsamında tüketici kredisinden kaynaklandığı ve Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığı, davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesi'ne ait olduğu gerekçesiyle, «görevsizlik» kararı verilmiştir.
… maddesinde tüketicinin "Mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi", 3. maddesinin h bendinde «tüketici işleminin» "mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi" ifade edeceği, aynı yasanın ikinci maddesinde ise bu kanunun …
O halde, mahkemece uyuşmazlığın tüketici sözleşmesinden kaynaklanmaması nedeniyle davanın genel mahkemelerce çözümlenmesi gerektiği göz önünde alınıp, işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/16550 E. , 2015/2364 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Tüketici Mahkemesi’nce verilen 28/03/2014 tarih ve 2014/93-2014/707 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler elektronik ortamda okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan 13.04.2011 tarihinde 94.500,00 TL tutarında kredi kullandığını, kullanılan kredi nedeniyle davalı banka tarafından dosya masrafı ve komisyon adı altında haksız ücret tahsil edildiğini ileri sürerek 2.812,50 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tebligata rağmen cevap vermemiş, duruşmalara iştirak etmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalı bankanın kredi tahsisi sırasında yapılması zorunlu masrafları isteyebileceği, bunun dışında sebebini ve dayanağını belirtmeksizin müşterisinden para talep edemeyeceği gerekçesiyle 2.812,50 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava; Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca kullandırılan krediden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenmekte olup göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir (HMK md.
1) . 4077 sayılı Yasa'nın 3/1-e bendinde tüketici; bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder denilmektedir. Aynı Yasa'nın 23. maddesinde ise bu Kanun'un uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılacağı belirtilmiştir. Somut olayda; davacıya kullandırılan kredi niteliği itibariyle ticari kredi sayıldığı, davacının bu sözleşme uyarınca tüketici konumunda bulunmadığı anlaşılmakta olup, bu nedenle uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde ve genel mahkemelerce çözümlenmesi gerektiği gözetilmeksizin işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 23/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/171661500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz