Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/412 E. 2012/5819 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
objektif özen yükümlülüğü↗ re'sen gözetilme↗ bankacılık işlemleri↗ özen yükümlülüğü↗ mevduat hesabı↗ ara karar↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının olayda kusurlu olduğunun kanıtlanamadığını, davalı Bankanın objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmemesinden dolayı kusurlu bulunduğunu bu nedenle davanın kabulü ile 4.500,00 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup somut uyuşmazlıkta davacı tarafından, davalı Banka şubesi nezdinde açılmış bir mevduat hesabı bulunmaktadır.
O halde uyuşmazlığı Bankacılık Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekmekte olup, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un uyuşmazlığa uygulanmasını gerektirir bir husus bulunmamaktadır. Tüketici mahkemeleri ile genel mahkemeler arasındaki ilişki bir görev ilişkisidir. Görev hususunun yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekmektedir.
Bu durum karşısında mahkemece, açıklanan gerekçeyle işbu davaya asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla bakılmasına ilişkin bir ara kararı verilerek, uyuşmazlığın yukarıda belirtilen yasa hükümleri çerçevesinde ele alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılarak sonuçlandırılması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3126 E. 2013/4713 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici kredisi · kefalet · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · kefil · haciz · kredi sözleşmesi · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, yapılan incelemede, talebin dayanağı olan belgenin «tüketici kredisi» olduğu, 4077 sayılı yasanın .... maddesi koşullarının sağlandığına ilişkin herhangi bir belge «ibraz» edilmediği ve «kefiller» yönünden «kefaletin», adi kefalet niteliğinde olduğu gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Talep, banka «genel kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle talebin reddine karar verilmiştir.
Ancak, dosyaya «ibraz» edilen 03.08.2011 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» mahkemece, «tüketici kredisi» sözleşmesi olduğu dosya kapsamından anlaşılamamakta, buna ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15801 E. 2012/6911 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta sözleşmesi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, Ankara Tüketici Mahkemesi’nin «görevli» olduğu gerekçesiyle, mahkemenin «görevsizliğine», dava dilekçesinin görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde talep halinde dava dosyasının ait olduğu mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bu tür uyuşmazlıklara 4077 sayılı Kanun'un uygulanması mümkün olmadığından, ticaret mahkemesi «görevli» olup, mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1-Dava, «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/412 E. , 2012/5819 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasında görülen davada Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/07/2010 tarih ve 2007/3-2010/265 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Bankanın sunduğu internet bankacılığı hizmetinden yararlandığını, davalı Bankanın gerekli ve yeterli güvenlik önlemlerini almadığını bu nedenle müvekkkilinin hesabından iradesi dışında 4.500,00 TL'nın çekildiğini, 4.500,00 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın olayda herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının olayda kusurlu olduğunun kanıtlanamadığını, davalı Bankanın objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmemesinden dolayı kusurlu bulunduğunu bu nedenle davanın kabulü ile 4.500,00 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup somut uyuşmazlıkta davacı tarafından, davalı Banka şubesi nezdinde açılmış bir mevduat hesabı bulunmaktadır.
O halde uyuşmazlığı Bankacılık Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekmekte olup, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un uyuşmazlığa uygulanmasını gerektirir bir husus bulunmamaktadır. Tüketici mahkemeleri ile genel mahkemeler arasındaki ilişki bir görev ilişkisidir. Görev hususunun yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekmektedir.
Bu durum karşısında mahkemece, açıklanan gerekçeyle işbu davaya asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla bakılmasına ilişkin bir ara kararı verilerek, uyuşmazlığın yukarıda belirtilen yasa hükümleri çerçevesinde ele alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılarak sonuçlandırılması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1056263400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz