6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/8155 E. 2014/15426 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüketici işlemi müşterek borçlu müteselsil kefil ticari dava niteliği müteselsil kefil kefil görevsizlik kararı kredi sözleşmesi

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK — TTK 4

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi 2004/360 Esas sayılı ceza dosyasında kredi kullandığı bildirilen kişi ve kefillerin bankaya gelmedikleri ve imzalarının şirket yetkilerince temin edildiğinin tespit edildiği, davalı H.. Ç.. 'ın asıl borçlu diğer davalı şahısların müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak gözüktükleri sözleşmedeki kredinin bu davalılarca alınıp kullanılmadığı, kredi sözleşmesini imzalamaya dahi bankaya gelmedikleri, bu nedenle açılan bu krediden davalıların hukuken sorumlu olmadıkları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen kredili mevduat hesap sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

4822 sayılı Kanunla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/e maddesinde tüketicinin "Mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi", 3. maddesinin h bendinde tüketici işleminin "mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi" ifade edeceği, aynı yasanın ikinci maddesinde ise bu kanunun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal veya hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsayacağı belirtilmiştir.

Somut olayda, taraflar arasında düzenlenen sözleşme tüketici sözleşmesi olmadığından ve dava açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 4 ve 5. maddeleri gereğince dava ticari dava niteliğinde bulunduğundan mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, tüketici iş ve işlemi söz konusu olmamasına rağmen davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15065 E. 2014/3582 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15066 E. 2014/4312 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8161 E. 2014/14460 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15744 E. 2015/1712 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5418 E. 2013/4582 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14922 E. 2011/7553 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13804 E. 2011/6326 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9406 E. 2012/1200 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/8155 E.  ,  2014/15426 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL 2. TÜKETİCİ MAHKEMESİ

TARİHİ 30/10/2013

NUMARASI 2009/911-2013/1740

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 30/10/2013 tarih ve 2009/911-2013/1740 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili banka tarafından davalı Hülya'ya 19/10/1998 tarihli kredi sözleşmesi ile 2.500,00 TL lik kredi kullandırıldığını, diğer davalının sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, borcun ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 67.577,46TL alacağın 05/10/2009 tarihinden itibaren %153 oranında temerrüt faizi ve BSMV ile davalılardan müşterek müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

[…]. K.. vekili, müvekkilinin davacı bankadan kredi kullanmadığını, bu durumun Ağır Ceza Mahkemesindeki dava ile de tespit edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi 2004/360 Esas sayılı ceza dosyasında kredi kullandığı bildirilen kişi ve kefillerin bankaya gelmedikleri ve imzalarının şirket yetkilerince temin edildiğinin tespit edildiği, davalı H.. Ç.. 'ın asıl borçlu diğer davalı şahısların müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak gözüktükleri sözleşmedeki kredinin bu davalılarca alınıp kullanılmadığı, kredi sözleşmesini imzalamaya dahi bankaya gelmedikleri, bu nedenle açılan bu krediden davalıların hukuken sorumlu olmadıkları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen kredili mevduat hesap sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

4822 sayılı Kanunla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/e maddesinde tüketicinin "Mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi", 3. maddesinin h bendinde tüketici işleminin "mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi" ifade edeceği, aynı yasanın ikinci maddesinde ise bu kanunun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal veya hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsayacağı belirtilmiştir.

Somut olayda, taraflar arasında düzenlenen sözleşme tüketici sözleşmesi olmadığından ve dava açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 4 ve 5. maddeleri gereğince dava ticari dava niteliğinde bulunduğundan mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, tüketici iş ve işlemi söz konusu olmamasına rağmen davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101968800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.