İhtiyati Hacize İtiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2005/8668 E. 2005/8340 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kambiyo senedine özgü takip↗ düzenleme yeri↗ borcun ifası↗ keşide yeri↗ teminat senedi↗ kıymetli evrak↗ i̇i̇k 257↗ ihtiyati hacze itiraz↗ müteselsil kefil↗ kambiyo senedi↗ ipotek↗ ihtiyati haciz↗ bono↗ kefil↗ haciz↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ taşıyan↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddialar, savunma toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, senetlerin teminat senedi olduklarına dair bir kayıt bulunmadığı, bazı kısımlarının sonradan doldurulduğu iddialarının yargılamayı gerektirdiği, senetlerdeki tanzim yerinin posta kod numarası belirtilerek "Taksim" şeklinde belirtildiği, anılan yerin açıkça "İstanbul/Taksim" olduğunun kolayca anlaşıldığı, zorunlu unsurları taşıyan bonolar olduğu, İİK.nun 45/2. maddesi uyarınca alacağın rehinle temin edilmiş bulunmasının yeterli teminat olsa bile kambiyo senedine özgü takip yapmaya engel bir durum oluşturmadığı, ihtiyati haciz kararında bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati hacze itiraz edenler vekilleri temyiz etmiştir.
İstem, ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ihtiyati haciz kararı verilmesi koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır, ihtiyati haciz kararı, davacı banka tarafından kullandırılan kredileri zamanında ödemeyen muteriz borçlularca düzenlenmiş 25.6.2004 vadeli 400.000 USD bedelli ve 25.6.2005 vadeli 180.000 USD bedelli bonolara istinaden verilmiştir. Bir senedin kambiyo senetlerinden olan bono olarak kabulü için, keşide yerini de içermesi zorunludur. Ancak, senette keşide yeri gösterilmemiş ise bonoyu düzenleyen kişinin ad ve soyadının yanında yazılı olan yer, düzenleme yeri kabul edilir. (TTK.nun 689/IV) Alternatiflerden birinin bulunmaması halinde senet, bono olarak geçerlilik kazanamaz. Düzenleme yerinin belli ve mümkün bir yer olması gerektiği gibi bu yerin idari bir birim olması da zorunludur. İdari birim olmayan yer, keşide yeri olarak kabul edilemez. ([…]: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara 2002, B.4, Sh.80 ve 203) Somut olayda bono olduğu iddia edilen senetlerde müstakil olarak düzenleme yeri bulunmamaktadır. 25.6.2004 vadeli senette düzenleyenler ad ve soyadı yanındaki adreste "80090 Taksim" ibaresi yer almakta, diğer senette ise hiçbir yer adı belirtilmemektedir. "Taksim idari birim değildir. Anılan senetler, düzenleme yeri içermediklerinden mahkemenin kabulünün aksine bono vasfını taşımamaktadırlar. İtiraz edenler vekilleri senetlerin, aynı zamanda alınan kredilerin teminatı olduklarını, ayrıca borcu karşılayacak derecede ipotek tesis edildiğini de iddia etmişlerdir. llK.nun 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak, poliçe ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki takip hükümleri saklıdır. Aynı yasanın 257. maddesi uyarınca da ihtiyati hacze karar verilebilmesi için gerekli koşullardan biri de alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Bahse konu yasal düzenlemeler, borçluya yöneliktir. Kefillerin sorumluluğu ise, BK.nun 487/1. maddesinde hükme bağlanmıştır. Anılan düzenlemeye göre kefil, borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla borcun ifasını deruhte etmiş ise alacaklı asıl borçluya müracaat ve rehinleri nakde tahvil ettirmeden evvel kefil aleyhinde takibat icra edebilecektir. Bu durum karşısında, kredi sözleşmeleri ve ipotek belgeleri getirtilip, borcun miktarı tayin edilip, senetlerin kambiyo senetleri olmadığı ve borçluların sıfatları da dikkate alınarak yukarıda değinilen yasal düzenlemeler çerçevesinde ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle itirazın reddi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16228 E. 2011/182 K.
Ortak:borcun ifası · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · haciz · iflas
İncelediğiniz karardaAnılan düzenlemeye göre «kefil», borçlu ile beraber «müteselsil kefil» ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla «borcun ifasını» deruhte etmiş ise alacaklı asıl borçluya müracaat ve rehinleri nakde tahvil ettirmeden evvel kefil aleyhinde takibat icra edebilecektir.
Bu durum karşısında, «kredi sözleşmeleri» ve «ipotek» belgeleri getirtilip, borcun miktarı tayin edilip, senetlerin kambiyo senetleri olmadığı ve borçluların sıfatları da dikkate alınarak yukarıda değinilen yasal düzenlemeler çerçevesinde «ihtiyati haciz» koşullarının oluşup oluşmadığı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle itirazın reddi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, iddialar, savunma toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, senetlerin «teminat senedi» olduklarına dair bir kayıt bulunmadığı, bazı kısımlarının sonradan doldurulduğu iddialarının yargılamayı gerektirdiği, senetlerdeki tanzim yerinin posta kod numarası belirtilerek "Taksim" şeklinde belirtildiği, anılan yerin açıkça "İstanbul/Taksim" olduğunun kolayca anlaşıldığı, zorunlu unsurları «taşıyan» «bonolar» olduğu, İİK.nun 45/2. maddesi uyarınca alacağın rehinle temin edilmiş bulunmasının yeterli teminat olsa bile «kambiyo senedine özgü takip» yapmaya engel bir durum oluşturmadığı, «ihtiyati haciz» kararında bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaO halde, davacı bankanın, «kredi sözleşmesinde» müşterek müteselsil borçlu ve «kefil» sıfatı «taşıyan» davalılar aleyhine «rehine» başvuru şartı olmaksızın BK'nun 487/1. maddesine dayanarak «ihtiyati haciz» talebinde bulunmasında engel bir durum bulunmadığı gözetilerek, «ipotek» belgeleri getirtilip «kefalet» borcu için ipotek verilip verilmediği ve ihtiyati haciz şartlarının varlığı açısından inceleme yapılmak, eğer ipotek asıl borçlu lehine verilmiş ise kefillere başvurulmasını engellemeyeceği hususu da dikkate alınmak suretiyle bir karar vermek gerekirken, mahkemece salt borçlu açısından düzenleme içeren İİK.nun «257»/1 nci maddesine dayanılarak istemin reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, itiraz eden kooperatif tarafından ihtiyati hacze konu borç için «ipotek» verildiğinden «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin İİK'nun «257»/ilk maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle itirazın kabulüyle ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kefillerin sorumluluğu ise, BK'nun 487/1. maddesinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre «kefil», borçlu ile beraber «müteselsil kefil» ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla «borcun ifasına» deruhte etmiş ise, alacaklı, asıl borçluya müracaatla rehinleri paraya çevirtmeden önce kefil aleyhine de takibat yapabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehin · kefalet
Benzer bu karardaO halde, davacı bankanın, «kredi sözleşmesinde» müşterek müteselsil borçlu ve «kefil» sıfatı «taşıyan» davalılar aleyhine «rehine» başvuru şartı olmaksızın BK'nun 487/1. maddesine dayanarak «ihtiyati haciz» talebinde bulunmasında engel bir durum bulunmadığı gözetilerek, «ipotek» belgeleri getirtilip «kefalet» borcu için ipotek verilip verilmediği ve ihtiyati haciz şartlarının varlığı açısından inceleme yapılmak, eğer ipotek asıl borçlu lehine verilmiş ise kefillere başvurulmasını engellemeyeceği hususu da dikkate alınmak suretiyle bir karar vermek gerekirken, mahkemece salt borçlu açısından düzenleme içeren İİK.nun «257»/1 nci maddesine dayanılarak istemin reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4254 E. 2012/5778 K.
Ortak:borcun ifası · i̇i̇k 257 · ihtiyati hacze itiraz · müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · haciz
İncelediğiniz karardaAnılan düzenlemeye göre «kefil», borçlu ile beraber «müteselsil kefil» ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla «borcun ifasını» deruhte etmiş ise alacaklı asıl borçluya müracaat ve rehinleri nakde tahvil ettirmeden evvel kefil aleyhinde takibat icra edebilecektir.
Bu durum karşısında, «kredi sözleşmeleri» ve «ipotek» belgeleri getirtilip, borcun miktarı tayin edilip, senetlerin kambiyo senetleri olmadığı ve borçluların sıfatları da dikkate alınarak yukarıda değinilen yasal düzenlemeler çerçevesinde «ihtiyati haciz» koşullarının oluşup oluşmadığı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle itirazın reddi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, iddialar, savunma toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, senetlerin «teminat senedi» olduklarına dair bir kayıt bulunmadığı, bazı kısımlarının sonradan doldurulduğu iddialarının yargılamayı gerektirdiği, senetlerdeki tanzim yerinin posta kod numarası belirtilerek "Taksim" şeklinde belirtildiği, anılan yerin açıkça "İstanbul/Taksim" olduğunun kolayca anlaşıldığı, zorunlu unsurları «taşıyan» «bonolar» olduğu, İİK.nun 45/2. maddesi uyarınca alacağın rehinle temin edilmiş bulunmasının yeterli teminat olsa bile «kambiyo senedine özgü takip» yapmaya engel bir durum oluşturmadığı, «ihtiyati haciz» kararında bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, itiraz edenlerin itiraz nedenlerinin İİK’nun «265». maddesinde sayılan nedenlerden olmadığı gerekçesiyle borçluların yokluğunda verilen itirazın reddine ilişkin karar Dairemizce itirazın «incelenmesi duruşmalı» olarak yapıldığı ancak itiraz edenler vekiline gönderilen duruşma gününü içerir «tebligatın» duruşma gününden sonraki bir tarihte tebliğ edildiği, duruşmanın itiraz edenler vekilinin yokluğunda yapılarak karar verildiği ve bu şekilde «savunma hakkının kısıtlandığı» gereçeleriyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak bu kez İİK'nın «257».maddesinde rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı «ihtiyati haciz» talebinde bulunabileceğinden ve «ihtiyati hacze itiraz» edenlere ait taşınmazlara asıl borçlu şirketin borçlarının «teminatını» teşkil edecek şekilde «ipotek» tesis edildiği gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verilmiştir.
O halde, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklının, «kredi sözleşmesinde» müşterek müteselsil borçlu ve «kefil» sıfatı «taşıyan» «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlular aleyhine, kefilin «kefaletinin» «teminatı» olarak değil borçlunun borcunun teminatı için tesis edilen «rehine» başvuru şartı olmaksızın BK'nun 487/1. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasında engel bir durum bulunmadığı gözetilerek sonucuna göre karar verilm …
Kefillerin sorumluluğu ise, BK'nun 487/1. maddesinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre «kefil», borçlu ile beraber «müteselsil kefil» ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla «borcun ifasını» deruhte etmiş ise, alacaklı, asıl borçluya müracaatla rehinleri paraya çevirtmeden önce kefil aleyhine de takibat yapabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · i̇i̇k 265 · ön inceleme duruşması · kısıtlılık · rehin · kefalet · vade
Benzer bu karardaMahkemece, itiraz edenlerin itiraz nedenlerinin İİK’nun «265». maddesinde sayılan nedenlerden olmadığı gerekçesiyle borçluların yokluğunda verilen itirazın reddine ilişkin karar Dairemizce itirazın «incelenmesi duruşmalı» olarak yapıldığı ancak itiraz edenler vekiline gönderilen duruşma gününü içerir «tebligatın» duruşma gününden sonraki bir tarihte tebliğ edildiği, duruşmanın itiraz edenler vekilinin yokluğunda yapılarak karar verildiği ve bu şekilde «savunma hakkının kısıtlandığı» gereçeleriyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak bu kez İİK'nın «257».maddesinde rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı «ihtiyati haciz» talebinde bulunabileceğinden ve «ihtiyati hacze itiraz» edenlere ait taşınmazlara asıl borçlu şirketin borçlarının «teminatını» teşkil edecek şekilde «ipotek» tesis edildiği gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verilmiştir.
O halde, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklının, «kredi sözleşmesinde» müşterek müteselsil borçlu ve «kefil» sıfatı «taşıyan» «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlular aleyhine, kefilin «kefaletinin» «teminatı» olarak değil borçlunun borcunun teminatı için tesis edilen «rehine» başvuru şartı olmaksızın BK'nun 487/1. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasında engel bir durum bulunmadığı gözetilerek sonucuna göre karar verilm …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4069 E. 2013/6384 K.
Ortak:borcun ifası · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · haciz · iflas
İncelediğiniz karardaAnılan düzenlemeye göre «kefil», borçlu ile beraber «müteselsil kefil» ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla «borcun ifasını» deruhte etmiş ise alacaklı asıl borçluya müracaat ve rehinleri nakde tahvil ettirmeden evvel kefil aleyhinde takibat icra edebilecektir.
Bu durum karşısında, «kredi sözleşmeleri» ve «ipotek» belgeleri getirtilip, borcun miktarı tayin edilip, senetlerin kambiyo senetleri olmadığı ve borçluların sıfatları da dikkate alınarak yukarıda değinilen yasal düzenlemeler çerçevesinde «ihtiyati haciz» koşullarının oluşup oluşmadığı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle itirazın reddi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, iddialar, savunma toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, senetlerin «teminat senedi» olduklarına dair bir kayıt bulunmadığı, bazı kısımlarının sonradan doldurulduğu iddialarının yargılamayı gerektirdiği, senetlerdeki tanzim yerinin posta kod numarası belirtilerek "Taksim" şeklinde belirtildiği, anılan yerin açıkça "İstanbul/Taksim" olduğunun kolayca anlaşıldığı, zorunlu unsurları «taşıyan» «bonolar» olduğu, İİK.nun 45/2. maddesi uyarınca alacağın rehinle temin edilmiş bulunmasının yeterli teminat olsa bile «kambiyo senedine özgü takip» yapmaya engel bir durum oluşturmadığı, «ihtiyati haciz» kararında bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaO halde, alacaklı bankanın, «genel kredi sözleşmesinde» «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» ... aleyhine «rehine» başvuru şartı olmaksızın BK'nın 487/1'nci maddesine dayanarak «ihtiyati haciz» talebinde bulunmasında engel bir durum bulunmadığı, ipoteğin asıl borçlu lehine verildiği, «kefalet» borcu için «ipotek» verilmediği hususu da dikkate alınmak suretiyle bir karar vermek gerekirken, mahkemece salt borçlu açısından düzenleme içeren İİK'nın «257»/1'nci maddesine dayanılarak kefil yönünden de istemin reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, 520.000,00 TL alacak rehinle temin edildiğinden bu miktara yönelik «ihtiyati haciz» talebinin reddine, talebe konu «ipotek» miktarını aşan 67.663,52 TL yönünden İİK'nın «257». maddesindeki koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kefillerin sorumluluğu ise, BK'nın 487/1'nci maddesinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre «kefil», borçlu ile beraber «müteselsil kefil» ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla «borcun ifasına» deruhte etmiş ise, alacaklı, asıl borçluya müracaatla rehinleri paraya çevirmeden önce kefil aleyhine de takibat yapabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehin · kefalet · genel kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaO halde, alacaklı bankanın, «genel kredi sözleşmesinde» «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» ... aleyhine «rehine» başvuru şartı olmaksızın BK'nın 487/1'nci maddesine dayanarak «ihtiyati haciz» talebinde bulunmasında engel bir durum bulunmadığı, ipoteğin asıl borçlu lehine verildiği, «kefalet» borcu için «ipotek» verilmediği hususu da dikkate alınmak suretiyle bir karar vermek gerekirken, mahkemece salt borçlu açısından düzenleme içeren İİK'nın «257»/1'nci maddesine dayanılarak kefil yönünden de istemin reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3125 E. 2013/5182 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · haciz · iflas · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında, «kredi sözleşmeleri» ve «ipotek» belgeleri getirtilip, borcun miktarı tayin edilip, senetlerin kambiyo senetleri olmadığı ve borçluların sıfatları da dikkate alınarak yukarıda değinilen yasal düzenlemeler çerçevesinde «ihtiyati haciz» koşullarının oluşup oluşmadığı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle itirazın reddi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, iddialar, savunma toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, senetlerin «teminat senedi» olduklarına dair bir kayıt bulunmadığı, bazı kısımlarının sonradan doldurulduğu iddialarının yargılamayı gerektirdiği, senetlerdeki tanzim yerinin posta kod numarası belirtilerek "Taksim" şeklinde belirtildiği, anılan yerin açıkça "İstanbul/Taksim" olduğunun kolayca anlaşıldığı, zorunlu unsurları «taşıyan» «bonolar» olduğu, İİK.nun 45/2. maddesi uyarınca alacağın rehinle temin edilmiş bulunmasının yeterli teminat olsa bile «kambiyo senedine özgü takip» yapmaya engel bir durum oluşturmadığı, «ihtiyati haciz» kararında bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.
İstem, «ihtiyati haciz» kararına itiraza ilişkindir.
Benzer bu karardaSomut olayda, aleyhine «ihtiyati haciz» istenilen ...'a «hesap kat ihtarnamesi» tebliğ edilerek anılan «borçlu temerrüde» düşürüldüğüne ve bu nedenle İİK'nun «257»'nci maddesinde sayılan koşullar oluştuğuna göre, bu borçlu yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken talebin reddedilmesi doğru görülmemiştir. ...- Ayrıca, aleyhine ihtiyati haciz istenilenlerden ... ve ... «kredi sözleşmesinde» «müşterek borçlu müteselsil kefil» olarak yer aldıkları gibi, aynı sözleşme ilişkisi nedeniyle asıl borçlu ...'nın bankaya olan borcuna karşılık kendi taşınmazlarına «ipotek» de tesis ettirmişlerdir.
1- Talep, aleyhine «ihtiyati haciz» istenilen tarafın müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» bulunduğu «genel kredi sözleşmesine» dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Bu durumda, «ipotek» belgesi getirtilip, ipoteğin asıl borçlu için mi yoksa kendi «kefaletleri» nedeniyle mi verildiği incelenerek, ipotek kendi kefaletleri için verilmediği takdirde «kefiller»... yönünden dahi «ihtiyati haciz» kararı verilmesi gerekirken bu borçlular yönünden de «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borçlu temerrüdü · hesap kat ihtarnamesi · kat ihtarnamesi · hesap kat · müşterek borçlu müteselsil kefil · rehin · kefalet · genel kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaSomut olayda, aleyhine «ihtiyati haciz» istenilen ...'a «hesap kat ihtarnamesi» tebliğ edilerek anılan «borçlu temerrüde» düşürüldüğüne ve bu nedenle İİK'nun «257»'nci maddesinde sayılan koşullar oluştuğuna göre, bu borçlu yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken talebin reddedilmesi doğru görülmemiştir. ...- Ayrıca, aleyhine ihtiyati haciz istenilenlerden ... ve ... «kredi sözleşmesinde» «müşterek borçlu müteselsil kefil» olarak yer aldıkları gibi, aynı sözleşme ilişkisi nedeniyle asıl borçlu ...'nın bankaya olan borcuna karşılık kendi taşınmazlarına «ipotek» de tesis ettirmişlerdir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, borçlulardan ... ve ... tarafından belirtilen kredi borcuna «rehin» verildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
1- Talep, aleyhine «ihtiyati haciz» istenilen tarafın müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» bulunduğu «genel kredi sözleşmesine» dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Bu durumda, «ipotek» belgesi getirtilip, ipoteğin asıl borçlu için mi yoksa kendi «kefaletleri» nedeniyle mi verildiği incelenerek, ipotek kendi kefaletleri için verilmediği takdirde «kefiller»... yönünden dahi «ihtiyati haciz» kararı verilmesi gerekirken bu borçlular yönünden de «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8009 E. 2011/7773 K.
Ortak:düzenleme yeri · keşide yeri · i̇i̇k 257 · kambiyo senedi · ihtiyati haciz · bono · haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddialar, savunma toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, senetlerin «teminat senedi» olduklarına dair bir kayıt bulunmadığı, bazı kısımlarının sonradan doldurulduğu iddialarının yargılamayı gerektirdiği, senetlerdeki tanzim yerinin posta kod numarası belirtilerek "Taksim" şeklinde belirtildiği, anılan yerin açıkça "İstanbul/Taksim" olduğunun kolayca anlaşıldığı, zorunlu unsurları «taşıyan» «bonolar» olduğu, İİK.nun 45/2. maddesi uyarınca alacağın rehinle temin edilmiş bulunmasının yeterli teminat olsa bile «kambiyo senedine özgü takip» yapmaya engel bir durum oluşturmadığı, «ihtiyati haciz» kararında bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.
Ancak, senette «keşide yeri» gösterilmemiş ise bonoyu düzenleyen kişinin ad ve soyadının yanında yazılı olan yer, «düzenleme yeri» kabul edilir. (TTK.nun 689/IV) Alternatiflerden birinin bulunmaması halinde senet, «bono» olarak geçerlilik kazanamaz.
İdari birim olmayan yer, «keşide yeri» olarak kabul edilemez. (Öztan F.: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara 2002, B.4, Sh.80 ve 203) Somut olayda «bono» olduğu iddia edilen senetlerde müstakil olarak «düzenleme yeri» bulunmamaktadır.
Benzer bu kararda«257». maddesine göre, 'Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir' hükmü gereği, «kambiyo senedi» vasfında olmayan senede dayalı olarak dahi «ihtiyati haciz» talebinde bulunulabilir.
İstem, «bonoya» dayalı olarak «ihtiyati haciz» kararı verilmesine yöneliktir.
689/3. maddesine göre ise, 'Tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir «bono», tanzim edenin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılır' hükmü gereği, senette «keşide yeri» gösterilmemiş ise, bonoyu düzenleyen kişinin ad ve soyadının yanında yazılı olan yer, «düzenleme yeri» olarak kabul edilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vade · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, «ibraz» edilen senedin «keşide yerinin» belli olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
«257». maddesine göre, 'Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir' hükmü gereği, «kambiyo senedi» vasfında olmayan senede dayalı olarak dahi «ihtiyati haciz» talebinde bulunulabilir.
-
İhtiyati haciz kararının iptali | İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9148 E. 2010/8929 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · ihtiyati hacze itiraz · ihtiyati haciz · haciz · iflas · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddialar, savunma toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, senetlerin «teminat senedi» olduklarına dair bir kayıt bulunmadığı, bazı kısımlarının sonradan doldurulduğu iddialarının yargılamayı gerektirdiği, senetlerdeki tanzim yerinin posta kod numarası belirtilerek "Taksim" şeklinde belirtildiği, anılan yerin açıkça "İstanbul/Taksim" olduğunun kolayca anlaşıldığı, zorunlu unsurları «taşıyan» «bonolar» olduğu, İİK.nun 45/2. maddesi uyarınca alacağın rehinle temin edilmiş bulunmasının yeterli teminat olsa bile «kambiyo senedine özgü takip» yapmaya engel bir durum oluşturmadığı, «ihtiyati haciz» kararında bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.
İstem, «ihtiyati haciz» kararına itiraza ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, «ihtiyati haciz» kararı verilmesi koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır, ihtiyati haciz kararı, davacı banka tarafından kullandırılan kredileri zamanında ödemeyen muteriz borçlularca düzenlenmiş 25.6.2004 vadeli 400.000 USD bedelli ve 25.6.2005 vadeli 180.000 USD bedelli bonolara istinaden verilmiştir.
Benzer bu karardaBu itiraz nedeni ise mahkemenin kabulünün aksine aynı Yasa' nın «265». maddesinde öngörülen ihtiyati haczin dayandığı sebepler kapsamında bir itiraz olduğundan itirazlarının incelenerek, borçluların sıfatı ve «teminatların kapsamı» da dikkate alınarak yukarıda değinilen yasal düzenlemeler çerçevesinde «ihtiyati haciz» koşullarının oluşup oluşmadığı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle itirazın reddi doğru görülmemiştir.
Dava, «ihtiyati haciz» kararının «itirazen kaldırılması» istemine ilişkindir.
İİK.nun 45 nci maddesi hükmüne göre,rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu «iflasa» tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:itirazın kaldırılması · i̇i̇k 265 · teminat kapsamı
Benzer bu karardaBu itiraz nedeni ise mahkemenin kabulünün aksine aynı Yasa' nın «265». maddesinde öngörülen ihtiyati haczin dayandığı sebepler kapsamında bir itiraz olduğundan itirazlarının incelenerek, borçluların sıfatı ve «teminatların kapsamı» da dikkate alınarak yukarıda değinilen yasal düzenlemeler çerçevesinde «ihtiyati haciz» koşullarının oluşup oluşmadığı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle itirazın reddi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, itirazlarının İİK «265». maddesi kapsamında değerlendirmeye tabi tutulacak itirazlardan olmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Dava, «ihtiyati haciz» kararının «itirazen kaldırılması» istemine ilişkindir.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18222 E. 2015/480 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · haciz · iflas · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında, «kredi sözleşmeleri» ve «ipotek» belgeleri getirtilip, borcun miktarı tayin edilip, senetlerin kambiyo senetleri olmadığı ve borçluların sıfatları da dikkate alınarak yukarıda değinilen yasal düzenlemeler çerçevesinde «ihtiyati haciz» koşullarının oluşup oluşmadığı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle itirazın reddi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, iddialar, savunma toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, senetlerin «teminat senedi» olduklarına dair bir kayıt bulunmadığı, bazı kısımlarının sonradan doldurulduğu iddialarının yargılamayı gerektirdiği, senetlerdeki tanzim yerinin posta kod numarası belirtilerek "Taksim" şeklinde belirtildiği, anılan yerin açıkça "İstanbul/Taksim" olduğunun kolayca anlaşıldığı, zorunlu unsurları «taşıyan» «bonolar» olduğu, İİK.nun 45/2. maddesi uyarınca alacağın rehinle temin edilmiş bulunmasının yeterli teminat olsa bile «kambiyo senedine özgü takip» yapmaya engel bir durum oluşturmadığı, «ihtiyati haciz» kararında bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.
İstem, «ihtiyati haciz» kararına itiraza ilişkindir.
Benzer bu karardaİhtiyati «haciz» talep eden banka vekili, müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu.... arasında düzenlenen «genel kredi sözleşmesini», haklarında «ihtiyati haciz» talep edilen ....., ... ve.....i’nin «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladığını, «kat ihtarına» rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, ihtiyati haciz talep etmiştir.
Bu itibarla mahkemece, haklarında «ihtiyati haciz» talep edilenlerin «müşterek borçlu müteselsil kefil» oldukları nazara alınarak TBK’nun 586. maddesinde düzenlenen koşulların oluşup oluşmadığı araştırılmadan ve İİK’nun «257» ve devamı maddelerinde düzenlenen hangi koşulların oluşmadığı karar yerinde tartışılıp açıklanmadan “yasal koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine” şe …
Mahkemece, dosya kapsamına göre, İİK'nun «257». ve devamı madde hükümlerindeki şartların mevcut olmadığı gerekçesiyle yasal koşulları oluşmayan «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kat ihtarı · müşterek borçlu müteselsil kefil · genel kredi sözleşmesi · ihtar
Benzer bu karardaİhtiyati «haciz» talep eden banka vekili, müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu.... arasında düzenlenen «genel kredi sözleşmesini», haklarında «ihtiyati haciz» talep edilen ....., ... ve.....i’nin «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladığını, «kat ihtarına» rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, ihtiyati haciz talep etmiştir.
Bu itibarla mahkemece, haklarında «ihtiyati haciz» talep edilenlerin «müşterek borçlu müteselsil kefil» oldukları nazara alınarak TBK’nun 586. maddesinde düzenlenen koşulların oluşup oluşmadığı araştırılmadan ve İİK’nun «257» ve devamı maddelerinde düzenlenen hangi koşulların oluşmadığı karar yerinde tartışılıp açıklanmadan “yasal koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine” şe …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18040 E. 2014/998 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · haciz · iflas · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddialar, savunma toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, senetlerin «teminat senedi» olduklarına dair bir kayıt bulunmadığı, bazı kısımlarının sonradan doldurulduğu iddialarının yargılamayı gerektirdiği, senetlerdeki tanzim yerinin posta kod numarası belirtilerek "Taksim" şeklinde belirtildiği, anılan yerin açıkça "İstanbul/Taksim" olduğunun kolayca anlaşıldığı, zorunlu unsurları «taşıyan» «bonolar» olduğu, İİK.nun 45/2. maddesi uyarınca alacağın rehinle temin edilmiş bulunmasının yeterli teminat olsa bile «kambiyo senedine özgü takip» yapmaya engel bir durum oluşturmadığı, «ihtiyati haciz» kararında bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz edenler vekilleri senetlerin, aynı zamanda alınan kredilerin «teminatı» olduklarını, ayrıca borcu karşılayacak derecede «ipotek» tesis edildiğini de iddia etmişlerdir. llK.nun 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu «iflasa» tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir.
Bu durum karşısında, «kredi sözleşmeleri» ve «ipotek» belgeleri getirtilip, borcun miktarı tayin edilip, senetlerin kambiyo senetleri olmadığı ve borçluların sıfatları da dikkate alınarak yukarıda değinilen yasal düzenlemeler çerçevesinde «ihtiyati haciz» koşullarının oluşup oluşmadığı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle itirazın reddi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, alacak «ipotekle» «teminat» altına alındığından İİK’nın «257». maddesindeki şartları taşımadığı, E..
K.. hakkında vazgeçme nedeniyle, diğerleri yönünden alacak rehinle temin edilmiş olduğundan «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili borçlular M..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehin · kefalet
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece «ipotek» belgeleri getirtilip «kefalet» borcu için ipotek verilip verilmediği, tespit edilerek eğer ipotek «kefiller» yararına verilmiş ise «rehin» tutarı kadar olan alacak için alacaklının önce rehne müracaat etmesi gerektiği, ipotek şayet asıl borçlu lehine verilmiş ise bunun kefile başvuruyu engellemeyeceği …
İİK'nın anılan maddesine göre aleyhine «ihtiyati haciz» istenenin lehine verilmiş bir «rehin» söz konusu ise alacaklının rehin tutarı kadar alacağı için öncelikle rehne başvurması gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2005/8668 E., 2005/8340 K.
11. Hukuk Dairesi 2005/8668 E., 2005/8340 K.
BONO
İHTİYATİ HACİZ
KEFİLLERİN SORUMLULUĞU
2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 257 ]
2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 45 ]
818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 487 ]
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 689 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada (İstanbul Asliye Birinci Ticaret Mah-kemesi)nce verilen 28.7.2004 tarih ve 2004/1013 - D.iş sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati hacize itiraz edenler vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
ihtiyati hacize itiraz edenler vekilleri, aleyhlerine tesis edilen ihtiyati hacze konu bonoların kredi ilişkilerinin teminatı olarak düzenlendiğini, keşide ve vade tarihlerinin bulunmadığını, sonradan doldurulduğunu, kaldı ki zorunlu unsurlardan tanzim yerini taşımadığını, alacak miktarının belli olmadığını, rehinle teminat altına alındığını, ihtiyati haczi gerektirir koşulların bulunmadığını ileri sürerek, ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
Alacaklı vekili, senetlerin borçluların açık adresleri belirtilerek düzenlendiğini, kambiyo senedi vasfı taşıdıklarını, borçlu şirketin temsilcisinin borcu kabul ettiğini, alacağın rehinle temin edilmiş olmasının kambiyo senetlerine özgü takip yapmaya engel olmadığını, borçluların haber vermeden adres değiştirdiklerini, mallarını gizlediklerini savunarak, itirazın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddialar, savunma toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, senetlerin teminat senedi olduklarına dair bir kayıt bulunmadığı, bazı kısımlarının sonradan doldurulduğu iddialarının yargılamayı gerektirdiği, senetlerdeki tanzim yerinin posta kod numarası belirtilerek "Taksim" şeklinde belirtildiği, anılan yerin açıkça "İstanbul/Taksim" olduğunun kolayca anlaşıldığı, zorunlu unsurları taşıyan bonolar olduğu, İİK.nun 45/2. maddesi uyarınca alacağın rehinle temin edilmiş bulunmasının yeterli teminat olsa bile kambiyo senedine özgü takip yapmaya engel bir durum oluşturmadığı, ihtiyati haciz kararında bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati hacze itiraz edenler vekilleri temyiz etmiştir.
İstem, ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ihtiyati haciz kararı verilmesi koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır, ihtiyati haciz kararı, davacı banka tarafından kullandırılan kredileri zamanında ödemeyen muteriz borçlularca düzenlenmiş 25.6.2004 vadeli 400.000 USD bedelli ve 25.6.2005 vadeli 180.000 USD bedelli bonolara istinaden verilmiştir. Bir senedin kambiyo senetlerinden olan bono olarak kabulü için, keşide yerini de içermesi zorunludur. Ancak, senette keşide yeri gösterilmemiş ise bonoyu düzenleyen kişinin ad ve soyadının yanında yazılı olan yer, düzenleme yeri kabul edilir. (TTK.nun 689/IV) Alternatiflerden birinin bulunmaması halinde senet, bono olarak geçerlilik kazanamaz.
Düzenleme yerinin belli ve mümkün bir yer olması gerektiği gibi bu yerin idari bir birim olması da zorunludur. İdari birim olmayan yer, keşide yeri olarak kabul edilemez. ([…]: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara 2002, B.4, Sh.80 ve 203) Somut olayda bono olduğu iddia edilen senetlerde müstakil olarak düzenleme yeri bulunmamaktadır.
25. 6.2004 vadeli senette düzenleyenler ad ve soyadı yanındaki adreste "80090 Taksim" ibaresi yer almakta, diğer senette ise hiçbir yer adı belirtilmemektedir. "Taksim idari birim değildir. Anılan senetler, düzenleme yeri içermediklerinden mahkemenin kabulünün aksine bono vasfını taşımamaktadırlar. İtiraz edenler vekilleri senetlerin, aynı zamanda alınan kredilerin teminatı olduklarını, ayrıca borcu karşılayacak derecede ipotek tesis edildiğini de iddia etmişlerdir. llK.nun 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak, poliçe ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki takip hükümleri saklıdır.
Aynı yasanın 257. maddesi uyarınca da ihtiyati hacze karar verilebilmesi için gerekli koşullardan biri de alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Bahse konu yasal düzenlemeler, borçluya yöneliktir. Kefillerin sorumluluğu ise, BK.nun 487/1. maddesinde hükme bağlanmıştır. Anılan düzenlemeye göre kefil, borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla borcun ifasını deruhte etmiş ise alacaklı asıl borçluya müracaat ve rehinleri nakde tahvil ettirmeden evvel kefil aleyhinde takibat icra edebilecektir. Bu durum karşısında, kredi sözleşmeleri ve ipotek belgeleri getirtilip, borcun miktarı tayin edilip, senetlerin kambiyo senetleri olmadığı ve borçluların sıfatları da dikkate alınarak yukarıda değinilen yasal düzenlemeler çerçevesinde ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle itirazın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle itiraz edenler vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, muterizler yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.9.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/16423100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz