6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Rücuen Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2006/13341 E. 2006/12234 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücu davası zamanaşımının kesilmesi halefiyet sigorta tazminatı sigorta ettiren kasko sigortası rücu içtihadı birleştirme kararı zamanaşımı kesin hüküm i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HUMK · BK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

Talep edilen alacak miktarı itibariyle kesin olan karar aleyhine Adalet Bakanlığı'nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozma istenilmiştir.

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen ve sigortalısına ödediği tazminatın zarara neden olan davalı A..... T..... Ş.... ve onun aracının zorunlu trafik sigortacısı R…

… Sigorta A.Ş. nden rücuan tahsilini talep etmiştir.

Davalılar vekilleri, zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.

Dava, TTK.nun 1301 inci maddesine göre rücuan alacak istemine ilişkindir.

Anılan maddede düzenlenen halefiyet yasal, sınırlı ve cüzi halefiyet niteliğindedir. Halefiyete dayalı rücu davası esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının onun halefi olarak sigortacı tarafından açılması olduğundan, sigortalı ile ona zarar veren arasındaki yasal hükümlere göre görülüp sonuçlandırılır. Yargıtay'ın 17/1/1972 gün 1970/2 Esas 1972/1 sayılı İçtihadı Birleştirme kararına göre sigorta tazminatını ödeyen sigortacının zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı davada zamanaşımı sigorta ettirenin aynı şahıs aleyhinde açabileceği davanın zamanaşımına tabi ve aynı tarihte başlar. Dava konusu olayda zararı doğuran trafik kazasının 28/12/2001 tarihinde meydana geldiği ve 2918 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesine göre 2 yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu tartışmasızdır. Kaza tarihinden sonra son günü tatil gününe rastlaması nedeniyle iki yıllık süre dolmadan 29/12/2003 Pazartesi gününde davacı tarafından davalılar aleyhine girişilen icra takibi ile BK.nun 133 üncü maddesi uyarınca zamanaşımı kesilmiş, yeniden başlayıp iki yıllık sürenin son günü olan 29/12/2005 tarihinde isteme konu dava açılmış ve zamanaşımı süresi dolmamıştır. Bu durumda davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, HUMK.nun 427/6 ncı maddesi uyarınca kanun yararına bozma isteğinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7110 E. 2012/14978 K.

    Ortak: · zamanaşımı var · Rücuen Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3140 E. 2011/1414 K.

    Ortak: · zamanaşımı var · Rücuen Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10280 E. 2012/16460 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11578 E. 2011/4279 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3253 E. 2012/9933 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi 2006/13341 E., 2006/12234 K.

11. Hukuk Dairesi 2006/13341 E., 2006/12234 K.

TEMYİZ EDİLEBİLEN KARARLAR

1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 427 ]

2918 S. KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU [ Madde 109 ]

6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 130 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen davada Bolu Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 8/3/2006 tarih ve 2005/1462 - 2006/272 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi kanun yararına bozma talep eden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca istenilmekle ve Dairemiz'ce düzenlenen rapor incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca davalıların işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın kusurlu olarak çarpması sonucu meydana gelen hasarın davacı tarafından karşılandığını ileri sürerek, müvekkili tarafından ödenen 661,36 YTL.nin davalılardan rücuan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekilleri, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

Talep edilen alacak miktarı itibariyle kesin olan karar aleyhine Adalet Bakanlığı'nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozma istenilmiştir.

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen ve sigortalısına ödediği tazminatın zarara neden olan davalı A..... T..... Ş.... ve onun aracının zorunlu trafik sigortacısı R…

… Sigorta A.Ş. nden rücuan tahsilini talep etmiştir.

Davalılar vekilleri, zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.

Dava, TTK.nun 1301 inci maddesine göre rücuan alacak istemine ilişkindir.

Anılan maddede düzenlenen halefiyet yasal, sınırlı ve cüzi halefiyet niteliğindedir. Halefiyete dayalı rücu davası esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının onun halefi olarak sigortacı tarafından açılması olduğundan, sigortalı ile ona zarar veren arasındaki yasal hükümlere göre görülüp sonuçlandırılır. Yargıtay'ın 17/1/1972 gün 1970/2 Esas 1972/1 sayılı İçtihadı Birleştirme kararına göre sigorta tazminatını ödeyen sigortacının zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı davada zamanaşımı sigorta ettirenin aynı şahıs aleyhinde açabileceği davanın zamanaşımına tabi ve aynı tarihte başlar. Dava konusu olayda zararı doğuran trafik kazasının 28/12/2001 tarihinde meydana geldiği ve 2918 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesine göre 2 yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu tartışmasızdır.

Kaza tarihinden sonra son günü tatil gününe rastlaması nedeniyle iki yıllık süre dolmadan 29/12/2003 Pazartesi gününde davacı tarafından davalılar aleyhine girişilen icra takibi ile BK.nun 133 üncü maddesi uyarınca zamanaşımı kesilmiş, yeniden başlayıp iki yıllık sürenin son günü olan 29/12/2005 tarihinde isteme konu dava açılmış ve zamanaşımı süresi dolmamıştır. Bu durumda davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, HUMK.nun 427/6 ncı maddesi uyarınca kanun yararına bozma isteğinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yargıtay Başsavcılığı'nın HUMK.nun 427/6 ncı maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeplerden dolayı kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, gereğinin yapılması için kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 24/11/2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/16194000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.