Rücuen Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/7110 E. 2012/14978 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücuen tazmin↗ sigorta tazminatı↗ sigorta teminatı↗ sigorta ettiren↗ riziko↗ içtihadı birleştirme kararı↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗ zamanaşımı↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; olayda davalı ASKİ'nin tam kusurlu olduğu, davacının Ankara 9. Ticaret Mahkemesinin kararına göre sigortalısına yaptığı ödemenin tarihi dikkate alındığında davanın süresinde açıldığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, 69.250,00 TL nin 08.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri paket sigorta poliçesiyle sel ve su baskını rizikolarına karşı sigorta teminatı altına alınan işyerinde meydana gelen zararın rücuen tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yargıtay 17/01/1972 gün ve 1970/2 Esas 1972/1 sayılı içtihadı birleştirme kararına göre; sigorta tazminatını ödeyen sigortacının zarara sebep olan aleyhine açacağı davanın sigorta ettirenin aynı şahıs aleyhine açabileceği davanın zamanaşımına tabi olduğu ve zamanaşımı süresinin aynı tarihte başlayacağı kabul edildiğinden; mahkemenin, davacının sigortalısının kendi aleyhine açtığı dava sonucunda verilen karara göre sigortalısına yaptığı ödemenin tarihi nazara alınarak zamanaşımı süresinin dolmadığına ilişkin gerekçesi yerinde değildir. Bu suretle; belirtilen Yargıtay içtihadı birleştirme kararına uygun olarak zamanaşımı süresinin zarar sorumluluğunun başlayacağı tarihte başladığı kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacı sigortacının sigortalısına yaptığı ödeme tarihi dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3140 E. 2011/1414 K.
Ortak:rücuen tazmin · sigorta ettiren · içtihadı birleştirme kararı · zamanaşımı · zamanaşımı var · Rücuen Tazminat
İncelediğiniz karardaYargıtay 17/01/1972 gün ve 1970/2 Esas 1972/1 sayılı «içtihadı birleştirme» kararına göre; «sigorta tazminatını» ödeyen sigortacının zarara sebep olan aleyhine açacağı davanın «sigorta ettirenin» aynı şahıs aleyhine açabileceği davanın «zamanaşımına» tabi olduğu ve zamanaşımı süresinin aynı tarihte başlayacağı kabul edildiğinden; mahkemenin, davacının sigortalısının kendi aleyhine açtığı dava sonucunda verilen …
Bu suretle; belirtilen Yargıtay «içtihadı birleştirme» kararına uygun olarak «zamanaşımı» süresinin zarar sorumluluğunun başlayacağı tarihte başladığı kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacı sigortacının sigortalısına yaptığı ödeme tarihi dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, işyeri paket «sigorta poliçesiyle» sel ve su baskını «rizikolarına» karşı «sigorta teminatı» altına alınan işyerinde meydana gelen zararın «rücuen tazmini» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, «sigortacının halefiyete» dayalı açacağı davalarda «zamanaşımı», zarara sebebiyet veren aleyhine «sigorta ettirenin» açabileceği davanın zamanaşımı süresine tabi olup davanın hukuki niteliği itibariyle «haksız fiile» dayalı tazminat istemine ilişkin bulunduğu, Borçlar Kanunu’nun 60. maddesi gereğince olay tarihi olan 18.01.2006 tarihinden itibaren davanın açıldığı tarihe kadar geçen süre içerisinde 1 yıllık zamanaşımı dolduğundan davacının zarara ve failine ıttılaının olay tarihinden sonra olduğunu da ispat edemediğinden davalılar vekilini «zamanaşımı def»’i yerinde olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Yargıtay`ın 17.01.1972 gün ve 1970/2 Esas 1972/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, bu tür «rücu» davalarında, sigortacının tabi olduğu «zamanaşımının», «sigorta ettirenin» aynı zarar sorumlusu aleyhine açabileceği davanın zamanaşımına tabi ve aynı tarihte başlayacağı kabul edilmiştir.
Dolayısıyla sigortacı, «sigorta ettiren» bakımından işlemeye başlayan «zamanaşımı» süresinden geriye kalan süre içinde «rücu» davasını açmak durumunda olup, sigortalısına yaptığı ödeme ile «zamanaşımı kesilmez» ve kendisi için yeni baştan işlemeye başlamaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta halefiyeti · zamanaşımının kesilmesi · halefiyet · kira sözleşmesi · zamanaşımı def'i · rücu · def'i · haksız fiil
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, «sigortacının halefiyete» dayalı açacağı davalarda «zamanaşımı», zarara sebebiyet veren aleyhine «sigorta ettirenin» açabileceği davanın zamanaşımı süresine tabi olup davanın hukuki niteliği itibariyle «haksız fiile» dayalı tazminat istemine ilişkin bulunduğu, Borçlar Kanunu’nun 60. maddesi gereğince olay tarihi olan 18.01.2006 tarihinden itibaren davanın açıldığı tarihe kadar geçen süre içerisinde 1 yıllık zamanaşımı dolduğundan davacının zarara ve failine ıttılaının olay tarihinden sonra olduğunu da ispat edemediğinden davalılar vekilini «zamanaşımı def»’i yerinde olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, «sigorta ettirenler» ile zarar sorumlusu davalılar arasındaki ilişki «kira sözleşmesine» dayalı olup mahkemece davalıların «zamanaşımı def»’inin kira sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekirken olayda uygulanması mümkün bulunmayan «haksız fiil» hükümlerine dayalı olarak davanın zamanaşımından reddine karar verilmiş olması hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dolayısıyla sigortacı, «sigorta ettiren» bakımından işlemeye başlayan «zamanaşımı» süresinden geriye kalan süre içinde «rücu» davasını açmak durumunda olup, sigortalısına yaptığı ödeme ile «zamanaşımı kesilmez» ve kendisi için yeni baştan işlemeye başlamaz.
Yargıtay`ın 17.01.1972 gün ve 1970/2 Esas 1972/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, bu tür «rücu» davalarında, sigortacının tabi olduğu «zamanaşımının», «sigorta ettirenin» aynı zarar sorumlusu aleyhine açabileceği davanın zamanaşımına tabi ve aynı tarihte başlayacağı kabul edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2006/13341 E. 2006/12234 K.
Ortak:sigorta tazminatı · sigorta ettiren · içtihadı birleştirme kararı · zamanaşımı · zamanaşımı var · Rücuen Tazminat
İncelediğiniz karardaYargıtay 17/01/1972 gün ve 1970/2 Esas 1972/1 sayılı «içtihadı birleştirme» kararına göre; «sigorta tazminatını» ödeyen sigortacının zarara sebep olan aleyhine açacağı davanın «sigorta ettirenin» aynı şahıs aleyhine açabileceği davanın «zamanaşımına» tabi olduğu ve zamanaşımı süresinin aynı tarihte başlayacağı kabul edildiğinden; mahkemenin, davacının sigortalısının kendi aleyhine açtığı dava sonucunda verilen …
Bu suretle; belirtilen Yargıtay «içtihadı birleştirme» kararına uygun olarak «zamanaşımı» süresinin zarar sorumluluğunun başlayacağı tarihte başladığı kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacı sigortacının sigortalısına yaptığı ödeme tarihi dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaYargıtay'ın 17/1/1972 gün 1970/2 Esas 1972/1 sayılı İçtihadı Birleştirme kararına göre «sigorta tazminatını» ödeyen sigortacının zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı davada «zamanaşımı» «sigorta ettirenin» aynı şahıs aleyhinde açabileceği davanın zamanaşımına tabi ve aynı tarihte başlar.
Mahkemece, davanın «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Davalılar vekilleri, «zamanaşımı» süresinin dolduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücu davası · zamanaşımının kesilmesi · halefiyet · kasko sigortası · rücu · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaHalefiyete dayalı «rücu davası» esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının onun halefi olarak sigortacı tarafından açılması olduğundan, sigortalı ile ona zarar veren arasındaki yasal hükümlere göre görülüp sonuçlandırılır.
Kaza tarihinden sonra «son» günü tatil gününe rastlaması nedeniyle iki yıllık süre dolmadan 29/12/2003 Pazartesi gününde davacı tarafından davalılar aleyhine girişilen icra takibi ile BK.nun 133 üncü maddesi uyarınca «zamanaşımı kesilmiş», yeniden başlayıp iki yıllık sürenin son günü olan 29/12/2005 tarihinde isteme konu dava açılmış ve zamanaşımı süresi dolmamıştır.
Talep edilen alacak miktarı itibariyle «kesin» olan karar aleyhine Adalet Bakanlığı'nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozma istenilmiştir.
Davacı vekili, müvekkili şirkete «kasko sigortalı» araçta meydana gelen ve sigortalısına ödediği tazminatın zarara neden olan davalı A.....
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11578 E. 2011/4279 K.
Ortak:sigorta ettiren · yasal faiz · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaYargıtay 17/01/1972 gün ve 1970/2 Esas 1972/1 sayılı «içtihadı birleştirme» kararına göre; «sigorta tazminatını» ödeyen sigortacının zarara sebep olan aleyhine açacağı davanın «sigorta ettirenin» aynı şahıs aleyhine açabileceği davanın «zamanaşımına» tabi olduğu ve zamanaşımı süresinin aynı tarihte başlayacağı kabul edildiğinden; mahkemenin, davacının sigortalısının kendi aleyhine açtığı dava sonucunda verilen …
Ticaret Mahkemesinin kararına göre sigortalısına yaptığı ödemenin tarihi dikkate alındığında davanın süresinde açıldığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, 69.250,00 TL nin 08.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu suretle; belirtilen Yargıtay «içtihadı birleştirme» kararına uygun olarak «zamanaşımı» süresinin zarar sorumluluğunun başlayacağı tarihte başladığı kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacı sigortacının sigortalısına yaptığı ödeme tarihi dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «haksız fiili» ile davacının sigortalısına zarar verdiği, tüm «kusurun» davalıda olduğu, davacı tarafın sigortalısının zararlarını ödeyerek TTK'nun 1301. maddesi gereğince ona halef olduğu, tazminatı ödeme tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.741 TL'nin 29.03.2003 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya veri …
Uyuşmazlık, «sigorta ettiren» ile sigortacı arasında kurulan sigorta ilişkisine dayalı olmayıp, «haksız eylem» hukuki nedenine dayalı olarak zarar sorumlusundan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Bu durumda, 17.01.1972 tarih ve 1970/2 esas, 1972/1 karar sayılı İBK uyarınca, bu tür davalarda «zamanaşımı», selefin zarar sorumlusuna karşı açacağı davanın zamanaşımı süresine, bir diğer söyleyişle BK’nun 60. maddesinde belirtilen bir yıllık süreye tabidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı defi · itirazın iptali davası · haksız eylem · rücuen tazminat · iptal davası · haksız fiil · yetki · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «haksız fiili» ile davacının sigortalısına zarar verdiği, tüm «kusurun» davalıda olduğu, davacı tarafın sigortalısının zararlarını ödeyerek TTK'nun 1301. maddesi gereğince ona halef olduğu, tazminatı ödeme tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.741 TL'nin 29.03.2003 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya veri …
Uyuşmazlık, «sigorta ettiren» ile sigortacı arasında kurulan sigorta ilişkisine dayalı olmayıp, «haksız eylem» hukuki nedenine dayalı olarak zarar sorumlusundan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Bu takibe itiraz üzerine «itirazın iptali davası» açılmış ve davanın reddine dair verilen karar 07.09.2005 tarihinde kesinleşmiştir.
1-Dava, TTK’nun 1301. maddesine dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/7110 E. , 2012/14978 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/12/2010 tarih ve 2010/407-2010/530 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline su basma rizikolarına karşı teminat altına alınan işyerinin önünde bulunan davalıya ait rögarın çökmesi sonucu taşan suların sigortalı işyerine girdiğini, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 69.250,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı defi ile birlikte, sokağa yeni bir kanalizasyon şebekesi yapıldığından, aynı yerde daha önce eski kanaldan yararlanan bütün binaların yeni kanala bağlanmasının zorunlu olduğunu, davacıya sigortalanan işyerinin konumu sebebiyle yol kotundan aşağıda olmasının zarara sebep olduğunu, iddia edilen hasarla ilgili davalının hiçbir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; olayda davalı ASKİ'nin tam kusurlu olduğu, davacının Ankara 9. Ticaret Mahkemesinin kararına göre sigortalısına yaptığı ödemenin tarihi dikkate alındığında davanın süresinde açıldığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, 69.250,00 TL nin 08.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri paket sigorta poliçesiyle sel ve su baskını rizikolarına karşı sigorta teminatı altına alınan işyerinde meydana gelen zararın rücuen tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yargıtay 17/01/1972 gün ve 1970/2 Esas 1972/1 sayılı içtihadı birleştirme kararına göre; sigorta tazminatını ödeyen sigortacının zarara sebep olan aleyhine açacağı davanın sigorta ettirenin aynı şahıs aleyhine açabileceği davanın zamanaşımına tabi olduğu ve zamanaşımı süresinin aynı tarihte başlayacağı kabul edildiğinden; mahkemenin, davacının sigortalısının kendi aleyhine açtığı dava sonucunda verilen karara göre sigortalısına yaptığı ödemenin tarihi nazara alınarak zamanaşımı süresinin dolmadığına ilişkin gerekçesi yerinde değildir. Bu suretle; belirtilen Yargıtay içtihadı birleştirme kararına uygun olarak zamanaşımı süresinin zarar sorumluluğunun başlayacağı tarihte başladığı kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacı sigortacının sigortalısına yaptığı ödeme tarihi dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063605700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz