Organsızlık
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2005/13731 E. 2007/567 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
organsızlık↗ kayyım tayini↗ hasımsız dava↗ kayyım atanması↗ kayyım↗ ortaklar kurulu kararı↗ derdestlik↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ yetkisizlik kararı↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece,iddia,savunma,toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre,her ne kadar daha önce kayyım atanması istemiyle dava açılmış ise de bunun hasımsız açıldığı,derdestlik itirazının yerinde olmadığı,davalı şirket müdürünün temsil yetkisinin 15.08.2005 tarihinde sona erdiği,organsız kaldığı,ortaklar arasında hukuki ihtilaflar bulunduğu,kayyım adayının görevi kabul ettiği gerekçesiyle,davanın kabulüne,davalı şirketi temsil etmek,hak ve çıkarlarını korumak ve davalarda temsil edilmek üzere Lotte'nun kayyım olarak tayinine,istek olmadığından ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı,davalı Osman Bilge vekili temyiz etmiştir.
Dava,organsız kaldığı iddiasıyla limitet şirkete kayyım atanmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.Davacının davalı limitet şirkette %90,davalılardan Osman Bilge'ın ise %10 oranında pay sahibi oldukları,TTK'nun 540 ncı maddesinin aksine anasözleşmede şirketin işlerinin ve
işlemlerinin ortaklar kurulu tarafından seçilecek bir veya birkaç müdür tarafından yürütüleceğinin kararlaştırıldığı,%10 pay sahibi davalının ilk üç yıl için müdür olarak seçildiği ve sürenin 16.08.2005 tarihi itibariyle dolduğu hususları çekişmesizdir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık,kayyım atanması koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.Davacı vekili,davalı diğer ortağın müdür atanması toplantısına katılmadığını,şirketin organsız kaldığını ileri sürerek kayyım atanmasına karar verilmesini istemiştir.Koşulları oluştuğunda TTK'nun 556 ncı maddesi yollamasıyla aynı Yasa'nın 435 nci maddesi uyarınca limitet şirkete kayyım atanması mümkündür.Öte yandan,559 sayılı KHK ile değişik TTK'nun 537 nci maddesi hükmüne göre limitet şirketlerde anasözleşmede aksine hüküm olmadıkça her ortağın oy hakkı koyduğu sermaye miktarına göre hesaplanacaktır.Bu kural,iki ortaklı limitet şirketler için de geçerlidir.Dolayısıyla,iki ortaklı bir limitet şirketle oy çoğunluğunu elinde bulunduran ortağın objektif iyi niyet kuralları çerçevesinde anasözleşmeye dayanarak tek başına ortaklık müdürünü ataması veya değiştirmesi mümkündür.Bu durum karşısında,%90 pay sahibi bulunan davacının müdür tayini için yaptığı çağrıya davalı diğer ortağın katılmadığı,TTK'nun 536 ve 537 nci maddeleri hükümleri uyarınca tek başına müdür ataması kararı vermesinin mümkün bulunduğu,anasözleşmede aykırı bir düzenlemenin olmadığı ve bu davayı açmada hukuki yararının bulunmadığı dikkate alınıp,açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken,yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş,kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9622 E. 2013/22597 K.
Ortak:ortaklar kurulu kararı · limited şirket · temsil
İncelediğiniz karardaDava,«organsız» kaldığı iddiasıyla «limitet şirkete» «kayyım atanmasına» karar verilmesi istemine ilişkindir.Davacının davalı limitet şirkette %90,davalılardan Osman Bilge'ın ise %10 oranında pay sahibi oldukları,TTK'nun 540 ncı maddesinin aksine anasözleşmede şirketin işlerinin ve işlemlerinin «ortaklar kurulu» tarafından seçilecek bir veya birkaç müdür tarafından yürütüleceğinin kararlaştırıldığı,%10 pay sahibi davalının ilk üç yıl için müdür olarak seçildiği ve sürenin 16.08.2005 tarihi itibariyle dolduğu hususları çekişmesizdir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık,kayyım atanması koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.Davacı vekili,davalı diğer ortağın müdür atanması toplantısına katılmadığını,şirketin organsız kaldığını ileri sürerek kayyım atanmasına karar verilmesini istemiştir.Koşulları oluştuğunda TTK'nun 556 ncı maddesi yollamasıyla aynı Yasa'nın 435 nci maddesi uyarınca limitet şirkete kayyım atanması mümkündür.Öte yandan,559 sayılı KHK ile değişik TTK'nun 537 nci maddesi hükmüne göre limitet şirketlerde anasözleşmede aksine hüküm olmadıkça her ortağın oy hakkı koyduğu sermaye miktarına göre hesaplanacaktır.Bu kural,iki ortaklı limitet şirketler için de geçerlidir.Dolayısıyla,iki ortaklı bir limitet şirketle oy çoğunluğunu elinde bulunduran ortağın objektif iyi niyet kuralları çerçevesinde anasözleşmeye dayanarak tek başına ortaklık müdürünü ataması veya değiştirmesi mümkündür.Bu durum karşısında,%90 pay sahibi bulunan davacının müdür tayini için yaptığı çağrıya davalı diğer ortağın katılmadığı,TTK'nun 536 ve 537 nci maddeleri hükümleri uyarınca tek başına müdür ataması kararı vermesinin mümkün bulunduğu,anasözleşmede aykırı bir düzenlemenin olmadığı ve bu davayı açmada «hukuki yararının» bulunmadığı dikkate alınıp,açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken,yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş,kararın bozulması gerekm …
Mahkemece,iddia,savunma,toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre,her ne kadar daha önce «kayyım atanması» istemiyle dava açılmış ise de bunun «hasımsız» açıldığı,«derdestlik» itirazının yerinde olmadığı,davalı şirket müdürünün «temsil» «yetkisinin» 15.08.2005 tarihinde sona erdiği,«organsız» kaldığı,ortaklar arasında hukuki ihtilaflar bulunduğu,kayyım adayının görevi kabul ettiği gerekçesiyle,davanın kabulüne,davalı şirketi temsil etmek,hak ve çıkarlar …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; 6762 TTK'nın 537. maddesi hükmüne göre «limitet şirketlerde» ana sözleşmede aksine hüküm olmadıkça her ortağın oy hakkının koyduğu sermaye miktarına göre hesaplanacağı, bu kural iki ortaklı limitet şirketler için de geçerli olduğundan iki ortaklı limitet şirkette oy çoğunluğunu elinde bulunduran ortağın objektif iyi niyet kuralları çerçevesinde ana sözleşmeye dayanarak tek başına ortaklık müdürünü ataması veya değiştirmesi mümkün olduğu, %99 pay sahibi davacının müdür tayini için yaptığı çağrı sonucu 21.03.2012 tarihinde düzenlenen «ortaklar kurulu» kararının diğer ortak tarafından imzalanmamış olmasının sonucu etkilemeyeceği, dolayısıyla TTK'nın 536. ve 537. maddeleri hükümleri uyarınca davacının tek başına müdür ataması kararını vermesinin mümkün olduğu, ana sözleşmede de aykırı bir düzenlemenin olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacının 21.03.2012 tarihli 21 nolu ortaklar kurulu kararının tescil ve «ilan» edilmesi talebinin, davalı ... tarafından reddine ilişkin verilen 06.08.2012 tarihli kararına yapılan itirazın kabulüne, sicil tarafından verilen tescil talebinin …
Kararı davalı «temsilcisi» temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı «temsilcisinin» aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yasal hasım · ticaret sicili · ilan · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMemurluğunun konumu itibari ile «yasal hasım» olduğu gösterilmeksizin, aleyhine «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca mahkeme kararının düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; 6762 TTK'nın 537. maddesi hükmüne göre «limitet şirketlerde» ana sözleşmede aksine hüküm olmadıkça her ortağın oy hakkının koyduğu sermaye miktarına göre hesaplanacağı, bu kural iki ortaklı limitet şirketler için de geçerli olduğundan iki ortaklı limitet şirkette oy çoğunluğunu elinde bulunduran ortağın objektif iyi niyet kuralları çerçevesinde ana sözleşmeye dayanarak tek başına ortaklık müdürünü ataması veya değiştirmesi mümkün olduğu, %99 pay sahibi davacının müdür tayini için yaptığı çağrı sonucu 21.03.2012 tarihinde düzenlenen «ortaklar kurulu» kararının diğer ortak tarafından imzalanmamış olmasının sonucu etkilemeyeceği, dolayısıyla TTK'nın 536. ve 537. maddeleri hükümleri uyarınca davacının tek başına müdür ataması kararını vermesinin mümkün olduğu, ana sözleşmede de aykırı bir düzenlemenin olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacının 21.03.2012 tarihli 21 nolu ortaklar kurulu kararının tescil ve «ilan» edilmesi talebinin, davalı ... tarafından reddine ilişkin verilen 06.08.2012 tarihli kararına yapılan itirazın kabulüne, sicil tarafından verilen tescil talebinin …
2- Dava, «ticaret sicil» memurluğu kararına itiraza ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Şirketin feshi | Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3547 E. 2015/10765 K.
Ortak:kayyım tayini · kayyım
İncelediğiniz karardaMahkemece,iddia,savunma,toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre,her ne kadar daha önce «kayyım atanması» istemiyle dava açılmış ise de bunun «hasımsız» açıldığı,«derdestlik» itirazının yerinde olmadığı,davalı şirket müdürünün «temsil» «yetkisinin» 15.08.2005 tarihinde sona erdiği,«organsız» kaldığı,ortaklar arasında hukuki ihtilaflar bulunduğu,kayyım adayının görevi kabul ettiği gerekçesiyle,davanın kabulüne,davalı şirketi temsil etmek,hak ve çıkarlar …
Dava,«organsız» kaldığı iddiasıyla «limitet şirkete» «kayyım atanmasına» karar verilmesi istemine ilişkindir.Davacının davalı limitet şirkette %90,davalılardan Osman Bilge'ın ise %10 oranında pay sahibi oldukları,TTK'nun 540 ncı maddesinin aksine anasözleşmede şirketin işlerinin ve işlemlerinin «ortaklar kurulu» tarafından seçilecek bir veya birkaç müdür tarafından yürütüleceğinin kararlaştırıldığı,%10 pay sahibi davalının ilk üç yıl için müdür olarak seçildiği ve sürenin 16.08.2005 tarihi itibariyle dolduğu hususları çekişmesizdir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık,kayyım atanması koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.Davacı vekili,davalı diğer ortağın müdür atanması toplantısına katılmadığını,şirketin organsız kaldığını ileri sürerek kayyım atanmasına karar verilmesini istemiştir.Koşulları oluştuğunda TTK'nun 556 ncı maddesi yollamasıyla aynı Yasa'nın 435 nci maddesi uyarınca limitet şirkete kayyım atanması mümkündür.Öte yandan,559 sayılı KHK ile değişik TTK'nun 537 nci maddesi hükmüne göre limitet şirketlerde anasözleşmede aksine hüküm olmadıkça her ortağın oy hakkı koyduğu sermaye miktarına göre hesaplanacaktır.Bu kural,iki ortaklı limitet şirketler için de geçerlidir.Dolayısıyla,iki ortaklı bir limitet şirketle oy çoğunluğunu elinde bulunduran ortağın objektif iyi niyet kuralları çerçevesinde anasözleşmeye dayanarak tek başına ortaklık müdürünü ataması veya değiştirmesi mümkündür.Bu durum karşısında,%90 pay sahibi bulunan davacının müdür tayini için yaptığı çağrıya davalı diğer ortağın katılmadığı,TTK'nun 536 ve 537 nci maddeleri hükümleri uyarınca tek başına müdür ataması kararı vermesinin mümkün bulunduğu,anasözleşmede aykırı bir düzenlemenin olmadığı ve bu davayı açmada «hukuki yararının» bulunmadığı dikkate alınıp,açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken,yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş,kararın bozulması gerekm …
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalı «şirketin feshine», şirket müdürünün müdürlük görevinin kaldırılak şirkete «kayyım tayinine», fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair verilen karar, davalı H..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin feshi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalı «şirketin feshine», şirket müdürünün müdürlük görevinin kaldırılak şirkete «kayyım tayinine», fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair verilen karar, davalı H..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/70 E. 2010/7028 K.
Ortak:organsızlık · hasımsız dava · kayyım atanması · kayyım · ortaklar kurulu kararı · hukuki yarar · temsil · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece,iddia,savunma,toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre,her ne kadar daha önce «kayyım atanması» istemiyle dava açılmış ise de bunun «hasımsız» açıldığı,«derdestlik» itirazının yerinde olmadığı,davalı şirket müdürünün «temsil» «yetkisinin» 15.08.2005 tarihinde sona erdiği,«organsız» kaldığı,ortaklar arasında hukuki ihtilaflar bulunduğu,kayyım adayının görevi kabul ettiği gerekçesiyle,davanın kabulüne,davalı şirketi temsil etmek,hak ve çıkarlar …
Dava,«organsız» kaldığı iddiasıyla «limitet şirkete» «kayyım atanmasına» karar verilmesi istemine ilişkindir.Davacının davalı limitet şirkette %90,davalılardan Osman Bilge'ın ise %10 oranında pay sahibi oldukları,TTK'nun 540 ncı maddesinin aksine anasözleşmede şirketin işlerinin ve işlemlerinin «ortaklar kurulu» tarafından seçilecek bir veya birkaç müdür tarafından yürütüleceğinin kararlaştırıldığı,%10 pay sahibi davalının ilk üç yıl için müdür olarak seçildiği ve sürenin 16.08.2005 tarihi itibariyle dolduğu hususları çekişmesizdir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık,kayyım atanması koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.Davacı vekili,davalı diğer ortağın müdür atanması toplantısına katılmadığını,şirketin organsız kaldığını ileri sürerek kayyım atanmasına karar verilmesini istemiştir.Koşulları oluştuğunda TTK'nun 556 ncı maddesi yollamasıyla aynı Yasa'nın 435 nci maddesi uyarınca limitet şirkete kayyım atanması mümkündür.Öte yandan,559 sayılı KHK ile değişik TTK'nun 537 nci maddesi hükmüne göre limitet şirketlerde anasözleşmede aksine hüküm olmadıkça her ortağın oy hakkı koyduğu sermaye miktarına göre hesaplanacaktır.Bu kural,iki ortaklı limitet şirketler için de geçerlidir.Dolayısıyla,iki ortaklı bir limitet şirketle oy çoğunluğunu elinde bulunduran ortağın objektif iyi niyet kuralları çerçevesinde anasözleşmeye dayanarak tek başına ortaklık müdürünü ataması veya değiştirmesi mümkündür.Bu durum karşısında,%90 pay sahibi bulunan davacının müdür tayini için yaptığı çağrıya davalı diğer ortağın katılmadığı,TTK'nun 536 ve 537 nci maddeleri hükümleri uyarınca tek başına müdür ataması kararı vermesinin mümkün bulunduğu,anasözleşmede aykırı bir düzenlemenin olmadığı ve bu davayı açmada «hukuki yararının» bulunmadığı dikkate alınıp,açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken,yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş,kararın bozulması gerekm …
Benzer bu karardaMadencilik Ltd.Şti.’ye «kayyım atanması» istemine ilişkindir.Şirketin «organsız» kaldığı iddiasıyla açılan dava «hasımsız» olarak açılmıştır.Hasımsız olarak açılan davaya şirket ve şirket müdürünün müdahale etmesi davada anılan kişileri taraf haline getirmeyeceğinden bu kişiler hakkında hüküm kurulması mümkün değildir.Bu durumda hasımsız olarak açılan davada davaya müdahil olan şirket ve «şirket müdürü» aleyhine «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretine» karar verilmesi doğru olmadığından müdahillerin hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» bulunmakla hükmün bu nedenle anılanlar yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, müdahil şirketin 24.11.2007 tarihli «ortaklar kurulu» kararı ile şirket «temsilciliğine» ...’in atanmış olduğu, bu durumda davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürü · yargılama giderleri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMadencilik Ltd.Şti.’ye «kayyım atanması» istemine ilişkindir.Şirketin «organsız» kaldığı iddiasıyla açılan dava «hasımsız» olarak açılmıştır.Hasımsız olarak açılan davaya şirket ve şirket müdürünün müdahale etmesi davada anılan kişileri taraf haline getirmeyeceğinden bu kişiler hakkında hüküm kurulması mümkün değildir.Bu durumda hasımsız olarak açılan davada davaya müdahil olan şirket ve «şirket müdürü» aleyhine «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretine» karar verilmesi doğru olmadığından müdahillerin hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» bulunmakla hükmün bu nedenle anılanlar yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, müdahil şirketin 24.11.2007 tarihli «ortaklar kurulu» kararı ile şirket «temsilciliğine» ...’in atanmış olduğu, bu durumda davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2005/13731 E., 2007/567 K.
11. Hukuk Dairesi 2005/13731 E., 2007/567 K.
DERDESTLİK İTİRAZI
KAYYIM
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 536 ]
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 537 ]
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 556 ]
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 559 ]
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 435 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 4.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.09.2005 tarih ve 2005/478-2005/583 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Osman Bilge . vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,müvekkilinin davalı şirketin %90 pay sahibi olduğunu,müdür sıfatı bulunan diğer davalının ise %10 pay sahibi bulunduğunu,üç yıllık temsil yetkisinin 15.08.2005 tarihinde dolduğunu,kayyım atanması için açılan hasımsız davanın husumetten dolayı ret edildiğini,davalı şahsın anasözleşme uyarınca ortaklar kurulunu toplantıya çağırmadığını,şirketi organsız bıraktığını,ayrıca şirket aleyhine icra takibinde bulunduğunu,usulsüz tebliğ ile kesinleşmesini sağlayıp taşınmazın satışını istediğini,TTK'nun 538/4 ncü maddesinden yararlanamayacağını ileri sürerek,Lotte Romao'nun şirkete kayyım olarak tayinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili,aynı konuda derdest dava bulunduğunu,husumetten redde ilişkin kararın kesinleşmediğini,TTK'nun 435/2 nci maddesi anlamında yargıcın müdahalesini gerektirir bir durumun olmadığını,aynı Yasa'nın 540 ncı maddesi uyarınca ortakların müdür sıfatıyla şirketi idare etme haklarının olduğunu,dava dilekçesinde açıklanan alacağın yasal ve gerçek nitelikte bulunduğunu,satış işleminin icra hakimliğince durdurulduğunu,acil bir durumun olmadığını,davacının gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğunu savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,iddia,savunma,toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre,her ne kadar daha önce kayyım atanması istemiyle dava açılmış ise de bunun hasımsız açıldığı,derdestlik itirazının yerinde olmadığı,davalı şirket müdürünün temsil yetkisinin 15.08.2005 tarihinde sona erdiği,organsız kaldığı,ortaklar arasında hukuki ihtilaflar bulunduğu,kayyım adayının görevi kabul ettiği gerekçesiyle,davanın kabulüne,davalı şirketi temsil etmek,hak ve çıkarlarını korumak ve davalarda temsil edilmek üzere Lotte'nun kayyım olarak tayinine,istek olmadığından ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı,davalı Osman Bilge vekili temyiz etmiştir.
Dava,organsız kaldığı iddiasıyla limitet şirkete kayyım atanmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.Davacının davalı limitet şirkette %90,davalılardan Osman Bilge'ın ise %10 oranında pay sahibi oldukları,TTK'nun 540 ncı maddesinin aksine anasözleşmede şirketin işlerinin ve
işlemlerinin ortaklar kurulu tarafından seçilecek bir veya birkaç müdür tarafından yürütüleceğinin kararlaştırıldığı,%10 pay sahibi davalının ilk üç yıl için müdür olarak seçildiği ve sürenin 16.08.2005 tarihi itibariyle dolduğu hususları çekişmesizdir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık,kayyım atanması koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.Davacı vekili,davalı diğer ortağın müdür atanması toplantısına katılmadığını,şirketin organsız kaldığını ileri sürerek kayyım atanmasına karar verilmesini istemiştir.Koşulları oluştuğunda TTK'nun 556 ncı maddesi yollamasıyla aynı Yasa'nın 435 nci maddesi uyarınca limitet şirkete kayyım atanması mümkündür.Öte yandan,559 sayılı KHK ile değişik TTK'nun 537 nci maddesi hükmüne göre limitet şirketlerde anasözleşmede aksine hüküm olmadıkça her ortağın oy hakkı koyduğu sermaye miktarına göre hesaplanacaktır.Bu kural,iki ortaklı limitet şirketler için de geçerlidir.Dolayısıyla,iki ortaklı bir limitet şirketle oy çoğunluğunu elinde bulunduran ortağın objektif iyi niyet kuralları çerçevesinde anasözleşmeye dayanarak tek başına ortaklık müdürünü ataması veya değiştirmesi mümkündür.Bu durum karşısında,%90 pay sahibi bulunan davacının müdür tayini için yaptığı çağrıya davalı diğer ortağın katılmadığı,TTK'nun 536 ve 537 nci maddeleri hükümleri uyarınca tek başına müdür ataması kararı vermesinin mümkün bulunduğu,anasözleşmede aykırı bir düzenlemenin olmadığı ve bu davayı açmada hukuki yararının bulunmadığı dikkate alınıp,açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken,yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş,kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Osman Bilge vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı Osman Bilge'a iadesine, 22.01.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/16124100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz