Kar Payı Alacağı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/1525 E. 2015/13884 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket müdürünün sorumluluğu↗ şirket müdürünün sorumluluğu↗ hmk 297↗ kâr payı dağıtımı↗ kâr dağıtımı↗ limited şirket↗ kâr payı↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosyaya sunulan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirketin karar defterinde kâr payı dağıtılması hususunda bir kayıt bulunmadığı, davacı tarafça limited şirket müdürünün sorumluluğuna dair soyut iddiadan başka bir delilin sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- HMK'nın 297'inci maddesi hükmü uyarınca mahkeme kararlarının, en azından iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, mahkemece incelenen maddi ve hukuki olayların özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçenin ne olduğu hususlarını içermesi gerekir. Öte yandan, Anayasanın 141'inci maddesinin 3 ncü fıkrası hükmü de, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olmasının gerektiğini vurgulamaktadır. Yargıtay denetimi de, mahkeme kararında gösterilen gerekçenin ışığında yapılabilir.
Yerel mahkeme kararında ise, sadece iddia ve savunma ile bilirkişi raporunun özetlendiği, seçenekli olarak sunulan bilirkişi raporundaki hangi seçeneğe neden itibar edildiğinin açıklanmadığı ve bu konuda hiçbir gerekçe gösterilmeksizin karar verildiği anlaşılmıştır. Açıklanan bu durum karşısında, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, yerel mahkeme kararının gerekçeyi içermemesi nedeniyle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin esasa ilişkin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2776 E. 2014/10008 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · kusur sorumluluğu · şirket zararı · yönetim kurulu kararı · kusur
Benzer bu karardaOysa «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu» ters çevrilmiş bir «kusur sorumluluğudur».
Buna göre davacı «şirketin zarara» uğradığını ispatlaması yeterli olup, bundan sonra yöneticilerin zarardan kendilerinin sorumlu bulunmadıklarını ispat etmesi gerekmektedir.
Ç..'in 08.04.2002 tarihli «yönetim kurulu» kararı ile mali işlerden sorumlu genel müdür olarak atandığı, davalı Z.. de diğer iki davalının sorumluluğunu üstlendiği gözetildiğinde, tüm davalıların sorumluluklarının aynı esaslara göre değerlendirilmesi gerektiği tabiidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14353 E. 2010/12566 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 265 · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaDava «ihtiyati haciz» kararına itiraz davasıdır.
Somut olayda mahkeme kararında, sadece «ihtiyati haciz» kararına itiraz nedenleri belirtilmiş ve hiçbir gerekçe gösterilmeksizin karar verildiği anlaşılmıştır.
«265». maddesindeki hususları taşımadığı için istemin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14811 E. 2013/20437 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati tedbir · denetime elverişlilik
Benzer bu karardaKararı, «ihtiyati tedbir» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Temyiz konusu yapılan mahkeme kararı, HMK'nın 297'nci maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, «ihtiyati tedbir» isteyen vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9830 E. 2015/10091 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · ibra · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · kötüniyet · menfi tespit
Benzer bu karardaMahkemece, kendisine ödeme yapıldığı iddia edilen avukatın davacının borcunun tamamını ödediğini ve davacının «ibra» edildiğini beyan ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne, ve davalının kötü niyetli olması nedeniyle %20 «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda davalı aleyhine gerekçesi açıklanmadan «kötüniyet tazminatına» hükmedilmiştir.
Mahkemece, yukarıda anılan hükümler nazara alınmadan gerekçesiz olarak davalı aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. (1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. (2) Dava, «menfi tespit» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14410 E. 2013/19932 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati tedbir · denetime elverişlilik
Benzer bu karardaKararı, «ihtiyati tedbir» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Temyiz konusu yapılan mahkeme kararı, HMK'nın 297'inci maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, «ihtiyati tedbir» isteyen vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13211 E. 2016/3538 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2136 E. 2019/1426 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozmaya uyma · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDiğer taraftan, mahkemece bozma ilamına uyulmakla bir taraf yararına «usuli kazanılmış hak» doğacağından bozma dışına çıkılarak karar vermenin usuli kazanılmış hakkın ihlali anlamına geleceği de açıktır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, yerel mahkemece verilen davanın reddine ilişkin kısa karar, bir davayı sona erdiren temyizi mümkün olan «son» kararlardandır.
Nitekim, mahkemenin redde ilişkin ilk kararı diğer yönleri incelenmeksizin sadece yasaya uygun olarak gerekçe taşımadığından bahisle bozulmuş, mahkemece bu «bozmaya uyma» kararı verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/1525 E. , 2015/13884 K.
"İçtihat Metni"
TARİHİ 13/11/2014
NUMARASI 2012/349-2014/372
Taraflar arasında görülen davada 1. A verilen 13.11.2014 tarih ve 2012/349-2014/372 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22.12.2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin 6 payla % 30 hisseli ortağı olduğunu ileri sürerek, şirketin son 10 yıllık gerçek kâr miktarının ve müvekkilinin hissesine isabet eden gerçek kar payının tespitini ve 94.443 TL kâr payı alacağının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, şirketin sermaye şirketi olması nedeni ile müvekkili A.. B..'ya husumet yöneltilemeyeceğini, talebin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosyaya sunulan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirketin karar defterinde kâr payı dağıtılması hususunda bir kayıt bulunmadığı, davacı tarafça limited şirket müdürünün sorumluluğuna dair soyut iddiadan başka bir delilin sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- HMK'nın 297'inci maddesi hükmü uyarınca mahkeme kararlarının, en azından iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, mahkemece incelenen maddi ve hukuki olayların özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçenin ne olduğu hususlarını içermesi gerekir. Öte yandan, Anayasanın 141'inci maddesinin 3 ncü fıkrası hükmü de, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olmasının gerektiğini vurgulamaktadır. Yargıtay denetimi de, mahkeme kararında gösterilen gerekçenin ışığında yapılabilir.
Yerel mahkeme kararında ise, sadece iddia ve savunma ile bilirkişi raporunun özetlendiği, seçenekli olarak sunulan bilirkişi raporundaki hangi seçeneğe neden itibar edildiğinin açıklanmadığı ve bu konuda hiçbir gerekçe gösterilmeksizin karar verildiği anlaşılmıştır. Açıklanan bu durum karşısında, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, yerel mahkeme kararının gerekçeyi içermemesi nedeniyle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin esasa ilişkin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/154817500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz