Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2776 E. 2014/10008 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu↗ hmk 297↗ kusur sorumluluğu↗ şirket zararı↗ yönetim kurulu kararı↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- HUMK'nın 388 nci maddesinin 3-5 nci bentleri (HMK'nın 297. m.) hükümlerine göre, mahkeme kararlarının en azından iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, mahkemece incelenen maddi ve hukuki olayların özünü, mahkemeyi sonuca götüren
gerekçenin ne olduğu hususlarını içermesi gerekir. Öte yandan, Anayasanın 141 nci maddesinin 3 ncü fıkrası hükmü de, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olmasının gerektiğini vurgulamaktadır. Yargıtay denetimi de ancak mahkeme kararında gösterilen bu gerekçenin ışığında yapılabilir.
Yerel mahkeme hükmünde ise sadece tarafların iddia ve savunmalarının belirtildiği ve mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunun özetlenerek başkaca hiçbir gerekçe gösterilmeksizin karar verildiği anlaşılmıştır. Oysa yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu ters çevrilmiş bir kusur sorumluluğudur. Buna göre davacı şirketin zarara uğradığını ispatlaması yeterli olup, bundan sonra yöneticilerin zarardan kendilerinin sorumlu bulunmadıklarını ispat etmesi gerekmektedir. […]. Ç..'in 08.04.2002 tarihli yönetim kurulu kararı ile mali işlerden sorumlu genel müdür olarak atandığı, davalı Z.. de diğer iki davalının sorumluluğunu üstlendiği gözetildiğinde, tüm davalıların sorumluluklarının aynı esaslara göre değerlendirilmesi gerektiği tabiidir.
Açıklanan bu durum karşısında, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, yerel mahkeme kararının gerekçeyi içermemesi nedeniyle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelemesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14353 E. 2010/12566 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 265 · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaDava «ihtiyati haciz» kararına itiraz davasıdır.
Somut olayda mahkeme kararında, sadece «ihtiyati haciz» kararına itiraz nedenleri belirtilmiş ve hiçbir gerekçe gösterilmeksizin karar verildiği anlaşılmıştır.
«265». maddesindeki hususları taşımadığı için istemin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1525 E. 2015/13884 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürünün sorumluluğu · şirket müdürünün sorumluluğu · kâr payı dağıtımı · kâr dağıtımı · limited şirket · kâr payı · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, dosyaya sunulan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirketin karar «defterinde» kâr «payı dağıtılması» hususunda bir kayıt bulunmadığı, davacı tarafça «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» dair soyut iddiadan başka bir delilin sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14423 E. 2018/5445 K.
Ortak:yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaOysa «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu» ters çevrilmiş bir «kusur sorumluluğudur».
Ç..'in 08.04.2002 tarihli «yönetim kurulu» kararı ile mali işlerden sorumlu genel müdür olarak atandığı, davalı Z.. de diğer iki davalının sorumluluğunu üstlendiği gözetildiğinde, tüm davalıların sorumluluklarının aynı esaslara göre değerlendirilmesi gerektiği tabiidir.
Benzer bu kararda… resinden sonra yapılan temyiz itirazının reddine dair ........2016 tarihli ek karara yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava, davalı «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğundan» kaynaklanan zararın tahsili talebine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik
Benzer bu karardaTemyiz konusu yapılan mahkeme kararı, HUMK.nın 388 nci maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14811 E. 2013/20437 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati tedbir · denetime elverişlilik
Benzer bu karardaKararı, «ihtiyati tedbir» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Temyiz konusu yapılan mahkeme kararı, HMK'nın 297'nci maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, «ihtiyati tedbir» isteyen vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Hisse senedi iptali kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/186 E. 2013/12769 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak iptali · hasımsız dava · hukuki menfaat · kıymetli evrak · denetime elverişlilik · hamil · kâr kaybı · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, «kıymetli evrakın» «kaybı» halinde iptaline karar verilebileceği, «hamiline» yazılı senetlerin iptal usulü'nun TTK'da hükme bağlandığı, «kıymetli evrakın iptaline» ilişkin «hasımsız» olarak açılan davalarda tesis edilen kararların iptaline ilişkin olarak ilgili mevzuatında açık bir düzenlemenin bulunmadığı, ancak «hukuki menfaatı» olan tarafların dava yoluyla iptal kararının iptalini isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, «hamiline» yazılı hisse senetlerinin «kaybı» nedeniyle iptaline ilişkin mahkeme kararın iptali istemine ilişkin olup, karar tarihinde geçerli HUMK.'nın 388 nci maddesinin 3 ncü bendine (HMK.'nın 297/c ) göre, mahkeme kararının asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini mahkemece incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçenin ne olduğu hususlarını ihtiva etmeleri zorunlu bulunmaktadır.
Kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde taraflar hükmün hangi maddi ve hukuki «sebebe» dayandırıldığını anlayabilecekleri gibi karar aleyhine kanun yerine başvurulduğunda da Yargıtay incelemesi sırasında ancak bu gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı saptanabilir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, taraf kanıtları «denetime elverişli» bir şekilde değerlendirilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Hisse senedi iptali kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/186 E. 2013/12769 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak iptali · hasımsız dava · hukuki menfaat · kıymetli evrak · denetime elverişlilik · hamil · kâr kaybı · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, «kıymetli evrakın» «kaybı» halinde iptaline karar verilebileceği, «hamiline» yazılı senetlerin iptal usulü'nun TTK'da hükme bağlandığı, «kıymetli evrakın iptaline» ilişkin «hasımsız» olarak açılan davalarda tesis edilen kararların iptaline ilişkin olarak ilgili mevzuatında açık bir düzenlemenin bulunmadığı, ancak «hukuki menfaatı» olan tarafların dava yoluyla iptal kararının iptalini isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, «hamiline» yazılı hisse senetlerinin «kaybı» nedeniyle iptaline ilişkin mahkeme kararın iptali istemine ilişkin olup, karar tarihinde geçerli HUMK.'nın 388 nci maddesinin 3 ncü bendine (HMK.'nın 297/c ) göre, mahkeme kararının asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini mahkemece incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçenin ne olduğu hususlarını ihtiva etmeleri zorunlu bulunmaktadır.
Kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde taraflar hükmün hangi maddi ve hukuki «sebebe» dayandırıldığını anlayabilecekleri gibi karar aleyhine kanun yerine başvurulduğunda da Yargıtay incelemesi sırasında ancak bu gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı saptanabilir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, taraf kanıtları «denetime elverişli» bir şekilde değerlendirilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9940 E. 2013/13918 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati tedbir · denetime elverişlilik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca 04.02.2013 tarihli arar karar ile «ihtiyati tedbir» talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati tedbir» talep eden davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, «ihtiyati tedbir» istemine ilişkindir.
Temyiz konusu yapılan mahkeme kararı, HUMK.nun 388 nci maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/2776 E. , 2014/10008 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 14/05/2012
NUMARASI 2005/996-2012/129
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/05/2012 tarih ve 2005/996-2012/129 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27/05/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. A.. S.., davalılardan asil F.. A..ve asil Z.. G.. ve davalılardan Z.. G.. vekili Av. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan Z.. G..'ün müvekkil şirketin ortağı olduğunu, aynı zamanda mali işlerini yönettiği dönemde, şirketin müdürlüğüne atanan davalı N.. Ç.. ve F.. A.. ile anlaştığını, davalıların şirketin parasını bankalardan tahsil ederek zimmetlerine geçirdiklerini, şirketin mallarını da şirketin Atatürk Hava Limanı Serbest Bölgesi Şubesi'ne göndermiş gibi gösterip, yine aynı […]. A.D..Finansal Kiralama A.Ş.'ye satışını yaparak, anılan Şubeden fatura keşide ettiklerini, faturayı şirket kayıtlarına intikal ettirmediklerini, satış yapılan şirketten gelen bedelleri ise şirketin hesabı olmakla birlikte aktif olarak kullanmadıkları A.. Bankası Levent Şubesi'ne 08.09.2004 tarihinde 570.403 USD'yi 13.09.2004 tarihinde 600.000 USD'yi transfer ederek, yine 08.09.2004 ve 13.09.2004 tarihlerinde anılan bankadan nakden çekmek sureti ile zimmetlerine geçirdiklerini, davalıların toplam 1.170.403 USD'yi kendi aralarında pay ettiklerini ve şirket hesaplarına intikal ettirmediklerini ileri sürerek, 1.170.403 USD'nin davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- HUMK'nın 388 nci maddesinin 3-5 nci bentleri (HMK'nın 297. m.) hükümlerine göre, mahkeme kararlarının en azından iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, mahkemece incelenen maddi ve hukuki olayların özünü, mahkemeyi sonuca götüren
gerekçenin ne olduğu hususlarını içermesi gerekir. Öte yandan, Anayasanın 141 nci maddesinin 3 ncü fıkrası hükmü de, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olmasının gerektiğini vurgulamaktadır. Yargıtay denetimi de ancak mahkeme kararında gösterilen bu gerekçenin ışığında yapılabilir.
Yerel mahkeme hükmünde ise sadece tarafların iddia ve savunmalarının belirtildiği ve mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunun özetlenerek başkaca hiçbir gerekçe gösterilmeksizin karar verildiği anlaşılmıştır. Oysa yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu ters çevrilmiş bir kusur sorumluluğudur. Buna göre davacı şirketin zarara uğradığını ispatlaması yeterli olup, bundan sonra yöneticilerin zarardan kendilerinin sorumlu bulunmadıklarını ispat etmesi gerekmektedir. […]. Ç..'in 08.04.2002 tarihli yönetim kurulu kararı ile mali işlerden sorumlu genel müdür olarak atandığı, davalı Z.. de diğer iki davalının sorumluluğunu üstlendiği gözetildiğinde, tüm davalıların sorumluluklarının aynı esaslara göre değerlendirilmesi gerektiği tabiidir.
Açıklanan bu durum karşısında, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, yerel mahkeme kararının gerekçeyi içermemesi nedeniyle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelemesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102189300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz