Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/9830 E. 2015/10091 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 297↗ kötüniyet tazminatı↗ ibra↗ kötü niyet tazminatı↗ kötü niyet↗ kötüniyet↗ menfi tespit↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, kendisine ödeme yapıldığı iddia edilen avukatın davacının borcunun tamamını ödediğini ve davacının ibra edildiğini beyan ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne, ve davalının kötü niyetli olması nedeniyle %20 kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Anayasanın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir.
Somut olayda davalı aleyhine gerekçesi açıklanmadan kötüniyet tazminatına hükmedilmiştir. Mahkemece, yukarıda anılan hükümler nazara alınmadan gerekçesiz olarak davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13211 E. 2016/3538 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18056 E. 2015/3236 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari temerrüt faizi · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre, davanın kabulüne, 2500 TL'nin 28/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek «ticari temerrüt faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/34 E. 2019/7128 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik
Benzer bu karardaBu durum karşısında, mahkemece yukarıda açıklanan yasa hükümlerine uygun şekilde tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, kendi içinde tutarlı, maddi olaya ve talebe uygun, «denetime elverişli» gerekçeli karar oluşturulmak gerekirken Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddelerinde belirtilen unsurlardan yoksun gerekçesiz karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın öncelikle bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
5 benzer karar daha
-
Menfi tespit | Borçlu olmadığının tespiti | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3409 E. 2022/5928 K.
Ortak:kötüniyet tazminatı · kötüniyet
İncelediğiniz karardaSomut olayda davalı aleyhine gerekçesi açıklanmadan «kötüniyet tazminatına» hükmedilmiştir.
Mahkemece, yukarıda anılan hükümler nazara alınmadan gerekçesiz olarak davalı aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davanın reddine, davalının «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10087 E. 2016/1618 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takipsizlik kararı · internet bankacılığı · maktu vekalet ücreti · yargılama giderleri · vekalet ücreti · husumet
Benzer bu kararda2- Asıl davada, davalı ...Ş. yönünden «husumetten» red kararı verilmiş olmasına rağmen, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/(2) maddesi gereğince «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davalı ... hakkında ceza sorşturmasında «takipsizlik» kararı verildiği, davalı ... hakkında kesinleşen beraat kararı bulunduğu, anılan bu davalıların kusurlu olmadıkları gerekçesi ile davanın reddine, davalı...A.Ş. yönünden ise davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Davaların birleştirilmesi halinde sadece bunların yargılaması birlikte yürütülmekte olup, her dava bağımsız karakterini koruduğundan mahkemece, her dava için ayrı ayrı hüküm kurulmalı, «yargılama giderleri» ve «vekalet ücreti» her dava için ayrı ayrı belirlenmelidir.
1- Asıl ve birleşen dava, «internet bankacılığı» işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2205 E. 2019/3693 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak · bankacılık işlemleri · denetime elverişlilik · reeskont faizi
Benzer bu kararda1-Dava, «bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak» istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; Yargıtay bozma ilamında açıklanan gerekçeler ile, davacı vekilinin davalı aleyhine açmış olduğu davanın kabulü ile, davacının davalı banka hesabında bulunan 7.020.-TL'nın 23.08.2013 tarihinden itibaren ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… e yukarıda açıklanan yasa hükümlerine uygun şekilde tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, kendi içinde tutarlı, maddi olaya, talebe ve savunmaya uygun, «denetime elverişli» gerekçeli karar oluşturulması gerekirken, Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nın 297. ve 298.maddelerinde belirtilen unsurlardan ve gerekçeden yoksun ve usulüne uygun hük …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4756 E. 2019/1678 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takipsizlik kararı · sözleşmenin feshi · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, şirketin haklı nedenlerle feshine dair koşulların oluştuğuna, ayrıca davanın iki kez «takipsiz» bırakılması nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerektiğini de belirterek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı vekili taraflar arasındaki «sözleşmenin feshi» nedeniyle oluşan zararın tazminini talep etmiş ise de mahkemce uyumazlık ile ilgisi bulunmayan “şirketin haklı nedenle feshine” ilişkin bir hüküm kurulmuş olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. ...-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
-
Menfi tespit | Müvekkillerinin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5266 E. 2015/2892 K.
Ortak:kötüniyet tazminatı · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · kötüniyet · menfi tespit
İncelediğiniz karardaMahkemece, kendisine ödeme yapıldığı iddia edilen avukatın davacının borcunun tamamını ödediğini ve davacının «ibra» edildiğini beyan ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne, ve davalının kötü niyetli olması nedeniyle %20 «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda davalı aleyhine gerekçesi açıklanmadan «kötüniyet tazminatına» hükmedilmiştir.
Mahkemece, yukarıda anılan hükümler nazara alınmadan gerekçesiz olarak davalı aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… u, .... ile davalı arasında 2008 yılından itibaren ticari ilişki bulunup davalının ...'den 2009 yılı sonu itibarı ile 20.045,40-TL tutarında alacaklı olduğu, davalı «defterlerinde» ... ile olan ticari ilişki “.... - ... ve Ortakları" şeklinde takip edilmekte ise de bu hususun ... yanında ortakların da ayrıca davalı ile ticari ilişkisinin bulunduğunu göstermeye yeterli olmayacağı, davacının sorumluluğunun borcun doğduğu tarih itibarı ile yürürlükte olan 6762 sayılı TTK’nun 532 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmekte olup davacının ortağı olduğu şirketin borcu nedeni ile şahsen sorumluluğu cihetine gidilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takip nedeni ile borçlu olmadığının tespitine, davalının %40 oranında «kötü niyet tazminatı» ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
Somut olayda davalı aleyhine gerekçesi açıklanmadan «kötüniyet tazminatına» hükmedilmiştir.
Mahkemece, yukarıda anılan hükümler nazara alınmadan gerekçesi açıklanmadan davalı aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:e-defter
Benzer bu kararda… u, .... ile davalı arasında 2008 yılından itibaren ticari ilişki bulunup davalının ...'den 2009 yılı sonu itibarı ile 20.045,40-TL tutarında alacaklı olduğu, davalı «defterlerinde» ... ile olan ticari ilişki “.... - ... ve Ortakları" şeklinde takip edilmekte ise de bu hususun ... yanında ortakların da ayrıca davalı ile ticari ilişkisinin bulunduğunu göstermeye yeterli olmayacağı, davacının sorumluluğunun borcun doğduğu tarih itibarı ile yürürlükte olan 6762 sayılı TTK’nun 532 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmekte olup davacının ortağı olduğu şirketin borcu nedeni ile şahsen sorumluluğu cihetine gidilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takip nedeni ile borçlu olmadığının tespitine, davalının %40 oranında «kötü niyet tazminatı» ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/9830 E. , 2015/10091 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KAYNARCA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 20/02/2014
NUMARASI 2013/155-2014/78
Taraflar arasında görülen davada Kaynarca Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/02/2014 tarih ve 2013/155-2014/78 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin borcun bir kısmını takip dosyasına, bakiye kısmı ise davalının avukatına elden teslim ettiğini ve ibraname aldığını, buna rağmen davalının takibe devam ettiğini ileri sürerek, borçlu olmadığının tespitini ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, gerek takip dosyasına, gerekse avukata elden ödendiği iddia olunan paranın müvekkili hesabına aktarılmadığını, ibranamenin ödemenin gerçekleştiğini ispat için yeterli olmadığını, avukatın tanık olarak dinlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, kendisine ödeme yapıldığı iddia edilen avukatın davacının borcunun tamamını ödediğini ve davacının ibra edildiğini beyan ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne, ve davalının kötü niyetli olması nedeniyle %20 kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Anayasanın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir.
Somut olayda davalı aleyhine gerekçesi açıklanmadan kötüniyet tazminatına hükmedilmiştir. Mahkemece, yukarıda anılan hükümler nazara alınmadan gerekçesiz olarak davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/126991600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz