Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/3773 E. 2017/6778 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tenkis↗ yönetim kurulu üyeliği↗ anonim şirket yönetim kurulu↗ tbk 99↗ anonim şirket↗ yönetim kurulu kararı↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440'ıncı maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2-Dava, TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca anonim şirket yönetim kurulu üyesinin haksız azli nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, Dairemizce, davacı tarafından yönetim kurulu üyesi seçilmesine dair genel kurul kararına uyulması halinde kazanılması muhtemel ücretlerin dava konusu edilmesi ve davacının belirli süreyle yönetim kurulu üyesi olarak görev yapacak oluşu gözetildiğinde somut olaya belirli süreli hizmet aktine ilişkin yasa hükümlerinin uygulanması yerinde olacağı TBK'nın 438. maddesi uyarınca somut olay değerlendirildiğinde, davacı yararına hükmedilebilecek tazminat miktarı yönetim kurulu üyesi seçildiği süre boyunca elde edilebilecek gelir olmakla birlikte bu miktardan yönetim kurulu üyeliğinin sona ermesi nedeniyle tasarruf edilen miktarlar ile başka bir işten elde edilen gelir veya bilerek elde etmekten kaçınılan gelirin tenkisi gerekli olduğu, mahkemece TBK'nın 438/2. maddesi uyarınca davacı yararına hükmedilecek tazminat miktarından tenkis yapılmasını gerektirir bir durum olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu alınıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 364/2. maddesinde tazminat miktarının nasıl belirleneceği hususunda bir hüküm yer almamakta ise de, anonim şirket yönetim kurulu üyesi ile şirket arasındaki hukuki ilişkilere somut olayın niteliğine uygun olacak biçimde vekalet aktine ilişkin hükümler uygulanabilecektir. Böylece, TTK m. 364/2 maddesi uyarınca azledilen üye, vekalete ilişkin genel hükümlere göre tazminat isteyebilir. Bu bağlamda 6098 sayılı TBK’nın 512. maddesine göre, ‘‘uygun olmayan zamanda sözleşmeyi sona erdiren taraf diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.’’Kural olarak, davacı taraf sözleşmenin haksız olarak feshi halinde dönem sonuna kadar olan ücretini isteyebilir. Bu husus iş sahibinin temerrüdü halini kapsamaktadır. Bu itibarla ihtilafın çözümünde, dava konusu olaya da uygulanması gereken 6098 sayılı TBK 408. maddesinin de gözardı edilmemesi gereklidir. TBK 408.maddesi (818 sayılı BK 325) “ İşveren, işgörme ediminin yerine getirilmesini kusuruyla engellerse veya edimi kabulde temerrüde düşerse, işçiye ücretini ödemekle yükümlü olup, işçiden bu edimini daha sonra yerine getirmesini isteyemez. Ancak, işçinin bu engelleme sebebiyle yapmaktan kurtulduğu giderler ile başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar ücretinden indirilir.” hükmünü içermektedir.
Bu durumda, mahkemece bu hususlar gözönünde bulundurularak davacının tazminat olarak talep ettiği ücretinden indirilmesi gereken miktarın saptanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp kararın bu gerekçelerle bozulması gerektiğinden,davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 07.12.2015 Tarih, 2015/5745 Esas-2015/13031Karar sayılı bozma kararının kaldırılarak mahkeme kararının açıklanan gerekçe ile bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12189 E. 2017/120 K.
Ortak:yönetim kurulu üyeliği · anonim şirket yönetim kurulu · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · temerrüt · Tazminat
İncelediğiniz kararda2-Dava, TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca «anonim şirket yönetim kurulu» üyesinin haksız azli nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 364/2. maddesinde tazminat miktarının nasıl belirleneceği hususunda bir hüküm yer almamakta ise de, «anonim şirket yönetim kurulu» üyesi ile şirket arasındaki hukuki ilişkilere somut olayın niteliğine uygun olacak biçimde vekalet aktine ilişkin hükümler uygulanabilecektir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, Dairemizce, davacı tarafından «yönetim kurulu» üyesi seçilmesine dair genel kurul kararına uyulması halinde kazanılması muhtemel ücretlerin dava konusu edilmesi ve davacının belirli süreyle yönetim kurulu üyesi olarak görev yapacak oluşu gözetildiğinde somut olaya belirli süreli hizmet aktine ilişkin yasa hükümlerinin uygulanması yerinde olacağı TBK'nın 438. maddesi uyarınca somut olay değerlendirildiğinde, davacı yararına hükmedilebilecek tazminat miktarı yönetim kurulu üyesi seçildiği süre boyunca elde edilebilecek gelir olmakla birlikte bu miktardan «yönetim kurulu üyeliğinin» sona ermesi nedeniyle tasarruf edilen miktarlar ile başka bir işten elde edilen gelir veya bilerek elde etmekten kaçınılan gelirin tenkisi gerekli olduğu, mahkemece TBK'nın 438/2. maddesi uyarınca davacı yararına hükmedilecek tazminat miktarından «tenkis» yapılmasını gerektirir bir durum olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu alınıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
Benzer bu karardaDava, TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca «anonim şirket yönetim kurulu» üyesinin haksız azli nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Bununla birlikte «anonim şirket yönetim kurulu» üyesi ile şirket arasındaki hukuki ilişkilere somut olayın niteliğine uygun olacak biçimde vekalet aktine ilişkin hükümler uygulanabilecektir.
364/2 gereğince «yönetim kurulu üyeliğinden» alınan davacının tazminat hakkı saklı tutulmuş ise de, davacının yönetim kurulu üyeliğinden süresi dolmadan alınması nedeni ile yoksun kaldığı «huzur hakkı» bedelini talep ettiği, nitelik olarak huzur hakkına davacının yönetim kurulu toplantılarına katılarak ve yönetim kurulu üyesi olarak görev yaparak hak kazanması gerektiği, ancak davacının görevden alınması nedeni ile huzur hakkını hak etmediği, yoksun kaldığı huzur hakkı bedelini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın ve davacı aleyhine «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menfi zarar · huzur hakkı · azil · vekalet sözleşmesi · kötüniyet tazminatı · hizmet sözleşmesi · kötüniyet · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «huzur hakkının», çalışan yöneticilerin harcadıkları emek ve mesailerine karşılık, genel kurul kararları ile belirlenen ve genellikle aylık olarak ödenmesi kararlaştırılan bir meblağ olduğu, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin «vekalet sözleşmesi» olduğu, 6098 sayılı Borçlar Kanunu m.512 uyarınca vekalet sözleşmesinin genelde bir «hizmet sözleşmesi» olduğu, vekilin ücrete hak kazanması için çalışmasının gerektiği, vekilin haksız «azil» halinde ancak uğradığı «menfi zararı» isteyebileceği, 6102 sayılı TTK m.
Mahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin «vekalet sözleşmesi» kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, haksız «azil» halinde vekilin «menfi zararlarını» isteyebileceği, yoksun kaldığı «huzur hakkı» bedelini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
364/2 gereğince «yönetim kurulu üyeliğinden» alınan davacının tazminat hakkı saklı tutulmuş ise de, davacının yönetim kurulu üyeliğinden süresi dolmadan alınması nedeni ile yoksun kaldığı «huzur hakkı» bedelini talep ettiği, nitelik olarak huzur hakkına davacının yönetim kurulu toplantılarına katılarak ve yönetim kurulu üyesi olarak görev yaparak hak kazanması gerektiği, ancak davacının görevden alınması nedeni ile huzur hakkını hak etmediği, yoksun kaldığı huzur hakkı bedelini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın ve davacı aleyhine «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacının azlinin haklı «sebebe» dayanmadığı, TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca tazminat isteme hakkının bulunduğu hususunda yapılan değerlendirmede bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5745 E. 2015/13031 K.
Ortak:tenkis · yönetim kurulu üyeliği · anonim şirket yönetim kurulu · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · Tazminat
İncelediğiniz kararda2-Dava, TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca «anonim şirket yönetim kurulu» üyesinin haksız azli nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, Dairemizce, davacı tarafından «yönetim kurulu» üyesi seçilmesine dair genel kurul kararına uyulması halinde kazanılması muhtemel ücretlerin dava konusu edilmesi ve davacının belirli süreyle yönetim kurulu üyesi olarak görev yapacak oluşu gözetildiğinde somut olaya belirli süreli hizmet aktine ilişkin yasa hükümlerinin uygulanması yerinde olacağı TBK'nın 438. maddesi uyarınca somut olay değerlendirildiğinde, davacı yararına hükmedilebilecek tazminat miktarı yönetim kurulu üyesi seçildiği süre boyunca elde edilebilecek gelir olmakla birlikte bu miktardan «yönetim kurulu üyeliğinin» sona ermesi nedeniyle tasarruf edilen miktarlar ile başka bir işten elde edilen gelir veya bilerek elde etmekten kaçınılan gelirin tenkisi gerekli olduğu, mahkemece TBK'nın 438/2. maddesi uyarınca davacı yararına hükmedilecek tazminat miktarından «tenkis» yapılmasını gerektirir bir durum olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu alınıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 364/2. maddesinde tazminat miktarının nasıl belirleneceği hususunda bir hüküm yer almamakta ise de, «anonim şirket yönetim kurulu» üyesi ile şirket arasındaki hukuki ilişkilere somut olayın niteliğine uygun olacak biçimde vekalet aktine ilişkin hükümler uygulanabilecektir.
Benzer bu karardaDava, TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca «anonim şirket yönetim kurulu» üyesinin haksız azli nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Bununla birlikte «anonim şirket yönetim kurulu» üyesi ile şirket arasındaki hukuki ilişkilere somut olayın niteliğine uygun olacak biçimde hizmet akti veya vekalet aktine ilişkin hükümler «kıyasen uygulanabilecektir».
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davanın azledilen «yönetim kurulu» üyesinin görev süresinin kalan dönemine ilişkin «huzur hakkının» ödenmesi istemine ilişkin olduğu davacının 29.3.2013 tarihli genel kurulda aylık 3.500,00 TL ücretle bir yıllığına yönetim kurulu üyesi olarak atandığını, 8.7.2013 tarihli genel kurul toplantısında davacıyla birlikte atanan yönetim kurulu üyelerinin yeniden bu göreve getirilmesine karşın davalının yerine başka birinin yönetim kurulu üyesi olarak atandığı, davacının «yönetim kurulu üyeliğinden» azlinin haksız olduğu iddiasıyla 6102 Sayılı TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca tazminat isteminde bulunduğu, davalı şirketin haklı nedenle «azil» hususunu ispatlamasının gerektiği, davalı tarafından bu hususu ispatlar mahiyette delil sunulamadığı davacının azil tarihi ile görev süresinin bitimine kadarki gelirden «mahrum» kalması nedeniyle bu döneme ilişkin alacak isteminde haklı olduğu gerekçesiyle 30.566,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıda …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:belirsiz süreli sözleşme · eksik araştırma · huzur hakkı · azil · haklı sebep · kıyasen uygulama · kâr mahrumiyeti · hizmet sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davanın azledilen «yönetim kurulu» üyesinin görev süresinin kalan dönemine ilişkin «huzur hakkının» ödenmesi istemine ilişkin olduğu davacının 29.3.2013 tarihli genel kurulda aylık 3.500,00 TL ücretle bir yıllığına yönetim kurulu üyesi olarak atandığını, 8.7.2013 tarihli genel kurul toplantısında davacıyla birlikte atanan yönetim kurulu üyelerinin yeniden bu göreve getirilmesine karşın davalının yerine başka birinin yönetim kurulu üyesi olarak atandığı, davacının «yönetim kurulu üyeliğinden» azlinin haksız olduğu iddiasıyla 6102 Sayılı TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca tazminat isteminde bulunduğu, davalı şirketin haklı nedenle «azil» hususunu ispatlamasının gerektiği, davalı tarafından bu hususu ispatlar mahiyette delil sunulamadığı davacının azil tarihi ile görev süresinin bitimine kadarki gelirden «mahrum» kalması nedeniyle bu döneme ilişkin alacak isteminde haklı olduğu gerekçesiyle 30.566,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıda …
TBK'nın 438. maddesinde "İşveren, «haklı sebep» olmaksızın «hizmet sözleşmesini» derhâl feshederse işçi, «belirsiz süreli sözleşmelerde», «fesih» bildirim süresine; belirli süreli sözleşmelerde ise, sözleşme süresine uyulmaması durumunda, bu sürelere uyulmuş olsaydı kazanabileceği miktarı, tazminat olarak isteyebilir.
Bununla birlikte «anonim şirket yönetim kurulu» üyesi ile şirket arasındaki hukuki ilişkilere somut olayın niteliğine uygun olacak biçimde hizmet akti veya vekalet aktine ilişkin hükümler «kıyasen uygulanabilecektir».
Belirli süreli «hizmet sözleşmesinde» işçinin hizmet sözleşmesinin sona ermesi yüzünden tasarruf ettiği miktar ile başka bir işten elde ettiği veya bilerek elde etmekten kaçındığı gelir, tazminattan indirilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/3773 E. , 2017/6778 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 05/11/2014 gün ve 2013/592 - 2014/611 sayılı kararı bozan Daire'nin 07/12/2015 gün ve 2015/5745 - 2015/13031 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı; ... Büyükşehir Belediyesine ait iştiraklerden olan davalı şirketin 29.03.2013 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında bir yıl süreyle görev yapmak kaydıyla yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, 08.07.2013 tarihinde kendisinden habersiz olarak yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında herhangi bir haklı neden gösterilmeksizin yönetim kurulu üyeliğinden azledildiğini, söz konusu toplantıda yönetim kurulu üyelerinin yeniden seçilmesi şeklinde muğlak bir ibareye dayanılarak kendisiyle birlikte görev yapan onbir yönetim kurulu üyesinin görevine son verildiğini, kendisi hariç diğer yönetim kurul üyelerinin yeniden seçildiğini, kendisinin yerine seçilen kişinin aynı nitelik ve unvanda olduğunu, 6102 sayılı yasanın 364/2.
maddesi ile haksız azil nedeniyle tazminat isteme hakkının sağlandığını, haksız azil nedeniyle aylık 3.500,00 TL olan huzur hakkı alacağından mahrum kaldığını ileri sürerek 08.07.2013 tarihinden görev süresinin bitim tarihi olan 29.03.2013 tarihine kadar mahrum kalınan 30.566,66 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının müvekkili şirkette denetim kurulu üyesi olarak çalışmakta iken 29.03.2013 tarihli genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, şirketin sermaye arttırımı yapma ihtiyacı nedeniyle ortakların olağan üstü toplantı yapmasının gündeme geldiğini, bu sırada yönetim kurulunun durumunun da gündeme alındığını, davacının bu toplantıda genel kurul tarafından alınan karar uyarınca yönetim kurulu üyeliğinden azledildiğini, şirketin artan sermayesi ve kapasitesi gözetilerek daha aktif ve çözüm odaklı yönetim anlayışının benimsenmesi nedeniyle davacının yeni oluşan yönetim kurulunda görevlendirilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440'ıncı maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2-Dava, TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca anonim şirket yönetim kurulu üyesinin haksız azli nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, Dairemizce, davacı tarafından yönetim kurulu üyesi seçilmesine dair genel kurul kararına uyulması halinde kazanılması muhtemel ücretlerin dava konusu edilmesi ve davacının belirli süreyle yönetim kurulu üyesi olarak görev yapacak oluşu gözetildiğinde somut olaya belirli süreli hizmet aktine ilişkin yasa hükümlerinin uygulanması yerinde olacağı TBK'nın 438. maddesi uyarınca somut olay değerlendirildiğinde, davacı yararına hükmedilebilecek tazminat miktarı yönetim kurulu üyesi seçildiği süre boyunca elde edilebilecek gelir olmakla birlikte bu miktardan yönetim kurulu üyeliğinin sona ermesi nedeniyle tasarruf edilen miktarlar ile başka bir işten elde edilen gelir veya bilerek elde etmekten kaçınılan gelirin tenkisi gerekli olduğu, mahkemece TBK'nın 438/2.
maddesi uyarınca davacı yararına hükmedilecek tazminat miktarından tenkis yapılmasını gerektirir bir durum olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu alınıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 364/2. maddesinde tazminat miktarının nasıl belirleneceği hususunda bir hüküm yer almamakta ise de, anonim şirket yönetim kurulu üyesi ile şirket arasındaki hukuki ilişkilere somut olayın niteliğine uygun olacak biçimde vekalet aktine ilişkin hükümler uygulanabilecektir. Böylece, TTK m. 364/2 maddesi uyarınca azledilen üye, vekalete ilişkin genel hükümlere göre tazminat isteyebilir. Bu bağlamda 6098 sayılı TBK’nın 512. maddesine göre, ‘‘uygun olmayan zamanda sözleşmeyi sona erdiren taraf diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.’’Kural olarak, davacı taraf sözleşmenin haksız olarak feshi halinde dönem sonuna kadar olan ücretini isteyebilir. Bu husus iş sahibinin temerrüdü halini kapsamaktadır.
Bu itibarla ihtilafın çözümünde, dava konusu olaya da uygulanması gereken 6098 sayılı TBK 408. maddesinin de gözardı edilmemesi gereklidir. TBK 408.maddesi (818 sayılı BK 325) “ İşveren, işgörme ediminin yerine getirilmesini kusuruyla engellerse veya edimi kabulde temerrüde düşerse, işçiye ücretini ödemekle yükümlü olup, işçiden bu edimini daha sonra yerine getirmesini isteyemez. Ancak, işçinin bu engelleme sebebiyle yapmaktan kurtulduğu giderler ile başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar ücretinden indirilir.” hükmünü içermektedir.
Bu durumda, mahkemece bu hususlar gözönünde bulundurularak davacının tazminat olarak talep ettiği ücretinden indirilmesi gereken miktarın saptanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp kararın bu gerekçelerle bozulması gerektiğinden,davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 07.12.2015 Tarih, 2015/5745 Esas-2015/13031Karar sayılı bozma kararının kaldırılarak mahkeme kararının açıklanan gerekçe ile bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 07.12.2015 Tarih, 2015/5745 Esas-2015/13031 Karar sayılı bozma kararının kaldırılarak mahkeme kararının açıklanan değişik gerekçe ile BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 30/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/382178100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz