6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Taşıma işleri organizatörü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/5621 E. 2015/12873 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Taşıma

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıma işleri organizatörü hava yolu ile taşıma soğuk zincir kadri maruf varşova konvansiyonu doğrudan zarar geç teslim sdr kişilik haklarına saldırı sınırlı sorumluluk bilirkişi raporuna itiraz kişilik hakları müteselsil sorumluluk zayi taşıma sözleşmesi tbk 99 taahhütname maddi tazminat kusur dava sebebi hasar eksik inceleme ibraz teslim

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 58 · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan U..'nin taşıma işleri organizatörü, T..'nin hava yolu şirketi, davacının ise gönderen olup, davalılar ile iki farklı taşıma sözleşmesi ilişkisi içinde olduğu ve her bir taşıma sözleşmesinden kaynaklı zarar iddialarının da farklı sebeplere dayandığı, birinci taşımada zayi-hasar, diğerinde ise gecikme iddiası gözetildiğinde sorumluluk tespitinin de ayrı ayrı yapılması gerektiği, birinci taşımanın, 2 kap, 9 kg, 2000 adet H.... UT Plus 50 test-box tıbbi laboratuvar ürünleri için 06/10/2012 tarihli hava yük senedinde değer bildirilmeksizin taşımaya alındığı, bu taşıma ile ilgili olarak e-posta yazışmalarında açıkça gecikme ve gecikme zararına dair bilgiler mevcut olup, bildirim şartının gerçekleşmiş kabul edilmesi gerektiği, ikinci taşımada ise, davacı tarafından 09/10/2012 tarihinde taşımaya verilen emtianın, hava yük senedi ile taşımaya ancak 12/10/2012 tarihinde alındığı, 12/10/2012 tarihli taşıma senedinde 86 kg. miktarında yük için “-2+8 Bozulabilir Kargo -Medikal Ürünler-Kuru Buz ile Taşıma Buz 7 kg” şeklinde özel bilgilendirme-talimat bulunduğu,emtianın davalı U.. tarafından belirtilen hava-soğuk zincir şartlarına uygun tutulmadığı, ikinci taşıma açısından da açıkça tarafların bilgisinde olan taşıma şartlarına uygun olmayan taşıma süreci ve bu süreçte vaki zayi mertebesinde hasar zararı karşısında ayrıca bildirim şartını aramamak, bildirim şartının gerçekleştiğini kabul etmek gerektiği, her iki taşıma sözleşmesi konusu kargonun nitelikleri gereği Varşova Konvansiyonu ile getirilen sınırlı sorumluluk uygulaması gözetildiğinde sorumlu olunan tazminat miktarlarından daha değerli olup, her iki satış faturası içeriği emtia değerlerinin kadri maruf, piyasa şartlarına uygun değerler olduğu, birinci taşımada mallar uluslararası taşımaya alındıktan sonra geciktiği için her iki davalının müteselsilen sorumlu olup, taşıma sürecinde vaki gecikmenin her iki davalının ortak kusuru olduğu oysa, ikinci taşımada henüz uluslararası hava yolu taşıması başlamadan önceki aşamada vaki kusurlu eylemlerden davalı T..'nin sorumlu tutulamayacağı, bu aşamadaki zararlardan davalı U..'nin tek başına sorumlu olduğu ancak, davalı U.. uhdesinde malın bulunduğu aşamanın uluslararası hava yolu taşıma süreci olduğundan sorumluluğunun Varşova Konvansiyonu hükümlerine tabi olacağı, 1.taşıma kaynaklı doğrudan zararın 14.839,20 TL olup, piyasa rayiçleri ile uyumlu, kadri maruf olduğu, Varşova Konvansiyonu hükümlerine göre davalıların müteselsilen sorumlu olacağı tazminatın bürüt taşınan yükün kg. miktarı başına 19 SDR’ den fazla olamayacağından 171 SDR üzerinden hesaplama yapıldığı, ikinci taşımada ise, yük miktarının bürüt 86 kg. olduğu, taraflarca 96 kg. üzerinden hesaplama konusunda anlaşma bulunduğu, bunun sebebinin buz aküleri nedeniyle olduğu, davacının doğrudan zararı her ne kadar 24.642,19 TL ve kadri maruf bir miktara denk gelmekte ise de, davalı U.. tarafından üstlenilmesi gereken tazminatın 1824 SDR olduğu, 6098 sayılı TBK’nın 58. m. uyarınca şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişinin, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebileceği ancak, somut olayda davacıların mallarının hasarlanması ve ürünlerin geç tesliminin kişilik haklarına saldırı olarak değerlendirilemeyeceğinden TBK'nın 58'inci maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, birinci taşımadan kaynaklı 171 SDR' nin karar tarihi itibari ile Merkez Bankası kuru üzerinden hesap edilen 558,60 TL karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, ikinci taşımadan kaynaklı 1.824,00 SDR 'nin karar tarihi itibari ile Merkez Bankası kuru üzerinden hesap edilen 5.958,46 TL karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı U..'den tahsiline, davacıların fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin, ikinci taşımadan kaynaklı davalı T.. ile ilgili taleplerinin ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili ile davalı U.. vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, havayolu ile yurt dışına yapılan taşıma sonucu malın hasara uğraması nedeniyle hasar ve gecikmeden kaynaklı gecikme zararının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı U.. taşınacak ürünlerin davacılar tarafından İstanbul Havalimanı'na kadar taşıtıldığını, Irak/Erbil Havaalanına taşınması için diğer davalı T.. ambarına alındığını, ürünlerin taşınacağı tarihte T.. ambarında bulunamaması nedeniyle uçağa yüklenemediğini, bu nedenle geç teslimde bir kusurunun bulunmadığını yine, ikinci parti ürünün de Gaziantep/İstanbul arasındaki iç taşımasının davacılar tarafından yapıldığını ve bu taşımanın mevzuu olan emtianın İstanbul Havalimanı'ndaki T.. ambarında kendisine teslim edildiğini, ürünlerin Gaziantep'den İstanbul Atatürk Havalimanı'na kadar taşıtılması sırasında hasar gördüğünü, davacılara ait iki adet taşımanın İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan Irak/Erbil Havalanına taşınması işine aracılık edildiğini, taşınacak eşyaların kendisine İstanbul Aatatürk Havalimanı'nda teslim edildiğini yani, iç taşımanın taahhüt edilmediğini, bu taşımanın davacılar tarafından diğer davalıya yaptırıldığını, gecikmeye ve hasara diğer davalının sebebiyet verdiğini, bu nedenle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek, davacı da davalıların sorumluluklarının tespiti ve sorumluluk miktarlarına yönelik olarak bilirkişi raporuna itiraz etmişlerdir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, tarafların rapora ciddi itirazları üzerine, ek rapor alınmadan karar verilmesi doğru olmadığı gibi, bu itirazların mahkemece karar yerinde tartışılıp, değerlendirilmemesi, davalı U..'nin tüm taşıma işini üstlenip üstlenmediği, tüm taşımayı üstlenmemiş ise gecikmeye ve hasara hangi davalının sebebiyet verdiği hususları üzerinde durulmaması da doğru görülmemiştir. Bu durumda, tarafların iddia ve savunmaları ile ibraz ettikleri deliller göz önüne alınarak, evvelemirde davalı U..'nin Gaziantep'den İstanbul'a kadar olan tüm taşıma işini üstlenip üstlenmediği belirlenip, taraf itirazlarını karşılar şekilde, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor ya da aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bu nedenle kararın davacılar ile mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekili ile mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2941 E. 2013/18947 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8646 E. 2012/599 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1905 E. 2022/3968 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9565 E. 2014/16939 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/5621 E.  ,  2015/12873 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BAKIRKÖY(KAPATILAN) .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ ---

NUMARASI ---

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy (Kapatılan) ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen .... tarih ve ..... sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ile davalı .... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı U..'ne ardı ardına İstanbul Havalimanı'ndan, T.. vasıtasıyla, ... Havaalanı'na teslim edilmesi için iki adet yükleme talimatı verdiğini ve ilk sevkiyat olan, 06/10/2012 Cumartesi günü U..'ne acil kodlu teslim edilen 2 kap/koli şeklinde, 9 kg. ağırlığında, 2000 adet, H.... UT Plus 50 test/box adlı, 14.839,20 TL bedelli, tıbbi laboratuvar ürünlerinin TK804/07/10/2012 seferiyle İstanbul Havalimanı'ndan Erbil/lrak Havaalanı'na T.. vasıtasıyla ulaştırılması gerekirken, ürünlerin Atatürk Havaalanı deposunda kaybolduğu veya bulunamadığı gerekçesiyle uçağa verilemediğinin hem THY yetkilisinin U.. yetkilisine, hem de U.. yetkilisinin müvekkiline gönderdiği 08/10/2012 tarihli e-maillerden anlaşıldığını, bu gecikmenin davalı U..'nin mi yoksa diğer davalı T..'nin mi kusurundan kaynaklandığını bilmediklerini, 4 gün gecikmeyle 10/10/2012 tarihinde teslim edilen ve ön satışı yapılmış olan 2 koli ürünün, gecikmeli geldiği gerekçesiyle Iraklı alıcı tarafından alışı yapılmadığından müvekkilinin Irak'daki deposunda atıl durumda beklediğini ve satışlarının mümkün olmadığını çünkü, Irak'daki alıcının girdiği ihaleler sonucu müvekkiline sipariş geçtiğini ve müvekkilinin de buna göre bu ürünleri tedarik ederek gönderdiğini ancak, ihale şartında belirtilen gün ve saatte teslim edilmediği için Iraklı alıcının bu malın benzerini aynı gün başka bir satıcıdan neredeyse 2 kat bedelle 16.000 USD'ye temin ettiğini, ürünlerin acil olduğunun teslimattan önce ve yüklemenin her aşamasında U..'ye bildirildiğini, hatta müvekkilinin, ürünleri aldığı yerin yetkililerinden ricada bulunup, normalde çalışmadıkları cumartesi günü mesai yapmak suretiyle T..'nin rezervasyonlu uçağına yetiştirilmek üzere tam tekmil davalı U..'ye teslim edildiğini, bu aciliyetin davalı U..

tarafından da kabul edildiğini ve U... yetkilisinin 08/10/2012 tarihinde diğer davalı T..'nin yetkilisine gönderdiği mailde, sevkiyatın aciliyeti hususunda önemli noktalara temas edildiğini, ikinci sevkiyatın, 09/10/2012 tarihinde, 28.769,92 TL bedelli, çeşitli tıbbi laboratuvar ürünlerinin yine T.. aracılığıyla Erbil'e gönderilmesi için, Gaziantep'ten U..'nin deposunun bulunduğu İstanbul Atatürk Havaalanı'na sevkinin yapıldığını ve bu sırada ürünlerin içinde 12 saatlik buz aküsü bulunduğundan hiçbir hasara uğramadığını, gönderilen tıbbi laboratuvar ürünlerinin soğuk hava deposuna alınması gerektiği (+2/+8) ön bilgilendirilmesiyle U..'ye teslim edilmesine rağmen, ürünlerin İstanbul'a ulaşır ulaşmaz belirtilen ve deklare edilen sıcaklık derecesinde tutulmadığının anlaşıldığını, U..

yetkililerinin iç yazışma maillerinden ve air-waybill'de belirtildiği üzere +2/+8 perishable cargo (çabuk bozulan kargo) özelliği taşıdığı ve bu hususun açıkça bildirilmesine rağmen, teslim edilen tarihten 2 gün sonra U..'nin İstanbul Havaalanı'nda bulunan toplanma merkezi sorumlusunun sözlü bilgilendirmesiyle 11/10/2012, saat 17:00' a kadar soğuk hava deposuna alınmadığının öğrenilmesi üzerine aynı gün saat 18:58' de müvekkili tarafından bu aksaklığın nedenlerinin sorulduğu ve sonucunda meydana gelecek hasardan davalının sorumlu olacağını içeren bir mail gönderildiğini, sevk edilen ürünlerin bir çoğunun kullanılmaz hale geldiği ve kullanılmaları halinde tahlil ve analizlerde doğru sonucu vermeme gibi olumsuz neticelere sebep olacağı, dolayısıyla insan hayatına ciddi zararlar vereceğinin Iraklı alıcı tarafından bildirildiğini, davalı UPS tarafından diğer davalı T..'ye 10/10/2012 tarihinde teslim edilen ürünlerle ilgili olarak U..

tarafından müvekkiline 11/10/2012 tarihinde, saat 17:00'da eksik belge nedeniyle sevkiyatın yapılmadığının bildirilmesi üzerine eksik belgenin gönderildiğini ancak, bu belgenin eksikliği gidermediğinin bildirildiğini, müvekkilince başka bir belge gönderilmemesine rağmen sevkiyatın aynı belgelerle 6 gün gecikmeli olarak yapılmasından, ortada eksik belge olmadığı ve gecikmeyi müvekkiline yüklemek için bu yola başvurulduğunun ve davalıların kötü niyetli olarak sorumluluktan kaçmaya çalıştıklarının anlaşıldığını, yine Iraklı alıcı tarafından 18/10/2012 tarihli mektupla, bu ürünleri kullanamayacağı, hiçbir ödeme yapmayacağı ve gönderdiği paranın iade edilmesi gerektiğinin bildirildiğini, 06/11/2012 tarihinde UPS'Ye, maddi ve manevi tazminat talepli bir ihtarname gönderdiklerini ancak, davalı U..'nin, Varşova Konvansiyonu gereği sorumluluğunun sınırlı olduğu gerekçesiyle sorumluluğun kendisinde olmadığını ve zımnen T..'nin sorumlu olduğu gerekçesiyle taleplerini ihtaren reddettiğini, tüm olumsuzluklara rağmen 1.557,60 USD bedelli (2.803,68 TL) çabuk bozulan kategorisinde olmayan ve fiziki tahribattan etkilenmeyen ürünün hiçbir zarara uğramadığından satışının yapıldığını, meydana gelen zararlardan davalıların müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla asgari 59.995,16 TL maddi ve 17.000,00 TL manevi tazminatın, ürünlerin teslim edildiği 06/10/2012 ve 09/10/2012 tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

[…]. vekili, TTK'nın 876. maddesinde, taşıyıcının gerekli özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve önleyemeyeceği bir sebeple gecikme vuku bulmuş ise taşıyıcının gecikmeden sorumlu olmayacağının yer aldığını, havayolu taşıma senedinden de anlaşılacağı üzere fiili taşımanın diğer davalı T..'nin tarifeli uçağı ile yapılmasının davacıların özel talimatı olduğunu, zaten davacı tarafından 06/10/2012 tarihinde İstanbul Havalimanı'na kadar taşıtılmış ve T.. deposuna kaldırılmış olan ürünlerin bulunamaması nedeniyle 07/10/2012 tarihli seferde uçağa yüklenememesinin sebebinin diğer davalı T.. olduğunu, gecikmede müvekkilinin hiçbir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, TTK'ya göre taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı sorumluluk olup, davacıların talebi kabul edilse bile talep edebilecekleri tutarın, TTK'nın 882/3 m.

göre azami taşıma ücretinin üç katı ile sınırlı olduğunu, TTK'nın 889. maddesinde geç teslim halinde bu hususun teslimden itibaren en geç 21 gün içinde yazılı olarak taşıyıcıya bildirilmesi gerektiğinin düzenlendiğini, ürünlerin 10/10/2012 tarihinde alıcısına teslim edilmesine rağmen davacının 06/11/2012 tarihli geç teslim ihbarının 21 günlük yasal süre içinde yapılmadığından davacıların haklarının düştüğünü, dava konusu uluslararası hava yolu taşımasına uygulanması gereken Varşova Sözleşmesi hükümlerine göre taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun söz konusu olduğunu ve bunun da kayıp/hasar ve geç teslimde kg başına 17 özel çekme hakkı ile sınırlı olup, davacıların talebinin haklı bulunması halinde talep edilen tutarın çok fahiş olduğunu, davacının ibraz ettiği kendi delilleri ile beyanlarının çeliştiğini, ikinci parti ürünün Gaziantep/İstanbul Havalimanı arasındaki iç taşımasının 09/10/2012'de davacılar tarafından yapıldığını, emtianın müvekkili şirkete İstanbul Atatürk […].

ambarında 11/10/2012 tarihinde teslim edildiğini, bu taşımaya ilişkin ürünlerin hiç bir hasara uğramadan İstanbul Havalimanı' na getirildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ürünlerin davacının yaptığı Gaziantep/İstanbul taşımasında hasar gördüğünün anlaşıldığını ve bu hasarın müvekkili şirketin elemanları tarafından giderildiğini, 09/10/2012 tarihinde İstanbul'a getirilen ürünlerin 10/10/2012' de T.. ambarına alındığının beyan edildiğini, bu süre zarfında ürünlerin müvekkili şirketin kontrolünde olmadığı gibi, teslim de edilmediğini ve ne şekilde teslim edilmişse alıcısına da aynı şekilde teslim edildiğini, ürünlerin Erbil'de teslimi esnasında hasar gördüğüne ilişkin herhangi bir tutanak mevcut olmadığından hem TTK hem de Varşova Sözleşmesi hükümlerine göre hasarsız olarak teslimin kabul edildiğini, TTK'nın 860/1 maddesinde taşınacak eşyanın gümrük işlemleri için gerekli olan belgelerin gönderen/taşıtan/davacı tarafça ibraz olunacağının hüküm altına alındığını, davacıların taşınacak ürünün tehlikeli eşya olmadığını beyan ederek 11/10/2012 tarihli belgeyi tanzim ettiklerini ve gümrük işlemlerinin bu beyana göre yapıldığı sırada gümrük görevlilerinin taşınan eşyanın tehlikeli eşya olduğunu belirtmeleri üzerine yeniden gümrük işlemlerinin yapıldığını ve ürünlerin 12/10/2012 tarihinde yurt dışı edildiğini, bu itibarla da ikinci taşımada herhangi bir gecikmenin söz konusu olmadığını, taşınan ürünlerin tamamının değil bir kısmının hasar gördüğü iddia edilmesine rağmen, hangi ürünlerin hasar gördüğü ve hasar miktarının ne olduğu hususunda herhangi bir tespit bulunmadığını, Varşova Sözleşmesi'nin 26.

maddesinde hasarın dıştan anlaşılması/görülmesi halinde hasar ihbarının teslim esnasında derhal, dıştan anlaşılması mümkün değilse teslimden itibaren en geç 14 gün içinde yazılı olarak yapılmasının hüküm altına alındığını, ürünler 13/10/2012’de alıcısına teslim edildiğinden 14 günlük hasar ihbar süresi dolduğundan dava hakkının Sözleşmenin 26. maddesine göre düştüğünü, hem TTK hem de Varşova Sözleşmesi'ne göre hasar halinde taşıyıcının kusur esasına dayalı sınırlı sorumluluğunun olduğunu, bunun da TTK'nın 882. m. göre kg. başına 8,33 çekme hakkı ile sınırlı olduğunu, ikinci taşımanın mevzuu olan 86 kg. ağırlığındaki ürünün ne kadarının hasarlı olduğunun bilinmediğini, davacıların talebi haklı bulunsa dahi talep edebilecekleri tutarın, hasar gören ürünün ağırlığının tespitiyle birlikte kilogramının 8,33 özel çekme hakkı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktar olduğunu, yine TTK ve Varşova Sözleşmesi'ne göre taşıyıcıdan sadece gerçek zarar talep edilebileceğinden, manevi zarar adı altında talepte bulunulmasının hukuki dayanağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

[…]. vekili, husumet itirazında bulunmuş, müvekkilinin meydana gelen zarardan sorumlu olmadığını, sorumlu tutulsa bile sorumluluğunun sınırlı olduğunu, davacı tarafça ihbar süresinde yapılmadığından dava hakkının düştüğünü, manevi tazminat ve faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan U..'nin taşıma işleri organizatörü, T..'nin hava yolu şirketi, davacının ise gönderen olup, davalılar ile iki farklı taşıma sözleşmesi ilişkisi içinde olduğu ve her bir taşıma sözleşmesinden kaynaklı zarar iddialarının da farklı sebeplere dayandığı, birinci taşımada zayi-hasar, diğerinde ise gecikme iddiası gözetildiğinde sorumluluk tespitinin de ayrı ayrı yapılması gerektiği, birinci taşımanın, 2 kap, 9 kg, 2000 adet H.... UT Plus 50 test-box tıbbi laboratuvar ürünleri için 06/10/2012 tarihli hava yük senedinde değer bildirilmeksizin taşımaya alındığı, bu taşıma ile ilgili olarak e-posta yazışmalarında açıkça gecikme ve gecikme zararına dair bilgiler mevcut olup, bildirim şartının gerçekleşmiş kabul edilmesi gerektiği, ikinci taşımada ise, davacı tarafından 09/10/2012 tarihinde taşımaya verilen emtianın, hava yük senedi ile taşımaya ancak 12/10/2012 tarihinde alındığı, 12/10/2012 tarihli taşıma senedinde 86 kg.

miktarında yük için “-2+8 Bozulabilir Kargo -Medikal Ürünler-Kuru Buz ile Taşıma Buz 7 kg” şeklinde özel bilgilendirme-talimat bulunduğu,emtianın davalı U.. tarafından belirtilen hava-soğuk zincir şartlarına uygun tutulmadığı, ikinci taşıma açısından da açıkça tarafların bilgisinde olan taşıma şartlarına uygun olmayan taşıma süreci ve bu süreçte vaki zayi mertebesinde hasar zararı karşısında ayrıca bildirim şartını aramamak, bildirim şartının gerçekleştiğini kabul etmek gerektiği, her iki taşıma sözleşmesi konusu kargonun nitelikleri gereği Varşova Konvansiyonu ile getirilen sınırlı sorumluluk uygulaması gözetildiğinde sorumlu olunan tazminat miktarlarından daha değerli olup, her iki satış faturası içeriği emtia değerlerinin kadri maruf, piyasa şartlarına uygun değerler olduğu, birinci taşımada mallar uluslararası taşımaya alındıktan sonra geciktiği için her iki davalının müteselsilen sorumlu olup, taşıma sürecinde vaki gecikmenin her iki davalının ortak kusuru olduğu oysa, ikinci taşımada henüz uluslararası hava yolu taşıması başlamadan önceki aşamada vaki kusurlu eylemlerden davalı T..'nin sorumlu tutulamayacağı, bu aşamadaki zararlardan davalı U..'nin tek başına sorumlu olduğu ancak, davalı U..

uhdesinde malın bulunduğu aşamanın uluslararası hava yolu taşıma süreci olduğundan sorumluluğunun Varşova Konvansiyonu hükümlerine tabi olacağı, 1.taşıma kaynaklı doğrudan zararın 14.839,20 TL olup, piyasa rayiçleri ile uyumlu, kadri maruf olduğu, Varşova Konvansiyonu hükümlerine göre davalıların müteselsilen sorumlu olacağı tazminatın bürüt taşınan yükün kg. miktarı başına 19 SDR’ den fazla olamayacağından 171 SDR üzerinden hesaplama yapıldığı, ikinci taşımada ise, yük miktarının bürüt 86 kg. olduğu, taraflarca 96 kg. üzerinden hesaplama konusunda anlaşma bulunduğu, bunun sebebinin buz aküleri nedeniyle olduğu, davacının doğrudan zararı her ne kadar 24.642,19 TL ve kadri maruf bir miktara denk gelmekte ise de, davalı U..

tarafından üstlenilmesi gereken tazminatın 1824 SDR olduğu, 6098 sayılı TBK’nın 58. m. uyarınca şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişinin, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebileceği ancak, somut olayda davacıların mallarının hasarlanması ve ürünlerin geç tesliminin kişilik haklarına saldırı olarak değerlendirilemeyeceğinden TBK'nın 58'inci maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, birinci taşımadan kaynaklı 171 SDR' nin karar tarihi itibari ile Merkez Bankası kuru üzerinden hesap edilen 558,60 TL karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, ikinci taşımadan kaynaklı 1.824,00 SDR 'nin karar tarihi itibari ile Merkez Bankası kuru üzerinden hesap edilen 5.958,46 TL karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı U..'den tahsiline, davacıların fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin, ikinci taşımadan kaynaklı davalı T..

ile ilgili taleplerinin ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili ile davalı U.. vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, havayolu ile yurt dışına yapılan taşıma sonucu malın hasara uğraması nedeniyle hasar ve gecikmeden kaynaklı gecikme zararının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı U.. taşınacak ürünlerin davacılar tarafından İstanbul Havalimanı'na kadar taşıtıldığını, Irak/Erbil Havaalanına taşınması için diğer davalı T.. ambarına alındığını, ürünlerin taşınacağı tarihte T.. ambarında bulunamaması nedeniyle uçağa yüklenemediğini, bu nedenle geç teslimde bir kusurunun bulunmadığını yine, ikinci parti ürünün de Gaziantep/İstanbul arasındaki iç taşımasının davacılar tarafından yapıldığını ve bu taşımanın mevzuu olan emtianın İstanbul Havalimanı'ndaki T..

ambarında kendisine teslim edildiğini, ürünlerin Gaziantep'den İstanbul Atatürk Havalimanı'na kadar taşıtılması sırasında hasar gördüğünü, davacılara ait iki adet taşımanın İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan Irak/Erbil Havalanına taşınması işine aracılık edildiğini, taşınacak eşyaların kendisine İstanbul Aatatürk Havalimanı'nda teslim edildiğini yani, iç taşımanın taahhüt edilmediğini, bu taşımanın davacılar tarafından diğer davalıya yaptırıldığını, gecikmeye ve hasara diğer davalının sebebiyet verdiğini, bu nedenle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek, davacı da davalıların sorumluluklarının tespiti ve sorumluluk miktarlarına yönelik olarak bilirkişi raporuna itiraz etmişlerdir.

Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, tarafların rapora ciddi itirazları üzerine, ek rapor alınmadan karar verilmesi doğru olmadığı gibi, bu itirazların mahkemece karar yerinde tartışılıp, değerlendirilmemesi, davalı U..'nin tüm taşıma işini üstlenip üstlenmediği, tüm taşımayı üstlenmemiş ise gecikmeye ve hasara hangi davalının sebebiyet verdiği hususları üzerinde durulmaması da doğru görülmemiştir. Bu durumda, tarafların iddia ve savunmaları ile ibraz ettikleri deliller göz önüne alınarak, evvelemirde davalı U..'nin Gaziantep'den İstanbul'a kadar olan tüm taşıma işini üstlenip üstlenmediği belirlenip, taraf itirazlarını karşılar şekilde, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor ya da aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bu nedenle kararın davacılar ile mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekili ile mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekili ile mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar ile mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekili ile mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 02/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/147827200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.