Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/8646 E. 2012/599 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '14 günlük', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
varşova konvansiyonu↗ hava taşıması↗ hasar ihbarı↗ karine↗ hak düşürücü süre↗ uyuşmazlık konusu↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının yaptığı taşıma sırasında emtianın tahliye aşamasında zarara uğradığı sabit olsa da, Varşova Konvansiyonunun 26. maddesi gereğince yükün alıcıya ulaştırılmasından itibaren 14 günlük hak düşürücü süre içerisinde ihbarda bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davalı taşıyıcı tarafından İstanbul Atatürk Havalimanında THY kargo memurları tarafından zarar gören emtia ile ilgili düzenlenen tarihsiz tutanağın, uyuşmazlık konusu hava taşıması ile taşınan emtianın varma limanına ulaştığı sırada ve her halükarda alıcı sigortalıya tesliminden önce düzenlendiğinin kabulü gerekir. Her ne kadar Varşova Konvansiyonu’nun 26. maddesinde yükün alıcıya ulaşmasından itibaren 14 günlük hak düşürücü süre içinde hasar ihbarı yapılması gerektiği düzenlenmiş ise de, ihbarın yapılmamış olması hasarın meydana gelmediğine dair karine oluşturur ve bu karinenin aksi de davalı tarafça düzenlenen tarihsiz tutanakla kanıtlanmıştır. Bu durumda, davalıya ayrıca ihbar yapılması gerekmediğinden, mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, davanın hak düşürücü süreden reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5045 E. 2015/11882 K.
Ortak:taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz karardaDavalı «taşıyıcı» tarafından İstanbul Atatürk Havalimanında THY kargo memurları tarafından zarar gören emtia ile ilgili düzenlenen tarihsiz tutanağın, «uyuşmazlık konusu» «hava taşıması» ile taşınan emtianın varma limanına ulaştığı sırada ve her halükarda alıcı sigortalıya «tesliminden» önce düzenlendiğinin kabulü gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, kargonun bir günde ulaşması gerekirken bir hafta sonra «teslim» edildiği, Varşova Konvansiyonu 19. maddesi ile SHK 122. maddesi gereğince «taşıyıcının» gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %40'ı oranında olan 1.114,00 TL. «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, kargonun bir günde ulaşması gerekirken bir hafta sonra «teslim» edildiği, Varşova Konvansiyonu 19. maddesi ile SHK 122. maddesi gereğince «taşıyıcının» gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %40'ı oranında olan 1.114,00 TL. «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… an bilirkişi raporuna vaki itirazlarını içeren dilekçede, bilirkişinin reddi talebinde bulunmuş olmasına rağmen, mahkemece bu talep hakkında 6100 sayılı HMK'nın 272/«son» hükmü uyarınca olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir. (2) Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itir …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2941 E. 2013/18947 K.
Ortak:hasar ihbarı · hak düşürücü süre · ihbar · hasar · teslim · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaHer ne kadar Varşova Konvansiyonu’nun 26. maddesinde yükün alıcıya ulaşmasından itibaren 14 günlük «hak düşürücü süre» içinde «hasar ihbarı» yapılması gerektiği düzenlenmiş ise de, ihbarın yapılmamış olması hasarın meydana gelmediğine dair «karine» oluşturur ve bu karinenin aksi de davalı tarafça düzenlenen tarihsiz tutanakla kanıtlanmıştır.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının yaptığı taşıma sırasında emtianın tahliye aşamasında zarara uğradığı sabit olsa da, Varşova Konvansiyonunun 26. maddesi gereğince yükün alıcıya ulaştırılmasından itibaren 14 günlük «hak düşürücü süre» içerisinde «ihbarda» bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı «taşıyıcı» tarafından İstanbul Atatürk Havalimanında THY kargo memurları tarafından zarar gören emtia ile ilgili düzenlenen tarihsiz tutanağın, «uyuşmazlık konusu» «hava taşıması» ile taşınan emtianın varma limanına ulaştığı sırada ve her halükarda alıcı sigortalıya «tesliminden» önce düzenlendiğinin kabulü gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davalı ... yolu şirketi tarafından davacı ... tarafından «nakliyat sigorta poliçesi» ile sigortalı bulunan emtiaların İsviçre'den İstanbul'a hava yoluyla nakliyesinin yapıldığı, 09/03/2007 tarihinde Atatürk Hava Limanı'nda yapılan tahliye işlemi sırasında 2 bidon emtianın hasarlı olduğunun tespit edilerek davalı ... yolu şirketi «görevlileri» ile birlikte tutanak tutulduğu, tutanağın tutulması nedeniyle 14 günlük «hak düşürücüsü süre» içerisinde «hasar ihbarının» yapılmış olduğu sonucunun doğduğu, hasarın bu tutanak kapsamında alıcıya «teslimden» önce meydana geldiğinin ispat edildiği, bu kapsamda dosya içerisinde mevcut 05/08/2008 tarihli bilirkişi raporu kapsamında da yapılan değerlendirme sonucunda davacının talebi ile bağlı kalınarak 35.000 TL hasar tazminatının ödeme tarihi 01/08/2007 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · sınırlı sorumluluk · gerçek zarar · sigorta poliçesi · avans faizi · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davalı ... yolu şirketi tarafından davacı ... tarafından «nakliyat sigorta poliçesi» ile sigortalı bulunan emtiaların İsviçre'den İstanbul'a hava yoluyla nakliyesinin yapıldığı, 09/03/2007 tarihinde Atatürk Hava Limanı'nda yapılan tahliye işlemi sırasında 2 bidon emtianın hasarlı olduğunun tespit edilerek davalı ... yolu şirketi «görevlileri» ile birlikte tutanak tutulduğu, tutanağın tutulması nedeniyle 14 günlük «hak düşürücüsü süre» içerisinde «hasar ihbarının» yapılmış olduğu sonucunun doğduğu, hasarın bu tutanak kapsamında alıcıya «teslimden» önce meydana geldiğinin ispat edildiği, bu kapsamda dosya içerisinde mevcut 05/08/2008 tarihli bilirkişi raporu kapsamında da yapılan değerlendirme sonucunda davacının talebi ile bağlı kalınarak 35.000 TL hasar tazminatının ödeme tarihi 01/08/2007 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
2- Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile Dairemiz'in bozma ilamından önce alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaya itibar edilerek «sınırlı sorumluluğun» miktarı «gerçek zarar» miktarını aştığından bahisle talep kadar tazminata hükmedilmiştir.
Varşova Konvansiyonu'nun 22. maddesine göre «sınırlı sorumluluğunun» hesabında karar tarihindeki SDR kuru nazara alınarak «gerçek zarar» ile karşılaştırılmak sureti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanlış hesaplama ile karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12788 E. 2013/22333 K.
Ortak:taşıyıcı · ihbar · teslim · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaDavalı «taşıyıcı» tarafından İstanbul Atatürk Havalimanında THY kargo memurları tarafından zarar gören emtia ile ilgili düzenlenen tarihsiz tutanağın, «uyuşmazlık konusu» «hava taşıması» ile taşınan emtianın varma limanına ulaştığı sırada ve her halükarda alıcı sigortalıya «tesliminden» önce düzenlendiğinin kabulü gerekir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının yaptığı taşıma sırasında emtianın tahliye aşamasında zarara uğradığı sabit olsa da, Varşova Konvansiyonunun 26. maddesi gereğince yükün alıcıya ulaştırılmasından itibaren 14 günlük «hak düşürücü süre» içerisinde «ihbarda» bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar Varşova Konvansiyonu’nun 26. maddesinde yükün alıcıya ulaşmasından itibaren 14 günlük «hak düşürücü süre» içinde «hasar ihbarı» yapılması gerektiği düzenlenmiş ise de, ihbarın yapılmamış olması hasarın meydana gelmediğine dair «karine» oluşturur ve bu karinenin aksi de davalı tarafça düzenlenen tarihsiz tutanakla kanıtlanmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Varşova Konvansiyonu’na göre gecikme halinde oluşan zarar nedeni ile «taşıyıcı» aleyhine dava açılabilmesi için öncelikle «ihbar süresi» içinde yazılı bir ihbarın yapılması gerektiği, davacının yaptığı «yazılı ihbarın» 24.02.2010 tarihinde ihbar süresi geçtikten sonra gönderildiği, taşıyıcının «kötüniyetinin» iddia ve ispat olunmadığını, hak düşürücü süreden sonra yapılan ihbarın dava hakkı vermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının «yazılı ihbarının» «ihbar süresi» geçtikten sonra 24.02.2010 tarihinde yapıldığı, «taşıyıcının» «kötüniyetinin» iddia ve ispat olunmadığı, hak düşürücü süreden sonra yapılan ihbarın dava hakkı vermeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içeren 20.12.2010 tarihli dilekçesinde müvekkili tarafından 12.02.2010 tarihinde e-posta ile davalıya yazılı bildirimde bulunulduğunu belirterek e-posta yazışmalarını «ibraz» etmiş, davalı taraf ise bu yazışmalarla ilgili hiçbir beyanda bulunmamıştır.
Dava, «geç teslimden» doğan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yazılı ihbar · ihbar süresi · geç teslim · kötüniyet · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «yazılı ihbarının» «ihbar süresi» geçtikten sonra 24.02.2010 tarihinde yapıldığı, «taşıyıcının» «kötüniyetinin» iddia ve ispat olunmadığı, hak düşürücü süreden sonra yapılan ihbarın dava hakkı vermeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içeren 20.12.2010 tarihli dilekçesinde müvekkili tarafından 12.02.2010 tarihinde e-posta ile davalıya yazılı bildirimde bulunulduğunu belirterek e-posta yazışmalarını «ibraz» etmiş, davalı taraf ise bu yazışmalarla ilgili hiçbir beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Varşova Konvansiyonu’na göre gecikme halinde oluşan zarar nedeni ile «taşıyıcı» aleyhine dava açılabilmesi için öncelikle «ihbar süresi» içinde yazılı bir ihbarın yapılması gerektiği, davacının yaptığı «yazılı ihbarın» 24.02.2010 tarihinde ihbar süresi geçtikten sonra gönderildiği, taşıyıcının «kötüniyetinin» iddia ve ispat olunmadığını, hak düşürücü süreden sonra yapılan ihbarın dava hakkı vermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «geç teslimden» doğan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı vekili tarafından «ibraz» edilen e-posta yazışmalarının Varşova Konvansiyonu hükümleri çerçevesinde yazılı bildirim kabul edilip edilemeyeceği konusunda hiçbir değerlendirme yapılmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/8646 E. , 2012/599 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
VEKİLİ Av. ...
VEKİLİ Av. ...
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/01/2010 tarih ve 2008/275-2010/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı ilaç hammaddesinin davalı ... tarafından 09/03/2007 tarihinde İsviçre'den İstanbul'a nakliyesinin yapıldığını, tahliye işlemi sırasında 2 bidon emtianın hasarlı olduğunun tespit edildiğini, 86.292,53 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, şimdilik 35.000 TL tazminatın ödeme tarihi olan 01/08/2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının süresi içerisinde ihbarda bulunmadığı, davanın esasını kabul etmemekle birlikte sınırlı sorumluluklarının olabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının yaptığı taşıma sırasında emtianın tahliye aşamasında zarara uğradığı sabit olsa da, Varşova Konvansiyonunun 26. maddesi gereğince yükün alıcıya ulaştırılmasından itibaren 14 günlük hak düşürücü süre içerisinde ihbarda bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davalı taşıyıcı tarafından İstanbul Atatürk Havalimanında THY kargo memurları tarafından zarar gören emtia ile ilgili düzenlenen tarihsiz tutanağın, uyuşmazlık konusu hava taşıması ile taşınan emtianın varma limanına ulaştığı sırada ve her halükarda alıcı sigortalıya tesliminden önce düzenlendiğinin kabulü gerekir. Her ne kadar Varşova Konvansiyonu’nun 26. maddesinde yükün alıcıya ulaşmasından itibaren 14 günlük hak düşürücü süre içinde hasar ihbarı yapılması gerektiği düzenlenmiş ise de, ihbarın yapılmamış olması hasarın meydana gelmediğine dair karine oluşturur ve bu karinenin aksi de davalı tarafça düzenlenen tarihsiz tutanakla kanıtlanmıştır. Bu durumda, davalıya ayrıca ihbar yapılması gerekmediğinden, mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, davanın hak düşürücü süreden reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
03/02/2011 - S.C
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1022313400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz