Rücuen Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2941 E. 2013/18947 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '14 günlük', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sdr kuru↗ varşova konvansiyonu↗ hasar ihbarı↗ sdr↗ nakliyat sigortası↗ sınırlı sorumluluk↗ gerçek zarar↗ hak düşürücü süre↗ ihbar↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ avans faizi↗ teslim↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davalı ... yolu şirketi tarafından davacı ... tarafından nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan emtiaların İsviçre'den İstanbul'a hava yoluyla nakliyesinin yapıldığı, 09/03/2007 tarihinde Atatürk Hava Limanı'nda yapılan tahliye işlemi sırasında 2 bidon emtianın hasarlı olduğunun tespit edilerek davalı ... yolu şirketi görevlileri ile birlikte tutanak tutulduğu, tutanağın tutulması nedeniyle 14 günlük hak düşürücüsü süre içerisinde hasar ihbarının yapılmış olduğu sonucunun doğduğu, hasarın bu tutanak kapsamında alıcıya teslimden önce meydana geldiğinin ispat edildiği, bu kapsamda dosya içerisinde mevcut 05/08/2008 tarihli bilirkişi raporu kapsamında da yapılan değerlendirme sonucunda davacının talebi ile bağlı kalınarak 35.000 TL hasar tazminatının ödeme tarihi 01/08/2007 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile Dairemiz'in bozma ilamından önce alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaya itibar edilerek sınırlı sorumluluğun miktarı gerçek zarar miktarını aştığından bahisle talep kadar tazminata hükmedilmiştir. Sınırlı sorumluluğun hesabı rapor tarihindeki SDR kuruna göre belirlenmiştir. Varşova Konvansiyonu'nun 22. maddesine göre sınırlı sorumluluğunun hesabında karar tarihindeki SDR kuru nazara alınarak gerçek zarar ile karşılaştırılmak sureti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanlış hesaplama ile karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9854 E. 2018/2571 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk · gerçek zarar · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davalı ... yolu şirketi tarafından davacı ... tarafından «nakliyat sigorta poliçesi» ile sigortalı bulunan emtiaların İsviçre'den İstanbul'a hava yoluyla nakliyesinin yapıldığı, 09/03/2007 tarihinde Atatürk Hava Limanı'nda yapılan tahliye işlemi sırasında 2 bidon emtianın hasarlı olduğunun tespit edilerek davalı ... yolu şirketi «görevlileri» ile birlikte tutanak tutulduğu, tutanağın tutulması nedeniyle 14 günlük «hak düşürücüsü süre» içerisinde «hasar ihbarının» yapılmış olduğu sonucunun doğduğu, hasarın bu tutanak kapsamında alıcıya «teslimden» önce meydana geldiğinin ispat edildiği, bu kapsamda dosya içerisinde mevcut 05/08/2008 tarihli bilirkişi raporu kapsamında da yapılan değerlendirme sonucunda davacının talebi ile bağlı kalınarak 35.000 TL hasar tazminatının ödeme tarihi 01/08/2007 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
2- Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile Dairemiz'in bozma ilamından önce alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaya itibar edilerek «sınırlı sorumluluğun» miktarı «gerçek zarar» miktarını aştığından bahisle talep kadar tazminata hükmedilmiştir.
Varşova Konvansiyonu'nun 22. maddesine göre «sınırlı sorumluluğunun» hesabında karar tarihindeki SDR kuru nazara alınarak «gerçek zarar» ile karşılaştırılmak sureti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanlış hesaplama ile karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı şirkete nakliyat poliçesi ile sigortalı olan yükün hava yolu ile taşınması sonucunda hasarlı «teslim» edilmesinden dolayı davalıların «taşıma işleri komisyoncusu» sıfatı ile sorumlu bulunduğu, «taşıyıcının sorumluluğu» istisna haller hariç olmak üzere «sınırlı sorumluluk» olduğu, sınırsız sorumluluk hükümlerinin dava konusu olayda uygulama kabiliyeti bulunmadığı, sınırlı sorumluluk limitinin üzerinde olduğu iddia edilen «gerçek zararın» hesabına gerek bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.400,17 TL’nin tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davalıların «sınırlı sorumlu» olduklarının kabulü doğru ise de karar tarihindeki SDR kuru dikkate alınmak suretiyle «maddi tazminata» karar verilmesi gerekirken, «hasarın» oluşma tarihindeki SDR kuruna göre hesaplanan maddi tazminata karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma işleri komisyoncusu · taşıyıcının sorumluluğu · rücuen tazminat · komisyon · taşıyıcı · maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı şirkete nakliyat poliçesi ile sigortalı olan yükün hava yolu ile taşınması sonucunda hasarlı «teslim» edilmesinden dolayı davalıların «taşıma işleri komisyoncusu» sıfatı ile sorumlu bulunduğu, «taşıyıcının sorumluluğu» istisna haller hariç olmak üzere «sınırlı sorumluluk» olduğu, sınırsız sorumluluk hükümlerinin dava konusu olayda uygulama kabiliyeti bulunmadığı, sınırlı sorumluluk limitinin üzerinde olduğu iddia edilen «gerçek zararın» hesabına gerek bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.400,17 TL’nin tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, davalılar tarafından taşınan emtiada oluşan zararı tazmin eden davacı ... şirketinin «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece davalıların «sınırlı sorumlu» olduklarının kabulü doğru ise de karar tarihindeki SDR kuru dikkate alınmak suretiyle «maddi tazminata» karar verilmesi gerekirken, «hasarın» oluşma tarihindeki SDR kuruna göre hesaplanan maddi tazminata karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9565 E. 2014/16939 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk · gerçek zarar · teslim
İncelediğiniz kararda2- Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile Dairemiz'in bozma ilamından önce alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaya itibar edilerek «sınırlı sorumluluğun» miktarı «gerçek zarar» miktarını aştığından bahisle talep kadar tazminata hükmedilmiştir.
Varşova Konvansiyonu'nun 22. maddesine göre «sınırlı sorumluluğunun» hesabında karar tarihindeki SDR kuru nazara alınarak «gerçek zarar» ile karşılaştırılmak sureti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanlış hesaplama ile karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davalı ... yolu şirketi tarafından davacı ... tarafından «nakliyat sigorta poliçesi» ile sigortalı bulunan emtiaların İsviçre'den İstanbul'a hava yoluyla nakliyesinin yapıldığı, 09/03/2007 tarihinde Atatürk Hava Limanı'nda yapılan tahliye işlemi sırasında 2 bidon emtianın hasarlı olduğunun tespit edilerek davalı ... yolu şirketi «görevlileri» ile birlikte tutanak tutulduğu, tutanağın tutulması nedeniyle 14 günlük «hak düşürücüsü süre» içerisinde «hasar ihbarının» yapılmış olduğu sonucunun doğduğu, hasarın bu tutanak kapsamında alıcıya «teslimden» önce meydana geldiğinin ispat edildiği, bu kapsamda dosya içerisinde mevcut 05/08/2008 tarihli bilirkişi raporu kapsamında da yapılan değerlendirme sonucunda davacının talebi ile bağlı kalınarak 35.000 TL hasar tazminatının ödeme tarihi 01/08/2007 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle, hava taşıma ve taşınan malzemenin değerinin belirlenmesi konusundaki uzmanlardan oluşan yeni bir heyetten, öncelikle davacının «gerçek zararının» tespiti, tespit edilen gerçek zararın «sınırlı sorumluluk» miktarının altında ya da üstünde kalıp kalmadığının ve buna göre davalının sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi için rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «teslim» aldığı emtiayı fuar alanında teslim ettiği kişinin yetkili olup olmadığını araştırmayıp emtianın «zayi» olmasına neden olduğu, taraflar arasındaki «taşıma sözleşmesine» 4 nolu Montreal Protokol hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalının sorumluluğunun kg başına 17 SDR olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.060 SDR’nin davalının «temerrüde» düştüğü tarih olan 13/05/2006 tarihindeki Türk Lirası karşılığı 6.413,76 TL’nin «temerrüt tarihi» olan 13/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · ticari faiz · zayi · taşıma sözleşmesi · protokol · yargılama gideri · eksik inceleme · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «teslim» aldığı emtiayı fuar alanında teslim ettiği kişinin yetkili olup olmadığını araştırmayıp emtianın «zayi» olmasına neden olduğu, taraflar arasındaki «taşıma sözleşmesine» 4 nolu Montreal Protokol hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalının sorumluluğunun kg başına 17 SDR olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.060 SDR’nin davalının «temerrüde» düştüğü tarih olan 13/05/2006 tarihindeki Türk Lirası karşılığı 6.413,76 TL’nin «temerrüt tarihi» olan 13/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, Varşova Konvansiyonu'nun 28/1. maddesi uyarınca «taşıma sözleşmesi» yapılmış olduğu işyerinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olmasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, hava «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2323 E. 2011/14446 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk · gerçek zarar · avans faizi · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davalı ... yolu şirketi tarafından davacı ... tarafından «nakliyat sigorta poliçesi» ile sigortalı bulunan emtiaların İsviçre'den İstanbul'a hava yoluyla nakliyesinin yapıldığı, 09/03/2007 tarihinde Atatürk Hava Limanı'nda yapılan tahliye işlemi sırasında 2 bidon emtianın hasarlı olduğunun tespit edilerek davalı ... yolu şirketi «görevlileri» ile birlikte tutanak tutulduğu, tutanağın tutulması nedeniyle 14 günlük «hak düşürücüsü süre» içerisinde «hasar ihbarının» yapılmış olduğu sonucunun doğduğu, hasarın bu tutanak kapsamında alıcıya «teslimden» önce meydana geldiğinin ispat edildiği, bu kapsamda dosya içerisinde mevcut 05/08/2008 tarihli bilirkişi raporu kapsamında da yapılan değerlendirme sonucunda davacının talebi ile bağlı kalınarak 35.000 TL hasar tazminatının ödeme tarihi 01/08/2007 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
2- Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile Dairemiz'in bozma ilamından önce alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaya itibar edilerek «sınırlı sorumluluğun» miktarı «gerçek zarar» miktarını aştığından bahisle talep kadar tazminata hükmedilmiştir.
Varşova Konvansiyonu'nun 22. maddesine göre «sınırlı sorumluluğunun» hesabında karar tarihindeki SDR kuru nazara alınarak «gerçek zarar» ile karşılaştırılmak sureti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanlış hesaplama ile karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaVarşova Konvansiyonu’nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22 nci maddesi uyarınca «taşıyıcının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup, bu durumda eşyanın eksik «teslimi» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata hükmetmek gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin, dava dışı şirkete ait emtiayı taşıma «rizikolarına» karşı sigortaladığı, dava dışı «sigorta ettirene» ait 3 kap 2062 kg emtianın eksik olarak «teslim» edildiği, taşıma belgesinde davalı ...Ş.'nin forwarder, diğer davalının ise «son» «taşıyıcı» olarak yer aldıkları, her iki davalının da eksik teslimden «müteselsilen sorumlu» oldukları, Varşova Sözleşmesi'nin 22/b maddesinde «taşıyıcının sorumluluğunun sınırlandırıldığı», davalıların sorumlu oldukları miktarın bu hükme göre belirleneceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 28.716,06 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, taşınan emtianın eksik «teslim» edilmesi nedeniyle oluşan «gerçek zarar» usulünce tespit edilmeden doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi, ayrıca bu üst sınırın belirlenmesinde da karar tarihindeki SDR kuru üzerinden hesaplama yapılması gerektiği halde yazılı şekilde davacı sigortacının ödeme yaptığı tarihteki kurun esas alınması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk sınırlaması · taşıyıcının sorumluluğu · sigorta ettiren · müteselsil sorumluluk · riziko · taşıyıcı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin, dava dışı şirkete ait emtiayı taşıma «rizikolarına» karşı sigortaladığı, dava dışı «sigorta ettirene» ait 3 kap 2062 kg emtianın eksik olarak «teslim» edildiği, taşıma belgesinde davalı ...Ş.'nin forwarder, diğer davalının ise «son» «taşıyıcı» olarak yer aldıkları, her iki davalının da eksik teslimden «müteselsilen sorumlu» oldukları, Varşova Sözleşmesi'nin 22/b maddesinde «taşıyıcının sorumluluğunun sınırlandırıldığı», davalıların sorumlu oldukları miktarın bu hükme göre belirleneceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 28.716,06 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Varşova Konvansiyonu’nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22 nci maddesi uyarınca «taşıyıcının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup, bu durumda eşyanın eksik «teslimi» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata hükmetmek gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/2941 E. , 2013/18947 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.11.2012 tarih ve 2012/499-2012/713 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı ilaç hammaddesinin davalı ... tarafından 09/03/2007 tarihinde İsviçre'den İstanbul'a nakliyesinin yapıldığını, tahliye işlemi sırasında 2 bidon emtianın hasarlı olduğunun tespit edildiğini, 86.292,53 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, şimdilik 35.000 TL tazminatın ödeme tarihi olan 01/08/2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının süresi içerisinde ihbarda bulunmadığı, davanın esasını kabul etmemekle birlikte sınırlı sorumluluklarının olabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davalı ... yolu şirketi tarafından davacı ... tarafından nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan emtiaların İsviçre'den İstanbul'a hava yoluyla nakliyesinin yapıldığı, 09/03/2007 tarihinde Atatürk Hava Limanı'nda yapılan tahliye işlemi sırasında 2 bidon emtianın hasarlı olduğunun tespit edilerek davalı ... yolu şirketi görevlileri ile birlikte tutanak tutulduğu, tutanağın tutulması nedeniyle 14 günlük hak düşürücüsü süre içerisinde hasar ihbarının yapılmış olduğu sonucunun doğduğu, hasarın bu tutanak kapsamında alıcıya teslimden önce meydana geldiğinin ispat edildiği, bu kapsamda dosya içerisinde mevcut 05/08/2008 tarihli bilirkişi raporu kapsamında da yapılan değerlendirme sonucunda davacının talebi ile bağlı kalınarak 35.000 TL hasar tazminatının ödeme tarihi 01/08/2007 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile Dairemiz'in bozma ilamından önce alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaya itibar edilerek sınırlı sorumluluğun miktarı gerçek zarar miktarını aştığından bahisle talep kadar tazminata hükmedilmiştir. Sınırlı sorumluluğun hesabı rapor tarihindeki SDR kuruna göre belirlenmiştir. Varşova Konvansiyonu'nun 22. maddesine göre sınırlı sorumluluğunun hesabında karar tarihindeki SDR kuru nazara alınarak gerçek zarar ile karşılaştırılmak sureti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanlış hesaplama ile karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041408100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz