Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/18118 E. 2015/12786 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tasarruf yetkisi↗ karar nisabı↗ sınırlı sorumluluk↗ müktesep hak↗ cy/cy şerhi↗ mirasçılık↗ yetkisizlik kararı↗ cy/cy kaydı↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamlarına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu bankalardan çekilen meblağların murisin tasarruf nisabı içerisinde değerlendirilmesi veya belgelenmediğinden murisin tedavisi için kullanıldığı savunmasının yerinde görülmediği, D.. A.. Bursa Şubesi nezdindeki ortak hesaptan ortak hesap sahibi M.[…].'ın talimatı ile […].'a ödeme yapıldığı, ancak bu ödemelere göre çekilen paraların G.. G..'e verildiği, davalı D.. A..'nin ise, müşterek hesap sahibi M.[…].'ın talimatına göre hareket ettiği, dolayısı ile […]. ile davalı D.. A..'nin sorumlu tutulamayacakları, Yargıtay bozma ilamına uyulmakla davalılar lehine usulü müktesep hak doğduğu kuralı da gözönüne alınarak hesabın teselsüllü müşterek hesabı olduğunun kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle 9.718,78 TL'nin davalılar M.[…]. ve G.. G..'den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, muris […].'e ait banka hesaplarından murisin ölümünden önce hastalığı döneminde şuurunun yerinde olmadığı dönemde mirasçısı davacılardan para kaçırmak amacıyla işlemler yapıldığı ve davacıların zarara uğratıldığı iddiasıyla açılan alacak davasıdır.
Dairemizin önceki bozma ilamında, Denizbank Bursa Şubesi nezdindeki muris M.[…]. - […]. adına olan hesabın niteliği değerlendirilerek, hesabın tesellülü müşterek hesap olması halinde davalı bankanın hesap sahiplerinden birine yapılan ödemeden sorumlu tutulamayacağı, müşterek hesabın teselsüllü olmaması halinde, hesap sahiplerinin hesaptaki para üzerinde yarı yarıya tasarruf hakkına sahip olacağı gözetilerek, davalı Denizbank Bursa Şubesi’nden murisin ölümünden sonra yaptığı ödemeden dolayı sorumlu olup olmayacağı, sorumlu ise bunun miktarının belirlenmesinin gerektiği yönünde bozulmuş ve mahkemece de bu bozma ilamına uyulmuştur.
Bankacılıkta birden fazla kişi birlikte hesap açtırır ve her biri tek başına hesaptan para çekme yetkisine sahip olursa, bu hesaba teselsüllü ortak hesap (müşterek hesap) denir ve BK'nın 148. maddesi gereğince hesap sahipleri bankaya karşı müteselsil alacaklı durumunda olur. Banka, ortak hesap sahiplerinden birine ödemede bulunma ile, diğer hesap sahibine de ödemede bulunmuş sayılır. Müşterek hesapların diğer bir türü de, hesap sahiplerinin müşterek imza ile para çekmeye yetkili oldukları hesaplardır. Böyle bir hesap tarzında alacaklılar tasarruf yetkilerini sınırlamış olurlar. Müşterek hesap, bir tasarruf kaydını içermiyorsa ve hesap açtıranlar, hesaptaki paradan tasarruf yetkisini birlikte veya münferiden kullanılacaklarını belirtmeden hesap açtırmışlar ise, bu durumda bölünebilir hesaptan söz edilir ve somut olayın özelliklerine göre hesap sahiplerinin eşit oranda pay sahibi olduklarının kabulü gerekir (Prof.Dr. Seza Reisoğlu, Bankalar Kanunu Şerhi, Ankara, 2002, sh 384-386 ve Prof.Dr. Ünal Tekinalp, Banka Hukukunun Esasları, İstanbul, 1988, sh.330-331). Nezdindeki hesabın niteliğine uygun düşmeyen ödemelerden dolayı banka, aleyhine ödemede bulunulan hesap sahibi (veya mirasçılarına) karşı sorumlu olacaktır.
Somut olayda da, müşterek hesap olduğu kabul edilen hesabın teselsüllü hesap olmadığı anlaşıldığına göre, hesabın niteliğine uygun düşmeyen ödemelerden dolayı bankanın, aleyhine ödemede bulunulan hesap sahibi (veya mirasçılarına) karşı sorumlu olduğu gözden kaçırılarak, davalı banka yönünden davanın reddi yönünde hüküm tesis edilmesi doğru bulunmamıştır.
3- Ayrıca, davacılar vekili davalı bankaların uhdesinde bulunan miktarlarla sınırlı sorumlu olmak kaydıyla 60.000 TL’nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş olup, mahkemece dava dilekçesinde talep edilen toplam miktarın kabul ve red oranı dikkate alınarak, reddedilen toplam miktar üzerinden hesap edilecek vekalet ücretinin, davalı bankalar yönünden reddedilen miktara isabet eden kısım üzerinden tüm davalılara, bunun dışında reddedilen miktar bakımından ise davalı bankalar dışındaki davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuş, kararın bu nedenle dahi davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11005 E. 2015/8461 K.
Ortak:tasarruf yetkisi · mirasçılık · yetkisizlik kararı · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaMüşterek hesap, bir tasarruf «kaydını» içermiyorsa ve hesap açtıranlar, hesaptaki paradan tasarruf «yetkisini» birlikte veya münferiden kullanılacaklarını belirtmeden hesap açtırmışlar ise, bu durumda bölünebilir hesaptan söz edilir ve somut olayın özelliklerine göre hesap sahiplerinin eşit oranda pay sahibi olduklarının kabulü gerekir (Prof.Dr.
2- Dava, muris Necmi G..'e ait banka hesaplarından murisin ölümünden önce hastalığı döneminde şuurunun yerinde olmadığı dönemde «mirasçısı» davacılardan para kaçırmak amacıyla işlemler yapıldığı ve davacıların zarara uğratıldığı iddiasıyla açılan alacak davasıdır.
Bankacılıkta birden fazla kişi birlikte hesap açtırır ve her biri tek başına hesaptan para çekme «yetkisine» sahip olursa, bu hesaba teselsüllü ortak hesap (müşterek hesap) denir ve BK'nın 148. maddesi gereğince hesap sahipleri bankaya karşı müteselsil alacaklı durumunda olur.
Benzer bu karardaMüşterek hesap, bir tasarruf «kaydını» içermiyorsa ve hesap açtıranlar, hesaptaki paradan tasarruf «yetkisini» birlikte veya münferiden kullanılacaklarını belirtmeden hesap açtırmışlar ise, bu durumda bölünebilir hesaptan söz edilir ve somut olayın özelliklerine göre hesap sahiplerinin eşit oranda pay sahibi olduklarının kabulü gerekir (Prof.Dr.
Bankacılıkta birden fazla kişi birlikte hesap açtırır ve her biri tek başına hesaptan para çekme «yetkisine» sahip olursa, bu hesaba teselsüllü ortak hesap (müşterek hesap) denir ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı BK'nun 148. maddesi gereğince hesap sahipleri bankaya karşı müteselsil alacaklı durumunda olur.
Böyle bir hesap tarzında alacaklılar «tasarruf yetkilerini» sınırlamış olurlar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği · bloke · ihbar olunan · sözleşmeye aykırılık · ihbar · hukuki yarar · eksik inceleme · temsil
Benzer bu kararda… nmemesi için tedbir kararı verildiği halde müvekkilinin eşinin hesaptaki paranın büyük bir kısmını çektiğini ve davalı bankanın aradaki sözleşmeye aykırı davranarak «bloke» konulmuş hesaptaki parayı ödemesi nedeniyle kusurlu olduğunu iddia ederek çekilen paranın müvekkiline ödenmesini talep etmiş, mahkemece, davaya konu olan müşterek hesabın davacı tarafından açıldığı ve hesaptaki paranın davacı tarafından yatırıldığı, davalı Banka tarafından tedbir kararına rağmen hesaptaki paranın 4/5’inin dava dışı «ihbar olunana» ödenmesinde davalı bankanın kusurlu olduğu kabul edilerek, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İhbar «dilekçesinin tebliğine» rağmen, davaya müdahale etmediği gibi «ihbar» eden tarafın «temsilcisi» olarak da davaya katılmamıştır.
Kararı, davalı vekili ile «ihbar olunan» temyiz etmiştir.
Oysa, davacı vekilince müşterek hesaptaki paranın müvekkili tarafından yatırıldığı ve tedbir kararına rağmen davalı Banka tarafından müşterek hesap sahiplerinden «ihbar olunana» ödenen paranın müvekkiline verilmesi talep edilmiş olup, hesaba yatan paranın kim tarafından yatırıldığının yani hesabın evveliyatının ne olduğunun davalı Banka açısından bir önemi yoktur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/673 E. 2014/8020 K.
Ortak:tasarruf yetkisi · yetkisizlik kararı · cy/cy kaydı · Alacak
İncelediğiniz karardaMüşterek hesap, bir tasarruf «kaydını» içermiyorsa ve hesap açtıranlar, hesaptaki paradan tasarruf «yetkisini» birlikte veya münferiden kullanılacaklarını belirtmeden hesap açtırmışlar ise, bu durumda bölünebilir hesaptan söz edilir ve somut olayın özelliklerine göre hesap sahiplerinin eşit oranda pay sahibi olduklarının kabulü gerekir (Prof.Dr.
Bankacılıkta birden fazla kişi birlikte hesap açtırır ve her biri tek başına hesaptan para çekme «yetkisine» sahip olursa, bu hesaba teselsüllü ortak hesap (müşterek hesap) denir ve BK'nın 148. maddesi gereğince hesap sahipleri bankaya karşı müteselsil alacaklı durumunda olur.
Böyle bir hesap tarzında alacaklılar «tasarruf yetkilerini» sınırlamış olurlar.
Benzer bu karardaMüşterek hesap, bir tasarruf «kaydını» içermiyorsa ve hesap açtıranlar, hesaptaki paradan tasarruf «yetkisini» birlikte veya münferiden kullanılacaklarını belirtmeden hesap açtırmışlar ise, bu durumda bölünebilir hesaptan söz edilir ve somut olayın özelliklerine göre hesap sahiplerinin eşit oranda pay sahibi olduklarının kabulü gerekir (Prof.Dr.
Birden fazla kişi birlikte bir bankada hesap açtırır ve her biri tek başına hesaptan para çekme «yetkisine» sahip olursa, bu hesaba ortak hesap denir ve hesap sahipleri, bankaya karşı Mülga B.K’nın 148. maddesi hükmü uyarınca müteselsil alacaklı durumunda olurlar.
Böyle bir hesap tarzında alacaklılar «tasarruf yetkilerini» sınırlamış olurlar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taleple bağlılık ilkesi · taleple bağlılık · borcun üstlenilmesi · garantörlük · feragat · yasal faiz · zamanaşımı
Benzer bu kararda… lmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalıların sorumluluğunun 818 sayılı BK'nın 41,55. ve 6762 sayılı TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, «zamanaşımı» süresinin davacının parasını off-shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren başlayacak olmasına göre davalı banka ve «borcu üstlenen» TMSF vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacı Nursel’in asıl davada alacağını Türk Lirası üzerinden talep etmesi nedeniyle «taleple bağlılık ilkesi» çerçevesinde birleşen dava yönünden yukarıda 2 nolu bentte açıklanan ilke doğrultusunda hak sahibi olduğu miktarın Türk Lirası karşılığına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde döviz cinsinden hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
A.Ş’de açılan hesaplarla aynı güvenilirliğe sahip olduğu ve açılan hesapların bankanın «garantisinde» olduğuna ilişkin telkinlerde bulunduğu, bütün işlemlerin E.
… elinden gelen her türlü çabayı gösterdiği, dolayısı ile davacıların yatırdığı paradan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, 1.000,00 TL’nin «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulü ile 179.000 DEM’in yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2005/5813 E. 2005/8367 K.
Ortak:tasarruf yetkisi · mirasçılık · yetkisizlik kararı · cy/cy kaydı · Alacak
İncelediğiniz karardaMüşterek hesap, bir tasarruf «kaydını» içermiyorsa ve hesap açtıranlar, hesaptaki paradan tasarruf «yetkisini» birlikte veya münferiden kullanılacaklarını belirtmeden hesap açtırmışlar ise, bu durumda bölünebilir hesaptan söz edilir ve somut olayın özelliklerine göre hesap sahiplerinin eşit oranda pay sahibi olduklarının kabulü gerekir (Prof.Dr.
2- Dava, muris Necmi G..'e ait banka hesaplarından murisin ölümünden önce hastalığı döneminde şuurunun yerinde olmadığı dönemde «mirasçısı» davacılardan para kaçırmak amacıyla işlemler yapıldığı ve davacıların zarara uğratıldığı iddiasıyla açılan alacak davasıdır.
Bankacılıkta birden fazla kişi birlikte hesap açtırır ve her biri tek başına hesaptan para çekme «yetkisine» sahip olursa, bu hesaba teselsüllü ortak hesap (müşterek hesap) denir ve BK'nın 148. maddesi gereğince hesap sahipleri bankaya karşı müteselsil alacaklı durumunda olur.
Benzer bu karardaMüşterek hesap, bir tasarruf «kaydını» içermiyorsa ve hesap açtıranlar, hesaptaki paradan tasarruf «yetkisini» birlikte veya münferiden kullanılacaklarını belirtmeden hesap açtırmışlar ise, bu durumda bölünebilir hesaptan söz edilir ve somut olayın özelliklerine göre hesap sahiplerinin eşit oranda pay sahibi olduklarının kabulü gerekir. (Prof.
… yanılan delillerin tartışılıp,değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 18.4.2001 tarihli mevduat rehni belgesinin davacı ölü Şemsettin'in «hile» sonucu imzaladığı iddiasını kanıtlamaya elverişli delil bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre, ölü Şemsettin'in payına isabet eden ve «mirasçıları» olan diğer davacılara intikal eden miktara ve davalı TMSF hakkındaki hükme ilişkin davacılar vekilinin temyiz itirazının reddi ile bu yöne ilişkin hükmün onanmasın …
Bankacılıkta birden fazla kişi birlikte hesap açtırır ve her biri tek başına hesaptan para çekme «yetkisine» sahip olursa, bu hesaba teselsüllü ortak hesap (müşterek hesap) denir ve BK.nun 148. maddesi gereğince hesap sahipleri bankaya karşı müteselsil alacaklı durumunda olur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:icazet · hile · geçersizlik · yetki · dahili dava · temsil · husumet
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, mevduat rehni verilmesiyle ilgili belgenin «hile» ile alındığı, üzerinin anlaşmaya aykırı doldurulduğu konusunda ve Şemsettin'in temyiz kudretinden yoksun olduğu konusunda herhangi bir delil elde edilemediği, dava konusu hesabın müşterek hesap olduğunda bir ihtilaf bulunmadığı, her ne kadar sözleşmede sadece Şemsettin'in imzası mevcut ise de, aile reisi olan Şemsettin'in eşi ve çocuklarını da «dahil» ederek müşterek bir hesap açtığı ancak eşi ve çocuklarının «temsili» için banka tarafından vekaletname istendiği ve vekaletnamenin de gönderildiği, bu durumda diğer davacıların, Şemsettin'in açmış olduğu hesap ile ilgili işlemlere «icazet» verdiklerini kabul etmek gerektiği, diğer davacıların müşterek imza ile paralarını çekilebileceği, yada hesap üzerinde tasarruf edilebileceği konusunda bankaya herhangi bir talimat vermedikleri, bu durumda taraflardan her birinin hesapta tasarruf ederken payına göre kendi adına, payından fazlası için diğer hesap sahibinin vekili olarak hareket ettiğinin kabulünün zorunlu olduğu, davacılardan Şemsettin'in mevduat rehni verdiği ve sözleşmenin 1-5. maddesine göre de tek başına hareket etme imkanına sahip olmasına göre, davacıların davalılardan bir talepte bulunamayacağı, davalı TMSF'na «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… yanılan delillerin tartışılıp,değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 18.4.2001 tarihli mevduat rehni belgesinin davacı ölü Şemsettin'in «hile» sonucu imzaladığı iddiasını kanıtlamaya elverişli delil bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre, ölü Şemsettin'in payına isabet eden ve «mirasçıları» olan diğer davacılara intikal eden miktara ve davalı TMSF hakkındaki hükme ilişkin davacılar vekilinin temyiz itirazının reddi ile bu yöne ilişkin hükmün onanmasın …
Edibe ve Şehnaz tarafından Şemsettin'e verilen 13.3.2001 tarihli vekaletnamede kazandırıcı işlemler için «yetki» verilmiş olup, hesabın rehnedilmesi konusuda bir yetki verilmemiştir.
Tüm davacılar adına açılan müşterek hesaptaki paranın tamamı üzerinde Şemsettin'in «tasarruf yetkisi» bulunmadığı, davacılar Yasemin, M.Hakan, Edibe ve Şehnaz'ın payına isabet eden kısma ilişkin "mevduat rehni" belgesinin «geçersiz» olduğunun kabulü ile, davacılar Yasemin, M.Hakan, Edibe ve Şehnaz'ın payına isabet eden miktar yönünden adı geçen davacıların talepte bulunabileceğinin kabulü ile …
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7080 E. 2014/14063 K.
Ortak:yetkisizlik kararı
İncelediğiniz karardaBankacılıkta birden fazla kişi birlikte hesap açtırır ve her biri tek başına hesaptan para çekme «yetkisine» sahip olursa, bu hesaba teselsüllü ortak hesap (müşterek hesap) denir ve BK'nın 148. maddesi gereğince hesap sahipleri bankaya karşı müteselsil alacaklı durumunda olur.
Müşterek hesap, bir tasarruf «kaydını» içermiyorsa ve hesap açtıranlar, hesaptaki paradan tasarruf «yetkisini» birlikte veya münferiden kullanılacaklarını belirtmeden hesap açtırmışlar ise, bu durumda bölünebilir hesaptan söz edilir ve somut olayın özelliklerine göre hesap sahiplerinin eşit oranda pay sahibi olduklarının kabulü gerekir (Prof.Dr.
Benzer bu karardaBirden fazla kişi birlikte bir bankada hesap açtırır ve her biri tek başına hesaptan para çekme «yetkisine» sahip olursa, bu hesaba ortak hesap denir ve hesap sahipleri, bankaya karşı B.K 148'nci maddesi hükmü uyarınca müteselsil alacaklı durumunda olurlar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortağı · limited şirket · kâr payı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların 10.06.2008 tarihine kadar «limited şirket ortağı» oldukları, bu ortaklık dışında taraflar arasında müşterek hesap kullanmalarını gerektirecek bir ticari ya da hukuki ilişkinin tespit edilemediği, davacının söz kon …
Biri, hesaptan para çekerken, «payı» oranında kendi adına, payından fazlası için diğer hesap sahibinin vekili olarak hareket ettiği sonucuna varılmalıdır. (YHGK'nın 11.2.1998, 2-40/75 sayılı kararı da bu yöndedir.) Somut uyuşmazıkta, davaya konu hesabın teselsüllü müşterek hesap olduğu taraflar arasında çekişmesizdir.
Her ne kadar mahkemece, taraflar arasında şirket ortaklığı dışında müşterek hesap sahibi olunmasını gerektirecek ticari ya da hukuki bir ilişki bulunmadığı gerekçesiyle, hesabın «limited şirket» hesabı olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, aksi ispat olunmadığından tarafların hesap üzerinde eşit pay sahibi olduklarının kabulü gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14914 E. 2015/75 K.
Ortak:yetkisizlik kararı · Alacak
İncelediğiniz karardaBankacılıkta birden fazla kişi birlikte hesap açtırır ve her biri tek başına hesaptan para çekme «yetkisine» sahip olursa, bu hesaba teselsüllü ortak hesap (müşterek hesap) denir ve BK'nın 148. maddesi gereğince hesap sahipleri bankaya karşı müteselsil alacaklı durumunda olur.
Müşterek hesap, bir tasarruf «kaydını» içermiyorsa ve hesap açtıranlar, hesaptaki paradan tasarruf «yetkisini» birlikte veya münferiden kullanılacaklarını belirtmeden hesap açtırmışlar ise, bu durumda bölünebilir hesaptan söz edilir ve somut olayın özelliklerine göre hesap sahiplerinin eşit oranda pay sahibi olduklarının kabulü gerekir (Prof.Dr.
Benzer bu kararda1-Birden fazla kişi birlikte bir bankada hesap açtırır ve her biri tek başına hesaptan para çekme «yetkisine» sahip olursa, bu hesaba ortak hesap denir ve hesap sahipleri, bankaya karşı BK'nın 148. maddesi hükmü uyarınca müteselsil alacaklı durumunda olurlar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava açma ehliyeti · taraf ehliyeti · temerrüt faizi · haksız fiil · kâr payı · havale · ıslah · temerrüt
Benzer bu kararda2-Kabule göre de; davacı, davalı tarafından kandırılarak parasının.....Bankası'na gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının «haksız fiiline» dayanmasına ve davalının davacıya karşı sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre, Off Shore Bankası'na yatırılan ana paraya yatırılma tarihinden itibaren «temerrüt faizi» yürütülmesine karar verilmesi gerekirken dava değerinin «ıslah» edildiği gerekçesiyle ıslah edilen miktar yönünden ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru olmamış, temyiz edilen hükmün bu nedenle davacı yararına b …
Biri, hesaptan para çekerken, «payı» oranında kendi adına, payından fazlası için diğer hesap sahibinin vekili olarak hareket ettiği sonucuna varılmalıdır. (YHGK'nın 11.2.1998, 2-40/75 sayılı kararı da bu yöndedir.) Somut uyuşmazlıkta, davaya konu..... hesabının açılmasına ilişkin 09.11.1999 tarihli «havale» talimatının davacı ve......tarafından imzalandığı, bu doğrultuda davacı ve dava dışı İhsan ...... adına......... şubesinde açılmış ortak hesaptan....
Şubesi'ndeki hesabın teselsüllü müşterek hesap olup olmadığı araştırılıp, davacının dava konusu paranın tamamana ilişkin olarak tek başına dava «açma ehliyetinin» bulunup bulunmadığı hususu değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden daval...... ve fer'i müdahil TMSF yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14175 E. 2013/23542 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · işlemiş faiz · asıl alacak · avans faizi · temerrüt
Benzer bu kararda… nan faiz oranları da eklenerek belirlenecek miktarın ana para olarak kabulü ile bu şekilde belirlenecek ana para miktarı üzerinden davalı bankanın başvuru tarihinde «temerrüde» düştüğü nazara alınarak, bu miktara «temerrüt tarihi» olarak kabul edilmesi gereken başvuru tarihinden sonra «avans faizi» oranları uygulanmasına karar verilmek suretiyle davacının, davaya konu mevduat hesaplarından doğan alacağının belirlenmesi gerekirken, sadece uygulanacak faiz oran …
… a bütün miktarın dava dışı ... tarafından çekildiği, davalı bankanın kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 218744 sayılı hesapla ilgili 67.993,02 TL «asıl alacak», 55.981,11 TL «işlemiş faiz» olarak toplam 123.974,13 TL'nin davalıdan tahsiline, asıl alacağa dava tarihinden itibaren aylık mevduat faizi işletilmesine, 407448 sayılı hesapla ilgili olarak 3 …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10370 E. 2013/4938 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işlemiş faiz · asıl alacak · avans faizi
Benzer bu kararda… a bütün miktarın dava dışı ... tarafından çekildiği, davalı bankanın kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 218744 sayılı hesapla ilgili 67.993,02 TL «asıl alacak», 55.981,11 TL «işlemiş faiz» olarak toplam 123.974,...
… , mevduat sahibinin, bankaya mevduatının tahsili için başvurduğu tarihe kadar, ilgili mevduata banka tarafından uygulanan faiz oranında, başvuru tarihinden sonra da «avans faiz» oranında olmalıdır.
Bu durumda, mahkemece, davacının davalı bankaya dava tarihinden önce başvurup başvurmadığı, başvurduysa bu tarih belirlenip, bu tarihe kadar mevduat faizi, bu tarihten sonra da «avans faiz» oranı uygulanması suretiyle alacağın belirlenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/18118 E. , 2015/12786 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 12/03/2014
NUMARASI 2009/732-2014/69
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/03/2014 tarih ve 2009/732-2014/69 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01/12/2015 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. B.. A.., davalı D.. A.. vekili Av. C.. E.. D.., davalı G.. G.. ve M.. A.. vekili Av. B.. G.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı G.. G.. ile müvekkillerinin müşterek murisi Necmi Gürikiz’in 18.06.2000 tarihinde vefat ettiğini, 1998 yılında karaciğer kanserine yakalanan muris Necmi’nin ölümünden 6 ay öncesinde temyiz kudretini kaybettiğini, müvekkillerinin murisi […].'e ait Yapı Kredi Bankası Cumhuriyet Şubesi, Denizbank Bursa Şubesi nezdindeki hesaplarda gerek […].’in ölümünden kısa bir süre önce gerekse ölümünden sonra davalıların birlikte hareket ederek hesaplardaki paranın çekildiğini, olayda davalı banka çalışanlarının da kusurlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak veraset ilamındaki davacılar hissesi oranında mirasen intikal eden nakit paradan 60.000 TL miras payının bankalardan çekilme tarihlerinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davalı bankaların uhdelerindeki mevcut hesap miktarları ile sorumlu tutulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı gerçek kişiler vekili, davacıların muris […].'in kardeşinin çocukları olup, mahfuz hisseli mirasçıları olmadığını, dava konusu banka hesaplarındaki paraların tamamıyla muris […].’e ait olup hesap hareketlerinin muris Necmi’nin talimatı ve bilgisi dahilinde, murisin eşi olan davalı G.. G..’in de bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğini, çekilen paraların büyük bir kısmının da 2 yıla yakın bir zaman kansere yakalanan muris Necmi’nin tedavisi için sarfedildiğini, tedavi dışında artan paranın da murisin sağlığındaki arzu ve talimatı ile eşi davalı G.. G..'e verildiğini, davalı G.. G..'e bağışlanan kalan para üzerinde davacıların miras hakkı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
[…]. A.. vekili, davacıların mahfuz hisseli mirasçılar olmayıp saklı payları bulunmadığını, dava konusu hesabın müşterek hesap olup muris […]. ve davalı M.[…].’a ait olduğunu, müşterek hesabın her ikisinin de aynı anda bankaya geldiklerinde yazılı bir talimat alınmadan yapıldığını, hesap hareketlerinden muris Necmi ve eşi davalı Güler’in haberdar olduğunu, müvekkili bankanın bir kusuru bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamlarına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu bankalardan çekilen meblağların murisin tasarruf nisabı içerisinde değerlendirilmesi veya belgelenmediğinden murisin tedavisi için kullanıldığı savunmasının yerinde görülmediği, D.. A.. Bursa Şubesi nezdindeki ortak hesaptan ortak hesap sahibi M.[…].'ın talimatı ile […].'a ödeme yapıldığı, ancak bu ödemelere göre çekilen paraların G.. G..'e verildiği, davalı D.. A..'nin ise, müşterek hesap sahibi M.[…].'ın talimatına göre hareket ettiği, dolayısı ile […]. ile davalı D.. A..'nin sorumlu tutulamayacakları, Yargıtay bozma ilamına uyulmakla davalılar lehine usulü müktesep hak doğduğu kuralı da gözönüne alınarak hesabın teselsüllü müşterek hesabı olduğunun kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle 9.718,78 TL'nin davalılar M.[…].
ve G.. G..'den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, muris […].'e ait banka hesaplarından murisin ölümünden önce hastalığı döneminde şuurunun yerinde olmadığı dönemde mirasçısı davacılardan para kaçırmak amacıyla işlemler yapıldığı ve davacıların zarara uğratıldığı iddiasıyla açılan alacak davasıdır.
Dairemizin önceki bozma ilamında, Denizbank Bursa Şubesi nezdindeki muris M.[…]. - […]. adına olan hesabın niteliği değerlendirilerek, hesabın tesellülü müşterek hesap olması halinde davalı bankanın hesap sahiplerinden birine yapılan ödemeden sorumlu tutulamayacağı, müşterek hesabın teselsüllü olmaması halinde, hesap sahiplerinin hesaptaki para üzerinde yarı yarıya tasarruf hakkına sahip olacağı gözetilerek, davalı Denizbank Bursa Şubesi’nden murisin ölümünden sonra yaptığı ödemeden dolayı sorumlu olup olmayacağı, sorumlu ise bunun miktarının belirlenmesinin gerektiği yönünde bozulmuş ve mahkemece de bu bozma ilamına uyulmuştur.
Bankacılıkta birden fazla kişi birlikte hesap açtırır ve her biri tek başına hesaptan para çekme yetkisine sahip olursa, bu hesaba teselsüllü ortak hesap (müşterek hesap) denir ve BK'nın 148. maddesi gereğince hesap sahipleri bankaya karşı müteselsil alacaklı durumunda olur. Banka, ortak hesap sahiplerinden birine ödemede bulunma ile, diğer hesap sahibine de ödemede bulunmuş sayılır. Müşterek hesapların diğer bir türü de, hesap sahiplerinin müşterek imza ile para çekmeye yetkili oldukları hesaplardır. Böyle bir hesap tarzında alacaklılar tasarruf yetkilerini sınırlamış olurlar. Müşterek hesap, bir tasarruf kaydını içermiyorsa ve hesap açtıranlar, hesaptaki paradan tasarruf yetkisini birlikte veya münferiden kullanılacaklarını belirtmeden hesap açtırmışlar ise, bu durumda bölünebilir hesaptan söz edilir ve somut olayın özelliklerine göre hesap sahiplerinin eşit oranda pay sahibi olduklarının kabulü gerekir (Prof.Dr.
Seza Reisoğlu, Bankalar Kanunu Şerhi, Ankara, 2002, sh 384-386 ve Prof.Dr. Ünal Tekinalp, Banka Hukukunun Esasları, İstanbul, 1988, sh.330-331). Nezdindeki hesabın niteliğine uygun düşmeyen ödemelerden dolayı banka, aleyhine ödemede bulunulan hesap sahibi (veya mirasçılarına) karşı sorumlu olacaktır.
Somut olayda da, müşterek hesap olduğu kabul edilen hesabın teselsüllü hesap olmadığı anlaşıldığına göre, hesabın niteliğine uygun düşmeyen ödemelerden dolayı bankanın, aleyhine ödemede bulunulan hesap sahibi (veya mirasçılarına) karşı sorumlu olduğu gözden kaçırılarak, davalı banka yönünden davanın reddi yönünde hüküm tesis edilmesi doğru bulunmamıştır.
3- Ayrıca, davacılar vekili davalı bankaların uhdesinde bulunan miktarlarla sınırlı sorumlu olmak kaydıyla 60.000 TL’nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş olup, mahkemece dava dilekçesinde talep edilen toplam miktarın kabul ve red oranı dikkate alınarak, reddedilen toplam miktar üzerinden hesap edilecek vekalet ücretinin, davalı bankalar yönünden reddedilen miktara isabet eden kısım üzerinden tüm davalılara, bunun dışında reddedilen miktar bakımından ise davalı bankalar dışındaki davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuş, kararın bu nedenle dahi davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/146454900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz