Rücuen Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/7080 E. 2014/14063 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket ortağı↗ limited şirket↗ kâr payı↗ yetkisizlik kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların 10.06.2008 tarihine kadar limited şirket ortağı oldukları, bu ortaklık dışında taraflar arasında müşterek hesap kullanmalarını gerektirecek bir ticari ya da hukuki ilişkinin tespit edilemediği, davacının söz konusu şirketteki paylarını aktif ve pasifleriyle birlikte devretmesi karşısında davacının dava konusu hesap üzerindeki haklardan da vazgeçmiş sayılacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tarafların ortak hesabından davalı tarafından çekilen tutar üzerinde davacının eşit pay sahibi olduğu iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Birden fazla kişi birlikte bir bankada hesap açtırır ve her biri tek başına hesaptan para çekme yetkisine sahip olursa, bu hesaba ortak hesap denir ve hesap sahipleri, bankaya karşı B.K 148'nci maddesi hükmü uyarınca müteselsil alacaklı durumunda olurlar. Banka, ortak hesap sahiplerinden birine ödemede bulunmakla, diğer hesap sahibine de ödemede bulunmuş sayılır. Bankacılık uygulamasında, Teselsüllü Müşterek Hesap adı verilen bu tür mevduat hesabında, hesap sahiplerinden her biri paranın yarı yarıya sahibidirler. Biri, hesaptan para çekerken, payı oranında kendi adına, payından fazlası için diğer hesap sahibinin vekili olarak hareket ettiği sonucuna varılmalıdır. (YHGK'nın 11.2.1998, 2-40/75 sayılı kararı da bu yöndedir.)
Somut uyuşmazıkta, davaya konu hesabın teselsüllü müşterek hesap olduğu taraflar arasında çekişmesizdir. Her ne kadar mahkemece, taraflar arasında şirket ortaklığı dışında müşterek hesap sahibi olunmasını gerektirecek ticari ya da hukuki bir ilişki bulunmadığı gerekçesiyle, hesabın limited şirket hesabı olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, aksi ispat olunmadığından tarafların hesap üzerinde eşit pay sahibi olduklarının kabulü gerekir. Bu itibarla, bir tarafın payından fazlasını çekerse karşı tarafa karşı sorumlu olacağı nazara alınarak karar verilmesi gerekirken, davanın yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14914 E. 2015/75 K.
Ortak:kâr payı · yetkisizlik kararı
İncelediğiniz karardaBirden fazla kişi birlikte bir bankada hesap açtırır ve her biri tek başına hesaptan para çekme «yetkisine» sahip olursa, bu hesaba ortak hesap denir ve hesap sahipleri, bankaya karşı B.K 148'nci maddesi hükmü uyarınca müteselsil alacaklı durumunda olurlar.
Biri, hesaptan para çekerken, «payı» oranında kendi adına, payından fazlası için diğer hesap sahibinin vekili olarak hareket ettiği sonucuna varılmalıdır. (YHGK'nın 11.2.1998, 2-40/75 sayılı kararı da bu yöndedir.) Somut uyuşmazıkta, davaya konu hesabın teselsüllü müşterek hesap olduğu taraflar arasında çekişmesizdir.
Benzer bu kararda1-Birden fazla kişi birlikte bir bankada hesap açtırır ve her biri tek başına hesaptan para çekme «yetkisine» sahip olursa, bu hesaba ortak hesap denir ve hesap sahipleri, bankaya karşı BK'nın 148. maddesi hükmü uyarınca müteselsil alacaklı durumunda olurlar.
Biri, hesaptan para çekerken, «payı» oranında kendi adına, payından fazlası için diğer hesap sahibinin vekili olarak hareket ettiği sonucuna varılmalıdır. (YHGK'nın 11.2.1998, 2-40/75 sayılı kararı da bu yöndedir.) Somut uyuşmazlıkta, davaya konu..... hesabının açılmasına ilişkin 09.11.1999 tarihli «havale» talimatının davacı ve......tarafından imzalandığı, bu doğrultuda davacı ve dava dışı İhsan ...... adına......... şubesinde açılmış ortak hesaptan....
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava açma ehliyeti · taraf ehliyeti · temerrüt faizi · haksız fiil · havale · ıslah · temerrüt
Benzer bu kararda2-Kabule göre de; davacı, davalı tarafından kandırılarak parasının.....Bankası'na gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının «haksız fiiline» dayanmasına ve davalının davacıya karşı sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre, Off Shore Bankası'na yatırılan ana paraya yatırılma tarihinden itibaren «temerrüt faizi» yürütülmesine karar verilmesi gerekirken dava değerinin «ıslah» edildiği gerekçesiyle ıslah edilen miktar yönünden ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru olmamış, temyiz edilen hükmün bu nedenle davacı yararına b …
Şubesi'ndeki hesabın teselsüllü müşterek hesap olup olmadığı araştırılıp, davacının dava konusu paranın tamamana ilişkin olarak tek başına dava «açma ehliyetinin» bulunup bulunmadığı hususu değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden daval...... ve fer'i müdahil TMSF yararına bozulması gerekmiştir.
Biri, hesaptan para çekerken, «payı» oranında kendi adına, payından fazlası için diğer hesap sahibinin vekili olarak hareket ettiği sonucuna varılmalıdır. (YHGK'nın 11.2.1998, 2-40/75 sayılı kararı da bu yöndedir.) Somut uyuşmazlıkta, davaya konu..... hesabının açılmasına ilişkin 09.11.1999 tarihli «havale» talimatının davacı ve......tarafından imzalandığı, bu doğrultuda davacı ve dava dışı İhsan ...... adına......... şubesinde açılmış ortak hesaptan....
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/673 E. 2014/8020 K.
Ortak:yetkisizlik kararı
İncelediğiniz karardaBirden fazla kişi birlikte bir bankada hesap açtırır ve her biri tek başına hesaptan para çekme «yetkisine» sahip olursa, bu hesaba ortak hesap denir ve hesap sahipleri, bankaya karşı B.K 148'nci maddesi hükmü uyarınca müteselsil alacaklı durumunda olurlar.
Benzer bu karardaBirden fazla kişi birlikte bir bankada hesap açtırır ve her biri tek başına hesaptan para çekme «yetkisine» sahip olursa, bu hesaba ortak hesap denir ve hesap sahipleri, bankaya karşı Mülga B.K’nın 148. maddesi hükmü uyarınca müteselsil alacaklı durumunda olurlar.
Müşterek hesap, bir tasarruf «kaydını» içermiyorsa ve hesap açtıranlar, hesaptaki paradan tasarruf «yetkisini» birlikte veya münferiden kullanılacaklarını belirtmeden hesap açtırmışlar ise, bu durumda bölünebilir hesaptan söz edilir ve somut olayın özelliklerine göre hesap sahiplerinin eşit oranda pay sahibi olduklarının kabulü gerekir (Prof.Dr.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasarruf yetkisi · taleple bağlılık ilkesi · taleple bağlılık · borcun üstlenilmesi · garantörlük · feragat · yasal faiz · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, davacı Nursel’in asıl davada alacağını Türk Lirası üzerinden talep etmesi nedeniyle «taleple bağlılık ilkesi» çerçevesinde birleşen dava yönünden yukarıda 2 nolu bentte açıklanan ilke doğrultusunda hak sahibi olduğu miktarın Türk Lirası karşılığına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde döviz cinsinden hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
A.Ş’de açılan hesaplarla aynı güvenilirliğe sahip olduğu ve açılan hesapların bankanın «garantisinde» olduğuna ilişkin telkinlerde bulunduğu, bütün işlemlerin E.
… elinden gelen her türlü çabayı gösterdiği, dolayısı ile davacıların yatırdığı paradan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, 1.000,00 TL’nin «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulü ile 179.000 DEM’in yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka ve «borcu üstlenen» TMSF vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9237 E. 2012/16634 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur · cy/cy kaydı · vekalet ücreti · temsil · husumet
Benzer bu kararda… paranın tamamını çeken ...'a karşı şartlar oluşması halinde veraset ilamındaki oranla sınırlı olmak üzere davacıların dava açma hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın «husumet» yönünden reddine, davalı her ne kadar kendisini vekil ile «temsil» ettirmiş ise de davanın açılmasına kendi «kusuru» ile sebebiyet verdiğinden «vekalet ücreti» taktirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Müşterek hesap, bir tasarruf «kaydını» içermiyorsa bu durumda bölünebilir hesap söz konusu olup, hesap sahiplerinin eşit oranda pay sahibi olduklarının kabülü gerekir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18118 E. 2015/12786 K.
Ortak:yetkisizlik kararı
İncelediğiniz karardaBirden fazla kişi birlikte bir bankada hesap açtırır ve her biri tek başına hesaptan para çekme «yetkisine» sahip olursa, bu hesaba ortak hesap denir ve hesap sahipleri, bankaya karşı B.K 148'nci maddesi hükmü uyarınca müteselsil alacaklı durumunda olurlar.
Benzer bu karardaBankacılıkta birden fazla kişi birlikte hesap açtırır ve her biri tek başına hesaptan para çekme «yetkisine» sahip olursa, bu hesaba teselsüllü ortak hesap (müşterek hesap) denir ve BK'nın 148. maddesi gereğince hesap sahipleri bankaya karşı müteselsil alacaklı durumunda olur.
Müşterek hesap, bir tasarruf «kaydını» içermiyorsa ve hesap açtıranlar, hesaptaki paradan tasarruf «yetkisini» birlikte veya münferiden kullanılacaklarını belirtmeden hesap açtırmışlar ise, bu durumda bölünebilir hesaptan söz edilir ve somut olayın özelliklerine göre hesap sahiplerinin eşit oranda pay sahibi olduklarının kabulü gerekir (Prof.Dr.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasarruf yetkisi · karar nisabı · sınırlı sorumluluk · müktesep hak · mirasçılık · cy/cy kaydı · vekalet ücreti
Benzer bu kararda3- Ayrıca, davacılar vekili davalı bankaların uhdesinde bulunan miktarlarla «sınırlı sorumlu» olmak kaydıyla 60.000 TL’nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş olup, mahkemece dava dilekçesinde talep edilen toplam miktarın kabul ve red oranı dikkate alınarak, reddedilen toplam miktar üzerinden hesap edilecek «vekalet ücretinin», davalı bankalar yönünden reddedilen miktara isabet eden kısım üzerinden tüm davalılara, bunun dışında reddedilen miktar bakımından ise davalı bankalar dışındaki d …
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamlarına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu bankalardan çekilen meblağların murisin tasarruf «nisabı» içerisinde değerlendirilmesi veya belgelenmediğinden murisin tedavisi için kullanıldığı savunmasının yerinde görülmediği, D..
A..'nin sorumlu tutulamayacakları, Yargıtay bozma ilamına uyulmakla davalılar lehine usulü «müktesep hak» doğduğu kuralı da gözönüne alınarak hesabın teselsüllü müşterek hesabı olduğunun kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle 9.718,78 TL'nin davalılar M.Nedim A.. ve G..
2- Dava, muris Necmi G..'e ait banka hesaplarından murisin ölümünden önce hastalığı döneminde şuurunun yerinde olmadığı dönemde «mirasçısı» davacılardan para kaçırmak amacıyla işlemler yapıldığı ve davacıların zarara uğratıldığı iddiasıyla açılan alacak davasıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6963 E. 2016/1437 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz · temerrüt
Benzer bu kararda… ve bankanın özen borcuna aykırı hareket ettiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL'nin 22/02/2007 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı ...'dan tahsiline ve davalı ...Ş. aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davalı ...’ın dava tarihinden önce «temerrüde» düşürüldüğüne dair delil olmadığından, temerrüdün dava tarihinde gerçekleştiği nazara alınarak bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde pa …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/7080 E. , 2014/14063 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KARŞIYAKA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 26/12/2012
NUMARASI 2009/448-2012/702
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/12/2012 tarih ve 2009/448-2012/702 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02.09.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av.B. Ü. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının ortak hesapları bulunduğunu, davalının bu hesaplardaki tüm mevduatı müvekkilinin bilgisi dışında çektiğini, müşterek hesap sahiplerinin aksi kararlaştırılmadıkça hesap üzerinde eşit pay sahibi olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000 TL'nin işlem tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tek imzalı (teselsüllü) müşterek hesap ilişkisinde tarafların birbirine rücu hakkı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların 10.06.2008 tarihine kadar limited şirket ortağı oldukları, bu ortaklık dışında taraflar arasında müşterek hesap kullanmalarını gerektirecek bir ticari ya da hukuki ilişkinin tespit edilemediği, davacının söz konusu şirketteki paylarını aktif ve pasifleriyle birlikte devretmesi karşısında davacının dava konusu hesap üzerindeki haklardan da vazgeçmiş sayılacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tarafların ortak hesabından davalı tarafından çekilen tutar üzerinde davacının eşit pay sahibi olduğu iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Birden fazla kişi birlikte bir bankada hesap açtırır ve her biri tek başına hesaptan para çekme yetkisine sahip olursa, bu hesaba ortak hesap denir ve hesap sahipleri, bankaya karşı B.K 148'nci maddesi hükmü uyarınca müteselsil alacaklı durumunda olurlar. Banka, ortak hesap sahiplerinden birine ödemede bulunmakla, diğer hesap sahibine de ödemede bulunmuş sayılır. Bankacılık uygulamasında, Teselsüllü Müşterek Hesap adı verilen bu tür mevduat hesabında, hesap sahiplerinden her biri paranın yarı yarıya sahibidirler. Biri, hesaptan para çekerken, payı oranında kendi adına, payından fazlası için diğer hesap sahibinin vekili olarak hareket ettiği sonucuna varılmalıdır. (YHGK'nın 11.2.1998, 2-40/75 sayılı kararı da bu yöndedir.)
Somut uyuşmazıkta, davaya konu hesabın teselsüllü müşterek hesap olduğu taraflar arasında çekişmesizdir. Her ne kadar mahkemece, taraflar arasında şirket ortaklığı dışında müşterek hesap sahibi olunmasını gerektirecek ticari ya da hukuki bir ilişki bulunmadığı gerekçesiyle, hesabın limited şirket hesabı olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, aksi ispat olunmadığından tarafların hesap üzerinde eşit pay sahibi olduklarının kabulü gerekir. Bu itibarla, bir tarafın payından fazlasını çekerse karşı tarafa karşı sorumlu olacağı nazara alınarak karar verilmesi gerekirken, davanın yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarıın kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102079600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz