İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/1904 E. 2015/7306 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklılık durumu↗ davanın konusuz kalması↗ hmk 297↗ olumsuz oy↗ feragat↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından ... İcra Müdürlüğü'nün 2014/3938 Esas sayılı dosyasında 87.240.60 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi yapıldığı, davacı vekilince sunulan 3.4.2014 tarihli dilekçeyle dava sonrasında davalı tarafından alacağa binaen 81.102,62 TL ödemede bulunulduğunu, bu miktar yönünden davanın konusuz kaldığı, bakiye alacak yönünden davacı vekilince feragat beyanında bulunulduğu, gerekçesiyle 81.102,62 TL yönünden dava konusuz kaldığından bu miktara ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, davacının fazlaya dair talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, temyiz eden davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava; icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nın 297. maddesi uyarınca hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Davacı vekili icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı
aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş, mahkemece dava konusu alacağın bir kısmının yargılama sırasında ödendiği, bu kısım yönünden davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İİK'nın 67. maddesinde itirazın iptali davasında itirazının haksızlığına karar verilirse borçlunun; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklının; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edileceği düzenlenmiştir. Davanın konusuz kalması halinde dahi konusuz kalan kesim yönünden davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu gözetilerek icra inkar tazminatı talebinin değerlendirilmesi gereklidir. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin davacının icra inkar talebine ilişkin olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7692 E. 2022/912 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaDavacı vekili icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesini talep etmiş, mahkemece dava konusu alacağın bir kısmının yargılama sırasında ödendiği, bu kısım yönünden davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Davanın konusuz kalması halinde dahi konusuz kalan kesim yönünden davanın açıldığı tarihteki «haklılık durumu» gözetilerek «icra inkar tazminatı» talebinin değerlendirilmesi gereklidir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre;davacı ile dava dışı şirket arasında 08/08/2008 tarihinde «genel kredi sözleşmesi» imzalandığı, Adli Tıp raporunda sözleşmedeki imzanın ...'ın eli ürünü olmadığının bildirildiği, diğer davalı yönünden bilirkişi raporu ile alacağın miktarının belirlendiği gerekçesiyle davalı ... hakkında açılan davanın reddine, asıl alacağın % 40'ı oranında «kötü niyet tazminatının» davacı bankadan alınarak davalı ...'a verilmesine, davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile, takibin toplam 35.176,44 TL yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın % 40'ı oranında «icra inkar tazminatının» davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... tarafından dava açıldıktan sonra yapılmış olan ödemelerin, icra «infaz» aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
2- Dava, Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan «ilamsız icra takibine» yönelik itirazın iptali ile «icra inkar tazminatı» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:talep aşımı · kısmi itiraz · borca itiraz · ilamsız icra takibi · kötüniyet tazminatı · infaz · kötü niyet tazminatı · genel kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre;davacı ile dava dışı şirket arasında 08/08/2008 tarihinde «genel kredi sözleşmesi» imzalandığı, Adli Tıp raporunda sözleşmedeki imzanın ...'ın eli ürünü olmadığının bildirildiği, diğer davalı yönünden bilirkişi raporu ile alacağın miktarının belirlendiği gerekçesiyle davalı ... hakkında açılan davanın reddine, asıl alacağın % 40'ı oranında «kötü niyet tazminatının» davacı bankadan alınarak davalı ...'a verilmesine, davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile, takibin toplam 35.176,44 TL yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın % 40'ı oranında «icra inkar tazminatının» davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... tarafından dava açıldıktan sonra yapılmış olan ödemelerin, icra «infaz» aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
3-Davalı ...’ın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davalı ... icra takibine konu edilen borca «kısmi itirazda» bulunmuş olup, mahkemece borçlunun «borca itiraz» ettiği kısım dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken, icra takibine konu tüm alacak miktarı yönünden hüküm kurulması 6100 sayılı HMK 24. maddesi uyarınca «talep aşımı» niteliğinde olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davalı ... hakkında açılan davanın reddi ile asıl alacağın %40’ı oranında «kötü niyet tazminatının» davacı bankadan tahsiline karar verilmiş ise de; takip tarihinde yürürlükte olan İİK 67/2 maddesi uyarınca “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.” düzenlemesi gereği mahkemece koşulları oluşmuş ise davalı lehine hükmedeceği tazminat «kötüniyet tazminatıdır».
2- Dava, Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan «ilamsız icra takibine» yönelik itirazın iptali ile «icra inkar tazminatı» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5928 E. 2022/2616 K.
Ortak:İtirazın iptali
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap ekstresi · imza incelemesi · irsaliye · itirazın iptali davası · ilamsız icra takibi · direnme kararı · cari hesap · kötüniyet tazminatı
Benzer bu karardaNoterliği'nin 23.10.2007 tarihli ve 18630 yevmiye nolu «ihtarnamesine» bağlı faturalar olduğu, tarafların «ticari defterleri» getirtilerek yaptırılan «bilirkişi incelemesinde», davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olmasına rağmen davalı tarafın defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davacı defter kayıtlarında davalıdan 33.468,20TL alacağının olduğu ancak TTK’nın 85. maddesi anlamında taraf defterlerinin birbirini teyit etmediği, defterindeki kayıtların davacı lehine tek başına delil teşkil etmeyeceği, dosyaya sunulan faturalar ve «irsaliyeler» üzerindeki imzaların davalı şirket yetkililerince inkârı üzerine davacı şirket tarafından verilen «kesin süre» içerisinde irsaliye ve «fatura» asıllarının «imza incelemesine» esas olmak üzere dosyaya sunulmadığı, davacı tarafın fatura muhteviyatı emtianın davalıya «teslimini» yazılı bir belge ile kanıtlayamadığı gerekçesiyle, önceki kararda direnilerek davanın reddine, davalı yararına %20 «kötüniyet tazminatına» karar verilmiştir.
Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulmayarak, takip dayanağının «cari hesap ekstresi» ve Bursa 6.
… ükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir” hükmü uyarınca alacaklının «kötüniyet tazminatına» mahkum edilebilmesi alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu ve «itirazın iptali davası» açtığı kanısına varılması gerekir.
Hukuk Genel Kurulu'nca «direnme» uygun bulunmakla davacı vekilinin uyuşmazlık noktasına ilişkin temyiz itirazları reddedilerek, «kötü niyet tazminatına» ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Dairemize gönderilmiştir.
-
İtirazın iptali | Genel kredi sözleşmelerinde
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3127 E. 2021/4499 K.
Ortak:olumsuz oy · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaDavacı vekili icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesini talep etmiş, mahkemece dava konusu alacağın bir kısmının yargılama sırasında ödendiği, bu kısım yönünden davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Davanın konusuz kalması halinde dahi konusuz kalan kesim yönünden davanın açıldığı tarihteki «haklılık durumu» gözetilerek «icra inkar tazminatı» talebinin değerlendirilmesi gereklidir.
Mahkemece bu husus gözetilmeksizin davacının icra inkar talebine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava itirazın iptali istemine ilişkin olup davacı vekilinin, lehine «icra inkar tazminatı» verilmesi istemi uyarınca yapılan incelemede; İİK’nun 67/2. maddesindeki, “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.” düzenlemesi gereği, Bölge Adliye Mahkemesince bu konuda olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehin açığı · rehin açığı belgesi · limit ipoteği · ipotek limiti · ilamsız takip · istinaf sebebi · ipoteğin paraya çevrilmesi · mükerrerlik
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, «ipotek» alacaklısının, limit dışında kalan alacağını genel «haciz» yoluyla takip yaparak talep edebileceği, «rehin açığı belgesi» alınmaksızın yapılan takibin «mükerrer» olduğu kanaatinin yerinde olmadığı, davacının 2013/3159 sayılı takip dosyasında «ipoteğin paraya çevrilmesiyle» yoluyla takip başlattığı, dava konusu 2014/10947 sayılı «ilamsız takip» dosyasında ise, «ipotek limitini» aşan miktar için takip başlattığı, davacı vekilinin bu husustaki «istinaf sebebinin» yerinde olduğu, takip tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmuş ise de takip konusu alacağın faiz alacağına ilişkin olduğu, dava konusu takipte ayrıca faiz yür …
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, davacının alacağının «rehin açığı» ile ilgili olmayıp «limit ipoteği» üzerinde kalan faiz alacağına ilişkin olduğunun iddia edildiği, davacı aleyhine başlatılan «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takibin sonuçlanmadığı, «rehin açığı belgesi» alınmadan başlatılan davaya konu takibin «mükerrer» olduğu, davaya konu alacağın rehin açığı belgesine dayanılarak talep edilebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından isti …
… uk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve özellikle davacının rehinle «teminat» altına alınan tutarı aşan miktarda alacağı olduğunun daha sonra düzenlenmiş «rehin açığı belgesi» ile de tespit edilmiş olmasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/128 E. 2017/830 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaDavacı vekili icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesini talep etmiş, mahkemece dava konusu alacağın bir kısmının yargılama sırasında ödendiği, bu kısım yönünden davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Davanın konusuz kalması halinde dahi konusuz kalan kesim yönünden davanın açıldığı tarihteki «haklılık durumu» gözetilerek «icra inkar tazminatı» talebinin değerlendirilmesi gereklidir.
Benzer bu kararda… nin karşılıksız çıkması nedeniyle davacı banka tarafından hamillere asgari sorumluluk bedelinin ödendiği, davalı tarafından çeşitli tarihlerde bankaya yapılan ödeme «mahsup» edildiğinde bu miktarın 8.304,90 TL olduğu, «banka sorumlu» olduğu miktarı ödediğinden, ödemiş olduğu miktarı davacıdan talep etme hakkının olduğu, bankanın talep edebileceği «kar payı» «mahrumiyetinin» 1.150,82 TL, BSMV'nin 57,54 TL olduğu, davacının talep ettiği dört «çek» koçanı için 4.090 TL'nin «depo» edilmesi istemine yönelik taraflar arasında yapılan sözleşmede bir hüküm bulunup bulunmadığı hususunun sözleşme «ibraz» edilmediğinden tespit edilemediğini, davacının muhtemel zararları nedeniyle icra takibi yapma hakkı olamayacağı, alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden «icra inkar tazminatına» da hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile icra takibinin 8.304,90 TL «asıl alacak», 976,37 TL «kar mahrumiyeti» ve 48,81 TL BSMV yönünden devamına, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, karşılıksız çıkan çekler için davacı Banka'nın ödemekle yükümlü olduğu miklarlar yıllar itibariyle belirli olduğundan likit olan bu tutar yönünden «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davacının icra inkar tazminatının reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:banka sorumluluğu · kar mahrumiyeti · kar payı · kâr mahrumiyeti · depo kararı · mahsup · kâr payı · asıl alacak
Benzer bu kararda… nin karşılıksız çıkması nedeniyle davacı banka tarafından hamillere asgari sorumluluk bedelinin ödendiği, davalı tarafından çeşitli tarihlerde bankaya yapılan ödeme «mahsup» edildiğinde bu miktarın 8.304,90 TL olduğu, «banka sorumlu» olduğu miktarı ödediğinden, ödemiş olduğu miktarı davacıdan talep etme hakkının olduğu, bankanın talep edebileceği «kar payı» «mahrumiyetinin» 1.150,82 TL, BSMV'nin 57,54 TL olduğu, davacının talep ettiği dört «çek» koçanı için 4.090 TL'nin «depo» edilmesi istemine yönelik taraflar arasında yapılan sözleşmede bir hüküm bulunup bulunmadığı hususunun sözleşme «ibraz» edilmediğinden tespit edilemediğini, davacının muhtemel zararları nedeniyle icra takibi yapma hakkı olamayacağı, alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden «icra inkar tazminatına» da hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile icra takibinin 8.304,90 TL «asıl alacak», 976,37 TL «kar mahrumiyeti» ve 48,81 TL BSMV yönünden devamına, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4845 E. 2019/6083 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaDavacı vekili icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesini talep etmiş, mahkemece dava konusu alacağın bir kısmının yargılama sırasında ödendiği, bu kısım yönünden davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Davanın konusuz kalması halinde dahi konusuz kalan kesim yönünden davanın açıldığı tarihteki «haklılık durumu» gözetilerek «icra inkar tazminatı» talebinin değerlendirilmesi gereklidir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça ihdas edilen faturalara dayalı takip yapıldığı, davalı tarafça takibe dayanak faturaların «kapalı fatura» olduğunun ve dolayısıyla borcun da ödendiğinin iddia edildiği, yapılan «imza incelemesinde» faturalardaki imzanın davacının eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, bu haliyle faturaların açık fatura niteliğinde olduğu, sözleşme ilişkininin kabulü karşısında davalı tarafça faturalara dayalı borcun ödediğinin ispat edilmesi gerektiği, ödeme iddiasının da ispat edilmediği, alacağın likid olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, «icra inkar tazminatının» reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, itirazın iptaline, «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Davaya konu alacak bu haliyle önceden belirlenebilir, bilinebilir, hesap edilebilir nitelikte olup, davalı itirazının haksız olması nedeniyle iptaline karar verildiğine göre «icra inkar tazminatı» isteminin de kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kapalı fatura · imza incelemesi · fatura
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça ihdas edilen faturalara dayalı takip yapıldığı, davalı tarafça takibe dayanak faturaların «kapalı fatura» olduğunun ve dolayısıyla borcun da ödendiğinin iddia edildiği, yapılan «imza incelemesinde» faturalardaki imzanın davacının eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, bu haliyle faturaların açık fatura niteliğinde olduğu, sözleşme ilişkininin kabulü karşısında davalı tarafça faturalara dayalı borcun ödediğinin ispat edilmesi gerektiği, ödeme iddiasının da ispat edilmediği, alacağın likid olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, «icra inkar tazminatının» reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/1904 E. , 2015/7306 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/10/2014 tarih ve 2014/1195-2014/316 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket nezdinde ... emeklilik sertifika nolu bireysel emeklilik sözleşmesinin bulunduğunu, söz konusu sözleşme nedeniyle müvekkilinin 12.1.2014 tarihinde emekliliğe hak kazandığını, bu tarih sonrasında davalı şirkete başvurularak birikimlerin topluca ödenmesinin talep edilmesine karşın davalı tarafından müvekkiline ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı firma hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün 2014/3938 nolu dosyasında icra takibine başlanıldığını, davalı şirketin borca itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek davalı şirketin takip dosyasına vaki itirazının iptaline alacağın % 20'sinden aşağı olmamak kaydıyla davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından ... İcra Müdürlüğü'nün 2014/3938 Esas sayılı dosyasında 87.240.60 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi yapıldığı, davacı vekilince sunulan 3.4.2014 tarihli dilekçeyle dava sonrasında davalı tarafından alacağa binaen 81.102,62 TL ödemede bulunulduğunu, bu miktar yönünden davanın konusuz kaldığı, bakiye alacak yönünden davacı vekilince feragat beyanında bulunulduğu, gerekçesiyle 81.102,62 TL yönünden dava konusuz kaldığından bu miktara ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, davacının fazlaya dair talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, temyiz eden davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava; icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nın 297. maddesi uyarınca hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Davacı vekili icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı
aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş, mahkemece dava konusu alacağın bir kısmının yargılama sırasında ödendiği, bu kısım yönünden davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İİK'nın 67. maddesinde itirazın iptali davasında itirazının haksızlığına karar verilirse borçlunun; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklının; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edileceği düzenlenmiştir. Davanın konusuz kalması halinde dahi konusuz kalan kesim yönünden davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu gözetilerek icra inkar tazminatı talebinin değerlendirilmesi gereklidir.
Mahkemece bu husus gözetilmeksizin davacının icra inkar talebine ilişkin olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/138076200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz