İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4845 E. 2019/6083 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kapalı fatura↗ imza incelemesi↗ fatura↗ iflas↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça ihdas edilen faturalara dayalı takip yapıldığı, davalı tarafça takibe dayanak faturaların kapalı fatura olduğunun ve dolayısıyla borcun da ödendiğinin iddia edildiği, yapılan imza incelemesinde faturalardaki imzanın davacının eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, bu haliyle faturaların açık fatura niteliğinde olduğu, sözleşme ilişkininin kabulü karşısında davalı tarafça faturalara dayalı borcun ödediğinin ispat edilmesi gerektiği, ödeme iddiasının da ispat edilmediği, alacağın likid olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, taşıma bedelinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, itirazın iptaline, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi uyarınca, davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi halinde hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekmektedir. Davaya konu alacak bu haliyle önceden belirlenebilir, bilinebilir, hesap edilebilir nitelikte olup, davalı itirazının haksız olması nedeniyle iptaline karar verildiğine göre icra inkar tazminatı isteminin de kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3020 E. 2021/3932 K.
Ortak:fatura
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça ihdas edilen faturalara dayalı takip yapıldığı, davalı tarafça takibe dayanak faturaların «kapalı fatura» olduğunun ve dolayısıyla borcun da ödendiğinin iddia edildiği, yapılan «imza incelemesinde» faturalardaki imzanın davacının eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, bu haliyle faturaların açık fatura niteliğinde olduğu, sözleşme ilişkininin kabulü karşısında davalı tarafça faturalara dayalı borcun ödediğinin ispat edilmesi gerektiği, ödeme iddiasının da ispat edilmediği, alacağın likid olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, «icra inkar tazminatının» reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesi’nce, «çekin bedelsiz» olarak iade edildiğinin yazılı delillerle kanıtlanamadığı, davalının «fatura» tarihi itibariyle bir aylık süre ile verilen çeke istinaden 2 yıl sonra takip yapmasının kötü niyetli bir davranış olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekin bedelsizliği · menfi tespit davası · bedelsizlik · tespit davası · menfi tespit · dava sebebi
Benzer bu karardaBorçluyu «menfi tespit davası» açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava «sebebi» ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir.
İlk Derece Mahkemesi’nce, «çekin bedelsiz» olarak iade edildiğinin yazılı delillerle kanıtlanamadığı, davalının «fatura» tarihi itibariyle bir aylık süre ile verilen çeke istinaden 2 yıl sonra takip yapmasının kötü niyetli bir davranış olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1904 E. 2015/7306 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça ihdas edilen faturalara dayalı takip yapıldığı, davalı tarafça takibe dayanak faturaların «kapalı fatura» olduğunun ve dolayısıyla borcun da ödendiğinin iddia edildiği, yapılan «imza incelemesinde» faturalardaki imzanın davacının eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, bu haliyle faturaların açık fatura niteliğinde olduğu, sözleşme ilişkininin kabulü karşısında davalı tarafça faturalara dayalı borcun ödediğinin ispat edilmesi gerektiği, ödeme iddiasının da ispat edilmediği, alacağın likid olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, «icra inkar tazminatının» reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, itirazın iptaline, «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Davaya konu alacak bu haliyle önceden belirlenebilir, bilinebilir, hesap edilebilir nitelikte olup, davalı itirazının haksız olması nedeniyle iptaline karar verildiğine göre «icra inkar tazminatı» isteminin de kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavacı vekili icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesini talep etmiş, mahkemece dava konusu alacağın bir kısmının yargılama sırasında ödendiği, bu kısım yönünden davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Davanın konusuz kalması halinde dahi konusuz kalan kesim yönünden davanın açıldığı tarihteki «haklılık durumu» gözetilerek «icra inkar tazminatı» talebinin değerlendirilmesi gereklidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haklılık durumu · olumsuz oy · feragat · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… sonrasında davalı tarafından alacağa binaen 81.102,62 TL ödemede bulunulduğunu, bu miktar yönünden davanın konusuz kaldığı, bakiye alacak yönünden davacı vekilince «feragat» beyanında bulunulduğu, gerekçesiyle 81.102,62 TL yönünden dava konusuz kaldığından bu miktara ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına», davacının fazlaya dair talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesini talep etmiş, mahkemece dava konusu alacağın bir kısmının yargılama sırasında ödendiği, bu kısım yönünden davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Davanın konusuz kalması halinde dahi konusuz kalan kesim yönünden davanın açıldığı tarihteki «haklılık durumu» gözetilerek «icra inkar tazminatı» talebinin değerlendirilmesi gereklidir.
Mahkemece bu husus gözetilmeksizin davacının icra inkar talebine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7166 E. 2013/9037 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça ihdas edilen faturalara dayalı takip yapıldığı, davalı tarafça takibe dayanak faturaların «kapalı fatura» olduğunun ve dolayısıyla borcun da ödendiğinin iddia edildiği, yapılan «imza incelemesinde» faturalardaki imzanın davacının eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, bu haliyle faturaların açık fatura niteliğinde olduğu, sözleşme ilişkininin kabulü karşısında davalı tarafça faturalara dayalı borcun ödediğinin ispat edilmesi gerektiği, ödeme iddiasının da ispat edilmediği, alacağın likid olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, «icra inkar tazminatının» reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, itirazın iptaline, «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Davaya konu alacak bu haliyle önceden belirlenebilir, bilinebilir, hesap edilebilir nitelikte olup, davalı itirazının haksız olması nedeniyle iptaline karar verildiğine göre «icra inkar tazminatı» isteminin de kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, iş yeri «sigorta poliçesine» dayalı alacağın «rücuen tazmini» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, takibe konu alacağın likid olduğundan bahisle davacı tarafın «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne karar verilmiştir.Bir alacağın likid olabilmesi için miktarının belirli veya bilinebilecek durumda bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazmin · peşin karar harcı · gerçek zarar · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDava, iş yeri «sigorta poliçesine» dayalı alacağın «rücuen tazmini» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, takibe konu alacağın likid olduğundan bahisle davacı tarafın «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne karar verilmiştir.Bir alacağın likid olabilmesi için miktarının belirli veya bilinebilecek durumda bulunması gerekir.
Mahkemece, davacı tarafın «gerçek zararının» hesaplanarak icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı bir değerlendirmeyle kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/128 E. 2017/830 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça ihdas edilen faturalara dayalı takip yapıldığı, davalı tarafça takibe dayanak faturaların «kapalı fatura» olduğunun ve dolayısıyla borcun da ödendiğinin iddia edildiği, yapılan «imza incelemesinde» faturalardaki imzanın davacının eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, bu haliyle faturaların açık fatura niteliğinde olduğu, sözleşme ilişkininin kabulü karşısında davalı tarafça faturalara dayalı borcun ödediğinin ispat edilmesi gerektiği, ödeme iddiasının da ispat edilmediği, alacağın likid olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, «icra inkar tazminatının» reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, itirazın iptaline, «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Davaya konu alacak bu haliyle önceden belirlenebilir, bilinebilir, hesap edilebilir nitelikte olup, davalı itirazının haksız olması nedeniyle iptaline karar verildiğine göre «icra inkar tazminatı» isteminin de kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… nin karşılıksız çıkması nedeniyle davacı banka tarafından hamillere asgari sorumluluk bedelinin ödendiği, davalı tarafından çeşitli tarihlerde bankaya yapılan ödeme «mahsup» edildiğinde bu miktarın 8.304,90 TL olduğu, «banka sorumlu» olduğu miktarı ödediğinden, ödemiş olduğu miktarı davacıdan talep etme hakkının olduğu, bankanın talep edebileceği «kar payı» «mahrumiyetinin» 1.150,82 TL, BSMV'nin 57,54 TL olduğu, davacının talep ettiği dört «çek» koçanı için 4.090 TL'nin «depo» edilmesi istemine yönelik taraflar arasında yapılan sözleşmede bir hüküm bulunup bulunmadığı hususunun sözleşme «ibraz» edilmediğinden tespit edilemediğini, davacının muhtemel zararları nedeniyle icra takibi yapma hakkı olamayacağı, alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden «icra inkar tazminatına» da hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile icra takibinin 8.304,90 TL «asıl alacak», 976,37 TL «kar mahrumiyeti» ve 48,81 TL BSMV yönünden devamına, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, karşılıksız çıkan çekler için davacı Banka'nın ödemekle yükümlü olduğu miklarlar yıllar itibariyle belirli olduğundan likit olan bu tutar yönünden «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davacının icra inkar tazminatının reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:banka sorumluluğu · kar mahrumiyeti · kar payı · kâr mahrumiyeti · depo kararı · mahsup · kâr payı · asıl alacak
Benzer bu kararda… nin karşılıksız çıkması nedeniyle davacı banka tarafından hamillere asgari sorumluluk bedelinin ödendiği, davalı tarafından çeşitli tarihlerde bankaya yapılan ödeme «mahsup» edildiğinde bu miktarın 8.304,90 TL olduğu, «banka sorumlu» olduğu miktarı ödediğinden, ödemiş olduğu miktarı davacıdan talep etme hakkının olduğu, bankanın talep edebileceği «kar payı» «mahrumiyetinin» 1.150,82 TL, BSMV'nin 57,54 TL olduğu, davacının talep ettiği dört «çek» koçanı için 4.090 TL'nin «depo» edilmesi istemine yönelik taraflar arasında yapılan sözleşmede bir hüküm bulunup bulunmadığı hususunun sözleşme «ibraz» edilmediğinden tespit edilemediğini, davacının muhtemel zararları nedeniyle icra takibi yapma hakkı olamayacağı, alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden «icra inkar tazminatına» da hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile icra takibinin 8.304,90 TL «asıl alacak», 976,37 TL «kar mahrumiyeti» ve 48,81 TL BSMV yönünden devamına, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4845 E. , 2019/6083 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 17/05/2018 tarih ve 2016/415-2018/222 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya taşıma işi yaptığını, bu iş nedeniyle davalıdan faturaya dayalı alacağı olduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek davalının Kahramanmaraş 4. İcra Müdürlüğü'nün 2013/4 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından müvekkiline taşıma işi yapıldığını, ancak söz konusu iş nedeniyle düzenlenip takibe konulan fatura bedellerinin peşin olarak davalıya ödendiğini, takibe konu faturaların kapalı fatura olması nedeniyle bu durumun bedelin ödendiğine karine olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça ihdas edilen faturalara dayalı takip yapıldığı, davalı tarafça takibe dayanak faturaların kapalı fatura olduğunun ve dolayısıyla borcun da ödendiğinin iddia edildiği, yapılan imza incelemesinde faturalardaki imzanın davacının eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, bu haliyle faturaların açık fatura niteliğinde olduğu, sözleşme ilişkininin kabulü karşısında davalı tarafça faturalara dayalı borcun ödediğinin ispat edilmesi gerektiği, ödeme iddiasının da ispat edilmediği, alacağın likid olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, taşıma bedelinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, itirazın iptaline, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi uyarınca, davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi halinde hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekmektedir. Davaya konu alacak bu haliyle önceden belirlenebilir, bilinebilir, hesap edilebilir nitelikte olup, davalı itirazının haksız olması nedeniyle iptaline karar verildiğine göre icra inkar tazminatı isteminin de kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.632,27 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/542610000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz