İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/7692 E. 2022/912 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
talep aşımı↗ kısmi itiraz↗ borca itiraz↗ ilamsız icra takibi↗ kötüniyet tazminatı↗ icra takibine itiraz↗ infaz↗ kötü niyet tazminatı↗ genel kredi sözleşmesi↗ kötü niyet↗ kredi sözleşmesi↗ kötüniyet↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre;davacı ile dava dışı şirket arasında 08/08/2008 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığı, Adli Tıp raporunda sözleşmedeki imzanın ...'ın eli ürünü olmadığının bildirildiği, diğer davalı yönünden bilirkişi raporu ile alacağın miktarının belirlendiği gerekçesiyle davalı ... hakkında açılan davanın reddine, asıl alacağın % 40'ı oranında kötü niyet tazminatının davacı bankadan alınarak davalı ...'a verilmesine, davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile, takibin toplam 35.176,44 TL yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın % 40'ı oranında icra inkar tazminatının davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... tarafından dava açıldıktan sonra yapılmış olan ödemelerin, icra infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı ...’ın aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı ... hakkında açılan davanın reddi ile asıl alacağın %40’ı oranında kötü niyet tazminatının davacı bankadan tahsiline karar verilmiş ise de; takip tarihinde yürürlükte olan İİK 67/2 maddesi uyarınca “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.” düzenlemesi gereği mahkemece koşulları oluşmuş ise davalı lehine hükmedeceği tazminat kötüniyet tazminatıdır. Mahkemece, davacının, davalı ... hakkında icra takibinde haksız olmakla beraber kötüniyetli olup olmadığı tartışılmadan tazminata karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Davalı ...’ın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davalı ... icra takibine konu edilen borca kısmi itirazda bulunmuş olup, mahkemece borçlunun borca itiraz ettiği kısım dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken, icra takibine konu tüm alacak miktarı yönünden hüküm kurulması 6100 sayılı HMK 24. maddesi uyarınca talep aşımı niteliğinde olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1904 E. 2015/7306 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre;davacı ile dava dışı şirket arasında 08/08/2008 tarihinde «genel kredi sözleşmesi» imzalandığı, Adli Tıp raporunda sözleşmedeki imzanın ...'ın eli ürünü olmadığının bildirildiği, diğer davalı yönünden bilirkişi raporu ile alacağın miktarının belirlendiği gerekçesiyle davalı ... hakkında açılan davanın reddine, asıl alacağın % 40'ı oranında «kötü niyet tazminatının» davacı bankadan alınarak davalı ...'a verilmesine, davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile, takibin toplam 35.176,44 TL yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın % 40'ı oranında «icra inkar tazminatının» davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... tarafından dava açıldıktan sonra yapılmış olan ödemelerin, icra «infaz» aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
2- Dava, Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan «ilamsız icra takibine» yönelik itirazın iptali ile «icra inkar tazminatı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDavacı vekili icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesini talep etmiş, mahkemece dava konusu alacağın bir kısmının yargılama sırasında ödendiği, bu kısım yönünden davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Davanın konusuz kalması halinde dahi konusuz kalan kesim yönünden davanın açıldığı tarihteki «haklılık durumu» gözetilerek «icra inkar tazminatı» talebinin değerlendirilmesi gereklidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haklılık durumu · olumsuz oy · feragat · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… sonrasında davalı tarafından alacağa binaen 81.102,62 TL ödemede bulunulduğunu, bu miktar yönünden davanın konusuz kaldığı, bakiye alacak yönünden davacı vekilince «feragat» beyanında bulunulduğu, gerekçesiyle 81.102,62 TL yönünden dava konusuz kaldığından bu miktara ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına», davacının fazlaya dair talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesini talep etmiş, mahkemece dava konusu alacağın bir kısmının yargılama sırasında ödendiği, bu kısım yönünden davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Davanın konusuz kalması halinde dahi konusuz kalan kesim yönünden davanın açıldığı tarihteki «haklılık durumu» gözetilerek «icra inkar tazminatı» talebinin değerlendirilmesi gereklidir.
Mahkemece bu husus gözetilmeksizin davacının icra inkar talebine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5928 E. 2022/2616 K.
Ortak:ilamsız icra takibi · kötüniyet tazminatı · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · kötüniyet · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı ... hakkında açılan davanın reddi ile asıl alacağın %40’ı oranında «kötü niyet tazminatının» davacı bankadan tahsiline karar verilmiş ise de; takip tarihinde yürürlükte olan İİK 67/2 maddesi uyarınca “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.” düzenlemesi gereği mahkemece koşulları oluşmuş ise davalı lehine hükmedeceği tazminat «kötüniyet tazminatıdır».
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre;davacı ile dava dışı şirket arasında 08/08/2008 tarihinde «genel kredi sözleşmesi» imzalandığı, Adli Tıp raporunda sözleşmedeki imzanın ...'ın eli ürünü olmadığının bildirildiği, diğer davalı yönünden bilirkişi raporu ile alacağın miktarının belirlendiği gerekçesiyle davalı ... hakkında açılan davanın reddine, asıl alacağın % 40'ı oranında «kötü niyet tazminatının» davacı bankadan alınarak davalı ...'a verilmesine, davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile, takibin toplam 35.176,44 TL yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın % 40'ı oranında «icra inkar tazminatının» davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... tarafından dava açıldıktan sonra yapılmış olan ödemelerin, icra «infaz» aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
2- Dava, Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan «ilamsız icra takibine» yönelik itirazın iptali ile «icra inkar tazminatı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaNoterliği'nin 23.10.2007 tarihli ve 18630 yevmiye nolu «ihtarnamesine» bağlı faturalar olduğu, tarafların «ticari defterleri» getirtilerek yaptırılan «bilirkişi incelemesinde», davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olmasına rağmen davalı tarafın defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davacı defter kayıtlarında davalıdan 33.468,20TL alacağının olduğu ancak TTK’nın 85. maddesi anlamında taraf defterlerinin birbirini teyit etmediği, defterindeki kayıtların davacı lehine tek başına delil teşkil etmeyeceği, dosyaya sunulan faturalar ve «irsaliyeler» üzerindeki imzaların davalı şirket yetkililerince inkârı üzerine davacı şirket tarafından verilen «kesin süre» içerisinde irsaliye ve «fatura» asıllarının «imza incelemesine» esas olmak üzere dosyaya sunulmadığı, davacı tarafın fatura muhteviyatı emtianın davalıya «teslimini» yazılı bir belge ile kanıtlayamadığı gerekçesiyle, önceki kararda direnilerek davanın reddine, davalı yararına %20 «kötüniyet tazminatına» karar verilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca «direnme» uygun bulunmakla davacı vekilinin uyuşmazlık noktasına ilişkin temyiz itirazları reddedilerek, «kötü niyet tazminatına» ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Dairemize gönderilmiştir.
… ükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir” hükmü uyarınca alacaklının «kötüniyet tazminatına» mahkum edilebilmesi alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu ve «itirazın iptali davası» açtığı kanısına varılması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap ekstresi · imza incelemesi · irsaliye · itirazın iptali davası · direnme kararı · cari hesap · kesin süre · iptal davası
Benzer bu karardaNoterliği'nin 23.10.2007 tarihli ve 18630 yevmiye nolu «ihtarnamesine» bağlı faturalar olduğu, tarafların «ticari defterleri» getirtilerek yaptırılan «bilirkişi incelemesinde», davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olmasına rağmen davalı tarafın defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davacı defter kayıtlarında davalıdan 33.468,20TL alacağının olduğu ancak TTK’nın 85. maddesi anlamında taraf defterlerinin birbirini teyit etmediği, defterindeki kayıtların davacı lehine tek başına delil teşkil etmeyeceği, dosyaya sunulan faturalar ve «irsaliyeler» üzerindeki imzaların davalı şirket yetkililerince inkârı üzerine davacı şirket tarafından verilen «kesin süre» içerisinde irsaliye ve «fatura» asıllarının «imza incelemesine» esas olmak üzere dosyaya sunulmadığı, davacı tarafın fatura muhteviyatı emtianın davalıya «teslimini» yazılı bir belge ile kanıtlayamadığı gerekçesiyle, önceki kararda direnilerek davanın reddine, davalı yararına %20 «kötüniyet tazminatına» karar verilmiştir.
Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulmayarak, takip dayanağının «cari hesap ekstresi» ve Bursa 6.
… ükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir” hükmü uyarınca alacaklının «kötüniyet tazminatına» mahkum edilebilmesi alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu ve «itirazın iptali davası» açtığı kanısına varılması gerekir.
Hukuk Genel Kurulu'nca «direnme» uygun bulunmakla davacı vekilinin uyuşmazlık noktasına ilişkin temyiz itirazları reddedilerek, «kötü niyet tazminatına» ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Dairemize gönderilmiştir.
-
İtirazın iptali | Genel kredi sözleşmelerinde
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3127 E. 2021/4499 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre;davacı ile dava dışı şirket arasında 08/08/2008 tarihinde «genel kredi sözleşmesi» imzalandığı, Adli Tıp raporunda sözleşmedeki imzanın ...'ın eli ürünü olmadığının bildirildiği, diğer davalı yönünden bilirkişi raporu ile alacağın miktarının belirlendiği gerekçesiyle davalı ... hakkında açılan davanın reddine, asıl alacağın % 40'ı oranında «kötü niyet tazminatının» davacı bankadan alınarak davalı ...'a verilmesine, davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile, takibin toplam 35.176,44 TL yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın % 40'ı oranında «icra inkar tazminatının» davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... tarafından dava açıldıktan sonra yapılmış olan ödemelerin, icra «infaz» aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
2- Dava, Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan «ilamsız icra takibine» yönelik itirazın iptali ile «icra inkar tazminatı» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda2- Dava itirazın iptali istemine ilişkin olup davacı vekilinin, lehine «icra inkar tazminatı» verilmesi istemi uyarınca yapılan incelemede; İİK’nun 67/2. maddesindeki, “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.” düzenlemesi gereği, Bölge Adliye Mahkemesince bu konuda olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehin açığı · rehin açığı belgesi · limit ipoteği · ipotek limiti · ilamsız takip · istinaf sebebi · ipoteğin paraya çevrilmesi · mükerrerlik
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, «ipotek» alacaklısının, limit dışında kalan alacağını genel «haciz» yoluyla takip yaparak talep edebileceği, «rehin açığı belgesi» alınmaksızın yapılan takibin «mükerrer» olduğu kanaatinin yerinde olmadığı, davacının 2013/3159 sayılı takip dosyasında «ipoteğin paraya çevrilmesiyle» yoluyla takip başlattığı, dava konusu 2014/10947 sayılı «ilamsız takip» dosyasında ise, «ipotek limitini» aşan miktar için takip başlattığı, davacı vekilinin bu husustaki «istinaf sebebinin» yerinde olduğu, takip tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmuş ise de takip konusu alacağın faiz alacağına ilişkin olduğu, dava konusu takipte ayrıca faiz yür …
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, davacının alacağının «rehin açığı» ile ilgili olmayıp «limit ipoteği» üzerinde kalan faiz alacağına ilişkin olduğunun iddia edildiği, davacı aleyhine başlatılan «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takibin sonuçlanmadığı, «rehin açığı belgesi» alınmadan başlatılan davaya konu takibin «mükerrer» olduğu, davaya konu alacağın rehin açığı belgesine dayanılarak talep edilebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından isti …
… uk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve özellikle davacının rehinle «teminat» altına alınan tutarı aşan miktarda alacağı olduğunun daha sonra düzenlenmiş «rehin açığı belgesi» ile de tespit edilmiş olmasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/694 E. 2013/17954 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan 16.300,03 TL alacağı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile anılan meblağın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/7692 E. , 2022/912 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24.06.2020 tarih ve 2020/142 E. - 2020/212 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı Ethem Örme Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen genel kredi sözleşmesini davalıların müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, kullandırılan kredinin zamanında ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalıların itirazda bulunduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve % 40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davacı banka tarafından gönderilen ihtarnamenin kendisine tebliğ edilmediğini, bankanın tüketici yasası gereğince ihtarname çekmesi gerekirken bunu yapmadığını, kefilliğinin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, kredi sözleşmesinde bulunan imzanın müvekkiline ait olmaması nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddi ile %40 oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre;davacı ile dava dışı şirket arasında 08/08/2008 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığı, Adli Tıp raporunda sözleşmedeki imzanın ...'ın eli ürünü olmadığının bildirildiği, diğer davalı yönünden bilirkişi raporu ile alacağın miktarının belirlendiği gerekçesiyle davalı ... hakkında açılan davanın reddine, asıl alacağın % 40'ı oranında kötü niyet tazminatının davacı bankadan alınarak davalı ...'a verilmesine, davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile, takibin toplam 35.176,44 TL yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın % 40'ı oranında icra inkar tazminatının davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalı ...
tarafından dava açıldıktan sonra yapılmış olan ödemelerin, icra infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı ...’ın aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı ... hakkında açılan davanın reddi ile asıl alacağın %40’ı oranında kötü niyet tazminatının davacı bankadan tahsiline karar verilmiş ise de; takip tarihinde yürürlükte olan İİK 67/2 maddesi uyarınca “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.” düzenlemesi gereği mahkemece koşulları oluşmuş ise davalı lehine hükmedeceği tazminat kötüniyet tazminatıdır.
Mahkemece, davacının, davalı ... hakkında icra takibinde haksız olmakla beraber kötüniyetli olup olmadığı tartışılmadan tazminata karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Davalı ...’ın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davalı ... icra takibine konu edilen borca kısmi itirazda bulunmuş olup, mahkemece borçlunun borca itiraz ettiği kısım dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken, icra takibine konu tüm alacak miktarı yönünden hüküm kurulması 6100 sayılı HMK 24. maddesi uyarınca talep aşımı niteliğinde olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin ve davalı ...’ın sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin ve davalı ...’ın temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalı ...'a iadesine, 09/02/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/750891300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz