İhtiyati Haciz Talebi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/745 E. 2011/1332 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 257↗ muacceliyet↗ üçüncü kişi↗ ihtiyati haciz↗ kefil↗ protokol↗ haciz↗ menfi tespit↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, asıl borçlu KRP Fidancılık San. Tic. A.Ş. ile ihtiyati haciz talep eden arasında borcun ödeme şekli ve tasfiyesine ilişkin protokol düzenlendiği, borcun taksitler halinde ödenmesinin kararlaştırıldığı ve taksitlerin 09.08.2010 tarihinde başlayıp 09.07.2013 tarihinde sona ereceği, talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, alacaklı vekili temyiz etmiştir.
İstem ihtiyati hacze ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere aleyhine ihtiyati haciz istenilen borçlunun, ihtiyati haciz talep eden alacaklı bankanın, üçüncü kişiye karşı açtığı kredinin kefili olduğu çekişmesizdir. İİK'nun 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel olması ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup başka bir koşul aranmaz. Mahkemece bu husus nazara alınarak ihtiyati haciz kararı vermek gerekirken ancak bir menfi tespit davasında tartışılması gereken hususlar gerekçe yapılarak talebin reddine karar verilmesi bozumayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4221 E. 2013/11057 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek prim
Benzer bu kararda… ara göre, davacının 10.09.2007 tarihli talimatı ile poliçenin 08.10.2007 tarihinde iptal edildiği, iptal edilen poliçeye dayanarak tazminat talep edilemeyeceği, ilk «prim» dışında davalıya ödeme yapılmadığı, davacının prim taksitlerinin neden tahsil edilmediğini araştırması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen kar …
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/963 E. 2013/2118 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · kefil · haciz
İncelediğiniz karardaİstem ihtiyati hacze ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere aleyhine «ihtiyati haciz» istenilen borçlunun, ihtiyati haciz talep eden alacaklı bankanın, «üçüncü kişiye» karşı açtığı kredinin «kefili» olduğu çekişmesizdir.
İİK'nun «257». maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için alacağın «muaccel» olması ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup başka bir koşul aranmaz.
A.Ş. ile «ihtiyati haciz» talep eden arasında borcun ödeme şekli ve tasfiyesine ilişkin «protokol» düzenlendiği, borcun taksitler halinde ödenmesinin kararlaştırıldığı ve taksitlerin 09.08.2010 tarihinde başlayıp 09.07.2013 tarihinde sona ereceği, talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaKararı «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, «ihtiyati haciz» isteyen vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Dava, ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
İİK'nın anılan maddesine göre aleyhine «ihtiyati haciz» istenenin lehine verilmiş bir «rehin» söz konusu ise alacaklı rehin tutarı kadar alacağı için öncelikle rehine başvurması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehin · ipotek · kefalet · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kredi «teminatı» olarak ...'in taşınmazının «ipotek» edildiği ve ipotek bedelinin 50.000 TL olup borcu karşıladığı gerekçesiyle ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Somut olaya gelince, ihtiyati hacze konu alacak nedeniyle, «kefil» ... tarafından taşınmazı üzerine banka lehine «ipotek» tesis edilmiş olup, kefil ... yönünden «kefaletten» kaynaklanan alacağın rehinle temin edilmiş olduğu kabul edilemez.
İİK'nın anılan maddesine göre aleyhine «ihtiyati haciz» istenenin lehine verilmiş bir «rehin» söz konusu ise alacaklı rehin tutarı kadar alacağı için öncelikle rehine başvurması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10568 E. 2012/14287 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · kefil · haciz
İncelediğiniz karardaİstem ihtiyati hacze ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere aleyhine «ihtiyati haciz» istenilen borçlunun, ihtiyati haciz talep eden alacaklı bankanın, «üçüncü kişiye» karşı açtığı kredinin «kefili» olduğu çekişmesizdir.
İİK'nun «257». maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için alacağın «muaccel» olması ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup başka bir koşul aranmaz.
A.Ş. ile «ihtiyati haciz» talep eden arasında borcun ödeme şekli ve tasfiyesine ilişkin «protokol» düzenlendiği, borcun taksitler halinde ödenmesinin kararlaştırıldığı ve taksitlerin 09.08.2010 tarihinde başlayıp 09.07.2013 tarihinde sona ereceği, talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, «ipotekle» temin edilmiş alacaklara ilişkin «ihtiyati haciz» istenemeyeceği belirtilerek ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Dava, «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehin · ipotek · kefalet
Benzer bu karardaSomut olaya gelince, ihtiyati hacze konu alacak nedeniyle, asıl borçlu lehine borçlu «kefil» ... tarafından taşınmazı üzerine banka lehine «ipotek» tesis edilmiş olup, borçlu kefil ... yönünden «kefaletten» kaynaklanan alacağın rehinle temin edilmiş olduğu kabul edilemez.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, «ipotekle» temin edilmiş alacaklara ilişkin «ihtiyati haciz» istenemeyeceği belirtilerek ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İİK'nun anılan maddesine göre aleyhine «ihtiyati haciz» istenenin lehine verilmiş bir «rehin» söz konusu ise alacaklı rehin tutarı kadar alacağı için öncelikle rehine başvurması gerekir.
Bu itibarla mahkemece, yukarıda anlatılanlar doğrultusunda, borçlu «kefilin» «kefaletten» kaynaklanan borcunun rehinle temin edilmediği gözetilerek hukuki durumu yeniden ele alınıp, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6079 E. 2010/5774 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil · haciz · İhtiyati Haciz Talebi
İncelediğiniz karardaİİK'nun «257». maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için alacağın «muaccel» olması ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup başka bir koşul aranmaz.
İstem ihtiyati hacze ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere aleyhine «ihtiyati haciz» istenilen borçlunun, ihtiyati haciz talep eden alacaklı bankanın, «üçüncü kişiye» karşı açtığı kredinin «kefili» olduğu çekişmesizdir.
A.Ş. ile «ihtiyati haciz» talep eden arasında borcun ödeme şekli ve tasfiyesine ilişkin «protokol» düzenlendiği, borcun taksitler halinde ödenmesinin kararlaştırıldığı ve taksitlerin 09.08.2010 tarihinde başlayıp 09.07.2013 tarihinde sona ereceği, talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAyrıca İİK «257». maddesinde gösterilen alacağın «ipotekle» «teminat» altına alınmamış olması ve «muaccel» olması «ihtiyati haciz» kararı için yeterli olup başka bir koşul aranmamaktadır.
Mahkemece, borcun «muaccel» olduğuna dair dosyada belge bulunmadığından «ihtiyati haciz» kararı verilmesi temel koşulu olan alacağın varlığı ve muacceliyeti kanıtlanamadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Dava, «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, alacaklı bankanın haciz talebinden önce borçlu ve «kefil» yönünden hesabı kat ettiğini ve bunun tebliğ edildiği 03/12/2009 tarihli «ihtarname» ve dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek · kefalet · ihtarname · teminat
Benzer bu karardaAyrıca İİK «257». maddesinde gösterilen alacağın «ipotekle» «teminat» altına alınmamış olması ve «muaccel» olması «ihtiyati haciz» kararı için yeterli olup başka bir koşul aranmamaktadır.
Dava, «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, alacaklı bankanın haciz talebinden önce borçlu ve «kefil» yönünden hesabı kat ettiğini ve bunun tebliğ edildiği 03/12/2009 tarihli «ihtarname» ve dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Açıklanan bu nedenlerle ve «kefalet» akdinin de geçerli olduğu nazara alınarak mahkemece istemin kabulüne karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/745 E. , 2011/1332 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.11.2010 tarih ve 2010/1007 - 2010/1007 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Alacaklı vekili, müvekkili bankanın, kredi müşterisi olan KRP Fidancılık San. ve Tic. A.Ş. lehine borçlunun müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu krediler kullandırdığını, kullandırılan kredilere ilişkin düzenleme şeklinde para borcu ikrarına havi senet ve alacağın tasfiyesi sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmeye rağmen ödemelerin yapılmadığını ve alacağın muaccel hale geldiğini, hesabın kat edilerek borçlulara ihtarname gönderildiğini, borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesi talep edilmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, asıl borçlu KRP Fidancılık San. Tic. A.Ş. ile ihtiyati haciz talep eden arasında borcun ödeme şekli ve tasfiyesine ilişkin protokol düzenlendiği, borcun taksitler halinde ödenmesinin kararlaştırıldığı ve taksitlerin 09.08.2010 tarihinde başlayıp 09.07.2013 tarihinde sona ereceği, talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, alacaklı vekili temyiz etmiştir.
İstem ihtiyati hacze ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere aleyhine ihtiyati haciz istenilen borçlunun, ihtiyati haciz talep eden alacaklı bankanın, üçüncü kişiye karşı açtığı kredinin kefili olduğu çekişmesizdir. İİK'nun 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel olması ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup başka bir koşul aranmaz. Mahkemece bu husus nazara alınarak ihtiyati haciz kararı vermek gerekirken ancak bir menfi tespit davasında tartışılması gereken hususlar gerekçe yapılarak talebin reddine karar verilmesi bozumayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz talep eden alacaklı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014082100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz