Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2700 E. 2015/6456 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iflasın açılması↗ tasarruf yetkisi↗ aciz vesikası↗ iflas idaresi↗ i̇i̇k 194↗ kısıtlılık↗ ara karar↗ açılmamış sayılma↗ dolandırıcılık↗ tmsf↗ havale↗ iflas↗ terkin↗ yetkisizlik kararı↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalılar TMSF, Y. S. O. Bank Ltd Şti hakkındaki davaların HUMK 409/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, davalılar O. A.Ş, B. Holding A.Ş ve A.. B.. hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının davalılardan TMSF, Y. S. O.Bank Ltd Şti hakkındaki davasını atiye terk etmiş olması sebebiyle anılan davalılar hakkındaki davaların açılmamış sayılmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Davacılar vekilinin davalı O. A.Ş ve davalı B. Holding A.Ş yönünden yaptığı temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı bankanın külli halefi olduğu Y. A.Ş. İ. Şubesi’nde bulunan davacıya ait mevduatın, davacının iradesi fesada uğratılarak Y.S. O. Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı O. A.Ş yönünden dava konusu hesabın davalı Y. A.Ş tarafından, dava dışı Y.. L.. Şti'ye o. bankasına havale edildiği, yapılan işlemin bir havale işlemi olduğu, buna ilişkin dayanak talimatta davacının imzasının bulunduğu, davalı banka nezdinde açılmış bir talimat hesabı bulunmadığı, davalı Y. A.ş aleyhine açılan bilahare el değiştirmesi sebebiyle O. A.Ş aleyhine açılmış davanın husumet yönünden reddine; davalı B. Holding A.Ş yönünden ise, mevduatın yatırıldığı Y.. L.. Şti ile ilgisinin bulunmadığı, ortak ya da yönetici olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı Banka'nın külli halefi Y. A.Ş.’nin yöneticisi olan A. B. hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, A. B. ve Y. A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Y. A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların B.Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak A.B. tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, Y. A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer o.-s. hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle o. hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağının Y. S. O. Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, anılan davalılar hakkında davanın reddi doğru olmayıp, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca davalı bankanın ve davalı B. Holding A.Ş'nin davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere anılan davalıya yönelik yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
(3) Ayrıca, Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilindiği üzere mahkeme kararından sonra Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.10.2007 tarih, 2005/120 Esas, 2007/381 Karar sayılı ilamı ile aleyhine hüküm kurulan davalılardan A.. B..'in iflasına karar verilmiş; iflas kararı 14.01.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
İİK'nun 194. maddesi uyarınca, iflasın açılması ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından 10 gün sonra devam olunabilir. Bu hükmün amacı, iflasın açılması ile tasarruf yetkisi kısıtlanıp yerini iflas idaresi alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır. İflas idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için, ilk önce iflas organlarının teşekkül etmesi ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olması gerekir. İşte bu nedenle müflisin hukuk davalarının belli bir süre durması kabul edilmiştir. O halde, davalı A. A.B. ile ilgili iflas kararı dikkate alınıp, alacaklıların ikinci toplantısının yapılıp yapılmadığı araştırılıp, toplantının yapılmadığının belirlenmesi halinde bir ara karar ile davanın anılan maddede açıklandığı şekilde durmasına karar verilmesi ve şayet toplantının yapıldığı anlaşılmış ise iflas idaresi huzuruyla davaya devam edilerek sonuçlandırılması için kararın bozulması gerekmiştir.
(4) Bozma sebep ve şekline göre, davacının davalı A. A.B. hakkındaki sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3855 E. 2013/3983 K.
Ortak:iflasın açılması · tasarruf yetkisi · aciz vesikası · iflas idaresi · i̇i̇k 194 · kısıtlılık · ara karar · açılmamış sayılma · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır.
İİK'nun «194». maddesi uyarınca, «iflasın açılması» ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından 10 gün sonra devam olunabilir.
A.B. ile ilgili «iflas» kararı dikkate alınıp, alacaklıların ikinci toplantısının yapılıp yapılmadığı araştırılıp, toplantının yapılmadığının belirlenmesi halinde bir «ara» karar ile davanın anılan maddede açıklandığı şekilde durmasına karar verilmesi ve şayet toplantının yapıldığı anlaşılmış ise «iflas idaresi» huzuruyla davaya devam edilerek sonuçlandırılması için kararın bozulması gerekmiştir. (4) Bozma sebep ve şekline göre, davacının davalı A.
Benzer bu karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır.
İİK''nın «194». maddesi uyarınca, «iflasın açılması» ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından ... gün sonra devam olunabilir.
O halde, davalı ... ile ilgili «iflas» davası dikkate alınıp, alacaklıların ikinci toplantısının yapılıp yapılmadığı araştırılıp, toplantının yapılmadığının belirlenmesi halinde bir «ara» karar ile davanın anılan maddede açıklandığı şekilde durmasına karar verilmesi ve şayet toplantının yapıldığı anlaşılmış ise «iflas idaresi» huzuruyla davaya devam edilerek sonuçlandırılması için kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava · davadan feragat · davanın açılmamış sayılması · yenileme · tüzel kişilik · feragat
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı ..., ... hakkındaki davanın müracaata bırakılarak «yenilenmediği», davalılar ... ... hakkındaki «davadan feragat» edildiği, davalı ...
A.Ş., ...Holding A.Ş. ve ... haklarında «erken açılan» davanın reddine, davalılar ...Taahhüt A.Ş., ... hakkında açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine, ..., ... hakkında açılan «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
A.Ş. hesap sahibinin bu bankanın ayrı bir «tüzel kişiliği» olan ... ... ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5322 E. 2013/21459 K.
Ortak:iflasın açılması · tasarruf yetkisi · aciz vesikası · iflas idaresi · i̇i̇k 194 · kısıtlılık · ara karar · dolandırıcılık · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır.
İİK'nun «194». maddesi uyarınca, «iflasın açılması» ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından 10 gün sonra devam olunabilir.
A.B. ile ilgili «iflas» kararı dikkate alınıp, alacaklıların ikinci toplantısının yapılıp yapılmadığı araştırılıp, toplantının yapılmadığının belirlenmesi halinde bir «ara» karar ile davanın anılan maddede açıklandığı şekilde durmasına karar verilmesi ve şayet toplantının yapıldığı anlaşılmış ise «iflas idaresi» huzuruyla davaya devam edilerek sonuçlandırılması için kararın bozulması gerekmiştir. (4) Bozma sebep ve şekline göre, davacının davalı A.
Benzer bu karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır.
İİK.nun «194». maddesi uyarınca, «iflasın açılması» ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından 10 gün sonra devam olunabilir.
O halde, davalı ... ile ilgili «iflas» davası dikkate alınıp, alacaklıların ikinci toplantısının yapılıp yapılmadığı araştırılıp, toplantının yapılmadığının belirlenmesi halinde bir «ara» karar ile davanın anılan maddede açıklandığı şekilde durmasına karar verilmesi ve şayet toplantının yapıldığı anlaşılmış ise «iflas idaresi» huzuruyla davaya devam edilerek sonuçlandırılması için kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacıların parasının off-shore hesabına «havale» edildiği, davacının hesabının Yurt Security Off-Shore Ltd'de olması nedeniyle davacıların öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davanın henüz «erken açılan» bir dava olduğu gerekçesiyle, davalı banka yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden ise, paranın havale edildiği adı geçen şirket ile davalının her hangi bir irtibatının bulunmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine, davalı TMSF yönünden ise idari yargının «görevli» olduğu gerekçesiyle, görev yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1473 E. 2014/8474 K.
Ortak:aciz vesikası · dolandırıcılık · husumet · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz karardaA.Ş aleyhine açılmış davanın «husumet» yönünden reddine; davalı B.
B. hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların B.Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak A.B. tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır.
Benzer bu karardaBank A.Ş. aleyhine «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar karar verilmiştir.
Holding A.Ş'nin yöneticisi olan .. hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve iş bu ceza hükmü Yargıtay 7.
A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların B..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet · tüzel kişilik
Benzer bu karardaŞti'nin ayrı bir «tüzel kişiliği» bulunduğu, off shore hesabının tasarruf mevduatı niteliğinde bulunmadığı, bu nedenle davada TMSF ve O.
A.Ş'den farklı bir «tüzel kişiliğe» sahip olduğu gerekçesiyle bu davalı hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
A.Ş'nin hukuki durumunun saptanması gerekirken, bu davalı hakkında açılan davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12454 E. 2017/261 K.
Ortak:aciz vesikası · açılmamış sayılma · dolandırıcılık · terkin · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaO.Bank Ltd Şti hakkındaki davasını atiye «terk» etmiş olması sebebiyle anılan davalılar hakkındaki davaların «açılmamış sayılmasında» bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. (2) Davacılar vekilinin davalı O.
Bank Ltd Şti hakkındaki davaların HUMK 409/5. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalılar O.
B. hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Benzer bu karardaLtd aleyhine açtığı davayı atiye «terk» ettiği, diğer davalıların bu aşamada sorumlulukları olmadığı gerekçesiyle....
Ltd aleyhine açılan «davanın açılmamış sayılmasına», ... aleyhine açılan davanın idari yargı «görevli» olduğundan reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Şti. aleyhine açılan davanın atiye «terk» edildiği, diğer davalılar yönünden erken açıldığı gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın «görevsizlik» nedeniyle reddine, davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava · davanın açılmamış sayılması · eş rızası · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaLtd aleyhine açılan «davanın açılmamış sayılmasına», ... aleyhine açılan davanın idari yargı «görevli» olduğundan reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Ltd hesabına yatırdığını, öncelikle anılan şirketten talepte bulunması ve tüm hukuki yolları tüketmesi gerektiği, davanın «erken açılan» bir dava olduğu, davacının....
Ankara Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının «rızası» dışında ...
Şti. aleyhine açılan davanın atiye «terk» edildiği, diğer davalılar yönünden erken açıldığı gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın «görevsizlik» nedeniyle reddine, davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1999 E. 2018/7554 K.
Ortak:aciz vesikası · dolandırıcılık · husumet · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz karardaA.Ş aleyhine açılmış davanın «husumet» yönünden reddine; davalı B.
B. hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların B.Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak A.B. tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır.
Benzer bu karardaBank'ın aynı «tüzel kişiliği» bulunduğu davalı bankanın ayrı bir tüzel kişilik olduğu, davalılara «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Holding A.Ş'nin yöneticisi olan Ali ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve iş bu ceza hükmü Yargıtay 7.
A.Ş. aracılığıyla off - shore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet · tüzel kişilik
Benzer bu karardaBank'ın aynı «tüzel kişiliği» bulunduğu davalı bankanın ayrı bir tüzel kişilik olduğu, davalılara «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bank Ltd'nin davalı ...'den farklı bir «tüzel kişiliğe» sahip olduğu gerekçesiyle bu davalı hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Bank A.Ş'nin külli halefi olan ...'nin hukuki durumunun saptanması gerekirken, bu davalı hakkında açılan davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8684 E. 2016/3462 K.
Ortak:aciz vesikası · açılmamış sayılma · dolandırıcılık · iflas · husumet · i̇i̇k 72/son · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaBank Ltd Şti hakkındaki davaların HUMK 409/5. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalılar O.
O.Bank Ltd Şti hakkındaki davasını atiye «terk» etmiş olması sebebiyle anılan davalılar hakkındaki davaların «açılmamış sayılmasında» bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. (2) Davacılar vekilinin davalı O.
A.Ş aleyhine açılmış davanın «husumet» yönünden reddine; davalı B.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı .... yönünden açılan davanın «husumetten» reddine, davalı .... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise, davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.10.2007 tarih ve 2005/120 Esas, 2007/381 sayılı kararı ile davalılardan ...'in «iflasına» karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, «ikinci alacaklılar toplantısının» ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. .../...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · davanın açılmamış sayılması · tebligat
Benzer bu karardaBu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. .../...
Mahkemece, davalı .... yönünden açılan davanın «husumetten» reddine, davalı .... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise, davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.10.2007 tarih ve 2005/120 Esas, 2007/381 sayılı kararı ile davalılardan ...'in «iflasına» karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, «ikinci alacaklılar toplantısının» ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14179 E. 2014/18 K.
Ortak:aciz vesikası · açılmamış sayılma · dolandırıcılık · havale · husumet · i̇i̇k 72/son · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaBank Ltd Şti hakkındaki davaların HUMK 409/5. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalılar O.
O.Bank Ltd Şti hakkındaki davasını atiye «terk» etmiş olması sebebiyle anılan davalılar hakkındaki davaların «açılmamış sayılmasında» bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. (2) Davacılar vekilinin davalı O.
Şti'ye o. bankasına «havale» edildiği, yapılan işlemin bir havale işlemi olduğu, buna ilişkin dayanak talimatta davacının imzasının bulunduğu, davalı banka nezdinde açılmış bir talimat hesabı bulunmadığı, davalı Y.
Benzer bu karardaBank A.Ş. tarafından dava dışı Y.Security Off Shore Ltd.'ye ait bankaya «havale» edildiği, buna ilişkin talimatta davacının imzasının bulunduğu, davalı banka nezdinde açılmış bir hesap bulunmadığı gerekçesiyle Y. ve O. hakkında açılan davanın «husumetten» reddine, davalılar B.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacıların alacağını davalı Y.Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nın 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nın 41, TTK’nın 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerç …
Şti. hakkında açılan davanın HUMK'nın 409/5. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın açılmamış sayılması
Benzer bu karardaSecurity Off Shore Bank hakkında açılan dava yönünden atiye bırakılma nedeniyle, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş bulunmasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4765 E. 2015/6467 K.
Ortak:iflasın açılması · tasarruf yetkisi · aciz vesikası · iflas idaresi · i̇i̇k 194 · kısıtlılık · ara karar · dolandırıcılık · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır.
İİK'nun «194». maddesi uyarınca, «iflasın açılması» ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından 10 gün sonra devam olunabilir.
A.B. ile ilgili «iflas» kararı dikkate alınıp, alacaklıların ikinci toplantısının yapılıp yapılmadığı araştırılıp, toplantının yapılmadığının belirlenmesi halinde bir «ara» karar ile davanın anılan maddede açıklandığı şekilde durmasına karar verilmesi ve şayet toplantının yapıldığı anlaşılmış ise «iflas idaresi» huzuruyla davaya devam edilerek sonuçlandırılması için kararın bozulması gerekmiştir. (4) Bozma sebep ve şekline göre, davacının davalı A.
Benzer bu karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır.
İİK' nın «194». maddesi uyarınca, «iflasın açılması» ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından 10 gün sonra devam olunabilir.
Avni Balkaner ile ilgili «iflas» davası dikkate alınıp, alacaklıların ikinci toplantısının yapılıp yapılmadığı araştırılıp, toplantının yapılmadığının belirlenmesi halinde bir «ara» karar ile davanın anılan maddede açıklandığı şekilde durmasına karar verilmesi ve şayet toplantının yapıldığı anlaşılmış ise «iflas idaresi» huzuruyla davaya devam edilerek sonuçlandırılması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi ücreti · dava dilekçesinin tebliği · kesin süre · muvafakat · uyuşmazlık konusu · bilirkişi incelemesi · tebligat · taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı TMSF hakkındaki davanın atiye bırakıldığı, davalının da buna «muvafakati» bulunduğu anlaşılmakla HUMK'un 185/2 maddesi gereğince karar «verilmesine yer olmadığına» ve davacının verilen «kesin süreye» rağmen «bilirkişi ücreti» ve «tebligat» giderini yatırmadığı, Y..
Mahkemece, davacının verilen «kesin süreye» rağmen «bilirkişi ücreti» ve «tebligat» giderini yatırmadığı, Y..
L..'ne dava «dilekçesini tebliğ» ettirmediği ve 29.05.2002 tarihli duruşmada da bu davalı ile ilgili davasını atiye bıraktığını belirttiği, bu nedenle davacının öncelikle Y..
L..'ye dava «dilekçesini tebliğ» ettirmediği, 29.05.2002 tarihli celsede bu davalı ile ilgili davasını atiye bıraktığı, bu nedenle öncelikle Y..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/2700 E. , 2015/6456 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 14/10/2003
NUMARASI 2001/1856-2003/1174
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/10/2003 tarih ve 2001/1856-2003/1174 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın İ. Şubesinde hesabı bulunduğunu, banka personelinin tavsiye ve telkinleri sonucu parasını o. hesabına yatırdığını, hesaptaki paranın davalı bankanın güvencesinde olduğunun belirtildiğini, davalı banka ile off shore bankası arasında organik bağ bulunduğunu ileri sürerek, 2.400 TL'nin 01.12.1999 tarihinden itibaren hesaplanacak yıllık %83 faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş,
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davalılar TMSF, Y. S. O. Bank Ltd Şti hakkındaki davaların HUMK 409/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, davalılar O. A.Ş, B. Holding A.Ş ve A.. B.. hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının davalılardan TMSF, Y. S. O.Bank Ltd Şti hakkındaki davasını atiye terk etmiş olması sebebiyle anılan davalılar hakkındaki davaların açılmamış sayılmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Davacılar vekilinin davalı O. A.Ş ve davalı B. Holding A.Ş yönünden yaptığı temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı bankanın külli halefi olduğu Y. A.Ş. İ. Şubesi’nde bulunan davacıya ait mevduatın, davacının iradesi fesada uğratılarak Y.S. O. Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı O. A.Ş yönünden dava konusu hesabın davalı Y. A.Ş tarafından, dava dışı Y.. L.. Şti'ye o. bankasına havale edildiği, yapılan işlemin bir havale işlemi olduğu, buna ilişkin dayanak talimatta davacının imzasının bulunduğu, davalı banka nezdinde açılmış bir talimat hesabı bulunmadığı, davalı Y. A.ş aleyhine açılan bilahare el değiştirmesi sebebiyle O. A.Ş aleyhine açılmış davanın husumet yönünden reddine; davalı B. Holding A.Ş yönünden ise, mevduatın yatırıldığı Y.. L.. Şti ile ilgisinin bulunmadığı, ortak ya da yönetici olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı Banka'nın külli halefi Y.
A.Ş.’nin yöneticisi olan A. B. hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, A. B. ve Y. A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Y. A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların B.Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak A.B. tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, Y.
A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer o.-s. hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle o. hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağının Y. S. O. Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, anılan davalılar hakkında davanın reddi doğru olmayıp, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca davalı bankanın ve davalı B. Holding A.Ş'nin davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere anılan davalıya yönelik yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
(3) Ayrıca, Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilindiği üzere mahkeme kararından sonra Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.10.2007 tarih, 2005/120 Esas, 2007/381 Karar sayılı ilamı ile aleyhine hüküm kurulan davalılardan A.. B..'in iflasına karar verilmiş; iflas kararı 14.01.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
İİK'nun 194. maddesi uyarınca, iflasın açılması ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından 10 gün sonra devam olunabilir. Bu hükmün amacı, iflasın açılması ile tasarruf yetkisi kısıtlanıp yerini iflas idaresi alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır. İflas idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için, ilk önce iflas organlarının teşekkül etmesi ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olması gerekir. İşte bu nedenle müflisin hukuk davalarının belli bir süre durması kabul edilmiştir.
O halde, davalı A. A.B. ile ilgili iflas kararı dikkate alınıp, alacaklıların ikinci toplantısının yapılıp yapılmadığı araştırılıp, toplantının yapılmadığının belirlenmesi halinde bir ara karar ile davanın anılan maddede açıklandığı şekilde durmasına karar verilmesi ve şayet toplantının yapıldığı anlaşılmış ise iflas idaresi huzuruyla davaya devam edilerek sonuçlandırılması için kararın bozulması gerekmiştir.
(4) Bozma sebep ve şekline göre, davacının davalı A. A.B. hakkındaki sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı banka vekilinin davalılardan TMSF ve Y. S. O. Bank Ltd Şti'ye yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılardan O. A.Ş. ve B.Holding A.Ş. 'ye yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenle davalı A. A. B. hakkında verilen hükmün BOZULMASINA, (4) Bozma sebep ve şekline göre, davacının davalı A. Avni Balkaner hakkındaki sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 06/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/135866000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz