Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/18269 E. 2013/16319 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 266↗ bilirkişi incelemesi↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 09/08/2010 tarihli bilirkişi raporunda, davalı bankanın 10.398,21 TL tahsil etmesi gerekirken 17.770,00 TL tahsil ettiği ve böylece 7.371,71 TL fazla tahsilat yaptığının belirtildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 7.371,71 TL 'nin 12.05.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, alacak istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davacının ödemesi gereken tutarın miktarında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın bu mahiyetine göre de, çekişmenin halli özel ve teknik bilgiyi gerektirmektedir.
HMK 282. maddesi uyarınca hâkim, bilirkişi raporu ve görüşü ile bağlı olmamakla beraber, HMK'nun 266 ncı maddesi gereği, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Somut olayda dava konusu uyuşmazlığın hâkimin hukuki bilgisi ile çözümü mümkün olmayıp özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Her ne kadar HMK'nun 282 maddesi uyarınca bilirkişi raporu diğer delillerle birlikte hakim tarafından serbestçe takdir edilirse de, bu husus özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda hakimin kendi bilgisi ile uyuşmazlığı çözeceği anlamında yorumlanamaz. Mahkemece, alınan 09.08.2010 tarihli bilirkişi raporu yeterli bulunmayarak yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması cihetine gidildiği halde yeterli bulunmayan rapora göre karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Endüstriyel tasarım hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1631 E. 2015/8400 K.
Ortak:i̇i̇k 266 · bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz karardaHMK 282. maddesi uyarınca hâkim, bilirkişi raporu ve görüşü ile bağlı olmamakla beraber, HMK'nun «266» ncı maddesi gereği, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.
Somut olayda dava konusu uyuşmazlığın hâkimin hukuki bilgisi ile çözümü mümkün olmayıp özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılmıştır.
Mahkemece, alınan 09.08.2010 tarihli bilirkişi raporu yeterli bulunmayarak yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılması cihetine gidildiği halde yeterli bulunmayan rapora göre karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, davalının tescili için başvuruda bulunduğu tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığı iddiasına dayalı TPE YİDK kararının iptali ve tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın halli özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden HMK’nun «266» vd. maddeleri uyarınca bilirkişi görüşü alınması gerekir.
Nitekim, mahkemece de bu husus kabul edilerek, «bilirkişi incelemesi» yaptırılması cihetine gidilmiştir.
HMK’nın «266» ve müteakip maddelerinde “bilirkişi” müessesesi düzenlenmiş olup, mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 282. maddesinde de, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporları arasında çelişki · kısıtlılık · ayırt edicilik
Benzer bu karardaOysa, somut uyuşmazlıkta özel ve teknik bilgi gerektiren yenilik ve «ayırt edicilik» değerlendirmesi mahkemece bilirkişi yerine geçilmek suretiyle gerçekleştirildiğinden karar gerekçesindeki mahkeme görüşünün hukuki değerlendirme niteliğinde olduğunun kabulü mümkün olmayacağı gibi, görüşüne başvurulan bilirkişi raporlarından farklı olarak karar gerekçesinde mahkemece bizzat yapılan özel ve teknik değerlendirmeye karşı tarafların yargılama esnasında itiraz haklarını kullanma hakları da engellenmiş olacağından, tarafların savunma haklarına «kısıtlama» getirici bu düşünce ve yorum tarzı da kabul edilemez.
Bu açıklamalar itibariyle mahkemece, «bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin», yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak giderilmesi suretiyle dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir kara …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/18269 E. , 2013/16319 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/12/2010 tarih ve 2009/462-2010/501 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı şahıs ile davalı banka arasında imzalanan kredi sözleşmesinin kefili olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle müvekkiline karşı takip başlatıldığını, bunun sonucunda müvekkiline ait taşınmazın haczedilerek değerinin çok altında bir bedelle satıldığını, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, 137.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 09/08/2010 tarihli bilirkişi raporunda, davalı bankanın 10.398,21 TL tahsil etmesi gerekirken 17.770,00 TL tahsil ettiği ve böylece 7.371,71 TL fazla tahsilat yaptığının belirtildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 7.371,71 TL 'nin 12.05.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, alacak istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davacının ödemesi gereken tutarın miktarında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın bu mahiyetine göre de, çekişmenin halli özel ve teknik bilgiyi gerektirmektedir.
HMK 282. maddesi uyarınca hâkim, bilirkişi raporu ve görüşü ile bağlı olmamakla beraber, HMK'nun 266 ncı maddesi gereği, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Somut olayda dava konusu uyuşmazlığın hâkimin hukuki bilgisi ile çözümü mümkün olmayıp özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Her ne kadar HMK'nun 282 maddesi uyarınca bilirkişi raporu diğer delillerle birlikte hakim tarafından serbestçe takdir edilirse de, bu husus özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda hakimin kendi bilgisi ile uyuşmazlığı çözeceği anlamında yorumlanamaz. Mahkemece, alınan 09.08.2010 tarihli bilirkişi raporu yeterli bulunmayarak yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması cihetine gidildiği halde yeterli bulunmayan rapora göre karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041281600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz