Ticaret unvanının terkini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2572 E. 2015/8392 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanının terkini↗ makul süre↗ ticaret unvanı↗ kâr kaybı↗ terkin↗ ihtarname↗ ilan↗ haksız rekabet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının ticaret unvanının ve markasının ayırt edici kısmının ''F.'' ibaresi olduğu, davalının ticaret unvanının ayırt edici kısmının da aynı ibareyi taşıdığı, davacı şirketin F. kelimesini ek olarak içeren ticaret unvanını 29/01/1981 tarihinde tescil ettirdiği, davalı şirketin ise 30/02/2002 tarihinde tescil edilerek kurulduğu, dolayısıyla davalının F. ibaresini içeren ticaret unvanını tescil ettirdiği tarihte F. ibaresinin davacı tarafça kullanılıyor olduğu, bu nedenle davalının ticaret unvanından F. ibaresinin terkinini talep etmekte haklı olduğu, korunması talep edilen davacıya ait marka tescile dayalı olduğundan, benzer çalışma, amaç, konu, içerisinde olmasalar dahi 6102 sayılı TTK'nun 52. maddesi kapsamında terkin talep edilebileceği, davacı tarafça davalıya çekilen ihtarname tarihi göz önünde bulundurulduğunda, uzun süre sessiz kalınarak hak kaybına uğranıldığının kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davalının ticaret unvanındaki Fırat ibaresinin ticaret sicilinden terkinine, sicilde tescilli olan ticaret unvanının terkin edilinceye kadar kullanımı, haksız rekabet teşkil etmeyip, yasal bir kullanım olacağından, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirketin ticaret ünvanında yer alan "F." ibaresinin terkinine ilişkin olarak açılmıştır. Her ne kadar TTK'nun 54. maddesi uyarınca davacı, iltibasa neden olan ticaret ünvanının terkinini isteyebilme hakkına sahip ise de; Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, böyle bir davanın makul sürede açılması gerekir. Ticaret ünvanları tescil ve ilana tabi bulunduğundan makul sürenin hesabında bunun da nazara alınması icap eder. Makul sürenin geçirilmesi halinde sessiz kalma nedeni ile hak kaybı oluşur.
Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar her iki tarafın ticaret ünvanının esas unsurları benzer ise de, davalının ünvanının tescilinden yaklaşık 10 yıl sonra dava açıldığından, kendisini mevcut ünvanı ile tanıtan davalının ünvanının terkini istenemez. Bu itibarla mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12998 E. 2012/4052 K.
Ortak:makul süre · kâr kaybı · terkin · ilan · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının «ticaret unvanının» ve markasının ayırt edici kısmının ''F.'' ibaresi olduğu, davalının ticaret unvanının ayırt edici kısmının da aynı ibareyi taşıdığı, davacı şirketin F. kelimesini ek olarak içeren ticaret unvanını 29/01/1981 tarihinde tescil ettirdiği, davalı şirketin ise 30/02/2002 tarihinde tescil edilerek kurulduğu, dolayısıyla davalının F. ibaresini içeren ticaret unvanını tescil ettirdiği tarihte F. ibaresinin davacı tarafça kullanılıyor olduğu, bu nedenle davalının ticaret unvanından F. ibaresinin terkinini talep etmekte haklı olduğu, korunması talep edilen davacıya ait marka tescile dayalı olduğundan, benzer çalışma, amaç, konu, içerisinde olmasalar dahi 6102 sayılı TTK'nun 52. maddesi kapsamında «terkin» talep edilebileceği, davacı tarafça davalıya çekilen «ihtarname» tarihi göz önünde bulundurulduğunda, uzun süre sessiz kalınarak hak «kaybına» uğranıldığının kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davalının ticaret unvanındaki Fırat ibaresinin ticaret sicilinden terkinine, sicilde tescilli olan «ticaret unvanının terkin» edilinceye kadar kullanımı, «haksız rekabet» teşkil etmeyip, yasal bir kullanım olacağından, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar TTK'nun 54. maddesi uyarınca davacı, «iltibasa» neden olan ticaret ünvanının terkinini isteyebilme hakkına sahip ise de; Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, böyle bir davanın «makul sürede» açılması gerekir.
Ticaret ünvanları tescil ve «ilana» tabi bulunduğundan «makul sürenin» hesabında bunun da nazara alınması icap eder.
Benzer bu karardaHer ne kadar TTK'nun 54. maddesi uyarınca davacı, tecavüzün önlenmesini ve «iltibasa» neden olan ticaret ünvanının terkinini isteyebilir ise de, Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, böyle bir davanın «makul sürede» açılması gerekir.
Ticaret ünvanları tescil ve «ilana» tabi bulunduğundan «makul sürenin» hesabında bunun da nazara alınması icap eder.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin ünvanını «ticaret siciline» daha önce kaydettirdiği, taraf şirketlerin farklı illerde faaliyet gösterdikleri, 2009 yılında davacının davalının ünvanını öğrendiği, okunuş itibariyle şirket ünvanlarının birbirine benzediği, bu nedenle davalının eyleminin «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin ünvanını «ticaret siciline» daha önce kaydettirdiği, taraf şirketlerin farklı illerde faaliyet gösterdikleri, 2009 yılında davacının davalının ünvanını öğrendiği, okunuş itibariyle şirket ünvanlarının birbirine benzediği, bu nedenle davalının eyleminin «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6175 E. 2013/21271 K.
Ortak:ticaret unvanının terkini · ticaret unvanı · terkin
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının «ticaret unvanının» ve markasının ayırt edici kısmının ''F.'' ibaresi olduğu, davalının ticaret unvanının ayırt edici kısmının da aynı ibareyi taşıdığı, davacı şirketin F. kelimesini ek olarak içeren ticaret unvanını 29/01/1981 tarihinde tescil ettirdiği, davalı şirketin ise 30/02/2002 tarihinde tescil edilerek kurulduğu, dolayısıyla davalının F. ibaresini içeren ticaret unvanını tescil ettirdiği tarihte F. ibaresinin davacı tarafça kullanılıyor olduğu, bu nedenle davalının ticaret unvanından F. ibaresinin terkinini talep etmekte haklı olduğu, korunması talep edilen davacıya ait marka tescile dayalı olduğundan, benzer çalışma, amaç, konu, içerisinde olmasalar dahi 6102 sayılı TTK'nun 52. maddesi kapsamında «terkin» talep edilebileceği, davacı tarafça davalıya çekilen «ihtarname» tarihi göz önünde bulundurulduğunda, uzun süre sessiz kalınarak hak «kaybına» uğranıldığının kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davalının ticaret unvanındaki Fırat ibaresinin ticaret sicilinden terkinine, sicilde tescilli olan «ticaret unvanının terkin» edilinceye kadar kullanımı, «haksız rekabet» teşkil etmeyip, yasal bir kullanım olacağından, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar her iki tarafın ticaret ünvanının esas unsurları benzer ise de, davalının ünvanının tescilinden yaklaşık 10 yıl sonra dava açıldığından, kendisini mevcut ünvanı ile tanıtan davalının ünvanının «terkini» istenemez.
Benzer bu kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve «ticaret unvanı terkini» koşullarının gerçekleşmiş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
… da bulunan PANAMERA ibaresini aynı zamanda markasal olarak da kullandığına ve bu suretle davacının tescilli markasına tecavüz ettiğine ilişkin bir delil olmamasına, «terkin» edilinceye kadar sicilde tescilli olan bir «ticaret unvanı» kullanımının da yasal bir kullanım oluşturmasına rağmen, mahkemece «marka hakkına tecavüzünün» tespitine de karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz
Benzer bu kararda… da bulunan PANAMERA ibaresini aynı zamanda markasal olarak da kullandığına ve bu suretle davacının tescilli markasına tecavüz ettiğine ilişkin bir delil olmamasına, «terkin» edilinceye kadar sicilde tescilli olan bir «ticaret unvanı» kullanımının da yasal bir kullanım oluşturmasına rağmen, mahkemece «marka hakkına tecavüzünün» tespitine de karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/2572 E. , 2015/8392 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ÇORLU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ 15/04/2014
NUMARASI 2012/482-2014/222
Taraflar arasında görülen davada Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/04/2014 tarih ve 2012/482-2014/222 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 19/01/1981 tarihinde ticaret siciline tescil edildiğini, ''F'' ibaresinin 14/01/1982, ''F.P.'' ibaresinin ise 16/11/1998 tarihinden beri TPE nezdinde müvekkili şirket adına marka olarak tescilli olduğunu, davalının müvekkili şirketin tanınmışlığından yararlanmak düşüncesi ile ''F.'' ibaresini şirket unvanı olarak tescil ettirdiğini, ''F.P'' markasını da haksız olarak görsel, yazılı emtialar ve internet sitelerinde kullandığını ileri sürerek, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile davalının ticaret unvanından ''F.'' ibaresinin terkinine, F. unvanının davalının ticaret unvanında kullanmasının önlenmesine, bu unvanın yer aldığı tanıtım malzemeleri ve ticari belgelerin kullanılmasının men'ine, silinebilenlerin silinmesine, silinemeyenlerin ise kullanılmasının önlenilmesine, müvekkili şirket adına marka olarak tescilli ''F.
P.'' markasının davalıya tanıtım malzemeleri, ticari belgelerde, görsel ve yazılı belgeler ve internet ortamında kullanılmasının men'ine, silinebilenlerin silinmesine, silinemeyenlerin ise kullanılmasının önlenilmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, tarafların ticaret ünvanlarının ve iştigal konularının farklı olduğunu, ticaret unvanlarındaki benzerliğin tespitinde kelime benzerliğinin tek başına yeterli olmayacağını, ''F.' ibaresinin müvekkili şirket ortaklarının soyadı olduğunu, işletmenin adının 1980'li yıllardan beri kullanıldığını, müvekkili şirketin unvanını tescil ettirdiği tarihten bu yana 10 yıl geçtiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının ticaret unvanının ve markasının ayırt edici kısmının ''F.'' ibaresi olduğu, davalının ticaret unvanının ayırt edici kısmının da aynı ibareyi taşıdığı, davacı şirketin F. kelimesini ek olarak içeren ticaret unvanını 29/01/1981 tarihinde tescil ettirdiği, davalı şirketin ise 30/02/2002 tarihinde tescil edilerek kurulduğu, dolayısıyla davalının F. ibaresini içeren ticaret unvanını tescil ettirdiği tarihte F. ibaresinin davacı tarafça kullanılıyor olduğu, bu nedenle davalının ticaret unvanından F. ibaresinin terkinini talep etmekte haklı olduğu, korunması talep edilen davacıya ait marka tescile dayalı olduğundan, benzer çalışma, amaç, konu, içerisinde olmasalar dahi 6102 sayılı TTK'nun 52.
maddesi kapsamında terkin talep edilebileceği, davacı tarafça davalıya çekilen ihtarname tarihi göz önünde bulundurulduğunda, uzun süre sessiz kalınarak hak kaybına uğranıldığının kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davalının ticaret unvanındaki Fırat ibaresinin ticaret sicilinden terkinine, sicilde tescilli olan ticaret unvanının terkin edilinceye kadar kullanımı, haksız rekabet teşkil etmeyip, yasal bir kullanım olacağından, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirketin ticaret ünvanında yer alan "F." ibaresinin terkinine ilişkin olarak açılmıştır. Her ne kadar TTK'nun 54. maddesi uyarınca davacı, iltibasa neden olan ticaret ünvanının terkinini isteyebilme hakkına sahip ise de; Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, böyle bir davanın makul sürede açılması gerekir. Ticaret ünvanları tescil ve ilana tabi bulunduğundan makul sürenin hesabında bunun da nazara alınması icap eder. Makul sürenin geçirilmesi halinde sessiz kalma nedeni ile hak kaybı oluşur.
Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar her iki tarafın ticaret ünvanının esas unsurları benzer ise de, davalının ünvanının tescilinden yaklaşık 10 yıl sonra dava açıldığından, kendisini mevcut ünvanı ile tanıtan davalının ünvanının terkini istenemez. Bu itibarla mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/134194200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz