Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2413 E. 2015/8015 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerçek değer tespiti↗ sorumluluk üst sınırı (sdr)↗ özel çekme hakkı (sdr)↗ taşıyanın sorumluluğu↗ sdr↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ gerçek zarar↗ taşıyıcı↗ taşıyan↗ maddi tazminat↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, somut olaya uygulnamsı gereken V. Konvansiyonu hükümleri gereğince hava yolu ile bagaj taşımalarında yolcunun taşıma öncesinde hava yolu şirketine teslim etmiş olduğu bagaja ilişkin olarak özel bir fayda bildiriminde bulunmaması ve buna ilişkin olarak sigorta yaptırmaması ya da ek bir ücret ödememiş olması halinde bagajın kaybolması nedeniyle taşıyıcının sorumluluğunun her bir yolcu üst sınır olarak 1131 özel çekme hakkı ve kg başına 17 özel çekme hakkı (SDR) ile sınırlı olduğu esasının kabul edildiği, davacının davalıya teslim ettiği bavulun ağırlığının 12 kg olduğu ve davacının iş bu bagajı taşıyıcıya verirken bavul içinde bulunan eşyaların kıymeti hakkında davalıya herhangi bir özel fayda bildiriminde bulunmadığı gibi bavul için ek bir ücret ödemesi de yapmadığı, davacının gerçek zararının tespiti bakımından eşyaların gerçek değerini tespit etmenin zor olduğu, davacı için çok önemli olduğu anlaşılan bayiler toplantısına gitmek için özenli ve kaliteli giyinme gayreti gösterdiği ve şirketteki konumu gereği buna dikkat ettiğinin tanık beyanlarından anlaşılmakla davacının beyan ettiği maddi değerin gerçek değer olarak kabul edildiği ve bu miktarın davalı taşıyıcının sorumlu olduğu üst sınırı aşmadığı, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü 3.076,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalının temyiz itirazlarına gelince, davaya konu zararın meydana geldiği taşıma 04.11.2012 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Dava konusu taşımanın tabi olduğu 1999 tarihli M. K. uyarınca davalı taşıyıcının sorumluluğu her yolcu için 1000 özel çekme hakkı ile sınırlı tutulmuştur. Somut olayda, mahkemece gerçek zarar miktarının belirleme yöntemi isabetli ise de, gerçek zarar miktarının anılan Konvansiyon uyarınca belirlenecek davalı taşıyıcının sorumlu olduğu üst limitin altında olup olmadığı yönünden bir değerlendirme yapılmamıştır.
Bu durumda, mahkemece 1999 tarihli M. K. uyarınca davalı taşıyıcının sorumlu olduğu üst sınır belirlenerek, gerçek zarar davalı taşıyanın sorumluluk üst limitinin altında ise gerçek zarara, gerçek zararın sorumluluk üst limitini aştığı durumda ise taşıyıcının üst limit miktarınca sorumlu tutulması gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Hava taşıması zararı | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15640 E. 2016/4224 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · taşıyıcı
İncelediğiniz karardaKonvansiyonu hükümleri gereğince hava yolu ile bagaj taşımalarında yolcunun taşıma öncesinde hava yolu şirketine «teslim» etmiş olduğu bagaja ilişkin olarak özel bir fayda bildiriminde bulunmaması ve buna ilişkin olarak sigorta yaptırmaması ya da ek bir ücret ödememiş olması halinde bagajın kaybolması nedeniyle «taşıyıcının sorumluluğunun» her bir yolcu üst sınır olarak 1131 özel çekme hakkı ve kg başına 17 özel çekme hakkı (SDR) ile sınırlı olduğu esasının kabul edildiği, davacının davalıya teslim ettiği bavulun ağırlığının 12 kg olduğu ve davacının iş bu bagajı taşıyıcıya verirken bavul içinde bulunan eşyaların kıymeti hakkında davalıya herhangi bir özel fayda bildiriminde bulunmadığı gibi bavul için ek bir ücret ödemesi de yapmadığı, davacının «gerçek zararının» tespiti bakımından eşyaların «gerçek değerini tespit» etmenin zor olduğu, davacı için çok önemli olduğu anlaşılan bayiler toplantısına gitmek için özenli ve kaliteli giyinme gayreti gösterdiği ve şirketteki konumu gereği buna dikkat ettiğinin tanık beyanlarından anlaşılmakla davacının beyan ettiği maddi değerin gerçek değer olarak kabul edildiği ve bu miktarın davalı taşıyıcının sorumlu olduğu üst sınırı aşmadığı, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü 3.076,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece «gerçek zarar» miktarının belirleme yöntemi isabetli ise de, gerçek zarar miktarının anılan Konvansiyon uyarınca belirlenecek davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğu üst limitin altında olup olmadığı yönünden bir değerlendirme yapılmamıştır.
K. uyarınca davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğu üst sınır belirlenerek, «gerçek zarar» davalı «taşıyanın sorumluluk» üst limitinin altında ise gerçek zarara, gerçek zararın sorumluluk üst limitini aştığı durumda ise taşıyıcının üst limit miktarınca sorumlu tutulması gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaKonvansiyonu'nun 26.3.20011 tarihinde yürürlüğe giren ve 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi'yle değişik 22. maddesine göre bagajın kaybolması ya da «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluktur».
Bu durumda, yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle üst sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, mahkemece «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» tespit edilmeden ve «hava taşıması» konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmadan doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıyıcısının sorumluluğu · bagaj kaybı · hava taşıması · sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · kâr kaybı · hasar
Benzer bu karardaKonvansiyonu'nun 26.3.20011 tarihinde yürürlüğe giren ve 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi'yle değişik 22. maddesine göre bagajın kaybolması ya da «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluktur».
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda «bagaj kaybı» hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacı tarafından süresi dahilinde «hasar» başvurusunda bulunulduğu, karar tarihi itibariyle 1 SDR kuru baz alınarak 1131 özel çekme hakkı karşılığı kadar davacının tazminat isteyebileceği gerekçesiyle 4.206,98 TL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» tespit edilmeden ve «hava taşıması» konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmadan doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Davaya konu «bagaj kaybı», 26.03.2011 tarihinden sonra gerçekleşmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4280 E. 2011/15506 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz karardaKonvansiyonu hükümleri gereğince hava yolu ile bagaj taşımalarında yolcunun taşıma öncesinde hava yolu şirketine «teslim» etmiş olduğu bagaja ilişkin olarak özel bir fayda bildiriminde bulunmaması ve buna ilişkin olarak sigorta yaptırmaması ya da ek bir ücret ödememiş olması halinde bagajın kaybolması nedeniyle «taşıyıcının sorumluluğunun» her bir yolcu üst sınır olarak 1131 özel çekme hakkı ve kg başına 17 özel çekme hakkı (SDR) ile sınırlı olduğu esasının kabul edildiği, davacının davalıya teslim ettiği bavulun ağırlığının 12 kg olduğu ve davacının iş bu bagajı taşıyıcıya verirken bavul içinde bulunan eşyaların kıymeti hakkında davalıya herhangi bir özel fayda bildiriminde bulunmadığı gibi bavul için ek bir ücret ödemesi de yapmadığı, davacının «gerçek zararının» tespiti bakımından eşyaların «gerçek değerini tespit» etmenin zor olduğu, davacı için çok önemli olduğu anlaşılan bayiler toplantısına gitmek için özenli ve kaliteli giyinme gayreti gösterdiği ve şirketteki konumu gereği buna dikkat ettiğinin tanık beyanlarından anlaşılmakla davacının beyan ettiği maddi değerin gerçek değer olarak kabul edildiği ve bu miktarın davalı taşıyıcının sorumlu olduğu üst sınırı aşmadığı, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü 3.076,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece «gerçek zarar» miktarının belirleme yöntemi isabetli ise de, gerçek zarar miktarının anılan Konvansiyon uyarınca belirlenecek davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğu üst limitin altında olup olmadığı yönünden bir değerlendirme yapılmamıştır.
K. uyarınca davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğu üst sınır belirlenerek, «gerçek zarar» davalı «taşıyanın sorumluluk» üst limitinin altında ise gerçek zarara, gerçek zararın sorumluluk üst limitini aştığı durumda ise taşıyıcının üst limit miktarınca sorumlu tutulması gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaGecikme halinde «taşıyıcının sorumlu» olduğu miktarın nasıl belirleneceği ise, Varşova-Lahey Protokolünün 4 Sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesinde düzenlenmiştir.
Bu madde uyarınca «taşıyıcıya» verilirken varış yerindeki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunulmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe «taşıyıcının sorumluluğu» kilogram başına 17 özel çekme hakkı ile sınırlıdır.
… kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, davaya konu taşımada davalının sorumluluk üst sınırının 23.206,80 USD olduğu ve bu miktarın altında kalan «gerçek zararın» tazmini gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.326 USD’nin BK 83. maddesi uyarınca davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin ise bozma kapsamı dışı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk sınırı · hava taşıması · geç teslim · kâr kaybı
Benzer bu karardaDava, hava yolu ile yapılan taşıma sırasında bagajın «geç teslimi» ve içerisinden eşya «kaybı» nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan Dairemizin bozma ilamında da belirtildiği üzere uyuşmazlık, ABD’den İstanbul’a bagaj taşımasından kaynaklanmakta olup, olaya uygulaması gereken Varşova Konvansiyonu’nun 19. maddesi hükmüne göre «taşıyıcı», «hava taşımasındaki» yolcu, bagaj veya eşyanın gecikmesinden doğan zarardan sorumludur.
Oysa mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda «sorumluluk sınırının» tespiti için özel çekme hakkı (SDR) üzerinden değil, altın fiyatı esas alınarak hesaplama yapılması doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan şekilde davalının «sorumluluk sınırının» belirlenerek sonucuna göre hükmedilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5282 E. 2011/15663 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · taşıyıcı · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaKonvansiyonu hükümleri gereğince hava yolu ile bagaj taşımalarında yolcunun taşıma öncesinde hava yolu şirketine «teslim» etmiş olduğu bagaja ilişkin olarak özel bir fayda bildiriminde bulunmaması ve buna ilişkin olarak sigorta yaptırmaması ya da ek bir ücret ödememiş olması halinde bagajın kaybolması nedeniyle «taşıyıcının sorumluluğunun» her bir yolcu üst sınır olarak 1131 özel çekme hakkı ve kg başına 17 özel çekme hakkı (SDR) ile sınırlı olduğu esasının kabul edildiği, davacının davalıya teslim ettiği bavulun ağırlığının 12 kg olduğu ve davacının iş bu bagajı taşıyıcıya verirken bavul içinde bulunan eşyaların kıymeti hakkında davalıya herhangi bir özel fayda bildiriminde bulunmadığı gibi bavul için ek bir ücret ödemesi de yapmadığı, davacının «gerçek zararının» tespiti bakımından eşyaların «gerçek değerini tespit» etmenin zor olduğu, davacı için çok önemli olduğu anlaşılan bayiler toplantısına gitmek için özenli ve kaliteli giyinme gayreti gösterdiği ve şirketteki konumu gereği buna dikkat ettiğinin tanık beyanlarından anlaşılmakla davacının beyan ettiği maddi değerin gerçek değer olarak kabul edildiği ve bu miktarın davalı taşıyıcının sorumlu olduğu üst sınırı aşmadığı, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü 3.076,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece «gerçek zarar» miktarının belirleme yöntemi isabetli ise de, gerçek zarar miktarının anılan Konvansiyon uyarınca belirlenecek davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğu üst limitin altında olup olmadığı yönünden bir değerlendirme yapılmamıştır.
K. uyarınca davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğu üst sınır belirlenerek, «gerçek zarar» davalı «taşıyanın sorumluluk» üst limitinin altında ise gerçek zarara, gerçek zararın sorumluluk üst limitini aştığı durumda ise taşıyıcının üst limit miktarınca sorumlu tutulması gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaVarşova Konvansiyonu' nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 24/2 nci maddesine göre bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup, bu durumda yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata hükmetmek gerekir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, hava yolu taşımacılığında Varşova Konvansiyonu hükümlerinin ve Protokollerinin uygulanması gerektiği, buna göre maddi zarara getirilen sınırlama gereğince 26 kg olarak tespit edilmiş yolcu biletine göre 1.032,55 TL «maddi tazminat» ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 08/03/2007 tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» saptaması yapılmadan doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi, ayrıca bu üst sınırın belirlenmesinde de karar tarihindeki SDR kuru üzerinden hesaplama yapılması gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davalı vekilinin temyiz itirazılarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıyıcısının sorumluluğu · bagaj kaybı · hava taşıması · sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · kâr kaybı · yasal faiz · hasar
Benzer bu karardaVarşova Konvansiyonu' nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 24/2 nci maddesine göre bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup, bu durumda yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata hükmetmek gerekir.
Somut olayda «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» saptaması yapılmadan doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi, ayrıca bu üst sınırın belirlenmesinde de karar tarihindeki SDR kuru üzerinden hesaplama yapılması gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davalı vekilinin temyiz itirazılarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, hava yolu taşımacılığında Varşova Konvansiyonu hükümlerinin ve Protokollerinin uygulanması gerektiği, buna göre maddi zarara getirilen sınırlama gereğince 26 kg olarak tespit edilmiş yolcu biletine göre 1.032,55 TL «maddi tazminat» ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 08/03/2007 tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, «hava taşıması» sırasında bagajın kaybolması nedeniyle maddi ve manevi tazminata ilişkindir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14602 E. 2018/5610 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · taşıyıcı · teslim · Tazminat
İncelediğiniz karardaKonvansiyonu hükümleri gereğince hava yolu ile bagaj taşımalarında yolcunun taşıma öncesinde hava yolu şirketine «teslim» etmiş olduğu bagaja ilişkin olarak özel bir fayda bildiriminde bulunmaması ve buna ilişkin olarak sigorta yaptırmaması ya da ek bir ücret ödememiş olması halinde bagajın kaybolması nedeniyle «taşıyıcının sorumluluğunun» her bir yolcu üst sınır olarak 1131 özel çekme hakkı ve kg başına 17 özel çekme hakkı (SDR) ile sınırlı olduğu esasının kabul edildiği, davacının davalıya teslim ettiği bavulun ağırlığının 12 kg olduğu ve davacının iş bu bagajı taşıyıcıya verirken bavul içinde bulunan eşyaların kıymeti hakkında davalıya herhangi bir özel fayda bildiriminde bulunmadığı gibi bavul için ek bir ücret ödemesi de yapmadığı, davacının «gerçek zararının» tespiti bakımından eşyaların «gerçek değerini tespit» etmenin zor olduğu, davacı için çok önemli olduğu anlaşılan bayiler toplantısına gitmek için özenli ve kaliteli giyinme gayreti gösterdiği ve şirketteki konumu gereği buna dikkat ettiğinin tanık beyanlarından anlaşılmakla davacının beyan ettiği maddi değerin gerçek değer olarak kabul edildiği ve bu miktarın davalı taşıyıcının sorumlu olduğu üst sınırı aşmadığı, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü 3.076,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece «gerçek zarar» miktarının belirleme yöntemi isabetli ise de, gerçek zarar miktarının anılan Konvansiyon uyarınca belirlenecek davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğu üst limitin altında olup olmadığı yönünden bir değerlendirme yapılmamıştır.
K. uyarınca davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğu üst sınır belirlenerek, «gerçek zarar» davalı «taşıyanın sorumluluk» üst limitinin altında ise gerçek zarara, gerçek zararın sorumluluk üst limitini aştığı durumda ise taşıyıcının üst limit miktarınca sorumlu tutulması gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaAncak, bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup, bu durumda, yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle üst sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınır kadar tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının taşıma sırasında ... kg.'lık bagajının davalıya «tesliminden» sonra kaybolduğu, davacıya ait kaybolan bagajda bulunan eşyaların neler olduğu ve «gerçek zararın» ne miktarda olduğu tespit edilemediği, davacı tarafından gerçek zarara ilişkin herhangi bir delil sunulamadığı, Montreal Konvansiyonu'nun 22/.... maddesine göre da …
Mahkemece, davacının «gerçek zararının ispat» edilemediği, davalının Montreal Konvansiyonu’nun 22/.... maddesine göre sorumluluğunun üst sınırının 4.417,68 TL olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak ....300,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıyıcısının sorumluluğu · bagaj kaybı · sorumluluk sınırlaması · zararın ispatı · sınırlı sorumluluk · kâr kaybı · hasar
Benzer bu karardaAncak, bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup, bu durumda, yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle üst sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınır kadar tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, davacının «gerçek zararının ispat» edilemediği, davalının Montreal Konvansiyonu’nun 22/.... maddesine göre sorumluluğunun üst sınırının 4.417,68 TL olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak ....300,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5238 E. 2022/7225 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · taşıyıcı · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaKonvansiyonu hükümleri gereğince hava yolu ile bagaj taşımalarında yolcunun taşıma öncesinde hava yolu şirketine «teslim» etmiş olduğu bagaja ilişkin olarak özel bir fayda bildiriminde bulunmaması ve buna ilişkin olarak sigorta yaptırmaması ya da ek bir ücret ödememiş olması halinde bagajın kaybolması nedeniyle «taşıyıcının sorumluluğunun» her bir yolcu üst sınır olarak 1131 özel çekme hakkı ve kg başına 17 özel çekme hakkı (SDR) ile sınırlı olduğu esasının kabul edildiği, davacının davalıya teslim ettiği bavulun ağırlığının 12 kg olduğu ve davacının iş bu bagajı taşıyıcıya verirken bavul içinde bulunan eşyaların kıymeti hakkında davalıya herhangi bir özel fayda bildiriminde bulunmadığı gibi bavul için ek bir ücret ödemesi de yapmadığı, davacının «gerçek zararının» tespiti bakımından eşyaların «gerçek değerini tespit» etmenin zor olduğu, davacı için çok önemli olduğu anlaşılan bayiler toplantısına gitmek için özenli ve kaliteli giyinme gayreti gösterdiği ve şirketteki konumu gereği buna dikkat ettiğinin tanık beyanlarından anlaşılmakla davacının beyan ettiği maddi değerin gerçek değer olarak kabul edildiği ve bu miktarın davalı taşıyıcının sorumlu olduğu üst sınırı aşmadığı, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü 3.076,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece «gerçek zarar» miktarının belirleme yöntemi isabetli ise de, gerçek zarar miktarının anılan Konvansiyon uyarınca belirlenecek davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğu üst limitin altında olup olmadığı yönünden bir değerlendirme yapılmamıştır.
K. uyarınca davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğu üst sınır belirlenerek, «gerçek zarar» davalı «taşıyanın sorumluluk» üst limitinin altında ise gerçek zarara, gerçek zararın sorumluluk üst limitini aştığı durumda ise taşıyıcının üst limit miktarınca sorumlu tutulması gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Montreal Sözleşmesinin 17/2. maddesinde «taşıyıcının» bagajın kaybından doğan sorumluluğunun hükme bağlandığını, Sözleşmenin 22/2 maddesine göre özel bir beyan bulunmadığı taktirde her yolcu için «taşıyıcının sorumluluğunun» 1131 Özel Çekme Hakkı ile sınırlandırıldığını, Sözleşmenin 23/3 maddesine göre sorumluluğun karar tarihindeki SDR kuru ile çarpımı sonucu bulunacak rakamla sınırlı olacağının belirtildiği, davacının hüküm tarihindeki 1131 Özel Çekme Hakkı 12.127,26 TL olduğu dikkate alınarak taleple bağlı kalınarak «maddi tazminata» ilişkin isteminin ve davacının davaya konu olay nedeni ile şahsi haklarının saldırıya uğradığı ve zedelendiği, dolayısıyla BK'nın 58. maddesinde belirtilen şartlar …
… nin karar tarihindeki TL karşılığına hüküm kurulması gerekirken Bozma İlamı ile çelişecek şekilde dava tarihindeki SDR kurunun dikkate alınması doğru olmadığı gibi, «gerçek zararın» üst sınırı olan 1131 SDR üzerinden tazminat hesabı yapılması da doğru olmamış kararın bu sebeplerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bagaj kaybı · kâr kaybı
Benzer bu kararda2-Dairemizin önceki Bozma İlamı ile ifade edildiği üzere her «bagaj kaybı» manevi tazminatı gerektirmeyip kaybolan eşyanın niteliği ve kullanım amacı dikkate alınarak 6098 sayılı TBK’nın 58. maddesi uyarınca manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının olay bazlı olarak tartışılarak karar verilmesi gerekirken genel ifadelerle manevi tazminata karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13233 E. 2018/173 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · taşıyıcı · Tazminat
İncelediğiniz karardaKonvansiyonu hükümleri gereğince hava yolu ile bagaj taşımalarında yolcunun taşıma öncesinde hava yolu şirketine «teslim» etmiş olduğu bagaja ilişkin olarak özel bir fayda bildiriminde bulunmaması ve buna ilişkin olarak sigorta yaptırmaması ya da ek bir ücret ödememiş olması halinde bagajın kaybolması nedeniyle «taşıyıcının sorumluluğunun» her bir yolcu üst sınır olarak 1131 özel çekme hakkı ve kg başına 17 özel çekme hakkı (SDR) ile sınırlı olduğu esasının kabul edildiği, davacının davalıya teslim ettiği bavulun ağırlığının 12 kg olduğu ve davacının iş bu bagajı taşıyıcıya verirken bavul içinde bulunan eşyaların kıymeti hakkında davalıya herhangi bir özel fayda bildiriminde bulunmadığı gibi bavul için ek bir ücret ödemesi de yapmadığı, davacının «gerçek zararının» tespiti bakımından eşyaların «gerçek değerini tespit» etmenin zor olduğu, davacı için çok önemli olduğu anlaşılan bayiler toplantısına gitmek için özenli ve kaliteli giyinme gayreti gösterdiği ve şirketteki konumu gereği buna dikkat ettiğinin tanık beyanlarından anlaşılmakla davacının beyan ettiği maddi değerin gerçek değer olarak kabul edildiği ve bu miktarın davalı taşıyıcının sorumlu olduğu üst sınırı aşmadığı, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü 3.076,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece «gerçek zarar» miktarının belirleme yöntemi isabetli ise de, gerçek zarar miktarının anılan Konvansiyon uyarınca belirlenecek davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğu üst limitin altında olup olmadığı yönünden bir değerlendirme yapılmamıştır.
K. uyarınca davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğu üst sınır belirlenerek, «gerçek zarar» davalı «taşıyanın sorumluluk» üst limitinin altında ise gerçek zarara, gerçek zararın sorumluluk üst limitini aştığı durumda ise taşıyıcının üst limit miktarınca sorumlu tutulması gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… öre, davacıya ait bavulların kaybından davalıların birlikte sorumlu olduğu, davacının kaybolan bavullarındaki eşyaların değerine ilişkin belge sunamadığı, davacının «gerçek zararının» tespitinin de mümkün olmadığı, «bagaj kaybı» nedeniyle «taşıyıcının sorumluluğunun» üst sınırının 1131 SDR olduğu davanın kısmen kabulüne, 4.063,00 TL alacağın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Somut olaya uygulanması gerekli Varşova Konvansiyonu'nun 26.3.20011 tarihinde yürürlüğe giren ve 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi'yle değişik 22. maddesine göre bagajın kaybolması ya da «hasar» hasara uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluktur».
Bu durumda, yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle üst sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınır kadar tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıyıcısının sorumluluğu · bagaj kaybı · ifa yardımcısı · hava taşıması · sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · taşıma sözleşmesi · ifa
Benzer bu karardaSomut olaya uygulanması gerekli Varşova Konvansiyonu'nun 26.3.20011 tarihinde yürürlüğe giren ve 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi'yle değişik 22. maddesine göre bagajın kaybolması ya da «hasar» hasara uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluktur».
3-Davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarına gelince, anılan davalı «taşıma sözleşmesinin» tarafı olmadığını ve yer hizmetlerini sunan «ifa yardımcısı» olduğunu savunmuş, mahkemece, sorumlu olduğuna karar verilmiştir.
… öre, davacıya ait bavulların kaybından davalıların birlikte sorumlu olduğu, davacının kaybolan bavullarındaki eşyaların değerine ilişkin belge sunamadığı, davacının «gerçek zararının» tespitinin de mümkün olmadığı, «bagaj kaybı» nedeniyle «taşıyıcının sorumluluğunun» üst sınırının 1131 SDR olduğu davanın kısmen kabulüne, 4.063,00 TL alacağın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı ...Ş.’nin «taşıma sözleşmesinin» tarafı olmasına göre, davalı ...Ş. vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/2413 E. , 2015/8015 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/10/2014
NUMARASI 2014/1113-2014/383
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/10/2014 tarih ve 2014/1113-2014/383 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 04/11/2012 günü davalı şirketin 141 numaralı seferi ile A.'dan İ.'a geldiğini, ancak bagajının teslim edilmeyip davalı tarafından kaybedildiğini, bagajında şahsi eşyaları yanında kendisine hediye edilen eşyanın da kaybolduğunu, davalının 240,00 USD ödemeyi kabul ettiğini ancak zararının daha fazla olduğunu ileri sürerek 3.076,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşımanın A.'dan İ.'a gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin, kayıp olan bagaja ilişkin sorumluluğunun sınırlı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, somut olaya uygulnamsı gereken V. Konvansiyonu hükümleri gereğince hava yolu ile bagaj taşımalarında yolcunun taşıma öncesinde hava yolu şirketine teslim etmiş olduğu bagaja ilişkin olarak özel bir fayda bildiriminde bulunmaması ve buna ilişkin olarak sigorta yaptırmaması ya da ek bir ücret ödememiş olması halinde bagajın kaybolması nedeniyle taşıyıcının sorumluluğunun her bir yolcu üst sınır olarak 1131 özel çekme hakkı ve kg başına 17 özel çekme hakkı (SDR) ile sınırlı olduğu esasının kabul edildiği, davacının davalıya teslim ettiği bavulun ağırlığının 12 kg olduğu ve davacının iş bu bagajı taşıyıcıya verirken bavul içinde bulunan eşyaların kıymeti hakkında davalıya herhangi bir özel fayda bildiriminde bulunmadığı gibi bavul için ek bir ücret ödemesi de yapmadığı, davacının gerçek zararının tespiti bakımından eşyaların gerçek değerini tespit etmenin zor olduğu, davacı için çok önemli olduğu anlaşılan bayiler toplantısına gitmek için özenli ve kaliteli giyinme gayreti gösterdiği ve şirketteki konumu gereği buna dikkat ettiğinin tanık beyanlarından anlaşılmakla davacının beyan ettiği maddi değerin gerçek değer olarak kabul edildiği ve bu miktarın davalı taşıyıcının sorumlu olduğu üst sınırı aşmadığı, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü 3.076,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalının temyiz itirazlarına gelince, davaya konu zararın meydana geldiği taşıma 04.11.2012 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Dava konusu taşımanın tabi olduğu 1999 tarihli M. K. uyarınca davalı taşıyıcının sorumluluğu her yolcu için 1000 özel çekme hakkı ile sınırlı tutulmuştur. Somut olayda, mahkemece gerçek zarar miktarının belirleme yöntemi isabetli ise de, gerçek zarar miktarının anılan Konvansiyon uyarınca belirlenecek davalı taşıyıcının sorumlu olduğu üst limitin altında olup olmadığı yönünden bir değerlendirme yapılmamıştır.
Bu durumda, mahkemece 1999 tarihli M. K. uyarınca davalı taşıyıcının sorumlu olduğu üst sınır belirlenerek, gerçek zarar davalı taşıyanın sorumluluk üst limitinin altında ise gerçek zarara, gerçek zararın sorumluluk üst limitini aştığı durumda ise taşıyıcının üst limit miktarınca sorumlu tutulması gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 10/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/133336600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz