Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5238 E. 2022/7225 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
montreal sözleşmesi↗ bagaj kaybı↗ sdr kuru↗ özel çekme hakkı (sdr)↗ sdr↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ gerçek zarar↗ tbk 99↗ kâr kaybı↗ taşıyıcı↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Montreal Sözleşmesinin 17/2. maddesinde taşıyıcının bagajın kaybından doğan sorumluluğunun hükme bağlandığını, Sözleşmenin 22/2 maddesine göre özel bir beyan bulunmadığı taktirde her yolcu için taşıyıcının sorumluluğunun 1131 Özel Çekme Hakkı ile sınırlandırıldığını, Sözleşmenin 23/3 maddesine göre sorumluluğun karar tarihindeki SDR kuru ile çarpımı sonucu bulunacak rakamla sınırlı olacağının belirtildiği, davacının hüküm tarihindeki 1131 Özel Çekme Hakkı 12.127,26 TL olduğu dikkate alınarak taleple bağlı kalınarak maddi tazminata ilişkin isteminin ve davacının davaya konu olay nedeni ile şahsi haklarının saldırıya uğradığı ve zedelendiği, dolayısıyla BK'nın 58. maddesinde belirtilen şartların gerçekleştiği dikkate alınarak manevi tazminat isteminin kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava hava yolu ile yolculuk sırasında bagaj kaybından dolayı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1-Mahkemece daha önce verilen karar Dairemizin 07.10.2019 tarih 2018/4837 Esas 2019/6257 Karar sayılı ilamı ile hem maddi hem manevi tazminat yönünden bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak karar verilmiştir. Ancak Dairemizin (1) nolu bozma bendi uyarınca mahkemece kaybolan bagajın 14 kg olduğu dikkate alınarak kg/17 SDR üzerinden toplam 238 SDR’nin karar tarihindeki TL karşılığına hüküm kurulması gerekirken Bozma İlamı ile çelişecek şekilde dava tarihindeki SDR kurunun dikkate alınması doğru olmadığı gibi, gerçek zararın üst sınırı olan 1131 SDR üzerinden tazminat hesabı yapılması da doğru olmamış kararın bu sebeplerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Dairemizin önceki Bozma İlamı ile ifade edildiği üzere her bagaj kaybı manevi tazminatı gerektirmeyip kaybolan eşyanın niteliği ve kullanım amacı dikkate alınarak 6098 sayılı TBK’nın 58. maddesi uyarınca manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının olay bazlı olarak tartışılarak karar verilmesi gerekirken genel ifadelerle manevi tazminata karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/728 E. 2019/7962 K.
Ortak:gerçek zarar
İncelediğiniz kararda… nin karar tarihindeki TL karşılığına hüküm kurulması gerekirken Bozma İlamı ile çelişecek şekilde dava tarihindeki SDR kurunun dikkate alınması doğru olmadığı gibi, «gerçek zararın» üst sınırı olan 1131 SDR üzerinden tazminat hesabı yapılması da doğru olmamış kararın bu sebeplerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAncak, mahkemece neden bilirkişi raporuna itibar edilmediği karar yerinde tartışılmadığı gibi, 1131 SDR’nin davalının sorumluluğunun üst sınırı olduğu ve davacının «gerçek zararının» 1131 SDR karşılığını aşması halinde davalının sorumluluğunun 1131 SDR olarak belirlenebileceği, davacının gerçek zararının 1131 SDR karşılığının altında kalması ha …
Bu durumda, açıklanan hususlar dikkate alınarak, mahkemece öncelikle davacının «gerçek zararının» belirlenmesi ve sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı olduğu şekilde, yetersiz gerekçeyle ve «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasını gerektimiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk sınırı · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, dosyadaki deliller ile «ibraz» olunan bilgiler ve belgeler ile bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve davacının ve davalının dilekçelerine göre yapılan incelemede, dava konusu hizmetin ayıplı hizmet olduğu, bilirkişi raporunda da belirtilen yasal düzenlemeler ve Montreal Sözleşmesinde «sorumluluk sınırının» 1131 SDR olarak belirlendiği dikkate alınarak, davacının sorumlu olduğu miktarın 1131 SDR olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle dava konusu takibin 5.428,00 TL üzerine devamına ve «icra inkar tazminatı» ödenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bu durumda, açıklanan hususlar dikkate alınarak, mahkemece öncelikle davacının «gerçek zararının» belirlenmesi ve sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı olduğu şekilde, yetersiz gerekçeyle ve «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasını gerektimiştir.
-
Hava taşıması zararı | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15640 E. 2016/4224 K.
Ortak:bagaj kaybı · taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · kâr kaybı · taşıyıcı
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Montreal Sözleşmesinin 17/2. maddesinde «taşıyıcının» bagajın kaybından doğan sorumluluğunun hükme bağlandığını, Sözleşmenin 22/2 maddesine göre özel bir beyan bulunmadığı taktirde her yolcu için «taşıyıcının sorumluluğunun» 1131 Özel Çekme Hakkı ile sınırlandırıldığını, Sözleşmenin 23/3 maddesine göre sorumluluğun karar tarihindeki SDR kuru ile çarpımı sonucu bulunacak rakamla sınırlı olacağının belirtildiği, davacının hüküm tarihindeki 1131 Özel Çekme Hakkı 12.127,26 TL olduğu dikkate alınarak taleple bağlı kalınarak «maddi tazminata» ilişkin isteminin ve davacının davaya konu olay nedeni ile şahsi haklarının saldırıya uğradığı ve zedelendiği, dolayısıyla BK'nın 58. maddesinde belirtilen şartlar …
2-Dairemizin önceki Bozma İlamı ile ifade edildiği üzere her «bagaj kaybı» manevi tazminatı gerektirmeyip kaybolan eşyanın niteliği ve kullanım amacı dikkate alınarak 6098 sayılı TBK’nın 58. maddesi uyarınca manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının olay bazlı olarak tartışılarak karar verilmesi gerekirken genel ifadelerle manevi tazminata karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… nin karar tarihindeki TL karşılığına hüküm kurulması gerekirken Bozma İlamı ile çelişecek şekilde dava tarihindeki SDR kurunun dikkate alınması doğru olmadığı gibi, «gerçek zararın» üst sınırı olan 1131 SDR üzerinden tazminat hesabı yapılması da doğru olmamış kararın bu sebeplerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle üst sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, mahkemece «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» tespit edilmeden ve «hava taşıması» konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmadan doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda «bagaj kaybı» hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacı tarafından süresi dahilinde «hasar» başvurusunda bulunulduğu, karar tarihi itibariyle 1 SDR kuru baz alınarak 1131 özel çekme hakkı karşılığı kadar davacının tazminat isteyebileceği gerekçesiyle 4.206,98 TL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıyıcısının sorumluluğu · hava taşıması · sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · hasar
Benzer bu karardaKonvansiyonu'nun 26.3.20011 tarihinde yürürlüğe giren ve 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi'yle değişik 22. maddesine göre bagajın kaybolması ya da «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluktur».
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda «bagaj kaybı» hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacı tarafından süresi dahilinde «hasar» başvurusunda bulunulduğu, karar tarihi itibariyle 1 SDR kuru baz alınarak 1131 özel çekme hakkı karşılığı kadar davacının tazminat isteyebileceği gerekçesiyle 4.206,98 TL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «hava taşıması» sırasında bagajın kaybolması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» tespit edilmeden ve «hava taşıması» konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmadan doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14602 E. 2018/5610 K.
Ortak:bagaj kaybı · taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · kâr kaybı · taşıyıcı
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Montreal Sözleşmesinin 17/2. maddesinde «taşıyıcının» bagajın kaybından doğan sorumluluğunun hükme bağlandığını, Sözleşmenin 22/2 maddesine göre özel bir beyan bulunmadığı taktirde her yolcu için «taşıyıcının sorumluluğunun» 1131 Özel Çekme Hakkı ile sınırlandırıldığını, Sözleşmenin 23/3 maddesine göre sorumluluğun karar tarihindeki SDR kuru ile çarpımı sonucu bulunacak rakamla sınırlı olacağının belirtildiği, davacının hüküm tarihindeki 1131 Özel Çekme Hakkı 12.127,26 TL olduğu dikkate alınarak taleple bağlı kalınarak «maddi tazminata» ilişkin isteminin ve davacının davaya konu olay nedeni ile şahsi haklarının saldırıya uğradığı ve zedelendiği, dolayısıyla BK'nın 58. maddesinde belirtilen şartlar …
2-Dairemizin önceki Bozma İlamı ile ifade edildiği üzere her «bagaj kaybı» manevi tazminatı gerektirmeyip kaybolan eşyanın niteliği ve kullanım amacı dikkate alınarak 6098 sayılı TBK’nın 58. maddesi uyarınca manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının olay bazlı olarak tartışılarak karar verilmesi gerekirken genel ifadelerle manevi tazminata karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… nin karar tarihindeki TL karşılığına hüküm kurulması gerekirken Bozma İlamı ile çelişecek şekilde dava tarihindeki SDR kurunun dikkate alınması doğru olmadığı gibi, «gerçek zararın» üst sınırı olan 1131 SDR üzerinden tazminat hesabı yapılması da doğru olmamış kararın bu sebeplerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAncak, bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup, bu durumda, yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle üst sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınır kadar tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının taşıma sırasında ... kg.'lık bagajının davalıya «tesliminden» sonra kaybolduğu, davacıya ait kaybolan bagajda bulunan eşyaların neler olduğu ve «gerçek zararın» ne miktarda olduğu tespit edilemediği, davacı tarafından gerçek zarara ilişkin herhangi bir delil sunulamadığı, Montreal Konvansiyonu'nun 22/.... maddesine göre da …
Mahkemece, davacının «gerçek zararının ispat» edilemediği, davalının Montreal Konvansiyonu’nun 22/.... maddesine göre sorumluluğunun üst sınırının 4.417,68 TL olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak ....300,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıyıcısının sorumluluğu · sorumluluk sınırlaması · zararın ispatı · sınırlı sorumluluk · hasar · teslim
Benzer bu karardaAncak, bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup, bu durumda, yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle üst sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınır kadar tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının taşıma sırasında ... kg.'lık bagajının davalıya «tesliminden» sonra kaybolduğu, davacıya ait kaybolan bagajda bulunan eşyaların neler olduğu ve «gerçek zararın» ne miktarda olduğu tespit edilemediği, davacı tarafından gerçek zarara ilişkin herhangi bir delil sunulamadığı, Montreal Konvansiyonu'nun 22/.... maddesine göre da …
Mahkemece, davacının «gerçek zararının ispat» edilemediği, davalının Montreal Konvansiyonu’nun 22/.... maddesine göre sorumluluğunun üst sınırının 4.417,68 TL olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak ....300,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13233 E. 2018/173 K.
Ortak:bagaj kaybı · taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · kâr kaybı · taşıyıcı
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Montreal Sözleşmesinin 17/2. maddesinde «taşıyıcının» bagajın kaybından doğan sorumluluğunun hükme bağlandığını, Sözleşmenin 22/2 maddesine göre özel bir beyan bulunmadığı taktirde her yolcu için «taşıyıcının sorumluluğunun» 1131 Özel Çekme Hakkı ile sınırlandırıldığını, Sözleşmenin 23/3 maddesine göre sorumluluğun karar tarihindeki SDR kuru ile çarpımı sonucu bulunacak rakamla sınırlı olacağının belirtildiği, davacının hüküm tarihindeki 1131 Özel Çekme Hakkı 12.127,26 TL olduğu dikkate alınarak taleple bağlı kalınarak «maddi tazminata» ilişkin isteminin ve davacının davaya konu olay nedeni ile şahsi haklarının saldırıya uğradığı ve zedelendiği, dolayısıyla BK'nın 58. maddesinde belirtilen şartlar …
2-Dairemizin önceki Bozma İlamı ile ifade edildiği üzere her «bagaj kaybı» manevi tazminatı gerektirmeyip kaybolan eşyanın niteliği ve kullanım amacı dikkate alınarak 6098 sayılı TBK’nın 58. maddesi uyarınca manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının olay bazlı olarak tartışılarak karar verilmesi gerekirken genel ifadelerle manevi tazminata karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… nin karar tarihindeki TL karşılığına hüküm kurulması gerekirken Bozma İlamı ile çelişecek şekilde dava tarihindeki SDR kurunun dikkate alınması doğru olmadığı gibi, «gerçek zararın» üst sınırı olan 1131 SDR üzerinden tazminat hesabı yapılması da doğru olmamış kararın bu sebeplerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… öre, davacıya ait bavulların kaybından davalıların birlikte sorumlu olduğu, davacının kaybolan bavullarındaki eşyaların değerine ilişkin belge sunamadığı, davacının «gerçek zararının» tespitinin de mümkün olmadığı, «bagaj kaybı» nedeniyle «taşıyıcının sorumluluğunun» üst sınırının 1131 SDR olduğu davanın kısmen kabulüne, 4.063,00 TL alacağın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu durumda, yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle üst sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınır kadar tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, mahkemece «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» tespit edilmeden doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı ...Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıyıcısının sorumluluğu · ifa yardımcısı · hava taşıması · sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · taşıma sözleşmesi · ifa · hasar
Benzer bu karardaSomut olaya uygulanması gerekli Varşova Konvansiyonu'nun 26.3.20011 tarihinde yürürlüğe giren ve 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi'yle değişik 22. maddesine göre bagajın kaybolması ya da «hasar» hasara uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluktur».
3-Davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarına gelince, anılan davalı «taşıma sözleşmesinin» tarafı olmadığını ve yer hizmetlerini sunan «ifa yardımcısı» olduğunu savunmuş, mahkemece, sorumlu olduğuna karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı ...Ş.’nin «taşıma sözleşmesinin» tarafı olmasına göre, davalı ...Ş. vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, «hava taşıması» sırasında bagajın kaybolması nedeniyle uğranılan maddi zararın tahsili istemine ilişkindir.
-
Havayolu taşıma sözleşmesinden tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4837 E. 2019/6257 K.
Ortak:bagaj kaybı · taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · kâr kaybı · taşıyıcı · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Montreal Sözleşmesinin 17/2. maddesinde «taşıyıcının» bagajın kaybından doğan sorumluluğunun hükme bağlandığını, Sözleşmenin 22/2 maddesine göre özel bir beyan bulunmadığı taktirde her yolcu için «taşıyıcının sorumluluğunun» 1131 Özel Çekme Hakkı ile sınırlandırıldığını, Sözleşmenin 23/3 maddesine göre sorumluluğun karar tarihindeki SDR kuru ile çarpımı sonucu bulunacak rakamla sınırlı olacağının belirtildiği, davacının hüküm tarihindeki 1131 Özel Çekme Hakkı 12.127,26 TL olduğu dikkate alınarak taleple bağlı kalınarak «maddi tazminata» ilişkin isteminin ve davacının davaya konu olay nedeni ile şahsi haklarının saldırıya uğradığı ve zedelendiği, dolayısıyla BK'nın 58. maddesinde belirtilen şartlar …
2-Dairemizin önceki Bozma İlamı ile ifade edildiği üzere her «bagaj kaybı» manevi tazminatı gerektirmeyip kaybolan eşyanın niteliği ve kullanım amacı dikkate alınarak 6098 sayılı TBK’nın 58. maddesi uyarınca manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının olay bazlı olarak tartışılarak karar verilmesi gerekirken genel ifadelerle manevi tazminata karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… nin karar tarihindeki TL karşılığına hüküm kurulması gerekirken Bozma İlamı ile çelişecek şekilde dava tarihindeki SDR kurunun dikkate alınması doğru olmadığı gibi, «gerçek zararın» üst sınırı olan 1131 SDR üzerinden tazminat hesabı yapılması da doğru olmamış kararın bu sebeplerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, 2920 sayılı Sivil Havacılık Kanunu’nun 106. maddesi yollamasıyla somut olayda, davaya konu «bagaj kaybının» 26.03.2011 tarihinden sonra gerçekleştiği ve bu nedenle Varşova Konvansiyonu'nun 26.3.2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi'yle değişik 22. maddesine göre bagajın kaybolması ya da «hasara» uğraması halinde hava «taşıyıcısının sınırlı sorumlu» olduğuna dair hükümlerinin uygulanması yerinde ise de; havayolu taşıyıcısının bagajdan doğan sorumluluğunun üst sınırının 1131 SDR olduğu kabul edilip, öncelikle davacının «gerçek zararının» hesaplanıp, bu zararın 1131 SDR’nin altında kalması halinde gerçek zarara, üstünde çıkması halinde ise 1131 SDR ile sınırlı sorumluluğa karar verilmesi, hesaplama yapılırken SDR kurunun karar tarihinde TCMB nezdinde «ilan» edilen karşılığının dikkate alınması gerekirken, dosya kapsamındaki bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, kg başına 17 SDR’den 14 kg bagaj karşılığı 238 SDR’nin …
2- Davacı vekilinin manevi tazminat isteminin reddine ilişkin temyiz istemlerine gelince, Varşova Konvansiyonu'nun 26.3.2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi'yle değişik 22. maddesi uyarınca havayolu «taşıyıcısının sorumluluğunu sınırlandıran» hükümler sadece «maddi tazminat» istemlere ilişkin olduğundan, manevi tazminata dair istemlerin «sınırlı sorumluluk» miktarı gözetilerek reddine karar verilmesi doğru değildir.
Ancak, her «bagaj kaybı» manevi tazminatı gerektirmeyip, davacının kaybolan eşyasının manevi zararına sebebiyet verip vermeyeceği değerlendirilmelidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · emredici hüküm · taşıma sözleşmesi · ihtarname · dosya masrafı · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, 2920 sayılı Sivil Havacılık Kanunu’nun 106. maddesi yollamasıyla somut olayda, davaya konu «bagaj kaybının» 26.03.2011 tarihinden sonra gerçekleştiği ve bu nedenle Varşova Konvansiyonu'nun 26.3.2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi'yle değişik 22. maddesine göre bagajın kaybolması ya da «hasara» uğraması halinde hava «taşıyıcısının sınırlı sorumlu» olduğuna dair hükümlerinin uygulanması yerinde ise de; havayolu taşıyıcısının bagajdan doğan sorumluluğunun üst sınırının 1131 SDR olduğu kabul edilip, öncelikle davacının «gerçek zararının» hesaplanıp, bu zararın 1131 SDR’nin altında kalması halinde gerçek zarara, üstünde çıkması halinde ise 1131 SDR ile sınırlı sorumluluğa karar verilmesi, hesaplama yapılırken SDR kurunun karar tarihinde TCMB nezdinde «ilan» edilen karşılığının dikkate alınması gerekirken, dosya kapsamındaki bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, kg başına 17 SDR’den 14 kg bagaj karşılığı 238 SDR’nin …
… nırlı olacağı; kaybolan bagajdaki eşyaların maddi değerinin 1.017,02 TL 'nin üstünde bulunmasına rağmen ayrıca manevi tazminata hükmedilemediği gerekçesiyle davanın «maddi tazminat» talebi açısından kısmen kabulü ile kayıp bavul bedeli 1.017,02 TL ve «ihtarname» «masrafı» 154,16 TL olmak üzere toplam 1.171,18 TL maddi tazminatın 13.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine; manevi tazminat talebinin ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin manevi tazminat isteminin reddine ilişkin temyiz istemlerine gelince, Varşova Konvansiyonu'nun 26.3.2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi'yle değişik 22. maddesi uyarınca havayolu «taşıyıcısının sorumluluğunu sınırlandıran» hükümler sadece «maddi tazminat» istemlere ilişkin olduğundan, manevi tazminata dair istemlerin «sınırlı sorumluluk» miktarı gözetilerek reddine karar verilmesi doğru değildir.
1- Dava, havayolu ile yolcu «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup Mahkemece «maddi tazminat» isteminin kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5238 E. , 2022/7225 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30.03.2021 tarih ve 2020/1 E. - 2021/66 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 13.07.2015 tarih, 20:10 uçağı ile İstanbul Sabiha Gökçen havaalanından Gazipaşa - Alanya havalimanına seyahat ettiğini, Gazipaşa Havalimanında bavulu gelmeyen müvekkilinin davalının Sabiha Gökçen Havalimanındaki bürosunu defalarca aradığını ancak telefona bakan olmadığını, müvekkilinin olayın gelişimini ve isteklerini bildirdikleri ihtarnameyi davalıya tebliğ etmesine rağmen herhangi bir cevap alamadığını ileri sürerek davalıya çekilen ilk ihtarname için yapılan masraf 139,22 TL; ikinci ihtarname için yapılan masraf 154,16 TL ve 4.677,00 TL kaybolan valiz masrafı olmak üzere toplam 4.979,38 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin zarardan sorumlu olmadığını, sorumlu tutulacaksa da Montreal Konvansiyonu gereğince en fazla 1131 SDR karşılığı sınırlı sorumlu olduğunu, müvekkilince davacıya 14 kg bagajına karşılık olarak 364 USD teklif edildiğini ancak davacının kabul etmediğini, davacının maddi zararının ispatlayamadığını, olayda manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Montreal Sözleşmesinin 17/2. maddesinde taşıyıcının bagajın kaybından doğan sorumluluğunun hükme bağlandığını, Sözleşmenin 22/2 maddesine göre özel bir beyan bulunmadığı taktirde her yolcu için taşıyıcının sorumluluğunun 1131 Özel Çekme Hakkı ile sınırlandırıldığını, Sözleşmenin 23/3 maddesine göre sorumluluğun karar tarihindeki SDR kuru ile çarpımı sonucu bulunacak rakamla sınırlı olacağının belirtildiği, davacının hüküm tarihindeki 1131 Özel Çekme Hakkı 12.127,26 TL olduğu dikkate alınarak taleple bağlı kalınarak maddi tazminata ilişkin isteminin ve davacının davaya konu olay nedeni ile şahsi haklarının saldırıya uğradığı ve zedelendiği, dolayısıyla BK'nın 58.
maddesinde belirtilen şartların gerçekleştiği dikkate alınarak manevi tazminat isteminin kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava hava yolu ile yolculuk sırasında bagaj kaybından dolayı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1-Mahkemece daha önce verilen karar Dairemizin 07.10.2019 tarih 2018/4837 Esas 2019/6257 Karar sayılı ilamı ile hem maddi hem manevi tazminat yönünden bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak karar verilmiştir. Ancak Dairemizin (1) nolu bozma bendi uyarınca mahkemece kaybolan bagajın 14 kg olduğu dikkate alınarak kg/17 SDR üzerinden toplam 238 SDR’nin karar tarihindeki TL karşılığına hüküm kurulması gerekirken Bozma İlamı ile çelişecek şekilde dava tarihindeki SDR kurunun dikkate alınması doğru olmadığı gibi, gerçek zararın üst sınırı olan 1131 SDR üzerinden tazminat hesabı yapılması da doğru olmamış kararın bu sebeplerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Dairemizin önceki Bozma İlamı ile ifade edildiği üzere her bagaj kaybı manevi tazminatı gerektirmeyip kaybolan eşyanın niteliği ve kullanım amacı dikkate alınarak 6098 sayılı TBK’nın 58. maddesi uyarınca manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının olay bazlı olarak tartışılarak karar verilmesi gerekirken genel ifadelerle manevi tazminata karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 20/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi .
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/847922400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz