6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Maddi ve Manevi Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/5282 E. 2011/15663 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hava taşıyıcısının sorumluluğu bagaj kaybı sorumluluk üst sınırı (sdr) sdr kuru montreal protokolü hava taşıması varşova konvansiyonu sorumluluk sınırlaması sdr sınırlı sorumluluk taşıyıcının sorumluluğu gerçek zarar kâr kaybı protokol taşıyıcı maddi ve manevi tazminat maddi tazminat yasal faiz hasar

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, hava yolu taşımacılığında Varşova Konvansiyonu hükümlerinin ve Protokollerinin uygulanması gerektiği, buna göre maddi zarara getirilen sınırlama gereğince 26 kg olarak tespit edilmiş yolcu biletine göre 1.032,55 TL maddi tazminat ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 08/03/2007 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, hava taşıması sırasında bagajın kaybolması nedeniyle maddi ve manevi tazminata ilişkindir. Varşova Konvansiyonu' nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 24/2 nci maddesine göre bagajın kaybolması yada hasara uğraması halinde hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk olup, bu durumda yolcunun bagaj kaybı nedeniyle gerçek

zararının belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata hükmetmek gerekir. Somut olayda bagajın kaybı nedeniyle oluşan gerçek zarar saptaması yapılmadan doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi, ayrıca bu üst sınırın belirlenmesinde de karar tarihindeki SDR kuru üzerinden hesaplama yapılması gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davalı vekilinin temyiz itirazılarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4163 E. 2010/10055 K.

    Ortak: · Maddi ve Manevi Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Hava taşıması zararı | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15640 E. 2016/4224 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13233 E. 2018/173 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Hava taşıması zararı | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12049 E. 2014/19118 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4280 E. 2011/15506 K.

    Ortak: · Maddi ve Manevi Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14602 E. 2018/5610 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/5282 E.  ,  2011/15663 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/12/2009 tarih ve 2009/22-2009/529 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin ve oğlunun tatil geçirmek amacıyla davalıya ait uçakla İtalya' ya gittiğini, bu uçuş sırasında bir adet bagajının kaybolduğunu, yine dönüşü sırasında da 2 adet bavulunun kaybolduğunu, bu nedenle maddi ve manevi zararının doğduğunu ileri sürerek, 2.187,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin sorumluluğunun sınırlı olduğunu,davacının ancak gerçek zararını talep edebileceğini, davacının kişilik hakkına hukuka aykırı bir saldırının söz konusu olmadığını, manevi tazminat istemine yönelik koşulların oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, hava yolu taşımacılığında Varşova Konvansiyonu hükümlerinin ve Protokollerinin uygulanması gerektiği, buna göre maddi zarara getirilen sınırlama gereğince 26 kg olarak tespit edilmiş yolcu biletine göre 1.032,55 TL maddi tazminat ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 08/03/2007 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, hava taşıması sırasında bagajın kaybolması nedeniyle maddi ve manevi tazminata ilişkindir. Varşova Konvansiyonu' nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 24/2 nci maddesine göre bagajın kaybolması yada hasara uğraması halinde hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk olup, bu durumda yolcunun bagaj kaybı nedeniyle gerçek

zararının belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata hükmetmek gerekir. Somut olayda bagajın kaybı nedeniyle oluşan gerçek zarar saptaması yapılmadan doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi, ayrıca bu üst sınırın belirlenmesinde de karar tarihindeki SDR kuru üzerinden hesaplama yapılması gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davalı vekilinin temyiz itirazılarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034238500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.