6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Maddi ve Manevi Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4280 E. 2011/15506 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
montreal protokolü sorumluluk üst sınırı (sdr) özel çekme hakkı (sdr) sorumluluk sınırı varşova konvansiyonu hava taşıması geç teslim sdr taşıyıcının sorumluluğu gerçek zarar kâr kaybı protokol taşıyıcı teslim

Atıf yapılan mevzuat: İİK · BK — BK 83

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın taraflarca temyizi üzerine Dairemizce davacılar yararına bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, davaya konu taşımada davalının sorumluluk üst sınırının 23.206,80 USD olduğu ve bu miktarın altında kalan gerçek zararın tazmini gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.326 USD’nin BK 83. maddesi uyarınca davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin ise bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, hava yolu ile yapılan taşıma sırasında bagajın geç teslimi ve içerisinden eşya kaybı nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Mahkemece uyulan Dairemizin bozma ilamında da belirtildiği üzere uyuşmazlık, ABD’den İstanbul’a bagaj taşımasından kaynaklanmakta olup, olaya uygulaması gereken Varşova Konvansiyonu’nun 19. maddesi hükmüne göre taşıyıcı, hava taşımasındaki yolcu, bagaj veya eşyanın gecikmesinden doğan zarardan sorumludur. Gecikme halinde taşıyıcının sorumlu olduğu miktarın nasıl belirleneceği ise, Varşova-Lahey Protokolünün 4 Sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca taşıyıcıya verilirken varış yerindeki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunulmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe taşıyıcının sorumluluğu kilogram başına 17 özel çekme hakkı ile sınırlıdır. Oysa mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda sorumluluk sınırının tespiti için özel çekme hakkı (SDR) üzerinden değil, altın fiyatı esas alınarak hesaplama yapılması doğru olmamıştır.

Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan şekilde davalının sorumluluk sınırının belirlenerek sonucuna göre hükmedilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5282 E. 2011/15663 K.

    Ortak: · Maddi ve Manevi Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4163 E. 2010/10055 K.

    Ortak: · Maddi ve Manevi Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Hava taşıması zararı | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15640 E. 2016/4224 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11556 E. 2010/2304 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtrazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4436 E. 2013/3648 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/563 E. 2011/4238 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/4280 E.  ,  2011/15506 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.11.2009 tarih ve 2008/117-2009/599 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketten satın aldıkları uçak bileti ile İstanbul-Chicago-İstanbul seyahatini gerçekleştirdiklerini, 7.5.2004 tarihinde Chicago’dan İstanbul’a dönerken 5 adet valizi davalıya teslim ettiklerini, valizler geç teslim edildiği gibi karıştırılarak içinden bir çok eşyanın alınmış olduğunu gördüklerini ileri sürerek 3.326 USD maddi ve 3.000 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, olaya Varşova Konvansiyonunu tadil eden Lahey Protokolü ve onu tadil eden 4 nolu Montreal Protokolü hükümlerinin uygulanması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun 4 nolu Montreal Protokolü’nün 22.maddesi gereğince sınırlı olduğunu, bilet arkasında belirtildiği üzere kg başına 20 USD ile sınırlı olmak üzere 32 kg x 20 USD hesabına göre 640 USD karşılığı 991.811.840 TL ödenmesi teklif edildiği halde davacıların teklifi kabul etmediğini, 13.5.2004 tarihli ibraname gereğince davacıların 3 adet valizi eksiksiz teslim aldıklarını beyan etmeleri nedeniyle sadece sonradan teslim aldıkları ve haklarını saklı tuttukları 2 valiz için talepte bulunabileceklerini, manevi tazminat talebinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın taraflarca temyizi üzerine Dairemizce davacılar yararına bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, davaya konu taşımada davalının sorumluluk üst sınırının 23.206,80 USD olduğu ve bu miktarın altında kalan gerçek zararın tazmini gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.326 USD’nin BK 83. maddesi uyarınca davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin ise bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, hava yolu ile yapılan taşıma sırasında bagajın geç teslimi ve içerisinden eşya kaybı nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Mahkemece uyulan Dairemizin bozma ilamında da belirtildiği üzere uyuşmazlık, ABD’den İstanbul’a bagaj taşımasından kaynaklanmakta olup, olaya uygulaması gereken Varşova Konvansiyonu’nun 19. maddesi hükmüne göre taşıyıcı, hava taşımasındaki yolcu, bagaj veya eşyanın gecikmesinden doğan zarardan sorumludur. Gecikme halinde taşıyıcının sorumlu olduğu miktarın nasıl belirleneceği ise, Varşova-Lahey Protokolünün 4 Sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca taşıyıcıya verilirken varış yerindeki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunulmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe taşıyıcının sorumluluğu kilogram başına 17 özel çekme hakkı ile sınırlıdır.

Oysa mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda sorumluluk sınırının tespiti için özel çekme hakkı (SDR) üzerinden değil, altın fiyatı esas alınarak hesaplama yapılması doğru olmamıştır.

Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan şekilde davalının sorumluluk sınırının belirlenerek sonucuna göre hükmedilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034992400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.