Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4280 E. 2011/15506 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
montreal protokolü↗ sorumluluk üst sınırı (sdr)↗ özel çekme hakkı (sdr)↗ sorumluluk sınırı↗ varşova konvansiyonu↗ hava taşıması↗ geç teslim↗ sdr↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ gerçek zarar↗ kâr kaybı↗ protokol↗ taşıyıcı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın taraflarca temyizi üzerine Dairemizce davacılar yararına bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, davaya konu taşımada davalının sorumluluk üst sınırının 23.206,80 USD olduğu ve bu miktarın altında kalan gerçek zararın tazmini gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.326 USD’nin BK 83. maddesi uyarınca davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin ise bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hava yolu ile yapılan taşıma sırasında bagajın geç teslimi ve içerisinden eşya kaybı nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan Dairemizin bozma ilamında da belirtildiği üzere uyuşmazlık, ABD’den İstanbul’a bagaj taşımasından kaynaklanmakta olup, olaya uygulaması gereken Varşova Konvansiyonu’nun 19. maddesi hükmüne göre taşıyıcı, hava taşımasındaki yolcu, bagaj veya eşyanın gecikmesinden doğan zarardan sorumludur. Gecikme halinde taşıyıcının sorumlu olduğu miktarın nasıl belirleneceği ise, Varşova-Lahey Protokolünün 4 Sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca taşıyıcıya verilirken varış yerindeki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunulmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe taşıyıcının sorumluluğu kilogram başına 17 özel çekme hakkı ile sınırlıdır. Oysa mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda sorumluluk sınırının tespiti için özel çekme hakkı (SDR) üzerinden değil, altın fiyatı esas alınarak hesaplama yapılması doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan şekilde davalının sorumluluk sınırının belirlenerek sonucuna göre hükmedilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5282 E. 2011/15663 K.
Ortak:hava taşıması · taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · kâr kaybı · taşıyıcı · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulan Dairemizin bozma ilamında da belirtildiği üzere uyuşmazlık, ABD’den İstanbul’a bagaj taşımasından kaynaklanmakta olup, olaya uygulaması gereken Varşova Konvansiyonu’nun 19. maddesi hükmüne göre «taşıyıcı», «hava taşımasındaki» yolcu, bagaj veya eşyanın gecikmesinden doğan zarardan sorumludur.
Gecikme halinde «taşıyıcının sorumlu» olduğu miktarın nasıl belirleneceği ise, Varşova-Lahey Protokolünün 4 Sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesinde düzenlenmiştir.
Bu madde uyarınca «taşıyıcıya» verilirken varış yerindeki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunulmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe «taşıyıcının sorumluluğu» kilogram başına 17 özel çekme hakkı ile sınırlıdır.
Benzer bu karardaVarşova Konvansiyonu' nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 24/2 nci maddesine göre bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup, bu durumda yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata hükmetmek gerekir.
Somut olayda «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» saptaması yapılmadan doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi, ayrıca bu üst sınırın belirlenmesinde de karar tarihindeki SDR kuru üzerinden hesaplama yapılması gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davalı vekilinin temyiz itirazılarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Dava, «hava taşıması» sırasında bagajın kaybolması nedeniyle maddi ve manevi tazminata ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıyıcısının sorumluluğu · bagaj kaybı · sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · maddi tazminat · yasal faiz · hasar
Benzer bu karardaVarşova Konvansiyonu' nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 24/2 nci maddesine göre bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup, bu durumda yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata hükmetmek gerekir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, hava yolu taşımacılığında Varşova Konvansiyonu hükümlerinin ve Protokollerinin uygulanması gerektiği, buna göre maddi zarara getirilen sınırlama gereğince 26 kg olarak tespit edilmiş yolcu biletine göre 1.032,55 TL «maddi tazminat» ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 08/03/2007 tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» saptaması yapılmadan doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi, ayrıca bu üst sınırın belirlenmesinde de karar tarihindeki SDR kuru üzerinden hesaplama yapılması gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davalı vekilinin temyiz itirazılarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4163 E. 2010/10055 K.
Ortak:hava taşıması · kâr kaybı · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz karardaDava, hava yolu ile yapılan taşıma sırasında bagajın «geç teslimi» ve içerisinden eşya «kaybı» nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan Dairemizin bozma ilamında da belirtildiği üzere uyuşmazlık, ABD’den İstanbul’a bagaj taşımasından kaynaklanmakta olup, olaya uygulaması gereken Varşova Konvansiyonu’nun 19. maddesi hükmüne göre «taşıyıcı», «hava taşımasındaki» yolcu, bagaj veya eşyanın gecikmesinden doğan zarardan sorumludur.
Benzer bu kararda2-Dava «hava taşıması» sırasında bagajın kaybolması nedeniyle maddi ve manevi tazminata ilişkindir.
Türk Sivil Havacılık Kanunu ve Varşova Konvansiyonu' nda bagajın ziyan ve «kaybı» halinde manevi tazminata hükmedilip hükmedilmeyeceği bakımından herhangi bir düzenleme bulunmadığından bu konuda Borçlar Kanunu hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sınırlı sorumluluk
Benzer bu kararda… ı bulunduğuna ve ek bir ücret ödendiğine dair belge bulunmadığı, Varşova Konvansiyonu Lahey Protokolü ve onu değiştiren 4 nolu Montreal Protokolü uyarınca davalının «sınırlı sorumlu» olduğu,buna göre 770,54 YTL maddi ve 2.000,00 YTL manevi tazminatın dava tarihi itibariyle değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ve …
-
Hava taşıması zararı | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15640 E. 2016/4224 K.
Ortak:hava taşıması · taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · kâr kaybı · taşıyıcı
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulan Dairemizin bozma ilamında da belirtildiği üzere uyuşmazlık, ABD’den İstanbul’a bagaj taşımasından kaynaklanmakta olup, olaya uygulaması gereken Varşova Konvansiyonu’nun 19. maddesi hükmüne göre «taşıyıcı», «hava taşımasındaki» yolcu, bagaj veya eşyanın gecikmesinden doğan zarardan sorumludur.
Gecikme halinde «taşıyıcının sorumlu» olduğu miktarın nasıl belirleneceği ise, Varşova-Lahey Protokolünün 4 Sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesinde düzenlenmiştir.
Bu madde uyarınca «taşıyıcıya» verilirken varış yerindeki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunulmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe «taşıyıcının sorumluluğu» kilogram başına 17 özel çekme hakkı ile sınırlıdır.
Benzer bu karardaSomut olayda, mahkemece «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» tespit edilmeden ve «hava taşıması» konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmadan doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Konvansiyonu'nun 26.3.20011 tarihinde yürürlüğe giren ve 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi'yle değişik 22. maddesine göre bagajın kaybolması ya da «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluktur».
Bu durumda, yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle üst sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıyıcısının sorumluluğu · bagaj kaybı · sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · hasar
Benzer bu karardaKonvansiyonu'nun 26.3.20011 tarihinde yürürlüğe giren ve 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi'yle değişik 22. maddesine göre bagajın kaybolması ya da «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluktur».
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda «bagaj kaybı» hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacı tarafından süresi dahilinde «hasar» başvurusunda bulunulduğu, karar tarihi itibariyle 1 SDR kuru baz alınarak 1131 özel çekme hakkı karşılığı kadar davacının tazminat isteyebileceği gerekçesiyle 4.206,98 TL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Davaya konu «bagaj kaybı», 26.03.2011 tarihinden sonra gerçekleşmiştir.
Bu durumda, yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle üst sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11556 E. 2010/2304 K.
Ortak:hava taşıması · geç teslim · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz karardaDava, hava yolu ile yapılan taşıma sırasında bagajın «geç teslimi» ve içerisinden eşya «kaybı» nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan Dairemizin bozma ilamında da belirtildiği üzere uyuşmazlık, ABD’den İstanbul’a bagaj taşımasından kaynaklanmakta olup, olaya uygulaması gereken Varşova Konvansiyonu’nun 19. maddesi hükmüne göre «taşıyıcı», «hava taşımasındaki» yolcu, bagaj veya eşyanın gecikmesinden doğan zarardan sorumludur.
Gecikme halinde «taşıyıcının sorumlu» olduğu miktarın nasıl belirleneceği ise, Varşova-Lahey Protokolünün 4 Sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesinde düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı yolcu bagajının zamanında «teslim» edilmemesi nedeniyle oluşan zarardan davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 921 USD’nin faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, hava yolu ile yapılan taşıma sırasında bagajın «geç teslim» edilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Varşova Konvansiyonu’nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 19. maddesi hükmüne göre «taşıyıcı», «hava taşımasındaki» yolcu, bagaj veya eşyanın gecikmesinden doğan zarardan sorumludur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · sorumluluk sınırlaması · dolaylı zarar · sınırlı sorumluluk
Benzer bu karardaYolcu ve bagaj taşımasında «taşıyıcıNın sınırlı sorumluluğunun» istisnası da, Protokolün 25. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre taşıyıcının veya adamlarının zarar vermek kasdıyla veya zararın doğması ihtimali olduğunu bilerek pervasızca yaptıkları bir hareket veya ihmal sonucunda zararın doğduğunun ispatı halinde, 22.maddede belirtilen «sorumluluk sınırlamaları» uygulanmayacaktır.
Açıklanan Protokol hükümlerinde, bagajın «geç teslimi» nedeniyle doğrudan meydana gelen zarar veya «dolaylı zarar» ayırımı da yapılmamıştır.
Bu nedenle mahkemece, dava konusu bagajın gecikmesinde Protokolün 25. maddesinde yazılı “«taşıyıcının» veya adamlarının zarar vermek kastıyla veya zararın doğması ihtimali olduğunu bilerek pervasızca yaptıkları bir hareket veya ihmal” hallerinden herhangi birisinin bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise, hangi halin söz konusu olduğunun tartışılması, istisnai durumun olmaması halinde ise 22. maddeye göre davalı tarafın «sınırlı sorumluluğuna» hükmedilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4436 E. 2013/3648 K.
Ortak:sorumluluk sınırı · taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz karardaGecikme halinde «taşıyıcının sorumlu» olduğu miktarın nasıl belirleneceği ise, Varşova-Lahey Protokolünün 4 Sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesinde düzenlenmiştir.
Bu madde uyarınca «taşıyıcıya» verilirken varış yerindeki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunulmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe «taşıyıcının sorumluluğu» kilogram başına 17 özel çekme hakkı ile sınırlıdır.
… kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, davaya konu taşımada davalının sorumluluk üst sınırının 23.206,80 USD olduğu ve bu miktarın altında kalan «gerçek zararın» tazmini gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.326 USD’nin BK 83. maddesi uyarınca davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin ise bozma kapsamı dışı …
Benzer bu karardaSomut olayda, dava hava yolu ile gerçekleşen yük taşımasından kaynaklandığına göre, «taşıyıcının sorumluluğunun» Varşova Sözleşmesi uyarınca «sınırlı sorumluluk» olduğu kabul edilerek, davalının sorumluğunun üst sınırının anılan düzenlemeye göre belirlenip, «gerçek zararın» tespit edilen «sorumluluk sınırı» olan miktarın üzerinde bulunması halinde, sınırlı sorumluluk miktarından, altında ise saptanan gerçek zarardan davalıyı sorumlu tutmak gerekirken, bu hususlar naza …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının hava yolu ile gönderilmek üzere davalı «taşıyıcı» şirkete altı adet halı «teslim» ettiği, kaybolan halının değerinin tahsili için davalı aleyhine icra takibine giriştiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, ... ....
Uyuşmazlığa uygulanması gereken 4 sayılı Montreal Protokolü ile değiştirilen Varşova Konvansiyonu'nun 22 nci maddesi uyarınca yük taşımasında paket «taşıyıcıya» verilirken gönderici varış yerindeki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe «taşıyıcının sorumluluğu» kilogram başına ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gecikme faizi · faiz başlangıç tarihi · sınırlı sorumluluk · icra takibine itiraz · işlemiş faiz · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2008/13317 Esas sayılı icra takip dosyasındaki 3100 USD «asıl alacak» ve 22.55 USD «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 3122 USD üzerinden davalının vaki itirazının iptali ile 3100 USD’ye ....11.2008 takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %... (aylık 1....) «gecikme faizi» uygulanarak tahsilini teminen takibin devamına, asıl alacağın Türk lirası karşılığının % 40'ı olan 1.880 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu nedenle İİK'nın 67. maddesi uyarınca davalı aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki (...) ve (...) ve (4) numaralı bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Dava, taşıma sırasında kaybolan emtia bedelinin tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Bu itibarla yük taşımalarında «taşıyıcının sorumluluğu» Konvansiyonun 22/...-a maddesindeki halin bulunmadığı hallerde «sınırlı sorumluluktur».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/563 E. 2011/4238 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı
İncelediğiniz karardaGecikme halinde «taşıyıcının sorumlu» olduğu miktarın nasıl belirleneceği ise, Varşova-Lahey Protokolünün 4 Sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesinde düzenlenmiştir.
Bu madde uyarınca «taşıyıcıya» verilirken varış yerindeki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunulmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe «taşıyıcının sorumluluğu» kilogram başına 17 özel çekme hakkı ile sınırlıdır.
Mahkemece uyulan Dairemizin bozma ilamında da belirtildiği üzere uyuşmazlık, ABD’den İstanbul’a bagaj taşımasından kaynaklanmakta olup, olaya uygulaması gereken Varşova Konvansiyonu’nun 19. maddesi hükmüne göre «taşıyıcı», «hava taşımasındaki» yolcu, bagaj veya eşyanın gecikmesinden doğan zarardan sorumludur.
Benzer bu karardaDava, yük taşımasından kaynaklanmakta olup uyuşmazlığa uygulanması gereken 4 sayılı Montreal Protokolü ile değiştirilen Varşova Konvansiyonu'nun 22 nci maddesi uyarınca yük taşımasında paket «taşıyıcıya» verilirken gönderici varış yerindeki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe «taşıyıcının sorumluluğu» kilogram başına 17 SDR (Özel Çekme Hakkı) ile sınırlıdır.
Bu itibarla yük taşımalarında «taşıyıcının» veya adamlarının zarar verme kastıyla veya zararın doğması ihtimali olduğunun bilerek pervasızca yaptıkları bir hareket veya ihmal sonucunda zarar doğmuş olsa bile «taşıyıcının sorumluluğu» Konvansiyonun 22/2-a maddesindeki halin bulunmadığı hallerde «sınırlı sorumluluktur».
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sınırlı sorumluluk
Benzer bu karardaBu itibarla yük taşımalarında «taşıyıcının» veya adamlarının zarar verme kastıyla veya zararın doğması ihtimali olduğunun bilerek pervasızca yaptıkları bir hareket veya ihmal sonucunda zarar doğmuş olsa bile «taşıyıcının sorumluluğu» Konvansiyonun 22/2-a maddesindeki halin bulunmadığı hallerde «sınırlı sorumluluktur».
Dava konusu olayda da belirtilen şekilde bir özel bildirimin varlığı iddia ve ispat edilmediğinden mahkemece «sınırlı sorumluluk» ilkesine göre zararın miktarının tespitinde ve hükmedilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına rağmen anılan husus Dairemizce gözden kaçırılarak yerel mahkeme hükmünü …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/4280 E. , 2011/15506 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.11.2009 tarih ve 2008/117-2009/599 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketten satın aldıkları uçak bileti ile İstanbul-Chicago-İstanbul seyahatini gerçekleştirdiklerini, 7.5.2004 tarihinde Chicago’dan İstanbul’a dönerken 5 adet valizi davalıya teslim ettiklerini, valizler geç teslim edildiği gibi karıştırılarak içinden bir çok eşyanın alınmış olduğunu gördüklerini ileri sürerek 3.326 USD maddi ve 3.000 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, olaya Varşova Konvansiyonunu tadil eden Lahey Protokolü ve onu tadil eden 4 nolu Montreal Protokolü hükümlerinin uygulanması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun 4 nolu Montreal Protokolü’nün 22.maddesi gereğince sınırlı olduğunu, bilet arkasında belirtildiği üzere kg başına 20 USD ile sınırlı olmak üzere 32 kg x 20 USD hesabına göre 640 USD karşılığı 991.811.840 TL ödenmesi teklif edildiği halde davacıların teklifi kabul etmediğini, 13.5.2004 tarihli ibraname gereğince davacıların 3 adet valizi eksiksiz teslim aldıklarını beyan etmeleri nedeniyle sadece sonradan teslim aldıkları ve haklarını saklı tuttukları 2 valiz için talepte bulunabileceklerini, manevi tazminat talebinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın taraflarca temyizi üzerine Dairemizce davacılar yararına bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, davaya konu taşımada davalının sorumluluk üst sınırının 23.206,80 USD olduğu ve bu miktarın altında kalan gerçek zararın tazmini gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.326 USD’nin BK 83. maddesi uyarınca davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin ise bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hava yolu ile yapılan taşıma sırasında bagajın geç teslimi ve içerisinden eşya kaybı nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan Dairemizin bozma ilamında da belirtildiği üzere uyuşmazlık, ABD’den İstanbul’a bagaj taşımasından kaynaklanmakta olup, olaya uygulaması gereken Varşova Konvansiyonu’nun 19. maddesi hükmüne göre taşıyıcı, hava taşımasındaki yolcu, bagaj veya eşyanın gecikmesinden doğan zarardan sorumludur. Gecikme halinde taşıyıcının sorumlu olduğu miktarın nasıl belirleneceği ise, Varşova-Lahey Protokolünün 4 Sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca taşıyıcıya verilirken varış yerindeki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunulmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe taşıyıcının sorumluluğu kilogram başına 17 özel çekme hakkı ile sınırlıdır.
Oysa mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda sorumluluk sınırının tespiti için özel çekme hakkı (SDR) üzerinden değil, altın fiyatı esas alınarak hesaplama yapılması doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan şekilde davalının sorumluluk sınırının belirlenerek sonucuna göre hükmedilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034992400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz