İhtiyati haciz itirazı | İhtiyati hacız kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/10039 E. 2015/9530 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hesabın kat edilmesi↗ ipotek akit tablosu↗ i̇i̇k 257↗ ihtiyati hacze itiraz↗ müteselsil sorumluluk↗ muacceliyet↗ ipotek↗ üçüncü kişi↗ genel kredi sözleşmesi↗ ihtiyati haciz↗ vade↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ taahhütname↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; ihtiyati hacze itiraz eden borçlunun borcunun genel kredi sözleşmesinden değil ipotekten kaynaklandığı, İİK hükümleri uyarınca ihtiyati hacze konu alacağın rehinle teminat altına alındığı, gerekçesiyle itirazın kabulüyle ihtiyati haciz kararının itiraz eden O.. K.. yönünden ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati hacze itiraz eden (borçlu) ve ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
1-Mahkemenin, gerekçeli kararı ihtiyati hacze itiraz eden borçluya 04.02.2015 tarihinde, ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin temyiz dilekçesi ise 02.03.2015 tarihinde tebliğ edilmiş, gerekçeli karar HUMK'nın 433’ncü maddesinde yazılı olan 10 günlük temyize cevap verme süresi geçirildikten sonra, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu tarafından 16.03.2015 tarihinde katılma yoluyla temyiz edilmiştir. HUMK’nın 432/4’ncü maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi,
01.06.1990 gün 3-4 sayılı İBK uyarınca Yargıtay tarafından da bu konuda bir karar verilebileceğinden ihtiyati hacze itiraz eden borçlunun katılma yoluyla temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Dava, ihtiyati hacze itiraz istemine ilişkindir. İİK'nın 257/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Dosya içerisindeki belgelerden ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin talebinin üçüncü kişi M.. B.. ile alacaklı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşlesi ve bu krediye dayalı olarak ihtiyati hacze itiraz eden borçlu tarafından üçüncü kişi M.. B.. yararına ve kredi borcunun teminatı olarak düzenlenen ipotek akit tablosuna dayandığı anlaşılmaktadır. Söz konusu ipotek akit tablosunun üçüncü bendinde "İpotek veren/ler, ipotek kapsamında kullandırılan kredilerden kaynaklanan borçlarının alacaklı Banka'ya geri ödenmemesinden, müteselsilen sorumlu olduklarını....kabul ettiğini/ettiklerini beyan ve taahhüt eder/ederler." şeklinde bir hüküm yer almaktadır. Bu hüküm uyarınca aynı zamanda ipotek maliki olan ihtiyati hacze itiraz eden borçlu üçüncü kişi ile banka arasında imzalanan kredi sözleşmesi nedeniyle doğmuş borçlardan borçlu ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu kabul ve taahhüt etmiş bulunmaktadır. Alacaklı banka tarafından kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilmesi sonucunda borcun muaccel hale geldiğinin de sabit olması karşısında ihtiyati haciz isteyen banka lehine ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmiş bulunduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde ihtiyati haciz kararırının kaldırılmasına karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Kabule göre de; asıl borçlu M.. B.. ile alacaklı banka arasında imzalanın genel kredi sözleşmesi nedeniyle düzenlenen ipoteğin asıl borçlunun borçlarının teminatı olarak verildiği, söz konusu ipoteğin ipotek akit tablosu uyarınca müteselsil borçlu olduğu anlaşılan ipotek malikinin borçlarını rehinle teminat altına almadığı anlaşılmakla mahkemece bu hususta yanılgıya düşülüp yazılı gerekçeyle ihtiyati hacze itirazın kabulüne karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2677 E. 2017/4276 K.
Ortak:ipotek akit tablosu · i̇i̇k 257 · ipotek · ihtiyati haciz · vade · haciz · kredi sözleşmesi · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlunun borcunun «genel kredi sözleşmesinden» değil «ipotekten» kaynaklandığı, İİK hükümleri uyarınca ihtiyati hacze konu alacağın rehinle «teminat» altına alındığı, gerekçesiyle itirazın kabulüyle «ihtiyati haciz» kararının itiraz eden O..
B.. ile alacaklı banka arasında imzalanın «genel kredi sözleşmesi» nedeniyle düzenlenen ipoteğin asıl borçlunun borçlarının «teminatı» olarak verildiği, söz konusu ipoteğin «ipotek akit tablosu» uyarınca müteselsil borçlu olduğu anlaşılan ipotek malikinin borçlarını rehinle teminat altına almadığı anlaşılmakla mahkemece bu hususta yanılgıya düşülüp yazılı gerekçeyle «ihtiyati hacze itirazın» kabulüne karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
B.. yararına ve kredi borcunun «teminatı» olarak düzenlenen «ipotek akit tablosuna» dayandığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaİİK’nın «257». maddesine göre “Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Dosyada bulunan «ipotek akit tablosunun» incelenmesinden, sözü geçen tablonun 1. maddesiyle aynı zamanda ipotek veren «kefilin» «kefaletten» kaynaklanan borcunun da «teminat» altına alındığı anlaşılmaktadır.
Talep, «kredi sözleşmesine» dayalı alacağa yönelik «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkindir.
Bu itibarla, mahkemece alacağın rehinle temin edilmiş olduğu gözetilerek «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefalet · kefil
Benzer bu karardaİİK’nın «257». maddesine göre “Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Dosyada bulunan «ipotek akit tablosunun» incelenmesinden, sözü geçen tablonun 1. maddesiyle aynı zamanda ipotek veren «kefilin» «kefaletten» kaynaklanan borcunun da «teminat» altına alındığı anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/433 E. 2014/1856 K.
Ortak:ipotek akit tablosu · i̇i̇k 257 · ipotek · ihtiyati haciz · haciz · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlunun borcunun «genel kredi sözleşmesinden» değil «ipotekten» kaynaklandığı, İİK hükümleri uyarınca ihtiyati hacze konu alacağın rehinle «teminat» altına alındığı, gerekçesiyle itirazın kabulüyle «ihtiyati haciz» kararının itiraz eden O..
B.. yararına ve kredi borcunun «teminatı» olarak düzenlenen «ipotek akit tablosuna» dayandığı anlaşılmaktadır.
B.. ile alacaklı banka arasında imzalanın «genel kredi sözleşmesi» nedeniyle düzenlenen ipoteğin asıl borçlunun borçlarının «teminatı» olarak verildiği, söz konusu ipoteğin «ipotek akit tablosu» uyarınca müteselsil borçlu olduğu anlaşılan ipotek malikinin borçlarını rehinle teminat altına almadığı anlaşılmakla mahkemece bu hususta yanılgıya düşülüp yazılı gerekçeyle «ihtiyati hacze itirazın» kabulüne karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaAncak dosyada mevcut «ipotek akit tablosunda» «ihtiyati haciz» kararına itiraz edenin taşınmazı üzerinde konulan ipoteğin hem asıl borç hem de «kefalet» borcunun «teminatı» olarak verildiği açıkça ifade edilmektedir.
İcra ve İflas Kanunu'nun «257».maddesi uyarınca ancak rehinle temin edilmiş olmayan para alacakları için «ihtiyati haciz» isteminde bulunabileceği öngörülmüştür.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, verilen «ihtiyati haciz» kararına karşı borçlu vekili tarafından yapılan itirazın yasal süresi içerisinde olduğunu ancak itiraz sebeplerinin İİK.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 265 · kefalet · kefil
Benzer bu karardaBu durumda dosyada mevcut «ipotek akit tablosu» uyarınca itiraz eden «kefilin» «kefalet» borcu rehinle temin edildiğinden itirazın kabulü gerekirken, yazılı gerekçelerle reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
«265».maddesinde belirtilen sebeplerden olmaması nedeniyle «ihtiyati haciz» kararının reddine karar verilmiştir.
Ancak dosyada mevcut «ipotek akit tablosunda» «ihtiyati haciz» kararına itiraz edenin taşınmazı üzerinde konulan ipoteğin hem asıl borç hem de «kefalet» borcunun «teminatı» olarak verildiği açıkça ifade edilmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5446 E. 2016/5944 K.
Ortak:ipotek akit tablosu · i̇i̇k 257 · ihtiyati hacze itiraz · muacceliyet · ipotek · ihtiyati haciz · vade · haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlunun borcunun «genel kredi sözleşmesinden» değil «ipotekten» kaynaklandığı, İİK hükümleri uyarınca ihtiyati hacze konu alacağın rehinle «teminat» altına alındığı, gerekçesiyle itirazın kabulüyle «ihtiyati haciz» kararının itiraz eden O..
Kararı, «ihtiyati hacze itiraz» eden (borçlu) ve «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
1-Mahkemenin, gerekçeli kararı «ihtiyati hacze itiraz» eden borçluya 04.02.2015 tarihinde, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı vekilinin temyiz dilekçesi ise 02.03.2015 tarihinde tebliğ edilmiş, gerekçeli karar HUMK'nın 433’ncü maddesinde yazılı olan 10 günlük temyize cevap verme süresi geçirildikten sonra, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu tarafından 16.03.2015 tarihinde katılma yoluyla temyiz edilmiştir.
Benzer bu karardaŞti. hakkındaki «ihtiyati haciz» kararının kaldırılması gerektiği, itiraz eden borçlu Y........E....... yönünden ise; «ipotek akit tablosunda» açıkça belirtildiği gibi ipoteğin sadece asıl borçlu şirketin borçlarının «teminatı» olarak verildiği, ipoteğin Y......
İİK'nın «ihtiyati haciz» şartlarını düzenleyen «257»'nci maddesinde, «vadesi» gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını, alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiştir.
… erine her iki itirazcı borçlunun bankaya olan borçları nedeni ile 750.000,00 TL alacağı karşılayacak şekilde hak ve alacakları üzerinde 03/04/2015 tarihli karar ile «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne karar verildiği, «ihtiyati hacze itiraz» nedenlerinin sınırlı olduğu, bunların mahkemenin yetkisi, «teminat» ve ihtiyati haciz nedenleri olarak sıralandığı, somut olayda davacı banka ile borçlu A.........
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:itiraz yolu · kambiyo senetlerine mahsus takip · i̇i̇k 167 · kambiyo senedi · bono · kefil
Benzer bu karardaBonoyu imzalayan borçlular itirazlarında, kredi borcunun «ipotek» ile «teminat» altına alındığını ileri sürmüşlerse de İİK'nın «167»'nci maddesine göre alacağı «kambiyo senedine» dayalı olan alacaklının alacak rehinle temin edilmiş olsa bile alacağını «kambiyo senetlerine mahsus takip» yolu ile istemesinin mümkün olmasına göre borçluların tüm itirazlarının reddine karar verilmesi gerekirken, «ihtiyati hacze itiraz» eden (boçlu) A..........
Şti. arasında diğer borçlu Y......E.......'nin «kefil» olduğu sözleşmenin imzalandığı, bu sözleşme uyarınca borçlu şirkete kredi kullandırıldığı, borçlu kefil Y.....
E.......'nin kendisine ait üç adet taşınmaz üzerinde toplam bedeli 6.000.000,00 TL olan «ipotek» oluşturduğu, «ipotek akit tablosu» incelendiğinde ipoteğin sadece asıl borçlu şirketin banka ile imzaladığı sözleşmelerden kaynaklanan borçlarının «teminatı» olarak verilmiş olduğu, ipoteğin «kefil» olan Y......
İstem, «ihtiyati haciz» kararının «itiraz yolu» ile kaldırılması istemine ilişkindir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4031 E. 2013/5950 K.
Ortak:hesabın kat edilmesi · i̇i̇k 257 · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · vade · haciz · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlunun borcunun «genel kredi sözleşmesinden» değil «ipotekten» kaynaklandığı, İİK hükümleri uyarınca ihtiyati hacze konu alacağın rehinle «teminat» altına alındığı, gerekçesiyle itirazın kabulüyle «ihtiyati haciz» kararının itiraz eden O..
Alacaklı banka tarafından kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle «hesabın kat edilmesi» sonucunda borcun «muaccel» hale geldiğinin de sabit olması karşısında «ihtiyati haciz» isteyen banka lehine ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmiş bulunduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde ihtiyati haciz kararırının kaldırılmasına karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati hacze itiraz» eden (borçlu) ve «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta alacaklı banka tarafından «genel kredi sözleşmesini» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalayan ... hakkında «hesabın kat edilmesi» sonrası ....08.2012 tarihinde «ilamsız takip» yapılmış, 03.09.2012 tarihinde ise işbu davada mallarını kaçırma girişiminde bulunduğu iddiasıyla «ihtiyati haciz» isteminde bulunulmuştur.
Mahkemece, yapılan inceleme sonucunda, aleyhine «ihtiyati haciz» talep edilen ...’ın takip dosyasına verdiği dilekçeye göre, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısmi itiraz · ilamsız takip · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · kefil · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece «müşterek borçlu müteselsil kefilin» takip dosyasına «ibraz» etmiş olduğu faize ilişkin «kısmi itiraz» dilekçesi gerekçe gösterilerek, talebin reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta alacaklı banka tarafından «genel kredi sözleşmesini» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalayan ... hakkında «hesabın kat edilmesi» sonrası ....08.2012 tarihinde «ilamsız takip» yapılmış, 03.09.2012 tarihinde ise işbu davada mallarını kaçırma girişiminde bulunduğu iddiasıyla «ihtiyati haciz» isteminde bulunulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7279 E. 2011/7139 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · muacceliyet · ihtiyati haciz · vade · haciz · kredi sözleşmesi · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlunun borcunun «genel kredi sözleşmesinden» değil «ipotekten» kaynaklandığı, İİK hükümleri uyarınca ihtiyati hacze konu alacağın rehinle «teminat» altına alındığı, gerekçesiyle itirazın kabulüyle «ihtiyati haciz» kararının itiraz eden O..
Alacaklı banka tarafından kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle «hesabın kat edilmesi» sonucunda borcun «muaccel» hale geldiğinin de sabit olması karşısında «ihtiyati haciz» isteyen banka lehine ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmiş bulunduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde ihtiyati haciz kararırının kaldırılmasına karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati hacze itiraz» eden (borçlu) ve «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu kararda«257»/1. maddesindeki, 'Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir' hükmüne göre, «ihtiyati haciz» istemi için alacağın «muaccel» olması ve rehinle temin edilmemiş olması şartları bulunmaktadır.
İhtiyati «haciz» talebinde bulunan alacaklı bankanın, aleyhine «ihtiyati haciz» istediği şirketin borçlu, diğerlerinin «müşterek borçlu-müteselsil kefil» olduğu Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan borçlarını ödemedikleri için «ihtarname» gönderdiği ve icra takibi yaptığı, borcun bu şekilde «muaccel» hale geldiği gibi, rehinle de «teminat» altına alınmadığı dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edenin, borçlular aleyhine açtığı itirazın iptali davasında yaptıkları ihtiyati haciz isteminin koşullarının oluşmasına rağmen, aleyhine ihtiyati haciz talebinde bulunulan borçlular aleyhine yapılan «icra takibinin itiraz» üzerine durduğu, bu nedenle alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiğinden bahisle talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirm …
Mahkemece, borçlular aleyhine yapılan «icra takibine itiraz» üzerine takibin durduğu ve «itirazın iptali davası» açıldığı, alacağın varlığı ve miktarının tespitinin yargılama sürecine bağlı olduğu gerekçesiyle koşulları oluşmayan «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşterek borçlu müteselsil kefil · itirazın iptali davası · müteselsil kefil · icra takibine itiraz · iptal davası · kefil · ihtarname
Benzer bu karardaİhtiyati «haciz» talebinde bulunan alacaklı bankanın, aleyhine «ihtiyati haciz» istediği şirketin borçlu, diğerlerinin «müşterek borçlu-müteselsil kefil» olduğu Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan borçlarını ödemedikleri için «ihtarname» gönderdiği ve icra takibi yaptığı, borcun bu şekilde «muaccel» hale geldiği gibi, rehinle de «teminat» altına alınmadığı dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edenin, borçlular aleyhine açtığı itirazın iptali davasında yaptıkları ihtiyati haciz isteminin koşullarının oluşmasına rağmen, aleyhine ihtiyati haciz talebinde bulunulan borçlular aleyhine yapılan «icra takibinin itiraz» üzerine durduğu, bu nedenle alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiğinden bahisle talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirm …
Mahkemece, borçlular aleyhine yapılan «icra takibine itiraz» üzerine takibin durduğu ve «itirazın iptali davası» açıldığı, alacağın varlığı ve miktarının tespitinin yargılama sürecine bağlı olduğu gerekçesiyle koşulları oluşmayan «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/10039 E. , 2015/9530 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 26/06/2014
NUMARASI 2014/268-2014/268 D.İŞ
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/06/2014 tarih ve 2014/268-2014/268 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden (borçlu) ve ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz eden borçlu; ihtiyati haciz isteyen alacaklının Beyoğlu 6. Noterliği aracılığıyla gönderdiği ihtarname, Genel Kredi Sözleşmesi ve ipotek belgeleri uyarınca ihtiyati haciz isteminde bulunduğunu, mahkemece gıyabında yapılan inceleme neticesinde talebin kabulüne karar verilerek 26.06.2014 tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiğini, ibraz edilen genel kredi sözleşmesinde isim ve imzasının yer almadığını, sadece genel kredi sözleşmesinin borçlusu olan M.. B.. lehine taşınmazını ipotek ettiğini, bu ipotek dışında herhangi bir sorumluluğunun da bulunmadığını, bahsi geçen ipoteğin Büyükçekmece 1. Aile Mahkemesi'nin 22.05.2014 tarih 2013/68 esas 2014/567 karar sayılı ilamıyla fekkine karar verildiğini, ancak kararın kesinleşmediğini, kaldı ki alacağın ipotekle teminat altına alınması nedeniyle ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığını, müvekkilinin ipotek dışında kefaletinin bulunmadığını ileri sürerek aleyhine verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, ipotek akit tablosunun 3. maddesi uyarınca borçlunun müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatına haiz olduğunu, ipoteğin geçersiz olması halinde bile kefaletin geçerli sayıldığını, ipoteğin asıl borçlunun borcunu teminat altına aldığını, kefilin borcunun teminatının bulunmaması nedeniyle müvekkilinin ilamsız takip yoluna başvurabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; ihtiyati hacze itiraz eden borçlunun borcunun genel kredi sözleşmesinden değil ipotekten kaynaklandığı, İİK hükümleri uyarınca ihtiyati hacze konu alacağın rehinle teminat altına alındığı, gerekçesiyle itirazın kabulüyle ihtiyati haciz kararının itiraz eden O.. K.. yönünden ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati hacze itiraz eden (borçlu) ve ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
1-Mahkemenin, gerekçeli kararı ihtiyati hacze itiraz eden borçluya 04.02.2015 tarihinde, ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin temyiz dilekçesi ise 02.03.2015 tarihinde tebliğ edilmiş, gerekçeli karar HUMK'nın 433’ncü maddesinde yazılı olan 10 günlük temyize cevap verme süresi geçirildikten sonra, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu tarafından 16.03.2015 tarihinde katılma yoluyla temyiz edilmiştir. HUMK’nın 432/4’ncü maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi,
01.06.1990 gün 3-4 sayılı İBK uyarınca Yargıtay tarafından da bu konuda bir karar verilebileceğinden ihtiyati hacze itiraz eden borçlunun katılma yoluyla temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Dava, ihtiyati hacze itiraz istemine ilişkindir. İİK'nın 257/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Dosya içerisindeki belgelerden ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin talebinin üçüncü kişi M.. B.. ile alacaklı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşlesi ve bu krediye dayalı olarak ihtiyati hacze itiraz eden borçlu tarafından üçüncü kişi M.. B.. yararına ve kredi borcunun teminatı olarak düzenlenen ipotek akit tablosuna dayandığı anlaşılmaktadır. Söz konusu ipotek akit tablosunun üçüncü bendinde "İpotek veren/ler, ipotek kapsamında kullandırılan kredilerden kaynaklanan borçlarının alacaklı Banka'ya geri ödenmemesinden, müteselsilen sorumlu olduklarını....kabul ettiğini/ettiklerini beyan ve taahhüt eder/ederler." şeklinde bir hüküm yer almaktadır.
Bu hüküm uyarınca aynı zamanda ipotek maliki olan ihtiyati hacze itiraz eden borçlu üçüncü kişi ile banka arasında imzalanan kredi sözleşmesi nedeniyle doğmuş borçlardan borçlu ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu kabul ve taahhüt etmiş bulunmaktadır. Alacaklı banka tarafından kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilmesi sonucunda borcun muaccel hale geldiğinin de sabit olması karşısında ihtiyati haciz isteyen banka lehine ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmiş bulunduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde ihtiyati haciz kararırının kaldırılmasına karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Kabule göre de; asıl borçlu M.. B.. ile alacaklı banka arasında imzalanın genel kredi sözleşmesi nedeniyle düzenlenen ipoteğin asıl borçlunun borçlarının teminatı olarak verildiği, söz konusu ipoteğin ipotek akit tablosu uyarınca müteselsil borçlu olduğu anlaşılan ipotek malikinin borçlarını rehinle teminat altına almadığı anlaşılmakla mahkemece bu hususta yanılgıya düşülüp yazılı gerekçeyle ihtiyati hacze itirazın kabulüne karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati hacze itiraz eden borçlunun katılma yoluyla temyiz isteminin süre yönünden reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün ihtiyati haciz isteyen alacaklı yararına BOZULMASINA, alınmadığı anlaşılan 108.00 TL temyiz başvuru harcının temyiz eden borçludan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden alacaklıya iadesine, 28/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/130936400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz