Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/8817 E. 2015/9395 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
adam çalıştıranın sorumluluğu↗ işçi-işveren ilişkisi↗ infazda tereddüt↗ trafik kazası↗ yargılama giderleri↗ reeskont faizi↗ infaz↗ maddi ve manevi tazminat↗ geçersizlik↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının olayda kusurunun bulunmadığı, % 76 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, davalı A.. A.. ile davacı arasında adam çalıştıranın sorumluluğu ya da işçi işveren ilişkisi bağlamında bir ilişkinin bulunmadığı, bu davalının olayda bir kusurunun olmadığı, manevi tazminat istemi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davalılardan A.. A.. hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılardan K.-A. Sigorta vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin, davalılardan A.. A..’a ve manevi tazminata ilişen tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün, anılan davalı ve tazminat kalemi yönünden onanması gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin diğer ve davalılardan K.-A.Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki 3 nolu, mümeyyiz diğer davalının ise 4 nolu temyiz itirazlarının dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Asıl ve birleşen dava trafik kazası sonucu yaralanan davacının zarar sorumlularından maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, HMK’nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiş olup, anılan Yasa’nın 297'nci maddesinde hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hükmün, infazı kabil, uygulanabilir olması gerekmektedir.
Somut olayda mahkemece, davalı sigorta şirketleri yönünden poliçe limitleri ve sorumluluk miktarları açıkça belli edilmeden infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm tesisi edilmiş olup, davalı sigorta şirketlerinin hukuki durumu ayrı ayrı değerlendirilerek sorumluluk miktarları belli edilerek infazı kabil bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Öte yandan, davacı vekilince davalı sigorta şirketlerinden manevi tazminat isteminde bulunulmadığı halde mahkemece bulunulmuşçasına bu kalem istem yönünden ret kararı verilmesi doğru olmadığı gibi, davalı sigorta şirketleri yönünden kazaya karışan araçların ticari olması da nazara alınarak istem gibi reeskont faizi ile tahsil kararı verilmek gerekirken yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi de keza doğru bulunmamıştır.
4- […]-A. Sigorta A.Ş. vekilinin temyizine gelince; ZMSS Genel Şartları`nın 12/4'üncü maddesi uyarınca, hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse, sigortacı yargılama giderleri ile avukatlık ücretini sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde ödemekle yükümlü olup, mahkemece bu hüküm gözardı edilerek bu davalı yönünden yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi de doğru görülmemiş, hükmün mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3744 E. 2010/10507 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBaşka bir anlatımla, tesis edilen hükmün, «infazı» kabil, uygulanabilir olması gerekmektedir.
Somut olayda mahkemece, davalı sigorta şirketleri yönünden poliçe limitleri ve sorumluluk miktarları açıkça belli edilmeden «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde hüküm tesisi edilmiş olup, davalı sigorta şirketlerinin hukuki durumu ayrı ayrı değerlendirilerek sorumluluk miktarları belli edilerek infazı kabil bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBaşka bir anlatımla, tesis edilen hükmün, «infazı» kabil, uygulanabilir olması gerekmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazmin · kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · rehin · sigorta sözleşmesi · olumsuz oy · taşıyan · hasar
Benzer bu kararda1-Dava, deniz taşıma «sigorta sözleşmesine» dayalı davacı tarafından sigortalısına ödenen «hasar» bedelinin davalı «taşıyandan» «rücuen tazmini» ve gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesisi istemlerine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalısına ödenen «hasar» bedelinin hasara davalının neden olduğunu iddia ederek tazmini ve gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesis edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin iki ayrı istemi olmasına rağmen bu istemlerden «kanuni rehin hakkı» tesisine ilişkin hüküm kurulduğu halde tazminata ilişkin hüküm kurulmamıştır.
Bu durumda, mahkemece, davacının tazminat istemine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9053 E. 2016/4524 K.
Ortak:infazda tereddüt · infaz
İncelediğiniz karardaSomut olayda mahkemece, davalı sigorta şirketleri yönünden poliçe limitleri ve sorumluluk miktarları açıkça belli edilmeden «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde hüküm tesisi edilmiş olup, davalı sigorta şirketlerinin hukuki durumu ayrı ayrı değerlendirilerek sorumluluk miktarları belli edilerek infazı kabil bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Başka bir anlatımla, tesis edilen hükmün, «infazı» kabil, uygulanabilir olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaSomut olayda mahkemece, davalılardan tahsiline hükmedilen meblağın, tahsil miktarları ve tarihlerinin açıkça belli edilmemesi «infazda tereddüt» yaratacak nitelikte olduğu kuşkusuzdur.Bu nedenle mahkemece anılan hüküm itibariyle infazı kabil bir karar verilmek üzere kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Başka bir anlatımla, tesis edilen hükmün, «infazı» kabil, uygulanabilir olması gerekmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:adi ortaklık · şirket müdürü · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… nda el birliği halinde eser sahipliğinin kabul edildiği, tüzel kişinin eser sahipliğinin sadece mali haklar açısından söz konusu olduğu, davalı ...’nın diğer davalı «şirketin müdürü» ve hissedarı olduğu, birlik halinde meydana getirilen eserin davalı ... tarafından oluşturulan kısmının mali haklarının davalı şirkete ait bulunduğu, eser sahipliğinde birlik olması durumunda uygulanacak «adi ortaklık» hükümlerinin burada uygulanacağı, sözleşmede özel bir hüküm olmaması halinde kâr ve zararın eşit olarak paylaşılacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişt …
Anılan Yasa’nın anılan hükmünün «son» fıkrasında hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5019 E. 2019/5959 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBaşka bir anlatımla, tesis edilen hükmün, «infazı» kabil, uygulanabilir olması gerekmektedir.
Somut olayda mahkemece, davalı sigorta şirketleri yönünden poliçe limitleri ve sorumluluk miktarları açıkça belli edilmeden «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde hüküm tesisi edilmiş olup, davalı sigorta şirketlerinin hukuki durumu ayrı ayrı değerlendirilerek sorumluluk miktarları belli edilerek infazı kabil bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaHMK'nun 297/2.maddesinde hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmış olup, tesis edilen hüküm, «infazı» kabil ve uygulanabilir olmalı ve tereddüt yaratıcı olmamalıdır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maktu ücret · ön inceleme tutanağı · davanın konusuz kalması · nispi vekalet ücreti · davanın konusu · maktu vekalet ücreti · yargılama gideri · vekalet ücreti
Benzer bu karardaDavacılar vekilinin «vekalet ücreti» yönünden kararı istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi davanın konusuz kalmasının ön «inceleme tutanağı» imzalanmadan gerçekleşmiş olması nedeniyle davacılar lehine AAÜT'nin 6/1.maddesi uyarınca hesaplanan «nispi vekalet ücretinin» tamamı yerine «maktu vekalet ücretinin» yarısına hükmedilmesinin doğru olmadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, davanın kabulüne, «davanın konusuz kalması» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına», 16.118,70 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince taraf vekillerinin 26.05.2017 tarihli duruşmadaki «davanın konusu» kalmadığına ilişkin beyanları doğrultusunda davanın konusu kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına», davacı tarafça sarf edilen toplam 82,00 TL «yargılama gideri» ile 6100 sayılı HMK.nun 331.maddesi uyarınca 990,00 TL «maktu ücreti» vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
1-Dava, davalı banka nezdindeki mevduat hesabından çekilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi hem davanın kabulüne, hem de «davanın konusu» kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına» karar vermiş ve bu sebeple hükümde çelişkiye sebep olmuştır.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6808 E. 2016/746 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBaşka bir anlatımla, tesis edilen hükmün, «infazı» kabil, uygulanabilir olması gerekmektedir.
Somut olayda mahkemece, davalı sigorta şirketleri yönünden poliçe limitleri ve sorumluluk miktarları açıkça belli edilmeden «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde hüküm tesisi edilmiş olup, davalı sigorta şirketlerinin hukuki durumu ayrı ayrı değerlendirilerek sorumluluk miktarları belli edilerek infazı kabil bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, anılan Yasa hükmüne aykırı olarak, kararın gerekçesinde davanın kabulüne karar verildiği belirtildiği halde, hüküm kısmında davanın reddine karar verilmesi nedeniyle HMK 297. maddesine aykırı ve «infaza» elverişli olmayan hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın 556 sayılı KHK'nın 7/1 (b) maddesi uyarınca marka tescil başvurusunun mutlak red «sebebi» ile reddine dair ... kararının iptali istemine ilişkin olduğu, 35. sınıf emtialar yönünden davaya konu markanın tanımlayıcılığının da bulunmadığı, her iki marka ar …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4107 E. 2021/4644 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBaşka bir anlatımla, tesis edilen hükmün, «infazı» kabil, uygulanabilir olması gerekmektedir.
Somut olayda mahkemece, davalı sigorta şirketleri yönünden poliçe limitleri ve sorumluluk miktarları açıkça belli edilmeden «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde hüküm tesisi edilmiş olup, davalı sigorta şirketlerinin hukuki durumu ayrı ayrı değerlendirilerek sorumluluk miktarları belli edilerek infazı kabil bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
Bu durumda, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterildiği kabul edilemeyeceğinden «infaz» olanağı bulunmayacak biçimde karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:istirdat · dosya masrafı
Benzer bu kararda… emece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; dava konusu aracın sağlam ve eksiksiz geri verilmesi mümkün olmadığından davalının araç için yaptığı gerekli «masrafları» ve icra takibiyle elde ettiği menfaatleri, geri vermesi gereken araç bedelinden mahsubuyla miktarın 45.000.- TL olarak değerlendirildiği, hal böyle iken davacının …
1-Dava, bonodan kaynaklanan «istirdat» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13912 E. 2014/20093 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:para borcu · tasdik kararı · fatura · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının «fatura» karşılığı taşıma işi yaptığı, buna ilişkin faturaları «defterine» kaydettiği, ancak defterlerin kapanış «tasdiklerinin» bulunmadığı, kendi lehine delil teşkil etmeyeceği, davacı kooperatifin amacının taşıma olması, üyeleri aracılığı ile nakliye işi yapması gerekirken davalı şirketle iş yapmasının hukuka aykırı olduğu, birleşen davada ise bankadan kooperatife gönderilen «paranın borcun» tasfiyesine ilişkin olduğu, davalının bu paranın ne amaçla gönderildiğini ispatlayamadığı, asıl ve birleşen davanın reddi gerektiği gerekçesiyle, asıl ve birleşen …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/8817 E. , 2015/9395 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ÜNYE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 29/11/2012
NUMARASI 2006/372-2012/595
Taraflar arasında görülen davada Ünye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/11/2012 tarih ve 2006/372-2012/595 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalılardan K.-A. Sigorta A.Ş.vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/09/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. O.. G.. ile M.E.mirasçıları M.. E.., S.. E.., G.. E.., A.. E.., N.. E.., Y.. E.. vekili Av. A. U. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili, müvekkilinin yevmiye karşılığı davalılardan A.. A..’a ait araçla bu davalının istemi üzerine kullandığı araca M.E.’ın kullandığı aracın tam kusurlu olarak çarpması sonucu ağır şekilde yaralandığını, asıl davadaki davalıların M. E.‘ın mirasçıları, A.. A..’un ise işveren olduğunu, birleşen ilk davadaki davalıların ise kazaya karışan araçların ve çekicinin zorunlu ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduklarını ileri sürerek,asıl davada şimdilik 85.000 TL maddi,150.000 TL manevi, birleşen ilk davada şimdilik 120.000 TL maddi, birleşen ikinci davada ise, 15.470 TL maddi tazminatın temerrüt faizi ile davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş,ıslah dilkeçesi ile istemini artırmıştır.
Asıl ve birleşen davada bir davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının olayda kusurunun bulunmadığı, % 76 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, davalı A.. A.. ile davacı arasında adam çalıştıranın sorumluluğu ya da işçi işveren ilişkisi bağlamında bir ilişkinin bulunmadığı, bu davalının olayda bir kusurunun olmadığı, manevi tazminat istemi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davalılardan A.. A.. hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılardan K.-A. Sigorta vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin, davalılardan A.. A..’a ve manevi tazminata ilişen tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün, anılan davalı ve tazminat kalemi yönünden onanması gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin diğer ve davalılardan K.-A.Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki 3 nolu, mümeyyiz diğer davalının ise 4 nolu temyiz itirazlarının dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Asıl ve birleşen dava trafik kazası sonucu yaralanan davacının zarar sorumlularından maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, HMK’nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiş olup, anılan Yasa’nın 297'nci maddesinde hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hükmün, infazı kabil, uygulanabilir olması gerekmektedir.
Somut olayda mahkemece, davalı sigorta şirketleri yönünden poliçe limitleri ve sorumluluk miktarları açıkça belli edilmeden infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm tesisi edilmiş olup, davalı sigorta şirketlerinin hukuki durumu ayrı ayrı değerlendirilerek sorumluluk miktarları belli edilerek infazı kabil bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Öte yandan, davacı vekilince davalı sigorta şirketlerinden manevi tazminat isteminde bulunulmadığı halde mahkemece bulunulmuşçasına bu kalem istem yönünden ret kararı verilmesi doğru olmadığı gibi, davalı sigorta şirketleri yönünden kazaya karışan araçların ticari olması da nazara alınarak istem gibi reeskont faizi ile tahsil kararı verilmek gerekirken yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi de keza doğru bulunmamıştır.
4- […]-A. Sigorta A.Ş. vekilinin temyizine gelince; ZMSS Genel Şartları`nın 12/4'üncü maddesi uyarınca, hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse, sigortacı yargılama giderleri ile avukatlık ücretini sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde ödemekle yükümlü olup, mahkemece bu hüküm gözardı edilerek bu davalı yönünden yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi de doğru görülmemiş, hükmün mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin, davalılardan A.. A..’a ve manevi tazminata ilişen tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün, anılan davalı ve tazminat kalemi yönünden ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin diğer ve davalılardan Koç-Allianz Sigorta A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına (4) nolu bentte açıklanan nedenle davalılardan K.-A.Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin A.. A.. ve K.-A.A.Ş. hariç diğer davalılardan alınıp davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalı K.-A.Sigorta A.Ş'ye ayrı ayrı iadesine, 17/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/130421700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz