Çıplak pay
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/15601 E. 2015/11180 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çıplak pay↗ nama yazılı pay↗ zilyetlik↗ pay devri↗ alacağın temliki↗ sermaye artırımı↗ hisse devri↗ ciro↗ pay defteri↗ temlik↗ anonim şirket↗ istirdat↗ geçersizlik↗ yönetim kurulu kararı↗ kredi sözleşmesi↗ taahhütname↗ eksik inceleme↗ temsil↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının şirketteki 119 adet payını davacıya devretmeyi taahhüt ettiği, 250.000 TL'nin nakit olarak ödeneceğinin belirtildiği, buna ilişkin olarak davacının 250.000 TL bedelli senet verdiği, davalının arka kısmını muhteviyatını elden teslim aldım diyerek imzaladığı, sermaye artırımına ilişkin tutarların davacı ve eşi tarafından keşide edilen çeklerle ve davalı adına şirket hesabına yapılan havaleler ile ödendiği, anasözleşmeye göre hisse devri için öncelikle ortaklara müracaat edilmesi, kabul edilmezse üçüncü kişilere devrin mümkün olduğu, davalının taahhütünü yerine getirmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 537.100 TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket hisse devir bedelinden kaynaklanan istirdat istemine ilişkin olup, mahkemece davalının şirketteki 119 adet hissesini davacıya devretmeyi taahhüt ettiği, 537.100 TL ödemede bulunduğu, bilirkişinin anonim şirket hisselerinin nama yazılı olduğunu bildirdiği, dava dışı şirketin müzekkereye cevabında pay senedinin çıkarılmadığını ifade ettiği, ancak 31.12.2011 tarihli yönetim kurulu kararında şirket ortaklarının nama yazılı hisseyi temsil eden ilmuhaberlerinin kredi sözleşmesi gereğince bankaya rehnedildiğinin açıklandığı, bu durumda davalı tarafın şirket hissselerinin çıplak pay olduğuna dair savunmalarına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
6762 sayılı TTK'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, nama yazılı pay senetlerin devri için, bir temlik beyanı veya senedin arkasında tam bir cironun yapılması, ayrıca senet üzerindeki zilyetliğin devir ve teslimi gerekir. Bu koşulların yerine getirilmemesi
halinde yapılan devir işlemi geçersizdir. Fakat, anonim ortaklığın çıplak paylarının devri alacağın temliki suretiyle mümkündür. Ayrıca, pay devri, ortaklığa karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade eder.
Somut olayda, şirket anasözleşmesine göre hisse senetlerinin nama yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Dava dışı şirketin verdiği cevapta şirket kuruluşundan beri pay senedi çıkarılmamış olduğu bildirilmiş, şirketin 31.12.2011 tarihli yönetim kurulu kararında ise, bankadan çekilecek kredi için şirket ortaklarına ait nama yazılı hisseleri temsil eden ilmuhaberlerin bankaya rehnedilmesine karar verilmiş olup, bu durumda şirket hisselerinin nama yazılı olup olmadığı, pay senedinin çıkarılıp çıkarılmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Bu itibarla, mahkemece taraflardan şirket hisselerinin durumu konusunda delillerinin sorulması, gerektiğinde şirket kayıt ve defterleri üzerinde inceleme yapılarak, şirket hisselerinin senede bağlanıp bağlanmadığı, çıplak pay niteliğinde olup olmadığı tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenerek, davaya konu pay devir taahütnamesinin buna göre değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2006/8112 E. 2007/10405 K.
Ortak:nama yazılı pay · zilyetlik · pay devri · alacağın temliki · hisse devri · ciro · pay defteri · temlik
İncelediğiniz kararda6762 sayılı TTK'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
Fakat, anonim ortaklığın çıplak paylarının devri «alacağın temliki» suretiyle mümkündür.
Ayrıca, «pay devri», ortaklığa karşı ancak «pay defterine» kayıtla hüküm ifade eder.
Benzer bu karardaTTK'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
O halde, öncelikle mahkemece, şirket tarafından «nama yazılı pay» senetleri çıkarılıp çıkarılmadığı, çıkarılmış ise, devrin TTK'nın 416 ve devamı maddeleri ile anasözleşmeye uygun bulunup bulunmadığı, çıkarılmamış ise, dosyada bulunan sözleşmenin «alacağın temliki» hükmünde olup olmadığı şirket «ticaret sicil» dosyası, «defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptı- rılmadan nama yazılı pay senetlerinin çıkarılmış olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Fakat, anonim ortaklığın çıplak paylarının devri biçime bağlı olmayıp, «alacağın temliki» suretiyle de mümkündür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilmühaber · adi yazılı sözleşme · hisse devir sözleşmesi · bilirkişi incelemesi · ticaret sicili · ibraz
Benzer bu karardaDavacılar, diğer davalılara şirketteki hisselerini devrettiklerini savunarak, «adi yazılı sözleşme» «ibraz» etmiştir.
O halde, öncelikle mahkemece, şirket tarafından «nama yazılı pay» senetleri çıkarılıp çıkarılmadığı, çıkarılmış ise, devrin TTK'nın 416 ve devamı maddeleri ile anasözleşmeye uygun bulunup bulunmadığı, çıkarılmamış ise, dosyada bulunan sözleşmenin «alacağın temliki» hükmünde olup olmadığı şirket «ticaret sicil» dosyası, «defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptı- rılmadan nama yazılı pay senetlerinin çıkarılmış olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Taraflar arasında akdedilen «hisse devir sözleşmesinin» 8. maddesinde (Satıcılar satmayı «taahhüt» ettikleri hisselerinin resmi devrini 30.04.2000 tarihinde yapacaklardır.) hükmüne yer verilmiştir.
Davalılar, bu maddede yer alan hisselerin devir ve ferağ sözleşmesinin düzenlenmediğini savunmuş, davacı da böyle bir sözleşmeyi «ibraz» etmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11015 E. 2010/2010 K.
Ortak:nama yazılı pay · zilyetlik · pay devri · alacağın temliki · hisse devri · ciro · pay defteri · temlik
İncelediğiniz kararda6762 sayılı TTK'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
Fakat, anonim ortaklığın çıplak paylarının devri «alacağın temliki» suretiyle mümkündür.
Ayrıca, «pay devri», ortaklığa karşı ancak «pay defterine» kayıtla hüküm ifade eder.
Benzer bu kararda… şmesinin 6. maddesine göre, şirket pay senetlerinin nama yazılı olacağı, nama yazılı hisse senetlerinin devri TTK’nun 416/2. maddesinde düzenlenmiş olup nama yazılı «hisse senedinin» devrinin BK’nun «167»-172. maddeleri uyarınca «alacağın temliki» hükümlerine tabi olacağı, alacağın temliki konusunda yazılı sözleşme yapılıp hisse senedinin fiilen karşı tarafa «tesliminin» gerektiği, şirket «pay defterine» işlenmedikçe bu devrin 3. kişiler yönünden hüküm ifade etmeyeceği, davacının hissesinin devri noterde düzenlenen sözleşme ile kararlaştırılmış ise de anasözleşmede öngörülen «nama yazılı pay» senetlerinin düzenlenip davacıya teslim edilmediği ve pay senetlerinin sözleşme ile ya da sonrasında davacı tarafından dava dışı devri alan kişiye teslim edilmediği için TTK’nun 416/2. maddesine göre nama yazılı pay senetlerinin devrinin yapılmadığı, bu devir işleminin «pay defterine kaydının» mümkün olmadığı, davacıya ait nama yazılı «hisse devrine» ilişkin 03.04.1987 tarihli devri sözleşmesi yasanın aradığı şekil ve geçerlik koşulunu taşımakla birlikte TTK’nun 416/2. maddesi uyarınca üretilip davacıya teslim edilmesi gereken nama yazılı pay senetleri üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği, «pay devri» konusunda alınmış bir «yönetim kurulu» kararı bulunmadığı için ortada yasaya uygun pay devri bulunmadığı, TTK’nun 417/2. maddesi uyarınca yasaya uygun olmayan pay devrinin şirket pay defterine işlenmesi …
TTK’nun 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
Mahkemece, «hisse devrine» ilişkin 03.04.1987 tarihli devir sözleşmesinin geçerli olduğu ancak, TTK’nun 416/2. maddesi uyarınca üretilip davacıya «teslim» edilmesi gereken «nama yazılı pay» senetleri üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği, «pay devri» konusunda alınmış «yönetim kurulu» kararı bulunmadığı için ortada yasanın aradığı anlamda pay devrinin olmadığı, TTK’nun 417/2. maddesi uyarınca yasaya uygun olmayan pay devrinin de şirket «defterine» işlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilmühaber · pay defteri kaydı · i̇i̇k 167 · ek mehil · hisse senedi · kâr payı · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… şmesinin 6. maddesine göre, şirket pay senetlerinin nama yazılı olacağı, nama yazılı hisse senetlerinin devri TTK’nun 416/2. maddesinde düzenlenmiş olup nama yazılı «hisse senedinin» devrinin BK’nun «167»-172. maddeleri uyarınca «alacağın temliki» hükümlerine tabi olacağı, alacağın temliki konusunda yazılı sözleşme yapılıp hisse senedinin fiilen karşı tarafa «tesliminin» gerektiği, şirket «pay defterine» işlenmedikçe bu devrin 3. kişiler yönünden hüküm ifade etmeyeceği, davacının hissesinin devri noterde düzenlenen sözleşme ile kararlaştırılmış ise de anasözleşmede öngörülen «nama yazılı pay» senetlerinin düzenlenip davacıya teslim edilmediği ve pay senetlerinin sözleşme ile ya da sonrasında davacı tarafından dava dışı devri alan kişiye teslim edilmediği için TTK’nun 416/2. maddesine göre nama yazılı pay senetlerinin devrinin yapılmadığı, bu devir işleminin «pay defterine kaydının» mümkün olmadığı, davacıya ait nama yazılı «hisse devrine» ilişkin 03.04.1987 tarihli devri sözleşmesi yasanın aradığı şekil ve geçerlik koşulunu taşımakla birlikte TTK’nun 416/2. maddesi uyarınca üretilip davacıya teslim edilmesi gereken nama yazılı pay senetleri üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği, «pay devri» konusunda alınmış bir «yönetim kurulu» kararı bulunmadığı için ortada yasaya uygun pay devri bulunmadığı, TTK’nun 417/2. maddesi uyarınca yasaya uygun olmayan pay devrinin şirket pay defterine işlenmesi …
1- Dava, «anonim şirket» «hisse devrine» dair sözleşmenin onaylanması ve «pay defterine kaydı» istemine ilişkindir.
Şirket tarafından henüz pay senedi ihraç edilmemiş ve «ilmühaber» dahi çıkarılmamış olması, «anonim şirkette» «pay devrine» engel teşkil etmez.
2- Ayrıca, böyle bir dava, öncelikle davacıya ait «payı» devraldığı ileri sürülen ...’nun hukuki durumunu ilgilendirdiğinden adı geçenin taraf olmadığı bir davanın bu şekliyle görülüp, sonuçlandırılması mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1639 E. 2019/848 K.
Ortak:nama yazılı pay · zilyetlik · pay devri · alacağın temliki · hisse devri · ciro · pay defteri · temlik
İncelediğiniz kararda6762 sayılı TTK'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
Fakat, anonim ortaklığın çıplak paylarının devri «alacağın temliki» suretiyle mümkündür.
Ayrıca, «pay devri», ortaklığa karşı ancak «pay defterine» kayıtla hüküm ifade eder.
Benzer bu karardaMahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere, 6762 sayılı ...'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «hisse devri» satışı bulunduğu, bu hisse satışı kapsamında davacının davalıya ödemede bulunduğu, payları «temsil» eden ilmuhaberlerin devir tarihi itibariyle çıkarıldığı ve devre istinaden payların davalı tarafından davacıya devredildiği, davacının şirkete başvurarak devrin «pay defterine» işlenmesini talep edebileceği, payların devrinin yapılmamasının ilmuhaberlerin kendisine «teslim» edilmemiş olmasından değil başvurmamış olmasından kaynaklandığı zira, şirketten gelen evrak ve belgeden anlaşılacağı üzere davacının şirket ortaklığının şirket def …
Fakat, anonim ortaklığın çıplak paylarının devri «alacağın temliki» suretiyle mümkündür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacağın devri · hisse senedi · üçüncü kişi · ihbar · dava sebebi · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaİdare meclisi, «kaydın» yapıldığını «hisse senedine» işaret eder.
Hamiline yazılı hisse senetleri yerine tanzim olunan nama yazılı ilmuhaberler ancak «alacağın devri» hakkındaki hükümlere göre devrolunabilir.
Şu kadar ki; devir şirkete karşı ancak «ihbar» tarihinden itibaren hüküm ifade eder.'' , aynı Yasa'nın 416. maddesinde ''Nama yazılı hisse senetleri, esas mukavelede aksine hüküm olmadıkça devrolunabilir.
4721 sayılı TMK'nın 979. maddesinde de ''Bir «üçüncü kişi» veya «zilyetliği» devreden, özel bir hukuki ilişkiye dayanarak zilyet olmakta devam ederse zilyetlik, «teslim» gerçekleşmeksizin kazanılmış olur.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/152 E. 2019/2196 K.
Ortak:nama yazılı pay · zilyetlik · pay devri · alacağın temliki · ciro · pay defteri · temlik · anonim şirket
İncelediğiniz kararda6762 sayılı TTK'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
Fakat, anonim ortaklığın çıplak paylarının devri «alacağın temliki» suretiyle mümkündür.
Ayrıca, «pay devri», ortaklığa karşı ancak «pay defterine» kayıtla hüküm ifade eder.
Benzer bu karardaMahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere, 6762 sayılı TTK'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
Dava, «anonim şirket» «nama yazılı pay» senedinin devrine ilişkin edimin yerine getirilmemesi nedeniyle ödenen bedelin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Fakat, anonim ortaklığın çıplak paylarının devri «alacağın temliki» suretiyle mümkündür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacağın devri · adi yazılı sözleşme · sermaye taahhüdü · hisse senedi · üçüncü kişi · ihbar · dava sebebi · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaİdare meclisi, «kaydın» yapıldığını «hisse senedine» işaret eder.
Elektrik Üretim Anonim Şirketi'nin davalıya ait hisselerinden bir kısmının davacıya «adi yazılı sözleşme» ile devredildiği, davacının sözleşme ile belirlenen bedeli davalıya ödediği, davalı tarafından devredilen hisselerin ilmuhabere bağlı olduğu, davalı adına çıkarılan ilmuhaberin ise dava dışı bankada rehinli olduğu, tanık beyanlarında davacı ...'in genel kurul toplantılara katıldığının belirtildiği, yine Rinerji ...
… lan genel kurul toplantılarının bazılarına davacının katıldığı, şirket sermaye artışına davalının sattığı hisse oranında iştirak ettiği, ortak olan davalıdan alınan «sermaye taahhüt» çeklerinin bir kısmının ...'in şahsi çeki olup ... cirolu olarak şirkete «teslim» edildiğinin belirtildiği, davalı tarafından hisse senetlerine bağlı olarak çıkarılan ilmuhaberlerin bankada rehinli olması nedeniyle davacıya teslimin yapılamadığı ancak davacının şirket toplantılarına ve sermaye artışına kendisine ait çekler ile katıldığı bu durumda somut olay bakımından TTK 979. maddesi uyarınca «zilyetliğin» teslim gerçekleşmeksizin davacı tarafından kazanılmış olduğunun kabulü gerektiği, taraflar arasında yapılan sözleşmenin edimlerinin davacı ve davalı tarafından kar …
Hamiline yazılı hisse senetleri yerine tanzim olunan nama yazılı ilmuhaberler ancak «alacağın devri» hakkındaki hükümlere göre devrolunabilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5969 E. 2011/9337 K.
Ortak:pay devri · alacağın temliki · pay defteri · temlik · anonim şirket · e-defter
İncelediğiniz karardaAyrıca, «pay devri», ortaklığa karşı ancak «pay defterine» kayıtla hüküm ifade eder.
Fakat, anonim ortaklığın çıplak paylarının devri «alacağın temliki» suretiyle mümkündür.
Dava, «anonim şirket» hisse devir bedelinden kaynaklanan «istirdat» istemine ilişkin olup, mahkemece davalının şirketteki 119 adet hissesini davacıya devretmeyi «taahhüt» ettiği, 537.100 TL ödemede bulunduğu, bilirkişinin anonim şirket hisselerinin nama yazılı olduğunu bildirdiği, dava dışı şirketin müzekkereye cevabında pay senedinin çıkarılmadığını ifade ettiği, ancak 31.12.2011 tarihli «yönetim kurulu» kararında şirket ortaklarının nama yazılı hisseyi «temsil» eden ilmuhaberlerinin «kredi sözleşmesi» gereğince bankaya rehnedildiğinin açıklandığı, bu durumda davalı tarafın şirket hissselerinin «çıplak pay» olduğuna dair savunmalarına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı «anonim şirket» anasözleşmesinin 6. maddesine göre şirket hisselerinin nama yazılı olduğu, TTK'da «kıymetli evrak» niteliğinde bir senede bağlanmayan çıplak payların devrine ilişkin bir hükme yer verilmediği, anonim ortaklığın çıplak paylarının devrinin biçime bağlı olmayıp, BK'nun 162. maddesine göre «alacağın temliki» suretiyle de mümkün olduğu, 23.05.2000 ve 30.10.2003 tarihli sözleşmelerin de alacağın temlikine ilişkin olduğu, payların devrine ilişkin sözleşmelerde kararlaştırılan hisse devir bedelinin ödenip ödenmediğinin işbu davada tartışılamayacağı, davalı şirket anasözleşmesinde «pay devrini» «kısıtlayıcı» bir hüküm bulunmadığı, dava ve karar tarihi itibariyle «hisse devir sözleşmelerinin» feshedilmeyip geçerli olduğu sonucuna varılarak, davacının anonim şirket nezdinde % 25 oranında pay sahibi olduğunun tespitine ve bu durumun şirket «pay defterine tesciline» karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilen karar 23.09.2010 tarihli karardan yazılı gerekçeyle davalılar yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay defterine tescil · kıymetli evrak · kısıtlılık · hisse devir sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, davalı «anonim şirket» anasözleşmesinin 6. maddesine göre şirket hisselerinin nama yazılı olduğu, TTK'da «kıymetli evrak» niteliğinde bir senede bağlanmayan çıplak payların devrine ilişkin bir hükme yer verilmediği, anonim ortaklığın çıplak paylarının devrinin biçime bağlı olmayıp, BK'nun 162. maddesine göre «alacağın temliki» suretiyle de mümkün olduğu, 23.05.2000 ve 30.10.2003 tarihli sözleşmelerin de alacağın temlikine ilişkin olduğu, payların devrine ilişkin sözleşmelerde kararlaştırılan hisse devir bedelinin ödenip ödenmediğinin işbu davada tartışılamayacağı, davalı şirket anasözleşmesinde «pay devrini» «kısıtlayıcı» bir hüküm bulunmadığı, dava ve karar tarihi itibariyle «hisse devir sözleşmelerinin» feshedilmeyip geçerli olduğu sonucuna varılarak, davacının anonim şirket nezdinde % 25 oranında pay sahibi olduğunun tespitine ve bu durumun şirket «pay defterine tesciline» karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilen karar 23.09.2010 tarihli karardan yazılı gerekçeyle davalılar yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/617 E. 2021/7147 K.
Ortak:çıplak pay · zilyetlik · pay devri · alacağın temliki · hisse devri · ciro · pay defteri · temlik
İncelediğiniz kararda6762 sayılı TTK'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
Fakat, anonim ortaklığın çıplak paylarının devri «alacağın temliki» suretiyle mümkündür.
Ayrıca, «pay devri», ortaklığa karşı ancak «pay defterine» kayıtla hüküm ifade eder.
Benzer bu karardaMahkemece, tarafların iddia, savunma ve delilleri kapsamında, şirket «yönetim kurulu» kararlarının ve «ticaret sicil» «kaydının» eksiksizce dosya içerisine alınıp incelenerek, şirketin hisselerinin devir tarihi itibariyle basımı yapılan nama yazılı hisse veya ilmuhaber senedi niteliğinde mi yoksa «çıplak pay» niteliğinde mi olduğu, «hisse devrine» dair alınan yönetim kurulu kararının devir şartlarını «taşıyıp» taşımadığı ve geçerli olup olmadığının tespiti ile sonuca varılması gerekirken, davacının «ibraz» ettiği ilmuhaber ve «hisse senedi» ihracına dair yönetim kurulu kararları, basılı hisse senedi örneği, matbaa faturası hiç değerlendirilmeksizin hisselerin çıplak olduğu ve bu nedenle «alacağın temliki» yoluyla yapılan devrin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu «hisse devrinin», kanun ve ana sözleşme hükümlerine uygun olarak yapıldığı, işlemin tarafı olan davacının, işlemi gerçekleştirirken «irade fesadına» uğradığına dair iddiasının bulunmadığı, hisselerin hata, «hile», «ikrah» yolu ile devredildiği hususunun da iddia ve ispat edilemediği, «anonim şirkette» çıplak payların devrinin şekle bağlı olmadığı, ortaklık pay senedi çıkarmamış olsa bile çıplak payların da devredilebileceği, dosyamıza konu «pay devrinin» yazılı olarak yapılması ve şirkette ortak olan diğer «yönetim kurulu» üyesine yazılı devir yapılması nedeni ile pay devrinin şirket «pay defterine» işlenip işlenmediği hususunun bir öneminin kalmadığı, yönetim kurulu kararlarında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın r …
Hamiline yazılı pay senetlerinin devri şirket ve «üçüncü kişiler» arasında «zilyetliğin» geçirilmesi ile hüküm ifade eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilmühaber · ikrah · alacağın devri · irade fesadı · esas sözleşme · hile · hisse senedi · üçüncü kişi
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu «hisse devrinin», kanun ve ana sözleşme hükümlerine uygun olarak yapıldığı, işlemin tarafı olan davacının, işlemi gerçekleştirirken «irade fesadına» uğradığına dair iddiasının bulunmadığı, hisselerin hata, «hile», «ikrah» yolu ile devredildiği hususunun da iddia ve ispat edilemediği, «anonim şirkette» çıplak payların devrinin şekle bağlı olmadığı, ortaklık pay senedi çıkarmamış olsa bile çıplak payların da devredilebileceği, dosyamıza konu «pay devrinin» yazılı olarak yapılması ve şirkette ortak olan diğer «yönetim kurulu» üyesine yazılı devir yapılması nedeni ile pay devrinin şirket «pay defterine» işlenip işlenmediği hususunun bir öneminin kalmadığı, yönetim kurulu kararlarında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın r …
Davacı tarafça da, şirket yönetim kurulunun 28.10.2008 tarih ve 44 nolu ve 25.03.2010 tarih ve 63 nolu kararlarıyla nama yazılı şirket hisseleriyle ilgili muvakkat «ilmühaber» bastırılmasına karar verdiği, yine 22.03.2011 tarih ve 67 nolu kararıyla nama yazılı «hisse senedi» ihraç edilmesine karar verdiği, 18.05.2011 tarih ve 5447-5448 numaralı matbaa faturasından da hisse senetlerinin basılmış olduğu iddia edilmiş ve birleşen davada dilekçesinde ve temyiz dilekçesinde “yönetim kurulunun 22.03.2011 tarih ve 067 nolu kararı uyarınca ihraç edilmiştir” ibaresini «taşıyan» davacı ... namına yazılı hisse senedi örneğine yer vermiştir.
Hamiline yazılı pay senetlerinin devri şirket ve «üçüncü kişiler» arasında «zilyetliğin» geçirilmesi ile hüküm ifade eder.
Devir, ancak kanunla veya «esas sözleşme» ile sınırlandırılabilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/15601 E. , 2015/11180 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ RİZE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 10/07/2014
NUMARASI 2013/142-2014/496
Taraflar arasında görülen davada Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/07/2014 tarih ve 2013/142-2014/496 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27/10/2015 günü hazır bulunan davacı D.. B.. ve davacı vekili Av. M.. K.. ile davalı vekili Av. F.. T.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının dava dışı R.R. Elek. Üretim AŞ.'de 238 payı bulunduğunu, 31.03.2009 tarihinde 119 adet payın devrini taahhüt ettiğini, bu kapsamda hisse devir bedeli 390.000 TL ile sermaye artırımları sırasında ½ kısmına tekabül eden 147.100 TL'nin davalıya ödendiği halde hisse devrinin gerçekleştirilmediğini ileri sürerek, 537.100 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hisse devir bedeli olarak nakit ödeneceği belirtilen 250.000 TL'nin müvekkiline ödenmediğini, sadece 140.000 TL'nin tahsil edildiğini, ayrıca sermaye artırımına ilişkin ödeme yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının şirketteki 119 adet payını davacıya devretmeyi taahhüt ettiği, 250.000 TL'nin nakit olarak ödeneceğinin belirtildiği, buna ilişkin olarak davacının 250.000 TL bedelli senet verdiği, davalının arka kısmını muhteviyatını elden teslim aldım diyerek imzaladığı, sermaye artırımına ilişkin tutarların davacı ve eşi tarafından keşide edilen çeklerle ve davalı adına şirket hesabına yapılan havaleler ile ödendiği, anasözleşmeye göre hisse devri için öncelikle ortaklara müracaat edilmesi, kabul edilmezse üçüncü kişilere devrin mümkün olduğu, davalının taahhütünü yerine getirmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 537.100 TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket hisse devir bedelinden kaynaklanan istirdat istemine ilişkin olup, mahkemece davalının şirketteki 119 adet hissesini davacıya devretmeyi taahhüt ettiği, 537.100 TL ödemede bulunduğu, bilirkişinin anonim şirket hisselerinin nama yazılı olduğunu bildirdiği, dava dışı şirketin müzekkereye cevabında pay senedinin çıkarılmadığını ifade ettiği, ancak 31.12.2011 tarihli yönetim kurulu kararında şirket ortaklarının nama yazılı hisseyi temsil eden ilmuhaberlerinin kredi sözleşmesi gereğince bankaya rehnedildiğinin açıklandığı, bu durumda davalı tarafın şirket hissselerinin çıplak pay olduğuna dair savunmalarına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
6762 sayılı TTK'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, nama yazılı pay senetlerin devri için, bir temlik beyanı veya senedin arkasında tam bir cironun yapılması, ayrıca senet üzerindeki zilyetliğin devir ve teslimi gerekir. Bu koşulların yerine getirilmemesi
halinde yapılan devir işlemi geçersizdir. Fakat, anonim ortaklığın çıplak paylarının devri alacağın temliki suretiyle mümkündür. Ayrıca, pay devri, ortaklığa karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade eder.
Somut olayda, şirket anasözleşmesine göre hisse senetlerinin nama yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Dava dışı şirketin verdiği cevapta şirket kuruluşundan beri pay senedi çıkarılmamış olduğu bildirilmiş, şirketin 31.12.2011 tarihli yönetim kurulu kararında ise, bankadan çekilecek kredi için şirket ortaklarına ait nama yazılı hisseleri temsil eden ilmuhaberlerin bankaya rehnedilmesine karar verilmiş olup, bu durumda şirket hisselerinin nama yazılı olup olmadığı, pay senedinin çıkarılıp çıkarılmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Bu itibarla, mahkemece taraflardan şirket hisselerinin durumu konusunda delillerinin sorulması, gerektiğinde şirket kayıt ve defterleri üzerinde inceleme yapılarak, şirket hisselerinin senede bağlanıp bağlanmadığı, çıplak pay niteliğinde olup olmadığı tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenerek, davaya konu pay devir taahütnamesinin buna göre değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarını kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/128975400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz