Ilmühaber
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/11015 E. 2010/2010 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ilmühaber↗ nama yazılı pay↗ hisse devri sözleşmesi↗ zilyetlik↗ pay defteri kaydı↗ i̇i̇k 167↗ ek mehil↗ pay devri↗ alacağın temliki↗ hisse senedi↗ hisse devri↗ ciro↗ pay defteri↗ temlik↗ anonim şirket↗ kâr payı↗ geçersizlik↗ yönetim kurulu kararı↗ cy/cy kaydı↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket anasözleşmesinin 6. maddesine göre, şirket pay senetlerinin nama yazılı olacağı, nama yazılı hisse senetlerinin devri TTK’nun 416/2. maddesinde düzenlenmiş olup nama yazılı hisse senedinin devrinin BK’nun 167-172. maddeleri uyarınca alacağın temliki hükümlerine tabi olacağı, alacağın temliki konusunda yazılı sözleşme yapılıp hisse senedinin fiilen karşı tarafa tesliminin gerektiği, şirket pay defterine işlenmedikçe bu devrin 3. kişiler yönünden hüküm ifade etmeyeceği, davacının hissesinin devri noterde düzenlenen sözleşme ile kararlaştırılmış ise de anasözleşmede öngörülen nama yazılı pay senetlerinin düzenlenip davacıya teslim edilmediği ve pay senetlerinin sözleşme ile ya da sonrasında davacı tarafından dava dışı devri alan kişiye teslim edilmediği için TTK’nun 416/2. maddesine göre nama yazılı pay senetlerinin devrinin yapılmadığı, bu devir işleminin pay defterine kaydının mümkün olmadığı, davacıya ait nama yazılı hisse devrine ilişkin 03.04.1987 tarihli devri sözleşmesi yasanın aradığı şekil ve geçerlik koşulunu taşımakla birlikte TTK’nun 416/2. maddesi uyarınca üretilip davacıya teslim edilmesi gereken nama yazılı pay senetleri üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği, pay devri konusunda alınmış bir yönetim kurulu kararı bulunmadığı için ortada yasaya uygun pay devri bulunmadığı, TTK’nun 417/2. maddesi uyarınca yasaya uygun olmayan pay devrinin şirket pay defterine işlenmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, anonim şirket hisse devrine dair sözleşmenin onaylanması ve pay defterine kaydı istemine ilişkindir. Mahkemece, hisse devrine ilişkin 03.04.1987 tarihli devir sözleşmesinin geçerli olduğu ancak, TTK’nun 416/2. maddesi uyarınca üretilip davacıya teslim edilmesi gereken nama yazılı pay senetleri üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği, pay devri konusunda alınmış yönetim kurulu kararı bulunmadığı için ortada yasanın aradığı anlamda pay devrinin olmadığı, TTK’nun 417/2. maddesi uyarınca yasaya uygun olmayan pay devrinin de şirket defterine işlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalı şirketin anasözleşmesinin 6. maddesine göre, hisse senetleri nama yazılı olacaktır. TTK’nun 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, nama yazılı pay senetlerin devri için, bir temlik beyanı veya senedin arkasında tam bir cironun yapılması, ayrıca senet üzerindeki zilyetliğin devir ve teslimi gerekir. Bu koşulların yerine getirilmemesi halinde yapılan devir işlemi geçersizdir. Fakat, anonim ortaklığın çıplak paylarının devri, biçime bağlı olmayıp, BK.nun 162 ve devam maddelerine göre alacağın temliki suretiyle mümkündür. Şirket tarafından henüz pay senedi ihraç edilmemiş ve ilmühaber dahi çıkarılmamış olması, anonim şirkette pay devrine engel teşkil etmez. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere 03.04.1987 tarihli devir sözleşmesi geçerli olup, “TTK’nun 416/2. maddesi uyarınca üretilip davacıya teslim edilmesi gereken nama yazılı pay senetlerinin üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği için ve pay devri konusunda alınmış yönetim kurulu kararı bulunmadığı için pay devrinin yasaya uygun olmadığı” gerekçesi yapılan açıklamalar karşısında doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Ayrıca, böyle bir dava, öncelikle davacıya ait payı devraldığı ileri sürülen ...’nun hukuki durumunu ilgilendirdiğinden adı geçenin taraf olmadığı bir davanın bu şekliyle görülüp, sonuçlandırılması mümkün değildir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davacı vekiline mehil verilerek adı geçen hakkında dava açılmasının sağlanması, bundan sonra anılan dosyanın işbu dava dosyası ile birleştirilmesi suretiyle yapılacak yargılama sonucunda oluşan duruma göre bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece, bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2006/8112 E. 2007/10405 K.
Ortak:ilmühaber · nama yazılı pay · zilyetlik · pay devri · alacağın temliki · hisse devri · ciro · pay defteri
İncelediğiniz kararda… şmesinin 6. maddesine göre, şirket pay senetlerinin nama yazılı olacağı, nama yazılı hisse senetlerinin devri TTK’nun 416/2. maddesinde düzenlenmiş olup nama yazılı «hisse senedinin» devrinin BK’nun «167»-172. maddeleri uyarınca «alacağın temliki» hükümlerine tabi olacağı, alacağın temliki konusunda yazılı sözleşme yapılıp hisse senedinin fiilen karşı tarafa «tesliminin» gerektiği, şirket «pay defterine» işlenmedikçe bu devrin 3. kişiler yönünden hüküm ifade etmeyeceği, davacının hissesinin devri noterde düzenlenen sözleşme ile kararlaştırılmış ise de anasözleşmede öngörülen «nama yazılı pay» senetlerinin düzenlenip davacıya teslim edilmediği ve pay senetlerinin sözleşme ile ya da sonrasında davacı tarafından dava dışı devri alan kişiye teslim edilmediği için TTK’nun 416/2. maddesine göre nama yazılı pay senetlerinin devrinin yapılmadığı, bu devir işleminin «pay defterine kaydının» mümkün olmadığı, davacıya ait nama yazılı «hisse devrine» ilişkin 03.04.1987 tarihli devri sözleşmesi yasanın aradığı şekil ve geçerlik koşulunu taşımakla birlikte TTK’nun 416/2. maddesi uyarınca üretilip davacıya teslim edilmesi gereken nama yazılı pay senetleri üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği, «pay devri» konusunda alınmış bir «yönetim kurulu» kararı bulunmadığı için ortada yasaya uygun pay devri bulunmadığı, TTK’nun 417/2. maddesi uyarınca yasaya uygun olmayan pay devrinin şirket pay defterine işlenmesi …
Mahkemece, «hisse devrine» ilişkin 03.04.1987 tarihli devir sözleşmesinin geçerli olduğu ancak, TTK’nun 416/2. maddesi uyarınca üretilip davacıya «teslim» edilmesi gereken «nama yazılı pay» senetleri üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği, «pay devri» konusunda alınmış «yönetim kurulu» kararı bulunmadığı için ortada yasanın aradığı anlamda pay devrinin olmadığı, TTK’nun 417/2. maddesi uyarınca yasaya uygun olmayan pay devrinin de şirket «defterine» işlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
TTK’nun 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
Benzer bu karardaTTK'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
Ayrıca «pay devri», ortaklığa karşı ancak «pay defterine» kayıtla hüküm ifade eder.
O halde, öncelikle mahkemece, şirket tarafından «nama yazılı pay» senetleri çıkarılıp çıkarılmadığı, çıkarılmış ise, devrin TTK'nın 416 ve devamı maddeleri ile anasözleşmeye uygun bulunup bulunmadığı, çıkarılmamış ise, dosyada bulunan sözleşmenin «alacağın temliki» hükmünde olup olmadığı şirket «ticaret sicil» dosyası, «defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptı- rılmadan nama yazılı pay senetlerinin çıkarılmış olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:adi yazılı sözleşme · hisse devir sözleşmesi · bilirkişi incelemesi · ticaret sicili · taahhütname · ibraz
Benzer bu karardaDavacılar, diğer davalılara şirketteki hisselerini devrettiklerini savunarak, «adi yazılı sözleşme» «ibraz» etmiştir.
Taraflar arasında akdedilen «hisse devir sözleşmesinin» 8. maddesinde (Satıcılar satmayı «taahhüt» ettikleri hisselerinin resmi devrini 30.04.2000 tarihinde yapacaklardır.) hükmüne yer verilmiştir.
O halde, öncelikle mahkemece, şirket tarafından «nama yazılı pay» senetleri çıkarılıp çıkarılmadığı, çıkarılmış ise, devrin TTK'nın 416 ve devamı maddeleri ile anasözleşmeye uygun bulunup bulunmadığı, çıkarılmamış ise, dosyada bulunan sözleşmenin «alacağın temliki» hükmünde olup olmadığı şirket «ticaret sicil» dosyası, «defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptı- rılmadan nama yazılı pay senetlerinin çıkarılmış olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davalılar, bu maddede yer alan hisselerin devir ve ferağ sözleşmesinin düzenlenmediğini savunmuş, davacı da böyle bir sözleşmeyi «ibraz» etmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7558 E. 2013/22326 K.
Ortak:pay devri · temlik · anonim şirket · geçersizlik · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz kararda… şmesinin 6. maddesine göre, şirket pay senetlerinin nama yazılı olacağı, nama yazılı hisse senetlerinin devri TTK’nun 416/2. maddesinde düzenlenmiş olup nama yazılı «hisse senedinin» devrinin BK’nun «167»-172. maddeleri uyarınca «alacağın temliki» hükümlerine tabi olacağı, alacağın temliki konusunda yazılı sözleşme yapılıp hisse senedinin fiilen karşı tarafa «tesliminin» gerektiği, şirket «pay defterine» işlenmedikçe bu devrin 3. kişiler yönünden hüküm ifade etmeyeceği, davacının hissesinin devri noterde düzenlenen sözleşme ile kararlaştırılmış ise de anasözleşmede öngörülen «nama yazılı pay» senetlerinin düzenlenip davacıya teslim edilmediği ve pay senetlerinin sözleşme ile ya da sonrasında davacı tarafından dava dışı devri alan kişiye teslim edilmediği için TTK’nun 416/2. maddesine göre nama yazılı pay senetlerinin devrinin yapılmadığı, bu devir işleminin «pay defterine kaydının» mümkün olmadığı, davacıya ait nama yazılı «hisse devrine» ilişkin 03.04.1987 tarihli devri sözleşmesi yasanın aradığı şekil ve geçerlik koşulunu taşımakla birlikte TTK’nun 416/2. maddesi uyarınca üretilip davacıya teslim edilmesi gereken nama yazılı pay senetleri üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği, «pay devri» konusunda alınmış bir «yönetim kurulu» kararı bulunmadığı için ortada yasaya uygun pay devri bulunmadığı, TTK’nun 417/2. maddesi uyarınca yasaya uygun olmayan pay devrinin şirket pay defterine işlenmesi …
Mahkemece, «hisse devrine» ilişkin 03.04.1987 tarihli devir sözleşmesinin geçerli olduğu ancak, TTK’nun 416/2. maddesi uyarınca üretilip davacıya «teslim» edilmesi gereken «nama yazılı pay» senetleri üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği, «pay devri» konusunda alınmış «yönetim kurulu» kararı bulunmadığı için ortada yasanın aradığı anlamda pay devrinin olmadığı, TTK’nun 417/2. maddesi uyarınca yasaya uygun olmayan pay devrinin de şirket «defterine» işlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Şirket tarafından henüz pay senedi ihraç edilmemiş ve «ilmühaber» dahi çıkarılmamış olması, «anonim şirkette» «pay devrine» engel teşkil etmez.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, muris ...'nun davalı şirketteki hisselerini diğer davalı ...'na devrettiği, şirket hisselerinin ihraç edilmemiş nama yazılı oldukları, bu durumda devrin geçerli olmasının yazılı «temlik» yapılmasına bağlı bulunduğu, somut olayda bu yönde bir temlikin ya da sözleşmenin bulunmadığı, murisin «pay devrinin» «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, davalı «anonim şirketin yönetim kurulu» kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ile şirket hisselerinin bir kısmının davacıların murisine aidiyetinin tespiti istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davalı şirketin hisselerinin ihraç edilmemiş nama yazılı oldukları ve bu durumda ancak yazılı «temlik» ile devredilebilecekleri gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket yönetim kurulu · hamil · eksik inceleme
Benzer bu kararda2- Dava, davalı «anonim şirketin yönetim kurulu» kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ile şirket hisselerinin bir kısmının davacıların murisine aidiyetinin tespiti istemlerine ilişkindir.
Oysa, davalı taraf devir tarihi itibariyle şirket hisselerinin «hamiline» olduklarını savunmuş, mahkemece de davalı şirketin anasözleşmesi getirtilerek devir tarihi itibariyle davalı şirketin hisse senetlerinin niteliği tespit edilmemiştir.
Bu itibarla, davalı şirketin anasözleşmesi ve ticari kayıtları getirtilerek davaya konu devir tarihi itibariyle davalı şirketin hisse senetlerinin niteliğinin belirlenmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/870 E. 2016/9035 K.
Ortak:ilmühaber · nama yazılı pay · zilyetlik · hisse senedi · ciro · pay defteri · temlik · anonim şirket
İncelediğiniz kararda… şmesinin 6. maddesine göre, şirket pay senetlerinin nama yazılı olacağı, nama yazılı hisse senetlerinin devri TTK’nun 416/2. maddesinde düzenlenmiş olup nama yazılı «hisse senedinin» devrinin BK’nun «167»-172. maddeleri uyarınca «alacağın temliki» hükümlerine tabi olacağı, alacağın temliki konusunda yazılı sözleşme yapılıp hisse senedinin fiilen karşı tarafa «tesliminin» gerektiği, şirket «pay defterine» işlenmedikçe bu devrin 3. kişiler yönünden hüküm ifade etmeyeceği, davacının hissesinin devri noterde düzenlenen sözleşme ile kararlaştırılmış ise de anasözleşmede öngörülen «nama yazılı pay» senetlerinin düzenlenip davacıya teslim edilmediği ve pay senetlerinin sözleşme ile ya da sonrasında davacı tarafından dava dışı devri alan kişiye teslim edilmediği için TTK’nun 416/2. maddesine göre nama yazılı pay senetlerinin devrinin yapılmadığı, bu devir işleminin «pay defterine kaydının» mümkün olmadığı, davacıya ait nama yazılı «hisse devrine» ilişkin 03.04.1987 tarihli devri sözleşmesi yasanın aradığı şekil ve geçerlik koşulunu taşımakla birlikte TTK’nun 416/2. maddesi uyarınca üretilip davacıya teslim edilmesi gereken nama yazılı pay senetleri üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği, «pay devri» konusunda alınmış bir «yönetim kurulu» kararı bulunmadığı için ortada yasaya uygun pay devri bulunmadığı, TTK’nun 417/2. maddesi uyarınca yasaya uygun olmayan pay devrinin şirket pay defterine işlenmesi …
TTK’nun 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
1- Dava, «anonim şirket» «hisse devrine» dair sözleşmenin onaylanması ve «pay defterine kaydı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaYargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre de, «nama yazılı pay» senetlerini devri için «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin devri» ve «teslimi» gerekli ve yeterli kabul edilmektedir.
Mülga 6762 sayılı TTK'nın 411. maddesinde nama yazılı hisse senetleri yerini tutmak üzere çıkarılan «ilmühaberlerin» nama yazılı olması gerektiği ve bunların devrinin nama yazılı hisse senetlerinin devrine ait hükümlere tabi olduğu, aynı kanunun 416. maddesinde nama yazılı hisse senetlerinin devrinin «ciro» edilmiş senedin devralana «teslimi» ile olacağı ve devrin, şirkete karşı ancak «pay defterine» kayıtla hüküm ifade edeceği düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, yukarıdaki hükümlere göre, şirket tarafından nama yazılı hisse senetleri yerini tutmak üzere çıkarılan «ilmühaberlerin» devrinin TTK'nın 416 ve devamı maddelerine uygun olup olmadığı ve bankada rehinli bulunan sözleşme ile devredilen «nama yazılı pay» senetlerinin TMK'nın 979. maddesine uygun olarak «teslimsiz», yani «zilyetliğin» fiilen geçirilmeksizin devrinin geçerli bulunup bulunmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde salt sözleşmeye dayalı kara …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zilyetliğin devri · adi yazılı sözleşme · rehin · üçüncü kişi · istirdat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında .... ....'nin davalıya ait hisselerinden bir kısmının davacıya «adi yazılı sözleşme» ile devredildiği, davacının sözleşme ile belirlenen bedeli davalıya ödediği, hisselerin davacıya devredilemediği, davalının kusurlu davranışları nedeniyle ifada geciktiği, hisseleri «rehin» alan ... .....'nden gelen yazı cevaplarından anlaşılacağı üzere devre konu hisseler için «ilmühaber» çıkarıldığı, taraflar arasında geçerli bir devir yapılmadığından davacının davalıya ödemiş olduğu 256.750,00 TL'nin iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne …
Dava, «anonim şirket» «nama yazılı pay» senedinin devrine ilşkin edimin yerine getirilmemesi nedeniyle ödenen bedelin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Türk Medeni Kanun'un «teslimsiz» devri düzenleyen 979. maddesinde ise ''Bir «üçüncü kişi» veya «zilyetliği» devreden, özel bir hukuki ilişkiye dayanarak zilyet olmakta devam ederse zilyetlik, teslim gerçekleşmeksizin kazanılmış olur.
Zilyetliğin bu yolla devri, «zilyet» olmakta devam eden «üçüncü kişiye» karşı, ancak durumun devreden tarafından kendisine bildirildiği andan başlayarak hüküm doğurur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15601 E. 2015/11180 K.
Ortak:nama yazılı pay · zilyetlik · pay devri · alacağın temliki · hisse devri · ciro · pay defteri · temlik
İncelediğiniz kararda… şmesinin 6. maddesine göre, şirket pay senetlerinin nama yazılı olacağı, nama yazılı hisse senetlerinin devri TTK’nun 416/2. maddesinde düzenlenmiş olup nama yazılı «hisse senedinin» devrinin BK’nun «167»-172. maddeleri uyarınca «alacağın temliki» hükümlerine tabi olacağı, alacağın temliki konusunda yazılı sözleşme yapılıp hisse senedinin fiilen karşı tarafa «tesliminin» gerektiği, şirket «pay defterine» işlenmedikçe bu devrin 3. kişiler yönünden hüküm ifade etmeyeceği, davacının hissesinin devri noterde düzenlenen sözleşme ile kararlaştırılmış ise de anasözleşmede öngörülen «nama yazılı pay» senetlerinin düzenlenip davacıya teslim edilmediği ve pay senetlerinin sözleşme ile ya da sonrasında davacı tarafından dava dışı devri alan kişiye teslim edilmediği için TTK’nun 416/2. maddesine göre nama yazılı pay senetlerinin devrinin yapılmadığı, bu devir işleminin «pay defterine kaydının» mümkün olmadığı, davacıya ait nama yazılı «hisse devrine» ilişkin 03.04.1987 tarihli devri sözleşmesi yasanın aradığı şekil ve geçerlik koşulunu taşımakla birlikte TTK’nun 416/2. maddesi uyarınca üretilip davacıya teslim edilmesi gereken nama yazılı pay senetleri üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği, «pay devri» konusunda alınmış bir «yönetim kurulu» kararı bulunmadığı için ortada yasaya uygun pay devri bulunmadığı, TTK’nun 417/2. maddesi uyarınca yasaya uygun olmayan pay devrinin şirket pay defterine işlenmesi …
TTK’nun 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
Mahkemece, «hisse devrine» ilişkin 03.04.1987 tarihli devir sözleşmesinin geçerli olduğu ancak, TTK’nun 416/2. maddesi uyarınca üretilip davacıya «teslim» edilmesi gereken «nama yazılı pay» senetleri üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği, «pay devri» konusunda alınmış «yönetim kurulu» kararı bulunmadığı için ortada yasanın aradığı anlamda pay devrinin olmadığı, TTK’nun 417/2. maddesi uyarınca yasaya uygun olmayan pay devrinin de şirket «defterine» işlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda6762 sayılı TTK'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
Fakat, anonim ortaklığın çıplak paylarının devri «alacağın temliki» suretiyle mümkündür.
Ayrıca, «pay devri», ortaklığa karşı ancak «pay defterine» kayıtla hüküm ifade eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çıplak pay · sermaye artırımı · istirdat · kredi sözleşmesi · taahhütname · eksik inceleme · temsil
Benzer bu karardaDava, «anonim şirket» hisse devir bedelinden kaynaklanan «istirdat» istemine ilişkin olup, mahkemece davalının şirketteki 119 adet hissesini davacıya devretmeyi «taahhüt» ettiği, 537.100 TL ödemede bulunduğu, bilirkişinin anonim şirket hisselerinin nama yazılı olduğunu bildirdiği, dava dışı şirketin müzekkereye cevabında pay senedinin çıkarılmadığını ifade ettiği, ancak 31.12.2011 tarihli «yönetim kurulu» kararında şirket ortaklarının nama yazılı hisseyi «temsil» eden ilmuhaberlerinin «kredi sözleşmesi» gereğince bankaya rehnedildiğinin açıklandığı, bu durumda davalı tarafın şirket hissselerinin «çıplak pay» olduğuna dair savunmalarına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının şirketteki 119 adet payını davacıya devretmeyi «taahhüt» ettiği, 250.000 TL'nin nakit olarak ödeneceğinin belirtildiği, buna ilişkin olarak davacının 250.000 TL bedelli senet verdiği, davalının arka kısmını muhteviyatını elden «teslim» aldım diyerek imzaladığı, «sermaye artırımına» ilişkin tutarların davacı ve eşi tarafından keşide edilen çeklerle ve davalı adına şirket hesabına yapılan havaleler ile ödendiği, anasözleşmeye göre «hisse devri» için öncelikle ortaklara müracaat edilmesi, kabul edilmezse üçüncü kişilere devrin mümkün olduğu, davalının taahhütünü yerine getirmediği gerekçesiyle, davanın kab …
Bu itibarla, mahkemece taraflardan şirket hisselerinin durumu konusunda delillerinin sorulması, gerektiğinde şirket kayıt ve «defterleri» üzerinde inceleme yapılarak, şirket hisselerinin senede bağlanıp bağlanmadığı, «çıplak pay» niteliğinde olup olmadığı tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenerek, davaya konu pay devir taahütnamesinin buna göre değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Dava dışı şirketin verdiği cevapta şirket kuruluşundan beri pay senedi çıkarılmamış olduğu bildirilmiş, şirketin 31.12.2011 tarihli «yönetim kurulu» kararında ise, bankadan çekilecek kredi için şirket ortaklarına ait nama yazılı hisseleri «temsil» eden ilmuhaberlerin bankaya rehnedilmesine karar verilmiş olup, bu durumda şirket hisselerinin nama yazılı olup olmadığı, pay senedinin çıkarılıp çıkarılmadığı hus …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/11015 E. , 2010/2010 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.04.2008 tarih ve 2007/24-2008/155 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette ortak iken 03.04.1987 tarihli noterde düzenlenen devir sözleşmesi ile hissesini dava dışı ...’na devrettiğini, bu devrin tescili için ticaret sicil müdürlüğüne yaptığı müracatın pay devrinin pay defterine kaydedilmedikçe tescilinin söz konusu olmayacağından bahisle reddedildiğini ileri sürerek, 03.04.1987 tarihli hisse devir senedinin onayı ve pay defterine kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket anasözleşmesinin 6. maddesine göre, şirket pay senetlerinin nama yazılı olacağı, nama yazılı hisse senetlerinin devri TTK’nun 416/2. maddesinde düzenlenmiş olup nama yazılı hisse senedinin devrinin BK’nun 167-172. maddeleri uyarınca alacağın temliki hükümlerine tabi olacağı, alacağın temliki konusunda yazılı sözleşme yapılıp hisse senedinin fiilen karşı tarafa tesliminin gerektiği, şirket pay defterine işlenmedikçe bu devrin 3. kişiler yönünden hüküm ifade etmeyeceği, davacının hissesinin devri noterde düzenlenen sözleşme ile kararlaştırılmış ise de anasözleşmede öngörülen nama yazılı pay senetlerinin düzenlenip davacıya teslim edilmediği ve pay senetlerinin sözleşme ile ya da sonrasında davacı tarafından dava dışı devri alan kişiye teslim edilmediği için TTK’nun 416/2.
maddesine göre nama yazılı pay senetlerinin devrinin yapılmadığı, bu devir işleminin pay defterine kaydının mümkün olmadığı, davacıya ait nama yazılı hisse devrine ilişkin 03.04.1987 tarihli devri sözleşmesi yasanın aradığı şekil ve geçerlik koşulunu taşımakla birlikte TTK’nun 416/2. maddesi uyarınca üretilip davacıya teslim edilmesi gereken nama yazılı pay senetleri üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği, pay devri konusunda alınmış bir yönetim kurulu kararı bulunmadığı için ortada yasaya uygun pay devri bulunmadığı, TTK’nun 417/2. maddesi uyarınca yasaya uygun olmayan pay devrinin şirket pay defterine işlenmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, anonim şirket hisse devrine dair sözleşmenin onaylanması ve pay defterine kaydı istemine ilişkindir. Mahkemece, hisse devrine ilişkin 03.04.1987 tarihli devir sözleşmesinin geçerli olduğu ancak, TTK’nun 416/2. maddesi uyarınca üretilip davacıya teslim edilmesi gereken nama yazılı pay senetleri üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği, pay devri konusunda alınmış yönetim kurulu kararı bulunmadığı için ortada yasanın aradığı anlamda pay devrinin olmadığı, TTK’nun 417/2. maddesi uyarınca yasaya uygun olmayan pay devrinin de şirket defterine işlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalı şirketin anasözleşmesinin 6.
maddesine göre, hisse senetleri nama yazılı olacaktır. TTK’nun 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, nama yazılı pay senetlerin devri için, bir temlik beyanı veya senedin arkasında tam bir cironun yapılması, ayrıca senet üzerindeki zilyetliğin devir ve teslimi gerekir. Bu koşulların yerine getirilmemesi halinde yapılan devir işlemi geçersizdir. Fakat, anonim ortaklığın çıplak paylarının devri, biçime bağlı olmayıp, BK.nun 162 ve devam maddelerine göre alacağın temliki suretiyle mümkündür. Şirket tarafından henüz pay senedi ihraç edilmemiş ve ilmühaber dahi çıkarılmamış olması, anonim şirkette pay devrine engel teşkil etmez. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere 03.04.1987 tarihli devir sözleşmesi geçerli olup, “TTK’nun 416/2.
maddesi uyarınca üretilip davacıya teslim edilmesi gereken nama yazılı pay senetlerinin üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği için ve pay devri konusunda alınmış yönetim kurulu kararı bulunmadığı için pay devrinin yasaya uygun olmadığı” gerekçesi yapılan açıklamalar karşısında doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Ayrıca, böyle bir dava, öncelikle davacıya ait payı devraldığı ileri sürülen ...’nun hukuki durumunu ilgilendirdiğinden adı geçenin taraf olmadığı bir davanın bu şekliyle görülüp, sonuçlandırılması mümkün değildir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davacı vekiline mehil verilerek adı geçen hakkında dava açılmasının sağlanması, bundan sonra anılan dosyanın işbu dava dosyası ile birleştirilmesi suretiyle yapılacak yargılama sonucunda oluşan duruma göre bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece, bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009306000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz