Ilmühaber
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2006/8112 E. 2007/10405 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ilmühaber↗ nama yazılı pay↗ adi yazılı sözleşme↗ zilyetlik↗ pay devri↗ alacağın temliki↗ hisse devri↗ ciro↗ pay defteri↗ hisse devir sözleşmesi↗ temlik↗ bilirkişi incelemesi↗ ticaret sicili↗ geçersizlik↗ taahhütname↗ ibraz↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin hisse senetlerinin tümünün nama yazılı olduğu ve TTK'nın 416 ve 417. maddelerine uygun devrin yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Davacılar, diğer davalılara şirketteki hisselerini devrettiklerini savunarak, adi yazılı sözleşme ibraz etmiştir. Taraflar arasında akdedilen hisse devir sözleşmesinin 8. maddesinde (Satıcılar satmayı taahhüt ettikleri hisselerinin resmi devrini 30.04.2000 tarihinde yapacaklardır.) hükmüne yer verilmiştir. Davalılar, bu maddede yer alan hisselerin devir ve ferağ sözleşmesinin düzenlenmediğini savunmuş, davacı da böyle bir sözleşmeyi ibraz etmemiştir. Mahkemece, şirketin hisselerinin nama yazılı olduğu, ancak hisse devrinin TTK'nın 416. ve 417. madde şartlarına uygun yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak hüküm, yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Zira, davalı şirketin anasözleşmesinde payların nama yazılı olduğu hükme bağlanmış ise de, şirket paylarının henüz senede bağlanıp bağlanmadığı, bunlara ilişkin ilmühaberin çıkarılıp çıkarılmadığı araştırılmamıştır.
TTK'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, nama yazılı pay senetlerin devri için, bir temlik beyanı veya senedin arkasında tam bir cironun yapılması, ayrıca senet üzerindeki zilyetliğin devir ve teslimi gerekir. Bu koşulların yerine getirilmemesi halinde yapılan devir işlemi geçersizdir. Fakat, anonim ortaklığın çıplak paylarının devri biçime bağlı olmayıp, alacağın temliki suretiyle de mümkündür. Ayrıca pay devri, ortaklığa karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade eder.
O halde, öncelikle mahkemece, şirket tarafından nama yazılı pay senetleri çıkarılıp çıkarılmadığı, çıkarılmış ise, devrin TTK'nın 416 ve devamı maddeleri ile anasözleşmeye uygun bulunup bulunmadığı, çıkarılmamış ise, dosyada bulunan sözleşmenin alacağın temliki hükmünde olup olmadığı şirket ticaret sicil dosyası, defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptı-
rılmadan nama yazılı pay senetlerinin çıkarılmış olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11015 E. 2010/2010 K.
Ortak:ilmühaber · nama yazılı pay · zilyetlik · pay devri · alacağın temliki · hisse devri · ciro · pay defteri
İncelediğiniz karardaTTK'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
Ayrıca «pay devri», ortaklığa karşı ancak «pay defterine» kayıtla hüküm ifade eder.
O halde, öncelikle mahkemece, şirket tarafından «nama yazılı pay» senetleri çıkarılıp çıkarılmadığı, çıkarılmış ise, devrin TTK'nın 416 ve devamı maddeleri ile anasözleşmeye uygun bulunup bulunmadığı, çıkarılmamış ise, dosyada bulunan sözleşmenin «alacağın temliki» hükmünde olup olmadığı şirket «ticaret sicil» dosyası, «defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptı- rılmadan nama yazılı pay senetlerinin çıkarılmış olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Benzer bu kararda… şmesinin 6. maddesine göre, şirket pay senetlerinin nama yazılı olacağı, nama yazılı hisse senetlerinin devri TTK’nun 416/2. maddesinde düzenlenmiş olup nama yazılı «hisse senedinin» devrinin BK’nun «167»-172. maddeleri uyarınca «alacağın temliki» hükümlerine tabi olacağı, alacağın temliki konusunda yazılı sözleşme yapılıp hisse senedinin fiilen karşı tarafa «tesliminin» gerektiği, şirket «pay defterine» işlenmedikçe bu devrin 3. kişiler yönünden hüküm ifade etmeyeceği, davacının hissesinin devri noterde düzenlenen sözleşme ile kararlaştırılmış ise de anasözleşmede öngörülen «nama yazılı pay» senetlerinin düzenlenip davacıya teslim edilmediği ve pay senetlerinin sözleşme ile ya da sonrasında davacı tarafından dava dışı devri alan kişiye teslim edilmediği için TTK’nun 416/2. maddesine göre nama yazılı pay senetlerinin devrinin yapılmadığı, bu devir işleminin «pay defterine kaydının» mümkün olmadığı, davacıya ait nama yazılı «hisse devrine» ilişkin 03.04.1987 tarihli devri sözleşmesi yasanın aradığı şekil ve geçerlik koşulunu taşımakla birlikte TTK’nun 416/2. maddesi uyarınca üretilip davacıya teslim edilmesi gereken nama yazılı pay senetleri üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği, «pay devri» konusunda alınmış bir «yönetim kurulu» kararı bulunmadığı için ortada yasaya uygun pay devri bulunmadığı, TTK’nun 417/2. maddesi uyarınca yasaya uygun olmayan pay devrinin şirket pay defterine işlenmesi …
Mahkemece, «hisse devrine» ilişkin 03.04.1987 tarihli devir sözleşmesinin geçerli olduğu ancak, TTK’nun 416/2. maddesi uyarınca üretilip davacıya «teslim» edilmesi gereken «nama yazılı pay» senetleri üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği, «pay devri» konusunda alınmış «yönetim kurulu» kararı bulunmadığı için ortada yasanın aradığı anlamda pay devrinin olmadığı, TTK’nun 417/2. maddesi uyarınca yasaya uygun olmayan pay devrinin de şirket «defterine» işlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
TTK’nun 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay defteri kaydı · i̇i̇k 167 · ek mehil · hisse senedi · anonim şirket · kâr payı · yönetim kurulu kararı · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… şmesinin 6. maddesine göre, şirket pay senetlerinin nama yazılı olacağı, nama yazılı hisse senetlerinin devri TTK’nun 416/2. maddesinde düzenlenmiş olup nama yazılı «hisse senedinin» devrinin BK’nun «167»-172. maddeleri uyarınca «alacağın temliki» hükümlerine tabi olacağı, alacağın temliki konusunda yazılı sözleşme yapılıp hisse senedinin fiilen karşı tarafa «tesliminin» gerektiği, şirket «pay defterine» işlenmedikçe bu devrin 3. kişiler yönünden hüküm ifade etmeyeceği, davacının hissesinin devri noterde düzenlenen sözleşme ile kararlaştırılmış ise de anasözleşmede öngörülen «nama yazılı pay» senetlerinin düzenlenip davacıya teslim edilmediği ve pay senetlerinin sözleşme ile ya da sonrasında davacı tarafından dava dışı devri alan kişiye teslim edilmediği için TTK’nun 416/2. maddesine göre nama yazılı pay senetlerinin devrinin yapılmadığı, bu devir işleminin «pay defterine kaydının» mümkün olmadığı, davacıya ait nama yazılı «hisse devrine» ilişkin 03.04.1987 tarihli devri sözleşmesi yasanın aradığı şekil ve geçerlik koşulunu taşımakla birlikte TTK’nun 416/2. maddesi uyarınca üretilip davacıya teslim edilmesi gereken nama yazılı pay senetleri üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği, «pay devri» konusunda alınmış bir «yönetim kurulu» kararı bulunmadığı için ortada yasaya uygun pay devri bulunmadığı, TTK’nun 417/2. maddesi uyarınca yasaya uygun olmayan pay devrinin şirket pay defterine işlenmesi …
1- Dava, «anonim şirket» «hisse devrine» dair sözleşmenin onaylanması ve «pay defterine kaydı» istemine ilişkindir.
Mahkemece, «hisse devrine» ilişkin 03.04.1987 tarihli devir sözleşmesinin geçerli olduğu ancak, TTK’nun 416/2. maddesi uyarınca üretilip davacıya «teslim» edilmesi gereken «nama yazılı pay» senetleri üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği, «pay devri» konusunda alınmış «yönetim kurulu» kararı bulunmadığı için ortada yasanın aradığı anlamda pay devrinin olmadığı, TTK’nun 417/2. maddesi uyarınca yasaya uygun olmayan pay devrinin de şirket «defterine» işlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Şirket tarafından henüz pay senedi ihraç edilmemiş ve «ilmühaber» dahi çıkarılmamış olması, «anonim şirkette» «pay devrine» engel teşkil etmez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/870 E. 2016/9035 K.
Ortak:ilmühaber · nama yazılı pay · adi yazılı sözleşme · zilyetlik · ciro · pay defteri · temlik · teslim
İncelediğiniz karardaTTK'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
O halde, öncelikle mahkemece, şirket tarafından «nama yazılı pay» senetleri çıkarılıp çıkarılmadığı, çıkarılmış ise, devrin TTK'nın 416 ve devamı maddeleri ile anasözleşmeye uygun bulunup bulunmadığı, çıkarılmamış ise, dosyada bulunan sözleşmenin «alacağın temliki» hükmünde olup olmadığı şirket «ticaret sicil» dosyası, «defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptı- rılmadan nama yazılı pay senetlerinin çıkarılmış olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davacılar, diğer davalılara şirketteki hisselerini devrettiklerini savunarak, «adi yazılı sözleşme» «ibraz» etmiştir.
Benzer bu karardaYargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre de, «nama yazılı pay» senetlerini devri için «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin devri» ve «teslimi» gerekli ve yeterli kabul edilmektedir.
Mülga 6762 sayılı TTK'nın 411. maddesinde nama yazılı hisse senetleri yerini tutmak üzere çıkarılan «ilmühaberlerin» nama yazılı olması gerektiği ve bunların devrinin nama yazılı hisse senetlerinin devrine ait hükümlere tabi olduğu, aynı kanunun 416. maddesinde nama yazılı hisse senetlerinin devrinin «ciro» edilmiş senedin devralana «teslimi» ile olacağı ve devrin, şirkete karşı ancak «pay defterine» kayıtla hüküm ifade edeceği düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, yukarıdaki hükümlere göre, şirket tarafından nama yazılı hisse senetleri yerini tutmak üzere çıkarılan «ilmühaberlerin» devrinin TTK'nın 416 ve devamı maddelerine uygun olup olmadığı ve bankada rehinli bulunan sözleşme ile devredilen «nama yazılı pay» senetlerinin TMK'nın 979. maddesine uygun olarak «teslimsiz», yani «zilyetliğin» fiilen geçirilmeksizin devrinin geçerli bulunup bulunmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde salt sözleşmeye dayalı kara …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zilyetliğin devri · rehin · hisse senedi · üçüncü kişi · anonim şirket · istirdat
Benzer bu karardaDava, «anonim şirket» «nama yazılı pay» senedinin devrine ilşkin edimin yerine getirilmemesi nedeniyle ödenen bedelin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında .... ....'nin davalıya ait hisselerinden bir kısmının davacıya «adi yazılı sözleşme» ile devredildiği, davacının sözleşme ile belirlenen bedeli davalıya ödediği, hisselerin davacıya devredilemediği, davalının kusurlu davranışları nedeniyle ifada geciktiği, hisseleri «rehin» alan ... .....'nden gelen yazı cevaplarından anlaşılacağı üzere devre konu hisseler için «ilmühaber» çıkarıldığı, taraflar arasında geçerli bir devir yapılmadığından davacının davalıya ödemiş olduğu 256.750,00 TL'nin iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne …
Yine aynı kanunun 417. maddesinde «hisse senedinin» yukarıki maddeye uygun olarak devredildiği ispat edilmedikçe devralan «pay defterine» yazılamayacağı öngörülmüştür.
Türk Medeni Kanun'un «teslimsiz» devri düzenleyen 979. maddesinde ise ''Bir «üçüncü kişi» veya «zilyetliği» devreden, özel bir hukuki ilişkiye dayanarak zilyet olmakta devam ederse zilyetlik, teslim gerçekleşmeksizin kazanılmış olur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15601 E. 2015/11180 K.
Ortak:nama yazılı pay · zilyetlik · pay devri · alacağın temliki · hisse devri · ciro · pay defteri · temlik
İncelediğiniz karardaTTK'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
O halde, öncelikle mahkemece, şirket tarafından «nama yazılı pay» senetleri çıkarılıp çıkarılmadığı, çıkarılmış ise, devrin TTK'nın 416 ve devamı maddeleri ile anasözleşmeye uygun bulunup bulunmadığı, çıkarılmamış ise, dosyada bulunan sözleşmenin «alacağın temliki» hükmünde olup olmadığı şirket «ticaret sicil» dosyası, «defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptı- rılmadan nama yazılı pay senetlerinin çıkarılmış olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Fakat, anonim ortaklığın çıplak paylarının devri biçime bağlı olmayıp, «alacağın temliki» suretiyle de mümkündür.
Benzer bu kararda6762 sayılı TTK'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
Fakat, anonim ortaklığın çıplak paylarının devri «alacağın temliki» suretiyle mümkündür.
Ayrıca, «pay devri», ortaklığa karşı ancak «pay defterine» kayıtla hüküm ifade eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çıplak pay · sermaye artırımı · anonim şirket · istirdat · yönetim kurulu kararı · kredi sözleşmesi · eksik inceleme · temsil
Benzer bu karardaDava, «anonim şirket» hisse devir bedelinden kaynaklanan «istirdat» istemine ilişkin olup, mahkemece davalının şirketteki 119 adet hissesini davacıya devretmeyi «taahhüt» ettiği, 537.100 TL ödemede bulunduğu, bilirkişinin anonim şirket hisselerinin nama yazılı olduğunu bildirdiği, dava dışı şirketin müzekkereye cevabında pay senedinin çıkarılmadığını ifade ettiği, ancak 31.12.2011 tarihli «yönetim kurulu» kararında şirket ortaklarının nama yazılı hisseyi «temsil» eden ilmuhaberlerinin «kredi sözleşmesi» gereğince bankaya rehnedildiğinin açıklandığı, bu durumda davalı tarafın şirket hissselerinin «çıplak pay» olduğuna dair savunmalarına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava dışı şirketin verdiği cevapta şirket kuruluşundan beri pay senedi çıkarılmamış olduğu bildirilmiş, şirketin 31.12.2011 tarihli «yönetim kurulu» kararında ise, bankadan çekilecek kredi için şirket ortaklarına ait nama yazılı hisseleri «temsil» eden ilmuhaberlerin bankaya rehnedilmesine karar verilmiş olup, bu durumda şirket hisselerinin nama yazılı olup olmadığı, pay senedinin çıkarılıp çıkarılmadığı hus …
Bu itibarla, mahkemece taraflardan şirket hisselerinin durumu konusunda delillerinin sorulması, gerektiğinde şirket kayıt ve «defterleri» üzerinde inceleme yapılarak, şirket hisselerinin senede bağlanıp bağlanmadığı, «çıplak pay» niteliğinde olup olmadığı tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenerek, davaya konu pay devir taahütnamesinin buna göre değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının şirketteki 119 adet payını davacıya devretmeyi «taahhüt» ettiği, 250.000 TL'nin nakit olarak ödeneceğinin belirtildiği, buna ilişkin olarak davacının 250.000 TL bedelli senet verdiği, davalının arka kısmını muhteviyatını elden «teslim» aldım diyerek imzaladığı, «sermaye artırımına» ilişkin tutarların davacı ve eşi tarafından keşide edilen çeklerle ve davalı adına şirket hesabına yapılan havaleler ile ödendiği, anasözleşmeye göre «hisse devri» için öncelikle ortaklara müracaat edilmesi, kabul edilmezse üçüncü kişilere devrin mümkün olduğu, davalının taahhütünü yerine getirmediği gerekçesiyle, davanın kab …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2006/8112 E., 2007/10405 K.
11. Hukuk Dairesi 2006/8112 E., 2007/10405 K.
ANONİM ŞİRKET
HİSSE SENEDİ
PAY DEVRİ
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 416 ]
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 417 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada (Ankara Yedinci Asliye Ticaret Mahkemesi)'nce verilen 02.03.2006 tarih ve 2005/369-2006/103 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin dava dışı N... Market Mağazacılık A.Ş.'nin ortağı iken hisselerini 30.04.2000 tarihinde davalılara devir ettiklerini, ancak devir alanların şirket nezdinde gerekli devir işlemlerini yaptırmadıklarını öğrendiklerini, bu durumun müvekkillerinin kişisel hak ve menfaatlerini zedeleyeceğini ileri sürerek, N... Market Mağazacılık A.Ş.'nin ortaklarının hisse devir sözleşmesi gereğince davalılar olduğunun ve müvekkillerinin ortaklık sıfatının kalmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, pay devrinin TTK'nın 416-419. maddelerine uygun yapılmadığından geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin hisse senetlerinin tümünün nama yazılı olduğu ve TTK'nın 416 ve 417. maddelerine uygun devrin yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Davacılar, diğer davalılara şirketteki hisselerini devrettiklerini savunarak, adi yazılı sözleşme ibraz etmiştir. Taraflar arasında akdedilen hisse devir sözleşmesinin 8. maddesinde (Satıcılar satmayı taahhüt ettikleri hisselerinin resmi devrini 30.04.2000 tarihinde yapacaklardır.) hükmüne yer verilmiştir. Davalılar, bu maddede yer alan hisselerin devir ve ferağ sözleşmesinin düzenlenmediğini savunmuş, davacı da böyle bir sözleşmeyi ibraz etmemiştir. Mahkemece, şirketin hisselerinin nama yazılı olduğu, ancak hisse devrinin TTK'nın 416. ve 417. madde şartlarına uygun yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak hüküm, yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Zira, davalı şirketin anasözleşmesinde payların nama yazılı olduğu hükme bağlanmış ise de, şirket paylarının henüz senede bağlanıp bağlanmadığı, bunlara ilişkin ilmühaberin çıkarılıp çıkarılmadığı araştırılmamıştır.
TTK'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, nama yazılı pay senetlerin devri için, bir temlik beyanı veya senedin arkasında tam bir cironun yapılması, ayrıca senet üzerindeki zilyetliğin devir ve teslimi gerekir. Bu koşulların yerine getirilmemesi halinde yapılan devir işlemi geçersizdir. Fakat, anonim ortaklığın çıplak paylarının devri biçime bağlı olmayıp, alacağın temliki suretiyle de mümkündür. Ayrıca pay devri, ortaklığa karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade eder.
O halde, öncelikle mahkemece, şirket tarafından nama yazılı pay senetleri çıkarılıp çıkarılmadığı, çıkarılmış ise, devrin TTK'nın 416 ve devamı maddeleri ile anasözleşmeye uygun bulunup bulunmadığı, çıkarılmamış ise, dosyada bulunan sözleşmenin alacağın temliki hükmünde olup olmadığı şirket ticaret sicil dosyası, defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptı-
rılmadan nama yazılı pay senetlerinin çıkarılmış olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.07.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/16143700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz