6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İstirdat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/152 E. 2019/2196 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nama yazılı pay alacağın devri adi yazılı sözleşme sermaye taahhüdü zilyetlik pay devri alacağın temliki hisse senedi ciro pay defteri üçüncü kişi hamil temlik anonim şirket istirdat ihbar geçersizlik yönetim kurulu kararı taahhütname dava sebebi cy/cy kaydı temsil teslim e-defter

Atıf yapılan mevzuat: TMK — TMK 979 · TTK — TTK 411TTK 416TTK 979

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında Rinerji ... Elektrik Üretim Anonim Şirketi'nin davalıya ait hisselerinden bir kısmının davacıya adi yazılı sözleşme ile devredildiği, davacının sözleşme ile belirlenen bedeli davalıya ödediği, davalı tarafından devredilen hisselerin ilmuhabere bağlı olduğu, davalı adına çıkarılan ilmuhaberin ise dava dışı bankada rehinli olduğu, tanık beyanlarında davacı ...'in genel kurul toplantılara katıldığının belirtildiği, yine Rinerji ... Elektrik Üretim A.Ş tarafından dosyaya sunulan 18/11/2013 tarihli yazı cevabında yapılan genel kurul toplantılarının bazılarına davacının katıldığı, şirket sermaye artışına davalının sattığı hisse oranında iştirak ettiği, ortak olan davalıdan alınan sermaye taahhüt çeklerinin bir kısmının ...'in şahsi çeki olup ... cirolu olarak şirkete teslim edildiğinin belirtildiği, davalı tarafından hisse senetlerine bağlı olarak çıkarılan ilmuhaberlerin bankada rehinli olması nedeniyle davacıya teslimin yapılamadığı ancak davacının şirket toplantılarına ve sermaye artışına kendisine ait çekler ile katıldığı bu durumda somut olay bakımından TTK 979. maddesi uyarınca zilyetliğin teslim gerçekleşmeksizin davacı tarafından kazanılmış olduğunun kabulü gerektiği, taraflar arasında yapılan sözleşmenin edimlerinin davacı ve davalı tarafından karşılıklı yerine getirilmiş olduğu gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, anonim şirket nama yazılı pay senedinin devrine ilişkin edimin yerine getirilmemesi nedeniyle ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.

Ancak, 6762 sayılı TTK'nın 411. maddesinde ''Nama yazılı hisse senetleri yerini tutmak üzere çıkarılan ilmuhaberlerin nama yazılı olması lazımdır. Bunların devri nama yazılı hisse senetlerinin devrine ait hükümlere tabidir. Hamiline yazılı hisse senetleri yerine tanzim olunan nama yazılı ilmuhaberler ancak alacağın devri hakkındaki hükümlere göre devrolunabilir. Şu kadar ki; devir şirkete karşı ancak ihbar tarihinden itibaren hüküm ifade eder.'', aynı Yasa'nın 416. maddesinde ''Nama yazılı hisse senetleri, esas mukavelede aksine hüküm olmadıkça devrolunabilir. Devir ciro edilmiş senedin devralana teslimi ile olur. Şu kadar ki; devir, şirkete karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade eder.'' ve yine 417. maddede ise, ''Şirket, nama yazılı hisse senetleri sahiplerini ad, soyad ve adresleriyle bir pay defterine kaydeder. Hisse senedinin yukarıki maddeye uygun olarak devredildiği ispat edilmedikçe devralan pay defterine yazılamaz. İdare meclisi, kaydın yapıldığını hisse senedine işaret eder. Şirkete karşı ancak pay defterinde kayıtlı bulunan kimse ortak sıfatını haizdir.'' hükümleri düzenlenmiştir.

Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere, 6762 sayılı TTK'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, nama yazılı pay senetlerin devri için, bir temlik beyanı veya senedin arkasında tam bir cironun yapılması, ayrıca senet üzerindeki zilyetliğin devir ve teslimi gerekir. Bu koşulların yerine getirilmemesi halinde yapılan devir işlemi geçersizdir. Fakat, anonim ortaklığın çıplak paylarının devri alacağın temliki suretiyle mümkündür. Ayrıca, pay devri, ortaklığa karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade eder.

4721 sayılı TMK'nın 979. maddesinde de ''Bir üçüncü kişi veya zilyetliği devreden, özel bir hukuki ilişkiye dayanarak zilyet olmakta devam ederse zilyetlik, teslim gerçekleşmeksizin kazanılmış olur. Zilyetliğin bu yolla devri, zilyet olmakta devam eden üçüncü kişiye karşı, ancak durumun devreden tarafından kendisine bildirildiği andan başlayarak hüküm doğurur. Üçüncü kişi, zilyetliği devredene karşı ileri sürebileceği sebeplerle şeyi edinene vermekten kaçınabilir.'', benzer düzenleme mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 892. maddesinde de ''Bir üçüncü şahıs veya temlik eden hususi bir sebebe binaen zilyed olmakta devam ederse zilyedlik teslim olmaksızın iktisap olunabilir. Zilyed olmakta devam eden üçüncü şahıs, temlik eden kimse tarafından haberdar edilmedikçe zilyedliğin intikali ona karşı hüküm ifade etmez. Üçüncü şahıs, temlik edene karşı ne gibi sebeplerden dolayı teslimden imtina edebiliyorsa aynı sebeplerden dolayı iktisap edene karşı da teslimden imtina edebilir.'' şeklinde hükme bağlanmıştır.

Somut olayda, şirket ana sözleşmesine göre hisse senetlerinin nama yazılı olduğu, şirket yönetim kurulu kararı ile bankadan çekilecek kredi için şirket ortaklarına ait nama yazılı hisseleri temsil eden ilmuhaberlerin çıkarıldığı ve bankaya rehnedilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Taraflar arasında bağıtlanan, 10.10.2010 tarihli, hisselerin devrine ilişkin sözleşmede zilyetliğin devredildiğine dair bir ibare bulunmadığı gibi, kısa elden teslim şartları da oluşmadığından taraflar arasında geçerli bir devir sözleşmesi bulunmadığı nazara alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile devrin geçerli olduğu kabul edilmek sureti ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1639 E. 2019/848 K.

    Ortak: · İstirdat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Zilyetliğin devri

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/870 E. 2016/9035 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/617 E. 2021/7147 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Çıplak pay

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15601 E. 2015/11180 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ilmühaber

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2006/8112 E. 2007/10405 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2018/152 E.  ,  2019/2196 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 10/10/2017 tarih ve 2017/50-2017/295 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, Rinerji ... Elektrik Üretim Anonim Şirketi' nin ortağı davalının hissenin 0.95 bölümünü 10.10.2010 tarihinde müvekkiline adi yazılı bir sözleşme ile devretmeyi taahhüt ettiğini, davalıya sözleşme nedeniyle 214.000,00 TL ödendiğini, müvekkili ile davalının sözleşmeyi düzenledikten sonra şirketin sermaye artışına gittiğini ve müvekkilinin sermaye artışı nedeniyle 42.750,00 TL ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin yapılan sözleşmeye duyduğu inançla vermiş olduğu bu paraya rağmen davalının hisse devirlerini yapmadığını ileri sürerek, 256.750,00 TL'nın 05.12.2012 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının, şirket faaliyetlerine fiilen katıldıktan sonra Rinerji ... Elektrik Üretim A.Ş'ye hissedar olmaktan vazgeçmiş ve hissedarlığının pay defteri ile ticaret siciline tescil edilmediğini fırsat bilerek ... olduğu paranın iadesini sağlamak amacıyla haksız ve kötüniyetli olarak işbu davayı açtığını, taraflar arasında yapılan sözleşmenin tüm şekil şartlarını ihtiva etmesi nedeniyle geçerli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında Rinerji ... Elektrik Üretim Anonim Şirketi'nin davalıya ait hisselerinden bir kısmının davacıya adi yazılı sözleşme ile devredildiği, davacının sözleşme ile belirlenen bedeli davalıya ödediği, davalı tarafından devredilen hisselerin ilmuhabere bağlı olduğu, davalı adına çıkarılan ilmuhaberin ise dava dışı bankada rehinli olduğu, tanık beyanlarında davacı ...'in genel kurul toplantılara katıldığının belirtildiği, yine Rinerji ... Elektrik Üretim A.Ş tarafından dosyaya sunulan 18/11/2013 tarihli yazı cevabında yapılan genel kurul toplantılarının bazılarına davacının katıldığı, şirket sermaye artışına davalının sattığı hisse oranında iştirak ettiği, ortak olan davalıdan alınan sermaye taahhüt çeklerinin bir kısmının ...'in şahsi çeki olup ...

cirolu olarak şirkete teslim edildiğinin belirtildiği, davalı tarafından hisse senetlerine bağlı olarak çıkarılan ilmuhaberlerin bankada rehinli olması nedeniyle davacıya teslimin yapılamadığı ancak davacının şirket toplantılarına ve sermaye artışına kendisine ait çekler ile katıldığı bu durumda somut olay bakımından TTK 979. maddesi uyarınca zilyetliğin teslim gerçekleşmeksizin davacı tarafından kazanılmış olduğunun kabulü gerektiği, taraflar arasında yapılan sözleşmenin edimlerinin davacı ve davalı tarafından karşılıklı yerine getirilmiş olduğu gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, anonim şirket nama yazılı pay senedinin devrine ilişkin edimin yerine getirilmemesi nedeniyle ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.

Ancak, 6762 sayılı TTK'nın 411. maddesinde ''Nama yazılı hisse senetleri yerini tutmak üzere çıkarılan ilmuhaberlerin nama yazılı olması lazımdır. Bunların devri nama yazılı hisse senetlerinin devrine ait hükümlere tabidir. Hamiline yazılı hisse senetleri yerine tanzim olunan nama yazılı ilmuhaberler ancak alacağın devri hakkındaki hükümlere göre devrolunabilir. Şu kadar ki; devir şirkete karşı ancak ihbar tarihinden itibaren hüküm ifade eder.'', aynı Yasa'nın 416. maddesinde ''Nama yazılı hisse senetleri, esas mukavelede aksine hüküm olmadıkça devrolunabilir. Devir ciro edilmiş senedin devralana teslimi ile olur. Şu kadar ki; devir, şirkete karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade eder.'' ve yine 417.

maddede ise, ''Şirket, nama yazılı hisse senetleri sahiplerini ad, soyad ve adresleriyle bir pay defterine kaydeder. Hisse senedinin yukarıki maddeye uygun olarak devredildiği ispat edilmedikçe devralan pay defterine yazılamaz. İdare meclisi, kaydın yapıldığını hisse senedine işaret eder. Şirkete karşı ancak pay defterinde kayıtlı bulunan kimse ortak sıfatını haizdir.'' hükümleri düzenlenmiştir.

Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere, 6762 sayılı TTK'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, nama yazılı pay senetlerin devri için, bir temlik beyanı veya senedin arkasında tam bir cironun yapılması, ayrıca senet üzerindeki zilyetliğin devir ve teslimi gerekir. Bu koşulların yerine getirilmemesi halinde yapılan devir işlemi geçersizdir. Fakat, anonim ortaklığın çıplak paylarının devri alacağın temliki suretiyle mümkündür. Ayrıca, pay devri, ortaklığa karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade eder.

4721 sayılı TMK'nın 979. maddesinde de ''Bir üçüncü kişi veya zilyetliği devreden, özel bir hukuki ilişkiye dayanarak zilyet olmakta devam ederse zilyetlik, teslim gerçekleşmeksizin kazanılmış olur. Zilyetliğin bu yolla devri, zilyet olmakta devam eden üçüncü kişiye karşı, ancak durumun devreden tarafından kendisine bildirildiği andan başlayarak hüküm doğurur. Üçüncü kişi, zilyetliği devredene karşı ileri sürebileceği sebeplerle şeyi edinene vermekten kaçınabilir.'', benzer düzenleme mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 892. maddesinde de ''Bir üçüncü şahıs veya temlik eden hususi bir sebebe binaen zilyed olmakta devam ederse zilyedlik teslim olmaksızın iktisap olunabilir. Zilyed olmakta devam eden üçüncü şahıs, temlik eden kimse tarafından haberdar edilmedikçe zilyedliğin intikali ona karşı hüküm ifade etmez.

Üçüncü şahıs, temlik edene karşı ne gibi sebeplerden dolayı teslimden imtina edebiliyorsa aynı sebeplerden dolayı iktisap edene karşı da teslimden imtina edebilir.'' şeklinde hükme bağlanmıştır.

Somut olayda, şirket ana sözleşmesine göre hisse senetlerinin nama yazılı olduğu, şirket yönetim kurulu kararı ile bankadan çekilecek kredi için şirket ortaklarına ait nama yazılı hisseleri temsil eden ilmuhaberlerin çıkarıldığı ve bankaya rehnedilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Taraflar arasında bağıtlanan, 10.10.2010 tarihli, hisselerin devrine ilişkin sözleşmede zilyetliğin devredildiğine dair bir ibare bulunmadığı gibi, kısa elden teslim şartları da oluşmadığından taraflar arasında geçerli bir devir sözleşmesi bulunmadığı nazara alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile devrin geçerli olduğu kabul edilmek sureti ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 25.03.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/492105200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.