İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/152 E. 2019/2196 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nama yazılı pay↗ alacağın devri↗ adi yazılı sözleşme↗ sermaye taahhüdü↗ zilyetlik↗ pay devri↗ alacağın temliki↗ hisse senedi↗ ciro↗ pay defteri↗ üçüncü kişi↗ hamil↗ temlik↗ anonim şirket↗ istirdat↗ ihbar↗ geçersizlik↗ yönetim kurulu kararı↗ taahhütname↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ temsil↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında Rinerji ... Elektrik Üretim Anonim Şirketi'nin davalıya ait hisselerinden bir kısmının davacıya adi yazılı sözleşme ile devredildiği, davacının sözleşme ile belirlenen bedeli davalıya ödediği, davalı tarafından devredilen hisselerin ilmuhabere bağlı olduğu, davalı adına çıkarılan ilmuhaberin ise dava dışı bankada rehinli olduğu, tanık beyanlarında davacı ...'in genel kurul toplantılara katıldığının belirtildiği, yine Rinerji ... Elektrik Üretim A.Ş tarafından dosyaya sunulan 18/11/2013 tarihli yazı cevabında yapılan genel kurul toplantılarının bazılarına davacının katıldığı, şirket sermaye artışına davalının sattığı hisse oranında iştirak ettiği, ortak olan davalıdan alınan sermaye taahhüt çeklerinin bir kısmının ...'in şahsi çeki olup ... cirolu olarak şirkete teslim edildiğinin belirtildiği, davalı tarafından hisse senetlerine bağlı olarak çıkarılan ilmuhaberlerin bankada rehinli olması nedeniyle davacıya teslimin yapılamadığı ancak davacının şirket toplantılarına ve sermaye artışına kendisine ait çekler ile katıldığı bu durumda somut olay bakımından TTK 979. maddesi uyarınca zilyetliğin teslim gerçekleşmeksizin davacı tarafından kazanılmış olduğunun kabulü gerektiği, taraflar arasında yapılan sözleşmenin edimlerinin davacı ve davalı tarafından karşılıklı yerine getirilmiş olduğu gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket nama yazılı pay senedinin devrine ilişkin edimin yerine getirilmemesi nedeniyle ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 6762 sayılı TTK'nın 411. maddesinde ''Nama yazılı hisse senetleri yerini tutmak üzere çıkarılan ilmuhaberlerin nama yazılı olması lazımdır. Bunların devri nama yazılı hisse senetlerinin devrine ait hükümlere tabidir. Hamiline yazılı hisse senetleri yerine tanzim olunan nama yazılı ilmuhaberler ancak alacağın devri hakkındaki hükümlere göre devrolunabilir. Şu kadar ki; devir şirkete karşı ancak ihbar tarihinden itibaren hüküm ifade eder.'', aynı Yasa'nın 416. maddesinde ''Nama yazılı hisse senetleri, esas mukavelede aksine hüküm olmadıkça devrolunabilir. Devir ciro edilmiş senedin devralana teslimi ile olur. Şu kadar ki; devir, şirkete karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade eder.'' ve yine 417. maddede ise, ''Şirket, nama yazılı hisse senetleri sahiplerini ad, soyad ve adresleriyle bir pay defterine kaydeder. Hisse senedinin yukarıki maddeye uygun olarak devredildiği ispat edilmedikçe devralan pay defterine yazılamaz. İdare meclisi, kaydın yapıldığını hisse senedine işaret eder. Şirkete karşı ancak pay defterinde kayıtlı bulunan kimse ortak sıfatını haizdir.'' hükümleri düzenlenmiştir.
Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere, 6762 sayılı TTK'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, nama yazılı pay senetlerin devri için, bir temlik beyanı veya senedin arkasında tam bir cironun yapılması, ayrıca senet üzerindeki zilyetliğin devir ve teslimi gerekir. Bu koşulların yerine getirilmemesi halinde yapılan devir işlemi geçersizdir. Fakat, anonim ortaklığın çıplak paylarının devri alacağın temliki suretiyle mümkündür. Ayrıca, pay devri, ortaklığa karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade eder.
4721 sayılı TMK'nın 979. maddesinde de ''Bir üçüncü kişi veya zilyetliği devreden, özel bir hukuki ilişkiye dayanarak zilyet olmakta devam ederse zilyetlik, teslim gerçekleşmeksizin kazanılmış olur. Zilyetliğin bu yolla devri, zilyet olmakta devam eden üçüncü kişiye karşı, ancak durumun devreden tarafından kendisine bildirildiği andan başlayarak hüküm doğurur. Üçüncü kişi, zilyetliği devredene karşı ileri sürebileceği sebeplerle şeyi edinene vermekten kaçınabilir.'', benzer düzenleme mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 892. maddesinde de ''Bir üçüncü şahıs veya temlik eden hususi bir sebebe binaen zilyed olmakta devam ederse zilyedlik teslim olmaksızın iktisap olunabilir. Zilyed olmakta devam eden üçüncü şahıs, temlik eden kimse tarafından haberdar edilmedikçe zilyedliğin intikali ona karşı hüküm ifade etmez. Üçüncü şahıs, temlik edene karşı ne gibi sebeplerden dolayı teslimden imtina edebiliyorsa aynı sebeplerden dolayı iktisap edene karşı da teslimden imtina edebilir.'' şeklinde hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, şirket ana sözleşmesine göre hisse senetlerinin nama yazılı olduğu, şirket yönetim kurulu kararı ile bankadan çekilecek kredi için şirket ortaklarına ait nama yazılı hisseleri temsil eden ilmuhaberlerin çıkarıldığı ve bankaya rehnedilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında bağıtlanan, 10.10.2010 tarihli, hisselerin devrine ilişkin sözleşmede zilyetliğin devredildiğine dair bir ibare bulunmadığı gibi, kısa elden teslim şartları da oluşmadığından taraflar arasında geçerli bir devir sözleşmesi bulunmadığı nazara alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile devrin geçerli olduğu kabul edilmek sureti ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1639 E. 2019/848 K.
Ortak:nama yazılı pay · alacağın devri · zilyetlik · pay devri · alacağın temliki · hisse senedi · ciro · pay defteri · İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere, 6762 sayılı TTK'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
Ayrıca, «pay devri», ortaklığa karşı ancak «pay defterine» kayıtla hüküm ifade eder.
… lan genel kurul toplantılarının bazılarına davacının katıldığı, şirket sermaye artışına davalının sattığı hisse oranında iştirak ettiği, ortak olan davalıdan alınan «sermaye taahhüt» çeklerinin bir kısmının ...'in şahsi çeki olup ... cirolu olarak şirkete «teslim» edildiğinin belirtildiği, davalı tarafından hisse senetlerine bağlı olarak çıkarılan ilmuhaberlerin bankada rehinli olması nedeniyle davacıya teslimin yapılamadığı ancak davacının şirket toplantılarına ve sermaye artışına kendisine ait çekler ile katıldığı bu durumda somut olay bakımından TTK 979. maddesi uyarınca «zilyetliğin» teslim gerçekleşmeksizin davacı tarafından kazanılmış olduğunun kabulü gerektiği, taraflar arasında yapılan sözleşmenin edimlerinin davacı ve davalı tarafından kar …
Benzer bu karardaMahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere, 6762 sayılı ...'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
Ayrıca, «pay devri», ortaklığa karşı ancak «pay defterine» kayıtla hüküm ifade eder.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «hisse devri» satışı bulunduğu, bu hisse satışı kapsamında davacının davalıya ödemede bulunduğu, payları «temsil» eden ilmuhaberlerin devir tarihi itibariyle çıkarıldığı ve devre istinaden payların davalı tarafından davacıya devredildiği, davacının şirkete başvurarak devrin «pay defterine» işlenmesini talep edebileceği, payların devrinin yapılmamasının ilmuhaberlerin kendisine «teslim» edilmemiş olmasından değil başvurmamış olmasından kaynaklandığı zira, şirketten gelen evrak ve belgeden anlaşılacağı üzere davacının şirket ortaklığının şirket def …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devri
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «hisse devri» satışı bulunduğu, bu hisse satışı kapsamında davacının davalıya ödemede bulunduğu, payları «temsil» eden ilmuhaberlerin devir tarihi itibariyle çıkarıldığı ve devre istinaden payların davalı tarafından davacıya devredildiği, davacının şirkete başvurarak devrin «pay defterine» işlenmesini talep edebileceği, payların devrinin yapılmamasının ilmuhaberlerin kendisine «teslim» edilmemiş olmasından değil başvurmamış olmasından kaynaklandığı zira, şirketten gelen evrak ve belgeden anlaşılacağı üzere davacının şirket ortaklığının şirket def …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/870 E. 2016/9035 K.
Ortak:nama yazılı pay · adi yazılı sözleşme · zilyetlik · hisse senedi · ciro · pay defteri · üçüncü kişi · temlik
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere, 6762 sayılı TTK'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
4721 sayılı TMK'nın 979. maddesinde de ''Bir «üçüncü kişi» veya «zilyetliği» devreden, özel bir hukuki ilişkiye dayanarak zilyet olmakta devam ederse zilyetlik, «teslim» gerçekleşmeksizin kazanılmış olur.
Zilyetliğin bu yolla devri, «zilyet» olmakta devam eden «üçüncü kişiye» karşı, ancak durumun devreden tarafından kendisine bildirildiği andan başlayarak hüküm doğurur.
Benzer bu karardaYargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre de, «nama yazılı pay» senetlerini devri için «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin devri» ve «teslimi» gerekli ve yeterli kabul edilmektedir.
Mülga 6762 sayılı TTK'nın 411. maddesinde nama yazılı hisse senetleri yerini tutmak üzere çıkarılan «ilmühaberlerin» nama yazılı olması gerektiği ve bunların devrinin nama yazılı hisse senetlerinin devrine ait hükümlere tabi olduğu, aynı kanunun 416. maddesinde nama yazılı hisse senetlerinin devrinin «ciro» edilmiş senedin devralana «teslimi» ile olacağı ve devrin, şirkete karşı ancak «pay defterine» kayıtla hüküm ifade edeceği düzenlenmiştir.
Yine aynı kanunun 417. maddesinde «hisse senedinin» yukarıki maddeye uygun olarak devredildiği ispat edilmedikçe devralan «pay defterine» yazılamayacağı öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zilyetliğin devri · ilmühaber · rehin
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında .... ....'nin davalıya ait hisselerinden bir kısmının davacıya «adi yazılı sözleşme» ile devredildiği, davacının sözleşme ile belirlenen bedeli davalıya ödediği, hisselerin davacıya devredilemediği, davalının kusurlu davranışları nedeniyle ifada geciktiği, hisseleri «rehin» alan ... .....'nden gelen yazı cevaplarından anlaşılacağı üzere devre konu hisseler için «ilmühaber» çıkarıldığı, taraflar arasında geçerli bir devir yapılmadığından davacının davalıya ödemiş olduğu 256.750,00 TL'nin iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne …
Mülga 6762 sayılı TTK'nın 411. maddesinde nama yazılı hisse senetleri yerini tutmak üzere çıkarılan «ilmühaberlerin» nama yazılı olması gerektiği ve bunların devrinin nama yazılı hisse senetlerinin devrine ait hükümlere tabi olduğu, aynı kanunun 416. maddesinde nama yazılı hisse senetlerinin devrinin «ciro» edilmiş senedin devralana «teslimi» ile olacağı ve devrin, şirkete karşı ancak «pay defterine» kayıtla hüküm ifade edeceği düzenlenmiştir.
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre de, «nama yazılı pay» senetlerini devri için «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin devri» ve «teslimi» gerekli ve yeterli kabul edilmektedir.
Somut olayda, davaya konu davalı tarafından devredilen hisselerin «ilmühabere» bağlı olduğu, davalı adına çıkarılan ilmuhaberin ise dava dışı .... ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/617 E. 2021/7147 K.
Ortak:alacağın devri · zilyetlik · pay devri · alacağın temliki · hisse senedi · ciro · pay defteri · üçüncü kişi
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere, 6762 sayılı TTK'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
Ayrıca, «pay devri», ortaklığa karşı ancak «pay defterine» kayıtla hüküm ifade eder.
4721 sayılı TMK'nın 979. maddesinde de ''Bir «üçüncü kişi» veya «zilyetliği» devreden, özel bir hukuki ilişkiye dayanarak zilyet olmakta devam ederse zilyetlik, «teslim» gerçekleşmeksizin kazanılmış olur.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu «hisse devrinin», kanun ve ana sözleşme hükümlerine uygun olarak yapıldığı, işlemin tarafı olan davacının, işlemi gerçekleştirirken «irade fesadına» uğradığına dair iddiasının bulunmadığı, hisselerin hata, «hile», «ikrah» yolu ile devredildiği hususunun da iddia ve ispat edilemediği, «anonim şirkette» çıplak payların devrinin şekle bağlı olmadığı, ortaklık pay senedi çıkarmamış olsa bile çıplak payların da devredilebileceği, dosyamıza konu «pay devrinin» yazılı olarak yapılması ve şirkette ortak olan diğer «yönetim kurulu» üyesine yazılı devir yapılması nedeni ile pay devrinin şirket «pay defterine» işlenip işlenmediği hususunun bir öneminin kalmadığı, yönetim kurulu kararlarında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın r …
Hamiline yazılı pay senetlerinin devri şirket ve «üçüncü kişiler» arasında «zilyetliğin» geçirilmesi ile hüküm ifade eder.
Mahkemece, tarafların iddia, savunma ve delilleri kapsamında, şirket «yönetim kurulu» kararlarının ve «ticaret sicil» «kaydının» eksiksizce dosya içerisine alınıp incelenerek, şirketin hisselerinin devir tarihi itibariyle basımı yapılan nama yazılı hisse veya ilmuhaber senedi niteliğinde mi yoksa «çıplak pay» niteliğinde mi olduğu, «hisse devrine» dair alınan yönetim kurulu kararının devir şartlarını «taşıyıp» taşımadığı ve geçerli olup olmadığının tespiti ile sonuca varılması gerekirken, davacının «ibraz» ettiği ilmuhaber ve «hisse senedi» ihracına dair yönetim kurulu kararları, basılı hisse senedi örneği, matbaa faturası hiç değerlendirilmeksizin hisselerin çıplak olduğu ve bu nedenle «alacağın temliki» yoluyla yapılan devrin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çıplak pay · ilmühaber · ikrah · irade fesadı · esas sözleşme · hile · hisse devri · taşıyıcı
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu «hisse devrinin», kanun ve ana sözleşme hükümlerine uygun olarak yapıldığı, işlemin tarafı olan davacının, işlemi gerçekleştirirken «irade fesadına» uğradığına dair iddiasının bulunmadığı, hisselerin hata, «hile», «ikrah» yolu ile devredildiği hususunun da iddia ve ispat edilemediği, «anonim şirkette» çıplak payların devrinin şekle bağlı olmadığı, ortaklık pay senedi çıkarmamış olsa bile çıplak payların da devredilebileceği, dosyamıza konu «pay devrinin» yazılı olarak yapılması ve şirkette ortak olan diğer «yönetim kurulu» üyesine yazılı devir yapılması nedeni ile pay devrinin şirket «pay defterine» işlenip işlenmediği hususunun bir öneminin kalmadığı, yönetim kurulu kararlarında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın r …
Mahkemece, tarafların iddia, savunma ve delilleri kapsamında, şirket «yönetim kurulu» kararlarının ve «ticaret sicil» «kaydının» eksiksizce dosya içerisine alınıp incelenerek, şirketin hisselerinin devir tarihi itibariyle basımı yapılan nama yazılı hisse veya ilmuhaber senedi niteliğinde mi yoksa «çıplak pay» niteliğinde mi olduğu, «hisse devrine» dair alınan yönetim kurulu kararının devir şartlarını «taşıyıp» taşımadığı ve geçerli olup olmadığının tespiti ile sonuca varılması gerekirken, davacının «ibraz» ettiği ilmuhaber ve «hisse senedi» ihracına dair yönetim kurulu kararları, basılı hisse senedi örneği, matbaa faturası hiç değerlendirilmeksizin hisselerin çıplak olduğu ve bu nedenle «alacağın temliki» yoluyla yapılan devrin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Devir, ancak kanunla veya «esas sözleşme» ile sınırlandırılabilir.
Davacı tarafça da, şirket yönetim kurulunun 28.10.2008 tarih ve 44 nolu ve 25.03.2010 tarih ve 63 nolu kararlarıyla nama yazılı şirket hisseleriyle ilgili muvakkat «ilmühaber» bastırılmasına karar verdiği, yine 22.03.2011 tarih ve 67 nolu kararıyla nama yazılı «hisse senedi» ihraç edilmesine karar verdiği, 18.05.2011 tarih ve 5447-5448 numaralı matbaa faturasından da hisse senetlerinin basılmış olduğu iddia edilmiş ve birleşen davada dilekçesinde ve temyiz dilekçesinde “yönetim kurulunun 22.03.2011 tarih ve 067 nolu kararı uyarınca ihraç edilmiştir” ibaresini «taşıyan» davacı ... namına yazılı hisse senedi örneğine yer vermiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15601 E. 2015/11180 K.
Ortak:nama yazılı pay · zilyetlik · pay devri · alacağın temliki · ciro · pay defteri · temlik · anonim şirket
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere, 6762 sayılı TTK'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
Dava, «anonim şirket» «nama yazılı pay» senedinin devrine ilişkin edimin yerine getirilmemesi nedeniyle ödenen bedelin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Fakat, anonim ortaklığın çıplak paylarının devri «alacağın temliki» suretiyle mümkündür.
Benzer bu kararda6762 sayılı TTK'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
Fakat, anonim ortaklığın çıplak paylarının devri «alacağın temliki» suretiyle mümkündür.
Ayrıca, «pay devri», ortaklığa karşı ancak «pay defterine» kayıtla hüküm ifade eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çıplak pay · sermaye artırımı · hisse devri · kredi sözleşmesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının şirketteki 119 adet payını davacıya devretmeyi «taahhüt» ettiği, 250.000 TL'nin nakit olarak ödeneceğinin belirtildiği, buna ilişkin olarak davacının 250.000 TL bedelli senet verdiği, davalının arka kısmını muhteviyatını elden «teslim» aldım diyerek imzaladığı, «sermaye artırımına» ilişkin tutarların davacı ve eşi tarafından keşide edilen çeklerle ve davalı adına şirket hesabına yapılan havaleler ile ödendiği, anasözleşmeye göre «hisse devri» için öncelikle ortaklara müracaat edilmesi, kabul edilmezse üçüncü kişilere devrin mümkün olduğu, davalının taahhütünü yerine getirmediği gerekçesiyle, davanın kab …
Dava, «anonim şirket» hisse devir bedelinden kaynaklanan «istirdat» istemine ilişkin olup, mahkemece davalının şirketteki 119 adet hissesini davacıya devretmeyi «taahhüt» ettiği, 537.100 TL ödemede bulunduğu, bilirkişinin anonim şirket hisselerinin nama yazılı olduğunu bildirdiği, dava dışı şirketin müzekkereye cevabında pay senedinin çıkarılmadığını ifade ettiği, ancak 31.12.2011 tarihli «yönetim kurulu» kararında şirket ortaklarının nama yazılı hisseyi «temsil» eden ilmuhaberlerinin «kredi sözleşmesi» gereğince bankaya rehnedildiğinin açıklandığı, bu durumda davalı tarafın şirket hissselerinin «çıplak pay» olduğuna dair savunmalarına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece taraflardan şirket hisselerinin durumu konusunda delillerinin sorulması, gerektiğinde şirket kayıt ve «defterleri» üzerinde inceleme yapılarak, şirket hisselerinin senede bağlanıp bağlanmadığı, «çıplak pay» niteliğinde olup olmadığı tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenerek, davaya konu pay devir taahütnamesinin buna göre değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2006/8112 E. 2007/10405 K.
Ortak:nama yazılı pay · adi yazılı sözleşme · zilyetlik · pay devri · alacağın temliki · ciro · pay defteri · temlik
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere, 6762 sayılı TTK'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
Fakat, anonim ortaklığın çıplak paylarının devri «alacağın temliki» suretiyle mümkündür.
Ayrıca, «pay devri», ortaklığa karşı ancak «pay defterine» kayıtla hüküm ifade eder.
Benzer bu karardaTTK'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
O halde, öncelikle mahkemece, şirket tarafından «nama yazılı pay» senetleri çıkarılıp çıkarılmadığı, çıkarılmış ise, devrin TTK'nın 416 ve devamı maddeleri ile anasözleşmeye uygun bulunup bulunmadığı, çıkarılmamış ise, dosyada bulunan sözleşmenin «alacağın temliki» hükmünde olup olmadığı şirket «ticaret sicil» dosyası, «defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptı- rılmadan nama yazılı pay senetlerinin çıkarılmış olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Fakat, anonim ortaklığın çıplak paylarının devri biçime bağlı olmayıp, «alacağın temliki» suretiyle de mümkündür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilmühaber · hisse devri · hisse devir sözleşmesi · bilirkişi incelemesi · ticaret sicili · ibraz
Benzer bu karardaO halde, öncelikle mahkemece, şirket tarafından «nama yazılı pay» senetleri çıkarılıp çıkarılmadığı, çıkarılmış ise, devrin TTK'nın 416 ve devamı maddeleri ile anasözleşmeye uygun bulunup bulunmadığı, çıkarılmamış ise, dosyada bulunan sözleşmenin «alacağın temliki» hükmünde olup olmadığı şirket «ticaret sicil» dosyası, «defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptı- rılmadan nama yazılı pay senetlerinin çıkarılmış olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davacılar, diğer davalılara şirketteki hisselerini devrettiklerini savunarak, «adi yazılı sözleşme» «ibraz» etmiştir.
Taraflar arasında akdedilen «hisse devir sözleşmesinin» 8. maddesinde (Satıcılar satmayı «taahhüt» ettikleri hisselerinin resmi devrini 30.04.2000 tarihinde yapacaklardır.) hükmüne yer verilmiştir.
Davalılar, bu maddede yer alan hisselerin devir ve ferağ sözleşmesinin düzenlenmediğini savunmuş, davacı da böyle bir sözleşmeyi «ibraz» etmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/152 E. , 2019/2196 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 10/10/2017 tarih ve 2017/50-2017/295 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Rinerji ... Elektrik Üretim Anonim Şirketi' nin ortağı davalının hissenin 0.95 bölümünü 10.10.2010 tarihinde müvekkiline adi yazılı bir sözleşme ile devretmeyi taahhüt ettiğini, davalıya sözleşme nedeniyle 214.000,00 TL ödendiğini, müvekkili ile davalının sözleşmeyi düzenledikten sonra şirketin sermaye artışına gittiğini ve müvekkilinin sermaye artışı nedeniyle 42.750,00 TL ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin yapılan sözleşmeye duyduğu inançla vermiş olduğu bu paraya rağmen davalının hisse devirlerini yapmadığını ileri sürerek, 256.750,00 TL'nın 05.12.2012 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının, şirket faaliyetlerine fiilen katıldıktan sonra Rinerji ... Elektrik Üretim A.Ş'ye hissedar olmaktan vazgeçmiş ve hissedarlığının pay defteri ile ticaret siciline tescil edilmediğini fırsat bilerek ... olduğu paranın iadesini sağlamak amacıyla haksız ve kötüniyetli olarak işbu davayı açtığını, taraflar arasında yapılan sözleşmenin tüm şekil şartlarını ihtiva etmesi nedeniyle geçerli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında Rinerji ... Elektrik Üretim Anonim Şirketi'nin davalıya ait hisselerinden bir kısmının davacıya adi yazılı sözleşme ile devredildiği, davacının sözleşme ile belirlenen bedeli davalıya ödediği, davalı tarafından devredilen hisselerin ilmuhabere bağlı olduğu, davalı adına çıkarılan ilmuhaberin ise dava dışı bankada rehinli olduğu, tanık beyanlarında davacı ...'in genel kurul toplantılara katıldığının belirtildiği, yine Rinerji ... Elektrik Üretim A.Ş tarafından dosyaya sunulan 18/11/2013 tarihli yazı cevabında yapılan genel kurul toplantılarının bazılarına davacının katıldığı, şirket sermaye artışına davalının sattığı hisse oranında iştirak ettiği, ortak olan davalıdan alınan sermaye taahhüt çeklerinin bir kısmının ...'in şahsi çeki olup ...
cirolu olarak şirkete teslim edildiğinin belirtildiği, davalı tarafından hisse senetlerine bağlı olarak çıkarılan ilmuhaberlerin bankada rehinli olması nedeniyle davacıya teslimin yapılamadığı ancak davacının şirket toplantılarına ve sermaye artışına kendisine ait çekler ile katıldığı bu durumda somut olay bakımından TTK 979. maddesi uyarınca zilyetliğin teslim gerçekleşmeksizin davacı tarafından kazanılmış olduğunun kabulü gerektiği, taraflar arasında yapılan sözleşmenin edimlerinin davacı ve davalı tarafından karşılıklı yerine getirilmiş olduğu gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket nama yazılı pay senedinin devrine ilişkin edimin yerine getirilmemesi nedeniyle ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 6762 sayılı TTK'nın 411. maddesinde ''Nama yazılı hisse senetleri yerini tutmak üzere çıkarılan ilmuhaberlerin nama yazılı olması lazımdır. Bunların devri nama yazılı hisse senetlerinin devrine ait hükümlere tabidir. Hamiline yazılı hisse senetleri yerine tanzim olunan nama yazılı ilmuhaberler ancak alacağın devri hakkındaki hükümlere göre devrolunabilir. Şu kadar ki; devir şirkete karşı ancak ihbar tarihinden itibaren hüküm ifade eder.'', aynı Yasa'nın 416. maddesinde ''Nama yazılı hisse senetleri, esas mukavelede aksine hüküm olmadıkça devrolunabilir. Devir ciro edilmiş senedin devralana teslimi ile olur. Şu kadar ki; devir, şirkete karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade eder.'' ve yine 417.
maddede ise, ''Şirket, nama yazılı hisse senetleri sahiplerini ad, soyad ve adresleriyle bir pay defterine kaydeder. Hisse senedinin yukarıki maddeye uygun olarak devredildiği ispat edilmedikçe devralan pay defterine yazılamaz. İdare meclisi, kaydın yapıldığını hisse senedine işaret eder. Şirkete karşı ancak pay defterinde kayıtlı bulunan kimse ortak sıfatını haizdir.'' hükümleri düzenlenmiştir.
Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere, 6762 sayılı TTK'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, nama yazılı pay senetlerin devri için, bir temlik beyanı veya senedin arkasında tam bir cironun yapılması, ayrıca senet üzerindeki zilyetliğin devir ve teslimi gerekir. Bu koşulların yerine getirilmemesi halinde yapılan devir işlemi geçersizdir. Fakat, anonim ortaklığın çıplak paylarının devri alacağın temliki suretiyle mümkündür. Ayrıca, pay devri, ortaklığa karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade eder.
4721 sayılı TMK'nın 979. maddesinde de ''Bir üçüncü kişi veya zilyetliği devreden, özel bir hukuki ilişkiye dayanarak zilyet olmakta devam ederse zilyetlik, teslim gerçekleşmeksizin kazanılmış olur. Zilyetliğin bu yolla devri, zilyet olmakta devam eden üçüncü kişiye karşı, ancak durumun devreden tarafından kendisine bildirildiği andan başlayarak hüküm doğurur. Üçüncü kişi, zilyetliği devredene karşı ileri sürebileceği sebeplerle şeyi edinene vermekten kaçınabilir.'', benzer düzenleme mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 892. maddesinde de ''Bir üçüncü şahıs veya temlik eden hususi bir sebebe binaen zilyed olmakta devam ederse zilyedlik teslim olmaksızın iktisap olunabilir. Zilyed olmakta devam eden üçüncü şahıs, temlik eden kimse tarafından haberdar edilmedikçe zilyedliğin intikali ona karşı hüküm ifade etmez.
Üçüncü şahıs, temlik edene karşı ne gibi sebeplerden dolayı teslimden imtina edebiliyorsa aynı sebeplerden dolayı iktisap edene karşı da teslimden imtina edebilir.'' şeklinde hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, şirket ana sözleşmesine göre hisse senetlerinin nama yazılı olduğu, şirket yönetim kurulu kararı ile bankadan çekilecek kredi için şirket ortaklarına ait nama yazılı hisseleri temsil eden ilmuhaberlerin çıkarıldığı ve bankaya rehnedilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında bağıtlanan, 10.10.2010 tarihli, hisselerin devrine ilişkin sözleşmede zilyetliğin devredildiğine dair bir ibare bulunmadığı gibi, kısa elden teslim şartları da oluşmadığından taraflar arasında geçerli bir devir sözleşmesi bulunmadığı nazara alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile devrin geçerli olduğu kabul edilmek sureti ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 25.03.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/492105200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz