Müdürün azli | Kayyım atanması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/3070 E. 2015/9972 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müdürün azli↗ ttk 630↗ limited şirket müdürü↗ şirket müdürünün azli↗ temsil yetkisi↗ kayyım atanması↗ hukuki menfaat↗ kayyım↗ şirket müdürü↗ limited şirket↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların davalı şirket nezdindeki hissesinin %66,67 olduğu, TTK'nın 616/1-b ve 630/1.madde hükmüne göre davacıların genel kurulu toplayarak genel kurul kararı ile davalı şirketin müdürü S.. A..'un görevini sona erdirmesinin mümkün olduğu, davacıların sözü edilen yola başvurmaksızın işbu davanın açılmasında hukuki menfaati bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirkette müdürün azli ve şirkete kayyım atanması istemine ilişkin olup, mahkemece davacıların genel kurulu toplayarak genel kurul kararı ile şirket müdürünü görevden alabilecekleri, dava açmakta hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle davann reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 630/2 maddesinde ''Her ortak, haklı sebeblerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkınının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir'' hükmü düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesinde
.../...
düzenlenen dava hakkı her ortağa tanınmış yasadan kaynaklanan bir haktır. Ayrıca davacıların şirket müdürünün azli dışında şirkete kayyım atanması talebi de mevcuttur. Bu durumda, mahkemece TTK'nın 630/2. maddesinde düzenlenen dava hakkının her ortağa tanınmış yasadan kaynaklanan bir hak olduğu gözetilmeden ve kayyım atanması talepli bir davada bu hususa ilişkin talep de değerlendirilmeden yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Şirketin feshi | Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3547 E. 2015/10765 K.
Ortak:kayyım
İncelediğiniz karardaDava, «limited şirkette müdürün azli» ve şirkete «kayyım atanması» istemine ilişkin olup, mahkemece davacıların genel kurulu toplayarak genel kurul kararı ile şirket müdürünü görevden alabilecekleri, dava açmakta hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle davann reddine karar verilmiştir.
Ayrıca davacıların «şirket müdürünün azli» dışında şirkete «kayyım atanması» talebi de mevcuttur.
Bu durumda, mahkemece TTK'nın 630/2. maddesinde düzenlenen dava hakkının her ortağa tanınmış yasadan kaynaklanan bir hak olduğu gözetilmeden ve «kayyım atanması» talepli bir davada bu hususa ilişkin talep de değerlendirilmeden yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalı «şirketin feshine», şirket müdürünün müdürlük görevinin kaldırılak şirkete «kayyım tayinine», fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair verilen karar, davalı H..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kayyım tayini · şirketin feshi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalı «şirketin feshine», şirket müdürünün müdürlük görevinin kaldırılak şirkete «kayyım tayinine», fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair verilen karar, davalı H..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4864 E. 2022/8919 K.
Ortak:müdürün azli · limited şirket müdürü · hukuki menfaat · şirket müdürü · limited şirket · temsil · dava şartı
İncelediğiniz karardaDava, «limited şirkette müdürün azli» ve şirkete «kayyım atanması» istemine ilişkin olup, mahkemece davacıların genel kurulu toplayarak genel kurul kararı ile şirket müdürünü görevden alabilecekleri, dava açmakta hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle davann reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların davalı şirket nezdindeki hissesinin %66,67 olduğu, TTK'nın 616/1-b ve 630/1.madde hükmüne göre davacıların genel kurulu toplayarak genel kurul kararı ile davalı «şirketin müdürü» S..
A..'un görevini sona erdirmesinin mümkün olduğu, davacıların sözü edilen yola başvurmaksızın işbu davanın açılmasında «hukuki menfaati» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda1- Asıl ve birleşen dava, «limited şirket müdürlerinin azli» talebine ilişkindir.
… ce; 6102 sayılı TTK'nın 620. maddesinde, kanun veya şirket sözleşmesinde aksi öngörülmediği takdirde, seçim kararları dâhil, tüm genel kurul kararlarının toplantıda «temsil» edilen oyların salt çoğunluğu ile alınacağı hükme bağlandığı, somut olayda davacının şirketin %90 oranında hisse sahibi olduğu, TTK'nın 630/1. maddesi uyarınca davacının hisse oranı nazara alındığında genel kurulu toplayarak genel kurul kararı ile davalı şirket müdürünün görevini sona erdirmesinin mümkün olduğu, bu itibarla anılan yola başvurmaksızın doğrudan müdürlük görevinin kaldırılmasına ilişkin olarak işbu asıl ve birleşen davayı açmakta «hukuki menfaatinin» bulunmadığı anlaşıldığından (Yargıtay 11.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; asıl ve birleşen davada, davalının müdürlükten azli ile şirketi yönetim ve «temsil yetkisinin kaldırılması» istemi açısından davacının şirketin %90 oranında hisse sahibi olduğu, TTK'nın 618. ve 620. maddeleri uyarınca şirket ana sözleşmesini değiştirme ve müdürleri görevden alma yetkisine haiz olduğu, bu durumda davacının kanunen elindeki yetkiyi kullanarak davalıyı «şirket müdürlüğü» görevinden almak, şirket ana sözleşmesini değiştirmek ve şirketi temsile yetkili kişiyi belirleme konusunda yetkiye sahip olduğu halde iş bu davayı açmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın ve birleşen davanın HMK'nın 114/h maddesi uyarınca hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı taraf …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsil yetkisinin kaldırılması · şirket müdürlüğü · hukuki yarar · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; asıl ve birleşen davada, davalının müdürlükten azli ile şirketi yönetim ve «temsil yetkisinin kaldırılması» istemi açısından davacının şirketin %90 oranında hisse sahibi olduğu, TTK'nın 618. ve 620. maddeleri uyarınca şirket ana sözleşmesini değiştirme ve müdürleri görevden alma yetkisine haiz olduğu, bu durumda davacının kanunen elindeki yetkiyi kullanarak davalıyı «şirket müdürlüğü» görevinden almak, şirket ana sözleşmesini değiştirmek ve şirketi temsile yetkili kişiyi belirleme konusunda yetkiye sahip olduğu halde iş bu davayı açmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın ve birleşen davanın HMK'nın 114/h maddesi uyarınca hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı taraf …
Buna göre, davanın açılışından sonra yapılan bu genel kurul ile davacının, davalının «şirket müdürlüğünden» azli istemine ilişkin davaların konusuz kalıp kalmadığı hususu değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5809 E. 2018/67 K.
Ortak:şirket müdürünün azli · limited şirket · temsil
İncelediğiniz karardaDava, «limited şirkette müdürün azli» ve şirkete «kayyım atanması» istemine ilişkin olup, mahkemece davacıların genel kurulu toplayarak genel kurul kararı ile şirket müdürünü görevden alabilecekleri, dava açmakta hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle davann reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 630/2 maddesinde ''Her ortak, haklı sebeblerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkınının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir'' hükmü düzenlenmiştir.
Ayrıca davacıların «şirket müdürünün azli» dışında şirkete «kayyım atanması» talebi de mevcuttur.
Benzer bu kararda… ve tüm dosya kapsamına göre; mahkememizin 2015/171 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde davacılar ...ve ...'in davalarının reddine karar verildiği, «asli müdahale talebi» ile ...'ün davasının «tefrik» edilerek mahkememizin yeni esasına kaydedildiği, davalı şirket yöneticisinin «görevlendirmesi» ve görevden azlinin ...'nin 616. maddesi uyarınca genel kurula ait olduğu, «azınlık pay sahibi» olan davacının keyfiyeti önce genel kurula ve buradan alınacak karara göre dava yolu ile mahkemeye getirmesi gerektiği, oysa davacının doğrudan dava açtığı, davacının belirtiği sebeplerin «şirket müdürünün azli» için yeterli bir neden sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «limited şirket» müdürünün azline ilişkindir.
Mahkemece, «azınlık pay sahibi» davacının önce genel kurula başvurup genel kuruldan karar alındıktan sonra dava yoluyla mahkemeden talepte bulunabileceği, ayrıca davacının bildirdiği sebeplerin «şirket müdürünün azli» için yeterli neden sayılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:azınlık pay sahibi · temsil yetkisinin kaldırılması · müdahale talebi · asli müdahale · azil · haklı sebep · tefrik · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda… ve tüm dosya kapsamına göre; mahkememizin 2015/171 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde davacılar ...ve ...'in davalarının reddine karar verildiği, «asli müdahale talebi» ile ...'ün davasının «tefrik» edilerek mahkememizin yeni esasına kaydedildiği, davalı şirket yöneticisinin «görevlendirmesi» ve görevden azlinin ...'nin 616. maddesi uyarınca genel kurula ait olduğu, «azınlık pay sahibi» olan davacının keyfiyeti önce genel kurula ve buradan alınacak karara göre dava yolu ile mahkemeye getirmesi gerektiği, oysa davacının doğrudan dava açtığı, davacının belirtiği sebeplerin «şirket müdürünün azli» için yeterli bir neden sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, Türk Ticaret Kanunu’nun 630/2. maddesi uyarınca, her ortak, haklı sebeplerin varlığı durumunda yöneticilerin yönetim hakkının ve «temsil yetkisinin kaldırılmasını» veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.
Bu durumda, mahkemece anılan kanun maddesi gereğince davacı tarafından ileri sürülen sebeplerin tek tek tartışılıp «azil» için «haklı sebep» sayılıp sayılmayacağı gerekçelendirilmeden yazılı gerekçe ile ileri sürülen sebeplerin azil için yeterli sebep sayılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Mahkemece, «azınlık pay sahibi» davacının önce genel kurula başvurup genel kuruldan karar alındıktan sonra dava yoluyla mahkemeden talepte bulunabileceği, ayrıca davacının bildirdiği sebeplerin «şirket müdürünün azli» için yeterli neden sayılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/3070 E. , 2015/9972 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 19/11/2014
NUMARASI 2014/664-2014/399
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/11/2014 tarih ve 2014/664-2014/399 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilinin ve davalı A.. A..'un davalı şirketin ortakları olduklarını, davalı A.. A..'un eşi olan S.. A..'un şirketin dışarıdan atanmış müdürü konumunda bulunduğunu, ancak şirket müdürünün şirket işleyişi hakkında bilgi vermediğini ve şirket aleyhine işlemler yaparak şirketi zarara uğratığını ileri sürülerek, müdürün şirketteki görevinden uzaklaştırılmasını ve şirkete yeni müdür seçilene kadar kayyım atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların davalı şirket nezdindeki hissesinin %66,67 olduğu, TTK'nın 616/1-b ve 630/1.madde hükmüne göre davacıların genel kurulu toplayarak genel kurul kararı ile davalı şirketin müdürü S.. A..'un görevini sona erdirmesinin mümkün olduğu, davacıların sözü edilen yola başvurmaksızın işbu davanın açılmasında hukuki menfaati bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirkette müdürün azli ve şirkete kayyım atanması istemine ilişkin olup, mahkemece davacıların genel kurulu toplayarak genel kurul kararı ile şirket müdürünü görevden alabilecekleri, dava açmakta hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle davann reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 630/2 maddesinde ''Her ortak, haklı sebeblerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkınının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir'' hükmü düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesinde
.../...
düzenlenen dava hakkı her ortağa tanınmış yasadan kaynaklanan bir haktır. Ayrıca davacıların şirket müdürünün azli dışında şirkete kayyım atanması talebi de mevcuttur. Bu durumda, mahkemece TTK'nın 630/2. maddesinde düzenlenen dava hakkının her ortağa tanınmış yasadan kaynaklanan bir hak olduğu gözetilmeden ve kayyım atanması talepli bir davada bu hususa ilişkin talep de değerlendirilmeden yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/126723600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz