Rücuen Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/3396 E. 2015/12619 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
charge back (harcama itirazı)↗ usul ekonomisi↗ sahtelik↗ bloke↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davacının satış işlemini 27-28.09.2001 tarihlerinde yaptığı, davalının sahtelik itirazı üzerine hesaba bloke koyduğu, iki yıllık charge back süresi dolmadan davacının tahsil davası açtığı, davanın kabulüne ilişkin kararının bu sürenin dolmasının beklenilmesi gerekçesiyle bozulduğu, yargılama sırasında sürenin dolduğu, usul ekonomisi nedeniyle davanın kabulüne karar verildiği, ilk dava tarihi itibariyle charge back süresinin dolmadığı ve davalının temerrüdünden bahsedilemeyeceği, yargılama sürecinin uzun sürmesinde davalının kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09.12.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2456 E. 2014/9322 K.
Ortak:bloke
İncelediğiniz karardaMahkemece davacının satış işlemini 27-28.09.2001 tarihlerinde yaptığı, davalının «sahtelik» itirazı üzerine hesaba «bloke» koyduğu, iki yıllık charge back süresi dolmadan davacının tahsil davası açtığı, davanın kabulüne ilişkin kararının bu sürenin dolmasının beklenilmesi gerekçesiyle bozulduğu, yargılama sırasında sürenin dolduğu, «usul ekonomisi» nedeniyle davanın kabulüne karar verildiği, ilk dava tarihi itibariyle charge back süresinin dolmadığı ve davalının «temerrüdünden» bahsedilemeyeceği, yargılama sürecinin uzun sürmesinde davalının kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı işyerinden 04.08.2012-29.09.2012 tarihleri arasında 13 kez «mail order» yöntemiyle yapılan satışlarla ilgili olarak «sahtecilik» uyarısı yapılması üzerine bankanın yaptığı «bloke» işleminin taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesine» ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacının hesabındaki tutara davalı banka tarafından sahte kredi kartıyla alışveriş yapıldığı iddiasıyla konulan blokenin kaldırılması ve «bloke» konulan paranın ödenmesi talebine ilişkindir.
… ken basiretli davranma yükümlülüğüne uygun olarak gerekli kontrolleri yapması gerekirken bu yükümlülüğü gereği gibi yerine getirmediği, davalının dava konusu bedeli «bloke» etmesinin nedeninin «üye işyeri sözleşmesinin» «genel işlem şartlarına» aykırılık «taşıyan» hükümleri değil, davacının gerçekleştirdiği usulsüz işlemler olduğu, davacının kendi kusuruna dayanan zararı davalıdan talep edemeyeceği, davalı Banka'nın parayı ö …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mail order · üye işyeri sözleşmesi · genel işlem şartı · sahtecilik · sebepsiz zenginleşme · taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı işyerinden 04.08.2012-29.09.2012 tarihleri arasında 13 kez «mail order» yöntemiyle yapılan satışlarla ilgili olarak «sahtecilik» uyarısı yapılması üzerine bankanın yaptığı «bloke» işleminin taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesine» ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… ken basiretli davranma yükümlülüğüne uygun olarak gerekli kontrolleri yapması gerekirken bu yükümlülüğü gereği gibi yerine getirmediği, davalının dava konusu bedeli «bloke» etmesinin nedeninin «üye işyeri sözleşmesinin» «genel işlem şartlarına» aykırılık «taşıyan» hükümleri değil, davacının gerçekleştirdiği usulsüz işlemler olduğu, davacının kendi kusuruna dayanan zararı davalıdan talep edemeyeceği, davalı Banka'nın parayı ö …
Ancak yurtdışında bulunan bankanın bu para için provizyon verip vermediği, alışveriş bedelini davalı bankaya gönderip göndermediği, göndermiş ise charge-back süresinin dolup dolmadığı ve bu suretle charge-back süresinin dolması nedeniyle davalı Banka'nın «sebepsiz zenginleşip» zenginleşmediği hususları incelenmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17878 E. 2014/8442 K.
Ortak:bloke
İncelediğiniz karardaMahkemece davacının satış işlemini 27-28.09.2001 tarihlerinde yaptığı, davalının «sahtelik» itirazı üzerine hesaba «bloke» koyduğu, iki yıllık charge back süresi dolmadan davacının tahsil davası açtığı, davanın kabulüne ilişkin kararının bu sürenin dolmasının beklenilmesi gerekçesiyle bozulduğu, yargılama sırasında sürenin dolduğu, «usul ekonomisi» nedeniyle davanın kabulüne karar verildiği, ilk dava tarihi itibariyle charge back süresinin dolmadığı ve davalının «temerrüdünden» bahsedilemeyeceği, yargılama sürecinin uzun sürmesinde davalının kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz …
Benzer bu karardaDava, davalı banka tarafından davacı şirkete verilen pos makinesi kullanılarak yapılan alışveriş bedelinin, davalı bankada «bloke» tutularak davacıya ödenmemesi nedeniyle bu bedelin tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:açılmamış sayılma · kusur
Benzer bu karardaA.. hakkında «açılmamış sayılmasına» karar verilip bozma yapılmadığından yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemece de, davalının «kusuru» bulunmadığı, sahte kartın Yapı Kredi Bankası'na ait olduğu ve bu banka tarafından verilen provizyon sonucu ödeme yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, davalı bankanın somut olaya ilişkin bir «kusuru» bulunmamakta ise de, yapılan alışveriş karşılığı olan para Yapı Kredi Bankası tarafından davalı bankaya gönderildiğine, bu para halen davalı bankada bulunduğuna ve charge back süresi içerisinde de geri istenilmediğine göre, mahkemece davanın kabulü gerekirken reddi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/731 E. 2014/19357 K.
Ortak:usul ekonomisi · sahtelik · bloke · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece davacının satış işlemini 27-28.09.2001 tarihlerinde yaptığı, davalının «sahtelik» itirazı üzerine hesaba «bloke» koyduğu, iki yıllık charge back süresi dolmadan davacının tahsil davası açtığı, davanın kabulüne ilişkin kararının bu sürenin dolmasının beklenilmesi gerekçesiyle bozulduğu, yargılama sırasında sürenin dolduğu, «usul ekonomisi» nedeniyle davanın kabulüne karar verildiği, ilk dava tarihi itibariyle charge back süresinin dolmadığı ve davalının «temerrüdünden» bahsedilemeyeceği, yargılama sürecinin uzun sürmesinde davalının kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının satış işlemini 27-28.09.2001 tarihlerinde yaptığı, davalının «sahtelik» itirazı üzerine hesaba «bloke» koyduğu, iki yıllık charge back süresi dolmadan davacının tahsil davası açtığı, davanın kabulüne ilişkin kararının bu sürenin dolmasının beklenilmesi gerekçesiyle bozulduğu, yargılama sırasında sürenin dolduğu, «usul ekonomisi» nedeniyle davanın kabulüne karar verildiği, ilk dava tarihi itibariyle charge back süresinin dolmadığı ve davalının «temerrüdünden» bahsedilemeyeceği, yargılama sürecinin uzun sürmesinde davalının kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… oplam 13.942.50 TL(Yeni TL) tutarında kredi kartıyla altın sattığı, davalı banka tarafından satış bedelinin 10.596.90 TL'lik kısmına satış yapılan kredi kartlarının «sahteliği» gerekçesiyle «bloke» konulduğu, davacının, bu miktarın tahsili için 19.12.2001 tarihinde davalı aleyhine dava açtığı, yapılan yargılama sonucunda, davalının, .
2 yıllık «chargeback» süresi içinde «bloke» koyduğu parayı iade ettiğini veya iade etme zorunluluğu bulunduğunu kanıtlayamadığı, davalının «temerrüdünün» bloke tarihi esas alınarak chargeback süresi olan 2 yıllık sürenin dolduğu tarihten başlayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen bu karar uyarınca davacı alacağını başlattığı takip sonrasında 01.06.2011 tarihinde «temerrüt faizi» ve diğer fer'ileriyle tahsil edebildiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:chargeback · munzam zarar · el koyma · uyuşmazlık konusu · ihbar · temerrüt faizi · asıl alacak · kusur
Benzer bu kararda2 yıllık «chargeback» süresi içinde «bloke» koyduğu parayı iade ettiğini veya iade etme zorunluluğu bulunduğunu kanıtlayamadığı, davalının «temerrüdünün» bloke tarihi esas alınarak chargeback süresi olan 2 yıllık sürenin dolduğu tarihten başlayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen bu karar uyarınca davacı alacağını başlattığı takip sonrasında 01.06.2011 tarihinde «temerrüt faizi» ve diğer fer'ileriyle tahsil edebildiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mahkemece, davalının, «asıl alacak» davasını «chargeback» süresi dolmadan açtığı, daha sonraki yargılama sürecinin uzamasında da davalının bir kusurunun bulunmadığı, netice itibariyle davalının bir kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sahtecilik «ihbarı» sonrasında, Uluslar Arası Kredi Kartı Kuruluşları kurallarına göre davalı bankanın işlemle ilgili olarak davacı adına tahakkuk eden para üzerinde 2 yıllık süre ile sınırlı olarak «bloke» «koyma» hakkı olduğu anlaşılmaktadır.
Dava, «munzam zararın» tazmini istemine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11081 E. 2012/17938 K.
Ortak:bloke · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece davacının satış işlemini 27-28.09.2001 tarihlerinde yaptığı, davalının «sahtelik» itirazı üzerine hesaba «bloke» koyduğu, iki yıllık charge back süresi dolmadan davacının tahsil davası açtığı, davanın kabulüne ilişkin kararının bu sürenin dolmasının beklenilmesi gerekçesiyle bozulduğu, yargılama sırasında sürenin dolduğu, «usul ekonomisi» nedeniyle davanın kabulüne karar verildiği, ilk dava tarihi itibariyle charge back süresinin dolmadığı ve davalının «temerrüdünden» bahsedilemeyeceği, yargılama sürecinin uzun sürmesinde davalının kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz …
Benzer bu kararda2) Ancak, davacı işyerinde 28.05.2004 tarihinde yapılan alışverişte kullanılan kredi kartının sahte olduğu belirlendiğine göre, bu tarih itibariyle davalı banka tarafından davacı hesabına «bloke» konulmasında sözleşmeye aykırı bir durum söz konusu değildir.
Buna karşın, söz konusu kredi kartı ile yapılan harcamanın davacının hesabına geçmesinden sonra, yabancı banka tarafından paranın geri istenilme süresi yani "charge back" süresi dolduktan sonra bankanın bu para üzerindeki blokeyi kaldırmaması haksız olup, davalı Banka ancak bu tarih itibariyle «temerrüde» düşmektedir.
Bu nedenle, mahkemece gerekirse bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle "«chargeback»" süresinin bittiği tarih belirlenerek bu tarihten itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:chargeback · temerrüt faizi · avans faizi
Benzer bu karardaBu nedenle, mahkemece gerekirse bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle "«chargeback»" süresinin bittiği tarih belirlenerek bu tarihten itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca, dava bankacılık işleminden kaynaklanmakta olup ticari iş mahiyetinde bulunduğundan «avans faizi» istenmesi mümkündür.
Bu nedenle, davacı yararına talebi aşmamak kaydıyla «avans faizine» hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi dahi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/3396 E. , 2015/12619 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 19/09/2013
NUMARASI 2012/94-2013/222
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 22. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.09.2013 gün ve 2012/94-2013/222 sayılı kararı bozan Daire’nin 09.12.2014 gün ve 2014/731-2014/19357 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kredi kartıyla üçüncü şahsa altın sattığını, davalı bankanın satım bedelinin 10.596.90 TL'lik kısmına kredi kartının sahteliği gerekçesiyle bloke koyduğunu, müvekkilinin tahsil için açtığı davanın sonuçlanarak 2011 yılı içinde alacağını faiziyle tahsil ettiğini, 2001 yılında satım işlemi yaptığını, satış tarihindeki altın değeri ile tahsil tarihindeki altın fiyatları esas alındığında munzam zararının sabit olduğunu, BK'nın 105. maddesi uyarınca davalının oluşan munzam zarardan sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, 40.000.00 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir .
Davalı vekili, davacının işyerine müvekkilinin POS cihazının takıldığını, kredi kartıyla yaptığı satışlara ilişkin itiraz gelmesi sonucu bloke konulduğunu, davalının charge back süresini beklemeden dava açtığını, görülen dava sonucu müvekkilinin icra kanalıyla davacının alacağını faiziyle ödediğini, munzam zararının oluşmadığını, salt altın fiyatlarına göre de zararın belirlenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının satış işlemini 27-28.09.2001 tarihlerinde yaptığı, davalının sahtelik itirazı üzerine hesaba bloke koyduğu, iki yıllık charge back süresi dolmadan davacının tahsil davası açtığı, davanın kabulüne ilişkin kararının bu sürenin dolmasının beklenilmesi gerekçesiyle bozulduğu, yargılama sırasında sürenin dolduğu, usul ekonomisi nedeniyle davanın kabulüne karar verildiği, ilk dava tarihi itibariyle charge back süresinin dolmadığı ve davalının temerrüdünden bahsedilemeyeceği, yargılama sürecinin uzun sürmesinde davalının kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09.12.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 26.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/125503300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz