Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/2456 E. 2014/9322 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
charge back (harcama itirazı)↗ mail order↗ üye işyeri sözleşmesi↗ genel işlem şartı↗ bloke↗ sahtecilik↗ sebepsiz zenginleşme↗ taşıyan↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı işyerinden 04.08.2012-29.09.2012 tarihleri arasında 13 kez mail order yöntemiyle yapılan satışlarla ilgili olarak sahtecilik uyarısı yapılması üzerine bankanın yaptığı bloke işleminin taraflar arasındaki üye işyeri sözleşmesine ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının hesabındaki tutara davalı banka tarafından sahte kredi kartıyla alışveriş yapıldığı iddiasıyla konulan blokenin kaldırılması ve bloke konulan paranın ödenmesi talebine ilişkindir. Mahkemece bilirkişi raporu alınmış, bilirkişi kurulu, sahte işlemlerin davalı Banka tarafından değil bizzat davacı tarafından gerçekleştirildiği, davacının bu işlemleri gerçekleştirirken basiretli davranma yükümlülüğüne uygun olarak gerekli kontrolleri yapması gerekirken bu yükümlülüğü gereği gibi yerine getirmediği, davalının dava konusu bedeli bloke etmesinin nedeninin üye işyeri sözleşmesinin genel işlem şartlarına aykırılık taşıyan hükümleri değil, davacının gerçekleştirdiği usulsüz işlemler olduğu, davacının kendi kusuruna dayanan zararı davalıdan talep edemeyeceği, davalı Banka'nın parayı ödememekte haklı olduğunu bildirmiş, mahkemece de bilirkişi raporu benimsenerek davanın reddine karar verilmiştir. Ancak yurtdışında bulunan bankanın bu para için provizyon verip vermediği, alışveriş bedelini davalı bankaya gönderip göndermediği, göndermiş ise charge-back süresinin dolup dolmadığı ve bu suretle charge-back süresinin dolması nedeniyle davalı Banka'nın sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği hususları incelenmemiştir. Bu itibarla, yurt dışındaki ilgili banka tarafından alış veriş bedelinin davalı Banka'ya gönderilip gönderilmediğinin, charge-back süresi içinde geri istenip istenmediğinin belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması için kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17878 E. 2014/8442 K.
Ortak:bloke · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı işyerinden 04.08.2012-29.09.2012 tarihleri arasında 13 kez «mail order» yöntemiyle yapılan satışlarla ilgili olarak «sahtecilik» uyarısı yapılması üzerine bankanın yaptığı «bloke» işleminin taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesine» ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacının hesabındaki tutara davalı banka tarafından sahte kredi kartıyla alışveriş yapıldığı iddiasıyla konulan blokenin kaldırılması ve «bloke» konulan paranın ödenmesi talebine ilişkindir.
… ken basiretli davranma yükümlülüğüne uygun olarak gerekli kontrolleri yapması gerekirken bu yükümlülüğü gereği gibi yerine getirmediği, davalının dava konusu bedeli «bloke» etmesinin nedeninin «üye işyeri sözleşmesinin» «genel işlem şartlarına» aykırılık «taşıyan» hükümleri değil, davacının gerçekleştirdiği usulsüz işlemler olduğu, davacının kendi kusuruna dayanan zararı davalıdan talep edemeyeceği, davalı Banka'nın parayı ö …
Benzer bu karardaDava, davalı banka tarafından davacı şirkete verilen pos makinesi kullanılarak yapılan alışveriş bedelinin, davalı bankada «bloke» tutularak davacıya ödenmemesi nedeniyle bu bedelin tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:açılmamış sayılma · kusur
Benzer bu karardaA.. hakkında «açılmamış sayılmasına» karar verilip bozma yapılmadığından yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemece de, davalının «kusuru» bulunmadığı, sahte kartın Yapı Kredi Bankası'na ait olduğu ve bu banka tarafından verilen provizyon sonucu ödeme yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, davalı bankanın somut olaya ilişkin bir «kusuru» bulunmamakta ise de, yapılan alışveriş karşılığı olan para Yapı Kredi Bankası tarafından davalı bankaya gönderildiğine, bu para halen davalı bankada bulunduğuna ve charge back süresi içerisinde de geri istenilmediğine göre, mahkemece davanın kabulü gerekirken reddi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3396 E. 2015/12619 K.
Ortak:bloke
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı işyerinden 04.08.2012-29.09.2012 tarihleri arasında 13 kez «mail order» yöntemiyle yapılan satışlarla ilgili olarak «sahtecilik» uyarısı yapılması üzerine bankanın yaptığı «bloke» işleminin taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesine» ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacının hesabındaki tutara davalı banka tarafından sahte kredi kartıyla alışveriş yapıldığı iddiasıyla konulan blokenin kaldırılması ve «bloke» konulan paranın ödenmesi talebine ilişkindir.
… ken basiretli davranma yükümlülüğüne uygun olarak gerekli kontrolleri yapması gerekirken bu yükümlülüğü gereği gibi yerine getirmediği, davalının dava konusu bedeli «bloke» etmesinin nedeninin «üye işyeri sözleşmesinin» «genel işlem şartlarına» aykırılık «taşıyan» hükümleri değil, davacının gerçekleştirdiği usulsüz işlemler olduğu, davacının kendi kusuruna dayanan zararı davalıdan talep edemeyeceği, davalı Banka'nın parayı ö …
Benzer bu karardaMahkemece davacının satış işlemini 27-28.09.2001 tarihlerinde yaptığı, davalının «sahtelik» itirazı üzerine hesaba «bloke» koyduğu, iki yıllık charge back süresi dolmadan davacının tahsil davası açtığı, davanın kabulüne ilişkin kararının bu sürenin dolmasının beklenilmesi gerekçesiyle bozulduğu, yargılama sırasında sürenin dolduğu, «usul ekonomisi» nedeniyle davanın kabulüne karar verildiği, ilk dava tarihi itibariyle charge back süresinin dolmadığı ve davalının «temerrüdünden» bahsedilemeyeceği, yargılama sürecinin uzun sürmesinde davalının kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usul ekonomisi · sahtelik · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece davacının satış işlemini 27-28.09.2001 tarihlerinde yaptığı, davalının «sahtelik» itirazı üzerine hesaba «bloke» koyduğu, iki yıllık charge back süresi dolmadan davacının tahsil davası açtığı, davanın kabulüne ilişkin kararının bu sürenin dolmasının beklenilmesi gerekçesiyle bozulduğu, yargılama sırasında sürenin dolduğu, «usul ekonomisi» nedeniyle davanın kabulüne karar verildiği, ilk dava tarihi itibariyle charge back süresinin dolmadığı ve davalının «temerrüdünden» bahsedilemeyeceği, yargılama sürecinin uzun sürmesinde davalının kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11081 E. 2012/17938 K.
Ortak:bloke · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı işyerinden 04.08.2012-29.09.2012 tarihleri arasında 13 kez «mail order» yöntemiyle yapılan satışlarla ilgili olarak «sahtecilik» uyarısı yapılması üzerine bankanın yaptığı «bloke» işleminin taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesine» ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacının hesabındaki tutara davalı banka tarafından sahte kredi kartıyla alışveriş yapıldığı iddiasıyla konulan blokenin kaldırılması ve «bloke» konulan paranın ödenmesi talebine ilişkindir.
… ken basiretli davranma yükümlülüğüne uygun olarak gerekli kontrolleri yapması gerekirken bu yükümlülüğü gereği gibi yerine getirmediği, davalının dava konusu bedeli «bloke» etmesinin nedeninin «üye işyeri sözleşmesinin» «genel işlem şartlarına» aykırılık «taşıyan» hükümleri değil, davacının gerçekleştirdiği usulsüz işlemler olduğu, davacının kendi kusuruna dayanan zararı davalıdan talep edemeyeceği, davalı Banka'nın parayı ö …
Benzer bu kararda2) Ancak, davacı işyerinde 28.05.2004 tarihinde yapılan alışverişte kullanılan kredi kartının sahte olduğu belirlendiğine göre, bu tarih itibariyle davalı banka tarafından davacı hesabına «bloke» konulmasında sözleşmeye aykırı bir durum söz konusu değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:chargeback · temerrüt faizi · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaBu nedenle, mahkemece gerekirse bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle "«chargeback»" süresinin bittiği tarih belirlenerek bu tarihten itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Buna karşın, söz konusu kredi kartı ile yapılan harcamanın davacının hesabına geçmesinden sonra, yabancı banka tarafından paranın geri istenilme süresi yani "charge back" süresi dolduktan sonra bankanın bu para üzerindeki blokeyi kaldırmaması haksız olup, davalı Banka ancak bu tarih itibariyle «temerrüde» düşmektedir.
Ayrıca, dava bankacılık işleminden kaynaklanmakta olup ticari iş mahiyetinde bulunduğundan «avans faizi» istenmesi mümkündür.
Bu nedenle, davacı yararına talebi aşmamak kaydıyla «avans faizine» hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi dahi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/731 E. 2014/19357 K.
Ortak:bloke · sahtecilik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı işyerinden 04.08.2012-29.09.2012 tarihleri arasında 13 kez «mail order» yöntemiyle yapılan satışlarla ilgili olarak «sahtecilik» uyarısı yapılması üzerine bankanın yaptığı «bloke» işleminin taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesine» ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacının hesabındaki tutara davalı banka tarafından sahte kredi kartıyla alışveriş yapıldığı iddiasıyla konulan blokenin kaldırılması ve «bloke» konulan paranın ödenmesi talebine ilişkindir.
… ken basiretli davranma yükümlülüğüne uygun olarak gerekli kontrolleri yapması gerekirken bu yükümlülüğü gereği gibi yerine getirmediği, davalının dava konusu bedeli «bloke» etmesinin nedeninin «üye işyeri sözleşmesinin» «genel işlem şartlarına» aykırılık «taşıyan» hükümleri değil, davacının gerçekleştirdiği usulsüz işlemler olduğu, davacının kendi kusuruna dayanan zararı davalıdan talep edemeyeceği, davalı Banka'nın parayı ö …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının satış işlemini 27-28.09.2001 tarihlerinde yaptığı, davalının «sahtelik» itirazı üzerine hesaba «bloke» koyduğu, iki yıllık charge back süresi dolmadan davacının tahsil davası açtığı, davanın kabulüne ilişkin kararının bu sürenin dolmasının beklenilmesi gerekçesiyle bozulduğu, yargılama sırasında sürenin dolduğu, «usul ekonomisi» nedeniyle davanın kabulüne karar verildiği, ilk dava tarihi itibariyle charge back süresinin dolmadığı ve davalının «temerrüdünden» bahsedilemeyeceği, yargılama sürecinin uzun sürmesinde davalının kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… oplam 13.942.50 TL(Yeni TL) tutarında kredi kartıyla altın sattığı, davalı banka tarafından satış bedelinin 10.596.90 TL'lik kısmına satış yapılan kredi kartlarının «sahteliği» gerekçesiyle «bloke» konulduğu, davacının, bu miktarın tahsili için 19.12.2001 tarihinde davalı aleyhine dava açtığı, yapılan yargılama sonucunda, davalının, .
2 yıllık «chargeback» süresi içinde «bloke» koyduğu parayı iade ettiğini veya iade etme zorunluluğu bulunduğunu kanıtlayamadığı, davalının «temerrüdünün» bloke tarihi esas alınarak chargeback süresi olan 2 yıllık sürenin dolduğu tarihten başlayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen bu karar uyarınca davacı alacağını başlattığı takip sonrasında 01.06.2011 tarihinde «temerrüt faizi» ve diğer fer'ileriyle tahsil edebildiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:chargeback · usul ekonomisi · munzam zarar · el koyma · sahtelik · uyuşmazlık konusu · ihbar · temerrüt faizi
Benzer bu kararda2 yıllık «chargeback» süresi içinde «bloke» koyduğu parayı iade ettiğini veya iade etme zorunluluğu bulunduğunu kanıtlayamadığı, davalının «temerrüdünün» bloke tarihi esas alınarak chargeback süresi olan 2 yıllık sürenin dolduğu tarihten başlayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen bu karar uyarınca davacı alacağını başlattığı takip sonrasında 01.06.2011 tarihinde «temerrüt faizi» ve diğer fer'ileriyle tahsil edebildiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının satış işlemini 27-28.09.2001 tarihlerinde yaptığı, davalının «sahtelik» itirazı üzerine hesaba «bloke» koyduğu, iki yıllık charge back süresi dolmadan davacının tahsil davası açtığı, davanın kabulüne ilişkin kararının bu sürenin dolmasının beklenilmesi gerekçesiyle bozulduğu, yargılama sırasında sürenin dolduğu, «usul ekonomisi» nedeniyle davanın kabulüne karar verildiği, ilk dava tarihi itibariyle charge back süresinin dolmadığı ve davalının «temerrüdünden» bahsedilemeyeceği, yargılama sürecinin uzun sürmesinde davalının kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sahtecilik «ihbarı» sonrasında, Uluslar Arası Kredi Kartı Kuruluşları kurallarına göre davalı bankanın işlemle ilgili olarak davacı adına tahakkuk eden para üzerinde 2 yıllık süre ile sınırlı olarak «bloke» «koyma» hakkı olduğu anlaşılmaktadır.
Dava, «munzam zararın» tazmini istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/2456 E. , 2014/9322 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 48. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 24/09/2013
NUMARASI 2012/282-2013/172
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 48. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.09.2013 tarih ve 2012/282-2013/172 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimitarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin elektronik eşya ticareti yaptığını, işyerinden mail order sistemi ile de satış yapıldığını, davalı bankanın dava dışı A.. Ö.. isimli şahsa yapılan tüm satışların sorunlu olduğundan bahisle müvekkilinin başka bir hesabında bulunan 19.005 TL tutarındaki mevduata el koyduğunu, gerekli önlemleri almayan bankanın geçersiz genel işlem şartları sözleşmesine dayanarak mevduata bloke koyduğunu ileri sürerek, söz konusu mevduatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, A.. Ö.. isimli şahıs tarafından ödemeye onay verilmemesi ve bankaya sahtecilik uyarısı gelmesi üzerine uluslararası charge-back kuralları ve davacı ile imzalanan üye işyeri sözleşmesi gereğince itiraza konu tutar üzerine bloke konulduğunu, dava konusu işlemin işyerinin rutin harcamalarına aykırı olduğunu, davacının gerekli tedbirleri almadığını, uğradığını iddia ettiği zarardan kendisinin sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı işyerinden 04.08.2012-29.09.2012 tarihleri arasında 13 kez mail order yöntemiyle yapılan satışlarla ilgili olarak sahtecilik uyarısı yapılması üzerine bankanın yaptığı bloke işleminin taraflar arasındaki üye işyeri sözleşmesine ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının hesabındaki tutara davalı banka tarafından sahte kredi kartıyla alışveriş yapıldığı iddiasıyla konulan blokenin kaldırılması ve bloke konulan paranın ödenmesi talebine ilişkindir. Mahkemece bilirkişi raporu alınmış, bilirkişi kurulu, sahte işlemlerin davalı Banka tarafından değil bizzat davacı tarafından gerçekleştirildiği, davacının bu işlemleri gerçekleştirirken basiretli davranma yükümlülüğüne uygun olarak gerekli kontrolleri yapması gerekirken bu yükümlülüğü gereği gibi yerine getirmediği, davalının dava konusu bedeli bloke etmesinin nedeninin üye işyeri sözleşmesinin genel işlem şartlarına aykırılık taşıyan hükümleri değil, davacının gerçekleştirdiği usulsüz işlemler olduğu, davacının kendi kusuruna dayanan zararı davalıdan talep edemeyeceği, davalı Banka'nın parayı ödememekte haklı olduğunu bildirmiş, mahkemece de bilirkişi raporu benimsenerek davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak yurtdışında bulunan bankanın bu para için provizyon verip vermediği, alışveriş bedelini davalı bankaya gönderip göndermediği, göndermiş ise charge-back süresinin dolup dolmadığı ve bu suretle charge-back süresinin dolması nedeniyle davalı Banka'nın sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği hususları incelenmemiştir. Bu itibarla, yurt dışındaki ilgili banka tarafından alış veriş bedelinin davalı Banka'ya gönderilip gönderilmediğinin, charge-back süresi içinde geri istenip istenmediğinin belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması için kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102123600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz