Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/11081 E. 2012/17938 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
charge back (harcama itirazı)↗ chargeback↗ bloke↗ temerrüt faizi↗ avans faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Ancak, davacı işyerinde 28.05.2004 tarihinde yapılan alışverişte kullanılan kredi kartının sahte olduğu belirlendiğine göre, bu tarih itibariyle davalı banka tarafından davacı hesabına bloke konulmasında sözleşmeye aykırı bir durum söz konusu değildir. Buna karşın, söz konusu kredi kartı ile yapılan harcamanın davacının hesabına geçmesinden sonra, yabancı banka tarafından paranın geri istenilme süresi yani "charge back" süresi dolduktan sonra bankanın bu para üzerindeki blokeyi kaldırmaması haksız olup, davalı Banka ancak bu tarih itibariyle temerrüde düşmektedir. Bu nedenle, mahkemece gerekirse bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle "chargeback" süresinin bittiği tarih belirlenerek bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca, dava bankacılık işleminden kaynaklanmakta olup ticari iş mahiyetinde bulunduğundan avans faizi istenmesi mümkündür. Bu nedenle, davacı yararına talebi aşmamak kaydıyla avans faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi dahi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2456 E. 2014/9322 K.
Ortak:bloke · Alacak
İncelediğiniz kararda2) Ancak, davacı işyerinde 28.05.2004 tarihinde yapılan alışverişte kullanılan kredi kartının sahte olduğu belirlendiğine göre, bu tarih itibariyle davalı banka tarafından davacı hesabına «bloke» konulmasında sözleşmeye aykırı bir durum söz konusu değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı işyerinden 04.08.2012-29.09.2012 tarihleri arasında 13 kez «mail order» yöntemiyle yapılan satışlarla ilgili olarak «sahtecilik» uyarısı yapılması üzerine bankanın yaptığı «bloke» işleminin taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesine» ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacının hesabındaki tutara davalı banka tarafından sahte kredi kartıyla alışveriş yapıldığı iddiasıyla konulan blokenin kaldırılması ve «bloke» konulan paranın ödenmesi talebine ilişkindir.
… ken basiretli davranma yükümlülüğüne uygun olarak gerekli kontrolleri yapması gerekirken bu yükümlülüğü gereği gibi yerine getirmediği, davalının dava konusu bedeli «bloke» etmesinin nedeninin «üye işyeri sözleşmesinin» «genel işlem şartlarına» aykırılık «taşıyan» hükümleri değil, davacının gerçekleştirdiği usulsüz işlemler olduğu, davacının kendi kusuruna dayanan zararı davalıdan talep edemeyeceği, davalı Banka'nın parayı ö …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mail order · üye işyeri sözleşmesi · genel işlem şartı · sahtecilik · sebepsiz zenginleşme · taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı işyerinden 04.08.2012-29.09.2012 tarihleri arasında 13 kez «mail order» yöntemiyle yapılan satışlarla ilgili olarak «sahtecilik» uyarısı yapılması üzerine bankanın yaptığı «bloke» işleminin taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesine» ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… ken basiretli davranma yükümlülüğüne uygun olarak gerekli kontrolleri yapması gerekirken bu yükümlülüğü gereği gibi yerine getirmediği, davalının dava konusu bedeli «bloke» etmesinin nedeninin «üye işyeri sözleşmesinin» «genel işlem şartlarına» aykırılık «taşıyan» hükümleri değil, davacının gerçekleştirdiği usulsüz işlemler olduğu, davacının kendi kusuruna dayanan zararı davalıdan talep edemeyeceği, davalı Banka'nın parayı ö …
Ancak yurtdışında bulunan bankanın bu para için provizyon verip vermediği, alışveriş bedelini davalı bankaya gönderip göndermediği, göndermiş ise charge-back süresinin dolup dolmadığı ve bu suretle charge-back süresinin dolması nedeniyle davalı Banka'nın «sebepsiz zenginleşip» zenginleşmediği hususları incelenmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17878 E. 2014/8442 K.
Ortak:bloke · Alacak
İncelediğiniz kararda2) Ancak, davacı işyerinde 28.05.2004 tarihinde yapılan alışverişte kullanılan kredi kartının sahte olduğu belirlendiğine göre, bu tarih itibariyle davalı banka tarafından davacı hesabına «bloke» konulmasında sözleşmeye aykırı bir durum söz konusu değildir.
Benzer bu karardaDava, davalı banka tarafından davacı şirkete verilen pos makinesi kullanılarak yapılan alışveriş bedelinin, davalı bankada «bloke» tutularak davacıya ödenmemesi nedeniyle bu bedelin tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:açılmamış sayılma · kusur
Benzer bu karardaA.. hakkında «açılmamış sayılmasına» karar verilip bozma yapılmadığından yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemece de, davalının «kusuru» bulunmadığı, sahte kartın Yapı Kredi Bankası'na ait olduğu ve bu banka tarafından verilen provizyon sonucu ödeme yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, davalı bankanın somut olaya ilişkin bir «kusuru» bulunmamakta ise de, yapılan alışveriş karşılığı olan para Yapı Kredi Bankası tarafından davalı bankaya gönderildiğine, bu para halen davalı bankada bulunduğuna ve charge back süresi içerisinde de geri istenilmediğine göre, mahkemece davanın kabulü gerekirken reddi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3396 E. 2015/12619 K.
Ortak:bloke · temerrüt
İncelediğiniz kararda2) Ancak, davacı işyerinde 28.05.2004 tarihinde yapılan alışverişte kullanılan kredi kartının sahte olduğu belirlendiğine göre, bu tarih itibariyle davalı banka tarafından davacı hesabına «bloke» konulmasında sözleşmeye aykırı bir durum söz konusu değildir.
Buna karşın, söz konusu kredi kartı ile yapılan harcamanın davacının hesabına geçmesinden sonra, yabancı banka tarafından paranın geri istenilme süresi yani "charge back" süresi dolduktan sonra bankanın bu para üzerindeki blokeyi kaldırmaması haksız olup, davalı Banka ancak bu tarih itibariyle «temerrüde» düşmektedir.
Bu nedenle, mahkemece gerekirse bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle "«chargeback»" süresinin bittiği tarih belirlenerek bu tarihten itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece davacının satış işlemini 27-28.09.2001 tarihlerinde yaptığı, davalının «sahtelik» itirazı üzerine hesaba «bloke» koyduğu, iki yıllık charge back süresi dolmadan davacının tahsil davası açtığı, davanın kabulüne ilişkin kararının bu sürenin dolmasının beklenilmesi gerekçesiyle bozulduğu, yargılama sırasında sürenin dolduğu, «usul ekonomisi» nedeniyle davanın kabulüne karar verildiği, ilk dava tarihi itibariyle charge back süresinin dolmadığı ve davalının «temerrüdünden» bahsedilemeyeceği, yargılama sürecinin uzun sürmesinde davalının kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usul ekonomisi · sahtelik
Benzer bu karardaMahkemece davacının satış işlemini 27-28.09.2001 tarihlerinde yaptığı, davalının «sahtelik» itirazı üzerine hesaba «bloke» koyduğu, iki yıllık charge back süresi dolmadan davacının tahsil davası açtığı, davanın kabulüne ilişkin kararının bu sürenin dolmasının beklenilmesi gerekçesiyle bozulduğu, yargılama sırasında sürenin dolduğu, «usul ekonomisi» nedeniyle davanın kabulüne karar verildiği, ilk dava tarihi itibariyle charge back süresinin dolmadığı ve davalının «temerrüdünden» bahsedilemeyeceği, yargılama sürecinin uzun sürmesinde davalının kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/11081 E. , 2012/17938 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.05.2011 tarih ve 2009/144-2011/165 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, kendisini döviz bürosu sahibi olarak tanıtan bir kişi tarafından, müvekkiline ait işyerinde bulunan POS cihazıyla davalı Banka'ya ait kredi kartı kullanılmak suretiyle toplam 3.200,00 TL değerinde 4 cep telefonu ve 1 adet kulaklık satın alındığını, vekili bulunduğu şirketin kendisine düşen kontrolleri yaptığını, buna rağmen davalı Banka'nın kredi kartının sahte olduğunu belirterek işlem tutarını ödemediğini ileri sürerek, 3.200,00 TL'nın bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu işlemin yurt dışındaki gerçek kart sahibi bilgilerinin kopyalanması suretiyle oluşturulan sahte kredi kartıyla yapıldığını, davacının gerekli kontrolleri yapmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Ancak, davacı işyerinde 28.05.2004 tarihinde yapılan alışverişte kullanılan kredi kartının sahte olduğu belirlendiğine göre, bu tarih itibariyle davalı banka tarafından davacı hesabına bloke konulmasında sözleşmeye aykırı bir durum söz konusu değildir. Buna karşın, söz konusu kredi kartı ile yapılan harcamanın davacının hesabına geçmesinden sonra, yabancı banka tarafından paranın geri istenilme süresi yani "charge back" süresi dolduktan sonra bankanın bu para üzerindeki blokeyi kaldırmaması haksız olup, davalı Banka ancak bu tarih itibariyle temerrüde düşmektedir. Bu nedenle, mahkemece gerekirse bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle "chargeback" süresinin bittiği tarih belirlenerek bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca, dava bankacılık işleminden kaynaklanmakta olup ticari iş mahiyetinde bulunduğundan avans faizi istenmesi mümkündür. Bu nedenle, davacı yararına talebi aşmamak kaydıyla avans faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi dahi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065243000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz