6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka Kurum kararının iptali | YİDK kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/5475 E. 2025/3219 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ziya ortalama tüketici fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi dahili dava iltibas

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/315 E., 2022/101 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2020/33949 sayılı ve " ..." ibareli marka başvurusuna davalı şirketin "..." ibareli markalarını mesnet göstererek itiraz ettiğini, davalı Kurum kararı ile başvurunun reddedildiğini, oysa müvekkilinin marka başvurusu ile davalı şirketin redde gerekçe

gösterilen markaları arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, markaların bir bütün olarak bıraktığı genel izlenim bakımından da aralarında

benzerlik olmadığını ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... (TÜRKPATENT) vekili cevap dilekçesinde, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, davacının 43. sınıfta marka tescil başvurusunda bulunduğunu, iltibas değerlendirmesinde emtia listesi nazara alınarak değerlendirme yapılacağından davacı yanın tarafların farklı sektörde faaliyet gösterdikleri iddiasının yerinde olmadığını, davacı ... başvurusunda yer alan "..." ibaresinin markanın esaslı unsuru olduğunu ve bu durumun müvekkiline ait "..." ibareli markalarla iltibas oluşturduğunu, müvekkili şirket ortaklarının dedesinin 1945 yılında "... Pastanesi"ni kurduğunu, müvekkili markalarının hem Kurum nezdinde tescilli olduğunu, hem de eskiye dayalı kullanım hakkının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları kapsamındaki mal ve hizmetlerin benzer olduğu, markalar global olarak karşılaştırıldığında; markalar arasında "..." ibaresinin müşterek unsur olduğu, ...'nin, Osmanlıların Balkan yarımadasına verdikleri coğrafi isim ve bu bölgeyi içine alan eyalet anlamına geldiği, coğrafi yer adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla, yanlarına ilave yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün olduğunun kabulünün gerektiği, kötü niyetli yapılmadığı sürece başkalarının da aynı coğrafi yer adını farklı bir takım eklerle marka olarak tescil ettirebileceği, davacının itiraza mesnet markalarda da kullanılan "..." ibareli yer adını farklı bir ön ekle marka olarak tescil ettirmek istediği, söz konusu başvurunun tesciline engel bir durumun bulunmadığı, markalar arasında görsel düzeyde farklılaşma da bulunduğu, ortalama tüketici kesiminin, daha sonra davacıya ait " ..." markasını aynı, aynı tür veya benzer hizmetler üzerinde gördüğünde veya işittiğinde, salt "..." kelimesinin ortaklığından kaynaklı olarak markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi altında kalmayacağı, zira "..." ibaresinin tek başına kimsenin tekeline verilemeyecek coğrafi bir yer adı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince ayrı ayrı istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." ibaresi taraf markalarında ortak olarak yer almakta ise de, bu ibarenin coğrafi yer adı olması nedeniyle kimsenin tekeline verilemeyeceği, bu ibarenin ortaklığının taraf markaları arasında iltibasa da sebebiyet vermeyeceği, dava konusu başvurunun "MOANA" ibaresi ile itiraza mesnet markalardan yeterince farklılaştığı, taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe

Tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Buna göre davacının 2020/33949 sayılı '' ...'' ibareli marka başvurusu ile itiraza mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, Mahkemece hükme esas alınan Dairemizin 26.11.1999 tarih ve 1999/5790-9590 Karar sayılı, yine 04.06.2018 tarih ve 2016/11850 Esas - 2018/4241 Karar sayılı kararlarının somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığı, zira anılan ilamlardan ilkinde ''..Bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf yerleşim yerlerinin isimlerini teşkil eden sözcükler hangi ürünün markası olarak kullanılacak ise, onunla birlikte tesciline imkan verilmesinin anılan yasal düzenlemenin amacına daha uygun olduğu görüşünün benimsenmesi….” gerekliliğinin vurgulandığı, oysa başvuru markasının ''...'' dışında kalan ''...'' kısmının bir ürünü işaret etmediği hususu ile davacının kullanımları ile ''...'' ibaresini ayırt edici hale getirdiği nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Münhasırlık

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12593 E. 2017/760 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka Hakkı İtirazı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4828 E. 2020/2346 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5758 E. 2024/2268 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11850 E. 2018/4241 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/5475 E.  ,  2025/3219 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/950 Esas, 2024/1089 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2021/315 E., 2022/101 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2020/33949 sayılı ve " ..." ibareli marka başvurusuna davalı şirketin "..." ibareli markalarını mesnet göstererek itiraz ettiğini, davalı Kurum kararı ile başvurunun reddedildiğini, oysa müvekkilinin marka başvurusu ile davalı şirketin redde gerekçe

gösterilen markaları arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, markaların bir bütün olarak bıraktığı genel izlenim bakımından da aralarında

benzerlik olmadığını ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... (TÜRKPATENT) vekili cevap dilekçesinde, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, davacının 43. sınıfta marka tescil başvurusunda bulunduğunu, iltibas değerlendirmesinde emtia listesi nazara alınarak değerlendirme yapılacağından davacı yanın tarafların farklı sektörde faaliyet gösterdikleri iddiasının yerinde olmadığını, davacı ... başvurusunda yer alan "..." ibaresinin markanın esaslı unsuru olduğunu ve bu durumun müvekkiline ait "..." ibareli markalarla iltibas oluşturduğunu, müvekkili şirket ortaklarının dedesinin 1945 yılında "... Pastanesi"ni kurduğunu, müvekkili markalarının hem Kurum nezdinde tescilli olduğunu, hem de eskiye dayalı kullanım hakkının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları kapsamındaki mal ve hizmetlerin benzer olduğu, markalar global olarak karşılaştırıldığında; markalar arasında "..." ibaresinin müşterek unsur olduğu, ...'nin, Osmanlıların Balkan yarımadasına verdikleri coğrafi isim ve bu bölgeyi içine alan eyalet anlamına geldiği, coğrafi yer adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla, yanlarına ilave yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün olduğunun kabulünün gerektiği, kötü niyetli yapılmadığı sürece başkalarının da aynı coğrafi yer adını farklı bir takım eklerle marka olarak tescil ettirebileceği, davacının itiraza mesnet markalarda da kullanılan "..." ibareli yer adını farklı bir ön ekle marka olarak tescil ettirmek istediği, söz konusu başvurunun tesciline engel bir durumun bulunmadığı, markalar arasında görsel düzeyde farklılaşma da bulunduğu, ortalama tüketici kesiminin, daha sonra davacıya ait " ..." markasını aynı, aynı tür veya benzer hizmetler üzerinde gördüğünde veya işittiğinde, salt "..." kelimesinin ortaklığından kaynaklı olarak markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi altında kalmayacağı, zira "..." ibaresinin tek başına kimsenin tekeline verilemeyecek coğrafi bir yer adı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince ayrı ayrı istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." ibaresi taraf markalarında ortak olarak yer almakta ise de, bu ibarenin coğrafi yer adı olması nedeniyle kimsenin tekeline verilemeyeceği, bu ibarenin ortaklığının taraf markaları arasında iltibasa da sebebiyet vermeyeceği, dava konusu başvurunun "MOANA" ibaresi ile itiraza mesnet markalardan yeterince farklılaştığı, taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe

Tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Buna göre davacının 2020/33949 sayılı '' ...'' ibareli marka başvurusu ile itiraza mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, Mahkemece hükme esas alınan Dairemizin 26.11.1999 tarih ve 1999/5790-9590 Karar sayılı, yine 04.06.2018 tarih ve 2016/11850 Esas - 2018/4241 Karar sayılı kararlarının somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığı, zira anılan ilamlardan ilkinde ''..Bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf yerleşim yerlerinin isimlerini teşkil eden sözcükler hangi ürünün markası olarak kullanılacak ise, onunla birlikte tesciline imkan verilmesinin anılan yasal düzenlemenin amacına daha uygun olduğu görüşünün benimsenmesi….” gerekliliğinin vurgulandığı, oysa başvuru markasının ''...'' dışında kalan ''...'' kısmının bir ürünü işaret etmediği hususu ile davacının kullanımları ile ''...'' ibaresini ayırt edici hale getirdiği nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri halinde ilgililere iadesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1163297800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.