Münhasırlık
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/12593 E. 2017/760 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münhasırlık↗ ticaret unvanı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece vasıf ve coğrafi kaynak belirtilmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka tescil başvurusunun reddine ilişkin TPE YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece 556 sayılı KHK'nin 7/1-c bendine aykırılık bulunduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Tescili istenen marka "... İTHALAT İHRACAT ve TİC. A.Ş+ŞEKİL"den oluştuğu anlaşılmaktadır. Başvuru konusu markayı oluşturan kelimeler davacı şirketin ticaret unvanı ile birebir aynı olup ayrıca şekil unsuru da içermektedir. Dairemizin 26/11/1999 gün 5790/9590 sayılı kararında da (... kararı) açıklandığı üzere, şehir, ilçe ve maruf yerleşim yerlerinin isimlerini teşkil eden sözcükler hangi ürünün markası olarak kullanılacak ise, onunla birlikte tesciline imkan verilmesinin anılan yasal düzenlemenin amacına uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Somut uyuşmazlıkta ... İlinin tescili istenen ürün bakımından münhasıran coğrafi kaynak belirtilen bir yer olduğuna dair bir savunma bulunmadığına ve ticaret unvanındaki ürün adı ve şekil unsuru ile birlikte tescilinin talep edildiği de gözetildiğinde markanın tanımlayıcı nitelik taşımadığı bu itibarla 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesine aykırılığın söz konusu olmayacağı belirgin bulunmakla davanın kabulü gerekirken mahkemece davanın reddine karar verilmiş olması bozma nedenidir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka Kurum kararının iptali | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/5475 E. 2025/3219 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · ortalama tüketici · dahili dava · iltibas
Benzer bu kararda… kle marka olarak tescil ettirmek istediği, söz konusu başvurunun tesciline engel bir durumun bulunmadığı, markalar arasında görsel düzeyde farklılaşma da bulunduğu, «ortalama tüketici» kesiminin, daha sonra davacıya ait " ..." markasını aynı, aynı tür veya benzer hizmetler üzerinde gördüğünde veya işittiğinde, salt "..." kelimesinin ortaklığından kaynaklı olarak markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali «dahil» karıştırılma tehlikesi altında kalmayacağı, zira "..." ibaresinin tek başına kimsenin tekeline verilemeyecek coğrafi bir yer adı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü …
… da ortak olarak yer almakta ise de, bu ibarenin coğrafi yer adı olması nedeniyle kimsenin tekeline verilemeyeceği, bu ibarenin ortaklığının taraf markaları arasında «iltibasa» da sebebiyet vermeyeceği, dava konusu başvurunun "MOANA" ibaresi ile itiraza mesnet markalardan yeterince farklılaştığı, taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali de «dahil» karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyi …
B.Değerlendirme ve Gerekçe Tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirlenmesi gerekir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, davacının 43. sınıfta marka tescil başvurusunda bulunduğunu, «iltibas» değerlendirmesinde emtia listesi nazara alınarak değerlendirme yapılacağından davacı yanın tarafların farklı sektörde faaliyet gösterdikleri iddiasının yerinde olm …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5758 E. 2024/2268 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yerleşim yeri · ara karar · mirasçılık · muvafakat · ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
Benzer bu kararda… ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf «yerleşim yeri» adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilave ekler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, taraf markalarında "Anadolu" ibaresi ortak olsa da anılan ibarenin coğrafi yer adı olması nedeniyle «iltibasa» neden olmayacağı, davacının "Anadolu" ibaresini kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiğini ispatlayamadığı, ayrıca taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığından davacı markalarının tanınmış olup olmadığının sonuca etkili bulunmadığı, davacının murisine ait ve murisinden intikal eden markalara dayalı olarak açtığı işbu davayı Türk Medeni Kanunu'nun 702 nci maddesi uyarınca diğer «mirasçıların» «muvafakati» olmadan tek başına açabilecek olmasına rağmen ilk derece mahkemesince diğer mirasçıların davaya muvafakatinin sağlanması yerinde değilse de bu hususun sonuca etkil …
… özdeşleştiğini, dava konusu marka kapsamında bulunan 29. sınıf malların fazla zaman ayrılmadan alalade inceleme ile satın alındığını, diğer taraftan mahkemece diğer «mirasçıların» davaya «muvafakatının» sağlanması yönündeki «ara» kararın yerinde olmadığını, zira müvekkilinin tek başına işbu davayı açabileceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar …
… ddedildiğini, "Anadolu" ibaresinin dava konusu markada da aynen asıl unsur olarak yer almasından kaynaklı taraf markaları arasında benzerlik bulunduğunu, bu durumun «iltibasa» neden olacağını, dava konusu markayı gören «ortalama tüketicinin» müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılayacağını, "Anadolu" ibaresinin müvekkilinin yoğun kullanımı sonucu ayırt edici hale geldiğini ve markalarının tan …
… , zira taraf markalarında yer alan "Anadolu" ibaresinin coğrafi yer adı olup tek bir kişinin tekeline bırakılmayacağı, davacının anılan ibarenin kullanılması sonucu «ayırt edicilik» kazandırıldığı iddiasının da ispatlanamadığı, taraf markalarında yer alan diğer unsurların markaları farklılaştırdığı, markalar arasında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, davacı markalarının tanınmışlığının da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1284 E. 2023/5114 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yerleşim yeri · uyuşmazlık konusu · kötü niyet · bilirkişi incelemesi · ibraz · iltibas
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka kapsamında yer alan «uyuşmazlık konusu» hizmetler ile davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında bulunan hizmetlerin aynı tür olduğu, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Anadolu" ibaresinin coğrafi yer adı olduğu, anılan ibarenin kullanımının kimsenin tekeline bırakılamayacağı, bu nedenle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında davalı başvuru ile davacı markalarının benzer olmadığı, davacının tanınmışlık ve «kötü niyete» dayalı itirazlarının ise bu iddialarını ispata yarar delil «ibraz» edememesi ve taraf markaları arasında «iltibas» olmadığından yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… bakımından, görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti raporunda da herhangi bir inceleme yapılmadığı, bu nedenle anılan iddianın değerlendirilmesi için duruşma açılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığı, bilirkişi heyetince, davacı yanca sunulan deliller tek tek değerlendirilmek suretiyle hazırlanan 04.10.2021 tarihli kök raporda, davacı yanın, mesnet markalarının kullanımla ayırt edici hale getirildiğine yönelik iddiasını ispat edemediğinin mütalaa edildiği ve bu rapordaki görüşlere iştirak edildiği, dava konusu "Anadolu Kutumda +şekil" ibareli marka ile davacının itirazına mesnet "Anadolu" ibareli markaları arasında, «uyuşmazlık konusu» 29. ve 29.
… i ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılmayacağı, bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf «yerleşim yeri» adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilave ekler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, dava konusu markanın da "Anadolu Kutumda" ibaresinden ve “Anadolu” ve “kutumda” ibarelerinin ortasından geçecek şekilde sopa ve sopaya bağlı hurçtan oluşan şekil unsurundan oluştuğu, davacının itirazına mesnet marklarının ise "Anadolu", "Anadolu Çiftliği", "Anadolu Kangal", "Anadolu Sofrası" ibarelerinden oluştuğu, görüldüğü üzere taraf markalarında "Anadolu" ibaresi ortak olsa da davacının "Anadolu" ibaresini kullanım sonucu ayırt edici hale geldiği iddiasını ispatlayamaması ve anılan ibarenin coğrafi yer adı olması nedeniyle taraf markalarında bu ibarenin ortak olarak yer almasının «iltibasa» neden olmayacağı, dava konusu markada yer alan diğer kelime ve şekil unsurlarının dava konusu markayı ile davacı markalarından farklılaştırdığı, buna göre taraflar …
… LİĞİ", "ANADOLU SOFRASI" ve "ANADOLU+ŞEKİL" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahısça yapılan 2017/19219 sayılı "ANADOLU KUTUMDA" ibareli marka başvurusuna «iltibas» ve tanınmışlık vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın TPMK YİDK tarafından "Anadolu" ibaresinin bir coğrafi yer adı olup zayıf bir ibare olduğundan ba …
1 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11850 E. 2018/4241 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… başvurusu kapsamında yer alan 37. sınıf bir kısım hizmetlerin davacı markalarının kapsamında da bulunduğu, başvurudaki "..." ibaresinin ve "C" şeklinin somut olarak «ayırt edicilik» sağlamadığı, tüketicinin markaları ilişkilendireceği gerekçesiyle davanın kabulüne, TPE YİDK'nın 2015/M-5974 sayılı kararının, 37. sınıftaki "İnşaat hizmetleri, in …
Dairemizin 26.11.1999 tarih 5790/9590 sayılı (...) kararında “.. tek başına «ayırt ediciliği» bulunmayan sözcüklerin yanına ayırt edici nitelikteki sözcüklerin eklenmesi ve genelde ya isim tamamlaması veya sıfat tamlaması şeklinde ortaya çıkan ve yeni bir a …
Başvurunun «kötüniyetli» yapılmadığı sürece başkalarının da aynı coğrafi yer adını farklı bir takım eklerle marka olarak tescil ettirmesi mümkündür.
Fortklift” ibareli markaları ile davalı şirketin “... ...” ibareli markası aynı coğrafi yer adının farklı eklerle kullanımı niteliğinde olduğundan ve dava konusu başvurunun «kötüniyetle» yapıldığı iddia ve ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye bağlı olarak yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, mümeyyiz davalı TPE yararına bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/12593 E. , 2017/760 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/07/2015 tarih ve 2014/416-2015/125 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı nezdinde 2013/85235 sayılı tescil başvurusunun reddedildiğini belirterek TPE YDİK'nın 2014-m-10094 karar no'lu red kararının iptali ile markanın tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, 556 sayılı KHK'nın 7/1-c bendine aykırılık bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece vasıf ve coğrafi kaynak belirtilmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka tescil başvurusunun reddine ilişkin TPE YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece 556 sayılı KHK'nin 7/1-c bendine aykırılık bulunduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Tescili istenen marka "... İTHALAT İHRACAT ve TİC. A.Ş+ŞEKİL"den oluştuğu anlaşılmaktadır. Başvuru konusu markayı oluşturan kelimeler davacı şirketin ticaret unvanı ile birebir aynı olup ayrıca şekil unsuru da içermektedir. Dairemizin 26/11/1999 gün 5790/9590 sayılı kararında da (... kararı) açıklandığı üzere, şehir, ilçe ve maruf yerleşim yerlerinin isimlerini teşkil eden sözcükler hangi ürünün markası olarak kullanılacak ise, onunla birlikte tesciline imkan verilmesinin anılan yasal düzenlemenin amacına uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta ... İlinin tescili istenen ürün bakımından münhasıran coğrafi kaynak belirtilen bir yer olduğuna dair bir savunma bulunmadığına ve ticaret unvanındaki ürün adı ve şekil unsuru ile birlikte tescilinin talep edildiği de gözetildiğinde markanın tanımlayıcı nitelik taşımadığı bu itibarla 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesine aykırılığın söz konusu olmayacağı belirgin bulunmakla davanın kabulü gerekirken mahkemece davanın reddine karar verilmiş olması bozma nedenidir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/318167100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz