YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5758 E. 2024/2268 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yerleşim yeri↗ ara karar↗ mirasçılık↗ muvafakat↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/57 E., 2019/541 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin "ANADOLU SEPETİ" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin "ANADOLU", "ANADOLU KANGAL"," ANADOLU ÇİFTLİĞİ", "ANADOLU SOFRASI", "ANADOLU+şekil" ibareli markalarına dayanarak yaptıkları itirazın nihai olarak reddedildiğini, "Anadolu" ibaresinin dava konusu markada da aynen asıl unsur olarak yer almasından kaynaklı taraf markaları arasında benzerlik bulunduğunu, bu durumun iltibasa neden olacağını, dava konusu markayı gören ortalama tüketicinin müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılayacağını, "Anadolu" ibaresinin müvekkilinin yoğun kullanımı sonucu ayırt edici hale geldiğini ve markalarının tanınmış olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptali ile dava konusu marka başvurusunun 29, 30 ve 32 inci sınıf mallar ile ile bu sınıflara özgülenmiş 35. sınıf mağazacılık hizmetleri yönünden reddine, dava konusu başvurunun tescili halinde anılan ve mal hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; “Anadolu” ibaresinin ülkemizde coğrafi bir bölgeyi tanımladığı için tek bir sözcük şeklinde bir kişinin kullanımına bırakılamayacağını, Anadolu ibaresinin davacı ile özdeşleştiği iddiasının kabul edilemeyeceğini, taraf markaları arasında ayniyet veya benzerlik bulunmadığını ve tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan "Anadolu" ibaresinin coğrafi yer adı olup ayırt edici gücü zayıf, sıklıkla kullanılan bir ibare olduğunu, dava konusu markanın genel izlenimi itibariyle davacının itirazına mesnet markalarından farklılaştığını, müvekkili Kurum kararının hukuka uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile davacı markalarının 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzer olmadığı, zira taraf markalarında yer alan "Anadolu" ibaresinin coğrafi yer adı olup tek bir kişinin tekeline bırakılmayacağı, davacının anılan ibarenin kullanılması sonucu ayırt edicilik kazandırıldığı iddiasının da ispatlanamadığı, taraf markalarında yer alan diğer unsurların markaları farklılaştırdığı, markalar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı, davacı markalarının tanınmışlığının da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Anadolu ibaresinin coğrafi kaynak belirttiği yönündeki mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığını, zira müvekkilinin itirazına mesnet markalarının ağırlıklı olarak 29. sınıf et ürünlerinde tescilli olup, Anadolu olarak bilinen coğrafyanın et ürünleri ile maruf olduğunu söylemenin mümkün bulunmadığını, dava konusu markanın müvekkili markalarıyla benzer olduğunu ve müvekkili markalarının serisi olarak algılanacağını, "Anadolu Efsaneleri", "Anadolu Yayla Döner", "Anadolu'nun Gerçek Hazinsei" ibareli başvuruların müvekkili markaları ile benzer gören mahkeme kararlarının da aynı yönde olduğunu, müvekkilinin Anadolu ibareli markalarının çok eski tarihlerden bu yana ciddi ve yoğun bir şekilde kullanıldığını, tanınır hale geldiğini, bu kullanım sonucu Anadolu ibaresinin coğrafi anlamından sıyrılarak müvekkili ile özdeşleştiğini, dava konusu marka kapsamında bulunan 29. sınıf malların fazla zaman ayrılmadan alalade inceleme ile satın alındığını, diğer taraftan mahkemece diğer mirasçıların davaya muvafakatının sağlanması yönündeki ara kararın yerinde olmadığını, zira müvekkilinin tek başına işbu davayı açabileceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu " Anadolu Sepeti" ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "Anadolu" ibareli markaları arasında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığı, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Anadolu" ibaresi bir coğrafi yer adı olup Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26.11.1999 tarih, 1999/5790 E., 1999/9590 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf yerleşim yeri adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilave ekler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, taraf markalarında "Anadolu" ibaresi ortak olsa da anılan ibarenin coğrafi yer adı olması nedeniyle iltibasa neden olmayacağı, davacının "Anadolu" ibaresini kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiğini ispatlayamadığı, ayrıca taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığından davacı markalarının tanınmış olup olmadığının sonuca etkili bulunmadığı, davacının murisine ait ve murisinden intikal eden markalara dayalı olarak açtığı işbu davayı Türk Medeni Kanunu'nun 702 nci maddesi uyarınca diğer mirasçıların muvafakati olmadan tek başına açabilecek olmasına rağmen ilk derece mahkemesince diğer mirasçıların davaya muvafakatinin sağlanması yerinde değilse de bu hususun sonuca etkili bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen itirazlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1284 E. 2023/5114 K.
Ortak:yerleşim yeri · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf «yerleşim yeri» adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilave ekler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, taraf markalarında "Anadolu" ibaresi ortak olsa da anılan ibarenin coğrafi yer adı olması nedeniyle «iltibasa» neden olmayacağı, davacının "Anadolu" ibaresini kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiğini ispatlayamadığı, ayrıca taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığından davacı markalarının tanınmış olup olmadığının sonuca etkili bulunmadığı, davacının murisine ait ve murisinden intikal eden markalara dayalı olarak açtığı işbu davayı Türk Medeni Kanunu'nun 702 nci maddesi uyarınca diğer «mirasçıların» «muvafakati» olmadan tek başına açabilecek olmasına rağmen ilk derece mahkemesince diğer mirasçıların davaya muvafakatinin sağlanması yerinde değilse de bu hususun sonuca etkil …
… ddedildiğini, "Anadolu" ibaresinin dava konusu markada da aynen asıl unsur olarak yer almasından kaynaklı taraf markaları arasında benzerlik bulunduğunu, bu durumun «iltibasa» neden olacağını, dava konusu markayı gören «ortalama tüketicinin» müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılayacağını, "Anadolu" ibaresinin müvekkilinin yoğun kullanımı sonucu ayırt edici hale geldiğini ve markalarının tan …
… , zira taraf markalarında yer alan "Anadolu" ibaresinin coğrafi yer adı olup tek bir kişinin tekeline bırakılmayacağı, davacının anılan ibarenin kullanılması sonucu «ayırt edicilik» kazandırıldığı iddiasının da ispatlanamadığı, taraf markalarında yer alan diğer unsurların markaları farklılaştırdığı, markalar arasında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, davacı markalarının tanınmışlığının da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… i ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılmayacağı, bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf «yerleşim yeri» adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilave ekler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, dava konusu markanın da "Anadolu Kutumda" ibaresinden ve “Anadolu” ve “kutumda” ibarelerinin ortasından geçecek şekilde sopa ve sopaya bağlı hurçtan oluşan şekil unsurundan oluştuğu, davacının itirazına mesnet marklarının ise "Anadolu", "Anadolu Çiftliği", "Anadolu Kangal", "Anadolu Sofrası" ibarelerinden oluştuğu, görüldüğü üzere taraf markalarında "Anadolu" ibaresi ortak olsa da davacının "Anadolu" ibaresini kullanım sonucu ayırt edici hale geldiği iddiasını ispatlayamaması ve anılan ibarenin coğrafi yer adı olması nedeniyle taraf markalarında bu ibarenin ortak olarak yer almasının «iltibasa» neden olmayacağı, dava konusu markada yer alan diğer kelime ve şekil unsurlarının dava konusu markayı ile davacı markalarından farklılaştırdığı, buna göre taraflar …
… LİĞİ", "ANADOLU SOFRASI" ve "ANADOLU+ŞEKİL" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahısça yapılan 2017/19219 sayılı "ANADOLU KUTUMDA" ibareli marka başvurusuna «iltibas» ve tanınmışlık vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın TPMK YİDK tarafından "Anadolu" ibaresinin bir coğrafi yer adı olup zayıf bir ibare olduğundan ba …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka kapsamında yer alan «uyuşmazlık konusu» hizmetler ile davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında bulunan hizmetlerin aynı tür olduğu, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Anadolu" ibaresinin coğrafi yer adı olduğu, anılan ibarenin kullanımının kimsenin tekeline bırakılamayacağı, bu nedenle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında davalı başvuru ile davacı markalarının benzer olmadığı, davacının tanınmışlık ve «kötü niyete» dayalı itirazlarının ise bu iddialarını ispata yarar delil «ibraz» edememesi ve taraf markaları arasında «iltibas» olmadığından yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · kötü niyet · bilirkişi incelemesi · ibraz
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka kapsamında yer alan «uyuşmazlık konusu» hizmetler ile davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında bulunan hizmetlerin aynı tür olduğu, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Anadolu" ibaresinin coğrafi yer adı olduğu, anılan ibarenin kullanımının kimsenin tekeline bırakılamayacağı, bu nedenle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında davalı başvuru ile davacı markalarının benzer olmadığı, davacının tanınmışlık ve «kötü niyete» dayalı itirazlarının ise bu iddialarını ispata yarar delil «ibraz» edememesi ve taraf markaları arasında «iltibas» olmadığından yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… bakımından, görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti raporunda da herhangi bir inceleme yapılmadığı, bu nedenle anılan iddianın değerlendirilmesi için duruşma açılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığı, bilirkişi heyetince, davacı yanca sunulan deliller tek tek değerlendirilmek suretiyle hazırlanan 04.10.2021 tarihli kök raporda, davacı yanın, mesnet markalarının kullanımla ayırt edici hale getirildiğine yönelik iddiasını ispat edemediğinin mütalaa edildiği ve bu rapordaki görüşlere iştirak edildiği, dava konusu "Anadolu Kutumda +şekil" ibareli marka ile davacının itirazına mesnet "Anadolu" ibareli markaları arasında, «uyuşmazlık konusu» 29. ve 29.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12593 E. 2017/760 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · ticaret unvanı
Benzer bu karardaBaşvuru konusu markayı oluşturan kelimeler davacı şirketin «ticaret unvanı» ile birebir aynı olup ayrıca şekil unsuru da içermektedir.
İlinin tescili istenen ürün bakımından «münhasıran» coğrafi kaynak belirtilen bir yer olduğuna dair bir savunma bulunmadığına ve ticaret unvanındaki ürün adı ve şekil unsuru ile birlikte tescilinin talep edildiği de …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/222 E. 2024/3647 K.
Ortak:yerleşim yeri · ortalama tüketici · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… ddedildiğini, "Anadolu" ibaresinin dava konusu markada da aynen asıl unsur olarak yer almasından kaynaklı taraf markaları arasında benzerlik bulunduğunu, bu durumun «iltibasa» neden olacağını, dava konusu markayı gören «ortalama tüketicinin» müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılayacağını, "Anadolu" ibaresinin müvekkilinin yoğun kullanımı sonucu ayırt edici hale geldiğini ve markalarının tan …
… ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf «yerleşim yeri» adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilave ekler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, taraf markalarında "Anadolu" ibaresi ortak olsa da anılan ibarenin coğrafi yer adı olması nedeniyle «iltibasa» neden olmayacağı, davacının "Anadolu" ibaresini kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiğini ispatlayamadığı, ayrıca taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığından davacı markalarının tanınmış olup olmadığının sonuca etkili bulunmadığı, davacının murisine ait ve murisinden intikal eden markalara dayalı olarak açtığı işbu davayı Türk Medeni Kanunu'nun 702 nci maddesi uyarınca diğer «mirasçıların» «muvafakati» olmadan tek başına açabilecek olmasına rağmen ilk derece mahkemesince diğer mirasçıların davaya muvafakatinin sağlanması yerinde değilse de bu hususun sonuca etkil …
… , zira taraf markalarında yer alan "Anadolu" ibaresinin coğrafi yer adı olup tek bir kişinin tekeline bırakılmayacağı, davacının anılan ibarenin kullanılması sonucu «ayırt edicilik» kazandırıldığı iddiasının da ispatlanamadığı, taraf markalarında yer alan diğer unsurların markaları farklılaştırdığı, markalar arasında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, davacı markalarının tanınmışlığının da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… mındaki bilirkişi raporunda aynı olduğu tespit edilen 29. sınıftaki "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri" malları yönünden «ortalama tüketici» kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, ortalama tüketicilerin davacının "Anadolu" ibareli markalı ürününü satın almak isterken davalının başvuru markalı ürünü satın almak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, yukarıda sayılan mallar açısından her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, taraf markaları arasında bu mallarda «iltibas» koşulunun oluştuğu, hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği, bilirkişi raporunun aksi yöndeki görüşüne itibar edil …
… ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf «yerleşim yeri» adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilave ekler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, dava konusu markanın "Anadolutatlari.com" ibaresinden, davacının itirazına mesnet marklarının ise "Anadolu", "Anadolu Çiftliği", "Anadolu Kangal", "Anadolu Sofrası" ibarelerinden oluştuğu, görüldüğü üzere taraf markalarında "Anadolu" ibaresi ortak olsa da anılan ibarenin coğrafi yer adı olması nedeniyle taraf markalarında bu ibarenin ortak olarak yer almasının «iltibasa» neden olmayacağı, bunun dışında dosya kapsamına sunulan delillerle davacının "Anadolu" ibaresini kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiğini de ispatlayamadığı gi …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar arasında «iltibasa» yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle gör …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · taşıyan · dava sebebi
Benzer bu kararda… rının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de kararın, "İleri Sürülen İstinaf Sebepleri" başlığını «taşıyan» kısmında davacı vekilince ileri sürülen istinaf sebepleri gösterilmediği gibi "Gerekçe" başlığını taşıyan kısmında da davacı vekilince ileri sürülen istinaf sebeplerine ilişkin olarak herhangi bir değerlendirme yapılmamış ve hüküm fıkrasında da davacı vekilinin başvurusuna ilişkin olarak olumlu «olumsuz» bir karar verilmemiştir.
… yiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince, katılma yoluyla yaptıkları istinaf başvurusu hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, bu durumun bozma «sebebi» olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların istinaf nedenleri aşılarak karar verildiğini zira hükümsüzlük davası hakkında istinaf itirazı olmadığı halde Bölge Adliye Mahkemesinin bu davanın da reddine karar verdiğini, bunun yanında Bölge Adliye Mahkemesinin, taraf markaları arasında «iltibas» bulunmadığına ilişkin gerekçesinde de isabet bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4958 E. 2024/969 K.
Ortak:yerleşim yeri · ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… ddedildiğini, "Anadolu" ibaresinin dava konusu markada da aynen asıl unsur olarak yer almasından kaynaklı taraf markaları arasında benzerlik bulunduğunu, bu durumun «iltibasa» neden olacağını, dava konusu markayı gören «ortalama tüketicinin» müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılayacağını, "Anadolu" ibaresinin müvekkilinin yoğun kullanımı sonucu ayırt edici hale geldiğini ve markalarının tan …
… , zira taraf markalarında yer alan "Anadolu" ibaresinin coğrafi yer adı olup tek bir kişinin tekeline bırakılmayacağı, davacının anılan ibarenin kullanılması sonucu «ayırt edicilik» kazandırıldığı iddiasının da ispatlanamadığı, taraf markalarında yer alan diğer unsurların markaları farklılaştırdığı, markalar arasında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, davacı markalarının tanınmışlığının da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf «yerleşim yeri» adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilave ekler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, taraf markalarında "Anadolu" ibaresi ortak olsa da anılan ibarenin coğrafi yer adı olması nedeniyle «iltibasa» neden olmayacağı, davacının "Anadolu" ibaresini kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiğini ispatlayamadığı, ayrıca taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığından davacı markalarının tanınmış olup olmadığının sonuca etkili bulunmadığı, davacının murisine ait ve murisinden intikal eden markalara dayalı olarak açtığı işbu davayı Türk Medeni Kanunu'nun 702 nci maddesi uyarınca diğer «mirasçıların» «muvafakati» olmadan tek başına açabilecek olmasına rağmen ilk derece mahkemesince diğer mirasçıların davaya muvafakatinin sağlanması yerinde değilse de bu hususun sonuca etkil …
Benzer bu kararda… ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf «yerleşim yeri» adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilave ekler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, dava konusu markanın "bizanadoluyuz" ibaresinden, davacının itirazına mesnet markalarının ise "Anadolu", "Anadolu Çiftliği", "Anadolu Kangal", "Anadolu Sofrası" ibarelerinden oluştuğu, taraf markalarında "Anadolu" ibaresi ortak olsa da anılan ibarenin coğrafi yer adı olması nedeniyle taraf markalarında bu ibarenin ortak olarak yer almasının «iltibasa» neden olmayacağı, bunun dışında davacının "Anadolu" ibaresini kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiğini de ispatlayamadığı, dava konusu başvuruda yer alan diğer kelime ve şekil unsurlarının, dava konusu başvuruyu davacı markalarından farklılaştırdığı, bu haliyle tarafların marka işaretleri benzer olmadığından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşullarının oluşmadığı, ilk derece mahkemesince dava konusu YİDK kararının iptali koşullarının oluşmadığı gözetilerek bu yönden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile bu yönden davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, davalı TÜRKPATENT vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının kabulüne karar verilmesi gerektiği, somut olayda uyuşmazlığın niteliği ve istinaf edenin sıfatı gözetildiğinde, davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde, gerçekte ayrı davaların konusunu oluşturan iki farklı talebin birleştirildiği ve YİDK kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesinin birlikte talep edildiği, Mahkemece her iki talebin de kabulüne karar verildiği halde, ilk derece mahkemesi kararının, davalı şirket tarafından istinaf edilmediği, davalı TÜRKPATENT'in belirtilen istinaf itirazları ile YİDK kararının «iptali davası» yönünden oluşacak hukuki sonucun, diğer davalı şirketi ilgilendiren hükümsüzlük davasına yansımasının düşünülemeyeceği, dolayısıyla YİDK kararının iptali davası yö …
… ve hizmet sınıfında ayırt edici hale geldiği, bu tespitin sonucuna göre de taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» tehlikesinin bulunup bulunmadığı hususunda inceleme yapılmadan verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkile ait çok sayıda markanın TÜRKPATENT'te tescilli olduğu ve kullanıldığı dikkate alındığında, ortalama bir tüketicinin davalı markasını müvekkile ait seri markalardan birisi olarak algılayacağını, dava konusu marka ile müvekkile ait markaların birbirlerinin farklı versiyonları, alternatifleri veya bir serinin devamı olarak nitelendirilmesi ihtimalinin oluşabileceğini, tüketicinin davalı markasını müvekkile ait marka olarak yorumlayabileceğini, dava konusu markanın görsel mizanpajındaki farklılıkların düşük olduğunu, markaların genel izlenim bakımından, işitsel, görsel ve anlamsal açıdan benzer olduğu, aralarında iltibas tehlikesinin mevcut olduğunu,"ANADOLU" ibaresinin coğrafi alan olduğu ve bu nedenle ayırt edici niteliği bulunmadığı belirtilmiş olup bu tespitin yerinde olmadığını, müvekkiline ait dava konusu markaların; ciddi ve yoğun bir şekilde kullanılmakta olup tüketiciler nezdinde «ayırt edicilik» kazandığını ileri sürerek kararın müvekkili aleyhine olan kısmının bozulmasına karar verilmesini, marka hükümsüzlüğü yönünden davanın kabulü kararı hukuka uygun ol …
… ı ile ses, anlam, görünüş ve genel izlenim bakımından aynı ve benzer bulunduğunu, baskın unsur olarak "Anadolu" ibaresinin kullanılmasının, seri marka izlenimine ve «iltibasa» sebep olduğunu, tescili istenen mal/hizmet sınıflarının da aynı ve benzer bulunduğunu, müvekkilinin "Anadolu" markasının ayırt edici gücünün ve bilinirliğinin yüks …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iptal davası · uyuşmazlık konusu · kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu karardaKararın davalı TÜRKPATENT vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "bizanadoluyuz" ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "Anadolu" ibareli markaları arasında, «uyuşmazlık konusu» 29. sınıf mallar yönünden emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, işaretler yönünden ise; taraf markalarında ortak olarak yer alan "Anadolu" ibaresi, bir coğrafi yer adı olup, Yargıtay 11.
… ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf «yerleşim yeri» adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilave ekler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, dava konusu markanın "bizanadoluyuz" ibaresinden, davacının itirazına mesnet markalarının ise "Anadolu", "Anadolu Çiftliği", "Anadolu Kangal", "Anadolu Sofrası" ibarelerinden oluştuğu, taraf markalarında "Anadolu" ibaresi ortak olsa da anılan ibarenin coğrafi yer adı olması nedeniyle taraf markalarında bu ibarenin ortak olarak yer almasının «iltibasa» neden olmayacağı, bunun dışında davacının "Anadolu" ibaresini kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiğini de ispatlayamadığı, dava konusu başvuruda yer alan diğer kelime ve şekil unsurlarının, dava konusu başvuruyu davacı markalarından farklılaştırdığı, bu haliyle tarafların marka işaretleri benzer olmadığından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşullarının oluşmadığı, ilk derece mahkemesince dava konusu YİDK kararının iptali koşullarının oluşmadığı gözetilerek bu yönden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile bu yönden davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, davalı TÜRKPATENT vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının kabulüne karar verilmesi gerektiği, somut olayda uyuşmazlığın niteliği ve istinaf edenin sıfatı gözetildiğinde, davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde, gerçekte ayrı davaların konusunu oluşturan iki farklı talebin birleştirildiği ve YİDK kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesinin birlikte talep edildiği, Mahkemece her iki talebin de kabulüne karar verildiği halde, ilk derece mahkemesi kararının, davalı şirket tarafından istinaf edilmediği, davalı TÜRKPATENT'in belirtilen istinaf itirazları ile YİDK kararının «iptali davası» yönünden oluşacak hukuki sonucun, diğer davalı şirketi ilgilendiren hükümsüzlük davasına yansımasının düşünülemeyeceği, dolayısıyla YİDK kararının iptali davası yö …
-
Marka Kurum kararının iptali | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/5475 E. 2025/3219 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda… ddedildiğini, "Anadolu" ibaresinin dava konusu markada da aynen asıl unsur olarak yer almasından kaynaklı taraf markaları arasında benzerlik bulunduğunu, bu durumun «iltibasa» neden olacağını, dava konusu markayı gören «ortalama tüketicinin» müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılayacağını, "Anadolu" ibaresinin müvekkilinin yoğun kullanımı sonucu ayırt edici hale geldiğini ve markalarının tan …
… , zira taraf markalarında yer alan "Anadolu" ibaresinin coğrafi yer adı olup tek bir kişinin tekeline bırakılmayacağı, davacının anılan ibarenin kullanılması sonucu «ayırt edicilik» kazandırıldığı iddiasının da ispatlanamadığı, taraf markalarında yer alan diğer unsurların markaları farklılaştırdığı, markalar arasında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, davacı markalarının tanınmışlığının da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu " Anadolu Sepeti" ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "Anadolu" ibareli markaları arasında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Anadolu" ibaresi bir coğrafi yer adı olup Yargıtay 11.
Benzer bu kararda2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, davacının 43. sınıfta marka tescil başvurusunda bulunduğunu, «iltibas» değerlendirmesinde emtia listesi nazara alınarak değerlendirme yapılacağından davacı yanın tarafların farklı sektörde faaliyet gösterdikleri iddiasının yerinde olm …
… kle marka olarak tescil ettirmek istediği, söz konusu başvurunun tesciline engel bir durumun bulunmadığı, markalar arasında görsel düzeyde farklılaşma da bulunduğu, «ortalama tüketici» kesiminin, daha sonra davacıya ait " ..." markasını aynı, aynı tür veya benzer hizmetler üzerinde gördüğünde veya işittiğinde, salt "..." kelimesinin ortaklığından kaynaklı olarak markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali «dahil» karıştırılma tehlikesi altında kalmayacağı, zira "..." ibaresinin tek başına kimsenin tekeline verilemeyecek coğrafi bir yer adı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü …
… da ortak olarak yer almakta ise de, bu ibarenin coğrafi yer adı olması nedeniyle kimsenin tekeline verilemeyeceği, bu ibarenin ortaklığının taraf markaları arasında «iltibasa» da sebebiyet vermeyeceği, dava konusu başvurunun "MOANA" ibaresi ile itiraza mesnet markalardan yeterince farklılaştığı, taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali de «dahil» karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyi …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ziya · dahili dava
Benzer bu kararda… kle marka olarak tescil ettirmek istediği, söz konusu başvurunun tesciline engel bir durumun bulunmadığı, markalar arasında görsel düzeyde farklılaşma da bulunduğu, «ortalama tüketici» kesiminin, daha sonra davacıya ait " ..." markasını aynı, aynı tür veya benzer hizmetler üzerinde gördüğünde veya işittiğinde, salt "..." kelimesinin ortaklığından kaynaklı olarak markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali «dahil» karıştırılma tehlikesi altında kalmayacağı, zira "..." ibaresinin tek başına kimsenin tekeline verilemeyecek coğrafi bir yer adı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü …
… da ortak olarak yer almakta ise de, bu ibarenin coğrafi yer adı olması nedeniyle kimsenin tekeline verilemeyeceği, bu ibarenin ortaklığının taraf markaları arasında «iltibasa» da sebebiyet vermeyeceği, dava konusu başvurunun "MOANA" ibaresi ile itiraza mesnet markalardan yeterince farklılaştığı, taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali de «dahil» karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyi …
B.Değerlendirme ve Gerekçe Tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirlenmesi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5758 E. , 2024/2268 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1465 Esas, 2022/985 Karar
DAVALILAR 1- EDK Yatırım A.Ş. vekili Avukat ...
2-Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT)
vekili Avukat ...
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/57 E., 2019/541 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin "ANADOLU SEPETİ" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin "ANADOLU", "ANADOLU KANGAL"," ANADOLU ÇİFTLİĞİ", "ANADOLU SOFRASI", "ANADOLU+şekil" ibareli markalarına dayanarak yaptıkları itirazın nihai olarak reddedildiğini, "Anadolu" ibaresinin dava konusu markada da aynen asıl unsur olarak yer almasından kaynaklı taraf markaları arasında benzerlik bulunduğunu, bu durumun iltibasa neden olacağını, dava konusu markayı gören ortalama tüketicinin müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılayacağını, "Anadolu" ibaresinin müvekkilinin yoğun kullanımı sonucu ayırt edici hale geldiğini ve markalarının tanınmış olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptali ile dava konusu marka başvurusunun 29, 30 ve 32 inci sınıf mallar ile ile bu sınıflara özgülenmiş 35.
sınıf mağazacılık hizmetleri yönünden reddine, dava konusu başvurunun tescili halinde anılan ve mal hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; “Anadolu” ibaresinin ülkemizde coğrafi bir bölgeyi tanımladığı için tek bir sözcük şeklinde bir kişinin kullanımına bırakılamayacağını, Anadolu ibaresinin davacı ile özdeşleştiği iddiasının kabul edilemeyeceğini, taraf markaları arasında ayniyet veya benzerlik bulunmadığını ve tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan "Anadolu" ibaresinin coğrafi yer adı olup ayırt edici gücü zayıf, sıklıkla kullanılan bir ibare olduğunu, dava konusu markanın genel izlenimi itibariyle davacının itirazına mesnet markalarından farklılaştığını, müvekkili Kurum kararının hukuka uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile davacı markalarının 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzer olmadığı, zira taraf markalarında yer alan "Anadolu" ibaresinin coğrafi yer adı olup tek bir kişinin tekeline bırakılmayacağı, davacının anılan ibarenin kullanılması sonucu ayırt edicilik kazandırıldığı iddiasının da ispatlanamadığı, taraf markalarında yer alan diğer unsurların markaları farklılaştırdığı, markalar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı, davacı markalarının tanınmışlığının da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Anadolu ibaresinin coğrafi kaynak belirttiği yönündeki mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığını, zira müvekkilinin itirazına mesnet markalarının ağırlıklı olarak 29. sınıf et ürünlerinde tescilli olup, Anadolu olarak bilinen coğrafyanın et ürünleri ile maruf olduğunu söylemenin mümkün bulunmadığını, dava konusu markanın müvekkili markalarıyla benzer olduğunu ve müvekkili markalarının serisi olarak algılanacağını, "Anadolu Efsaneleri", "Anadolu Yayla Döner", "Anadolu'nun Gerçek Hazinsei" ibareli başvuruların müvekkili markaları ile benzer gören mahkeme kararlarının da aynı yönde olduğunu, müvekkilinin Anadolu ibareli markalarının çok eski tarihlerden bu yana ciddi ve yoğun bir şekilde kullanıldığını, tanınır hale geldiğini, bu kullanım sonucu Anadolu ibaresinin coğrafi anlamından sıyrılarak müvekkili ile özdeşleştiğini, dava konusu marka kapsamında bulunan 29.
sınıf malların fazla zaman ayrılmadan alalade inceleme ile satın alındığını, diğer taraftan mahkemece diğer mirasçıların davaya muvafakatının sağlanması yönündeki ara kararın yerinde olmadığını, zira müvekkilinin tek başına işbu davayı açabileceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu " Anadolu Sepeti" ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "Anadolu" ibareli markaları arasında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığı, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Anadolu" ibaresi bir coğrafi yer adı olup Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26.11.1999 tarih, 1999/5790 E., 1999/9590 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf yerleşim yeri adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilave ekler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, taraf markalarında "Anadolu" ibaresi ortak olsa da anılan ibarenin coğrafi yer adı olması nedeniyle iltibasa neden olmayacağı, davacının "Anadolu" ibaresini kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiğini ispatlayamadığı, ayrıca taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığından davacı markalarının tanınmış olup olmadığının sonuca etkili bulunmadığı, davacının murisine ait ve murisinden intikal eden markalara dayalı olarak açtığı işbu davayı Türk Medeni Kanunu'nun 702 nci maddesi uyarınca diğer mirasçıların muvafakati olmadan tek başına açabilecek olmasına rağmen ilk derece mahkemesince diğer mirasçıların davaya muvafakatinin sağlanması yerinde değilse de bu hususun sonuca etkili bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen itirazlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051327900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz