Vasi muhtariyeti varsa dava usulden reddedilemez; mümessil tayini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2025/139 E. 2025/2247 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Vasiye vesayet makamınca ticaret mahkemelerinde dava açmak üzere muhtariyet tanınmışsa dava açma yetkisi yokluğundan usulden ret kararı verilemez. Vesayet altındaki davacının yargılama sırasında ölmesi hâlinde terekesi iştirak halinde mülkiyete tabi olduğundan dava mirasçılarca birlikte takip edilmeli veya diğer mirasçılar muvafakat etmelidir; ittifak yoksa iştirak halinin çözülüp çözülmediği araştırılarak miras şirketine mümessil tayin ettirilmeli, ayrıca davayı takip eden mirasçı ile davalı şirket arasında menfaat çatışması varsa davalı şirkete temsil kayyımı tayin ettirilmeli, bu amaçla mehil ve gerektiğinde kesin mehil verildikten sonra davanın esasına girilmelidir.
Ele alınan sorunlar
Vasinin vesayet makamından dava açma izni / muhtariyeti → kabul
Gerekçe: Sulh hukuk mahkemesinin vesayet dosyasında verilen karar ile davacı vasisine ticaret mahkemelerinde dava açmak üzere muhtariyet tanındığı anlaşılmıştır; bu durumda dava açma yetkisinin bulunmadığından söz edilerek davanın usulden reddi doğru değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davacının ölümü hâlinde iştirak halindeki terekede davanın takibi ve miras şirketine mümessil tayini → kabul
Gerekçe: Vesayet altındaki davacının ölümüyle terekesi iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olur; iştirak hali çözülmedikçe davanın mirasçılar tarafından birlikte takibi ya da mirasçı olan davacının davasına diğer mirasçıların muvafakat etmesi gerekir. Mirasçılar arasında davanın takibi konusunda ittifak bulunmadığı anlaşıldığından, pay defterinde murisin payının mirasçılara ne şekilde intikal ettiği ve iştirak halindeki mülkiyetin çözülmüş olup olmadığı belirlenmeli; mirasçıların iştirak halinde ortak oldukları belirlenirse ölen davacının miras şirketine mümessil tayin edilerek davanın miras şirketi adına mümessil tarafından takibi sağlanmalıdır. Bunun için davayı takip eden mirasçıya mehil, gerektiğinde kesin mehil verilip bu usuli işlem tamamlandıktan sonra davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, davanın usulden reddi doğru olmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Menfaat çatışması nedeniyle davalı şirkete temsil kayyımı tayini → kabul
Gerekçe: Davayı vasi olarak başlangıçta takip eden mirasçının aynı zamanda davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu ve bu mirasçı-şirket temsilcisi ile davalı şirket arasında menfaat çatışması bulunduğu sabit olduğundan, davalı şirkete bu davayı takip etmek ve gerekli işlemleri yapmak üzere kayyım tayin edilerek davanın davalı adına kayyım tarafından takip edilmesi gerekir; bunun için de davayı takip eden mirasçıya mehil ve gerektiğinde kesin mehil verilmelidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Yargıtay kendi esas muhakemesini kurmuş ve bozma sebebi olarak, vasi muhtariyetinin varlığı hâlinde usulden ret verilemeyeceğini; davacının ölümü üzerine iştirak halindeki terekede miras şirketine mümessil, menfaat çatışması bulunan davalı şirkete ise temsil kayyımı tayin ettirilerek esasa girilmesi gerektiğini tespit etmiştir. Bu tespit temyiz merciinin bağlayıcı içtihadı niteliğindedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- vasinin dava açma yetkisi (vesayet makamının izni / muhtariyet), davanın iştirak halindeki mirasçılarca birlikte takibi veya diğerlerinin muvafakati, taraf temsili (miras şirketine mümessil, davalı şirkete temsil kayyımı tayini)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vesayet↗ vasinin dava açma yetkisi / muhtariyet↗ iştirak halinde mülkiyet (elbirliği mülkiyeti)↗ miras şirketine mümessil tayini↗ temsil kayyımı↗ menfaat çatışması↗ kesin mehil↗ genel kurul kararının iptali↗ hamiline yazılı pay senedi↗ hazirun cetveli↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Vasinin dava açmasında vesayet makamı izninin aranması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8752 E. 2023/3036 K.
Ortak:genel kurul kararının iptali · hazirun cetveli · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda… ki kiralık kasada mevcut olduğunun 05.07.2018 tarihinde yapılan keşifte bilirkişi tarafından tespit edildiğini, davalı şirketin genel kurulunun 26.03.2019 tarihinde «şirket merkezinde» yapıldığını, yönetim kurulunun «pay defteri kayıtlarını» esas alarak hazırladığı «hazirun cetvelinde» müvekkilinin sermaye tutarının 149.820,00 TL olarak gösterildiğini, hazirun listesinin «hamiline» yazılı pay senetlerinin «zilyetliğine» aykırı olduğunu, «kısıtlı» paydaşın davalı senetlerinin 36.674 adetlik kısmına şahsen, geri kalan 183.326 adetlik kısmına ise «yönetim kurulu» başkanı olduğu ... ve Yalıtım Ürünleri A.Ş.'nin nam ve hesabına zilyet olduğunu ileri sürerek 26.03.2019 tarihinde yapılan «genel kurul kararının iptaline» karar verilmesini talep etmiştir.
Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… si vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'in geçirdiği beyin kanaması nedeniyle bilincini yitirdiğinden eşinin vasi olarak atandığını, davalı şirketin 220.000 adet «hamiline» yazılı toplam 2.200.000,00 TL'lik sermayesini «temsil» etmek üzere bastırılan hamiline yazılı pay senetlerinin tamamının müvekkili ... 'e ait Türkiye İş Bankası Hadımköy Şubesi nezdindeki kiralık kasada mevcut olduğunun 05.07.2018 tarihinde yapılan keşifte bilirkişi tarafından tespit edildiğini, davalı şirketin genel kurulunun 26.03.2019 tarihinde «şirket merkezinde» yapıldığını, yönetim kurulunun «pay defteri kayıtlarını» esas alarak hazırladığı «hazirun cetvelinde» müvekkilinin sermaye tutarının 149.820,00 TL olarak gösterildiğini, hazirun listesinin hamiline yazılı pay senetlerinin «zilyetliğine» aykırı olduğunu, «kısıtlı» paydaşın davalı senetlerinin 36.674 adetlik kısmına şahsen, geri kalan 183.326 adetlik kısmına ise «yönetim kurulu» başkanı olduğu Orcan Asfalt ve Yalıtım Ürünleri A.Ş.'nin nam ve hesabına zilyet olduğunu ileri sürerek 26.03.2019 tarihinde yapılan «genel kurul kararının iptaline», yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki «genel kurul kararının iptali» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının «toplantının ertelenmesi» yönündeki talebinin reddinin davalı şirketin kayıtları ve «ticaret sicil» dosyasındaki ortaklık yapısına uygun olarak düzenlenen «hazirun cetveline» göre pay oranının yüzde onun altında olması nedeni ile usul ve yasaya uygun olduğu, davacı tarafın toplantıda her ne kadar «olumsuz» oy kullanmış ise de muhalefet beyanını zapta geçirtmediği, bu nedenle işbu davanın açılması için belirlenen gerekli yasal koşulun gerçekleşmediği gerekçesiyle dava …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13488 E. 2012/19189 K.
Ortak:vesayet
İncelediğiniz karardaBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, vasinin «vesayet» makamından izin almadan dava açtığı, «kısıtlının» vefatı üzerine izin kararı «ibraz» edilmediği, diğer kısıtlı «mirasçıları» davaya «muvafakat» etmedikleri gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile esas hakkında yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın «usulden reddine», davanın diğer mirasçıları davaya muvafakat etmediğinden, diğer mirasçılar yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, hüküm davacı mirasçılarından ... vekilince temyiz edilmiştir.
Mirasçılar arasında bu davayı takip noktasında ittifak bulunmadığı anlaşılmakla, «pay defterinde» murisin «payının» «mirasçılara» ne şekilde intikal ettiği, iştirak halindeki mülkiyetin çözülmüş olup olmadığı belirlenerek, iştirak halinde ortak olduklarının belirlenmesi halinde ölen «vesayet» altındaki davacı ...'in miras şirketine mümessil tayin edilip miras şirketi adına mümessilin davayı takip etmesi gerektiğinden gerek davalı şirkete «temsil kayyımı» gerekse de miras şirketine mümessil tayini için dava açmak üzere davayı takip eden mirasçı ...'e «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verilerek bu usuli işlem yerine getirildikten sonra davanın esasına girilip karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu kararda… avunma ve tüm dosya kapsamına göre, gerek 743 sayılı MK'nun 405/8 maddesi gerekse 4721 sayılı TMK'nun 462/8 maddesi'ne göre konusu ve türü ne olursa olsun, vasinin, «vesayeti» altındaki kişi adına herhangi bir davayı açabilmesinin, her halükarda, bu konuda izin almış olması koşuluna bağlı olduğu, bu hususun «kamu düzenine» ilişkin olup, re'«sen gözetilmesi» gerektiği, somut olayda vasinin bu izni almadan dava açtığı, bu durumda vasiye bu yönde ilam alıp sunmak üzere süre vermesi mümkün ise de, davacı «kısıtlının» 11/02/2010 tarihinde ölmesi nedeniyle «husumete» izin kararının alınmasının artık imkansız hale geldiği gerekçesi ile dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar mahkemece «vesayet» altında bulunan davacı adına dava açılırken vesayet mahkemesinden «husumete» izin kararı alınmadığı ve vesayet altında olan davacının yargılama aşamasında ölmüş olması sebebiyle izni alma imkanının ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, vesayet makamından husumete izin alma hususundaki eksiklik yargılama aşamasında tamamlanabileceği gibi, somut olayda vesayet altındaki davacının ölümü üzerine «mirasçıları» olan ..., ..., ... ve ... davacı vekili olarak hareket eden avukata vekaletname vermişler ve davaya da «muvafakat» ettiklerini belirtmişlerdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devir sözleşmesinin iptali · re'sen gözetilme · sözleşmenin iptali · kısıtlılık · dava şartı yokluğu · mirasçılık · hisse devir sözleşmesi · muvafakat
Benzer bu kararda… avunma ve tüm dosya kapsamına göre, gerek 743 sayılı MK'nun 405/8 maddesi gerekse 4721 sayılı TMK'nun 462/8 maddesi'ne göre konusu ve türü ne olursa olsun, vasinin, «vesayeti» altındaki kişi adına herhangi bir davayı açabilmesinin, her halükarda, bu konuda izin almış olması koşuluna bağlı olduğu, bu hususun «kamu düzenine» ilişkin olup, re'«sen gözetilmesi» gerektiği, somut olayda vasinin bu izni almadan dava açtığı, bu durumda vasiye bu yönde ilam alıp sunmak üzere süre vermesi mümkün ise de, davacı «kısıtlının» 11/02/2010 tarihinde ölmesi nedeniyle «husumete» izin kararının alınmasının artık imkansız hale geldiği gerekçesi ile dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinin iptali» ile hisselerin iadesi, olmadığı taktirde hisse bedelinin tespit edilerek iadesi istemine ilişkindir.
Her ne kadar mahkemece «vesayet» altında bulunan davacı adına dava açılırken vesayet mahkemesinden «husumete» izin kararı alınmadığı ve vesayet altında olan davacının yargılama aşamasında ölmüş olması sebebiyle izni alma imkanının ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, vesayet makamından husumete izin alma hususundaki eksiklik yargılama aşamasında tamamlanabileceği gibi, somut olayda vesayet altındaki davacının ölümü üzerine «mirasçıları» olan ..., ..., ... ve ... davacı vekili olarak hareket eden avukata vekaletname vermişler ve davaya da «muvafakat» ettiklerini belirtmişlerdir.
-
Limited şirket müdürünün sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15609 E. 2015/615 K.
Ortak:menfaat çatışması · temsil kayyımı · vesayet · kesin mehil
İncelediğiniz karardaMirasçılar arasında bu davayı takip noktasında ittifak bulunmadığı anlaşılmakla, «pay defterinde» murisin «payının» «mirasçılara» ne şekilde intikal ettiği, iştirak halindeki mülkiyetin çözülmüş olup olmadığı belirlenerek, iştirak halinde ortak olduklarının belirlenmesi halinde ölen «vesayet» altındaki davacı ...'in miras şirketine mümessil tayin edilip miras şirketi adına mümessilin davayı takip etmesi gerektiğinden gerek davalı şirkete «temsil kayyımı» gerekse de miras şirketine mümessil tayini için dava açmak üzere davayı takip eden mirasçı ...'e «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verilerek bu usuli işlem yerine getirildikten sonra davanın esasına girilip karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, vasinin «vesayet» makamından izin almadan dava açtığı, «kısıtlının» vefatı üzerine izin kararı «ibraz» edilmediği, diğer kısıtlı «mirasçıları» davaya «muvafakat» etmedikleri gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile esas hakkında yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın «usulden reddine», davanın diğer mirasçıları davaya muvafakat etmediğinden, diğer mirasçılar yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, hüküm davacı mirasçılarından ... vekilince temyiz edilmiştir.
Ancak, «mirasçılardan» davayı vasi olarak başlangıçta takip eden ... aynı zamanda davalı şirketin «yönetim kurulu» başkanı olduğu ve bu mirasçı şirket «temsilcisi» ile davalı şirket arasında «menfaat çatışması» bulunduğu sabit olup, davalı şirkete bu davayı takip etmek ve gerekli işlemleri yapmak üzere «kayyım tayin» edilerek davalı adına davayı kayyımın takip etmesi gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının iddialarının değerlendirilmesi için «bilirkişi incelemesinin» gerektiği, 10.02.2014 tarihi duruşmada «bilirkişi ücretinin» yatırılması için davacının «temsil kayyımına» «kesin süre» verildiği, verilen kesin süreye rağmen bilirkişi ücretinin yatırılmadığı bu haliyle dava ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece genel kurul tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Davalılar aleyhine, şirket hissedarı ve münferit imza ile yetkili müdür oldukları ve görevlerine «son» verildikten sonra yapılan sayımda kasa mevcudunun açık verdiği iddiası ile dava açıldığına göre; bu dava bakımından davalı.... ile vasisi davalı... arasında «menfaat çatışması» bulunmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürünün sorumluluğu · şirket müdürünün sorumluluğu · kayyım tayini · şirket yöneticisinin sorumluluğu · ihtarat · bilirkişi ücreti · yönetici sorumluluğu · ek mehil
Benzer bu kararda1-Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkindir.
Mülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi uygulanacaktır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının iddialarının değerlendirilmesi için «bilirkişi incelemesinin» gerektiği, 10.02.2014 tarihi duruşmada «bilirkişi ücretinin» yatırılması için davacının «temsil kayyımına» «kesin süre» verildiği, verilen kesin süreye rağmen bilirkişi ücretinin yatırılmadığı bu haliyle dava ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece genel kurul tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12212 E. 2013/11335 K.
Ortak:vesayet
İncelediğiniz karardaBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, vasinin «vesayet» makamından izin almadan dava açtığı, «kısıtlının» vefatı üzerine izin kararı «ibraz» edilmediği, diğer kısıtlı «mirasçıları» davaya «muvafakat» etmedikleri gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile esas hakkında yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın «usulden reddine», davanın diğer mirasçıları davaya muvafakat etmediğinden, diğer mirasçılar yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, hüküm davacı mirasçılarından ... vekilince temyiz edilmiştir.
Mirasçılar arasında bu davayı takip noktasında ittifak bulunmadığı anlaşılmakla, «pay defterinde» murisin «payının» «mirasçılara» ne şekilde intikal ettiği, iştirak halindeki mülkiyetin çözülmüş olup olmadığı belirlenerek, iştirak halinde ortak olduklarının belirlenmesi halinde ölen «vesayet» altındaki davacı ...'in miras şirketine mümessil tayin edilip miras şirketi adına mümessilin davayı takip etmesi gerektiğinden gerek davalı şirkete «temsil kayyımı» gerekse de miras şirketine mümessil tayini için dava açmak üzere davayı takip eden mirasçı ...'e «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verilerek bu usuli işlem yerine getirildikten sonra davanın esasına girilip karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaDava, banka aleyhine açılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, dava «kısıtlı»...ye «vesayeten» vasisi ... tarafından açılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 462/8. maddesi hükmü gereğince, acele hallerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere, vasinin dava açabilmesi «vesayet» makamının iznine tabidir (Dairemizin 07.06.2012 gün ve 2012/6837-9880 E.K., 27.11.2012 gün ve 2011/13488-19189 E.K. sayılı ilamlarında belirtildiği gibi).
Somut olayda vasi, «vesayet» kararını «ibraz» etmişse de vesayet makamının iznine dair kararı ibraz etmemiş, mahkemece de bu husus üzerinde durulmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek mehil · kısıtlılık · ibraz
Benzer bu karardaDava, banka aleyhine açılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, dava «kısıtlı»...ye «vesayeten» vasisi ... tarafından açılmıştır.
Somut olayda vasi, «vesayet» kararını «ibraz» etmişse de vesayet makamının iznine dair kararı ibraz etmemiş, mahkemece de bu husus üzerinde durulmamıştır.
Bu durumda, «vesayet» makamından dava açmaya izin kararı alması için davacı vasiye «mehil» vermek ve bu karar alındıktan sonra davaya devam edilerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş re'sen bozmayı gerektirmiştir.
-
Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14754 E. 2015/475 K.
Ortak:vesayet
İncelediğiniz karardaBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, vasinin «vesayet» makamından izin almadan dava açtığı, «kısıtlının» vefatı üzerine izin kararı «ibraz» edilmediği, diğer kısıtlı «mirasçıları» davaya «muvafakat» etmedikleri gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile esas hakkında yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın «usulden reddine», davanın diğer mirasçıları davaya muvafakat etmediğinden, diğer mirasçılar yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, hüküm davacı mirasçılarından ... vekilince temyiz edilmiştir.
Mirasçılar arasında bu davayı takip noktasında ittifak bulunmadığı anlaşılmakla, «pay defterinde» murisin «payının» «mirasçılara» ne şekilde intikal ettiği, iştirak halindeki mülkiyetin çözülmüş olup olmadığı belirlenerek, iştirak halinde ortak olduklarının belirlenmesi halinde ölen «vesayet» altındaki davacı ...'in miras şirketine mümessil tayin edilip miras şirketi adına mümessilin davayı takip etmesi gerektiğinden gerek davalı şirkete «temsil kayyımı» gerekse de miras şirketine mümessil tayini için dava açmak üzere davayı takip eden mirasçı ...'e «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verilerek bu usuli işlem yerine getirildikten sonra davanın esasına girilip karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TMK’nın 463/3 maddesine göre «kısıtlı» adına “Bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi, kişisel sorumluluğu gerektiren bir ortaklığa girilmesi veya önemli bir sermaye ile bir şirkete ortak olunması” halinde «sulh hukuk» hakiminden izin alınması ve alınan bu iznin de asliye hukuk hakimi tarafından onaylanması gerektiği, «vesayet» mahkemesi olan ....
Sulh Hukuk Mahkemesi’nin bu konuda bir izin vermediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile «vesayet» altında bulunan davacının MK’nın 462 ve 463 maddeleri gereği izin ve ilgili mahkemesinden onay alınmadan davalı Kılıçhanlar ......i’nin %96 oranda ortağı olmasının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 462/8. maddesi vasinin «vesayeti» altındaki kişi adına dava açabilmesini vesayet makamının iznine tabi kılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal hasım · kısıtlılık · yargılama giderleri · sulh hukuk mahkemesi · ticaret sicili · sulh · harç · vekalet ücreti
Benzer bu karardaAyrıca kabule göre, davalı...Memurluğu «yasal hasım» konumunda bulunup davanın açılmasına da sebebiyet vermediğinden aleyhine «harç», «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerekirken, aksine hüküm tesisi, yine, davacı taraf kendisini vekille «temsil» ettirmediği halde bu husus nazara alınmayarak davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TMK’nın 463/3 maddesine göre «kısıtlı» adına “Bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi, kişisel sorumluluğu gerektiren bir ortaklığa girilmesi veya önemli bir sermaye ile bir şirkete ortak olunması” halinde «sulh hukuk» hakiminden izin alınması ve alınan bu iznin de asliye hukuk hakimi tarafından onaylanması gerektiği, «vesayet» mahkemesi olan ....
Dava, 4721 sayılı TMK hükümleri uyarınca «kısıtlanan» davacı ...’nun davalı şirketteki ortaklığının ve müdür olarak atanması işleminin yok hükmünde olduğunun tespiti ve buna ilişkin «ticaret sicil» kayıtlarının iptali istemine ilişkindir.
2006/43 K. sayılı ilamı ile TMK’nın 406. maddesi hükmü uyarınca «kısıtlanma» kararı verilmiş, oğlu .... ise vasi olarak atanmıştır.........
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2025/139 E. , 2025/2247 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1644 Esas, 2024/1544 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/338 E., 2021/304 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı mirasçılarından ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı adına vasi vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'in geçirdiği beyin kanaması nedeniyle bilincini yitirdiğinden eşinin vasi olarak atandığını, davalı şirketin 220.000 adet hamiline yazılı toplam 2.200.000,00 TL'lik sermayesini temsil etmek üzere bastırılan hamiline yazılı pay senetlerinin tamamının müvekkili ...'e ait ... Bankası ... Şubesi nezdindeki kiralık kasada mevcut olduğunun 05.07.2018 tarihinde yapılan keşifte bilirkişi tarafından tespit edildiğini, davalı şirketin genel kurulunun 26.03.2019 tarihinde şirket merkezinde yapıldığını, yönetim kurulunun pay defteri kayıtlarını esas alarak hazırladığı hazirun cetvelinde müvekkilinin sermaye tutarının 149.820,00 TL olarak gösterildiğini, hazirun listesinin hamiline yazılı pay senetlerinin zilyetliğine aykırı olduğunu, kısıtlı paydaşın davalı senetlerinin 36.674 adetlik kısmına şahsen, geri kalan 183.326 adetlik kısmına ise yönetim kurulu başkanı olduğu ...
ve Yalıtım Ürünleri A.Ş.'nin nam ve hesabına zilyet olduğunu ileri sürerek 26.03.2019 tarihinde yapılan genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; genel kurul kararının ve hazır bulunanlar listesinin kanuna, esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kuralına uygun olduğunu, müvekkili şirkete ait pay senetlerinin şirketin yönetim kurulu başkanı ve diğer pay sahiplerinin amcası olan ... tarafından pay sahipleri adına banka kasasında muhafaza edilmiş olup hiçbir zaman pay sahiplerine teslim edilmediğini, sicil kayıtları kapsamında genel kurul ve yönetim kurullarının oluşturulduğunu, davacının müvekkili şirket sermayesinin %6,81'ine sahip olduğunu, erteleme talep hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, vasinin vesayet makamından izin almadan dava açtığı, kısıtlının vefatı üzerine izin kararı ibraz edilmediği, diğer kısıtlı mirasçıları davaya muvafakat etmedikleri gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile esas hakkında yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın usulden reddine, davanın diğer mirasçıları davaya muvafakat etmediğinden, diğer mirasçılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı mirasçılarından ... vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Büyükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/109 E. sayılı dosyasında verilen karar ile ticaret mahkemelerinde dava açmak üzere davacı vasisinin muhtariyetine karar verildiği anlaşılmıştır. Vesayet altındaki davacı, 06.09.2023 tarihinde vefat etmiş olup, ölüm tarihinde terekesi iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabidir. İştirak hali çözülmedikçe davayı mirasçıların birlikte takibi veya mirasçı da olan davacının davasına muvafakat etmeleri gerekmektedir. Ancak, mirasçılardan davayı vasi olarak başlangıçta takip eden ... aynı zamanda davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu ve bu mirasçı şirket temsilcisi ile davalı şirket arasında menfaat çatışması bulunduğu sabit olup, davalı şirkete bu davayı takip etmek ve gerekli işlemleri yapmak üzere kayyım tayin edilerek davalı adına davayı kayyımın takip etmesi gerekir.
Mirasçılar arasında bu davayı takip noktasında ittifak bulunmadığı anlaşılmakla, pay defterinde murisin payının mirasçılara ne şekilde intikal ettiği, iştirak halindeki mülkiyetin çözülmüş olup olmadığı belirlenerek, iştirak halinde ortak olduklarının belirlenmesi halinde ölen vesayet altındaki davacı ...'in miras şirketine mümessil tayin edilip miras şirketi adına mümessilin davayı takip etmesi gerektiğinden gerek davalı şirkete temsil kayyımı gerekse de miras şirketine mümessil tayini için dava açmak üzere davayı takip eden mirasçı ...'e mehil ve gerektiğinde kesin mehil verilerek bu usuli işlem yerine getirildikten sonra davanın esasına girilip karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
V.SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı mirasçılarından ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1147960100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz